T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/400
KARAR NO : 2023/629
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Trafik kazasından kaynaklanan veİcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : ... Sigorta A.Ş.
Vekili : Av.U.Ç
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. A. Y
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, Davalı kurum aleyhine İstanbul 25. İcraMüdürlüğünün 2016/27692 Esas sayılıdosyasında icra takibine başlandığını,davalı/borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibe konualacağın 16/07/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasındahasar gören araç sahibi M.N.K'a sigorta şirketitarafından 13/08/2015 tarihinde yapılan ödemenin rücualacağından kaynaklandığını, sigortadanalınan hasarlı aracın davacı şirket tarafındansatımı için yapılan görüşmeler neticesinde16.900 TL'ye satıldığını, neticede davacının14.100 TL'lik bir zararının doğduğunu, hasar bedelinin kazatespit tutanağı ve ekspertiz raporu doğrultusunda yolunbakım ve onarım çalışmalarınıyürüten Karayolları Genel Müdürlüğünerücu edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, davalıaleyhine icra takibine girişildiğini ve neticede icra takibinindurdurulduğu belirtirek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksunitirazın iptali, takibin devamı, haksız yapılan itirazdandolayı davalının % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkartazminatına mahkum edilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi20/11/2018 tarih ve E.2017/203, K.2018/345 sayılı kararı ile, dava konusu kazanın meydanagelmesinde davalının herhangi bir kusurununbulunmadığını, araçsürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu,davalının zararının tazmini açısındansorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanınreddine karar vermiş, bu karara karşı davacı vekili istinafisteminde bulunmuştur.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 17/05/2019 tarih veE.2019/1413, K.2019/761 sayılı kararı ile, "... dava dilekçesindeki ilerisürülüşe göre davacı, davalının hizmetkusuruna dayanarak rücuen talep edeceği tazminat için icratakibi başlatmış, itiraz üzerine de eldeki davayıaçmıştır.
Anayasa'nın 125/1.maddesi ile idarenin her türlüeylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıkolduğu; 2577 sayılı İYUK 2-b bendinde, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlaledilenler tarafından, idari yargı yerinde tam yargı davasıaçabileceği hüküm altınaalınmıştır. Dolayısıyla somutuyuşmazlıkta yargı yolu bakımından idare mahkemelerigörevlidir.
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Bazı DüzenlemelerYapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8.maddesi ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 42.maddesine eklenen fıkrada; “İdari yargının görevalanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz”şeklinde; yine aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesiile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’na eklenengeçici 13. maddede; “(1) İdari yargının görevalanına giren konularda, bu maddenin yürürlüğegirdiği tarihten önce başlatılmış ilamsızicra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce42. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca dosyaüzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıyaresen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararınıntebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yolunabaşvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesindenitibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde davaaçılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşmekararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin kararkesinleşmeden takibe devam edilemez. (2) Birinci fıkrakapsamındaki ilamsız icra takipleri hakkında açılmışitirazın iptali veya itirazın kaldırılmasıdavalarında talep üzerine, karar verilmesineyer olmadığına karar verilir. Taraflarınyaptığı takip ve yargılama giderleri ile vekaletücreti üzerlerinde bırakılır. Bu kararınkesinleşmesi üzerine takip dosyası icramüdürlüğüne iade edilir ve takip hakkında birincifıkra uyarınca işlem yapılır” şeklindedüzenleme yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, eldeki uyuşmazlıklailgili olarak15/08/2017 tarih ve 694 sayılı KHK'nın8. maddesiile eklenen 2004 sayılı İİK'nın 42/son maddesi ileaynı KHK'nın 9. maddesi ile eklenen İİK'nıngeçici 13. maddesi uyarınca işlem yapılarakaçılan dava hakkında "esasa ilişkin kararverilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekirkenyazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı,
Bu nedenle davacı vekilininistinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğincekabulü gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararınınkaldırılmasına..." kesin olarak kararvermiştir.
4. İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/09/2019tarih ve E.2019/244, K.2019/428 sayılı kararı ile,kaldırma ilamı doğrultusunda davada esasa ilişkin kararverilmesine yer olmadığına dair karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
5.Davacı vekili,bu kez, 34 HG 6977 plakalı aracın O1 KuzeyyolMecidiyeköy Viyadüğü üzerinde seyir halinde iken,yolun zemininde bulunan bağlantı demirlerinin yola taşmasınedeniyle bu demirlere çarpması neticesinde oluşan trafikkazası nedeniyle ödemiş olduğu zararın tam yargıdavası şeklinde davalıdan tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
6. İstanbul 12. İdare Mahkemesi 21/01/2020tarih ve E.2020/12, K.2020/63 sayılı kararı ile, 2918sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bukarara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
7.İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi08/09/2020 tarih ve E.2020/740, K.2020/711 sayılı kararı ile,istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesikararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerininbulunmadığı anlaşıldığından vedilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusukararın kaldırılmasını sağlayacak niteliktegörülmediğinden başvurununreddine kesin olarak karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
8. 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklıÜçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; "Takip talebi vemuhtevası" başlıklı 58. maddesinde, takip talebinin icradairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş,"Ödeme emri ve muhtevası"başlıklı 60. maddesine göre, takip talebi üzerine icramüdürünce ödeme emri düzenleneceğibelirtilmiş,Kanun'un 62-65. maddelerinde itiraza ilişkinhükümlere yer verilmiş, 66. maddesinde, süresiiçinde yapılan itirazın takibi durduracağı kuralabağlanmıştır.
9. 2004sayılı Kanun'un "a)İtirazın iptali" başlıklı67. maddesişöyledir:
"(Değişik:18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birincifıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı,itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeyebaşvurarak, genel hükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1md.) Bu davada borçlunun itirazınınhaksızlığına karar verilirse borçlu; takibindehaksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna,davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, redveya hükmolunan meblağın yüzde yirmisindenaşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veyamirasçı ise, borçlu hakkında tazminathükmolunması kötü niyetin sübutunabağlıdır.
(Mülga dördüncüfıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkradayazılı itirazın iptali süresini geçirenalacaklının umumi hükümler dairesindealacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı,kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde,takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
10. 2004sayılı Kanun'un "İcradaireleri" başlıklı 1. maddesinin birincifıkrasında, “Her asliyemahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesibulunur” denilmektedir.
11.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun"İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. (Mülga: 2/7/2018 -KHK-703/185 md.)"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin MuammerTOPAL'ın Başkanlığında, Üyeler NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, MahmutBALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan 16/10/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre, İdare Mahkemesinin, anılan Kanun'un 19.maddesine göre başvuru yaptığı, Kanun'un 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları, konusu ve sebebininaynı” olması koşulununöngörüldüğü, buna göre; adli yargıyerinde aynı somut olay nedeniyle borçlunun itirazınıniptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle; bunakarşılık idari yargı yerinde rücuen tazminatdavası açılmış ise de; ikinci davanın, ilkdavada verilen karar doğrultusunda oluşturulduğu ve “itirazın iptali ile icra inkartazminatına hükmedilmesi” istemi yönündengörev uyuşmazlığının doğduğu kanaatinevarıldığından ve sonuçta Mahkemece idari yargıdosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
14. Dava,davalı idarenin sorumluluk sahasındaki yolda meydana gelen maddihasarlı trafik kazası sebebiyle oluşan hasar bedelinin tahsiliamacıyla yürütülen icra takibine yapılan itirazıniptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyleaçılmıştır.
15. Yukarıdayer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, itiraz nedeniyle takibindurması üzerine alacaklıya, itirazın iptali için2004 sayılı Kanun'da iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göremahkemeye başvurmak, İkincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasınıistemektir. İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundakidavacı tarafından, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmaksuretiyle itirazın iptali davasıaçılmıştır.
16. Yukarıdahükmü yazılı 67. maddede sözü edilen mahkeme ileicra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımındanbağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması vetakip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasınınadli yargı yerinde görülmesi gerektiğiaçıktır.
17. Buduruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik67. maddesine göre açılan itirazın iptalidavasının görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Kaldı ki davanın idarenin hizmet kusuru sonucu oluşan trafikkazasından kaynaklanan rücuan tazminat davası olarak kabulühalinde de, Uyuşmazlık Mahkemesinin yerleşikiçtihatları gereği 2918 sayılı Kanun uyarıncaaçılan her türlü sorumluluk davalarında adliyargı görevlidir.
18.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/09/2019 tarih ve E.2019/244,K.2019/428 sayılı kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/09/2019 tarih ve E.2019/244,K.2019/428 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
16/10/2023tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN