T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/431
KARAR NO : 2024/59
KARAR TR : 04/03/2024
ÖZET: Davalı idareninyol yapımı sırasında mülkiyeti davacıya ait taşınmaza, plan ve proje kapsamı haricinde müdahalede bulunaraktaşınmazda bulunan ağaçların kesildiği iddiasıyla, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davada, uyuşmazlık bir idari eylemden değil haksız fiil iddiasından kaynaklandığından haksız fiilden doğan zararların tazmini istemiyle açılan davanınözel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : O.G
Vekili : Av. C. T
(Adli Yargıda)
Davalılar : 1-...Yol Yapı San.ve Tic.A.Ş
2-...Yapı San.ve Tic.A.Ş
3-...Mad İnş.Mak.Pet.Ürn.Nak.San ve Tic.Ltd.Şti.
4- ... Yol. Yap.San. ve Tic. A.Ş
5- ... Yapı Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
6- Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı
(Adlive İdari Yargıda )
Davalı : Ordu Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. B.G.A
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin Ordu ili, Fatsa ilçesi,...Mahallesi, ... mevkii, ... parsel sayılı taşınmazınmaliklerinden ve zilyedi olduğunu, davalı idarece Fatsa-Aslancamiibağlantı yolu çalışmalarıyürütülürken kamulaştırmayapılmaksızın taşınmaz üzerindekiağaçların kesildiğini ve yolun taşınmazdangeçirilerek genişletildiğini, Ordu BüyükşehirBelediyesine 10/02/2016 tarihinde başvurduklarını,müdahalenin men'i ve bu müdahaleden kaynaklı zararıntazmininin talep edildiğini, 26/03/2016 tarihinde kendilerine tebliğedilen cevapla söz konusu yol genişletmeçalışmasında herhangi bir kamulaştırma yahutyol genişletmesi kararının projede yer almadığınınbildirildiğini, genişletme öngörülmeyen sözkonusu alanda, şev yüzeyindeki bitkisel örtününtemizliği yapılarak gerekli düzenlemeler yapıldığınınbelirtildiğini, şev üzerinde bitki örtüsütemizliği yapıldığı denilen alanda, müvekkilininzilyedi de olduğu tapulu arazisinde Karadeniz bölgesinde ekosistemgözetilerek zirai faaliyet yürütülen deneysel tarımalanlarından olduğunu, bu suretle envanteri tutulan bahçede;10 adetten fazla fındık ocağı, 1 adet 30yaşlarında kestane ağacı, 4 adet 20 yaşlarındaceviz ağacı, 5 adet akasya ağacının kesildiğini,müvekkilinin tapulu arazisine yapılan söz konusu müdahalesonucu 2 metre yüksekliğinde yar oluştuğunu ve birkısım fındık ocağının köklerinindışarıda kaldığını,ağaçların kuruma tehlikesi altında olduğunu, Fatsailçe tarım müdürlüğünceağaçlara ve tapulu araziye müdahaleye ilişkin talebiüzerine tespit yapıldığını, bu nedenlerleidarenin hizmet kusurundan kaynaklı olduğu belli olan söz konusuhaksız fiil sebebi ile müvekkilinin maddi manevi kayıplarıolduğunu belirterek, müvekkilinin uğradığızararların karşılığı olarak şimdilik 1.000TL maddî ve 5.000 TL manevî olmak üzere toplam 6.000 TLtazminatın davalıdantahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Ordu İdare Mahkemesi 17/05/2016 tarih veE.2016/748, K.2016/553 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
''...Dava konusu olayda; davacı, davalı idareceverilmiş bir kamulaştırma kararı olmadığıhâlde, maliki olduğu taşınmazın bir kısmınatecavüz edildiğini ve ağaçlarınınsöküldüğünü iddia etmektedir. Bu hâliyleuyuşmazlık, bir idarî eylemden değil haksız fiiliddasından kaynaklanmakta olup uyuşmazlığıngörüm ve çözümü adlî yargınıngörev alanına girmektedir.
Nitekim; Resmî Gazete'nin 17/06/2014 gün ve 29033(Mükerrer) sayılı nüshasında yayımlananUyuşmazlık Mahkemesinin (Hukuk Bölümü) 05/05/2014gün ve E: 2014/555, K: 2014/587 sayılı kararı da aynıyöndedir.
Bu durumda; haksız fiil niteliğindeki eylemnedeniyle uğranıldığı ileri sürülenzararın tazmini istemine ilişkin uyuşmazlığınçözümünde adlî yargı yeri görevliolduğundan; davanın esasının incelenmesine olanakbulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; (görevli yargıyerinde ayrı ve müstakil bir dava açılmakta serbest olmaküzere) 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine,...''
3.Davacıvekili, aynı istemle toplam 6000 TL (ıslah dilekçesi ilebelirttiği 7.264,75 TL) tazminatın davalılardan tahsiliistemiylebu kez adli yargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 03/03/2020 tarih ve E.2016/399, K.2020/134sayılı kararı ile, davanın kısmen kabul, kısmenreddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf istemindebulunulmuştur.
5.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 07/07/2021 tarih,E.2021/949, K.2021/999 sayılı kararı ile, istinafbaşvurusunun kabulü ile mahkeme kararınınkaldırılmasına karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
''...Davacı, davalı Ordu BüyükşehirBelediyesini hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04/11/2015tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da buyöndedir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı BelediyeBaşkanlığı yönünden tefrik kararı verilerek,bu davalı yönünden yargı yolunun caiz-olmamasınedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, budavalı yönünden de işin esasının incelenerekyazılı şekilde karar verilmesinin yerindeolmadığı kanaatine varıldığından,davalı Ordu Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun aynızamanda kamu düzenine ilişkin bu nedenle kabulü ile, 6100sayılı HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince yerel mahkemekararının kaldırılmasına, kaldırma sebebinegöre davalı şirketler vekilinin istinaf başvurusunun buaşamada incelenmesine yer olmadığına, tarafların usulikazanılmış hakları da gözetilerek davanın yenidengörülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeyegönderilmesine karar vermek gerekmiştir...''
6.Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 09/08/2021 tarih veE.2021/487 sayılıara karar ile, davalı Ordu Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı yönünden dosyanın tefrikedilmesine karar vererek, bu davalı yönündenmahkemenin2021/531esasına dosyayı kaydetmiştir.
7.Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 10/08/2021 tarih ve E.2021/531, K.2021/437sayılı kararı ile, davanın görüm veçözümünün idari yargı yerinin görevinegirdiği gerekçesiyle davalı Ordu BüyükşehirBelediyesi yönündenyargı yolunun caiz olmamasınedeniyledavanın dava şartı yokluğundanusulden reddinekarar vermiş, bu karara karşı istinaf kanun yolunabaşvurulmuştur.
8.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 25/04/2022 tarih veE.2022/522, K.2022/634 sayılı kararı ile, istinaf istemininkabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
''...Dosya kapsamına göre, davacıtarafından aynı talepli davanın işbu davaaçılmadan önce idari yargıdaaçıldığı, Ordu İdare Mahkemesi'nin 17/05/2016gün ve 2016/748-553 E-K sayılı kararı ile adliyargının görevli olduğundan bahisle davanın reddinedair verdiği kararın 28.06.2016 tarihinde kesinleşmişolduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda eldeki davada, kendisine ikinci davaaçılan Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, daha önce verilenOrdu İdare Mahkemesi'nin görevsizlik kararınınkesinleşmiş olması sebebiyle, elinde derdest bulunan işbudava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/1),dosyayı kül halinde, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermesi,verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar vermesi gerekirkenyazılı olduğu şekilde karar vermiş olmasınınusul ve yasaya aykırı olduğugörülmüştür.
Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusununyukarıda belirtilen sebeple kabulü ile, ilk derece mahkemesikararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesigereğince kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi tarafındandavanın yeniden görülerek, eldeki davada, kendisine ikinci davaaçılan Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, daha önce verilenOrdu İdare Mahkemesi'nin görevsizlik kararınınkesinleşmiş olması sebebiyle, elinde derdest bulunan işbudava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/1),dosyayı kül halinde, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermesi,verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre hüküm kurulmak üzeredosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermekgerekmiştir...''
9.Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 24/05/2022 tarih ve E.2022/345, K.2022/340sayılı kararı ile, İdarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk,aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurununhizmetin kötü işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleştiği, davanın görüm veçözümünün idari yargı yerinin görevinegirdiği gerekçesiyle davalı Ordu BüyükşehirBelediyesi yönündenyargı yolunun caiz olmamasınedeniyledavanın dava şartı yokluğundanusulden reddinekarar vermiş, bu karara karşı istinaf kanun yolunabaşvurulmuştur. Kararın ilgili kısmışöyledir:
''...Dosya kapsamına göre, davacıtarafından aynı talepli davanın işbu davaaçılmadan önce idari yargıdaaçıldığı, Ordu İdare Mahkemesi'nin 17/05/2016gün ve 2016/748 E. 2016/553 K. sayılı kararı ile adliyargının görevli olduğundan bahisle davanın reddinedair verdiği kararın 22/12/2016 tarihinde kesinleşmişolduğu anlaşılmakla; davacı tarafından davalıaleyhine açılan davada, HMK’nun 114/1-b maddesi gereğiyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddi ile,idare mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilip, bugörevsizlik kararının kesinleşmesi sonrasında işbu görevsizlik kararı verilmesi ve 2 ayrı yargı yolu merciarasında görev uyuşmazlığı meydana gelmesi nedeniileuyuşmazlığın çözümü içindosyanın karar kesinleştiğinde uyuşmazlık mahkemesinegönderilmesine karar verilmiştir.
Yargı yolu bakımından görevsizlikkararlarında, davaya başka bir mahkemede devam edilmesi sözkonusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunan farklıyargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur ve budavanın adli yargı yerindeki davanın devamıniteliğinde olmadığı nazara alınarak harç,vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden dehüküm kurmak gerektiği nazara alınarak davacı aleyhineyargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.Nitekim Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2020/1471 Esas 2020/4339 Kararsayılı ilamının "...6100 Sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu’nun 331/2 maddesinde; “Görevsizlik,yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başkamahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemehükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararındansonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talepüzerine davanın açıldığı mahkeme dosyaüzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılamagiderlerini ödemeye mahkûm eder.”biçimindedüzenleme yapılmıştır.
Yukarıdaki yasal düzenleme 6100 sayılıHMK’da düzenlenmiş olup hiç kuşkusuz adliyargı yerinde görülecek davalarda ve adli mahkemelerarasındaki görevsizlik kararlarında uygulanmalıdır.Açıklanan maddede “davaya bir başka mahkemede devamedilmesi” hali düzenlenmiştir. Oysa yargı yolu bakımındangörevsizlik kararlarında, davaya başka bir mahkemede devamedilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunanfarklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava sözkonusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamıniteliğinde değildir.
Buna göre, davacı davasını,yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre görevsizyargı yerinde açmış ise “yargı yolubakımından görevsizliğe” dair verilecek kararlabirlikte; harç, yargılama gideri ve vekalet ücretiyönünden de hüküm kurulması gerekir.Bu bakımdanmahkemece gönderme kararı verilmesi doğruolmadığı gibi yargılama giderleri ile vekaletücretinin görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesiyönünde karar verilmesi de doğru değildir. Bu sebepledavalı Karayolları Genel Müdürlüğüyönünden bu hususun gözetilmemiş olması nedeniylekararın bozulması gerekmiştir." şeklinde olduğugörülmektedir. Yukarıdaki gerekçelerleaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhineaçılan davada, adli yargının yargı yolubakımından görevsiz olması nedeniyle, davadilekçesinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE,
2-Ordu İdare Mahkemesi tarafından görevsizlikkararı verilip, bu görevsizlik kararının kesinleşmesisonrasında iş bu görevsizlik kararı verilmesi ve 2ayrı yargı yolu merci arasında görevuyuşmazlığı meydana geldiğinden,uyuşmazlığın çözümü içindosyanın karar kesinleştiğinde UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE,...''
10. SamsunBölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 20/01/2023 tarih ve E.2022/1559,K.2023/105 sayılı kararı ile, istinaf isteminin kabulü ilemahkeme kararının kaldırılmasına karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
''...Dosya kapsamına göre, davacıtarafından aynı talepli davanın işbu davaaçılmadan önce idari yargıdaaçıldığı, Ordu İdare Mahkemesi'nin 17/05/2016gün ve 2016/748-553 E-K sayılı kararı ile adliyargının görevli olduğundan bahisle davanın reddinedair verdiği kararın 28.06.2016 tarihinde kesinleşmişolduğu anlaşılmıştır.
Dairemizin 25.04.2022 tarih, 2022/522-634 E-Ksayılı kararında da belirtildiği üzere, bu durumdaeldeki davada, kendisine ikinci dava açılan Fatsa 1. Asliye HukukMahkemesi'nin, daha önce verilen Ordu İdare Mahkemesi'ningörevsizlik kararının kesinleşmiş olmasısebebiyle, elinde derdest bulunan işbu dava dosyasındakiyargılamayı, ara karar ile durdurmak suretiyle (UMK m. 19/I),dosyayı kül halinde, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermesi,verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken,yazılı olduğu şekilde esası kapatarak kararvermiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusununyukarıda belirtilen sebeple kabulü ile, ilk derece mahkemesikararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a maddesigereğince kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesitarafından davanın yeniden görülerek, eldeki davada,kendisine ikinci dava açılan Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin,daha önce verilen Ordu İdare Mahkemesi'nin görevsizlikkararının kesinleşmiş olması sebebiyle, elinde derdestbulunan işbu dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle(UMK m. 19/1), dosyayı kül halinde, yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermesi,verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre hüküm kurulmaküzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermekgerekmiştir...''
11. Fatsa 1. Asliye HukukMahkemesi 13/02/2023 tarih veE.2023/83 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınçözümünün adliyargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
12.5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyeningörev ve sorumlulukları" başlıklı 14.maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"Belediye, mahallî müşterek nitelikteolmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibikentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri;çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katıatık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans;şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar;ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut;kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spororta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (BuKanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özelidareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesioldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştaydenetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedekiokul binalarının yapım, bakım ve onarımı iletefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslekve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesihizmetlerini yapar veya yaptırır. (Mülga son cümle:12/11/2012-6360/17 md.) (…) (Ek cümleler: 12/11/2012-6360/17 md.)Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’inüzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar içinkonukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de malidurumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlarve çocuklar için konukevleri açabilirler..."
13.6098sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''A.Sorumluluk'' başlığı altındaki ''1.Genel olarak'' altbaşlıklı 49. maddesi şöyledir:
''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiillebaşkasına zarar veren, bu zararı gidermekleyükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralıbulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kastenzarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.''
B. Yargı Kararı
14.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarih ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdandava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına amme teşekkülünündilediği gibi el atma hakkı bulunmadığı ve plan veprojelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyacagöre el atılabilmesini gerektirecek esaslar konulamayacağıcihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davasısayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin RıdvanGÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler NilgünTAŞ, Eyüp SARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, MahmutBALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan 04/03/2024 tarihli toplantısında;2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adliyargı yerince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleri arasında ''Ordu Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı'' yönünden görevuyuşmazlığı doğduğu, mahkemece adli yargıdosyasının ekinde idari yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16.Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ veDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
17.Dava, davalı idareninyol yapımı sırasındamülkiyeti davacıya ait taşınmaza, plan ve projekapsamı haricinde müdahalede bulunaraktaşınmazda bulunanağaçların kesildiği iddiasıyla, meydana gelenzararın tazmini istemiyle açılmıştır.
18.İçtihatlarla geliştirilmiş olan hizmet kusuru, idareninyürüttüğü bir hizmetin kurulmasında,düzenlenmesinde ya da işleyişindeki bozukluk ya daaksaklığı ifade eder. İdarenin kusurlu sorumluluğundayer alan kusur, hizmet kusuru olarak algılanır ve genel olaraküç halde hizmet kusurunun varlığı kabul edilir.Bunlar, hizmetin kötü işlemesi, hizmetin geçişlemesi veya hizmetin hiç işlememesi halleridir. Hizmetkusurundan kaynaklanan zararların tazmini istemiyle açılandavalarda uyuşmazlıkların çözümü idariyargı yerlerine aittir.
19.Haksız fiil ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun49 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup,hukuka aykırıeylemlerle bir başka kişinin mal varlığında ya daşahıs varlığında eksilmeye nedenolunmasıdır. Haksız fiilden bahsedebilmek için kusurunvarlığı gereklidir. Sorumluluk, başkalarına verilenzararın karşılanmasıyükümlülüğünü ifade eder. Sorumluluğunöznesi gerçek kişiler, özel hukuk tüzelkişileri olabileceği gibi devlet ve diğer kamutüzelkişileri de olabilir. İdari usul ve esaslardışında idarece yapılan eylemler "haksızfiil" niteliğinde olup, idarilik karakteri taşımayan bueylemlerden dolayı ancak adli yargıda dava açılmasımümkündür.
20.Dosyanın incelenmesinden, yapılan keşif ve bilirkişiincelemesi sonunda Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2016/399sayılı dosyasına sunulan 10/05/2017 tarihli Fen BilirkişiRaporunda; “...... nolutaşınmazın krokisinde A harfi ile gösterilenyeşil renkile taralı 168,38 m2 kısmı ve B harfi ile gösterilenyeşil renk ile taralı 59.12 m2'lik kısmının yolçalışması sonucu zarar gördüğü...'' belirtilmiş,yine aynı mahkemeye sunulan 19/06/2017 tarihli Ziraat BilirkişiRaporunda da; “... yol genişletmeçalışması sırasında söz konusu parselinekolojik yapısı ve bütünlüğü kısmenbozulmuş olup...'' şeklinde tespitin yeraldığı anlaşılmıştır.
21.Yolyapımı sırasında mülkiyeti davacıya aittaşınmaza, davalı idare tarafından, plan ve projekapsamı haricinde müdahalede bulunularaktaşınmazda bulunanağaçların kesildiği iddiasıyla,meydana gelenzararın tazmini istemiyle açılan davanın haksızfiilden doğan bir tazminat davası sayılacağıkuşkusuzdur.
22.Belirtilen duruma ve davanın niteliğine göre, idarenin ayni birhakka müdahalesinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimiişin esasını teşkil etmekte olup, açılan davaile bir idari tasarrufun iptali ya da böyle bir tasarruf nedeniyleuğranılan zararın tazmini istemi bulunmadığındanbu haliyle uyuşmazlık bir idari eylemden değil haksız fiiliddiasından kaynaklandığından haksız fiildendoğan zararların tazmini davasının, özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
23.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/02/2023 tarih ve E.2023/83sayılı başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Fatsa1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/02/2023 tarih ve E.2023/83 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
04/03/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Eyüp Muharrem
GÜLEÇ TAŞ SARICALAR ÜRGÜP
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN