T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/43
KARAR NO : 2023/654
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET:2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : N.Y
Vekili : Av. M.A.Ö
Davalılar
Adli Yargıda : 1-Ö.B.O-A.M.H.Vakfı
Vekili : Av. A.K 2- B.T
Vekili : Av. A.G.H 3- O.B
Vekili : Av.İ.Ö.T
İdari Yargıda :Ö.B.O-A.M.H.V
Vekili : Av. A.K
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili müvekkilinin estetik ameliyat yaptırmakamacıyla Dr. B.T ile iletişime geçtiğini vetarafların aralarında yaptığıgörüşmeler neticesinde ameliyatın davalı hastanedeyapılmasına karar verdiklerini, 25/05/2021 tarihinde ameliyathanedegerçekleştirilen operasyon sırasında davacıyabağlanan ısıtıcı ekipman nedeniyle davacınınbacaklarında yanıklar oluşması üzerine ilk tedavinindavalı hastanede görevli Dr. O.B tarafındanyapıldığını, oluşan bu yanıklar nedeniyledavacının bir müddet çalışamamasınedeniyle kazanç kaybına uğradığını ve busüreçte yaşamış olduğu elem veıstırap nedeniyle manevi olarak zarargördüğünü beyan ederek fazlaya dair haklarısaklı kalmak üzere şimdilik 100 TL kazanç kaybı ve300.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardantahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Eskişehir Tüketici Mahkemesi 15/06/2022tarih ve E.2022/297, K.2022/582 sayılı kararı ile,davalı hastane yönünden yargı yolunun caiz olmaması,davalı doktorlar yönünden ise pasif husumet yokluğunedeniyle HMK'nin 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddinekarar vermiş, tarafların istinaf etmemesi üzerine kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava mahiyeti itibariylehizmet ilişkisinden kaynaklı olarak hekim hatasına - hizmetkusuruna dayanan tazminat davasıdır. Her ne kadar davalışirket ise de dava konusu olay vakıf üniversitesinebağlı bir hastanede meydana gelmiştir ve davalı şirketde bu vakıf üniversitesinin iktisadi işletmesidir. Diğerdavalılar da zaten bu vakıf üniversitesindeçalışan doktordur.
T.C. YARGITAY 13. Hukuk Dairesi'nin2016/10129E-2016/19728 K sayılı ilamı ile İSTANBUL BAM 19. HukukDairesinin 2017/207E-2017/234K sayılı ilamlarında dabelirtildiği gibi;
Davaya konu zarar, Vakıf Üniversitesinebağlı bir hastanede yürütülen sağlık hizmetiesnasında meydana gelmiştir. Davalının sorumluluğunadayanak yapılan olgular, kamu hizmetiyle ilgili ve hizmet kusuruna ilişkindir.Davalı vakıf hastanesi olması nedeniyle kamu tüzelkişisidir. Bu hastanede çalışan doktor da bu şekildekamu görevlisi sayılmalıdır. Dolayısyla doğrudandoğruya kamu görevlisine dava açılması da mümkündeğildir.
2577 sayılı İdariYargılama Usulleri Yasasının 2/b Maddesine göre "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan " tamyargı davaları " na bakma görevi idari yargıyaverilmiştir. Öyle olunca, idare’nin, hizmet kusuru niteliğindekieylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İdari YargılamaUsulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğinceİdare’ye karşı idari yargı yerinde tam yargıdavası açılması gerekir.
Öte yandan diğerdavalı doktor hakkında açılan davanın da pasifhusumet yokluğundan reddi gerekir, şöyle ki; kamu hizmeti görenilgililerin yapmış olduğu iş ve işlemlerdenkaynaklanan kusura dayanan davalarda dahi ilgiliye husumet yöneltilemez,bu husus emsal yüksek yargı kararları ile debenimsenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 114.maddesinde de yargı yolu ve husumet dava şartları arasındasayılmış olup dava şartlarının mevcudiyetimahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğindengözetilmelidir. Bu nedenle yapılan ön incelemeduruşmasında esasa girmeden davanın davalı hastaneyönünden dava şartı yokluğundan diğer davalıyönünden ise husumet yokluğundan usulden reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(.Yargıtay13. Hukuk Dairesinin 01/11/2016 tarihli 2016/10129 2016/19728 Karar sayılıilamında belirtildiği gibi HMK'nun 114. maddesinde yargı yolunudava şartları arasında saymıştır. ayrıcayargıtayın yerleşmiş içtihatları ileYargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/05/2015 tarihli 1014/13-566esas2015/1339 karar yine benzer uyuşmazlıklarda Yargıtay 13.Hukuk dairesinin 2015/41186 esas 2017/4377 karar sayılı kararınYargıtay 13. Hukuk dairesinin 2015/13363 esas 2017/3325 kararyargıtay 13. Hukuk dairesinin 2015/24443 esas 2016/17383 kararsayılı ilamı da bu yöndedir.)"
3. Davacıvekili bu kez aynı istemle davalı hastaneye karşı idariyargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4.İstanbul 3. İdare Mahkemesi 10/11/2022 tarih ve E.2022/2174sayılı ara kararı ile, 2247 sayılı Kanun’un 19.maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulacağı belirtilerek Eskişehir TüketiciMahkemesinden E.2022/297 sayılı dosyanın gönderilmesininistenmesine karar vermiş, adli yargı yerince ilgili davadosyasının gönderilmesine karşın, 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca gerekçeli bir kararile görevli yargı merciinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken 27/09/2022tarih ve E.2022/2174 sayılı üst yazıyla, adli ve idariyargı dosyalarının "2247sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca gereği yapılmaküzere" gönderildiği belirtilerekgerekçeli bir karar olmaksızın Mahkememize başvuruyapılmıştır.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.Anayasa'nın "D.Duruşmaların açık ve kararların gerekçeliolması" başlıklı 141.maddesinin3.fıkrası hükmü şöyledir:
"Bütünmahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarakyazılır."
6.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un "Yargı mercilerinin uyuşmazlıkmahkemesine başvurmaları" başlıklı 19.maddesi şöyledir:
"Adli ve idari yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir."
7.Aynı Kanun'un "İncelemedeizlenecek sıra" başlıklı 27. maddesişöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresiiçinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."
8.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar"başlıklı24.maddesinin (e) bendi şöyledir:
" Kararlarda:
...
e) Kararındayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi vehüküm: tazminat davalarında hükmedilen tazminatınmiktarı,
...
Belirtilir..."
B. Yargı Kararları
9.Danıştay Sekizinci Dairesinin 19/10/2021 tarih ve E.2019/1164,K.2021/4647 sayılı kararının ilgilikısımları şöyledir:
"Öte yandan, AnayasaMahkemesinin bireysel başvuru kararlarında da değinildiğiüzere; Anayasa'nın 36. maddesinin 1. fıkrasında herkesinadil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak bumaddede gerekçeli karar hakkından açıkçasöz edilmemiştir. Anayasa'nın 36. maddesine "adilyargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede,Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle degüvence altına alınan adil yargılama hakkınınmadde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. NitekimAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 1.fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkınınkapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhilolduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'ninbirçok kararında vurgulanmıştır. DolayısıylaAnayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanmahakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini dekapsadığının kabul edilmesi gerekir. (Anayasa Mahkemesi,Abdullah Topçu, B. No:2014/8868, 19/4/2017, p. 75)
Bu bağlamda, AİHMiçtihatlarına göre, genel olarak her bir kararaçık, konuyla ilgili herkesin, mahkemenin neden belirli bir kararıverdiğini anlamasına imkan verecek şekilde olmalıdır.(AİHM, Seryavin ve Diğerleri/Ukrayna, p.57-61).
Mahkeme kararlarının,hüküm fıkrası ve hükmün dayandığıgerekçe ile bir bütün olduğu, gerekçesiz kararverilmesinin mümkün olmadığı açıkolduğuna göre, gerekçeninhem temyiz incelemesini yapacak merciaçısından hem de kararı uygulayacak olan idareaçısından yeterli açıklıkta olmasıgerekmektedir.
Yargılama hukukunda, yargı(hüküm), uyuşmazlığı çözmeklegörevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonundaulaştığı "sonuç"tur. Gerekçe,yargıcın çözümlemek durumunda olduğuuyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukukkuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tümayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olayauygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve buözelliği sebebiyle, yargılamanın nesnelliği ilevarılan yargının doğruluğu konusunda davanıntaraflarına güven, üst yargı yerine de denetlemeolanağı veren açıklamadır."
10. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin21/12/2021 tarih ve E.2021/14691, K.2021/12738sayılıkararının ilgili kısımları şöyledir:
"Belirtmek gerekir ki; T.C.Anayasa'sının 138 ve 141/3 maddeleri gereğince bütünmahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarakyazılması gerekir. 1086 sayılı Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3. maddesi ile 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c. maddesi, bir mahkeme hükmününkapsamının ne şekilde olması gerektiğiniaçıklamıştır. Bir mahkeme hükmünde,tarafların iddia ve savunmalarının özetinin,anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların,çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin,tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabitgörülen vakıalarla, bunlardan çıkarılansonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddütuyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.Bu kısım, hükmün gerekçebölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespitetmiş olduğu maddi vakıalar ile hükümfıkrası arasında bir köprü görevi yapar.Gerekçe bölümünde hükmündayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim,tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukukiniteliğini kendiliğinden (re’sen) araştırıpbularak hükmünü dayandırdığı hukukkurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.
Hakim, gerekçe sayesindeverdiği hükmün doğru olup olmadığını,yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygunolup olmadığını ancak gerekçe sayesindedenetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olupolmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, nekadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları tatminedemez. (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul HukukuDers Kitabı 6100 sayılı HMK’ye göre YenidenYazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Gerekçeninönemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmişolup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkısıkıya bağlıdır."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
11.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; Raportör-HâkimSüleyman ARIDURU'nun 2247 sayılı Kanun’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
12.Mevzuat kısmında belirtildiği üzere, yargıyerlerince2247 sayılı Kanun'un19. maddesi kapsamındaUyuşmazlık Mahkemesine yapılacak başvurularda, davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciinin, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile kendisininneden görevli olmadığına ilişkin başvurukararı ile başvurusunu yapacağı, bu kararında elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin ertelemesi gerektiği açıkçadüzenlenmiştir.
13.Dava dosyalarının incelenmesinden, adli yargı yerince verilengerekçeli görevsizlik kararından sonra, idari yargıyerinde açılan davada, Mahkemece, gerekçeli ve işinincelenmesinin ertelendiğine yönelik yeni bir karar verilmediğigibi, dosyanın27/09/2022 tarihli ve E.2022/2174 sayılı yazıylaUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, bu durumun dayukarıda açıklanan, kararların gerekçeliolması gerektiğine ilişkin Anayasa ve Kanun kurallarına,yüksek mahkeme içtihatlarına, somut uyuşmazlıkkapsamında ise 2247 sayılı Kanun'un 19. Maddesine aykırıolduğu sonucuna varılmıştır.
14.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,2247 sayılı Kanun'un19. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan İstanbul 3. İdareMahkemesinin 27/09/2022 tarih ve E.2022/2174 sayılıbaşvurusunun, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca reddigerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
2247sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşullarınoluşmaması nedeniyle, aynı Kanun’un 27. maddesiuyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUN REDDİNE,
16/10/2023tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN