T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/207
KARAR NO : 2023/656
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Davacının İleri Girişimci Destek Programı başvurusunun uygun bulunmasından sonra, destek alabilmek için KOSGEB'e yanıltıcı bilgi verildiği gerekçesiyle; KOSGEB Sincan Müdürlüğünün desteğin sonlandırılmasına ve verilen desteklerin geri tahsil edilmesine ilişkin kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : N.K
Vekili : Av. A.Y
Davalı : Küçükve Orta Büyüklükteki İşletmeleri Geliştirme veDestekleme İdaresi
Başkanlığı (KOSGEB)
Vekili : Av. N.G.E
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, KOSGEB SincanMüdürlüğüne 11/08/2020 tarihindeyaptığı İleri Girişimci Destek Programıbaşvurusu sonucunda 22/09/2020 tarihli kurul kararı ile yapılandeğerlendirme sonucu 76 puan alan başvurusunun desteklenmesine vekendisine geri ödemesiz olmak üzere 5.000 TL kuruluş, 40.000 TLperformans desteğinin verilmesine karar verildiğini fakat "uygulama birimi tarafından yapılantespitler sonucunda destek programının değerlendirilmesi"gündemiyle toplanan 29/04/2021 tarihli kurul kararı ilemüvekkilinin KOSGEB'e yanıltıcı bilgi verdiğigerekçesiyle desteğin sonlandırılmasına ve verilendesteklerin geri tahsil edilmesine karar verildiğini beyan ederek KOSGEBSincan Müdürlüğünün 29/04/2021 tarih ve 15sayılı İleri Girişimci Destek Programı KurulKararının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2.Ankara 6. İdare Mahkemesi 04/06/2021 tarih ve E.2021/1008, K.2021/1081sayılı kararı ile;"uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu" gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, davacı vekilinin istinafbaşvurusu üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi 12/01/2022 tarih ve E.2021/4279, K.2022/33 sayılıkararı ile "uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde idari yargı mercileriningörevli olduğu" gerekçesiyle istinaf istemininkabulüne, kararın kaldırılmasına ve esastan kararverilmek üzere dosyasının mahkemesine iadesine kararvermiş, bunun üzerine davalı vekili süresi içindeverdiği cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın adliyargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, görevitirazında bulunmuştur.
3. Ankara 6. İdare Mahkemesi 25/11/2022 tarih veE.2022/317 sayılı kararı ile, davalı vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir. Kararınilgili kısmı şöyledir:
"Dosyanın incelenmesinden,davacı tarafından, KOSGEB'e yanıltıcı bilgiverdiğinden bahisle desteğinin sonlandırılması veverilen desteklerin geri ödenmesine ilişkin 29.04.2021 tarih ve 15sayılı İleri Girişimci Destek Programı KurulKararı'nın iptali istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
İdari işlem; idarenin,hukuk aleminde değişiklik, yenilik doğuran irade açıklamasıolup; bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılabilmesi için,idari makamca verilmiş olması ve idarenin, idare hukuku alanındagördüğü idari faaliyete ilişkin olması gerekmektedir.
İdarimakamların, idari faaliyetin görülmesi sırasındakullandıkları kamu gücü ise, söz konusu makamlara,bireyler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesindenbağımsız bir şekilde, hatta karşıt iradelerinerağmen, tek yanlı olarak hukuki sonuçlar ve etkileryaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneğitanıdığından, kamu gücününkullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idariyargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.
Buna göre, idareile özel hukuk sözleşmesi imzalanmasına kadar geçensüreçte idarece tesis edilen idari işlemler niteliğiitibarıyla idari yargının denetimine tâbi iken;sözleşmenin imzalanmasından sonraki aşamalarda tesis edilenişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm veçözümü ise, sözleşmeden ayrılabilirnitelikte olmadıkça, adli yargı yerine aittir.
Aktarılan kural,dava konusu olaya uygulandığında; taahhütname imzalananakadar, idarece, tek yanlı ve kamu gücüne dayalı olaraktesis edilen işlemler idari yargının denetimine tâbi iken;başvurunun kabul edilip taahhütname imzalanmasından sonra,taahhütname uyarınca tesis edilen işlemler adli yargıyerinin denetimine tâbi olmaktadır.
Dava konusu idariişlemin, sözleşme koşullarına veya taahhütnameyeaykırılığın tespiti nedeniyle değil de, destekkapsamında kalabilmek için aranılan şartlarıdavacının kaybetmesinden ötürü tesis edildiğigörülmektedir.
Bu itibarla,sözleşmeden ayrılabilir nitelikte bulunan ve taahhütnamedendoğmayan davalı idarenin tek taraflı, kamu gücünedayanılarak tesis ettiği dava konusu işleme ilişkinuyuşmazlığın görüm veçözümünün de idari yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır."
4. Davalı vekili tarafından, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasıile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilmiştir.
B. Olumlu GörevUyuşmazlığı Çıkarılmasınaİlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı "uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerektiği" görüşüyle,2247sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına kararvererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Konuya ilişkin mevzuathükümleri ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde;olayda, davacıya verilen girişimci desteğininsonlandırılmasına ve verilen desteğin geri ödenmesineilişkin işlemi gerçekleştiren KOSGEB, 4 sayılıCumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 224. maddesiyle bir kamukuruluşu olarak tanımlanmış ise de, aynı maddeyegöre, herhangi bir istisna belirtilmeden bu kuruluşun bütünişlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi olacağıhüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla, mevzuatınaçık hükmü karşısında, ortada kamuhukukundan kaynaklanan ve kamu gücünün verdiğiüstün yetkiler kullanılarak tesis edilmiş tek taraflıidari nitelikte bir işlemin varlığından söz etmekolanaksızdır. Bu sebeple, bütün işlemlerinde özelhukuk hükümlerine tabi olan KOSGEB tarafından tesis edilenişlemlerin iptali istemiyle açılan davanın özelhukuk hükümlerine göre çözülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin24.02.2020 tarihli ve 2019/778 Esas, 2020/110 Karar sayılıkararında da benzer hususlar vurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, davalı KOSGEB tarafından tesisedilen 29.04.2021 tarihli ve 15 sayılı kararın iptalineilişkin uyuşmazlığın özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerektiği düşünülmektedir."
6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca,2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
7.Danıştay Başsavcısı, 2247 sayılı Kanun'un13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddi gerektiğiyolunda yazılı düşünce vermiştir.Görüşün ilgili kısmı şöyledir:
"Kamu kesiminde olsun,özel kesimde olsun, tüzel kişiliği bulunsun veyabulunmasın kamu hizmetlerine şu ya da bu ölçüde doğrudandoğruya katılan bütün özel örgütler, tamamenözel hukuk rejimine tâbî olmakla birlikte, kamusal yetkiler kullanarakyaptıkları işlem ve eylemler konusunda, kamu hukuku ilke vekurallarına ve idare yargısına tâbi tutulurlar." (Lütfi DURAN, Ders Notları, s.344-345).
"Bir tüzelkişiliğin niteliği" tek" tir; yani özel hukuk yada kamu tüzelkişisidir. Bunların işlemlerinin,yapmış oldukları faaliyetin özelliğine göre,değişik hukukî rejimlere tabî kılınmasıhususu ise "idarî makam" kavramı ile değil, aksinedoğrudan "idare işlevi" kavramı ileaçıklanabilir. İdare kavramının hem organikanlamı hem de işlevsel anlamı ifade ettiğikuşkusuzdur. Organik kriter bakımından "idarîmakam" sadece idare cihazı içinde yer alan idarîbirimlerden ibarettir. Organik kriterin benimsendiği "kamu tüzelkişilerinin işlemlerinin yargısal denetiminin idarîyargı düzeni içinde yapılacağı" ilkesininyanında, fonksiyonel kritere göre özel hukuk tüzelkişilerinin bazı işlemleri de tamamen idare işlevine ilişkinolup, bunların yargısal denetimi de idarî Yargınıngörev alanı içindedir." (Celal ERKUT, İptalDavasının Konusunu Oluşturması Bakımındanİdarî İşlemin Kimliği, s.75-82,dpn.10-İd.s.129).
"İdare işlevi",idarenin tüm faaliyetlerinin, tutum ve davranışlarınınortak konusunu ve hâkim niteliğini belirleyen ve varlıknedenini teşkil eden bir kavramdır. Yasama ve yargıfonksiyonları ile hükümet etme faaliyeti dışında kalantüm kamusal işler, idare işlevini meydanagetirir."(Lütfi DURAN, Ders Notları, s.6,s.2).
"Kamu hizmetinin özelhukuk tüzel kişilerince yürütülmesi durumundaçıkabilecek uyuşmazlıkların niteliğinegöre uygulanabilecek hukukî rejimin, özel hukuk ya da kamuhukuku rejimi olabileceğinin kabul edildiği özel hukukalanında gerçekleşen bir işlem, özel hukuk ilişkilerindenkaynaklanmayıp, idarenin kendisine tanınan bir kamusal yetkiyikullanması sonucunda oluşuyorsa artık bir özel hukukişleminden değil, idarî bir işlemden söz etmekgerekir. Özellikle, idare hukuku ve özel hukuk alanlarınınkesiştiği noktalarda yapılan "izin","saptama", "yasaklama" ve "faaliyetten men etme"gibi idarî işlemler doğası gereği yönetimeözgü yetkilerin kullanılması sonucunda oluşan ekonomikkolluk işlemleridir." (Celal ERKUT, a.g.e. s.75-82).
"Kamu hizmeti kavramı,maddî ve organik olmak üzere iki değişik anlamdakullanılmaktadır. Organik anlamda kamu hizmeti kavramı, birteşkilatı, bir organizasyonu, bir örgütü ifade eder.Maddî anlamda kamu hizmeti kavramı ise, kamu yararınayönelik bir faaliyete işaret eder. Bu anlamda kamu hizmetinefonksiyonel anlamda kamu hizmeti de denir. Bir faaliyetin kamu hizmeti olaraknitelendirilebilmesi için bu faaliyetin her şeyden öncedoğrudan doğruya bir kamu tüzel kişisi veya onun denetimialtında olan bir özel hukuk tüzel kişisi tarafındanyerine getirilmesi ve bu faaliyetin kamu yararına olması gerekir.Kamu tüzel kişilerinin kamu yararı için değil kârelde etme amacıyla yürüttüğü sınaî ve ticarîfaaliyetler kamu hizmeti oluşturmaz. (KİT'lerinyürüttüğü bankacılık faaliyeti gibi) yineözel hukuk tüzel kişisine bir takım kamu gücüayrıcalıkları verilmişse bu husus bu tüzelkişinin bir kamu hizmetini yürütmeklegörevlendirildiğine işaret eden bir "kesine yakıngöstergedir. Yine devlet ve mahalli idareler, kamu kaynaklarıyla öncebir özel hukuk tüzel kişisi (dernek, vakıf, şirket)kurarlar, kamu kaynaklarıyla kurulan özel hukuk tüzelkişisinin kamu hizmetiyle görevlendirilmesinde hukukaaykırılık ortaya çıkmaz. Bunların malvarlığına, personeline, işlemlerine, faaliyetlerine vesorumluluklarına kural olarak özel hukuk uygulanır, eğer
özel hukuk tüzelkişilerinin kamu gücü ayrıcalıklarıyladonatılmış tek yanlı işlemleri varsa bu işlemleridarî işlem niteliğindedir, dolayısıyla bunlar idarehukukuna tâbidir ve bunlardan
kaynaklanan uyuşmazlıklaridarî yargıda görülür. Kamu gücüölçütü, idare hukukunun uygulama alanınıbelirleyici ölçüt olarak değerlendirilmiştir."(Kemal GÖZLER, İdare Hukuku Cilt I, s.86- Cilt II, s. 251, s.253,s.394, dpn.602- dpn.3.- dpn. 71.)
"Özel hukuk tüzelkişilerinin idarî işlemini belirleyen ölçütkamu gücü ölçütüdür."(K. BurakÖZTÜRK, İdarenin Denetlenmesinde Zorunlu Tahkim Yolu, s.613.)
"Bazıkuruluşların özel hukuk hükümlerine tâbitutulması onların mutlaka özel hukuk tüzel kişisiolduğu anlamına gelmez. Özel hukuk hükümlerinetâbi olma kuruluşun türünü kendiliğinden değiştiripidarenin dışına çıkarmaz." (İl HanÖZAY, Futbolda Özelleştirme, İdare Hukuku ve İlimleriDergisi (İHİD), Sayı:1-3,1990, s.33).
"Özel kişilerinkamuya yararlı faaliyetlerini özendirme ve destekleme işlemleriİdarenin başlıca uğraş konuları olan kolluk(zabıta) faaliyetleri ile kamu hizmetleri arasında yer alır.Şöyle ki İdare bu işlemleri ile, özel faaliyetlerikolluk gözetim ve denetiminden daha sıkı ve içten birdisiplin altında tutar; fakat kamu hizmeti olarak sorumluluğunuüstlenmediği için serbest teşebbüs niteliklerinedokunmamış olur. Devletin kamuya yararlıgördüğü özel faaliyetleri İdare türlü yollardanözendirir, destekler ve korur. Bu politikanın başlıcaaraçları hukukî imkânlar, aynî ve malîyardımlar ile uzman personel sağlamak biçiminde belirir.Özel faaliyetlere bu yararlar, genellikle, tek yanlı işlemlerile sağlanır; fakat yararlanan kuruluştan da,karşılığında bazı kayıt ve şartlarauyması, belli yönde çalışması ve İdareniniçten yapacağı bir denetime katlanması istenir.İdare ile kamuya yararlı teşebbüs arasındaki builişki, bazen sözleşmeli bir biçim de alabilir. Tekyanlı olsun, sözleşmeli olsun, bu konudaki bütünişlemler idarî niteliktedir: (Lûtfi DURAN, a.g.e,s.346-347)
"Adlî-idarîgörev ayrımının kıstaslarının nelerolduğu mer'i mevzuatımızda düzenlenmemiştir. Ancak,doktrinde kabul edilen bazı kıstaslar mevcuttur. Bu kıstaslardanbiri de, maddî olaya uygulanacak kanunun niteliğidir. Eğer uyuşmazlıkkonusu olaya uygulanması gereken kanun, kamu hizmetlerinin ihdas veyürütülmesi ile ilgiliyse davanın idarîyargının görevinde olduğu anlaşılır."(Aydın H. TUNCAY, Orhan ÖZDEŞ, Recep BAŞPINAR,Yüzyıl Boyunca Danıştay, 1968, s. 652).
"Fransız İdare Hukukuöğretisinde Conseil d' Etat içtihadına dayandırarakgeliştirilen "virtüel kamu hizmeti" kuramına göreözel teşebbüs tarafından yürütülüyorbile olsa, genel, ortak ve sürekli, aynı zamanda zorunlugereksinimleri "tatmin" eden bazı etkinlikler vardır ki,bunların bir yandan idare ile diğer yandan da kamusal mallarlaözel bir ilişkileri bulunması nedeniyle "maddî"bakımdan ya da "işlevsel" yönden kamu hizmetisayıldıklarında duraksama yoktur. Özel teşebbüstarafından yürütülüyor bile olsa, bazı etkinliklere"maddî" anlamda ya da "virtüel" veya"işlevsel" kamu hizmeti olarak bakmanın önemi,bunların denetlenmesinde ortaya çıkmaktadır. Nitekimbunlar üzerindeki gözetim, içerik denetimi anlamınagelen, uyulması gereken tüm hususları kapsayan, borçlar yükleyen,giderek personelinin atanmasında bile idarenin yetkili olmasısonucunu doğuran "organik benzeri ve hiyerarşiyeyaklaşan" bir yetki anlamındadır." (İl HanÖZAY, a.g.e. s.35)
"Kanunda Türkiye FutbolFederasyonu (TFF)'nin özel hukuk hükümlerine tâbiolduğunun belirtilmesi onu özel hukuk tüzel kişisihâline getirmez. Kanunla bir kamu kurumunun bazı faaliyetleriözel hukuka tâbi kılınabilir. Ancak bir kurumun bazıfaaliyetlerinin özel hukuka tâbi kılınması o kurumukamu kurumu olmaktan çıkarmaz. TFF bir kamu tüzelkişisidir ve yürüttüğü faaliyet itibarıylada hizmet yerinden yönetim kuruluşu, yani bir kamu kurumudur. TFF'ninözerk olması da onun kamu tüzel kişisi olduğunugösterir. Çünkü "özerklik"niteliğinin bir özel hukuk kişisi için bir anlamıyoktur." (Kemal GÖZLER, İdare Hukuku, Cilt I, 2019, s.213-214)
"Federasyonların kamuhukuku kapsamına giren yetkiler kullandıklarıölçüde kamu tüzel kişisi olarak nitelendirilmelerineengel bulunmamaktadır. Bu bağlamda, 3289 sayılı Kanun'unEk-9. maddesinde de belirtildiği üzere federasyonlarınbirtakım kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri olduğu dikkatealındığında, "kamu tüzel kişiliğitestinden" geçtikleri söylenebilir. Bununla birlikte,federasyonların mâlî nitelikli kararlar veya personele yönelikkararlar gibi faaliyetlerinin, idarî faaliyetlerin diğerözelliklerini taşıdıkları sürece idarîyargıda dava edilmeleri mümkündür." (Ali D. ULUSOY,Türk İdare Hukuku Cilt I Genel Esaslar ve İdari Teşkilat,2017, s. 259-260).
"İZULAŞ'ınşirket statüsünde kurulmuş olması kamu kurumu olmaniteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Kamu kurumu olarakİZULAŞ'ın birtakım kamu gücü ayrıcalıkve yükümlülükleriyle donatıldığıaçıktır. Kamu gücü ayrıcalık veyükümlülükleri özel hukuku aşan hertürlü hüküm ve şarttır. Örneğin; tektaraflı işlem yapma yetkisi, bir tüzel kişinin kararorganlarında idare tarafından atanan üyelerin bulunması,Sayıştay denetimine ve 4734 sayılı Kamu İhaleKanunu'na tâbi olma gibi ayrıcalık ve yükümlülüklerbirer kamu gücü ayrıcalık veyükümlülükleridir. Kamu gücü ayrıcalıkve yükümlülüklerine tâbi olma şartınıngerçekleşmesi için, belediye şirketlerininbütünüyle kamu hukuku rejimine tâbi olması gereklideğildir. Kaldı ki, bu şirketlerin ana sözleşmelerinde,yönetim kurulu başkanının büyükşehirbelediyesi başkanı olması gibi özel hukuku aşan birtakımhükümlere de rastlamak mümkündür." (KemalGÖZLER, İdare Hukuku, Cilt I, 2019, s. 687-688)
"Türksat A.Ş.'ninşirket statüsünde kurulmuş olması ve 406sayılı Kanun'da özel hukuk kurallarına tâbiolduğunun belirtilmesi, kamusal yetki kullandığıölçüde idare hukuku kurallarınınuygulanmasından bağışıklık kazandırmayacaktır.Bu durum, Türksat A.Ş.'nin rutin faaliyetlerininyürütülmesinde, personel istihdam rejiminde ve benzerihususlarda özel hukuk kurallarının uygulanmasına engeldeğildir." (Ali D. ULUSOY, Yeni Türk İdare Hukuku, 2019, s.211)
Özel hukuk tüzelkişilerin işlemlerinin idarî nitelikte sayılıpsayılamayacağı hususunun incelendiği bir yüksek lisanstezinde, özel hukuk tüzel kişilerinin işlemlerinin;yetkilendirme usûlünden veya kamusal amaç ve işlevindenkaynaklanmasına göre sınıflandırılabileceğibelirtilmiş ve organize sanayi bölgelerine ve sosyalyardımlaşma ve dayanışma vakıflarına, kanunlatanınan yetkiler örnek olarak gösterilmiştir.İdarî sözleşmeyle verilen yetkiler bir diğer altsınıflandırma başlığı olarakbelirtilmiş, Türk Telekom A.Ş. tarafından tesis edilenişlemin idarî yargının görev alanındagörüldüğü, ruhsat ya da izin gibi idarîişlemle yetkilendirmeye de elektrik hizmetleri( ElektrikDağıtım A.Ş.) ve şans oyunları gibi alanlardakikamu hizmetinin özel kişilere gördürülmesi örnekolarak gösterilmiştir. Tüzel kişinin işlevindenkaynaklanan işlemler için ise; idarenin yönlendirmesiyleidarenin yerine getirmekten imtina ettiği bazı hizmetlerin özelhukuk tüzel kişilerine gördürülmesi sonucundaidarî işlem olarak nitelendirilebilecek işlemlere Adalet
TeşkilatınıGüçlendirme Vakfı ve Türk Diyanet Vakfınıntesis ettiği bazı işlemler örnek gösterilmiştir.İşlevine göre yapılan sınıflandırmadaderneklerin de tesis ettiği işlemler yönünden özelhukuk tüzel kişisi olmasına rağmen idarî işlemtesis edebileceği, Jokey Kulübü gibi dernek statüsündeyer alan özel hukuk tüzel kişisi ile anonim şirketlere detesis ettikleri bazı işlemler nedeniyle tüzelkişiliklerininniteliği tartışılmaksızın, idarî işlemniteliğinde işlem tesis edebileceği belirtilmiştir.","Kamu hizmeti sunumuyla yetkilendirilmiş özel kişilerinişlevsel ölçüte göre, kamu hizmeti yerine getirir vekamu gücü kullanırken faaliyetleri, idare işlevine dahilgörülerek, işlemleri idarî işlem olarak kabuledilecektir." (M. İNANÇ, Özel Hukuk TüzelKişilerinin İdarî İşlemleri, Yüksek Lisans Tezi,2016,s.1-65 - s.157).
"Danıştayın,"özel hukuk tüzel kişisince tesis edilmiş olsa dahitek yanlı ve ilgilinin hakkında değişikliğe yolaçan işlemlerin idarî işlem olduğu tespitinevardığı kararlarında işlemi tesis eden özel hukukkişisinin kendisinde yahut yürüttüğü faaliyetinniteliğinde kamusal birtakım özellikler aramaktadır.Danıştay, konuyu genel olarak "özel hukuk kişilerininidarî işlem yapıp yapamayacağı" ekseninde elealmamakta, mutlaka baktığı diğer hususlardaki tespitlerinedayalı olarak, bu konuda bir sonuca varmaktadır. Bu kapsamda, özelhukuk tüzel kişilerince idarî işlem tesisinin mümkünolabilmesini; bu kişilerin kendisini kamu tüzel kişiliğine,faaliyetini ise kamu hizmetine yaklaştırması yolu ile kabulettiği nazara alındığında, Danıştay'ındolaylı bir kabulünün bulunduğu anlaşılmaktadır."(M. YILDIRIM, İdarî FaaliyetlerinGörülüşüne Katılan Özel HukukKişilerinin İdarî İşlem Yapabilirliği Sorunu,2018, s.70).
2577 sayılıİdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde,idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılacak davalar, iptal davası olaraktanımlanmış olup, iptal davasının konusunuoluşturan bir işlemin, idarî işlem olduğunun ortayakonulabilmesi için belirleyici olan kıstasların ilkiidarî işlemin bir idarî makam tarafından kamugücü kullanılarak tesis edilmiş olması, diğeriise hizmetin idarî niteliğidir.
KOSGEB, Sanayi ve TeknolojiBakanlığı ile ilgili, tüzel kişiliği haiz,özel bütçeli bir kamu kuruluşu olup bütünişlemlerinde özel hukuk hükümlerine tâbi olduğuCumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen bu kamukuruluşunun tesis ettiği dava konusu işlemin, kamu hukukunagöre çözümlenecek bir idarî işlem mi yoksaözel hukuk hükümlerine tâbi bir işlem miolduğunun ortaya konulması gerekmektedir.
İdare işleviyle ilgiliolarak kamu gücüne dayanılarak tek taraflı iradebeyanı ile hukukî sonuç doğuran idarîişlemler, kural olarak idarî makamlarca tesis edilirler. Ancak yasaldüzenlemeyle idare işleviyle ilgili kamu yetki ve usûllerinikullanması kabul edilen özel hukuk tüzel kişilerinin, tektaraflı irade beyanlarıyla hukukî sonuç doğuran,doğrudan uygulanabilecek işlemlerinin de idarî işlemniteliği taşıdığının kabulü gerekir.Zira bir işlemin idarî işlem olup olmadığıkonusunda asıl ayırt edici unsur, işlemin idare işleviyleilgili bir alanda, kamusal yetki ve usûller kullanılarak tesisedilmiş olmasıdır.
Bir kısım kamuhizmetini yürütmek üzere kurulmuş özel hukuktüzel kişiliğini hâiz anonim şirketler olanİZULAŞ ve Türksat A.Ş.'nin tesis ettiğiişlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda dahi, davaya konuedilen işlemlerin; kamu hizmetinin yürütülmesineilişkin olması ve kamu gücü kullanılmak suretiyletesis edilmesi halinde davanın idarî yargı yerinceçözümlenmesi gerektiğine Danıştayca kararverilmekte olup, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olanKOSGEB'in bütün işlemlerinde, özel hukukhükümlerine tâbi olduğu yolundaki hükümnedeniyle hizmetin ve kullanılan yetkinin niteliğine ve kamugücü kullanılıp kullanılmadığına bakılmaksızıntesis ettiği bütün işlemlerin adlî yargı yerindegörülmesi söz konusu olamaz.
Dava konusu işlemin;davacının girişimci olarak ileri destek programındanyararlanması için yaptığı başvurusırasında; "Virtual Presenter System" in yalnızcayazılım özelliklerinin belirtildiği, siteme aitdonanım bilgisi verilmediği, söz konusu sistemintedarikçisinin web sayfasının incelenmesi sonucunda; busistemin internet ortamında yapılan karşılıklıvideo görüşmelerinin ve sosyal medya yayınlarınınönceden hazırlanmış sanal tasarımlarüzerindenbireyleraracılığıylaanlıksunumveyayınsistemiolduğu,sinemafilmi, video, TV programları çekim sonrası postprodüksiyon faaliyetlerini kapsamadığınınanlaşıldığı, Uygunsuzluk Yönergesi kurallarıgereği eksik ve yanıltıcı bilgi verildiği nedeniyledesteğin sonlandırılmasına karar verildiği dikkatealındığında, tek yanlı irade beyanı ile kamugücü kullanılarak, bir kamu kuruluşu olan davalı idaretarafından kamusal bir faaliyetin yürütülmesi nedeniylegirişimciye sağlanan desteğin yasal faiziyle birlikte iadesininistenilmesi yönünde tesis edilen bir idarî işlemolduğu görülmektedir.
Kamu gücü, idarîmakamlara kişiler ile girdikleri ilişkilerde onların iradesindenbağımsız bir şekilde hatta karşıt iradelerinerağmen tek yanlı olarak hukukî sonuçlar ve etkilerdoğurabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneğinintanınması olarak değerlendirildiğinde, kamu gücükullanılarak tesis edilen işlemin tesisi ile ilgili olarak davalıyatanınan yetkiye istinaden sunulan hizmetin niteliğinin de göz önünealınması gerekmektedir.
Özel faaliyetler içinsöz konusu olmayacak bir biçimde kamu kaynağınınkullanımı ile ilgili olarak ayrıcalık veyükümlülükler rejimine tâbi tutulan, sorumluluğuile denetimi bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen faaliyetlerin,kamu hizmeti olarak adlandırılması, davalı idarenin birkamu kuruluşu olarak destek programından yararlanacaklarınbelirlenmesine yönelik olarak sunduğu hizmetin de bir kamu hizmetiolması nedeniyle bu aşamada ortaya çıkanuyuşmazlıklar nedeniyle tek yanlı olarak hukukîsonuçlar ve etkiler doğurabilecek işlemler yapabilme yetki veyeteneğine dayanılmak suretiyle, kamu gücükullanılarak tesis edilen işlemlerin, idarî işlemvasfında olması nedeniyle kamu hukukuna tâbi olarakçözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Doktrinde yer alangörüşler ve yargı kararları birliktedeğerlendirildiğinde, kamu tüzel kişilerince tesis edilenişlemlerin yargısal denetiminin idarî yargı düzeniiçinde yapılacağı ilkesinin yanında fonksiyonelkıstasa göre özel hukuk tüzel kişilerinin bazıişlemlerinin de tamamen idare işlevine ilişkin olduğu veuygulanacak hukukî rejimin belirlenmesi açısından idareişlevinin belirleyici olduğu, idare işlevini belirleyenkıstasların; kamu gücü ve kamu hizmeti olduğu,idarî karar alma yetkisi ve gücüyle donatılmış olmalarınakarşılık, gerek statüleri ve gerekseteşkilatlanmaları ve yönetimleri bakımından özelhukuk tüzel kişisi olup da, kamu hizmeti görenkuruluşların, bu hizmetleri yerine getirirken, kamu makamı gibihareket etmeleri halinde bu özel hukuk kişilerinin işlemlerininde idare hukuku kurallarına tâbi olduğu, idare işlevi ve idarîmakam kavramlarının birbirlerini bütünleyici vetamamlayıcı bir özellik taşıdığı,özel hukuk tüzel kişilerinin idare işlevine ilişkinişlemlerinin kamu hukukuna tâbi bulunduğu ve idarîyargının görev alanı içinde yer aldığısonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, özel hukuk kişisiolmayıp önce kanunla kurulan ve sonraCumhurbaşkanlığıKararnamesiileteşkilatvegörevleriyenidendüzenlenenbirkamukuruluşuolanKOSGEB'inCumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kendisine görevolarak verilen özendirmevedesteklemeyedairkamuhizmetininyürütülmesisırasındamevzuatiletanınanyetkive sorumluluklar kapsamında, idare işlevine ilişkin olarak kamugücü kullanmak suretîyle tek yanlı irade beyanı ile tesisettiği dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan budavada uygulanacak mevzuatın kamu hizmetinin yürütülmesiile ilgili olduğu da gözetilmek suretiyle ihtilafın idarî yargıyerince görüm ve çözümü gerekmekte olup,KOSGEB'in "bütün işlemlerinde özel hukukhükümlerine tâbi" olduğuna ilişkin hükmeaşırı bir anlam yüklenerek KOSGEB personelinin atama, nakil,sicil, görevde yükselme, intibak gibi personel hukukuna ilişkinişlemleri de dahil olmak üzere kamu gücü kullanarak tesisettiği tüm işlemlerin görüm veçözümü görevinin adlî yargı yerine aitolduğunun benimsenmesi durumunda Anayasada öngörülenyargı yolu ayrılığı esasına ve Anayasanın155. maddesinin lafzına ve amacına aykırı bir sonucaulaşılmış olacaktır."
IV. İLGİLİ HUKUK
8.15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıpyürürlüğe giren Bakanlıklara Bağlı,İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle DiğerKurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkındaki 4Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Amaç ve kuruluş”başlıklı224. maddesi şöyledir:
"(1) Ülkenin ekonomik vesosyal ihtiyaçlarının karşılanmasındaküçük ve orta ölçekli işletmelerin payınıve etkinliğini artırmak, rekabet güçlerini vedüzeylerini yükseltmek, sanayide entegrasyonu ekonomikgelişmelere uygun biçimde gerçekleştirmek amacıylaKüçük ve Orta Ölçekli İşletmeleriGeliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığıkurulmuştur. Kuruluşun kısa adı KOSGEB’dir.
(2) KOSGEB, Sanayi ve TeknolojiBakanlığı ile ilgili, tüzel kişiliği haiz,özel bütçeli bir kamu kuruluşu olup bütünişlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabidir."
9.12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve OrtaÖlçekli İşletmeleri Geliştirme ve Desteklemeİdaresi Başkanlığı Kurulması HakkındaKanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 13 üncümaddesine dayanılarak hazırlanmış olan “KOSGEB TeşkilatYönetmeliği”nin“Hukuki yapı” başlıklı 5. maddesişöyledir:
"(1) Küçük veOrta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Desteklemeİdaresi Başkanlığı; 3624 sayılı Kanundaöngörülen görevleri yerine getirmek üzere kurulan,(Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıile ilgili bir kamu kuruluşu olup tüzel kişiliği haiz vebütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerinetabidir."
10.3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekliİşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresiBaşkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 4 ve 12.maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 15/06/2010 tarih ve 27612sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, “KOSGEB Destek Programları Yönetmeliği”nin“Destek programları”başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"(1) Bu Yönetmelikkapsamında sağlanacak destekler, KOSGEB tarafından destekprogramları çerçevesinde verilir.
(2) Destek programları;ülkenin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarınınkarşılanmasında, küçük ve ortaölçekli işletmelerin payını ve etkinliğiniartırmak, rekabet güçlerini ve düzeyleriniyükseltmek, sanayide entegrasyonu ekonomik gelişmelere uygunbiçimde gerçekleştirmek, ihracattaki paylarınıartırmak, araştırma-geliştirme, yenilik veişbirliği faaliyetlerini desteklemek ve girişimcilik kültürünügeliştirmek amacına uygun olarak; Ar-Ge ve yenilik, endüstriyeluygulama, girişimcilik, pazarlama, e dönüşüm,kurumsallaşma, markalaşma, kalite geliştirme, tasarım,çevre, enerji ve işbirliği-güç birliği ilegünün şartlarına bağlı olarak oluşabilecekdiğer konularda, Kalkınma Planları, HükümetProgramları ve Yıllık Programlarda belirlenen hedefler dikkatealınarak hazırlanır. Destek programlarına ilişkinolarak Kalkınma Ajansları ile kurulacak iş birliğininçerçevesi protokoller ile belirlenir.
(3) Destek programlarınınteknik, mali ve idari hususları her bir destek programında ayrıayrı belirtilir. Destek programları; amaç, kapsam, destektürleri ve unsurları, destek miktarı, destek oranı ve herbir programa mahsus genel hükümleri içerir.
(4) Destek programları,İcra Komitesi onayı ile yürürlüğe girer.Onaylanan destek programları KOSGEB’in www.kosgeb.gov.tr internetadresinden duyurulur, ayrıca yazılı duyuru yapılmasınagerek yoktur. Destek programlarının değiştirilmesi,kaldırılması ve/veya birleştirilmesi İcra Komitesikararıyla yapılabilir.
(5) İcra Komitesitarafından onaylanan destek programlarının uygulamaesasları Başkanlıkça belirlenir ve KOSGEB’inwww.kosgeb.gov.tr internet adresinden duyurulur, ayrıca yazılıduyuru yapılmasına gerek yoktur."
11.Aynı Yönetmeliğin "Destektürleri" başlıklı 6. maddesişöyledir:
"(1) Destek programlarıkapsamında geri ödemeli ve/veya geri ödemesiz destekverilir."
12.Aynı Yönetmeliğin "Destekprogramına başvuru ve değerlendirme"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"(1) Destekprogramlarından yararlanacak işletme, meslek kuruluşu veişletici kuruluşların KOSGEB Veri Tabanında yer almasıkoşulu aranır.
(2)(Değişik:RG-28/12/2016-29932) KOSGEB Veri Tabanında yer almakiçin KOSGEB’in
www.kosgeb.gov.tr internet adresindebelirtilen usulde başvuru yapılır.
(3) KOSGEB Veri Tabanında yeralan işletme, meslek kuruluşu ve işletici kuruluşlarındestek programlarına başvuru süreci ve koşullarıilgili destek programı ve uygulama esaslarında belirlenir.
(4) Destek programlarınayapılan başvurular; ilgili destek programı ve uygulamaesaslarına göre değerlendirilir. Değerlendirme sonucubaşvuru sahibine bildirilir.
(5) Destek programlarındanyararlanacaklardan, ilgili KOSGEB mevzuatına uyulacağına dairtaahhütname alınır."
13.Aynı Yönetmeliğin "İzlemeve değerlendirme" başlıklı 9. maddesişöyledir:
"(Değişik:RG-28/12/2016-29932)
(1) Destek programları, programve/veya işletme esaslı olarak izlenir, programların ülkeekonomisi ve işletmelere etkileri ve sonuçlarıdeğerlendirilir. İzleme ve değerlendirmeler, Başkanlıkçabelirlenen esaslar doğrultusunda yapılır."
14.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Kapsam ve nitelik”başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"1. Danıştay,bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleriningörevine giren uyuşmazlıklarınçözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabidir.
..."
15.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun"İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli veE:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme:8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarhariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilininanılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17.Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
18.Dava, davacının İleri Girişimci Destek Programı başvurusununuygun bulunmasından sonra, destek alabilmek için KOSGEB'eyanıltıcı bilgi verildiği gerekçesiyle; KOSGEBSincan Müdürlüğünün, desteğinsonlandırılmasına ve verilen desteklerin geri tahsil edilmesineilişkin29/04/2021 tarih ve 15 sayılı İleri GirişimciDestek Programı Kurul Kararının iptali istemiyleaçılmıştır.
19.Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birliktedeğerlendirildiğinde; dava konusu edilen işlemleri tesis edenKOSGEB’in, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili,tüzel kişiliği haiz, özel bütçeli bir kamukuruluşu olduğu; buna karşılık ilgili mevzuatta,davalı Başkanlığın “bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerinetabi” olduğunun açıkçabelirtildiği ve bu konuda herhangi bir istisnaya yer verilmediğigörülmüştür.
20.Bu itibarla, mevzuatın açık hükümlerikarşısında, ortada kamu hukukundan kaynaklanan ve kamugücünün verdiği üstün yetkiler kullanılaraktesis edilmiş tek taraflı idari nitelikte bir işleminvarlığından söz etmek olanaksız olduğundan;bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabiolan KOSGEB tarafından tesis edilen işlemin/işlemlerin iptaliistemiyle açılan davanın, özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile Ankara 6. İdare Mahkemesinin 25/11/2022 tarih veE.2022/317 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 6. İdare Mahkemesinin 25/11/2022 tarih veE.2022/317 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
16/10/2023tarihinde, Başkan Muammer TOPAL, Üyeler Ahmet ARSLAN ve BilalÇALIŞKAN’ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
15/07/2018tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren Bakanlıklara Bağlı,İlgili; İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle DiğerKurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkındaki 4Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 224.maddesinin 1. fıkrasında; ülkenin, ekonomik ve sosyalihtiyaçlarının karşılanmasındaküçük ve orta ölçekli işletmelerinpayını ve etkinliğini arttırmak, rekabetgüçlerini ve düzeylerini yükseltmek, sanayideentegrasyonu ekonomik gelişmelere uygun biçimdegerçekleştirmek amacıyla, Küçük ve OrtaÖlçekli İşletmeleri Geliştirme ve Desteklemeİdaresi Başkanlığı kurulduğu belirtilmiş,yine aynı maddenin 2. fıkrasında; Kuruluşun, Sanayi veTicaret Bakanlığı ile ilgili bir Kamu Kuruluşu olduğu,tüzel kişiliğe haiz ve bütün işlemlerindeözel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu hükümlerineyer verilmiş bulunmaktadır.
3624sayılı Küçük ve Orta Ölçekliİşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresiBaşkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 4 ve 12.maddelerine dayanılarak çıkarılan ve 15/06/2010 tarih ve27612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, dava konusu desteklemeödemesinin dayanağını oluşturan, KOSGEB DestekProgramları Yönetmeliği’nin 5. maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik kapsamındasağlanacak destekler, KOSGEB tarafından destek programlarıçerçevesinde verilir. (2) Destek programları; ülkeninekonomik ve sosyal ihtiyaçlarınınkarşılanmasında, küçük ve ortaölçekli işletmelerin payını ve etkinliğiniartırmak, rekabet güçlerini ve düzeyleriniyükseltmek, sanayide entegrasyonu ekonomik gelişmelere uygunbiçimde gerçekleştirmek, ihracattaki paylarınıartırmak, araştırma- geliştirme, yenilik veişbirliği faaliyetlerini desteklemek ve girişimcilikkültürünü geliştirmek amacına uygun olarak; Ar-Geve yenilik, endüstriyel uygulama, girişimcilik, pazarlama,e-dönüşüm, kurumsallaşma, markalaşma, kalitegeliştirme, tasarım, çevre, enerji veişbirliği-güçbirliği ile gününşartlarına bağlı olarak oluşabilecek diğerkonularda, Kalkınma Planları, Hükümet Programları veYıllık Programlarda belirlenen hedefler dikkate alınarakhazırlanır. Destek programlarına ilişkin olarakKalkınma Ajansları ile kurulacak işbirliğininçerçevesi protokoller ile belirlenir. (3) DestekProgramlarının teknik, mali ve idari hususları her bir destekprogramında ayrı ayrı belirtilir. Destek Programları;amaç, kapsam, destek türleri ve unsurları, destekmiktarı, destek oranı ve her bir programa mahsus genelhükümleri içerir. (4) Destek Programları, İcraKomitesi onayı ile yürürlüğe girer. Onaylanan destekprogramları KOSGEB’in www.kosgeb.gov.tr internet adresinden duyurulur,ayrıca yazılı duyuru yapılmasına gerek yoktur. DestekProgramlarının değiştirilmesi, kaldırılmasıve/veya birleştirilmesi icra Komitesi kararıyla yapılabilir. (5)İcra Komitesi tarafından onaylanan destek programlarınınuygulama esasları Başkanlıkça belirlenir veKOSGEB’in www.kosgeb.gov.tr internet adresinden duyurulur, ayrıcayazılı duyuru yapılmasına gerek yoktur.”hükmüne, “DestekTürleri” başlıklı 6. maddesinde; “Destek programları kapsamında geriödemeli ve/veya ödemesiz destek verilir.” hükmüne, “Destek programına başvuru vedeğerlendirme” başlıklı 7/5. maddesinde;“Destek programlarındanyararlanacaklardan, ilgili KOSGEB mevzuatına uyulacağına dairtaahhütname alınır.” hükmüne, “İzleme ve Değerlendirme”başlıklı 9. maddesinde ise; “Destekprogramları, program ve/veya işletme esaslı olarak izlenir,programların ülke ekonomisi ve işletmelere etkileri vesonuçları değerlendirilir. İzleme vedeğerlendirmeler, Başkanlıkça belirlenen esaslardoğrultusunda yapılır.” hükümleri yeralmaktadır.
Dosyanınincelenmesinden; davacının yaptığı ilerigirişimci desteğinin uygun bulunması üzerine destekbaşvurusunun onaylandığı, ancak daha sonra destek alabilmekiçin başvuruda bulunan şirketin KOSGEB'eyanıltıcı bilgi verdiği gerekçesiyle desteğinsonlandırılmasına ve verilen desteklerin geri tahsil edilmesineilişkin KOSGEB Sincan Müdürlüğünün29/04/2021 tarih ve 15 sayılı İleri Girişimci DestekProgramı Kurul Kararının verildiği, davacıtarafından anılan kararın iptali istemiyle de bakılmaktaolan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1 a-maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, idari dava türleri arasındasayılmıştır.
İdariişlem; idarenin, hukuk aleminde değişiklik, yenilik doğuranirade açıklaması olup; bir tasarruf veya kararın idariişlem sayılabilmesi için, idari makamca verilmişolması ve idarenin, idare hukuku alanında gördüğüidari faaliyete ilişkin olması gerekmektedir.
İdarimakamların, idari faaliyetin görülmesi sırasındakullandıkları kamu gücü ise, söz konusu makamlara,bireyler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesindenbağımsız bir şekilde, hatta karşıt iradelerinerağmen, tek yanlı olarak hukuki sonuçlar ve etkileryaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneğitanıdığından, kamu gücününkullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idariyargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.
Bunagöre, idare ile özel hukuk sözleşmesi imzalanmasınakadar geçen süreçte idarece tesis edilen idari işlemlerniteliği itibarıyla idari yargının denetimine tabi iken;sözleşmenin imzalanmasından sonraki aşamalarda tesis edilenişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm veçözümü ise, sözleşmeden ayrılabilirnitelikte olmadıkça, adli yargı yerine aittir.
Aktarılankural, dava konusu olaya uygulandığında; taahhütnameimzalanana kadar, idarece, tek yanlı ve kamu gücüne dayalıolarak tesis edilen işlemler idari yargının denetiminetâbi iken; başvurunun kabul edilip taahhütnameimzalanmasından sonra, taahhütname uyarınca tesis edilenişlemler adli yargı yerinin denetimine tabi olmaktadır.
Uyuşmazlıkta,davacının yaptığı ileri girişimci desteğininuygun bulunması üzerine destek başvurusununonaylandığı, ancak daha sonra destek alabilmek içinbaşvuruda bulunan şirketin KOSGEB'e yanıltıcı bilgiverdiği gerekçesiyle desteğin sonlandırılmasınave verilen desteklerin geri tahsil edilmesine yönünde tek yanlıve kamu gücüne dayalı olarak tesis edilen bir idari işlembulunmaktadır. Dava konusu idari işlemin, sözleşmekoşullarına veya taahhütnameyeaykırılığın tespiti nedeniyle değil de, KOSGEBUygunsuzluk Yönergesi hükümlerineaykırılığın tespiti nedeniyle tesis edildiğigörülmektedir.
Buitibarla, sözleşmeden ayrılabilir nitelikte bulunan vetaahhütnameden doğmayan davalı idarenin tek taraflı, kamugücüne dayanılarak tesis ettiği dava konusu işlemlereilişkin uyuşmazlığın görüm veçözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğugörüşü ile aksi yöndeki çoğunlukkararına katılmıyoruz.
Başkan Üye Üye
Muammer Ahmet Bilal
TOPAL ARSLAN ÇALIŞKAN