T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/206
KARAR NO : 2023/715
KARAR TR : 27/11/2023
ÖZET: Alkollü olarak araç kullanıldığından bahisle kendisine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca idari para cezası verilen ve sürücü belgesine el konularak hakkında ceza davası açılan davacının; bu süreçte yaşadığı mağduriyet nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı :S.K
Vekili : Av. T. Ö
Davalılar : İçişleriBakanlığı / Denizli İl EmniyetMüdürlüğü'ne izafeten
Vekili : Av. İ.S
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkiline, Denizli Bölge Trafik DenetlemeŞube Müdürlüğü Trafik Düzenleme ve DenetlemeBüro Amirliğinin 11/07/2020 tarih ve MA 57973301 Seri Numaralıtutanağı ile yapılan alkol kontrolünde 1.14 promil alkoltespit edildiği gerekçesiyle Karayolları TrafikKanunu’nun 48/5 maddesi gereğince 1.228,00 TL trafik idari paracezası ve ehliyete 6 aylık süre ile el koyma cezasıverildiğini, söz konusu Trafik İdari Para Cezasınıniptali için süresi içinde itirazda bulunulduğunu,Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/3615 D.iş sayılıdosyası ile itirazın reddedildiğini, bu karara karşıdasüresi içerisinde itirazda bulunulduğunu, Denizli 2.Sulh CezaHakimliğinin 30/12/2020 tarihli ve 2020/7879 D.iş sayılıkararı ile itiraz başvurularının kabulü ile sözkonusu idari yaptırım kararının iptaline vesürücü belgesinin iadesine karar verildiğini,müvekkili hakkında Denizli 17. Asliye Ceza Mahkemesinde E.2020/927sayılı dosya ile trafik güvenliğini tehlikeye sokmasuçundan da ceza davası açıldığını,trafik idari para cezasının iptalinden sonra ise müvekkilihakkında beraat kararı verildiğini, davacıya yapılanalkolkontrolünün 11/07/2020 tarihinde saat 00:37'degerçekleştiğini, müvekkilinin alkol metre ileyapılan kontrol sonrasında çıkan sonuca karşıilgili kolluk ekiplerine sözlü olarak itiraz ettiğini ve alkolalmadığını bu nedenle de alkol metrenin hatalıölçüm yaptığını belirttiğini, bunedenle defalarca hastaneye gitmek istediğiniemniyet görevlilerinesöylediği halde bu teklifinin reddedildiğini,yaşanılan bütün bu olayların sonrasındamüvekkilinin polis merkezinden çıkıp hiç vakitkaybetmeden Denizli Devlet Hastanesine giderek kan tahliliyaptırdığını ve çıkan tahlil sonucunun (0)çıktığını, kanında alkolerastlanılmadığını, yaşanılan tüm bu sürecinmüvekkilinde kaygıya ve strese yolaçtığını, bu durumun manevi birüzüntüye neden olduğunu, ayrıca idariyaptırım kararı ile ehliyetine de el konulduğundan gecevakti ikametgah adresine dönemediği için geceyibir oteldegeçirdiğini, konaklama bedeli olarak 120 TL, ayrıca tümbu süreç zarfında ulaşım bedeli olaraktaksiye 50 TLücret ödediğini olup toplamda 170 TL masrafyaptığını, yinemüvekkilinin yaşanılan buolay esnasında Zonguldak ilinde çalışmakta olduğukuruma gitmekte iken bu olaydan kaynaklı işine bir güngeç gitmek zorunda kaldığını ve Denizli ilinde birgece konakladığını, Zonguldak iline ailesinin yanınagidememesinden dolayı aile hasreti çekmek zorundakaldığını, yine yapılan itiraz sonucununkesinleşme sürecinin 6 aya tekabül ettiğini vesüreçte müvekkilinin hem maddi hem de manevi olarakyıprandığını, tüm bu nedenlerle fazlaya dairhakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 170 TL maddi ve3.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/07/2020 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarakdavacıya verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Denizli İdare Mahkemesi, 18/03/2021 tarih veE.2021/490, K.2021/379 sayılı kararı ile, 2918 sayılı Kanun’un 48/5,48/12, 6., 112. ve 110. maddesi hükümleri çerçevesinde,davacının tazminat isteminin, ilgili idarece ehliyetine elkonulması sırasında detaylı kontrol yapılmamasıhususuna dayandığı, ehliyetine el konulması hususunun 2918sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş olduğu dikkatealındığında, bakılmakta olan davanın bukısmının da 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından kaynaklandığıanlaşıldığından, açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde deadli yargının görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
3.Davacıvekili, bu kezaynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 14/04/2022 tarih ve E.2021/205, K.2022/150sayılı kararı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın reddine karar vermiş, kararakarşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi 03/10/2022 tarih veE.2022/2252, K.2022/1406 sayılıkararı ile, davacının kamu hizmetinin eksik,yanlış ve kötü işlemesisebebiyleuğramış olduğu zararları idareden talepettiği ve 2577 sayılı Kanun uyarınca eldekiuyuşmazlığın tam yargı davası olarak idariyargı mercilerinde çözümlenmesi gerektiği, bunedenle mahkemenin işin esasını inceleyerek yazılıbiçimde karar vermesinin doğru olmadığıgerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan kabulüne, HMK'nın353/1-a,6 madde ve bendi uyarınca kararınkaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesiiçin dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarakkararvermiştir.
6. Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 16/12/2022 tarih veE.2022/415, K.2022/512 sayılı kararı ile, AntalyaBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kaldırma kararıdoğrultusunda, dava şartlarından olan yargı yolunun caizolmadığı gerekçesiyle açılan davanınusulden reddine, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
7.Anayasa’nın “Temel hak vehürriyetlerin korunması” başlıklı 40.maddesinin üçüncü fıkrasışöyledir:
“Kişinin, Resmîgörevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucuuğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazminedilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”
8.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde,Kanun'un amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
9.2918 sayılı Kanun'un "Tanımlar”başlıklı 3.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Trafikten men: Trafik zabıtasınca, bu Kanunda belirtilen hallerde araçlailgili belgelerin alınması ve aracın belirli bir yereçekilerek trafikten alıkonulmasıdır."
10.2918 sayılı Kanun’un, “Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi” başlığı altındadüzenlenen 6. maddesi şöyledir:
“Trafik zabıtası vegenel zabıtanın görev ve yetki sınırı;
a)Trafik zabıtası:
(Birinci fıkra mülga:17/10/1996-4199/4 md.)
Trafik zabıtasıgörevi sırasında karşılaştığı acilve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülki idare amirlerince,emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen hallerdışında, trafik zabıtasına genel zabıtagörevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)Genel Zabıta
(Değişik: 21/5/1997-4262/1md.)
Trafik zabıtasınınbulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis;polisin ve trafik teşkilatının görev alanıdışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimialmış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmeliktebelirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye vetrafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.”
11.2918 sayılı Kanun'un"Alkol,uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altındaaraç sürme yasağı”başlığını taşıyan48. maddesinin ilgilifıkraları şöyledir:
"Uyuşturucuveya uyarıcı maddeleri almış olan sürücülerile alkollü olan sürücülerin kara yolunda araçsürmeleri yasaktır.
Uyuşturucu veya uyarıcımaddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya daalkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukçateknik cihazlar kullanılır.
Kişinin yaralanmalı veyaölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddihasarlı trafik kazasına karışması hâlinde,ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknikcihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ileölçüm yapılmasına müsaade etmeyen busürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adlitabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlısağlık kuruluşlarına götürülerekuyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitindekullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürükveya idrar gibi örnekler alınır. Bu işlem bakımından4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 75 incimaddesi hükümleri, beşinci fıkrası hariç olmaküzere uygulanır.
...
Yapılan tespit sonucunda, 0.50promilin üzerinde alkollü olarak araçkullandığı tespit edilen sürücüler hakkında,fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari paracezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreylegeri alınır. Hususi otomobil dışındakiaraçları alkollü olarak kullanan sürücülerbakımından promil alt sınırı 0.21 olarakuygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniylesürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalingerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beşyıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idaripara cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yılsüreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır.Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarakgeri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler,geçici alma süresinin bitiminde başlar.
...
Uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin kullanılıpkullanılmadığı ya da alkolün kandakimiktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlarkullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgesi iki yıl süreyle geri alınır.
............
Alkollü olarak araçkullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde sürücübelgeleri ikinci defa geri alınan sürücülerSağlık Bakanlığınca, usul ve esaslarıİçişleri, Millî Eğitim ve Sağlıkbakanlıklarınca çıkarılacak yönetmeliktegösterilen sürücü davranışlarınıgeliştirme eğitimine; üç veya üçten fazlageri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeyeve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar.
Sürücü belgeleriningeçici geri alma işlemleri bu Kanun'un 6 ncı maddesindesayılan görevliler tarafından yapılır.
Bu madde hükümlerinegöre geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesiiçin; ilgili kişi hakkında trafik kurallarınaaykırılık dolayısıyla bu Kanun hükümlerinegöre verilmiş olan idari para cezalarınıntamamının tahsil edilmiş olması; uyuşturucu veyauyarıcı madde alması nedeniyle sürücü belgesigeri alınanların ayrıca sürücü olmasındasakınca bulunmadığına dair resmi sağlıkkurumlarından alınmış sağlık kurulu raporununibraz edilmesi şarttır.
..."
12.2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir:
"(Değişik:11/1/2011-6099/14 md.)
İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanun'dandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesindede açılabilir”
13.2918 sayılı Kanun'un "Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki"başlıklı 112. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(Değişik:12/7/2013-6495/20 md.)
Bu Kanun'un 6 ncı maddesindesayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği hâller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanun'un 51 inci maddesininihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncüfıkralarında yazılı “100 ceza puanınıdoldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasınayine bu Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilenkesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerceilgili trafik birimlerine gönderilir.
Bu Kanun'a göregörülen davalar, diğer kanunlara göre görülendavalarla birleştirilemez...."
14.2918sayılı Kanun'un “Suçve ceza tutanakları” başlıklı 114. maddesişöyledir:
“(Değişik: 18/1/1985-KHK 245/13 md.; Değiştirilerekkabul: 28/3/1985 -3176/13 md.)
(Değişik birinci fıkra : 3/5/2006 – 5495/3 md.) BuKanun'da yazılı trafik suçlarını işleyenlerhakkında yetki sınırları içinde Emniyet GenelMüdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığıpersoneli ile Ulaştırma Bakanlığının veKarayolları Genel Müdürlüğünün ilgilibirimlerinin il ve ilçe kuruluşlarında görevli ve yetkilikılınmış personelince tutanak düzenlenir.
Birkaç trafik suçununbir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı cezauygulanır.
(Değişik fıkra: 3/11/1988–3493/48 md.) Yargıyetkisine giren suçlarla ilgili tutanağın bir sureti ilgilimahkemeye 7 iş günü içinde gönderilir.
(Mülga dördüncüfıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga beşinci fıkra:12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga altıncıfıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)
(Mülga yedi ve sekizincifıkralar: 3/11/1988 – 3493/48 md.)
Bu maddenin uygulanmasına aitusul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
(Ek fıkra: 3/7/2003-4916/32 md.) Trafik para cezaları kredikartı ile de ödenebilir. Kredi kartı ile yapılantahsilatın saymanlık hesaplarına aktarılma süresi ileuygulamaya ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığıncabelirlenir.”
15.5327 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Trafik güvenliğini tehlikeyesokma” başlıklı 179. maddesişöyledir:
“ (1) Kara, deniz, hava veyademiryolu ulaşımının güven içindeakışını sağlamak için konulmuş hertürlü işareti değiştirerek, kullanılamaz halegetirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlışişaretler vererek, geçiş, varış, kalkışveya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknikişletim sistemine müdahale ederek, başkalarınınhayatı, sağlığı veya malvarlığıbakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldanaltı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımaraçlarını kişilerin hayat, sağlık veyamalvarlığı açısından tehlikeli olabilecekşekilde sevk ve idare eden kişi,üç aydan iki yılakadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenleemniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek haldeolmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdakifıkra hükmüne göre cezalandırılır.”
B. Yargı Kararı
16.Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147)kararının ilgili kısmı şöyledir:
“… Anayasa Mahkemesinindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.
Açıklanan nedenlerle,itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/11/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
18.2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargımercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
19.2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
20.Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
21.Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı yanında,idari yargı ile adli yargı mahkemeleri arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı söz konusu olduğundanbahisle, görevli yargı yolunun belirlenmesi amacıyladosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararverildiği, ancak bunun ara kararı ile değil, dosyanınkapatılıp karar numarası alınmak suretiyleyapıldığı görülmüştür.
22.Bu haliyle, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar 2247 sayılıKanun’da öngörülen yönteme uymamaktadır.
23.Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasındaolumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından ve adliyargı dosyasının, davacı vekilinin dilekçesi dedikkate alınarak son görevsizlik kararını veren mahkemece,ekinde idari yargı dosyasıile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği hususları gözetildiğinde veadli yargı mahkemesince usule ilişkin başka bir noksanlıkdabulunmadığı anlaşıldığından, idari veadli yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
24.Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
25.Dava, Denizli Bölge Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğü Trafik Düzenleme ve Denetleme BüroAmirliği'nin 11/07/2020 tarih ve MA 57973301 Seri Numaralıtutanağı ile yapılan alkol kontrolünde davacıyahatalı ölçüm yapıldığıiddiasıyla; bu hatalı işleme bağlı olarakalkollüolarak araç kullanılması sonucu düzenlenensürücü belgesi geri alma tutanağı nedeniylesürücü belgesine el konulan, hakkında ceza davasıaçılan davacının bu süreçteyaşadığı mağduriyet nedeniyleuğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
26.Olayda davacıya alkollü olarak araçkullandığından bahisle 2918 sayılı Kanun uyarıncaidari para cezası verildiği ve davacının ehliyetinegeçici süre el konulduğu, davacının bu olaynedeniyle 5327 sayılı Kanun'un 179. maddesi uyarınca Asliye CezaMahkemesinde yargılandığı, davacının paracezasının iptal edilmesi ve ceza yargılaması sonunda beraatetmesi sonucunda uğradığı maddi ve manevi zararlarıntazmini istemiyle bakılan davaları açtığıanlaşılmıştır.
27.Anayasa'nınBaşlangıç kısmında öngörülenKuvvetler ayrımı ilkesi ile yargı ile ilgili 9. ve 138.maddeleri dikkate alındığında, bağımsız birerk olan yargının yargılama faaliyeti ile ilgiliişlemlerinin, Anayasa'nın 125. maddesinde öngörülenidari işlemler kapsamında değerlendirilmesi mümkünolmayıp, bu yargısal işlemler nedeniyle idari yargı yolunabaşvurulabilmesine imkân yoktur. Esasen bu durum, kuvvetlerayrılığı ilkesinin tabii bir sonucudur. CumhuriyetSavcılarıyla onlar adına işlem yapan kolluk personelininyargılamadaki fonksiyonu geniş çerçevede bir kamuhizmeti olarak değerlendirilse de, somut olarak, ifa edilen yargıfaaliyetinin bir parçası olduğunda ve yargısal işlemmahiyetini taşıdığından kuşkubulunmamaktadır. Yargılama sürecine katkıda bulunanişlemler ya da faaliyetler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasında dabu sorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeni içindeyapılması ve yargısal nitelikli bir işlemin idariyargı denetimi dışında tutulması gerektiğiaçıktır.
28.Dosyanın ve ilgili mevzuatın bir bütün olarak incelenipdeğerlendirilmesinden, tazminat isteminin 2918 sayılı Kanun'unuygulanmasından kaynaklandığı, ayrıca hatalıölçüm sonucu düzenlendiği ileri sürülentutanağın hukuki denetiminin de adli yargı yerindeyapıldığı gözetildiğinde, açılacaksorumluluk davalarının görüm ve çözümündede adli yargının görevli olduğu; meydana gelenzararların tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
29.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ile Mahkemeceverilen 16/12/2022 tarih ve E.2022/415, K.2022/512 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile mahkemeceverilen 16/12/2022 tarih ve E.2022/415, K.2022/512 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
27/11/2023tarihindeOY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN