T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/7
KARAR NO : 2023/693
KARAR TR : 27/11/2023
ÖZET: Sağlık Bakanlığı ile imzalanan Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesi uyarınca, Bahçelievler 3 No'lu Aile Sağlığı Merkezinde Aile Hekimi olarak görev yapan davacının hizmet akdi sözleşmesinin yaş haddi nedeniyle sona erdirildiğinden bahisle işsonu,kıdem ve ihbar tazminatının tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.D
Vekili : Av. H.K
Davalı : Sağlık Bakanlığı
Vekili : Av. A. O
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili iledavalı idare arasında 5258 sayılı Aile HekimliğiKanunu'nun 3. maddesi uyarınca belirli süreli idari hizmetsözleşmelerinin imzalandığını, müvekkilininbu sözleşmeler kapsamında Kasım 2010 tarihi itibariyle ailehekimi olarak çalışmaya başladığınıve en son Bahçelievler 3 No'lu Aile SağlığıMerkezinde aile hekimi olarak görev yapmakta iken yaş haddi nedeniyle02/05/2019 tarihinde ayrılış işlemlerinin tamamlanarakkendisine tebellüğ edildiğini fakat müvekkiline işsonu tazminatı ödenmesi gerekirken davalı idarece herhangi birödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000TL iş sonu tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdantahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. İstanbul 8. İdare Mahkemesi 18/11/2019 tarihve E.2019/2612, K.2019/2867 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın adli yargının görevindebulunduğundan bahisle davanın, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-amaddesi uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş,tarafların istinaf etmemesi üzerine karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Dava dosyalarınınincelenmesinden, davacı ile Sağlık Bakanlığıadına İstanbul Valiliği arasında 5258 sayılı AileHekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun'un 3. maddesi gereğincekamu görevlisi olmayan aile hekimliği hizmet sözleşmesiimzalandığı ve davacının aile hekimi olarakİstanbul Bahçelievler 3 Nolu Aile SağlığıMerkezi 34.06.082 Nolu Aile Hekimliği Biriminde çalışmayabaşladığı, sözleşmenin Aile HekimliğiSözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde belirtilen 75yaş haddi nedeniyle 30/04/2019 tarihi itibariyle feshedildiği,davacı tarafından kıdem tazminatının ödenmesitalebiyle davalı İdareye yapılan başvurunun reddedilmesiüzerine, (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla) 1.000,00-TL olmak üzere iş sonu tazminatınınyasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.
Anayasanın 128’incimaddesinde devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamutüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilmiş,maddede “kamu görevlisi” kavramı tanımlanmayıp,“kamu görevlisi tarafından yapılması gerekengörevler” sayılmıştır.
657 sayılı DevletMemurları Kanunu'nda da “kamu görevlisi” kavramıtanımlanmamış, 4 üncü maddesinde yalnızca kamuhizmetlerinin gördürüldüğü dört grupistihdam şeklinden bahsedilmiş olup, maddenin sonfıkrasında işçiler hakkında bu Kanunhükümlerinin uygulanmayacağı açıkçavurgulanmıştır. Bir kamu tüzel kişisi tarafındanistihdam edilen kişi, bu göreve kamu hukuku kurallarınagöre idari bir kararla atanmış ise, bu görevli kamugörevlisidir. Örneğin memurlar, idari bir kararla göreveatandıkları için tartışmasız olarak kamu görevlisikabul edilirler.
Bir kamu tüzel kişisitarafından istihdam edilen kişi ile bu kamu tüzel kişisiarasındaki bağ, bir “sözleşme” ilekurulmuş ise, bu bağ “akdi” nitelikte birbağdır. Ancak, bir kamu tüzel kişisi tarafından“sözleşme” ile istihdam edilen herkes kamu görevlisiolmayıp, sadece “idari sözleşme” ile istihdamedilenler, kamu kurum veya kuruluşuna kamu hukuku bağı ilebağlı olduklarından kamu görevlisi olarak nitelendirilirlerve idari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklaridari yargıda çözümlenmektedir. Bu bağlamda; kamutüzel kişisi tarafından bir “özel hukuk sözleşmesi”ile istihdam edilen kişilerin kamu görevlisi olarak kabulümümkün değildir.
5258 sayılı AileHekimliği Kanunu'nun, yukarıda yer verilen "Personelinstatüsü ve mali haklar" başlıklı 3. maddesihükmü irdelendiğinde; sağlık uygulamasında, kamugörevlilerinin yanı sıra diğer sağlıkgörevlilerinin de kamu görevlisi sıfatı olmadanistihdamına olanak sağlandığı; bu açıdan,aile hekimliği uygulamasında istihdam edilen kamu görevlisiolmayan kişilerin diğer kamu görevlisisayılamayacakları, bunların, farklı bir kategoriyioluşturduğu ve kamu hukukundan çok özel hukukhükümlerine tâbi oldukları görülmektedir.
Anılan Kanun kapsamındadüzenlenen Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesinebakıldığında da, bu kategoridekilerin idarekarşısında güçsüzbırakılmadıkları, karşılıklı iradelerinuyuşması esasına dayanan ve özel hukukunöngördüğü bir hizmet sözleşmesinin sözkonusu olduğu anlaşıldığından; bu durumdakipersonelle idare arasında imzalanan sözleşmenin, idari hizmetsözleşmesi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, davacının AileSağlığı Merkezinde Aile Hekimi olarak kamu görevlisiolmayan sözleşmeli aile hekimi olarak görevyaptığı anlaşıldığından, kıdemtazminatı ödenmesi talebiyle İdareye yapılanbaşvurunun reddedilmesi üzerine açılanuyuşmazlık konusu davanın görüm veçözümünde, özel hukuk hükümlerinegöre adli yargının görevli olduğu sonuç vekanaatine varılmıştır.
Nitekim UyuşmazlıkMahkemesi'nin 28.01.2019 tarihli, E:2018/787, K:2019/61 sayılıkararı da bu yöndedir."
3.Davacı vekilibukez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla şimdilik 100 TL kıdem ve 100 TL ihbartazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Bakırköy 38. İş Mahkemesi 18/05/2021 tarih ve E.2021/346,K.2021/159 sayılı kararı ile, davanın kısmenkabulü ile net 50.777,74 TL kıdem tazminatınındavalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş, bukarara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. HukukDairesi 28/04/2022 tarih ve E.2021/2884, K.2022/629 sayılıkararı ile, ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılmasına ve yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, kararın temyizedilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 19/09/2022 tarih ve E.2022/8629,K.2022/9741 sayılı kararı ile, temyiz dilekçesinin miktaryönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"Tüm dosya kapsamınagöre; davacının davalı kuruma bağlı AileSağlığı Merkezi'nde 5258 Sayılı Kanunkapsamında Aile Hekimi olarak çalıştığıhususu tartışmasız olup diğer kamu görevlisistatüsünde olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaİş Kanunu'nda tanımı yapılan işsözleşmesi ve de ilişkisinin bulunmadığı, bumaddi ve hukuki olgular gözetildiğinde davacınıntaleplerine konu uyuşmazlığınçözümünün İş Mahkemesi'nin görevalanına girmediği, anlaşmazlığınçözüm yerinin idari yargı olduğu, bu nedenleyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava dilekçesininusulden reddine karar verilmesi gerektiği halde İlk DereceMahkeme'since davanın esastan görülüp kararabağlanmasının doğru olmadığı, davalıvekilinin istinaf itirazlarında bu yönüyle haklılıkbulunduğu, Dairemizce kabul edilen bu oluşa göre de diğeristinaf itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığıanlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanannedenlerle; davalı vekilinin yargı yoluna ilişkin istinafitirazlarının yerinde olduğuanlaşıldığından başkaca itiraz sebepleriincelenmeksizin Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının busebeple kaldırılarak dava dilekçesinin yargı yolunun caizolmaması nedeniyle usulden reddine dair aşağıdakişekilde hüküm vermek gerekmiştir."
III. İLGİLİ HUKUK
6.Anayasa'nın "Genelİlkeler" başlıklı 128. maddesişöyledir:
"Devletin, kamu iktisadîteşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür.
Memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, haklarıve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri vediğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle:7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplusözleşme hükümleri saklıdır.
Üst kademe yöneticilerininyetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarakdüzenlenir."
7.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "İstihdam şekilleri"başlıklı 4. maddesi şöyledir:
"Kamu hizmetleri; memurlar,sözleşmeli personel, geçici personel ve işçilereliyle gördürülür.
A) Memur:
Mevcut kuruluş biçiminebakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzelkişiliklerince genel idare esaslarına göreyürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ilegörevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memursayılır.
Yukarıdaki tanımlananlardışındaki kurumlarda genel politika tespiti,araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibiişlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır.
B) Sözleşmeli personel:
Kalkınma planı,yıllık program ve iş programlarında yer alan önemliprojelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi,işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri veistisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslekbilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçiciişlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usullerçerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yıllasınırlı olarak sözleşme ileçalıştırılmasına karar verilen veişçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.
(Mülga ikinci paragraf:4/4/2007 - 5620/4 md.)
Ancak, yabancıuyrukluların; (…) Millî EğitimBakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkanöğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmenistihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin;hizmetine kısmi zamanlı olarak ihtiyaç duyulacakların;Adli Tıp Müessesesi uzmanlarının; DevletKonservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin;İstanbul Belediyesi Konservatuvarısanatçılarının; (…) dış kuruluşlardave yurtdışı teşkilatlarında belirli bazıhizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunluhallerde sözleşme ile istihdamları caizdir.
(Ek paragraf: 19/1/2023 - 7433/2md.) Bu fıkranın diğer paragraflarındaki hükümlerile özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmakkaydıyla, bu Kanun'a tâbi kamu idarelerindeCumhurbaşkanınca belirlenecek pozisyon unvanlarındaçalıştırılmak üzere işin geçiciolması şartı aranmaksızın sözleşmelipersonel istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edilen sözleşmelipersonelden aynı kurumda üç yıllıkçalışma süresini tamamlayanlar bu sürenin bitimindenitibaren otuz gün içinde talepte bulunmaları hâlindebulundukları yerde aynı unvanlı memur kadrolarınaatanır. Bulundukları pozisyon unvanı ile aynı unvanlımemur kadrosu bulunmayanların atanacağı kadrolarCumhurbaşkanınca belirlenir. Bu personel can güvenliği vesağlık sebepleri hariç olmak üzere üçyıl süreyle başka bir yere atanamaz. Memur kadrolarınaatananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar. Bukapsamda memur kadrolarına atananların, sözleşmeli personelpozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri,öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleriaşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece vekademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıklarıkadronun mali ve sosyal haklarına görevebaşladığı tarihi takip eden aybaşından itibarenhak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları malive sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz. Bukapsamda memur kadrolarına atananlara iş sonu tazminatıödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatıödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatınaesas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunuuyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmetsüresinin hesabında dikkate alınır. Bu kapsamdasözleşmeli personelin atanacağı memur kadroları,başka bir işleme gerek kalmaksızın atama işlemininyapıldığı tarih itibarıyla ihdas edilerek ilgilikurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmişsayılır. İhdas edilen kadrolar; unvanı,sınıfı, adedi, derecesi ve teşkilatı belirtilmeksuretiyle atama tarihinden itibaren iki ay içinde Kamu Personel BilgiSisteminin bulunduğu kuruma bildirilir.
(Ek paragraf: 4/4/2007 - 5620/4 md.)Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ileistisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üstsınırları ile verilecek iş sonu tazminatımiktarı, kullandırılacak izinler,pozisyon unvan ve nitelikleri,(…)(9) sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali,istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleriyurtdışı teşkilatlarında istihdam edilecek personeliçin ayrıca olmak üzere Cumhurbaşkanınca belirlenir.(Ek cümle: 19/1/2023 - 7433/2 md.) Yurtdışıteşkilatlarında bu fıkra kapsamında istihdam edileceksözleşmeli personelin hizmet sözleşmesi süreleri,zorunlu hâllerde mali yılla sınırlı olmaşartı aranmaksızın Cumhurbaşkanıncabelirlenebilir. (Ek cümle: 25/6/2009 - 5917/47 md.) Bu şekildeistihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarınaaykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarıncasözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemiiçerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalarhariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde fesihtarihinden, sözleşmeyi yenilememeleri hâlindesözleşmenin bitiminden itibaren bir yıl geçmedikçekurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdamedilemezler.
(Ek paragraf: 20/11/2017 -KHK-696/17md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.) Bir yıldan az süreli veyamevsimlik hizmet olduğuna Cumhurbaşkanınca karar verilengörevlerde (…)(1) sözleşme ileçalıştırılanlar da bu fıkra kapsamındaistihdam edilebilir.
(Ek paragraf: 20/11/2017-KHK-696/17md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.) Özelleştirmeuygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektörişverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılıÖzelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamındadiğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personelde bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullükaylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bukapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenimdurumlarına göre çalışma şartları vebunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Cumhurbaşkanıncabelirlenir.
(Ek paragraf: 19/1/2023 - 7433/2md.) Sözleşmeli personelin görevdenuzaklaştırılması ile disipline aykırı fiil vehâllerin gerçekleşmesi durumunda bu personele verilmesigereken disiplin cezaları, disiplin cezası vermeye yetkili mercilerve disiplin kurulları ile disipline dair diğer hususlar hakkındaDevlet memurlarının tabi olduğu hükümleruygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması ve üstüceza verilmesini gerektiren fiil ve hâllerde disiplin kurulununkararı alınarak sözleşmeli personelin görevine atamayayetkili amirin onayı ile son verilir.
(Ek fıkra: 5/7/1991 - KHK-433/1md.; Mülga: 27/12/1991 - KHK-475/11 md.)
C) (Mülga: 20/11/2017 -KHK-696/17 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.)
D) İşçiler:
(Değişik birincicümle: 4/4/2007 - 5620/4 md.)(A), (B) ve (C) fıkralarındabelirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatıgereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarındabelirsiz süreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan sürekli işçiler ilemevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıylamücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçiciiş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirlisüreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan geçiciişçilerdir.Bunlar hakkında bu Kanun hükümleriuygulanmaz."
8.5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun "Amaç ve kapsam"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun'un amacı;Sağlık Bakanlığının (…) belirleyeceğiillerde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi,birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlıkhizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlıkkayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşiterişimin sağlanması amacıyla aile hekimliğihizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecekveya çalıştırılacak sağlık personelininstatüsü ve malî hakları ile hizmetin esaslarınıdüzenlemektir."
9.5258 sayılı Kanun'un "Tanımlar"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Aile hekimi; kişiyeyönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamakteşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş,cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiyekapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekleyükümlü, gerektiği ölçüde gezicisağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göreçalışan aile hekimliği uzmanı veya SağlıkBakanlığının öngördüğüeğitimleri alan uzman tabip veya tabiptir.
Aile sağlığıçalışanı; aile hekimi ile birlikte hizmet verenhemşire, ebe, sağlık memuru gibi sağlıkelemanıdır."
10.5258 sayılı Kanun'un "Personelinstatüsü, hak ve yükümlülükleri"başlıklı 3. maddesi şöyledir:
"SağlıkBakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veyakuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve ailesağlığı çalışanı olarakçalıştırılacak sağlık personelini,kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığınmuvafakatı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunuile diğer kanunların sözleşmeli personelçalıştırılması hakkındakihükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeliolarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlıkpersonelini aile hekimliği uygulamaları içingörevlendirmeye veya aile hekimliği uzmanlık eğitimi verenkurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir.
Aile sağlığıçalışanları, Sağlık Bakanlığıtarafından uygun görülen ve aile hekiminin degörüşü alınarak, kurumlarınca muvafakatıverilen Bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarıpersoneli arasından seçilir ve bunlar sözleşmeli olarakçalıştırılır. Bu suretle eleman teminedilememesi halinde, Sağlık Bakanlığı, personelini buhizmetler için görevlendirebilir. İhtiyaçduyulması halinde, Türkiye'de mesleğini icra etmeye yetkili ve657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48 inci maddesinin (A)bendinin (4), (5) ve (7) numaralı alt bentlerindeki şartlarıtaşıyan kamu görevlisi olmayan uzman tabip, tabip ve ailesağlığı çalışanları; SağlıkBakanlığının önerisi, MaliyeBakanlığının uygun görüşü üzerinesözleşme yapılarak aile hekimliği uygulamalarınıyürütmek üzere aile hekimleri ve ailesağlığı çalışanları altmışbeş yaşına kadar çalıştırılabilir.
Sözleşmeli olarakçalışan aile hekimi ve aile sağlığıçalışanları kurumlarında aylıksız veyaücretsiz izinli sayılırlar ve bunların kadroları ileilişkileri devam eder. (Değişik ikincicümle:11/10/2011-KHK-663/58 md.) Bu personelin, sözleşmelistatüde geçen süreleri kazanılmış hak derece vekademelerinde veya kıdemlerinde değerlendirilerek her yılişlem yapılır ve bunlar talepleri halinde eski görevlerineatanırlar. Sözleşmeli personel statüsündeçalışmakta iken aile hekimi ve ailesağlığı çalışanı statüsünegeçenlerden önceki sözleşmeli personelstatüsüne dönmek isteyenler, eski kurumlarındaki boşpozisyonlara öncelikle atanırlar ve bu madde kapsamındakiçalışmaları hizmet sürelerinde dikkatealınır.
Kadroya bağlı olarak veyasözleşmeli personel pozisyonlarında görev yapan personeldenSağlık Bakanlığınca aile hekimi veya ailesağlığı çalışanı olarakgörevlendirilenlere, 209 sayılı Sağlık ve SosyalYardım Bakanlığına Bağlı SağlıkKuruluşları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine VerilecekDöner Sermaye Hakkında Kanun uyarınca ek ödemeyapılmaz. Bunlara, aylıklarına ve ücretlerine ilaveten,çalıştıkları günler dikkate alınarakaşağıdaki fıkrada belirlenen miktarlarınyarısını aşmamak üzere tespit edilecek tutardaödeme yapılır.
Sözleşme yapılan ailehekimi ve aile sağlığı çalışanlarına,657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine görebelirlenen en yüksek brüt sözleşme ücretinin ailehekimi için (6) katını, aile sağlığıçalışanı için (1,5) katını aşmamaküzere tespit edilecek tutar, çalışılan aysonuçlarının ilgili sağlık idaresine bildirimindenitibaren onbeş gün içerisinde ödenir. (Ek cümle :4/7/2012-6354/ 12 md., Değişik ikinci cümle: 20/8/2016-6745/59md.) Aile hekimlerine ve aile sağlığıçalışanlarına ihtiyaç hâlinde, 657sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerdehaftalık çalışma süresi ve mesai saatleridışında nöbet görevi verilir. (Ek cümle:2/1/2014-6514/52 md.) Bunlara entegre sağlık hizmeti sunulanmerkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariçolmak üzere, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesiçerçevesinde nöbet ücreti ödenir.
Sözleşmeli olarakçalışmaya başlayanların, daha öncebağlı oldukları sosyal güvenlik kuruluşlarıylailişkileri aynı şekilde devam ettirilir. Ancak, hertürlü prim, kesenek ve kurum karşılıkları bufıkrada belirtilen ücretlerden kesilerek ilgili sosyal güvenlikkuruluşuna aktarılır. Bunlar önceki durumlarıçerçevesinde tedavi yardımlarından yararlanmaya devamederler.
Aile hekimi ve ailesağlığı çalışanlarının durumlarıve aile hekimliği uzmanlık eğitimi almış olupolmadıkları da dikkate alınmak suretiyle yapılacaködeme tutarlarının tespitinde;çalıştığı bölgenin sosyo-ekonomikgelişmişlik düzeyi, Bakanlıkçakarşılanmadığı takdirde ailesağlığı merkezi giderleri, (…)[7], kayıtlıkişi sayısı ve bunların risk grupları, gezicisağlık hizmetleri ile aile hekimi tarafındankarşılanmayan gider unsurları, belirlenen standartlarçerçevesinde sağlığın geliştirilmesi,hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündekibaşarı oranı gibi kriterler esas alınır.Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre,koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması (…)[8] halinde buödeme tutarından brüt ücretin % 20'sine kadar indirimyapılır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyiücreti, aile sağlığı merkezi giderleri, (…)(7)ve gezici sağlık hizmetleri ödemelerinden Damga Vergisihariç herhangi bir kesinti yapılmaz. (Ek cümle:2/1/2014-6514/52 md.) Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarfmalzemelerinin giderleri halk sağlığımüdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıcaödenir.
(Ek fıkra: 4/7/2012-6354/12md.) Aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumların; herbir araştırma görevlisi/asistan başına azamîkayıtlı kişi sayısı 4000 kişiyi aşmamak veher kayıtlı kişi başına (görev yapacakaraştırma görevlisi/asistan sayısı da esasalınmak suretiyle) aylık beş Türk Lirasından fazlaolmamak üzere belirlenecek tutar, çalışılan aya aitsonuçların ilgili sağlık idaresine bildiriminden itibarenonbeş gün içinde ilgili döner sermaye mevzuatı hükümlerinetabi tutulmaksızın döner sermaye işletmelerinde buamaçla açılacak olan hesaba yatırılır. Bututarı üç katına kadar artırmayaCumhurbaşkanı yetkilidir. Kayıtlı kişibaşına belirlenen tutar, 657 sayılı Kanun'un 4üncü maddesinin (B) bendine göre belirlenen en yüksekbrüt sözleşme ücretinin artışı oranındaartırılabilir. Sağlık Bakanlığıtarafından belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlikhizmetlerinin eksik uygulanması hâlinde ödemetutarının % 20’sine kadar indirim yapılır.
(Ek fıkra: 4/7/2012-6354/12md.) Bu şekilde kurumlarca oluşturulacak ailesağlığı merkezlerinin bu Kanun kapsamındaoluşacak tüm giderleri sekizinci fıkrada belirtilen hesaplardanödenir. Kurumlarınca aile hekimliği hizmetlerindeçalıştırılan öğretim üyesi,eğitim görevlisi, araştırma görevlisi ve asistanlara;kayıtlı kişi sayısı ve bunların riskgrupları, gezici sağlık hizmetleri, belirlenen standartlarçerçevesinde sağlığın geliştirilmesi,hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündekibaşarı oranı gibi kriterlere göre yapılacaködemelere ilişkin usul ve esaslar MaliyeBakanlığının uygun görüşü üzerineSağlık Bakanlığınca çıkarılacakyönetmelikle belirlenir. İlgililere yapılacak toplam ödeme,kadrolarına bağlı olarak yapılan ödemeler dedâhil olmak üzere beşinci fıkrada yer alansınırları aşamaz. Sekizinci fıkra kapsamındaoluşturulan aile sağlığı merkezlerinde görevyapan aile sağlığı çalışanlarına 209sayılı Kanunun 5 inci maddesi ve 4/11/1981 tarihli ve 2547sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58 inci maddesihükümleri çerçevesinde belirlenen azamî eködeme tutarını geçmemek üzere yukarıdabelirtilen kriterler çerçevesinde yapılacak ödeme,anılan fıkra uyarınca açılmış bulunanhesaplardan ödenir. (Mülga cümle: 16/6/2022-7411/11 md.)(Değişik cümle: 16/6/2022-7411/11 md.) Bu ödemelerdenyararlanan personele, çalışmaları sebebiyle 4/1/1961tarihli ve 209 sayılı Sağlık BakanlığınaBağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme(Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun5 inci ve ek 3 üncü maddeleri ile 2547 sayılı Kanunun 58inci maddesi uyarınca hizmet sunum şartları ve kriterleri dedikkate alınmak suretiyle ödeme yapılır. (Ek cümle:16/6/2022-7411/11 md.) Bu ödemeler toplamı ilgisine göre 209sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2547 sayılı Kanun'un 58inci maddesinde belirlenmiş olan tavanları geçemez.
(Ek fıkra:15/11/2018-7151/26md.) Aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren vakıfüniversiteleri ile Sağlık Bakanlığı arasındabu maddenin birinci fıkrası kapsamında kurumsal sözleşmeyapılabilir ve sekizinci fıkradaki usul ve esaslara göreüniversite hesabına ödeme yapılır.
(Ek fıkra:15/11/2018-7151/26md.) Aile hekimleri ferden veya müştereken personelçalıştırabilir ve işveren olabilir.
(Ek fıkra:15/11/2018-7151/26md.) Aile hekimleri ve aile sağlığıçalışanlarının yıllık izinleri, yıliçinde çalışılan süre ile orantılıolmak ve ait olduğu sözleşme döneminde kullanılmaküzere otuz gündür. Ayrıca beş gün kongre veseminer izni ile yıllık izin bitiminden sonra mazeretleri nedeniylebeş gün idari izin verilebilir. Evlenme, ölüm, doğumve emzirme hâllerinde, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesikapsamındaki sözleşmeli personele ilişkin izinsüreleri uygulanır. Hastalık durumunda, bir malî yıldaen çok on günlük dönemler halinde toplam kırkgüne kadar hekimin uygun görmesiyle hastalık izni verilebilir.Bir defada on günü aşan hastalık izni ancaksağlık kurulu raporu ile verilebilir. Sözleşmeli ailehekimi iken aile hekimliği uzmanlık eğitimi almakta olanlar, bueğitimleri kapsamındaki hastane rotasyonu süresince izinli sayılır.
(Ek fıkra: 14/7/2023-7456/13md.) Sözleşmeli aile hekimleri ve sözleşmeli dişhekimleri ile aile sağlığıçalışanları hakkında uygulanacak disiplincezalarında bu Kanun ile ilgili düzenlemeler dışında,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddelerinegöre işlem yapılır. Aylıktan kesme cezası,kişinin brüt ücretinin 1/30-1/8 arasında kesintiyapılması şeklinde, bu Kanunun 3 üncü maddesininikinci fıkrasının son cümlesi kapsamındaçalışanlar için kademe ilerlemesinin durdurulmasıcezası brüt ücretinin 1/6-1/4 arasında kesintiyapılması şeklinde uygulanır. Devlet memurluğundançıkarma cezası sözleşmenin feshini gerektirir.
(Ek fıkra: 14/7/2023-7456/13md.) Sağlığın geliştirilmesi, hastalıklarınönlenmesi, takibi ve kontrolü ile koruyucu sağlık hizmetlerininstandartlara uygun olarak yerine getirilmemesi gibi Bakanlıkçabelirlenen performans hedeflerine ulaşılamaması halindesözleşmenin Bakanlıkça yenilenmemesine karar verilebilir.
(Ek fıkra: 14/7/2023-7456/13md.) Sözleşmeli olarak çalışan aile hekimi, ailediş hekimi ve aile sağlığıçalışanlarının eski kadro veya pozisyonlarınaatanabilmeleri için sözleşmelerinin Devlet memurluğundançıkarma cezasını gerektiren fiilleri nedeniyle sonaermemiş olması gerekir.
(Ek fıkra: 14/7/2023-7456/13md.) Disiplin kurullarının teşkili, disiplin amirlerinin tayinve tespiti ile disiplin hükümlerinin uygulanmasına ilişkindiğer esaslar yönetmelikte düzenlenir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
11.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan27/11/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hüküm doğrultusundadavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
12.Raportör-Hakim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
13.Dava, Sağlık Bakanlığı ile imzalanan AileHekimliği Hizmet Sözleşmesi uyarınca, Bahçelievler 3No'lu Aile Sağlığı Merkezi 34.06.082 No'lu AileHekimliği Biriminde Aile Hekimi olarak görev yapandavacının hizmet akdi sözleşmesinin yaş haddinedeniyle sona erdirildiğinden bahisle işsonu, kıdem ve ihbartazminatının faiziyle birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır.
14.Dava dosyalarının incelenmesinden, davacı ile SağlıkBakanlığı adına İstanbul Valiliği arasında5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması HakkındaKanunun 3. maddesi gereğince, belirli süreli kamu görevlisiolmayan aile hekimliği hizmet sözleşmelerininimzalandığı ve davacının aile hekimi olarakİstanbul Bahçelievler 3 No'lu Aile SağlığıMerkezinde çalışmaya başladığı, belirlisüreli olarak yenilenen sözleşmenin Aile HekimliğiSözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde belirtilen 72yaş haddi nedeniyle 02/05/2019 tarihi itibariyle feshedilmesiüzerine, davacı vekili tarafından idari yargı yerindeşimdilik 1.000 TL işsonu, adli yargı yerinde ise şimdilik100 TL kıdem ve 100 TL ihbar tazminatının faiziyle birliktetahsiliistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
15.Anayasanın 128. maddesinde devletin, kamu iktisadi teşebbüslerive diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlarve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceğibelirtilmiş, maddede “kamugörevlisi” kavramı tanımlanmayıp, “kamu görevlisi tarafındanyapılması gereken görevler”sayılmıştır.
16.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda da “kamu görevlisi”kavramı tanımlanmamış, 4. maddesinde yalnızca kamuhizmetlerinin gördürüldüğü dört grupistihdam şeklinden bahsedilmiş olup, maddenin sonfıkrasında işçiler hakkında bu Kanunhükümlerinin uygulanmayacağı açıkçavurgulanmıştır. Bir kamu tüzel kişisi tarafındanistihdam edilen kişi, bu göreve kamu hukuku kurallarınagöre idari bir kararla atanmış ise, bu görevli kamugörevlisidir. Örneğin memurlar, idari bir kararla göreveatandıkları için tartışmasız olarak kamugörevlisi kabul edilirler.
17.Bir kamu tüzel kişisi tarafından istihdam edilen kişi ilebu kamu tüzel kişisi arasındaki bağ, bir “sözleşme” ilekurulmuş ise, bu bağ“akdi” nitelikte bir bağdır. Ancak, bir kamutüzel kişisi tarafından “sözleşme”ile istihdam edilen herkes kamu görevlisi olmayıp, sadece “idari sözleşme”ile istihdam edilenler, kamu kurum veya kuruluşuna kamu hukukubağı ile bağlı olduklarından kamu görevlisiolarak nitelendirilirler ve İdari hizmet sözleşmesindenkaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıdaçözümlenmektedir.Bu bağlamda; kamu tüzel kişisitarafından bir “özel hukuksözleşmesi” ile istihdam edilen kişilerin kamugörevlisi olarak kabulü mümkün değildir.
18.5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun, yukarıda yer verilen"Personelin statüsü ve malihaklar" başlıklı 3. maddesi hükmüirdelendiğinde; sağlık uygulamasında, kamugörevlilerinin yanı sıra diğer sağlıkgörevlilerinin de kamu görevlisi sıfatı olmadanistihdamına olanak sağlandığı; bu açıdan,aile hekimliği uygulamasında istihdam edilen kamu görevlisiolmayan kişilerin diğer kamu görevlisisayılamayacakları, bunların, farklı bir kategoriyioluşturduğu ve kamu hukukundan çok özel hukukhükümlerine tâbi oldukları görülmektedir.
19.5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamındadüzenlenen Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesinebakıldığında da, bu kategoridekilerin idarekarşısında güçsüz bırakılmadıkları,karşılıklı iradelerin uyuşması esasınadayanan ve özel hukukun öngördüğü bir hizmetsözleşmesinin söz konusu olduğuanlaşıldığından; bu durumdaki personelle idarearasında imzalanan sözleşmenin,idari hizmet sözleşmesiolarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
20.Bu durumda, davacının Aile Sağlığı MerkezindeAile Hekimi olarak kamu görevlisi olmayan sözleşmeli aile hekimiolarak görev yaptığıanlaşıldığından, ayrıca davacınıntaleplerinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaişçi alacağı olması (işsonu, kıdem veİhbar tazminatı) hususu da gözetildiğinde,uyuşmazlık konusu davanın,özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adliyargının görevinde bulunduğu sonucunavarılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 28/04/2022 tarihve E.2021/2884, K.2022/629 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesinin 28/04/2022 tarihve E.2021/2884, K.2022/629 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
27/11/2023tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,Sağlık Bakanlığı ile imzalanan Aile HekimliğiHizmet Sözleşmesi uyarınca, Bahçelievler 3 No'lu AileSağlığı Merkezi 34.06.082 No'lu Aile HekimliğiBiriminde Aile Hekimi olarak görev yapan davacının hizmet akdisözleşmesinin yaş haddi nedeniyle sona erdirildiğindenbahisle işsonu, kıdem ve ihbar tazminatının faiziylebirlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
Davadosyalarının incelenmesinden, davacı ile SağlıkBakanlığı adına İstanbul Valiliği arasında5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması HakkındaKanunun 3. maddesi gereğince, belirli süreli kamu görevlisiolmayan aile hekimliği hizmet sözleşmelerininimzalandığı ve davacının aile hekimi olarakİstanbul Bahçelievler 3 No'lu Aile SağlığıMerkezinde çalışmaya başladığı, belirlisüreli olarak yenilenen sözleşmenin Aile HekimliğiSözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde belirtilen 72yaş haddi nedeniyle 02/05/2019 tarihi itibariyle feshedilmesi üzerine,davacı vekili tarafından idari yargı yerinde şimdilik 1.000TL işsonu, adli yargı yerinde ise şimdilik 100 TL kıdem ve100 TL ihbar tazminatının faiziyle birlikte tahsili istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
Anayasanın128. maddesinde devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memur ve diğerkamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilmiş,maddede "kamu görevlisi" kavramı tanımlamayıp,"kamu görevlisi tarafından yapılması gerekengörevler" sayılmıştır.
5258sayılı Aile Hekimliği Kanununun "Amaç vekapsam" başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı;Sağlık Bakanlığının (...) belirleyeceğiillerde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi,birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlıkhizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlıkkayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşiterişimin sağlanması amacıyla aile hekimliğihizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecekveya çalıştırılacak sağlık personelininstatüsü ve mali hakları ile hizmetin esaslarınıdüzenlemektir." hükmüne, "Personelin statüsü,hak ve yükümlülükleri" başlıklı 3.maddesinin 1. fıkrasında "SağlıkBakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veyakuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve ailesağlığı çalışanı olarakçalıştırılacak sağlık personelini,kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığınmuvafakati üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ilediğer kanunların sözleşmeli personelçalıştırılması hakkındakihükümlerine bağlı olmaksızın,sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bunitelikteki Bakanlık Personelini aile hekimliği uygulamalarıiçin görevlendirmeye veya aile hekimliği uzmanlıkeğitimi veren kurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir."hükmüne, "Yönetmelikler" başlıklı 8.maddesinin 2. fıkrasında "Aile hekimi ve ailesağlığı çalışanlarıyla yapılacaksözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslarçerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ilebu ücretlerden indirim oran ve şartları, (İptal ibare:Anayasa Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarihli ve E:2022/43, K.2022/81sayılı Kararı ile) Cumhurbaşkanıncaçıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."hükmüne yer verilmiş, Anayasa Mahkemesince de 5258sayılı Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde ailehekimi ve aile sağlığı çalışanlarınayapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oranve şartlarının yönetmelik ile yapılacakdüzenlemeye bırakılmasına ilişkin 5258sayılı Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrası Anayasaya uygunbulunmuştur. (Anayasa Mahkemesinin 21/02/2008 tarih ve E:2005/10,K:2008/63 sayılı kararı)
5258sayılı Kanunun 8. maddesine dayanılarak 30/06/2021 tarihli ve31527 sayılı resmi gazetede yayımlanan ve dava konusu işlemitibariyle yürürlükte bulunan Aile Hekimliği Ödeme veSözleşme Yönetmeliğinin "Sözleşmeleriniçeriği, süresi ve dönemi, başlıklı 6.maddesinin 1. fıkrasında "(1) Aile hekimi olarakçalıştırılacaklar ile yapılacaksözleşmeler, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (EK-1AİLE HEKİMİ SÖZLEŞME ÖRNEĞİ)'ne uygunşekilde ve içerikte düzenlenir." düzenlemesine yerverilmiş, EK-1 AİLE HEKİMİ SÖZLEŞMEÖRNEĞİ'nin 5. maddesinde de İlgiliye yapılacaködemeler ve kesintilerde Sözleşme Yönetmeliğihükümlerinin uygulanacağı, bunun dışındaherhangi bir ad altında başka bir ödemeyapılamayacağı belirtilmiştir.
AnayasaMahkemesi tarafından Aile hekimleri hukuki statü olarak, memurlar veişçiler dışında; kamu hizmetleriningerektirdiği sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyleçalışanları kapsayacak şekilde "diğer kamugörevlisi" olarak tanımlanmış, sözleşmeliçalışacak aile hekimi ve aile sağlığıçalışanlarının idare ile imzalayacaklarısözleşmenin idari hizmet sözleşmesi niteliğindebulunduğu kabul edilmiştir. (Anayasa Mahkemesinin 21/02/2008 tarihlive E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararı)
Ailehekimlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğerkanunların sözleşmeli personelçalıştırılması hakkındakihükümlerine bağlı olmaksızın 5258sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında kendilerinin talebiile sözleşmeli olarak çalışmanınşartlarını ve sağlayacağı olanakları bilerekaile hekimliği hizmet sözleşmesi imzaladıkları, hizmetsözleşmelerinin Aile Hekimliği Sözleşme ve ÖdemeYönetmeliği'nin "Sözleşmelerin içeriği,süresi ve dönemi" başlıklı 6. maddesi vemezkûr yönetmeliğin Ek-5 (Aile Hekimi sözleşmesi) veEk-6 (Aile Sağlığı Çalışanısözleşmesi) ile belirlendiği, aile hekimlerinin kendi iradeleriile bilerek ve kabul ederek imzaladıkları hizmetsözleşmesinde çalışma saatleri, izinler veyapılacak ödemeler konusunda Aile Hekimliği Sözleşmeve Ödeme Yönetmeliğinin esas alınacağınınaçık bir şekilde belirtildiğianlaşılmaktadır.
Tümbu açıklamalar değerlendirildiğinde, bir kamu tüzelkişisi tarafından istihdam edilen kişi ile bu kamu tüzelkişisi arasındaki bağ, bir "sözleşme" ilekurulmuş ise, bu bağ "akdi" nitelikte bir bağdır.Ancak, bir kamu tüzel kişisi tarafından"sözleşme" ile istihdam edilen herkes kamu görevlisiolmayıp, sadece "idari sözleşme" ile istihdamedilenler, kamu kurum veya kuruluşuna kamu hukuku bağı ilebağlı olduklarından kamu görevlisi olarak nitelendirilirlerve idari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklaridari yargıda çözümlenmektedir. Bu bağlamda; kamutüzel kişisi tarafından bir "idari sözleşme"ile istihdam edilen kişilerin kamu görevlisi olarak kabulügerekmektedir.
5258sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında düzenlenenAile Hekimliği Hizmet Sözleşmesinebakıldığında, bu kategoridekilerin idareninhazırladığı sözleşmeyi imzaladıklarıidare karşısında güçsüzbırakıldıkları, karşılıklı iradeuyuşmasına dayanmayan bir sözleşmenin söz konusuolduğu dikkate alındığında bu sözleşmeninidari hizmet sözleşmesi niteliğinde olduğugörülmektedir.
Budurumda davacının davalı kuruma bağlı AileSağlığı Merkezinde 5258 sayılı Kanun kapsamındaAile Hekimi olarak çalıştığıtartışmasız olup diğer kamu görevlisistatüsünde olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaiş Kanununda tanımı yapılan iş sözleşmesi veilişkisinin bulunmadığıgörüldüğünden uyuşmazlığınçözümünün İş Mahkemesinin (adli yargının)görev alanına girmediği, uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yerleri görevliolduğundan adli yargı yerlerinde görevli olduğu yolundakiçoğunluk kararına katılmıyoruz.
Üye Üye
AhmetARSLAN Bilal ÇALIŞKAN