T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/498
KARAR NO : 2023/640
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Organize sanayi bölgesi içerisinde kiracı olan davacının, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılaşmada bulunduğundan bahisle, idari para cezası verilmesine ve aykırılığın 1 ay içinde giderilmesine, aksi takdirde yapının yıktırılması ve masrafının davacı kiracıdan tahsil edilmesine ilişkin işleme karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : R. G.Lab. ve Test Cihazları İth. ve İhr. San. veTic. Ltd.Şti.
Vekili : Av. D. İ
Davalılar : 1-Yenimahalle BelediyeBaşkanlığı
Vekili :Av.V. O.Y 2- OSTİM Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü
Vekili :Av.H. İ.K
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, organize sanayi bölgesi içerisinde.... . Cad.No:64 Ostim adresinde bulunan taşınmazda kiracı olanşirketin, imara aykırı yapılaşmada bulunduğundanbahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleriuyarıncatesis edilen, 174.755,52 TL idari para cezası veaykırılığın 1 ay içinde giderilmesine, aksitakdirde aykırı yapının yıktırılması vemasrafının kiracıdan tahsil edilmesine ilişkin YenimahalleBelediye Encümeninin 09/02/2023 tarih ve 126 sayılıkararının iptali istemiyle, Yenimahalle BelediyeBaşkanlığına karşı idari yargı yerindedava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2.Ankara 15. İdare Mahkemesi 10/05/2023 tarih ve E.2023/541 sayılıkararı ile, OstimOrganize Sanayi Bölge Müdürlüğünün dehasım mevkiine alınmasına karar vermiştir.
3.Davalılardan Ostim Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekili cevap dilekçesinde,davanın adli yargı yerinde çözülmesigerektiğinden bahisle görev itirazında bulunmuştur.
4. Ankara 15. İdare Mahkemesi 07/06/2023 tarih veE.2023/541 sayılı kararı ile, dava konusu işlemin, davalıidare tarafından, kamu gücüne dayalı olarak re’sen vetek yanlı irade açıklaması sonucu tesis edilen idariişlem olduğu, bu işleme karşı açılandavanın görüm ve çözümünün idariyargıya ait olduğu, dolayısı ile mahkemenin görevliolduğu gerekçesiyle, davalılardan Ostim Organize SanayiBölge Müdürlüğünün görevitirazının reddine karar vermiştir.
5.Davalılardan Ostim Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekili tarafından, süresiiçinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, davadosyasının aslı ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı,davanın OSTİM OSB Müdürlüğüyönünden, adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddelerigereğince olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar vererek dosyayıUyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Kararın ilgilikısmı, özetle şöyledir:
"...4562 sayılıKanun'un 25. maddesinin beşinci fıkrasına göre de OSB'lerdetutulacak defterler ve genel kurul toplantılarındagörevlendirilecek Bakanlık temsilcisi konularında OSBmevzuatında hüküm bulunmayan hâllerde 6102sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlereilişkin hükümlerinin uygulanacağı hükmübulunmaktadır.
Yapılan inceleme sonucunda,Ostim OSB Müdürlüğünün, 4562 sayılıKanun kapsamında kurulduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, Ostim OSB içinde faaliyetgösteren davacı adına imara aykırı yapılaşmabulunduğundan bahisle 174.755,52 TL idari para cezası verilmesine veaykırılığın 1 ay içinde giderilmesine, aksitakdirde yıktırılması ve masrafının kiracısındantahsil edilmesine ilişkin işlemin iptaline dair davanın,davalı OSTİM OSB Müdürlüğüyönünden özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir.
Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesinin; 15.02.2016 tarihli ve 2016/21 Esas, 2016/58 Kararsayılı ve 05.04.2021 tarihli ve 2021/182 E., 2021/200 K.sayılı emsal kararlarında da bu hususlarınvurgulandığı görülmektedir.
KARAR : Yukarıdaaçıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararverildi."
7.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, emsaluyuşmazlıklardaki düşüncesi bilinmekle, 2247sayılı Kanun'un 13/3. maddesine göre DanıştayBaşsavcısının yazılı düşüncesiistenilmemiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
8.5393 sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları"başlıklı 14. maddesinde, 4562 sayılı Organize SanayiBölgeleri Kanunu hükümlerinin saklı olduğubelirtilmiştir. 5393 sayılı Kanun'un "Değiştirilen, Eklenen veYürürlükten Kaldırılan Hükümler"başlıklı 85. maddesinin (h) bendi şöyledir:
"12.4.2000tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4üncü maddesinin altıncı fıkrasıaşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Yürürlüğe girenmevzii imar plânına göre arazi kullanımı, yapıve tesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıylailgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma veçalışma ruhsatları OSB tarafından verilir vedenetlenir. İşyeri açma ve çalışmaruhsatının verilmesi sırasında işyeri açma veçalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSBtarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya il özel idaresihesabına yatırılır."
9.4562 sayılı Kanun'un "Tanımlarvekısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin (h)bendi şöyledir:
"OrganizeSanayi Bölgesi (OSB): Sanayinin uygun görülen alanlardayapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşmeve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyiyönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişimteknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plandâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla,sınırları tasdik edilmiş araziparçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilindegerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destek alanları veteknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlıbir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsisedilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine görekurulan, planlanan ve işletilen, kaynak kullanımındaverimliliği hedefleyen mal ve hizmet üretim bölgelerini...ifadeeder."
10.Bu Kanun'un "Yer seçimikuruluş ve planlama" başlıklı 4. maddesininon ikinci ve devamıfıkraları şöyledir:
"OSBsınırları içerisinde yapılacak imar ve parselasyonplanları ve değişiklikleri, OSB tarafındanyönetmeliğe uygun olarak hazırlanır veBakanlıkça onaylanır. Onaylı imar planlarıvalilikçe tespit edilen ilan yerlerinde, Bakanlığıninternet sayfasında bir hafta süre ile ilan edilir. Askısüresinin sonunda Bakanlıkça yürürlüğekonulur ve ilgili kurumlara bilgi için gönderilir. Birhaftalık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir.İtirazlar Bakanlığa veya valiliğe yapılır.Bakanlık itirazları ve planları on beş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Katılımcıtarafından OSB’ye başvurulduğu hâlde başvurutarihinden itibaren üç ay içinde herhangi bir kararabağlanmayan imar ve parselasyon planı ve değişikliklerikatılımcının müracaatı hâlindeBakanlıkça değerlendirmeye alınır. Bakanlıkdeğerlendirme aşamasında OSB’nin başvuruhakkındaki görüşünü ister. OSB başvuruhakkındaki görüşünü on beş güniçinde Bakanlığa bildirmek zorundadır. Başvuruyakonu imar ve parselasyon planı ile değişiklikleri Bakanlıktarafından uygun bulunması hâlinde onaylanabilir.
Yürürlüğe girenimar plânına göre arazi kullanımı, yapı vetesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıylailgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma veçalışma ruhsatları OSB tarafından verilir vedenetlenir. İşyeri açma ve çalışmaruhsatının verilmesi sırasında işyeri açma veçalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSBtarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya il özel idaresihesabına yatırılır.
OSB tüzel kişiliği,OSB’nin mevzuata ve imar planına uygunyapılaşmasından sorumludur. Ruhsatsız veya ruhsataaykırılığı tespit edilen yapılar hakkındailgili idarece 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32nci ve 42 nci maddeleri çerçevesinde tesis edilen işlemlerilgili OSB ve Bakanlığa bildirilir. Yıkım,Bakanlığın talimatı üzerine valilik veyakaymakamlık tarafından yapılır. Yıkım bedeli,yapı sahibi tarafından karşılanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkinusul ve esaslar yönetmelikle belirlenir."
11.Aynı Kanun'un "Nitelikleri"başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"OSB,müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği kararüzerine yönetim kurulunun başvurusu üzerineBakanlıkça verilen kamu yararı kararı vesınırları belirlenmiş yetki çerçevesindekamulaştırma işlemleri (…) yaptırabilen bir özelhukuk tüzel kişiliğidir. OSB; kamulaştırma işlemleriniValilik, İl Özel İdaresi, Belediye veya Yatırımİzleme ve Koordinasyon Başkanlığına yaptırabilir."
12.12/04/2000 tarih ve 4562 sayılı Kanun’un, 04/07/2012 tarih ve6353 sayılı Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un20. maddesiyle değiştirilen 5. maddesinin Anayasa’yaaykırılığı iddiasıyla Danıştay AltıncıDairesi tarafından yapılan itiraz başvurusu üzerine,Anayasa Mahkemesi 31/10/2013 tarih ve E.2013/49, K.2013/125 sayılıkararı ile, 04/07/2012 tarih ve 6353 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle değiştirilen 5. maddesinin birinci fıkrasındayer alan "…yapabilenveya…" sözcüklerinin Anayasa’yaaykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
13.Aynı Kanun'un "Yönetim Kurulu"başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"Yönetimkurulu, müteşebbis heyetin en az dördü kendi üyeleriarasından olmak üzere seçeceği beş asıl,beş yedek üyeden oluşur. Genel kurula geçen vemüteşebbis heyetin sona erdiği OSB’lerde, yönetimkurulu yönetmelikle belirlenecek kriterlere göre en fazla on birasıl ve on bir yedek üyeden oluşur. Yönetim kuruluüyeleri dört yıl için seçilir.
Yönetim kurulu üyelerikendi aralarında bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.Yönetim kurulu en az ayda iki defa toplanır ve toplantı saltçoğunluk ile yapılır. Geçerli bir mazereti olmadanüst üste yapılan üç toplantıya veya mazeretiolsa dahi altı ay içinde yapılan toplantıların en azyarısına katılmayan üyeler üyeliktençekilmiş sayılırlar. Kararlar salt çoğunluklaverilir. Oyların eşitliği halinde başkanın oyunaitibar edilir.
Yönetim kurulu; kanun,yönetmelik, kuruluş protokolü ve benzeri düzenlemeler ilemüteşebbis heyetin kararları çerçevesindeOSB’nin sevk ve idaresini yürütmekle görevlidir."
14.Yine 4562 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan OrganizeSanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Ruhsata aykırı yapılanyapılar" başlıklı 44. maddesişöyledir:
"(1) OSBtüzelkişiliği, OSB’nin mevzuata ve imar planına uygunyapılaşmasından sorumludur. OSB’ce, ruhsataaykırı veya ruhsatsız yapıldığı tespitedilen yapının, o andaki inşaat durumu belirlenerekaykırılığın giderilmesi içinkatılımcıya 30 gün süre verilir.
(2) Süre bitiminde yapımevzuata uygun hale getirilmediği takdirde, inşaatın bu durumuOSB tarafından 3194 sayılı Kanun uyarınca belediye vemücavir alan sınırları içinde belediyeye,dışında ise valiliğe bildirilir. Ruhsatsız veyaruhsata aykırılığı tespit edilen yapılarhakkında ilgili idarece, 3194 sayılı Kanunun 32 nci ve 42 ncimaddeleri çerçevesinde tesis edilen işlemler OSB’ye veBakanlığa bildirilir. Yıkım, Bakanlığıntalimatı üzerine valilik veya kaymakamlık tarafındanyapılır. Yıkım bedeli, yapı sahibi tarafındanyıkımı gerçekleştiren idareye ödenir. "
15.Ayrıca 6306 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan 6306Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin "Riskli yapılarınyıktırılması" başlıklı 8.maddesi şöyledir:
"(1) Riskli yapı tespitinekarşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapıtespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitininkesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatlarınyapılmasını ve riskli yapınınyıktırılmasını İdareden ister.
(2) İdarece;
a) Altmış günden azolmamak üzere süre verilerek riskli yapıların tahliyesi veyıktırılması yapı maliklerinden istenir. Maliklereyapılacak tebligatta, riskli yapıyı kiracı veyasınırlı ayni hak sahibi kullananlara tahliye için maliktarafından bildirim yapılması gerektiği belirtilir. Maliktarafından kiracı veya sınırlı ayni hak sahibinetahliye için bildirim yapılmadığının tespitedilmesi halinde bildirim idarece yapılır.
b) Yıkım ruhsatı;yapı maliklerinden biri veya birkaçının veyabunların vekillerinin müracaatı üzerine, yıkılacakyapının tahliye edildiğine ve elektrik, su ve doğalgazhizmetlerinin kapatıldığına dair ilgili kurum vekuruluşlardan alınmış belgelerin sunulmasına veyayapının tahliye edildiğinin ve elektrik, su ve doğalgazhizmetlerinin fiilen kapatıldığının İdarecetespit edilerek tutanağa bağlanmasına ve yıkımsorumlusu olarak statik fenni mesulün belirlenmesine istinaden, maliklerinmuvafakati aranmaksızın altı işgünüiçerisinde düzenlenir.
c) (a) bendinde verilen bu süreiçerisinde riskli yapıların yıktırılıpyıktırılmadığı mahallinde kontrol edilir veriskli yapılar, malikleri tarafındanyıktırılmamış ise, yapının idarîmakamlarca yıktırılacağı belirtilerek otuz gündenaz olmak üzere ek süre verilerek tebligatta bulunulur.
ç) (a) ve (c) bentlerindebelirtilen şekilde verilen süreler içinde riskliyapıların maliklerce yıktırılmaması durumunda,hak sahiplerinin de görüşü alınarak riskliyapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesi ve verilen hizmetlerindurdurulması ilgili kurum ve kuruluşlardan istenir. İdarenintalebi üzerine, ilgili kurum ve kuruluşların riskliyapılara verilen elektrik, su ve doğal gaz gibi hizmetlerinidurdurması zorunludur.
(3) Maliklere verilen süreleriçerisinde maliklerce yıktırılmayan riskli yapılarmülki amire bildirilir ve bu yapıların tahliyesi veyıktırma işlemleri, mülkî amirler tarafındansağlanacak kolluk kuvveti desteği ile İdarece yapılırveya yaptırılır.
(4) Riskli yapılarıntespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemleriniengelleyenler hakkında İdarece veya Müdürlükçetutanak tutulur ve bunlar hakkında, 26/9/2004 tarihli ve 5237sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleriuyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına suçduyurusunda bulunulur. Riskli yapıların tespiti, buyapıların tahliyesi ve yıktırılması iş veişlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamugörevlileri hakkında ise, tabi oldukları ceza ve disiplinhükümleri uygulanır.
(5) Riskli yapınınyıktırılması yerine güçlendirilmesininistenilmesi durumunda riskli yapının yıktırılmasıiçin ikinci fıkra uyarınca maliklere verilen süreleriçerisinde; maliklerce, güçlendirmenin teknik olarakmümkün olduğunun tespit ettirilmesi, Kat MülkiyetiKanununun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şekildegüçlendirme kararı alınması, güçlendirmeprojesinin hazırlatılması ve imar mevzuatıçerçevesinde ruhsat alınması gerekir.Güçlendirme işi, yapılacak güçlendirmeninmahiyetine göre ruhsatı veren idare tarafından belirlenecek süreiçerisinde tamamlandıktan sonra tapu kaydındaki riskliyapı belirtmesinin kaldırılması içinMüdürlüğe başvurulur.
(6) Müdürlük veyayetki devri yapılması durumunda İdare, yıktırılanriskli yapılara ilişkin bilgileri elektronik yazılımsistemine kaydeder. İdare, tahliye ve yıkım işlemlerigerçekleştirilemeyen riskli yapılara ilişkin bilgi vebelgeleri, ikişer aylık periyotlar hâlindeMüdürlüğe bildirir. Yukarıdaki fıkralaragöre yıktırılamayan yapılar Bakanlıkçaveya Müdürlükçe yıkılır veyayıktırılır. Malikler tarafındanyıktırılmadığı için Bakanlık veyaİdare tarafından yapılan veya yaptırılan tahliye veyıkımın masraflarından malikler hisseleri oranındasorumludur. Riskli yapının tahliye veyıktırılmasının masrafları,Bakanlıkça veya İdarece ilgilisine yapılacaktebligatı takip eden bir aylık süre içerisindeödenir. Süresinde ödenmeyen masraflar, tahliye veyıkım Bakanlıkça yapılmış veyayaptırılmış ise Bakanlığın ilgili vergidairesine bildirmesi üzerine vergi dairesince, İdareceyapılmış veya yaptırılmış ise İdarece6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.
(7) Riskli yapınınyıktırılmasından sonra arsa haline gelentaşınmazın tapu kütüğünün beyanlarhanesindeki riskli yapı şerhi, riskli yapınınyıktırılmasına ilişkin belgelere istinaden ilgililerintalebi üzerine veya Bakanlık veya İdarenin bildirimiüzerine ilgili tapu müdürlüğünce terkin edilir.Riskli yapı şerhinin terkininden sonra da parselde yapılacakiş, işlem ve uygulamalar Kanun kapsamında yürütülür."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalılardanOstim Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü vekilinin,anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca10. maddede öngörülen biçimde anılan davalıyönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17.Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
18.Dava, organize sanayi bölgesi içerisinde.... . Cad. No:64 Ostimadresinde bulunan taşınmazda kiracı olan davacışirketin, imara aykırı yapılaşmada bulunduğundanbahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleriuyarınca tesis edilen, 174.755,52 TL idari para cezası veaykırılığın 1 ay içinde giderilmesine, aksitakdirde aykırı yapının yıktırılması vemasrafının kiracıdan tahsil edilmesine ilişkin YenimahalleBelediye Encümeninin 09/02/2023 tarih ve 126 sayılıkararının iptali istemiyle açılmış,davalılardan OSTİM OSB Müdürlüğüyönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmıştır.
19.Dava konusu işleme dayanak mevzuat hükümlerinebakıldığında, riskli yapı olduğuna idarece kararverilen yapının tahliyesi ya da yıkımıişlemlerinde davalı Organize Sanayi Bölgesinin herhangi biricrai yetkisinin bulunmadığı, bu bakımdan Organize SanayiBölgesi Müdürlüğünce kamu gücünedayanılarak tesis edilmiş bir işlemin debulunmadığı anlaşılmıştır.
20.Öte yandan, yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer konulardaistikrar kazanmış kararlarının birliktedeğerlendirilmesinden, Organize Sanayi Bölgesinin, özel hukuktüzel kişiliğini haiz olduğu ve özel hukuk tüzelkişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin adliyargı yerlerince yapılacağının açıkolduğu gözetildiğinde, davalı Ostim OSB aleyhineaçılan davanın yargısal denetiminin adli yargıyerinde yapılması gerektiği sonucunavarılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile, davalılardan Ostim Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 07/06/2023 tarih veE.2023/541 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalılardan Ostim Organize Sanayi BölgeMüdürlüğü vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 07/06/2023 tarih veE.2023/541 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
16/10/2023tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Görevselbakımdan bir girişim ve etkinliğin kamu hizmetisayılması veya sayılmaması, değişik koşullardikkate alınarak yasakoyucunun görüşleridoğrultusundaki belirlemelerine göre şekillenendeğişken ve göreceli bir konudur. Kamu hizmetinin yönetselöğesi, genelde kamusal yönetim biçimi ise de,İdarenin özel hukuk hükümlerine göreyürüttüğü kimi etkinliklerin de bu nitelikteolduğu görülmektedir Fakat bir hizmetin amacı kamuyararı ise kamu hukuku esaslarına bağlı kalacağıaçıktır. Bu nedenle idarenin, toplumun yararına olarakgenel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak içingiriştiği etkinlikler hangi yol ve usulle yapılırsayapılsın kamu hizmeti sayılacağından "kamu hizmeti"kavramının en önemli öğesi yönetim biçimideğil, hizmetin amacı ve bunun sorumluluğunu üstlenenorganın niteliğidir. Böyle olunca, kamu hizmetleri, Devletin vediğer kamu tüzelkişilerinin toplumun genel olarakihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürüttüğüveya buyruğu ve sorumluluğu altında başkalarınayaptırdığı etkinlikler olarak tanımlanabilir.
İdarîişlemler, çeşitli hukukî etkiler doğurmakamacıyla yapılan tek yanlı ve icraî iradeaçıklamaları olarak tanımlandığında, "iradenin açıklanması"yönünden, bu iradenin sahibi durumunda olan "idarî makam" kavramıönem kazanmaktadır. Bu noktada, yalnızca işlemi yapanmerciye göre belirlenen organik ölçüt tekbaşına yeterli olmamaktadır. Yani idarenin her işlemiidarî işlem olmadığı gibi, bütünidarî işlemlerin kamu tüzel kişileri tarafından tesisedilmesi de söz konusu değildir. Bu açıdan, idarîkarar alma yetkisi ve gücüyle donatılmışolmalarına karşılık, gerek statüleri ve gerekseteşkilatlanmaları ve yönetimleri bakımından özelhukuk tüzel kişisi olup da, kamu hizmeti gören kuruluşlar,bu hizmetleri yerine getirirlerken kamu makamı gibi hareket etmekte veişlemleri de idare hukuku kurallarına tabi olmaktadır.
Kamuyararı içermesi ve özel faaliyet olarak gereği gibisunulmasının mümkün olmaması nedeniyle, yasamaorganı tarafından özel faaliyetleriçin söz konusuolmayacak bir ayrıcalıklar ve yükümlülüklerrejimine tabi tutulan ve sorumluluğu ile denetimi son tahlilde bir kamuotoritesi tarafından üstlenilen faaliyetler, kamu hizmeti olarakkabul edilmektedir. Kamu hizmeti yerine getirilirken sahip olunanayrıcalıklara dayanılarak, tek yanlı irade beyanıylatesis edilen, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka birdeyişle, kişilerin hukukî durumlarındadeğişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesizorunlu işlemler iptal davasına konu edilebileceği gibi, buişlemler nedeniyle uğranılan zararların tazmini içintam yargı davası açılması damümkündür.
4562sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3. maddesinin (h)bendinde, organize sanayi bölgeleri (OSB), sanayinin uygungörülen alanlarda yapılanmasını sağlamak,çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarınıönlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonelkullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayitürlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi vegeliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmişarazi parçalarının imar planlarındaki oranlardâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destekalanları ve teknoloji geliştirme bölgeleri iledonatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemlerdâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve buKanun hükümlerine göre kurulan, planlanan ve işletilen,kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmetüretim bölgeleri olarak tanımlanmış; 4. maddesinde,"OSB yer seçimine ilişkin yönetmeliğe göreuygun görülen yerlerde Bakanlığın onayı ilekurulur. OSB lere ait yer seçimi, Bakanlığınkoordinatörlüğünde ilgili kurum ve kuruluşlarıntemsilcilerinin katılımıyla oluşan yer seçimikomisyonunun yerinde yaptığı inceleme sonucunda, varsa üstölçekli plan kararları dikkate alınarakyapılır. Komisyonda kararlar oybirliği ile alınır.Oybirliği sağlanamaması durumunda yer seçimi ile ilgilinihai karar, yönetmelikte belirlenen esaslar doğrultusundaBakanlıkça verilir. Mevzuat gereğince korunması gerekenve sanayi tesislerinin kurulmasına izin verilmeyen alanlar OSB yeri olarakincelemeye alınmaz. OSB alanı içinde Hazine veya kamu kurum vekuruluşlarına ait arazilerin bulunması hâlinde; buaraziler, talep edilmesi ve başkaca bir sakıncasıbulunmaması durumunda, 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılıYatırımların ve İstihdamın Teşviki ile BazıKanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındakiillerde bedelsiz devredilir. Diğer illerde ise 2/7/1964 tarihli ve 492sayılı Harçlar Kanununun 63. maddesinde yer alan harca esasdeğerleri üzerinden peşin veya taksitle ödenmek üzereOSB lere satılır. Buna ilişkin usûl ve esaslarBakanlık ile Maliye Bakanlığınca müşterekenbelirlenir. Toplu Konut idaresi Başkanlığımülkiyetinde bulunan stok araziler ise ilgili mevzuatına göre OSBtüzel kişiliğine tapuda devredilirken 29/4/1969 tarihli ve 1164sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi HakkındaKanunun 11 nci maddesinde belirtilen şerh tapuya işlenmez.Seçilen alanda özel mülkiyette olan araziler bulunmasıhâlinde bu araziler rızaen satın alma veyakamulaştırma yoluyla iktisap edilir. Bu niteliktetaşınmazlar hakkında 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu hükümleri uygulanır. Yerseçiminin kesinleşmesinden sonra OSB sınırlarıdışında kalan alanların planlanması Çevre veŞehircilik Bakanlığı ve/veya ilgili belediyetarafından en geç bir yıl içinde yapılır.Bununla ilgili usûl ve esaslar Bakanlık ve Çevre veŞehircilik Bakanlığınca müştereken belirlenir.OSB alanı dışındaki içme ve kullanma suyu, karayolu,demiryolu, elektrik ve doğalgaz bağlantıları ile ilgiliiş ve işlemler Bakanlığın koordinasyonunda ilgilikurum ve kuruluşlarca yerine getirilir. Yer seçimikesinleştirilen alandaki büyükşehir belediyesi, ilbelediyesi, ilçe belediyesi, belde belediyesi, 18/5/2004 tarihli ve 5174sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar veBorsalar Kanununa göre kurulan sanayi odası, yoksa ticaret ve sanayiodası, o da yoksa ticaret odası, il özel idaresi veyayatırım izleme ve koordinasyon başkanlığıtemsilcileri ile alanın hiçbir belediye sınırıiçinde olmaması hâlinde il belediyesi, ilçebelediyeleri ile bu ilçelerdeki odalar valilik uygungörüşüne istinaden OSB kuruluşunda yer alabilir. OSBkuruluşuna katılan kurum ve kuruluşların temsilcileri vevali tarafından imzalanmış kuruluş protokolününBakanlıkça onaylanması ve sicile kaydı ile OSB tüzelkişilik kazanır. OSB kuruluşunda, altıncı fıkradabelirtilen usuller çerçevesinde belirlenen odanın yeralması zorunludur. İhtisas OSB'lerde konuyla ilgili, meslekikuruluşlar ve teşekküllerin temsilcileri, taleplerihâlinde müteşebbis heyete dâhil edilirler. Tüzelkişilik kazanan OSB'lerden, kuruluş tarihinden itibaren altı ayiçerisinde kamulaştırma işlemlerine başlayıp,iki yıl içerisinde uzlaşılamayan tüm parselleriçin tespit ve tescil davası açmayan veya tüm parsellerİçin açılan davalar neticesinde 2942 sayılıKanunun 10 uncu maddesinde belirtilen süreler içerisinde bedeliödenmeyen OSB lerin tüzel kişilikleri, tasfiye sürecibaşlatılarak Bakanlık tarafından resen terkin edilebilir.OSB alanında Sağlık Bakanlığıncaöngörülen sağlık koruma bandıbırakılır. Ortak kullanım alanları, OSBbüyüklüğünün %8'inden az; hizmet ve destekalanları ise OSB büyüklüğünün %10'undanfazla olamaz. OSB sınırları içerisinde yapılacakimar ve parselasyon planları ve değişiklikleri,OSBtarafından yönetmeliğe uygun olarak hazırlanır veBakanlıkça onaylanır Onaylı imar planlarıvalilikçe tespit edilen ilan yerlerinde, Bakanlığıninternet sayfasında bir hafta süre ile ilan edilir. Askısüresinin sonunda Bakanlıkça yürürlüğekonulur ve ilgili kurumlara bilgi için gönderilir. Birhaftalık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir.İtirazlar Bakanlığa veya valiliğe yapılır.Bakanlık itirazları ve planları on beş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.Katılımcı tarafından OSB'ye başvurulduğuhâlde başvuru tarihinden itibaren üç ay içindeherhangi bir karara bağlanmayan imar ve parselasyon planı vedeğişiklikleri katılımcının müracaatıhâlinde Bakanlıkça değerlendirmeye alınır.Bakanlık değerlendirme aşamasında OSB'nin başvuruhakkındaki görüşünü ister. OSB başvuruhakkındaki görüşünü on beş güniçinde Bakanlığa bildirmek zorundadır. Başvuruyakonu imar ve parselasyon planı ile değişiklikleri Bakanlıktarafından uygun bulunması hâlinde onaylanabilir.Yürürlüğe giren imar plânına göre arazikullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi,inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ileişyeri açma ve çalışma ruhsatları OSBtarafından verilir ve denetlenir, işyeri açma veçalışma ruhsatının verilmesi sırasındaişyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkinharçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya ilözel idaresi hesabına yatırılır "; 5. maddesinde"OSB, müteşebbis heyetin başvurusu üzerineBakanlıkça verilen kamu kararı ve sınırları belirlenmişyetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleriyaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. OSBadına kamulaştırma yapacak idare, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu uyarınca oluşturacağıkıymet takdir ve uzlaşma komisyonlarında OSB'den en az birüyenin görevlendirilmesini ister. Tanınacak sürezarfında görevlendirme yapılmaması hâlinde, ilgiliidare, komisyon üyelerinin tamamını kendi bünyesindenseçer. Arazinin mülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflarile arazi bedeli ödeme yükümlülüğü OSBtüzel kişiliğine aittir."; 20. maddesinde, " OSB'lerinihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtmatesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi altyapı ve genel hizmettesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardansatın alarak dağıtım ve satışını yapmahakkı sadece OSB'nin yetki ve sorumluluğundadır. OSB'ler,Bakanlıktan izin almak kaydıyla ayrı şirket kurmaşartı aranmaksızın OSB alanı İçerisindeöncelikle kendi ihtiyacı olmak üzere eletrik üretimtesisleri kurma ve işletme hakkına sahiptir. OSB'dekikatılımcıların elektrik üretim tesisleri kurmasıve işletmesi OSB iznine tabidir. Atıkların ortak arıtmatesisinin kabul edebileceği standartlara düşürülmesiamacıyla münferiden ön arıtma tesisi yapılmasıgerekir. OSB'de yer alan kuruluşlar, altyapıihtiyaçlarını OSB'nin tesislerinden karşılamakzorundadır. OSB'nin izni olmaksızın altyapıihtiyaçları başka bir yerden karşılanamaz ve buamaçla münferiden tesis kurulamaz. Bu kuruluşlar kendilerinetahsis edilen altyapı kullanma hakkını başka kuruluşlaradevir ve temlik edemez ve başkalarının istifadesine tahsisedemez."; 21. maddesinde, "OSB tüzel kişiliği, buKanunun uygulanması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi,resim ve harçtan muaftır. OSBkatılımcılarının enerji giderlerine dair düzenlemeler,serbest piyasa koşulları ile oluşmuş fiyatlaramüdahale edilmeksizin, Cumhurbaşkanı tarafındanyapılır. Atık su arıtma tesisi işletenbölgelerden, belediyelerce atık su bedeli alınmaz "; 22.maddesinde de, "OSB ve OSBÜK organ üyeleri ile personeli, kendikusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunlar, para ve parahükmündeki evrak ve senetler ile bilanço, tutanak, rapor,defter ve belgeler üzerinde işledikleri suçlardan dolayıkamu görevlisi gibi cezalandırılırlar. Birinci fıkradabelirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyen OSB organüyelerinden kamu görevlisi olmayanlar ile OSBÜK organüyeleri, beş bin Türk lirası idari para cezasıyla,kamu görevlisi olanlar ilgili mevzuat hükümlerine görecezalandırılır. Bu madde kapsamındaki idari paracezaları Bakanlıkça verilir." hükümlerine yerverilmiştir.
Yukarıdaaktarılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağıüzere, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının onayı ileve anılan Bakanlıkça belirlenen yerde kurulan organize sanayibölgelerine; sanayileşmenin sağlıklı düzenli veçevreyle uyumlu gelişimini sağlamak amacıyla kamuyararı çerçevesinde özel bir takım görevlerverilmiş ve bu görevlerini yerine getirilebilmeleri için dekamusal yetkiler tanınmıştır.
4562sayılı Kanun'da özel hukuk tüzel kişisi olduklarıbelirtilen organize sanayi bölgelerinin kamusal yetki veayrıcalıklarla donatıldıkları, bu yetki veayrıcalık dahilinde kamu hukuku alanında görülmesigereken tek yanlı, kesin, doğrudan uygulanabilir işlemler detesis ettikleri açıktır.
Kurumungörevleri arasında özel hukuk alanına giren birtakımuğraşıları bulunmakta ise de, bu uğraşılarüstlenilen kamu hizmetini yerine getirmek amacına yönelikolduğundan, yalnızca anılan uğraşılara veya buuğraşılarında özel hukuk hükümlerinebağlılığına bakılarak, kurumun kamu hizmetigörmediği veya kamu kurumu olmadığı söylenemez .Kurumun tüzel kişiliğinin olması ve özel hukukhükümlerine bağlı bulunması, üstlendiği kamuhizmetinin, etkin, kolay ve çabuk bir biçimde yürütmeyeolanak sağlamaya yöneliktir. Bu bakımdan, 4562 sayılıKanunda yer alan özel hukuk hükümlerine bağlı olmakeyfiyeti kurumun üçüncü kişilerlegirişeceği hukuki işlemlere özel hukukhükümlerinin uygulanacağını belirtmekten öte biranlam taşımadığı ortadadır.
Öteyandan, kurum genel kurulunun oluşması, toplantıları vegörevleri, genel kurulda alman kararların niteliğigözönüne alınınca, gerek genel kurultoplantıları, gerek bu kurulda alınan kararların, kamuhizmeti gören kurumun iç bünyesi ile ilgili ve özellikleorganik yapısına ilişkin ve hizmetin zorunlukıldığı uğraşıların amacınaparalel ve bunun yerine getirilmesine yönelik tasarruflar olduğundakuşku bulunmadığından bu tasarrufların idari nitelikteolduğu ve bunların idari yargı denetimine tabi olmasıgerektiği de açıktır.
İdariişlemlerin, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek bunlarıniptali istemiyle açılan ve 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan iptaldavalarının amacı, idari işlemlerin idari yargı organlarıncadenetlenerek idarenin hukuka uygunluğu sağlamaktadır.
Davakonusu olayda da davanın, riskli yapı niteliğindekitaşınmazın tahliye ve yıkım işlemlerinintamamlanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyleaçıldığı ve davaya konu kararın kamu hukukukuralları uygulanarak ve kamu gücüne dayanılarak tesisedilmiş bir idari işlem olduğu sonucunavarıldığından, uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün idari yargı yerineait bulunduğu görüşü ile çoğunlukkararına katılmıyoruz.
Üye Üye Üye
AhmetARSLAN Mahmut BALLI BilalÇALIŞKAN