T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/586
KARAR NO : 2023/701
KARAR TR : 27/11/2023
ÖZET: Davacının satın aldığı araca çalıntı olması nedeniyle el konulmasında, tescil denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek, maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : E.K
Vekili : Av. İ. S. A
Davalı : İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. N. H
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, 10/01/2020 tarihinde müvekkilinin satın aldığı... FM ... plakalı hususi aracına çalınmış vedeğiştirilmiş olduğu gerekçesiyle, Kocaeli 3. SulhCeza Hakimliğinin 23/01/2020 tarihli, 2020/419 değişik işnolu kararı ile el konulduğunu, aracın resmi olarak tutulansicillere güvenerek satın alındığını,idarenin kusurlu olarak işlettiği trafik tescil ve kayıt hizmetinedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığınıileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi zararın tazmini istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Manisa 1. İdare Mahkemesi 09/03/2021 tarih veE.2020/718, K.2021/193 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-ahükmü uyarınca davanın görev yönündenreddine karar vermiş, tarafların istinaf etmemesi üzerine kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
“Dava dosyasınınincelenmesinden, 2009 model ... marka VF1LBNK..... şase ve VF1LBNK.....motor numaralı aracın... NT... plakada tescilli iken, Manisa 3.Noterliği'nin 01/08/2017 tarihli satış sözleşmesineistinaden C.K adına online olarak devir tescil kaydınınyapıldığı ve plakanın... FM ... olarakdeğiştirildiği, sonrasında sırasıyla Manisa 1.Noterliği'nin 03/01/2020 tarihli satış sözleşmesineistinaden M.Ö adına ve yine Manisa 1. Noterliği'nin 10/01/2020tarihli satış sözleşmesine istinaden davacı adınatecil işleminin gerçekleştiği, Kriminal PolisLaboratuvarı tarafından araç üzerinde yapılanincelemede motor numarasının orjinal olduğu fakat şasenumarasının sonradan kaynakla monte edilmek suretiyle aracınkimliğinin değiştirildiğinin tespit edildiği, 25/01/2020tarihinde araca el konulması üzerine, aracın satınalınmasında davalı idarenin kusurunun bulunduğundan bahisleuğranıldığı belirtilen zararın tazmini istemiylebakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığıaçıktır.
Buna göre, 2918sayılı Kanunun idareye yüklediği tescilsorumluluğundan kaynaklanan işbu davanın, 2918 sayılıKanunun yukarıda belirtilen hükmü uyarınca adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır."
3.Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Manisa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 07/02/2023 tarih ve E.2021/77, K.2023/48sayılı kararı ile,yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddinekarar vermiş, kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmirBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 17/07/2023 tarih ve E.2023/1562,K.2023/1589 sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesitarafından 2247 Sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğinceUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken esasınkapatılarak görevsizlik kararı verilmesinin usul ve Kanun'aaykırı olduğu gerekçesiyle, Manisa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/02/2023tarih ve E.2021/77, K.2023/48 sayılı kararının esasıincelenmeden kaldırılmasına karar vermiştir.
5. Manisa 5. AsliyeHukuk Mahkemesi 25/10/2023 tarih ve E.2023/232 sayılı kararıile, "davalı idarece tescilişleminin kusurlu olarak işletilmiş olması nedeniyledavacının uğramış olduğu zararın İdareninkusursuz sorumluluk ilkesine göre Yargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerininiçtihatları, Bam kararları ve Danıştaykararlarına istinaden dosyanın idari yargı mercileritarafından görülmesi" gerektiğigerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
6.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"a) Araçları, buKanuna göre araçlarda bulundurulması gerekli belge vegereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri,sürücülerin ve karayolunu kullanan diğer kişilerin kurallarauyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olupolmadığını denetlemek.
b) Duran ve akan trafiğidüzenlemek ve yönetmek.
c) El koyduğu trafikkazalarında trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek.
d) Trafik suçuişleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleriyapmak ve takip etmek.
e) Trafik kazası neticesindehastalanan veya yaralananların bakımlarını sağlayacaktedbirlerin süratle alınmasına yardımcı olmak veyakınlarına haber vermek.
f) Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek.
g) Sürücülerinbelgelerini vermek.
h) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukuki değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek.
i) Trafik kazalarınınoluş nedenleri ile ilgili tüm unsurları kapsayan istatistikverileri ve bilgilerini toplamak, değerlendirmek, sonuçlarınagöre gereken önlemlerin alınmasını sağlamak veilgili kuruluşlara teklifte bulunmak.
j) Hasar tazminatıödemelerini hızlandırmak amacıyla sigortaşirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgeleri vermek.
k) Ayrıca bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülere aitbilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılmasıişlemleri, bu değişiklik veya şerhlere karar verenyargı ve icra birimleri ile kamu kurum veya kuruluşlarıtarafından elektronik sistemle yapılabilir. Sürücübelgesi ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek bilgiler,İçişleri Bakanlığı tarafından ilgili kamukurum veya kuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçlasınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkrayailişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedeki görev, yetki vesorumluluklara ait diğer esaslar ile trafik kuruluşlarının,çalışma şekil ve şartları, görevlendirilecekpersonelin nitelikleri, seçimi, çalışma usulleri,görev, yetki ve sorumluluklarına ait esaslarİçişleri Bakanlığıncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir."
7.2918 sayılı Kanun'un"Araçların satış, devir ve tescili ile buişlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk"başlıklı 20. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a) Araç sahipleri,
1-Tescili zorunlu ve ilk tesciliyapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğününbelirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerine başvurmak,
2-Tescilin yapılması veyasilinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmeliktebelirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak zorundadırlar.
a) Araçların girişişlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15 güniçinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşunabildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcubulunmadığının tespit edilmesi ve taşıtüzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcıherhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araçsahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescilkayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır.Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satışve devirler geçersizdir.
Satış ve devirişlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılan satış vedevir işlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adınabir ay süreyle geçerli tescile ilişkin geçici belgedüzenlenir.
197 sayılı Kanunun 13üncü maddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklıkalmak kaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme vebildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bu konuda yükümlülükgetirmeye, elektronik bildirmelere ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye Gelir İdaresi Başkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesiiçin gerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar.
Satış ve devirişlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumluluk yüklenemez.
...
Haciz, müsadere, zapt, buluntu,trafikten men gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesimüdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ilediğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafındansatışı yapılan araçların satıştutanağının bir örneği aracın kayıtlıolduğu trafik tescil kuruluşlarına üçişgünü içerisinde gönderilir. Aracı satınalanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundanbir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almak zorundadırlar.Alıcıların tescil belgesi almak için süresindebaşvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendin uygulanmasınailişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri veMaliye Bakanlıkları yetkilidir.
..."
8. 2918 sayılı Kanun'un "Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar" başlıklı 22. maddesinde;Yönetmelikte gösterilen esaslara göre,birinci fıkradabentler halinde sayılan istisnalar haricinde kalanaraçlarailişkin tescile yönelik işlemlerin Emniyet GenelMüdürlüğü veya bağlı trafik tescilkuruluşlarınca yapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluylayapacağıdüzenlenmiştir.
9.2918 sayılı Kanun'un 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılıKanunun 14. maddesi ile değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.”
10.2918 sayılı Kanun'a dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28. maddesinde “Araçların Tescil Mecburiyeti”;29. maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30.maddesinde “Tescil İşlemleri MüşterekHükümleri”;31. maddesinde “Yeni Kayıt”;32. maddesinde“Tescil Belgesi veGeçerliliği”; 33. maddesinde “Motorlu araç trafik belgesi vegeçerliliği”; “Tescile Dair Diğer İşlemler” üstbaşlığı altındaki 36. maddesinde “Satış ve Devirler”; 37. maddesinde“Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescil işlemleri”;43.maddesinde “Çalınanaraçlar hakkında yapılacak işlemler”;44. maddesinde “Çalınan,kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgileri değişen belge veplakalar” ileilgili hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
11. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı fıkrası şöyledir:
"İdari dava türlerişunlardır:
a) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/11/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli yargıyerince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece adli yargı dosyasınınekinde idari yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hâkim SüleymanARIDURU'nun davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava, davacının satın aldığı hususi aracınçalınmış ve değiştirilmiş olmasınedeniyle ceza soruşturması kapsamında el konulmasındatescil denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin kusurlu olduğuileri sürülerek, maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
15.İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiylenedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğanzararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuruveya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tamyargı davalarında, öncelikle zarara yolaçtığı öne sürülen idari işlem veya eyleminhukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından,olayın oluşumu ve zararın niteliği, sorumluluk ilkelerininuygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminatahükmedilirken de sorumluluk sebebinin açıkçabelirtilmesi gerekmektedir.
16.İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetinkuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnelnitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilenhizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesiveya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte veidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru,özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonimbir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur.Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunundoğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Kamugörevlilerinin hizmetin yürütülmesi sırasındakikusurlu eylemleri, idare yönünden nesnel nitelik taşıyanhizmet kusurunu oluşturmakta, bunun yargısal denetimi ise, kamuhizmetlerinin işleyişinin ve gereklerinin değerlendirilmesindeuzman olan idari yargı yerine ait bulunmaktadır.
17.Olayda, 10/01/2020 tarihinde davacının satınaldığı hususi aracın sahte trafik kayıtlarıoluşturularak kendisine satışınınyapıldığı, söz konusu aracı kanunlara uygunolarak, idare tarafından tutulan trafik tescil kayıtlarınagüvenerek satın aldığı, tüm bu nedenlerle zararauğradığı ve zararının meydana gelmesindedavalı idarenin de kusurlu olduğu ileri sürülerek, tazminatistemiyle açılan davada; kamu hizmetini yürütmekleyükümlü kılınan davalı idarenin, kamu hizmetiniyöntemine ve hukuk kurallarına uygun olarak yürütüpyürütmediğinin, dolayısıyla hukuki sorumluluğununbulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
18.Davalı idareler,kamu tüzel kişiliği olup; kural olarak,işlem ve eylemleri idari nitelik taşır. Somut olayda,davalı idarenin mevzuatla kendisine verilmiş bulunan görevlerigereği gibi yerine getirmediği ilerisürülmüştür. Trafik tescil ve büro amirliğitarafından araç tesciline ilişkin olarak yapılan işlemlerinidari nitelikte olup hiç yapılmaması, geçyapılması ya da gereği gibi yapılıpyapılmadığı hususunun idari yargı yerinin denetiminetabi bulunmasına göre, görevin hiç veya gereği gibiyerine getirilmemesi de hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı, 2577 sayılıKanun’un 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekir.
19.Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru ya da başka bir nedenlehukuki sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesiuyarınca idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
20.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Manisa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Manisa 1.İdare Mahkemesinin 09/03/2021 tarih ve E.2020/718, K.2021/193sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Davanınçözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B. Manisa5. Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Manisa 1.İdare Mahkemesinin 09/03/2021 tarih ve E.2020/718, K.2021/193sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
27/11/2023tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN veEyüp SARICALAR'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLAKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,davacının satın aldığı araca cezasoruşturması kapsamında change (çalınmış,şasi numarası değiştirilmiş) olduğugerekçesiyle el konulmasıolayında, araçlarıntesciline ilişkin hükümlere aykırı davranan idareninkusur ve sorumluluğu bulunduğu iddiası ve uğranılanmaddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararında şu gerekçe ile anılankuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Uyuşmazlıkaçısından önem taşıyan kararın ilgilikısmı şöyledir:
“… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…”
Konuyailişkin mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararıgözetildiğinde, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin 2918sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan sorumlulukdavalarını kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındandoğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Herne kadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet verenişlem ya da eylemlerin, dava dışı kişilerin hileliişlemleri yanında, aracın devir, satış ve tescilişlemlerinin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idare çalışanlarınınkusurundan kaynaklanan ve idari hizmetin kötü işlemesikapsamında değerlendirilebilecek nitelikte eylemlerinin olduğuiddia edilmekte ise de; davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918sayılı Kanun’un ve bu Kanun'un uygulanmasına yönelikKarayolları Trafik Yönetmeliği'nin araçların devir,satış ve tesciline ilişkin hükümlerineaykırı hareket edilmesinden kaynaklandığı, 2918sayılı Kanun’un 110. maddesinde de, madde ayrımıyapılmaksızın 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanansorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümleneceğinin açıkçabelirtildiği; bu düzenlemenin, genel idare esaslarınailişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyen diğerkanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenle idareajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Üye Üye Üye
NilgünTAŞ Doğan AĞIRMAN Eyüp SARICALAR