T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/84
KARAR NO : 2024/111
KARAR TR : 01/04/2024
ÖZET: Vakıf Üniversitesi bünyesinde görev yapmakta olan davacılar murisinin iş akdinin ölüm nedeniyle sona ermesinden kaynaklanan, kıdem tazminatının tahsili istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacılar
Muris :A.M
Mirasçıları : 1- F.S.M 2- S.M 3- S.K.
Vekili : Av. Y. C.
Davalı : Y.İ.Ü
Vekili : Av. İ.T.A
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacılarvekili, miras bırakan A. M. 21/09/2022 tarihinde vefat ettiğini,mirasçılarının davacılar olan eşi F.S. ilekızları S. ve S. olduğunu, murisin davalı üniversitede14/09/2017 tarihinden 21/09/2022 tarihine kadar öğretimgörevlisi olarak çalıştığını,çalışma süresi içerisinde öğrencileri vedavalı kurumun yönetimiyle iyi ilişkiler yürüten,görevlerini ve sorumluluklarını zamanında yerine getireniyi bir akademisyen olarak tanındığını, murisin21/09/2022 tarihinde vefat etmesini müteakip davacılartarafından davalı kurum ile murisinçalışmalarının karşılığıolan ve taraflar arasındaki iş akdinin ölüm nedeniyle sonaermesi dolayısıyla kıdem ve ölümtazminatının mirasçılara ödenmesine ilişkinbirçok kez görüşmede bulunulduğunu ancak davalıkurumun murisin emeklerinin karşılığı olan kıdemve ölüm tazminatının ödenmemesi yönündetavır ve tutum sergilediğini, müvekkillere ödenmeyentazminat kalemleri bakımından arabuluculuk başvurusundabulunduğunu ancak sürecin 24/02/2023 tarihinde anlaşamamaşeklinde sona erdiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin hertürlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ileşimdilik 1.000 TL kıdem ve 1.000 TL ölüm tazminatıalacağının, murisin ölüm tarihinden itibarenişleyecek faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Ankara 34. İş Mahkemesi 03/10/2023 tarih veE.2023/209, K.2023/580 sayılı kararı ile, yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nin 114 ve 115. maddeleriuyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Somutuyuşmazlıkta; müteveffanın davalı Y. İ. Ü. ndeöğretim görevlisi olarakçalıştığı anlaşılmaktadır.Müteveffanın göreve başlaması ve görevinin sonaermesi tamamen akademik yönden olup iş ilişkisi kabul edilemez. Budurumda müteveffanın öğretim elemanı olarak görevyaptığı ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeleregöre de bir statü ilişkisi içinde olduğu, aradaiş ilişkisi bulunmadığı açık olmakla yasaldüzenlemelere göre devlet üniversitesi ile aynı statüdeolan ve bu anlamda idare kabul edilen vakıf üniversitesi ileöğretim elemanı arasında çıkacakuyuşmazlıkların idari yargının görev alanıiçerisinde bulunduğu kabul edilmelidir.
Davanın adli yargı yerindegörülmesi mümkün olmadığından veuyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuanlaşıldığından, 6100 sayılı HMK’un114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmamasınedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."
3. Davacılar vekili bu kez, 1.000 TLkıdem tazminatı alacağının murisin ölümtarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı kurumdantahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Ankara 21. İdare Mahkemesi 11/12/2023 tarih veE.2023/2012 sayılı kararı ile, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"...Dosyanınincelenmesinden; davacılar murisi A.M.'nin 14/09/20217 - 21/0/2022tarihleri arasında öğretim görevlisi olarak Y. İ.Ü. bünyesinde çalıştığı ve 21/09/2022tarihinde vefatından sonra, iş akdinin ölüm nedeniyle sonaerdiğinden bahisle ödenmeyen kıdem tazminatıalacağına karşılık gelmek üzere fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00-TL'nin ölüm tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulananen yüksek faiz oranı ile birlikte davalı idareden tahsilinekarar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuathükümleri birlikte incelendiğinde, herhangi bir hizmetsözleşmesi çerçevesinde görev yapançalışanların İş Kanunu kapsamında bulunanalacaklarından (kıdem tazminatı, yıllık izinücreti gibi) kaynaklanan uyuşmazlıkların, İşMahkemeleri tarafından çözümleneceğianlaşılmaktadır.
Nitekim YargıtayBüyük Genel Kurulunun İş Bölümüneİlişkin 07/01/2023 tarih ve 2023/1 sayılıkararının 9. Hukuk Dairesi'nin görevlerinin 6. maddesinde, 2547sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 2. maddesigereğince kurulan vakıf üniversitelerinin öğretimelemanları ile üniversite arasında İş Kanunu veiş sözleşmesinden kaynaklanan davaların temyizincelemesinin görüm ve çözümünde 9. HukukDairesi'nin yetkili olduğu düzenlenmek suretiyle bu maddekapsamında kalan uyuşmazlıklarda iş mahkemeleriningörevli olduğunun kabul edildiği görülmektedir.
Buna göre, 2547sayılı Kanun'un Ek 11. maddesi ile VakıfYükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23.maddesi hükmünde, vakıf yükseköğretim kurumundaçalışmakta olan akademik ve diğer personelin hizmetsözleşmeleri hakkında 22/05/2003 tarih ve 4857 sayılıİş Kanunu hükümleri uygulanacağınındüzenleme altına alındığı,uyuşmazlığın, Vakıf YükseköğretimKurumunda görev yapan davacılar murisinin İş Kanunukapsamında kalan alacaklarından kaynaklandığı gözönünde bulundurulduğunda, davanın görüm veçözümünde adli yargı alanında görev yapanİş Mahkemelerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır..."
III. İLGİLİ HUKUK
5.Anayasa'nın“Yükseköğretim Kurumları” başlıklı130. maddesinin birinci, ikinci ve onuncu fıkralarışöyledir:
“Çağdaşeğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzeniçinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insangücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalıçeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimselaraştırma, yayın ve danışmanlık yapmak,ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitlibirimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimselözerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunlakurulur.
...
Kanunda gösterilen usul veesaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamakşartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim vedenetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir.
...
Vakıflar tarafındankurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konularıdışındaki akademik çalışmaları,öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlikyönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretimkurumları için Anayasada belirtilen hükümleretabidir."
6.2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 5772sayılı Kanun ile eklenen ve vakıflarca kurulacakyükseköğretim kurumları ile ilgili düzenlemelergetiren Ek 2. maddesi şöyledir:
“(Ek: 17/8/1983 - 2880/32 md.;Değişik : 18/6/2008-5772/7 md.)
Vakıflar; kazançamacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlardışında, akademik çalışmalar, öğretimelemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerindenbu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla,Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlıbirimlerden birini veya birden fazlasını ya da bir üniversiteveya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlıolmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlardayüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, buKanun hükümleri çerçevesinde kalmak şartıylameslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzelkişiliğini haiz olup, Cumhurbaşkanı kararı ilekurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknikeğitim bölgesinde gereksinim duyulması esastır."
7.2547 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi şöyledir:
“(Ek :17/8/1983 -2880/32 md.)
(Değişik: 28/12/1999 -4498/1 md.) Vakıflarca kurulacak yükseköğretimkurumlarının, vakıf yönetim organıdışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelliheyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetimorganı tarafından dört yıl için seçilir,süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerininyaş sınırlaması hariç Devlet memuru olmaniteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisansdüzeyinde yükseköğrenim görmüş olmasıgerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından birbaşkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumununtüzelkişiliğini temsil eder. Vakıfyükseköğretim kurumlarının yöneticileriYükseköğretim Kurulunun olumlu görüşüalınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelliheyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerineuygun gördüğü ölçüde yetkilerinidevredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecekyöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelinsözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevdenalınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumununbütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıcavakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerinegöre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınmasıile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükmüuygulanır.”
8.2547 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesi şöyledir:
“(Ek: 17/8/1983 - 2880/32 md.)
Vakıfça kurulacakyükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, Devletyükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibidüzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretimelemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretimkurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerininaynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarındaçalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluylabu kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıfyükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.
Vakıf yükseköğretimkurumlarında çalışan öğretim elemanlarına,unvanlarına göre Devlet yükseköğretimkurumlarında ödenen ücret tutarından az ücretverilemez. Bu fıkra kapsamında Devlet yükseköğretimkurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgilimevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerinuygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkatealınır."
9.2809 sayılı Yükseköğretim KurumlarıTeşkilatı Kanunu'nun "Yüksekİhtisas Üniversitesi" başlıklı Ek 140.maddesi şöyledir:
"Ek Madde 140 – (Ek:17/2/2011-6114/12 md.)
(Değişik birincifıkra: 12/7/2013-6495/11 md.) Ankara’da Türkiye Yüksekİhtisas
Hastanesi Vakfıtarafından, 2547 sayılı Kanunun vakıfyükseköğretim kurumlarına ilişkin
hükümlerine tabi olmaküzere, kamu tüzel kişiliğine sahip Yüksek İhtisasÜniversitesi adıyla
bir vakıf üniversitesikurulmuştur.
Bu Üniversite,Rektörlüğe bağlı olarak;
a) Tıp Fakültesinden,
b) Sağlık BilimleriFakültesinden,
c) Spor BilimleriFakültesinden,
ç) Yabancı DillerYüksekokulundan,
d) Sağlık HizmetleriMeslek Yüksekokulundan,
e) Meslek Yüksekokulundan,
f) Sağlık BilimleriEnstitüsünden,
oluşur."
10.Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Öğretim elemanları" başlıklı23. maddesi şöyledir:
"Öğretimelemanlarının seçimi, değerlendirilmesi,seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarlagörevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlüktekikanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıfyükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarıncayapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında,devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda arananşartlara ilaveten vakıf yükseköğretim kurumununakademik yönden gerekli gördüğü şartlar daaranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarında özellikleuygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretimelemanlarının atanmasında çalışma deneyiminesahip olması gözetilir.
Vakıfyükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademikve idari personelin çalışma esasları 2547sayılı Kanunda devlet üniversiteleri içinöngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylıkve diğer özlük hakları bakımından ise 4857sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır."
(Danıştay SekizinciDairesinin 29/4/2011 tarihli ve E.: 2008/8234, K.: 2011/2452 sayılıKararı ile bu maddenin son cümlesinde yer alan “özlükhakları” ibaresinin iptaline karar verilmiştir."
11.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenintakdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. (Mülga:02/07/2018-KHK-703/185 md.)"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan01/04/2024tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyasının sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava, Y. İ. Ü. bünyesinde öğretim görevlisiolarak görev yapmakta olan davacılar murisinin iş akdinin,murisin ölümü nedeniyle sona ermesinden kaynaklanan kıdemve ölüm tazminatının faiziyle birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır.
15.Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuathükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Kanun'unEk 140. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarınailişkin hükümlere tabi olmak üzere kamu tüzelkişiliğine sahip olarak kurulmuştur.
16.İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunanTürkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliğiidari yargının görev alanının belirlenmesindekullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzelkişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu TüzelKişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaranüstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirlerve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bunedenle de personeli kamu hukukuna tabidir.
17.Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanınyanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi VakıfÜniversitelerinin de Anayasal güvence altınaalınmış olan "BilimselÖzerkliğe sahip olmaları” bir diğerayrıcalığıdır. Üniversitelerde bilimselözerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç,yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre vebaskı grupları ile düşünce kümelerinin etkisinindışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler vegereksinimlerine bağlı olmalarını sağlamaktır. Bunedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olanyükseköğretim elemanlarının, görevleri,unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri gibi özlükhaklarının kanunla düzenleneceği konusu, Anayasal teminataltına alınmıştır.
18.Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde,davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamuhizmetinde çalıştırdığıdavacıların murisinin, statüsü, görevealınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdareHukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu, aralarındadüzenledikleri sözleşmenin de idari sözleşmeniteliği taşıdığı açıktır.
19.Buna göre, davacıların murisinin sözleşmesininölüm nedeniyle sona ermesinden dolayı talep ettiğikıdem ve ölüm tazminatının asıl işlemebağlı bir nitelik taşıdığı,dolayısıyla bu işlemden kaynaklanan tazmin isteminin de 2577sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2. maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında idari yargı yerindegörülmesi gerekmektedir.
20.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak;Ankara 21. İdare Mahkemesinin 11/12/2023 tarih ve E.2023/2012sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Ankara21. İdare Mahkemesinin 11/12/2023 tarih ve E.2023/2012 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE,
01/04/2024tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN veEyüp SARICALAR' ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,Y. İ. Ü. bünyesinde öğretim görevlisi olarakgörev yapmakta olan davacılar murisinin iş akdinin, murisinölümü nedeniyle sona ermesinden kaynaklanan kıdem veölüm tazminatının faiziyle birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır.
DavalıÜniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleriçerçevesinde 2809 sayılı YükseköğretimKurumlan Teşkilatı Kanunu'nun Ek 71. maddesi ile vakıfyükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümleretabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarakkurulmuştur.
Somutolay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde;davacılar murisi ile davalı Vakıf Üniversitesiarasında imzalanan iş sözleşmesi, davacılar murisininiş akdinin, murisin ölümü nedeniyle sona ermesi,uyuşmazlığın üniversitedeki çalışmaesaslarına ilişkin olmayıp aylık ve diğerözlük haklarına ilişkin olması hususları dikkatealınarak, davacının kıdem tazminatı ile diğerişçilik alacaklarının tahsiline ilişkinuyuşmazlığın adli yargının görevalanında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıdabelirtildiği üzere, 2547 sayılı Kanun kapsamındakikamu hizmetini yürüten davacı öğretimgörevlisinin ders yükü, disiplin gibi çalışmaesasları yönünden aynı kanun'a tabi olduğutartışmasız ise de, kendisinin iş sözleşmesi ileçalıştığı ve uyuşmazlık konusununişçilik alacakları olduğu gözetildiğinde kamuhizmeti niteliğindeki görevin özel hukuk ilişkisini ortadankaldırmayacağı, ilgili Yönetmelik'te düzenlendiğigibi aylık ve diğer özlük hakları bakımından4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 7036sayılı Kanun'un 5/a maddesi uyarınca da iş mahkemeleriningörevli olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdabelirtilen hususlar göz ününde bulundurularak, davada adliyargının görevli olduğunudüşündüğümüzden sayınçoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Üye
Üye
Nilgün TAŞ
Doğan AĞIRMAN
Eyüp SARICALAR