T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/60
KARAR NO : 2023/655
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih öncesinde 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmayan davacının vazife malullüğüne ilişkin açtığı davada, 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğu hk.
KA R A R
Davacı : G.D
Vekili : Av. M.Y.Ş
Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekilleri : Av. B. Z
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının K.K.K.Dağ ve Komd. Tug. 2. Mot. P. Tb. K.lığı'nda piyadeonbaşı olarak askerlik hizmetini yaptığı sırada19/10/2011 tarihinde bölücü terör örgütümensuplarına karşı düzenlenen operasyon esnasındayaralandığı gerekçesiyle, vazife malullüğüaylığı bağlanması talebiyle yapmışolduğu başvurunun reddine ilişkin davalı idareişleminin iptali ve tarafına vazife malulü emekli aylığıbağlanması istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Ankara 17. İş Mahkemesi 23/06/2022 tarih veE.2020/281, K.2022/148 sayılı kararı ile, yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nin 114/1-b maddesi uyarıncadavanın usulden reddine karar vermiş, tarafların istinafetmemesi üzerine karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"Getirtilen belgeler ve dosyakapsamına göre; taraflar arasındakiuyuşmazlığın davacı hakkında vazifemalüllüğü hükümlerinin uygulanıpuyglanmayacağına yönelik olduğu, davacının Hakkari Çukurca ilçesiDağ ve Komd. Tug. 2. Mot. P. Tb. 3'üncü Mot. P.Bl.K.lığı emrindeaskerlik vazifesini Piyade Çavuşolarak yapmaktayken 19/10/2011 tarihinde üs bölgesindeBölücü TerörÖrgütü ile girilençatışmada yaralandığı, yaralanmasındandolayı alınan raporlarına göre vazifemalullüğü aylığı bağlanması içindavalı kuruma başvurduğu ancak talebininzımnenreddedildiğini belirterek kurum işleminin iptali talepettiği görülmüştür.
Bilindiği üzere; 5510sayılı Kanunun 101. maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012,Sayı:28184) iptal istemini reddetmekle birlikte, söz konusukararı somut olaydaki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanununyürürlüğüyle birlikte, artık yapılan, tesisedilen işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyalgüvenlik kurumunun varlığından söz etmek gereklibulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almaktaolanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nuntesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan 5510 sayılıKanunun yürürlüğünden sonra, prim esasınadayalı yani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındakiiş ve işlemlerin niteliği göz önündebulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” gerekçesinedayandırmıştır.
5510 sayılı Kanunun 101 veGeçici 4. maddeleri ile Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar ile bunlarınemeklileri ve hak sahipleri yönünden, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devamedileceği; ancak, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5510 sayılı Kanunun öngördüğükural ve esaslar uygulanıp uyuşmazlığın da adliyargı yerinde (iş mahkemesinde) çözümleneceğianlaşılmaktadır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158. maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığın çözümündeesas alınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceğinden bunlarıniptali için açılan davaların çözümyerinin İdari yargı yeri olduğu açıktır.Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05.12.2012 gün 2012/251E, 263Ksayılı; 24.12.2012 gün 2012/536E, 433K sayılıkararları da bu yöndedir.
Yukarıdaki hukukiaçıklamalar ışığında; söz konusuuyuşmazlığa uygulanacak yasal düzenleme 5434sayılı Yasanın 56. maddesi olup; 5434 sayılıKanun hükümlerine tabi olduğundan,uyuşmazlığın çözümünde ne 1479 ve 506sayılı Kanunlar ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulamayeri bulunmamaktadır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2018/4329 E,2018/11036 K. Sayılı emsal ilamı da aynı yöndedir. Budurumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerinegöre sınırlı yetki ile donatılmış işmahkemesi görevli olmadığından, idari yargınıngörevli olduğu, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğegiren 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarıbaşlıklı 114/1-b maddesinde yargı yolunun caizolmamasının dava şartı olaraköngörüldüğü, mahkememizce yapılan tespite göre,davada idari yargı görevli olup, mahkememiz görevsizolduğundan dava şartının noksan olduğu, HMK 115/1maddesi gereği dava şartı noksanlığı mahkemece veher aşamada kendiliğinden araştırılıp 115/2maddesi gereği dava şartı noksanlığınıntespiti halinde davanın usulden reddi gerekeceğinin belirtilmesikarşısında aşağıdaki hükümkurulmuştur."
3.Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Ankara 15. İdare Mahkemesi 08/12/2022 tarih veE.2022/1760 sayılı kararı ile, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı tarafından, K.K.K. Dağ ve Komd. Tug. 2.Mot. P. Tb. K.lığı emrinde görev yapmaktayken 19/10/2011tarihinde BTÖ mensuplarına karşı düzenlenenoperasyonda yaralanması olayı nedeniyle 5510 sayılı Kanunve 3713 sayılı Kanun hükümleri gereğince vazifemalullüğü aylığı bağlanmamasıişleminin iptali ve vazife malullüğü aylığıbağlanması istemiyle açtığı davada Ankara 17.İş Mahkemesinin 23/06/2022 tarih ve E:2020/281, K:2022/148sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmesi ve anılankararın kesinleşmesi üzerine bakılan işbu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıya ait SGK HizmetDökümüne davacının 12.04.2008 tarihinde 5510sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında sigortabaşlangıcının bulunduğu ve 5510 sayılıYasanın 4/a maddesi kapsamında sigortalı olarakçalıştığı, davacının 5434 sayılı Kanuna tabihizmetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıdayer verilen Kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı nazaraalındığında, 5510 sayılı Kanunyürürlüğe girmeden önce 5434 sayılı Kanunatabi hizmeti bulunmayan davacı hakkında, vazifemalullüğü hükümlerinin uygulanıpuygulanmayacağına ilişkinolan bu uyuşmazlığın görüm veçözümünde 5510 sayılı Kanunun101. maddesi uyarıncaiş mahkemeleri görevli bulunmaktadır.
Nitekim benzer biruyuşmazlıkta verilen Uyuşmazlık Mahkemesinin 08/07/2019tarih ve E:2019/442, K:2019/503 sayılı kararı da buyöndedir."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Yardım"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"(…)(3) kamugörevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışındagörevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsabile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerinemuhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veyaöldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminatve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleriuygulanır. Ayrıca;
a) (Değişik: 28/2/1995 -4082/6 md.) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dulve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı,bunların görevde olan emsallerinin almakta olduklarıaylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halindeise,dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplamtutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekliaylığından az olamaz. Yaşamak için gerekenhareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğinemuhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul veyetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden,diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmetyapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu benthükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılanödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyalgüvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.
...
h) (Değişik:4/7/2012-6353/75 md.) (2) Erbaş ve erlerden veya geçici veyagönüllü köy korucularından; terörle mücadelegörevi ifa ederken yaralanarak veya engelli hâle gelerek ilgilimevzuatına göre malullük aylığıbağlanması koşullarının oluştuğu tespitolunanlar, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmasıhakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindekihaklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmaklayükümlü olunan kişi kapsamına girençocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenenhaklardan yararlandırılır. Erbaş ve erlerden veyageçici veya gönüllü köy korucularından;aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkrakapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta ikenhayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehakeşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehakçocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerinegöre aylık bağlanması hakkından ve bufıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.Bu fıkra kapsamında er ve erbaşlar için bağlanacakaylıklar, bitirmiş oldukları okullar neticesinde hakkazandıkları unvanlar üzerinden yürütmüşoldukları kamu görevleri sebebiyle daha yüksek aylıkbağlanmasına ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla; en az dört yıllık yüksek öğrenimmezunu olanlar sekizinci derecenin birinci kademesindeki, diğerleri iseeğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu dereceninbirinci kademesindeki “Memur” unvanlı kadrolardabulunanların emekli keseneğine esas aylıkları üzerindenhesaplanacak vazife malullüğü aylığıtutarından düşük olamaz ve bunlar için 5434sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının(c) bendine göre yapılacak yükseltmelerde aynı unvan vederece başlangıç olarak esas alınır ve dereceyükselmelerinde kadro şartı aranmaksızın yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılır. (2)
...
(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/75md.) Birinci fıkranın (h), (i) ve (j) bentlerinde belirtilenlerden buKanun kapsamındaki olaylar sebebiyle yaralananlar, tedavilerisonuçlanıncaya veya maluliyetleri kesinleşinceye kadargeçen süre içinde 5510 sayılı Kanuna göresağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan,aynı sebeplerle tedavi gören malul kamu görevlilerineilişkin hükümler çerçevesindeyararlandırılır. Erbaş ve erler için Türk SilahlıKuvvetlerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarındayapılan tedaviler hariç, bu kapsamda yapılacak giderlerintamamı; ilgililerin genel sağlık sigortalısı olupolmadığına bakılmaksızın Sosyal GüvenlikKurumu tarafından karşılanır. Ancak, bu kişilerden 5510sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortasıkapsamında yer almayanlar için, Sosyal Güvenlik Kurumuncayapılmış olan giderler, Sosyal Güvenlik Kurumutarafından; erbaş ve erler için ilgisine göre MillîSavunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı,Sahil Güvenlik Komutanlığı, diğerleri içinMaliye Bakanlığından tahsil olunur"
6.2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık BağlanmasıHakkında Kanun'un "Aylıkbağlanması" başlıklı 4. maddesişöyledir:
"Bu Kanun kapsamınagirenlerden;
a) Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyalgüvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görevmalullüğü aylığı bağlanır.
b) Emekli aylığı almakta iken engelli hâle gelenlerinalmakta oldukları aylıkları görev malullüğüaylığına dönüştürülür.
c)Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görevmalullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikalettirilir.
Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendimevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, (…) (4) % 25artırılarak ödenir. (4)
d) Herhangibir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların engellihâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 657sayılıDevletMemurlarıKanununundeğişik 36 ncımaddesi hükümlerine göre belirlenecek giriş derece vekademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanların ilkokulmezunu gibi) kendilerine, ölümlerinde dul ve yetimlerine 5434sayılı Kanun hükümlerine göre T.C. EmekliSandığınca görev malullüğü aylığı% 25 artırılarak bağlanır."
7.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasıbakımından kişileri güvence altına almak; busigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, buhaklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanmayöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genelsağlık sigortasının işleyişi ile ilgiliusûl ve esasları düzenlemektir."
8.Aynı Kanun'un "Kapsam"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun; sosyal sigortalarile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri,işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanununuygulanması bakımından gerçek kişiler ile hertürlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini vetüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşlarıkapsar."
9.Aynı Kanun'un "Malûlsayılma" başlıklı 25. maddesişöyledir:
"...
Yedek subay, yedek astsubay veyaerbaş ve er olarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harpdolayısıyla görevleri ile ilgileri kesilmeksizin silâhaltına alındıkları dönemde malûl olup, bumalûllükleri asıl görevlerini veya işlerini yapmayamani olmayanlar hakkında, bu hastalık veya engellilik hâllerisebebiyle malûllük sigortasına ilişkin hükümleruygulanmaz.
...
4 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar,hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazladevam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine vedoğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarıncamalûl veya 47 nci madde hükümlerine göre vazifemalûlü sayılırlar.
..."
10.Bu Kanun'un "Vazifemalullüğü" başlıklı 47.maddesinin uyuşmazlığa ilişkin ilgili fıkralarışöyledir:
"(1) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında sigortalı olanlar için aşağıdakihallerde vazife malûllüğü hükümleriuygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük;sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veyavazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleriherhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken buişlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıylabir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtlaişe gelişi ve işten dönüşü sırasındaveya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazifemalûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazifemalûlü denir. (...)
(5) Süresi içerisindebildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları,sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiylegöreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşındanitibaren bağlanır. (Ek cümle: 4/7/2012-6353/82 md.;Değişik ikinci cümle: 12/7/2013-6495/97 md.) Ancak, harpmalulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanunhükümleri uygulanarak aylık bağlanmasınıgerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncımaddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden,sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya devam edenlere ise görevdenayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerekkalmaksızın sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.
(6) Vazifemalûllüğü süresi içerisinde bildirilmeyensigortalılara; kamu idareleri ya da sigortalılar veya haksahiplerince sonradan yapılacak bildirim üzerine, vazifemalûllüklerinin belgelenmesi ve müstahak olmalarışartıyla, bu Kanunun zamanaşımı hükümleridikkate alınmak suretiyle vazife malûllüğüaylığı bağlanır veya bağlanmış olanaylıklar düzeltilir. Bu durumda sigortalı veya hak sahiplerinebağlanacak aylık ya da aylık farklarının, vazifemalûllüğünün bildirildiği tarihe kadar olantoplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir. (...)
(8) Subay, astsubay, uzman jandarma,uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile TürkSilâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddeninbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakisigortalılardan; a) Harpte fiilen ateş altında,
b) Harpte, harp bölgelerindekiharp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât vehizmetlerin sebep ve etkileriyle,
c) Harpte veya harbehazırlık devresinde her çeşit düşmansilâhlarının etkisiyle,
d) Askerî harekâtıgerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında,bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,
e) Barışta veyaolağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuşyapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirlegörevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki veyerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapandalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirlegörevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıçkıtasında bulunanlardan denizaltıcılığınveya dalgıçlığın çeşitli sebep veetkileriyle,
f) Anayasanın 92 nci maddesiveya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleruyarınca Türk Silâhlı Kuvvetleri, Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığımensuplarının yabancı ülkelere gönderilmesinigerektiren durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerindenitibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancıülkelerde veya yurda dönüş sırasında,
vazife malûlü olanlaraharp malûlü denir.
(9) Bunlardan uzman erbaş vesözleşmeli erbaş ve erlere bulundukları kademeninüç ilerisindeki kademenin, uzman jandarmalara bulunduklarırütbenin bir üst rütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarlayarbay rütbesine kadar (yarbay hariç) bir üst rütbeninaynı kademesinin, yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay,kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst rütbenin, buKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında bulunan sigortalılara ise bir üst derecesine veyakademesine karşılık gelen prime esas kazancı üzerindenaylık bağlanır.
11. AynıKanun'un "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
12.Aynı Kanun'un "5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı Geçici 4.maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır."
B. Yargı Kararları
13. 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada verilen AnayasaMahkemesinin 22/12/2011 tarihli ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararında,özetle;5510 sayılı Kanun'a 5754 sayılı Kanun ileeklenen Geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesindenönce 5434 sayılı Kanun kapsamında bulunan memurlar vediğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlikmevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği belirtilmiş, 5510sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasaya aykırılıkgörülmemiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası evraklarının sureti ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
15.Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
16.Dava; davacının K.K.K. Dağ ve Komd. Tug. 2. Mot. P. Tb.K.lığı'nda piyade onbaşı olarak askerlik hizmetiniyaptığı sırada 19/10/2011 tarihinde bölücüterör örgütü mensuplarına karşıdüzenlenen operasyon esnasında yaralandığıgerekçesiyle, vazife malullüğü aylığıbağlanması talebiyle yapmış olduğu başvurununreddine ilişkin davalı idare işleminin iptali ve tarafınavazife malulü emekli aylığı bağlanması istemiyleaçılmıştır.
17.5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile 5434sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun bazı maddeleriyürürlükten kaldırılmış, kamu tüzelkişiliğine sahip Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı, hiç bir işleme gerek kalmaksızın,bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla, görevleri ilebirlikte, 1. maddeye dayanılarak kurulan kamu tüzelkişiliğine sahip Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmiştir.
18.5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu,1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunukapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönündenyeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510 sayılıKanun'un yürürlüğünden sonra görevebaşlayanlar yönünden, prim esasına dayalı sigortasistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurları vediğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretleçalışanlar, tarım işlerinde ücretleçalışanlar, kendi hesabına çalışanlar vetarımda kendi hesabına çalışanları kapsayanbeş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak veyükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplanmıştır.
19.Dosya kapsamında bulunan davacıya ait SGK HizmetDökümünde davacının 12/04/2008 tarihinde 5510sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortabaşlangıcının bulunduğu ve 5510 sayılıKanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalı olarakçalıştığı, davacının 5434 sayılı Kanun'a tabihizmetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
20. Bu durumda, yukarıda yer verilen Kanunhükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı nazaraalındığında, uyuşmazlığın 5510sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce 5434sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmayan davacıya,5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi kapsamında vazife malulüaylığı bağlanıp bağlanamayacağınailişkin olduğu görülmekle, 5510 sayılı Kanun'un101. maddesindeki düzenleme karşısında bu Kanun'unuygulanmasından kaynaklanan davanın görüm veçözümünde de adli yargının görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak;Ankara 15. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 17.İş Mahkemesince verilen 23/06/2022 tarih ve E.2020/281, K.2022/148sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Ankara 15. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 17.İş Mahkemesince verilen 23/06/2022 tarih ve E.2020/281, K.2022/148sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
16/10/2023tarihinde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN