T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/414
KARAR NO : 2023/649
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Belediyelerin katı atık toplama bedelinin özel hukuk hükümlerine tabi olan abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı gözetildiğinde, söz konusu ücretin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.Tic.A.Ş.
Vekili : Av. G.Y.H
Davalı : Didim BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. Ö. K
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, davalı idare tarafından müvekkilişirket aleyhine tahakkuk ettirilen 2017 yılı 1. ve 2.dönemlerine ilişkin 35.547 TL katı atık bertarafücretinin ve tahakkukun dayanağı meclis kararınınilgili hükmünün iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2.Aydın 2. İdare Mahkemesi 21/95/2018 tarih ve E.2018/373, K.2018/863sayılı kararı ile; dava konusu işlemin kısmen iptalineve kısmen karar verilmesine yer olmadığına kararvermiştir. Taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur.
3. İzmirBölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 26/02/2019 tarih veE.2019/154, K.2019/426 sayılı kararı ile, davanın katı atık tahakkukuna yönelikkısmının, özel hukuk hükümlerine tabi olanabonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, söz konusuücretin iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün adli yargımercilerine ait olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulüile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına vedavanın görev yönünden reddine kesin olarakkararvermiştir.
4.Davacı vekili bu kez, davalı belediye tarafından şirketaleyhinde düzenlenen 2017 yılı 1. ve 2. dönemlerineilişkin katı atık bertaraf ücreti olan 35.547 TLborçlu olunmadığının tespiti istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
5. Didim (Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/06/2022tarih ve E.2019/145, K.2022/210 sayılı kararı ile, taraflar arasındayapılmış bir abonelik sözleşmesininbulunmadığı, davalı ilçe belediyesince tektaraflı kamu gücüne dayalı olarak oluşturulanborçtan, sorumlu olmadığına yönelikaçılan davada idari yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar istinaf edilmeksizin 02/06/2023 tarihindekesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...davacı şirket tarafındanişletilen bir takım satış mağazalarınailişkin olarak davalı belediye tarafından 2017 yılı 1.ve 2. dönem olmak üzere sayılı toplam 35.547,00 TLkatı atık bertaraf ücreti talep edildiği, bunailişkindavacı şirket tarafından davalı Belediyetarafından davacı şirket adına düzenlenmiş 2016yılı 1. Ve 2. Dönemleri için 78.140,99 TL katıatık bertaraf ücreti tahakkuna ilişkin işlemingeçersizliği ve davacı şirketin bu tutarda borçluolmadığının tespitinin talep edildiği, 5216sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7. maddesinin 1.fıkrasının i bendi uyarınca katı atık bertaraftesislerinin kurulması, işletilmesi, buna bağlı olarak tümyükümlülüklerin yerine getirilmesi hususundabüyükşehir belediyelerinin yetkili ve görevli kabuledildiği, aynımaddenin 3. fıkrasının b bendinde isebüyükşehir katı atık yönetim planına uygunolarak katı atıkları toplamak ve aktarma istasyonlarına taşımakhususunda ise ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görevli ve yetkiliolduğunun düzenlendiği, 2872 sayılı Kanunun 11.maddesinde belirtilen ücretin ise söz konusu bertaraf tesislerininişletme, bakım ve onarım masraflarınınkarşılamak üzere katı atık toplama, taşımave bertaraf ücretinin alınacağı ifade edilerek katıatık bertaraf sürecindeki oluşan maliyetlerin birbütün olarak (toplama, taşıma ve bertaraf)değerlendirildiği ve bu süreçte oluşan giderlerin buhizmetten yararlananlardan alınacak katılım ücreti ile karşılanacağıifade edildiği,Yönetmeliğin de aynı doğrultudadüzenlemeler getirerek görevli bulunan Belediye tarafındankurulacak olan katı atık bertaraf tesisleri için bu tesisinişletme maliyetlerine katılım ve katı atıklarıntoplanma ve taşınma maliyetlerine ilişkin objektif maliyethesaplama kuralları getirdiği ve buna göre belirlenenücretin ise su faturaları ile katı atık üreticisi olanilgililere faturalandırılacağının belirtildiği,sonuç olarak anılan hizmetten yararlananlara yönelik olarakbelirlenecek olan tarife uyarınca yapılacak olan ücretlendirmeyetkisinin bahsi geçen tesisleri kurma ve işletme sorumluluğuolan Belediyeye ait olduğu bu nedenlerlekatı atıklarıtoplama ve taşıma hizmetlerine ilişkin katı atıkücretlerini belirlenlenme yetkisinin 2872 sayılı Kanunu'nun7/1-i maddesi gereğince Aydın Büyükşehir Belediye meclisineait olduğu, davalı ilçe belediyesinin böyle biryetkisinin bulunmadığı, taraflar arasında dosyakapsamına göre yapılmış bir aboneliksözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle davalıilçe belediyesinin tek taraflı kamu gücüne dayalıolarak ve abonelik ilişkisine bağlı olmaksızınoluşturulan tahakkuk ettirilen borcun olmadığına dairaçılan davalarda idari yargı yeri görevli olduğundanmahkemizin görevsizliğine, İzmir Bölge İdare Mahkemesi4. İdari Dava Dairesi 2019/154 Esas 2019/426 Karar sayılıdosyasında görevsizlik kararı verilmiş olup mahkememizişbu karşı görevsizlik kararının olumsuzgörev uyuşmazlığı nedeni ile uyuşmazlıkhususunda karar verilmek üzere dosyanın uyuşmazlıkmahkemesine gönderilmesine..."
6.Mahkemece, karar kesinleştikten sonra olumsuz görevuyuşmazlığının çözümüiçin dosya re'sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7.5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları"başlıklı 15. maddesinin (d) bendi şöyledir:
"d) özelkanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç,katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsiliniyapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukukhükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atıksu ve hizmet karşılığı alacakların tahsiliniyapmak veya yaptırmak"
8.2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun "Çevre Temizlik Vergisi"başlıklı mükerrer 44. maddesi şöyledir:
"Belediyesınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan vebelediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevretemizlik vergisine tabidir.
Genel ve katma bütçeliidareler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunlarınkuracakları birlikler, darülaceze ve benzeri kuruluşlar veüniversiteler tarafından münhasıran hizmetlerindekullanılan binalar, Kızılay Genel Merkezi ile şubeleri vekampları, Kredive Yurtlar Kurumuna ait öğrenci yurtları,korumalı işyerleri ile umuma açıkibadet yerleri,karşılıklı olmak şartıyla elçilik vekonsolosluk hizmetlerinde kullanılanlarla elçilerin ikametinemahsus olan binalar, milletlerarası kuruluşlar ve bunlarıntemsilcilikleri tarafından kullanılan binalar ile bunlarınmüştemilatı vergiye tâbi değildir.
Verginin mükellefi,binaları kullananlardır. Mükellefiyet binanınkullanımı ile başlar.
...."
9.Aynı Kanun'un "Ücrete Tabiİşler" başlıklı 97. maddesişöyledir:
“Belediyeler bu Kanundaharç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerinisteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmetiçin belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göreücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işlerkendi özel hükümlerine tabidir."
10.Atıksu Altyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf TesisleriTarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkinYönetmeliğin ''Tanımlar''başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendişöyledir:
"Abone: Su ve atık su vekatı atık hizmetlerinden faydalanan ve/veya faydalanacakgerçek veya tüzel kişiyi"
11.Yönetmeliğin ''Abonelik''başlıklı 10. maddesi şöyledir:
'"Atık su altyapıyönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tümgerçek ve tüzel kişilerin abone olması zorunludur''
B. Yargı Kararları
12.Su abonesi olmayan kişi hakkında İSKİ TarifelerYönetmeliği hükümlerine göre tahakkuk ettirilenatık su bedeline ilişkin faturanın iptali istemiyleaçılan bir davada, İstanbul3. Vergi Mahkemesi’nce, davakonusu bedelin vergi, resim, harç benzeri mali yükümolduğu kabul edilmek suretiyle işin esası hakkında verilenkararı temyizen incelemekte olan Danıştay Dokuzuncu Dairesitarafından, iş yerinde yer altı suyunun kullanılmasınedeniyle İSKİ tarafından istenen atık su bedelinin vergi,resim, harç benzeri mali yükümlülük olmayıp,akdi nitelik taşıdığı kanaatinevarıldığından bahisle temyiz incelemesi ertelenerek, 2247sayılı Kanun’un 20. maddesine göre görevli yargıyerinin belirlenmesi için başvuruda bulunulması üzerine,Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü; 14/10/1991 tarih veE.1991/29, K.1991/29 sayı ile, gerek 2560 sayılı Kanun’un23. maddesi gerekse buna dayanılarak çıkarılanİSKİ Tarifeler Yönetmeliği’nin 5., 16. ve 17.maddelerinde, İSKİ’ye ait kanalizasyonu kullananlardanatık su bedelinin tarifeye göre alınacağınınaçıkça belirtildiği ve bunun taraflar arasında birsözleşmeye dayandırılacağının hükmebağlandığı, buyurucu nitelikteki bu hükmünsözleşme yapılmaksızın atık su üretenleri desözleşme yapmakla yükümlü kıldığı,bu hükme uymayanların sözleşme yapma durumundaolmaları nedeniyle atık su bedeli ödemektenkaçınmalarına olanak bulunmadığı,sözleşmeden kaçınmanın söz konusu bedelinödenmesinden kurtulma sonucunu doğurmayacağı vebunların da sözleşmeli sayılmalarınıngerektiği, öte yandan Kanun ve Yönetmelik ileöngörülen usul ve esaslara göre İSKİ tarafındandüzenlenen tarifelerle tespit edilen atık su bedelininAnayasa’nın 73. maddesinde öngörüldüğübiçimde kanunla konulan vergi, resim, harç ve benzeri bir maliyükümlülük olduğundan söz edilemeyeceği, buitibarla, atık su bedeli, vergi, resim, harç ve benzeri maliyükümlülük olmayıp, özel hukuk alanındakialacak-borç ilişkisini içeren abonman sözleşmesinedayalı ve idarece düzenlenen bir tarife uyarınca alınan birbedel olduğundan, bu konuyla ilgili anlaşmazlığınçözümünün adli yargının görevinegirdiği gerekçesiyle ve Anayasa Mahkemesi’nin 14/02/1991tarihli ve E.1990/18, K.1991/4 sayılı kararında yazılıgerekçede de bu görüşün kabul edildiğindenbahisle, Danıştay Dokuzuncu Dairesince yapılan başvurununkabulü ile uyuşmazlık konusu davanın adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bukarar 26/11/1991 tarihli ve 21063 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanmıştır.
13.Anayasa Mahkemesinin 08/05/1991 tarihli ve 20865 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan 14/02/1991 tarihli ve E.1990/18, K.1991/4sayılı kararında, atık sularkarşılığı alınacak bedelin niteliği sorunuayrı bir başlık altında ele alınmış ve aynenşöyle denilmiştir:
“Vergi benzeri maliyükümlülüklerin en belirgin özellikleri genellikle,bir kamu hizmeti karşılığında kamu gücünedayanılarak tek taraflı yükletilmeleri, harç ve resmegöre, daha çok ücret görünümündeolmalarıdır.
Atık su bedeli,kullanılmış suların uzaklaştırılmasıkarşılığında yapılacak bir tarifeye ve abonmansözleşmesine göre alınmaktadır. Başka bir deyişle,idareyle kişi arasında sözleşmeyle alacak- borçilişkisi doğmakta, ödenecek miktar İSKİ ile kişiarasında abonman sözleşmesiyle özel hukuk ilişkisikurulmasından sonra yapılan hizmetkarşılığında maliyet- kâr esasına görebelirlenmektedir. Ödemenin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil, tarifeye ve iki taraf arasında yapılanabonman sözleşmesine dayanmaktadır. Nitekim, ödemelerinyapılmaması durumunda İSKİ alacağını, AmmeAlacaklarının Tahsili Hakkındaki Yasa’ya göredeğil, özel hukuk ilişkisi içinde ilgili Yasa’yagöre alacaktır. Abone ile İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi (İSKİ) arasında yapılan abonmansözleşmesi, daha çok “tip” sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerinekatılımı (iltihakı) söz konusudur. Ancak bu durum,idareyle kişi arasında kurulan özel hukuk ilişkisini, kamuhukuku ilişkisine dönüştürmez. Çünkü,birçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunlukla,tip sözleşmelerle ve kişilerin katılımıylagerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır..."
Açıklanan nedenlerle,atık suların uzaklaştırılmasıkarşılığında alınan ücretlerin vergi, resim,harç benzeri mali yükümlülük olarak kabul edilmemesigerekir.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada idare mahkemesince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
15.2247 sayılı Kanun'un14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargımercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
16.Kanun'un 19. maddesindeki “Adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir...”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
17.Kanunkoyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. madde iledaha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
18.Olayda, adli yargı yerince, İdare Mahkemesinin görevsizlikkararı ile Mahkemeleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığıçıktığından dolayı, görevsizlikkararı yanında, görevli yargı yerinin belirlenmesiamacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de re'sen karar verildiği, kararınkesinleşmesinden sonra, idari yargı dosyası temin edilmedenuyuşmazlığın giderilmesine yönelik davanıntaraflarının bir istemi de olmadan dosyanın üstyazıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiğigörülmüştür.
19.Bu haliyle, her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemesince re’sen yapılanbaşvuru, 2247 sayılı Kanun’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Asliye Hukuk Mahkemesince re'senyapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesikapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek usul ekonomisine gerekse deUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
20.Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
21.Dava, davalı idare tarafından davacı şirket aleyhinetahakkuk ettirilen 2017 yılı 1. ve 2. dönemlerine ilişkinkatı atık bertaraf ücreti olan 35.547 TL'nin iptali veborçlu olunmadığının tespiti istemiyleaçılmıştır.
22.Belediye, belde sakinlerinin mahallî müşterek niteliktekiihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve kararorganı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan,idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzelkişisini ifade etmektedir. Böyle olmakla birlikte, bu kuruluşunkişilere sağladığı hizmete ilişkin işlem veeylemlerinin yargısal denetimini yapacak yargı düzeninibelirleyebilmek için, işlem ya da eylemin özel hukukilişkilerinden veya kamusal yetkilerin kullanılmasından doğupdoğmadığına bakmak gerekir.
23.Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve ilgili mahkemekararları da dikkate alındığında, davalı belediyetarafından düzenlenenkatı atık bedeliödenmesineilişkin işlemin, gerek belediye tarafından tesis edilmişolması ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 16/06/2003 tarihli veE.2002/57, K.2003/34 sayılı, 02/04/2007 tarihli ve E.2004/127,K.2007/31 sayılı hükümuyuşmazlığının giderilmesine ilişkin kararlarındada açıklandığı üzere bu işlemin vergi,resim, harç ve benzeri mali yükümlülük mahiyetinitaşımaması, gerekse de taraflar arasında adıgeçen iş yerinin su aboneliğine tabi bir abonelikilişkisi bulunduğunun kabulü gerektiği hususlarıbirlikte değerlendirildiğinde, söz konusu ücretin idareylekişi arasında abonman sözleşmesiyle kurulan özel hukukilişkisi çerçevesinde ve hizmetkarşılığında maliyet-kâr esasına göreidarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücretolduğu anlaşılmıştır.
24.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi ileUyuşmazlık Mahkemesi kararlarındaki “atık su bedelinin, vergi benzeri maliyükümlülük olmayıp, idareyle kişi arasındaabonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisiçerçevesinde ve hizmet karşılığındamaliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeyedayanılarak alınan bir ücret olduğu”yolundaki kabulün sonuçları itibarıyla idarenin faaliyetalanıyla ilgili olarak yürürlüğe koyduğuyönetmelik ile buna dayanan tarife kararlarının yargısaldenetiminin idari yargı yerinde, abonman sözleşmesine dayananbir alacak-borç ilişkisi kapsamındaki atık su bedelinintahsiline ilişkin davaların ise adli yargı yerindegörülüp çözümlenmesi gerekmektedir.
25.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Didim (Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ile Mahkemeceverilen 13/06/2022 tarih ve E.2019/145, K.2022/210 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Didim (Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ileMahkemece verilen 13/06/2022 tarih ve E.2019/145, K.2022/210 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
16/10/2023tarihinde, OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN