T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/536
KARAR NO : 2023/679
KARAR TR : 27/11/2023
ÖZET:Kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olan İSKİ'nin, hizmet kusurundan kaynaklanan zararın tazmini isteminin ilamsız icra takibine konu edilemeyeceği ve açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : B.E.D. A.Ş.
Vekili : Av. M.Y.Ç
Davalı : İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ)
Vekili : Av. Ö.Y. Ö
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, davalı tarafından yapılançalışmalar sırasında gereken dikkat ve özeningösterilmemesi nedeniyle, müvekili şirketin enerjidağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasarverildiğini, oluşan bu altyapı zararınınonarımı için kullanılan malzeme, montaj,işçilik ve diğer bedellerin ödenmemesi üzerinedavalı borçlu aleyhine İstanbul 30. İcraMüdürlüğünün E.2020/20686 ve E.2020/20687sayılı dosyalarında toplam 9.481,52 TL alacağıntahsili için ilamsız icra takibiyapıldığını, davalının itirazıüzerine takibin durduğunu belirterek, vaki itirazların iptaline,%20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/04/2022tarih ve E.2021/121, K.2022/406 sayılı kararı ile, "...davacıile davalı şirket arasında TTK 16/1 maddesi anlamında,sözleşmeye dayalı bir ilişki bulunmadığı,davanın, davalı idare tarafından altyapı çalışmalarısırasında, davacı şirkete ait tesislere verilenzararın tazmini amacıyla açıldığı,davalının sorumluluğunun asıl kaynağının,kamu hizmeti yürütülmesi esnasında verilen zarardandoğduğu, İSKİ'nin kuruluş amacı verdiğikamusal hizmet düşünüldüğünde tacir olaraknitelendirilemeyeceği, kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmetiyürüttüğü sırada verdiği zararıntazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının tespitinin gerekeceği, davanın iseitirazın iptali davası olarak değil 'Tam Yargı' davasıolarak görülmesi gerektiği, ancak tam yargıdavalarını görme yetkisinin adli yargı değil idari yargıyaait olduğu, HMK 114/1-b maddesine göre yargı yolunun caizolması dava şartının mevcut olmadığı" gerekçesiyle,davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan HMK.114/l-bve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
3.Davacı vekili bu kez, 18/05/2020 tarihinde şirket tesislerine verilen4.025.66 TL maddi zararın, zarar tarihinden itibaren yasal faizi ilebirlikte tazmini istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. İstanbul 4. İdare Mahkemesi 14/07/2023tarih ve E.2023/1536 sayılı kararı ile, davacışirket tarafından, davanın 4.025,66 TL'nin faizi ile birliktetahsili amacıyla İstanbul 30. İcraMüdürlüğünün E.2020/20686 sayılıdosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılanitirazın iptali istemiyle açıldığı dikkatealındığında, görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.Anayasa'nın 125. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:
"İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; idari eylem veişlemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava türleriarasında sayılmıştır.
7.2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun'un 1. maddesi şöyledir:
"İstanbul BüyükŞehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve buamaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanlarıdevralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su veKanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğükurulmuştur.
İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü bu Kanunda İSKİolarak anılır.
Genel Müdürlüğünhizmeti, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin görevalanı ile sınırlıdır. Ancak, şehrinyararlandığı su kaynaklarının korunmasınailişkin hizmetler, büyük şehir belediyesınırları dışında da olsa bu kuruluştarafından yürütülür. Ayrıcaİçişleri ile Bayındırlık ve İskanbakanlıklarının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu anasistemile ilgili başka belediye ve köylerin su ve kanalizasyonişlerini de bu Genel Müdürlüğe verebilir.
İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinebağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzelkişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir."
8.2560 sayılı Kanun'un Ek-5. maddesinde; bu Kanunun diğerbüyükşehir belediyelerinde de uygulanacağıhükmü yer almaktadır.
9.2004 sayılı İcra ve İflasKanunu'nun 42. maddesinin üçüncü fıkrasışöyledir:
"(Ek fıkra:15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdariyargının görev alanına giren konularda ilamsız takipyoluna başvurulamaz."
B. Yargı Kararları
10.Anayasa Mahkemesinin itiraz başvurusu sonucu vermiş olduğu22/10/2020 tarihli ve E.2020/78, K.2020/59 sayılı kararınıngerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"...2004 sayılıİcra ve İflas Kanunu'nun 42. maddesinin üçüncüfıkrasında 'İdari yargının görev alanınagiren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.', geçici13. maddesinde ise 'îdari yargının görev alanınagiren konularda, bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten önce başlatılmış ilamsız icra takiplerihakkında, talep üzerine icra müdürünce 42 nci maddeninüçüncü fıkrası uyarınca dosyaüzerinden düşme kararı verilir ve karar alacaklıyaresen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararınıntebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yolunabaşvurabilir. Düşme kararının kesinleşmesindenitibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde davaaçılabilir. Düşme talebinin reddine veya düşmekararı hakkındaki şikayetin kabulüne ilişkin kararkesinleşmeden takibe devam edilemez./ Birinci fıkra kapsamındakiilamsız icra takipleri hakkında açılmışitirazın iptali veya itirazın kaldırılmasıdavalarında talep üzerine, karar verilmesine yerolmadığına karar verilir. Tarafların yaptığıtakip ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti üzerlerindebırakılır. Bu kararın kesinleşmesi üzerine takipdosyası icra müdürlüğüne iade edilir ve takiphakkında birinci fıkra uyarınca işlem yapılır. 'hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da16/10/2018 tarihli ve E.2017/4-1458, K.2018/1437 sayılı kararındaidari yargının görev alanına giren konulara ilişkinuyuşmazlıkların itirazın iptali davası yoluylagörülmesinin mümkün olmadığına ve buuyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesigerektiğine karar vermiştir.
Açıklanan nedenlerlebakılmakta olan uyuşmazlık idari yargı mercileritarafından çözülmesi gereken bir uyuşmazlıkolup itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bu uyuşmazlığabakma görevi bulunmamaktadır..."
11.Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/04/2021 tarihli ve E.2021/28, K.2021/144sayılı kararında, özetle; "2004 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 3. fıkrasında yapılandeğişiklikve Anayasa Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve E.2020/78,K.2020/59 sayılı kararı doğrultusunda; idariyargının görev alanına giren konulara ilişkinuyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluylagörülmesi mümkün olmadığından Mahkemeceiçtihat değişikliğine gidildiği ve davalıidarenin (İSKİ) hizmet kusuru nedeniyle uğranılanzararın tazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiğine" kararverilmiştir.
12.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/10/2018 tarihli ve E.2017/4-1459,K.2018/1437 sayılı kararında, özetle; "İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı tarafından yapılan yol vekaldırım çalışmaları sırasındadavacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zararverildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itirazüzerine açılan itirazın iptali davasının 2004sayılı Kanun'un42. ve geçici 13. maddeleri uyarıncayargı yolunun caiz olmadığına ve buuyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesigerektiğine" hükmetmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan27/11/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince,Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulduğu idariyargı dosyasının ekinde adli yargı dosyasının dayer aldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
14.Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nındavanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
15.Dava, adli yargı yerinde davacı şirkete ait alt yapıtesisine hasar verildiğinden bahisle meydana gelen maddi zararıntahsili maksadıyla başlatılan ilamsız icra takibinedavalının itirazı sonucu takibin durması üzerine, vakiitirazın iptali ile zararın hasar tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle; idari yargıyerinde ise, uğranılan maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır
16.Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşikiçtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haizİstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğünün (İSKİ) hizmet kusurundankaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıylaitirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkünbulunmamaktadır.
17.Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmetiyürüttüğü sırada verdiği zararın tazminiistemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukukauygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesikapsamında bulunan tam yargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yeri görevlibulunmaktadır.
18.Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ilerisürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın,idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
19.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak;İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 14/07/2023 tarih ve E.2023/1536 sayılıbaşvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 14/07/2023 tarih ve E.2023/1536sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
27/11/2023tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN ve AhmetARSLAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,davacıya ait tesislere hasar verildiğinden bahisle meydana gelenmaddi zararın cebren tahsili maksadıyla başlatılan icratakibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İSKİ(İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) GenelMüdürlüğü 2560 sayılı Kanun ilekurulmuş, Türk Ticaret Kanununda öngörülenbiçimde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen birkamu kuruluşu olması yanında, ticari şekilde veya iktisadiesaslara göre işletilmekte; yaptığı işleritibarıyla da ticarethane sayılmakta ve sonucu itibariyle deçok açık biçimde tacir sıfatınıtaşımakta olduğu; özel hukuk hükümlerine tabi veticari şekilde işletilen, tacir sıfatınıtaşıyan davalı İSKİ'nin haksız fiilindenkaynaklanan eldeki davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinidüşündüğümden sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Nilgün TAŞ
Üye
Doğan AĞIRMAN
Üye
KARŞIOY
Dava;davalı tarafından yapılan çalışmasırasında davacı şirkete ait tesislere hasar verilmesinedeniyle, meydana gelen maddi zararın cebren tahsili amacıylailamsız takip yapıldığı, davalınınitirazı üzerine takibin durdurulduğundan bahisle, itirazıniptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
2004sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsıztakip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49.maddelerinde takip yöntemleri gösterilmiş; değişik 58.maddesinde, takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlüolarak veya elektronik ortamda yapılacağına işaretedilmiş; değişik 60. maddesine göre, takip talebiüzerine icra müdürünce ödeme emridüzenleneceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkinhükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede,süresi içinde yapılan itirazın takibidurduracağı kurala bağlanmıştır.
İtiraznedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazıniptali için Yasada iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göremahkemeye başvurmak, İkincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasınıistemektir.
İncelenenuyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından,değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyleitirazın iptali davası açılmıştır.
Sözkonusu 67. madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.),“(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takiptalebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihindenitibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.
(Değişik:9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazınınhaksızlığına karar verilirse borçlu; takibindehaksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna,davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, redveya hükmolunan meblağın yüzde kırkındanaşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtirazeden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkındatazminat hükmolunması kötü niyetin sübutunabağlıdır.
Birincifıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçirenalacaklının umumi hükümler dairesindealacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ekfıkra:2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkartazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeritazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esasalınır.” hükümlerini taşımaktadır.
AnılanYasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında,“Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icradairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmüyazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile,icra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımındanbağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması vetakip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasınınasliye mahkemesinde görülmesi gerektiğiaçıktır.
Öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde,idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarhariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar olarak sayılmıştır.
Buduruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik67. maddesine göre açılan itirazın iptalidavasının görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu gibi olayda davalı idarenin,herhangi bir projeye veya plana dayalı olmaksızın, davacışirkete ait enerji dağıtım altyapısına zararverdiğinden bahisle meydana geldiği ileri sürülenzararın tazmini istemiyle açılan davanın haksızfiilden doğan bir tazminat davası sayılacağı veözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarıldığından davanın görüm veçözümünün adli yargı yerlerine aitbulunduğu oyu ile davanın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyorum.
AhmetARSLAN
Üye