T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/16
KARAR NO : 2024/86
KARAR TR : 04/03/2024
ÖZET: Davalı idare tarafından sınıra çekilen güvenlik duvarı nedeniyle taşınmazlara erişimin mümkün olmaması ve tarım arazisi olan taşınmazların fiilen kullanılamaması nedeniyle belirlenen kamulaştırma bedeli ve tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :F.F
Vekili : Av. N.A
AdliYargıda
Davalı : Milli SavunmaBakanlığı
Vekili : Av. E. A
İdariYargıda
Davalılar :1-MilliSavunma Bakanlığı
2-İçişleri Bakanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin Hakkari ili, Yüksekova ilçesi,...Köyünde bulunan ... ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların maliki olduğunu, İransınırına çekilen güvenlik duvarı ilesınır arasının askeri yasak bölge ilanedildiğini, taşınmazların bu kısımdakaldığını, taşınmazların bahçevasfında olduğunu, sınır duvarı yapımınabaşlandığı 2016 yılından itibarentaşınmazlara erişim imkanı kalmadığını,ciddi anlamda maddi zararının oluştuğunu,taşınmazlara haksız olarak elatıldığını ve haksız fiilin devam ettiğini,kamulaştırma yapılmadığını ilerisürerek, taşınmazların kamulaştırma bedeli olarakşimdilik 20 TL, ağaç bedeli olarak 10 TL, ecrimisil bedeliolarak 20 TL olmak üzere toplam 50 TL tazminatın, fazlayailişkin tüm hakları saklı kalmak üzere dava tarihindenitibaren işleyecek faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle, adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 23/6/2023tarih E.2022/492, K.2023/601 sayılı kararı ile,davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyledavanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
''...Dava dilekçesi, cevapdilekçesi, yerleşik içtihatlar, davalıtaşınmazın sınır duvarının diğertarafında olduğuna ilişkin fen bilirkişi raporu ile tümdosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;Sınırduvarı yapılmasından dolayı davacıya aittaşınmaza ulaşımın mümkünolmadığı, taşınmazın tamamınınsınır duvarının diğer tarafındakaldığı, fiili bir el atmanın bulunmadığı, kamuhizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelen zararınhizmet kusurunu oluşturucağı, 2577 sayılı Kanunun 2.maddesi hükmü gereğince idare aleyhine açılacak tamyargı davalarında görevli mahkemenin idari yargıolduğunun da açık olduğu değerlendirilerek HMK m.114/1-b ve 115/2 hükmü uyarınca yargı yolunun caizolmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundanreddine dair aşağıdaki şekilde kararverilmiştir..."
3.Davacı vekili bu kez taşınmazın kullanımınınimkansız hale gelmesi sebebi ile taşınmazın bedeliiçin 50 TL, uğranılan zarar için 50 TL,ağaçların bedeli için 50 TL olmak üzere toplam 150TL tazminatın davalıdan tahsili istemiyle, idari yargı yerindedava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Van 2. İdare Mahkemesi 06/12/2023 tarih veE.2023/3104 sayılı kararı ile, idarelercekişilerin taşınmazlarının herhangi birkamulaştırma işlemi olmaksızın fiilen kamusalişlevlerde kullanılması anlamına gelen fiili el atmadurumuna ilişkin davaların adli yargı mahkemelerindeçözümleneceği, dava konusu taşınmazlaragüvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilen elatıldığı, fiili el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olarak açılan davanın özel hukukhükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, açılandavanın çözümünün adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...İdarelercekişilerin taşınmazlarının herhangi birkamulaştırma işlemi olmaksızın fiilen kamusalişlevlerde kullanılması anlamına gelen fiili el atmadurumuna ilişkin davaların adli yargı mahkemelerindeçözümleneceği; dava konusu taşınmazlara, güvenlikduvarı çekilmesi suretiyle fiilen el atıldığı,fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirmekte olduğu, kaldı ki malikin mülkiyet hakkındankaynaklı bedele ilişkin diğer davaların da adliyargıda görüleceği anlaşıldığındandavanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu sonucunaulaşılmaktadır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek1. maddesi şöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile) (Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md.) Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkındankaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adliyargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
6.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelenzararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
7.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23.09.1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda,“olayda mülkiyet hakkına doğrudan elkonulmadığı ama verilen izin ve getirilen yasakların elkonulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkın özünedokunduğu” sonucuna ulaşmıştır.
8.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662 K.2010/651sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyletaşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle İdarenineyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onuortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
9.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmeleri mümkündeğildir. Başvurucuların taşınmazlarınınbulunduğu bölgede yer alan ve askerî tesise sınırolmayan diğer taşınmazların imaraaçıldığı, bu taşınmazlarayapılaşma izni verildiği hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma, taşınmazlarındanyararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunma hak ve yetkilerininkısıtlandığı açıktır.Başvurucuların şerhin kaldırılmasına veyataşınmazların kamulaştırılmasınayönelik talepleri de kamu makamlarınca reddedilmiştir. Kamumakamlarının şerhin kaldırılması veyataşınmazların kamulaştırılması hususunda2565 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleriuyarınca takdir yetkisi bulunmaktadır. Fakat kamu makamları butakdir yetkisi kapsamında başvurucularınşikâyetlerini ortadan kaldıracak şekilde bir işlemtesis etmemiştir. Hâlbuki kamu makamları,kamulaştırılmasına gerek görmedikleri bu durumdakitaşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığıhâlde askerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
10.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan04/03/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
11.Raportör-Hakim Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
12.Dava, tarım arazisi niteliğindeki dava konusu Hakkari ili,Yüksekova ilçesi, ...Köyünde bulunan ... ada, ... ve ...parsel sayılı taşınmazların, İransınırında yapılan güvenlik duvarınınarkasında kalması nedeniyle erişim imkanınınkalmadığı ileri sürülerek, taşınmazınbedeli ve uğranılan zararın tazminen ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
13.Dosyanın incelenmesinden; davacının Hakkari ili, Yüksekovailçesi, Onbaşılar Köyünde bulunan 144 ada,22 ve 23parselsayılı taşınmazların maliki olduğu,taşınmazlara İran sınırına çekilengüvenlik duvarı nedeniyle erişim imkânınınkalmadığı, ancak kamulaştırma işleminindeyapılmadığının ilerisürüldüğü; adli yargı yerince yapılankeşif ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmazlara güvenlik duvarının arkasındakalması nedeniyle ulaşımın mümkünolmadığının tespit edildiğianlaşılmıştır. Yine 2/12/2020 tarih ve 3250sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Hakkari ili,Yüksekova ilçesi, Esendere/Satıyıldız,Esendere/Güvenli ve ... mevkiinde hudut hattına tesis edilecek AcilSınır Fiziki Güvenlik Sistemleri kapsamında ihtiyaçduyulan taşınmazların Hakkari Valiliği tarafındanacele kamulaştırılmasına karar verildiği halde taşınmazlarda kamulaştırma işlemlerinin dava tarihiitibarıyla yerine getirilmediği, taşınmazların bazıkısıtlamalara maruz kaldığı ve bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
14.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
15.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
16.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen 2942sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilenişlemlerin yapılmaması halinde taşınmazlarınmalikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedeleilişkin açılacak davalar, adli yargıdagörülür." hükmü ve uygulamadabirliğin sağlanması amacı gözönünealındığında, ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde, adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
17.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Van2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Yüksekova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/06/2023 tarih veE.2022/492, K.2023/601sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Van 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Yüksekova1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/06/2023 tarih veE.2022/492, K.2023/601sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
04/03/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Eyüp Muharrem
GÜLEÇ TAŞ SARICALAR ÜRGÜP
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN