T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/11
KARAR NO : 2024/93
KARAR TR : 04/03/2024
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : O.S
Vekilleri : 1- Av. M.Ş 2- Av. D.U 3- Av. M.F.A
Davalı : İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. B.K.T
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin 03/10/2021 tarihinde Konya ili, KaramanKarayolu üzerinde motosikleti ile seyir halinde iken,başka birmotosiklet ile çarpışması sonucu yaralanmalı trafikkazası geçirdiğini, kaza tespit tutanağındabelirtildiği üzere, kaza tarihinden önceçarpıştığı aracın hurdayaayrıldığını, hurdaya ayrılanaraçların trafikte yer almamalarının Emniyet GenelMüdürlüğünün denetiminde bulunduğunu, buaraçların trafikteki seyirleri esnasında vereceklerizararlardan da davalı idarenin sorumlu olduğunu belirterek, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sürekli işgöremezlik zararına ilişkin 10.000 TL, geçici işgöremezlik zararına karşılık 100 TL, bakıcıgiderlerine karşılık 100 TL olmak üzere toplam 10.200 TLmaddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecekdeğişen oranlarda avans faiziyle birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 10/01/2023 tarihve E.2022/525, K.2023/16 sayılı kararı ile, idareninhizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı, 2577 sayılıKanun'un 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargıyerinde tam yargı davası açılması gerektiğigerekçesiyle, davanın yargı yoluna yönelik davaşartı yokluğundan reddine karar vermiş ve bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir :
"...Dava, trafikkazasından kaynaklanan cismani zararın tazmini amacıyla kusurluyan aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı yan, hurdayaayrılan aracın trafikte yer almaması hususunun Emniyet GenelMüdürlüğü'nün sorumluluğunda olduğundankaza nedeni ile meydana gelen zararın davalı İçİşleri Bakanlığı tarafından tazmin edilmesigerektiği iddiası ile eldeki davayıaçmıştır.
Aracın tescilkayıtları celbedilmiş; kaza tarihinden önce aracınsahibinin başvurusu ile hurdaya ayırma işlemininyapıldığı ve hurdaya ayrılan araçlarınyeniden tescil edilemeyeceğinin bildirildiğianlaşılmıştır. Kusurlu olduğu iddia edilenaracın hurdaya ayrıldığı konusundauyuşmazlık kalmamıştır.
Davalı, kamu tüzelkişiliği olup; kural olarak, işlem ve eylemleri idari niteliktaşır. Somut olayda, davalı idarenin mevzuatla kendisineverilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerine getirmediğiileri sürülmüştür. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu uyarınca hurda araçlarıntrafiğe çıkması yasaklanmış olup bu hususundenetimine ilişkin işlemler de idari nitelikte olup hiçyapılmaması, geç yapılması ya da gereği gibiyapılıp yapılmadığı hususunun idari yargıyerinin denetimine tabi bulunmasına göre, görevin hiçveya gereği gibi yerine getirilmemesi de hizmet kusuruniteliğindedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardandolayı, 2577 sayılı Kanun’un 2/1-b maddesi gereğinceidareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekir (Bursa 3. İdari Dava Dairesi 2022/875esas 2022/982 karar sayılı ilamı)..."
3.Davacı vekili bu kez toplam 30.200 TL tazminat istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4.Konya 3. İdare Mahkemesi 17/08/2023 tarih ve E.2023/879, K.2023/876sayılı kararı ile,2918 sayılı Kanuna tabi iş ve işlemlerde doğansorumluluklarda adli yargı kolunun görevli olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.
5. KonyaBölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi 11/10/2023 tarih veE.2023/1632, K.2023/1634 sayılı kararı ile, Mahkemenin 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında UyuşmazlıkMahkemesine başvurması gerektiği gerekçesiyle, istinaftalebinin kabulü ile Konya 3. İdare Mahkemesinin 17/08/2023 tarih veE.2023/879, K.2023/876 sayılı kararınınkaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanınmahkemesine iadesine karar vermiştir.
6. Konya 3. İdare Mahkemesi 08/11/2023 tarih veE.2023/1179sayılı kararı ile, 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile 2918 sayılıKanun'dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargının görev alanına girdiği gerekçesiyle,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunu'nun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına, Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar davanın ertelenmesine karar vermiştir. Kararınilgili kısmı şöyledir :
"...Uyuşmazlıktatazminata konu olan olayın Karayolları Trafik Kanunu'nun 3.Maddesinde tanımlanan karayolunda meydana geldiği, söz konusukarayolu 6001 sayılı Kanunun 13. Maddesi gereğinceKarayolları Genel Müdürlüğü muhtevasındabulunan yollar arasında yer aldığı, kazayakarışan aracın hurdaya ayırma kararınınbulunması söz konusu aracın trafikte olmaması sonucunudoğurabileceği ancak üçüncü kişilerinhukuksuz biçimde trafikte hurda araçla seyir yapmasıdurumunda meydana gelen kazanın 2918 sayılı Kanun'un 3.maddesinde tanımlanan karayolunda gerçekleştiğigerçeğini değiştirmediği, Karayolları TrafikKanunu'nda yer verilen bir kara yolunda bir kaza meydana gelirse, bu kazadandoğan her türlü sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceği, bu sebeple dava konusuuyuşmazlık bakımından görevli adli yargı yerininadli yargı mahkemelerinin olduğu ifade edilmelidir. Nitekim kanununlafzında açık bir biçimde "bu kanundan doğansorumluluk davaları" denilmek suretiyle hurda araçlayapılan bir kazanında bulunması dahil Karayolları TrafikKanunu'ndan doğan herhangi bir uyuşmazlık için adliyargının görevli olduğunun açıkçabelirtildiği görülmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun110. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle yapılanitiraz başvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013tarih ve E:013/68, K:2013/165 sayılı kararında "2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesindede ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veyaadli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır."denilerek anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemişve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. NitekimUyuşmazlık Mahkemesinin E.2023/376, K.2023/541 no'lu kararı veE.2023/29, K.2023/294 no'lu kararlarında "Kanun koyucunun idariyargının görev alanına giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanun'un 110. Maddesinin birinci fıkrası ile 2918 sayılıKanun'dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargının görev alanına girmesi yönündenverilmiş bir karardır" denilerek tazminat istemlerinin yeraldığı davaların da adli yargının görevalanında olduğunu göstermektedir.
Bu durumda, Karayolları TrafikKanunu'nda tanımlanan karayolunda gerçekleşen bir trafikkazasında sigorta şirketinin halefiyet prensibine dayanarak kusurluüçüncü kişilere karşı açacaklarıtüm sorumluluk davalarında görevli yargı kolunun adliyargı olduğudan davanın adli yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7.13/10/1983tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun"Amaç" başlıklı1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
8.2918 sayılı Kanun'un “Kapsam”başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. Bukanun karayollarında uygulanır..."
9.2918sayılı Kanun'un “Tanımlar”başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
" Bu Kanunda kullanılanterimlerin tanımları aşağıda gösterilmiştir.
...Motosiklet: (Değişik:12/7/2013-6495/13 md.) Azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veyasilindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiziki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motorgücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400kilogramı, yük taşımacılığındakullanılanlar için ise net ağırlığı 550kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlutaşıtlardır. Elektrik ile çalışanların netağırlıklarının hesaplanmasında bataryaağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseriyük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özelbiçimde yapılmış olan ve yolcutaşımalarında kullanılmayan üç tekerleklimotosikletlere yük motosikleti (triportör) denir."
10.2918 sayılı Kanun'un ''Karayolutrafik güvenliği'' başlıklı 13. maddesişöyledir:
''(Değişik birincifıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.
Çeşitli kişi, kurumve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları veesasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda;
a) Yolun yapım vebakımı ile görevli kuruluştan izin almak,
b)Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak,aldırarak ve devamlılığını sağlayarak,trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzdayapmak,
c) Zorunlu nedenlerle meydana gelenarıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarakkarayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek,
d) Şehiriçi karayolukenarında çeşitli tesislerin yapımı süresince;kaldırımlarda, tünel, tünel aydınlatılmasıve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yayayollarını trafiğe açık bulundurmak,
Zorundadırlar.
Bu çalışmalarsırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engellerbütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmaküzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflarsorumlulara ödetilir.
(Dördüncü fıkramülga: 18/1/1985 - KHK 245/16 md.)
(Değişik: 21/5/1997-4262/4md.) Bu madde hükümlerine uymayanlar fiil başka bir suçoluştursa bile ayrıca 7 200 000 lira para cezası ilecezalandırırlar.''
11.2918sayılı Kanun'un “Araçlarınsatış, devir ve tescili ile bu işlemlerle ilgili yetki vesorumluluk” başlıklı 20. maddesinin ilgilikısmı şöyledir:
" (Değişik: 18/1/1985- KHK 245/7 md.; Değiştirilerek kabul: 28/3/1985-3176/7 md.)
Tescil süreleri,satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ile ilgili esaslarşunlardır:
a) Araç sahipleri,
1. (Değişik:13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olanaraçların satın alma veya gümrükten çekmetarihinden itibaren üç ay içinde tescili için;bunların hurda durumuna gelmesi hâlinde ise bir ay içindetescilin silinmesi için ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmak,
2. (Değişik: 2/4/1998 -4358/3 md.) Tescilin yapılması veya silinmesi için vergikimlik numarası ile yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgelerisağlamak,
Zorundadırlar.
b) Araçların girişişlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15 güniçinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşunabildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır..."
12.2918 sayılı Kanun'un "Tescilbelgesi ve tescil plakası alma zorunluluğu ile hurdaya ayrılanaraçlar" başlıklı 21. maddesininilgili kısmı şöyledir:
''...(Ek:18/10/2018-7148/15 md.)Hurdaya çıkarılmış araçların karayolundasürülmesi yasaktır. Bu araçların karayolundasürüldüğünün tespiti hâlindesürücüsüne 2.018 Türk lirası idari paracezası verilir ve bu araçlar trafikten menedilir. Ayrıcamülki amir tarafından el konulur ve aracın mülkiyeti kamuyageçer.
(Ek:18/10/2018-7148/15 md.)Araçların hurdaya çıkarılmasına dair usul veesaslar Yönetmelikte belirlenir."
13.2918 sayılı Kanun'un, 19/01/2011tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesişöyledir:
"(Değişik:11/1/2011-6099/14 md.)
İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir."
B. Yargı Kararı
14.2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararında şu gerekçe ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir:
“…AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan04/03/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16.Raportör-Hâkim Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
17.Dava, 03/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının,kaza tarihinde hurdaya ayrılmış araçların trafiktekiseyirleri esnasında verecekleri zararlardandavalı idarenin sorumluolduğu iddiasıyla uğradığı maddi zararıntazmini istemiyle açılmıştır.
18.Dosyanın incelenmesinden; tazminatakonu olayın Karaman karayoluüzerinde meydana geldiği, davacının 2918 sayılıKanun'un 3. maddesinde tanımlanan karayolundagerçekleşen kazanedeniyle uğradığı zararın tazminini talep ettiğianlaşılmaktadır.
19.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, baştaUyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
20.Olayda, davacının iddiasının meydana gelen trafikkazasında hurdaya ayrılan aracın trafikte yer almasınınEmniyet Genel Müdürlüğünün kusuruna dayalıtazminat istemineilişkin bulunduğu, yukarıdahükümlerine yer verilen 2918 sayılı Kanun'un 20. ve 21.maddeleri ile 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ve Anayasa Mahkemesinin işaret edilen kararıdoğrultusunda trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; maddi zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Konya 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/01/2023 tarih ve E.2022/525, K.2023/16sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Konya 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/01/2023 tarih ve E.2022/525, K.2023/16sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
04/03/2024tarihinde Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Eyüp Muharrem
GÜLEÇ TAŞ SARICALAR ÜRGÜP
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
İdareninkendi kuruluş Kanunu'nda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi;uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
Üye
Ahmet ARSLAN