T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/456
KARAR NO : 2023/651
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Davacının satın aldığı araca çalıntı olması nedeniyle el konulmasında tescil denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek, maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : ... Lojistik A.Ş.
Vekili : Av. D.Ş.Y
Davalı : İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. A.P.T
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, 13/04/2020 tarihinde davacının satınaldığı...AKV ...plakalı hususi aracınaçalınmış ve değiştirilmiş olduğugerekçesiyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının2021/22665 sayılı soruşturma dosyası kapsamında elkonulduğunu, aracın resmi olarak tutulan sicillere güvenerek vetamamen mevzuata uygun olarak satın alındığını,olayda idarenin haksız fiil sorumluluğu bulunduğunu ilerisürerek maddi zararın tazmini istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 14/04/2022tarih ve E.2022/140, K.2022/151 sayılı kararı ile, davalı idarenin hizmet kusuruna ilişkinaçılan davada idari yargının görevliolduğu" gerekçesiyle mahkemeningörevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan dolayıusulden reddine karar vermiş, bu karar karşı yapılanistinaf başvurusu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. HukukDairesinin 06/10/2022 tarih ve E.2022/1530, K.2022/1890 sayılıkararıyla esastan kesin olarak reddedilmiştir.
3.Davacı vekili, bunun üzerine idari yargı yerinde aynıistemle dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. İzmir 2. İdare Mahkemesi 22/06/2023 tarihve E.2022/2444 sayılı ara kararı ile, "2918 sayılı Kanun'dan kaynaklısorumluluk davalarının adli yargı yerindegörüleceğine dair 110.maddesi hükmügereğince", 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesiuyarınca görevli yargı yolunun belirlenmesi için davadosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine vedosya incelemesinin ertelenmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
5.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"a) Araçları, buKanuna göre araçlarda bulundurulması gerekli belge vegereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri,sürücülerin ve karayolunu kullanan diğer kişilerinkurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olupolmadığını denetlemek.
b) Duran ve akan trafiğidüzenlemek ve yönetmek.
c) El koyduğu trafikkazalarında trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek.
d) Trafik suçuişleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleriyapmak ve takip etmek.
e) Trafik kazası neticesindehastalanan veya yaralananların bakımlarını sağlayacaktedbirlerin süratle alınmasına yardımcı olmak veyakınlarına haber vermek.
f) Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek.
g) Sürücülerinbelgelerini vermek.
h) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukuki değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek.
i) Trafik kazalarınınoluş nedenleri ile ilgili tüm unsurları kapsayan istatistikverileri ve bilgilerini toplamak, değerlendirmek, sonuçlarınagöre gereken önlemlerin alınmasını sağlamak veilgili kuruluşlara teklifte bulunmak.
j) Hasar tazminatıödemelerini hızlandırmak amacıyla sigortaşirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgeleri vermek.
k) Ayrıca bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülere aitbilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılması işlemleri,bu değişiklik veya şerhlere karar veren yargı ve icrabirimleri ile kamu kurum veya kuruluşları tarafından elektroniksistemle yapılabilir. Sürücü belgesi ve tescilişlemlerine esas teşkil edecek bilgiler, İçişleriBakanlığı tarafından ilgili kamu kurum veyakuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçlasınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkrayailişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedeki görev, yetki vesorumluluklara ait diğer esaslar ile trafik kuruluşlarının,çalışma şekil ve şartları,görevlendirilecek personelin nitelikleri, seçimi,çalışma usulleri, görev, yetki ve sorumluluklarınaait esaslar İçişleri Bakanlığıncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir."
6.Aynı Kanun'un"Araçların satış, devir ve tescili ile buişlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk"başlıklı 20. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a) Araç sahipleri,
1-Tescili zorunlu ve ilk tesciliyapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet GenelMüdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veyakuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerine başvurmak,
2-Tescilin yapılması veyasilinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmeliktebelirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak zorundadırlar.
a) Araçların girişişlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15 güniçinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşunabildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır.Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satışve devirler geçersizdir.
Satış ve devirişlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılan satış vedevir işlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adınabir ay süreyle geçerli tescile ilişkin geçici belgedüzenlenir.
197 sayılı Kanunun 13üncü maddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklıkalmak kaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme vebildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bu konudayükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelere ilişkinusul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar.
Satış ve devirişlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez.
...
...
Haciz, müsadere, zapt, buluntu,trafikten men gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesimüdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ilediğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafındansatışı yapılan araçların satıştutanağının bir örneği aracın kayıtlıolduğu trafik tescil kuruluşlarına üçişgünü içerisinde gönderilir. Aracı satınalanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescilkuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almakzorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak içinsüresinde başvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendin uygulanmasınailişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri veMaliye Bakanlıkları yetkilidir.
..."
7. Aynı Kanun'un "Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar" başlıklı 22. maddesinde;Yönetmelikte gösterilen esaslara göre, birinci fıkradabentler halinde sayılan istisnalar haricinde kalan araçlarailişkin tescile yönelik işlemlerin Emniyet GenelMüdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluyla yapacağı düzenlenmiştir.
8.Aynı Kanun'un 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik "Görevlive Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.”
9.2918 sayılı Kanun'a dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28. maddesinde “Araçların Tescil Mecburiyeti”;29. maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30.maddesinde “Tescil İşlemleri MüşterekHükümleri”;31. maddesinde “Yeni Kayıt”;32. maddesinde“Tescil Belgesi veGeçerliliği”; 33. maddesinde “Motorlu araç trafik belgesi vegeçerliliği”; “Tescile Dair Diğer İşlemler” üstbaşlığı altındaki 36. maddesinde “Satış ve Devirler”; 37.maddesinde “Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescil işlemleri”;43.maddesinde “Çalınanaraçlar hakkında yapılacak işlemler”;44. maddesinde “Çalınan,kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgileri değişen belge veplakalar” ile ilgili hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
10. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı fıkrası şöyledir:
"İdari dava türlerişunlardır:
a) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari yargıyerince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
12. Raportör-Hâkim MuratUÇUR'un davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
13.Dava, davacının satın aldığı hususi aracınçalınmış ve değiştirilmiş olmasınedeniyle ceza soruşturması kapsamında el konulmasındatescil denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin kusurlu olduğuileri sürülerek, maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
14.İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiylenedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğanzararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuruveya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tamyargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığıöne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunundenetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu vezararın niteliği, sorumluluk ilkelerinin uygulanıpuygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken desorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
15.İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetinkuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnelnitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilenhizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesiveya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte veidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru,özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonimbir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur.Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunundoğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Kamugörevlilerinin hizmetin yürütülmesi sırasındakikusurlu eylemleri, idare yönünden nesnel nitelik taşıyanhizmet kusurunu oluşturmakta, bunun yargısal denetimi ise, kamuhizmetlerinin işleyişinin ve gereklerinin değerlendirilmesindeuzman olan idari yargı yerine ait bulunmaktadır.
16.Olayda, 13/04/2020 tarihinde davacının satınaldığı hususi aracın sahte trafik kayıtlarıoluşturularak kendisine satışınınyapıldığı, söz konusu aracı kanunlara uygunolarak, idare tarafından tutulan trafik tescil kayıtlarınagüvenerek satın aldığı, tüm bu nedenlerle zararauğradığı ve zararının meydana gelmesindedavalı idarenin de kusurlu olduğu ileri sürülerek, tazminatistemiyle açılan davada; kamu hizmetini yürütmekleyükümlü kılınan davalı idarenin, kamu hizmetiniyöntemine ve hukuk kurallarına uygun olarak yürütüpyürütmediğinin, dolayısıyla hukuki sorumluluğununbulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
17.Davalı idareler, kamu tüzel kişiliği olup; kural olarak,işlem ve eylemleri idari nitelik taşır. Somut olayda,davalı idarenin mevzuatla kendisine verilmiş bulunan görevlerigereği gibi yerine getirmediği ilerisürülmüştür. Trafik tescil ve büro amirliğitarafından araç tesciline ilişkin olarak yapılanişlemlerin idari nitelikte olup hiç yapılmaması,geç yapılması ya da gereği gibi yapılıpyapılmadığı hususunun idari yargı yerinin denetiminetabi bulunmasına göre, görevin hiç veya gereği gibiyerine getirilmemesi de hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı, 2577 sayılıKanun’un 2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşıidari yargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekir.
18.Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru ya da başka bir nedenlehukuki sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesiuyarınca idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
19.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,İzmir 2. İdare Mahkemesinin 22/06/2023 tarih ve E.2022/2444sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İzmir 2. İdare Mahkemesinin 22/06/2023 tarih ve E.2022/2444sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
16/10/2023tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN ve EyüpSARICALAR'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,davacının satın aldığı araca ceza soruşturmasıkapsamında change (çalınmış, şasi numarasıdeğiştirilmiş) olduğu gerekçesiyle el konulmasıolayında, araçların tesciline ilişkin hükümlereaykırı davranan idarenin kusur ve sorumluluğu bulunduğuiddiası ve uğranılan maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararında şu gerekçe ile anılankuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Uyuşmazlıkaçısından önem taşıyan kararın ilgilikısmı şöyledir:
“… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmeteilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydanagelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
Konuyailişkin mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararıgözetildiğinde, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin 2918sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan sorumlulukdavalarını kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Herne kadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet verenişlem ya da eylemlerin, dava dışı kişilerin hileliişlemleri yanında, aracın devir, satış ve tescilişlemlerinin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemlerinin olduğu iddia edilmekteise de; davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanun’un ve bu Kanun'un uygulanmasına yönelik KarayollarıTrafik Yönetmeliği'nin araçların devir, satışve tesciline ilişkin hükümlerine aykırı hareketedilmesinden kaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un110. maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Üye Üye Üye
NilgünTAŞ Doğan AĞIRMAN Eyüp SARICALAR