T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/65
KARAR NO : 2024/88
KARAR TR : 04/03/2024
ÖZET: Davacının satın aldığı araca, çalıntı olması nedeniyle el konulmasında, tescil denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek, maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.Nak. Oto.San. ve Tic.LTD.ŞTİ.
Vekili : Av. M. A
Davalı : İçişleriBakanlığı
Vekili : Av. E.B
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, 15/02/2018 tarihinde müvekkilinin satın aldığı...BAS ...plakalı hususi aracı ...AAB ...plakaya tesciliniyaptırdığını, araca çalınmış vedeğiştirilmiş olduğu gerekçesiyle, 30/07/2021tarihinde Adana İl Emniyet Müdürlüğü tarafındanel konulduğunu, aracın resmi olarak tutulan sicillere güvenereksatın alındığını, idarenin kusurlu olarakişlettiği trafik tescil ve kayıt hizmeti nedeniylemüvekkilinin maddi zarara uğradığını ilerisürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylamaddi ve manevi zararın idareye başvuru tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Konya 3. İdare Mahkemesi 02/09/2022 tarih veE.2021/842, K.2022/744 sayılı kararı ile, "...yapılan açıklamalarışığında, 2918 sayılı Kanun'un idareyeyüklediği devir, satış ve tescil sorumluluğundankaynaklanan uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevli olduğu sonucunavarıldığından bu uyuşmazlığınesasının mahkememizce incelenmesi hukuken mümkündeğildir. (Nitekim, aynı mahiyetteki bir olaya ilişkin olarak,Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 09/02/2021tarihli ve E.2019/975, K.2021/344 sayılı kararı da buyöndedir.)
Açıklanan nedenlerle;
2577 sayılı Kanunu'nun 14 üncümaddesinin 3-a bendi ve 15 inci maddesinin 1-a bendi uyarınca davanıngörev yönünden reddine..." kararvermiş, istinaf edilmemesi üzerine bu karar kesinleşmiştir.
3.Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 20/03/2023 tarih ve E.2022/810, K.2023/255sayılı kararı ile, "...6100 sayılı HMK m.115/1hükmü uyarınca, dava şartlarının mevcut olupolmadığının yargılamanın her aşamasındaresen incelenmesi gerektiği, m.114/1-b hükmü uyarınca"yargı yolunun caiz olmasının" dava şartıolduğu, izah edildiği üzere asıl ve birleşen dosyalarakonu ihtilafın idari yargı yolunda görülmesi gerektiğianlaşılmış ve m.115/2 uyarıncaaşağıdaki şekilde karar verilmiş; daha evvel idaremahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden, mahkememizişbu dosyanın kesinleşmesi ile olumsuz görevuyuşmazlığı ortaya çıkacağından 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun m.14 ve m.15 hükümleriuyarınca taraflarca talep edilmesi halinde yargı yolunun tespitiiçin dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine,açılan asıl ve birleşen mahkememiz 2022/811 Esassayılı davalarının ayrı ayrı HMK m.114/1-b, m.115hükümleri uyarınca idari yargı yolunda görülmesigerektiği anlaşıldığından usuldenreddine..." karar vermiş, bu karara karşıistinaf isteminde bulunulmuştur.
5. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi12/10/2023 tarih ve E.2023/2096, K.2023/1994 sayılı kararı ile,"...davalı vekilinin istinafbaşvurusunun kabulü ile, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin20/03/2023 tarih ve 2022/810 Esas ve Birleşen Konya 4 AHM 2022/811E2023/255 sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesiuyarınca kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esashakkında hüküm kurulmak suretiyle;
1-İlk derece mahkemesinin asıl ve birleşen2022/811 E sayılı dosyalarında davaların yargı yolununcaiz olmaması nedeni ile usulden reddine,
2-Daha evvel idare mahkemesince görevsizlik kararıverildiğinden, kararın kesinleşmesi ile olumsuz görevuyuşmazlığı ortaya çıkacağından 2247sayılı Kanun'un 14 ve 15. maddeleri gereğince taraflarca talepedilmesi halinde yargı yolunun tespiti Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun m.14 ve m.15hükümleri uyarınca taraflarca talep edilmesi halinde yargıyolunun tespiti için dosyanın yerel mahkemece UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine..."
III. İLGİLİ HUKUK
6.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"a) Araçları, buKanuna göre araçlarda bulundurulması gerekli belge vegereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri,sürücülerin ve karayolunu kullanan diğer kişilerinkurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olupolmadığını denetlemek.
b) Duran ve akan trafiğidüzenlemek ve yönetmek.
c) El koyduğu trafikkazalarında trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek.
d) Trafik suçuişleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleriyapmak ve takip etmek.
e) Trafik kazası neticesindehastalanan veya yaralananların bakımlarını sağlayacaktedbirlerin süratle alınmasına yardımcı olmak veyakınlarına haber vermek.
f) Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek.
g) Sürücülerinbelgelerini vermek.
h) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukuki değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek.
i) Trafik kazalarınınoluş nedenleri ile ilgili tüm unsurları kapsayan istatistikverileri ve bilgilerini toplamak, değerlendirmek, sonuçlarınagöre gereken önlemlerin alınmasını sağlamak veilgili kuruluşlara teklifte bulunmak.
j) Hasar tazminatıödemelerini hızlandırmak amacıyla sigortaşirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgeleri vermek.
k) Ayrıca bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülere aitbilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılmasıişlemleri, bu değişiklik veya şerhlere karar verenyargı ve icra birimleri ile kamu kurum veya kuruluşlarıtarafından elektronik sistemle yapılabilir. Sürücübelgesi ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek bilgiler,İçişleri Bakanlığı tarafından ilgili kamukurum veya kuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçlasınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkrayailişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedeki görev, yetki vesorumluluklara ait diğer esaslar ile trafik kuruluşlarının,çalışma şekil ve şartları,görevlendirilecek personelin nitelikleri, seçimi,çalışma usulleri, görev, yetki ve sorumluluklarınaait esaslar İçişleri Bakanlığıncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir."
7.2918 sayılı Kanun'un"Araçların satış, devir ve tescili ile buişlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk" başlıklı20. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"Tescilsüreleri, satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ileilgili esaslar şunlardır:
a) Araç sahipleri,
1-Tescili zorunlu ve ilk tesciliyapılacak olan araçların satın alma veyagümrükten çekme tarihinden itibaren üç ayiçinde tescili için; bunların hurda durumuna gelmesihâlinde ise bir ay içinde tescilin silinmesi için ilgilitrafik tescil kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğününbelirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veyaözel hukuk tüzel kişilerine başvurmak,
2-Tescilin yapılması veyasilinmesi için vergi kimlik numarası ile yönetmeliktebelirtilen bilgi ve belgeleri sağlamak zorundadırlar.
a) Araçların girişişlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15 güniçinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşunabildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d) Tescil edilmişaraçların her çeşit satış ve devirleri,satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlutaşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergicezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığınıntespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınaraknoterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayanher çeşit satış ve devirler geçersizdir.
Satış ve devir işlemi,siciline işlenmek üzere üç işgünüiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ile vergi dairesinebildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adına trafik tescilişlemi gerçekleşmiş sayılır. Satış vedevir tarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar VergisiKanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyetisona erer, yeni malikin vergi mükellefiyeti başlar.
Yapılan satış vedevir işlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adınabir ay süreyle geçerli tescile ilişkin geçici belgedüzenlenir.
197 sayılı Kanunun 13üncü maddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklıkalmak kaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme vebildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bu konuda yükümlülükgetirmeye, elektronik bildirmelere ilişkin usul ve esaslarıbelirlemeye Gelir İdaresi Başkanlığı ve Emniyet GenelMüdürlüğü yetkili olup, bu kurumlar satış,devir ve tescile ilişkin işlemlerin gerçekleştirilmesi içingerekli elektronik veri akışını sağlarlar.Satış ve devir işlemlerini yapanlar, bu işlemlersırasında edindikleri bilgileri ifşa ettikleri takdirdeTürk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi uyarıncacezalandırılırlar.
Satış ve devirişlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez.
...
Haciz, müsadere, zapt, buluntu,trafikten men gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesimüdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ilediğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafındansatışı yapılan araçların satıştutanağının bir örneği aracın kayıtlıolduğu trafik tescil kuruluşlarına üçişgünü içerisinde gönderilir. Aracı satınalanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescilkuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almakzorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak içinsüresinde başvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendin uygulanmasınailişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri veMaliye Bakanlıkları yetkilidir.
..."
8. 2918 sayılı Kanun'un "Belge ve plaka vermeye yetkilikuruluşlar" başlıklı 22. maddesinde;Yönetmelikte gösterilen esaslara göre,birinci fıkradabentler halinde sayılan istisnalar haricinde kalanaraçlarailişkin tescile yönelik işlemlerin Emniyet Genel Müdürlüğüveya bağlı trafik tescil kuruluşlarıncayapılacağı, Emniyet GenelMüdürlüğünün ilk tescili yapılacakaraçların tesciline esas teşkil edecek işlemlerielektronik ortamda bilgi paylaşımı yoluylayapacağıdüzenlenmiştir.
9.2918 sayılı Kanun'un 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılıKanunun 14. maddesi ile değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.”
10.2918 sayılı Kanun'a dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28. maddesinde “Araçların Tescil Mecburiyeti”;29. maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30.maddesinde “Tescil İşlemleri Müşterek Hükümleri”;31.maddesinde “Yeni Kayıt”;32.maddesinde “Tescil Belgesi veGeçerliliği”; 33. maddesinde “Motorlu araç trafik belgesi vegeçerliliği”; “Tescile Dair Diğer İşlemler” üstbaşlığı altındaki 36. maddesinde “Satış ve Devirler”; 37.maddesinde “Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescil işlemleri”;43.maddesinde “Çalınanaraçlar hakkında yapılacak işlemler”;44. maddesinde “Çalınan,kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgileri değişen belge veplakalar” ileilgili hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
11.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıfıkrası şöyledir:
"İdari dava türlerişunlardır:
a) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ’inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan04/03/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15. maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hâkim GülşenAKAR PEHLİVAN'ın davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava, davacının satın aldığı hususi aracınçalınmış ve değiştirilmiş olmasınedeniyle ceza soruşturması kapsamında el konulmasındatescil denetimleri yetersiz kalan davalı idarenin kusurlu olduğuileri sürülerek, zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
15.İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiylenedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğanzararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuruveya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tamyargı davalarında, öncelikle zarara yolaçtığı öne sürülen idari işlem veyaeylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esasalındığından, olayın oluşumu ve zararınniteliği, sorumluluk ilkelerinin uygulanıpuygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken desorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
16.İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetinkuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnelnitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilenhizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesiveya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte veidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru,özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonimbir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur.Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunundoğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Kamugörevlilerinin hizmetin yürütülmesi sırasındakikusurlu eylemleri, idare yönünden nesnel nitelik taşıyanhizmet kusurunu oluşturmakta, bunun yargısal denetimi ise, kamu hizmetlerininişleyişinin ve gereklerinin değerlendirilmesinde uzman olanidari yargı yerine ait bulunmaktadır.
17.Olayda, davacının satın aldığı hususi aracınsahte trafik kayıtları oluşturularak kendisinesatışının yapıldığı, söz konusuaracı kanunlara uygun olarak, idare tarafından tutulan trafik tescilkayıtlarına güvenerek satın aldığı, tümbu nedenlerle zarara uğradığı ve zararınınmeydana gelmesinde davalı idarenin de kusurlu olduğu ilerisürülerek, tazminat istemiyle açılan davada; kamuhizmetini yürütmekle yükümlü kılınandavalı idarenin, kamu hizmetini yöntemine ve hukuk kurallarınauygun olarak yürütüp yürütmediğinin,dolayısıyla hukuki sorumluluğunun bulunup bulunmadığınınbelirlenmesi gerekmektedir.
18.Davalı idareler,kamu tüzel kişiliği olup; kural olarak,işlem ve eylemleri idari nitelik taşır. Somut olayda,davalı idarenin mevzuatla kendisine verilmiş bulunan görevlerigereği gibi yerine getirmediği ilerisürülmüştür. Trafik tescil ve büro amirliğitarafından araç tesciline ilişkin olarak yapılanişlemlerin idari nitelikte olup hiç yapılmaması,geç yapılması ya da gereği gibi yapılıpyapılmadığı hususunun idari yargı yerinin denetiminetabi bulunmasına göre, görevin hiç veya gereği gibiyerine getirilmemesi de hizmet kusuru niteliğindedir. İdarenin hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı, 2577 sayılıKanun’un 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekir.
19.Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru ya da başka bir nedenlehukuki sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesiuyarınca idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
20.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Konya 3. İdare Mahkemesinin 02/09/2022 tarih ve E.2021/842, K.2022/744sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Davanınçözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B.Konya 3. İdare Mahkemesinin 02/09/2022 tarih ve E.2021/842, K.2022/744sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
04/03/2024tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, Eyüp SARICALAR ve MuharremÜRGÜP'ün KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Eyüp Muharrem
GÜLEÇ TAŞ SARICALAR ÜRGÜP
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,davacının satın aldığı araca cezasoruşturması kapsamında change (çalınmış,şasi numarası değiştirilmiş) olduğugerekçesiyle el konulmasıolayında, araçlarıntesciline ilişkin hükümlere aykırı davranan idareninkusur ve sorumluluğu bulunduğu iddiası ve uğranılanmaddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararında şu gerekçe ile anılankuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Uyuşmazlıkaçısından önem taşıyan kararın ilgilikısmı şöyledir:
“… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
Konuyailişkin mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararıgözetildiğinde, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin 2918sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan sorumlulukdavalarını kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla2918 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Herne kadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyet verenişlem ya da eylemlerin, dava dışı kişilerin hileliişlemleri yanında, aracın devir, satış ve tescilişlemlerinin hukuka aykırı şekildegerçekleştirilmesi sebebiyle, idareçalışanlarının kusurundan kaynaklanan ve idarihizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemlerinin olduğu iddia edilmekteise de; davaya konu zarardan doğan sorumluluğun 2918 sayılıKanun’un ve bu Kanun'un uygulanmasına yönelik KarayollarıTrafik Yönetmeliği'nin araçların devir, satışve tesciline ilişkin hükümlerine aykırı hareketedilmesinden kaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un110. maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Üye Üye Üye
NilgünTAŞ EyüpSARICALAR Muharrem ÜRGÜP