T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/64
KARAR NO : 2024/136
KARAR TR : 01/04/2024
ÖZET: 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca satışı yapılan taşınmazın, İlave Revizyon Uygulama İmar Planı kapsamındakamuya terk edilen kısmına ilişkin bedelin idarece yanlış hesaplanması nedeniyle, fazla belirlenen bedelin ödenmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B. T. İ. ve T. A.Ş.
Vekili : Av.Ç. Y.
Davalı : Fethiye Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğü
Vekili : Av. S. Y.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 1.684,00 m2 yüzölçümlü 2/B vasfındaki taşınmazın müvekkiline 6292 sayılı Kanun uyarınca taksitli taşınmaz satış sözleşmesi ile "tarımsal kullanım amacıyla" satıldığını, 22/03/2018 tarihinde tapuda tescil edildiğini, satışı yapılan 1.684,00 m2 alanın, Fethiye Belediyesinin 19/03/2019 tarihli yazısı ile 610 m2’lik kısmının 1/1000 Ölçekli Ovacık - ... İlave Revizyon Uygulama İmar Planı kapsamında “orman alanı, yol ve otoparkta” kaldığını ve dolayısıyla onaylı imar planında orman alanı tanımlı yerlerde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. madde uygulamasının yapılamadığı ve düzenleme ortaklık payı (DOP) kesilemediğinden müvekkili şirket tarafından satın alınan alanın 610 m2’lik kısmının kamuya terk edildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından fazladan ödenen bedelin sonraki taksitlerden mahsup edilmesi talebinin Fethiye Milli Emlak Müdürlüğünün 19/09/2019 tarih ve 34415199-000-E.46531 sayılı yazısı ile İnceleme Raporu doğrultusunda hesaplanan 39.172,96 TL’nin 3. Taksit bedelinden mahsup edileceği ve başkaca bir ödeme yapılmayacağının bildirildiğini ifade ederek; İdare tarafından kamuya terk edilen alan dikkate alınmaksızın yanlış hesap yapılması nedeniyle, müvekkili tarafından fazladan ödenen bedelin bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını ve fazladan ödenen bedelin şimdilik 10.000 TL’lik kısmının yasal faizi ile birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Muğla 2. İdare Mahkemesi 25/02/2021 tarihve E.2020/209, K.2021/347 sayılı kararı ile,özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olan ve sözleşmeninuygulanmasından doğan taksitli satışsözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararıvermiş, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir :
''... Dava dosyasındaki bilgive belgelerin incelenmesinden; davacı şirket tarafından, 6292sayılı Kanun uyarınca kendilerine satışıyapılan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parseldekayıtlı 1.684,00 m2 yüzölçümlütaşınmazın, 610 m2'lik kısmının kamuya terkedileceğinden bahisle, terke konu alan düşülerek ve geriyekalan toplam 1.074,00m2 olan güncellenmiş taksitli satışsözleşmesi arasındaki farka karşılık olarakşimdilik 10.000,00-TL kısmi tazminatın yasal faizi ile birliktetahsiline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, davacı iledavalı idare arasında 19/03/2018 tarihinde akdedilmişsözleşmeye istinaden özel hukuk (sözleşme)ilişkisinin bulunduğu, bu ilişkinin sürekli bir kamu hizmetiningörülmesi amacını taşımadığı,söz konusu ilişkiyi tesis eden sözleşmenin idari birsözleşme olmadığı, diğer bir deyişleözel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğu sonucunavarılmıştır... ''
3.Davacıvekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 02/06/2022 tarih veE.2021/601, K.2022/337 sayılı kararı ile, talebinidari işlem olduğu, davanın idari yargının görevalanına girdiği gerekçesiyle, davanın yargı yolununcaiz olmaması nedeni ile usulden reddine,2247 sayılı Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu karar istinafedilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir :
"...Tüm dosya kapsamıve tüm beyanlar hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava,Hazineye ait taşınmaz satımından kaynaklanan ve fazladanödenen bedelin davalı idareden tahsili talebidir. Muğla 2. İdareMahkemesinin 2020/209 Esas 2021/347 Karar sayılı ilamı ile adliyargının görevli olduğundan bahisle görevsizlikkararı verildiği ve verilen kararın kanun yolunabaşvurulmaksızın kesinleştiği, davacının,... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselsayılı 1684,00 m2 yüzölçümlütaşınmazın tamamının 6292 sayılıYasa'nın 6. maddesi uyarınca doğrudan satışbaşvurusu yaptığı, davacının hak sahibi olaraktespit edilmesi üzerine davacıdan 1.560.235,27 TL üzerindentaksitlendirme yapıldığı, davacının fazladanalınan tutarın iadesi istemiyle iş bu davanın ikame edildiği,kamu hizmeti görmekle yükümlü olan idareler, kamu hizmetisırasında verdikleri zararlardan ve işlemlerden dolayıözel hukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev veyetkilerin kullanılması sırasında aldıklarıkararlar idari işlem niteliğinde olup ve ayrıca oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak ve idari işlemin iptaline yönelik İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi uyarınca idariyargı mahkemelerinde tam yargı davası veya iptal davasıaçılması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalarışığında dava konusu uyuşmazlıkta idaremahkemeleri görevli olduğundan ve idare mahkemesince verilen vekesinleşen görevsizlik kararı olduğundan 2247sayılı Kanunu'nun 19 maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine...''
III. İLGİLİ HUKUK
5.6292 sayılı Orman KöylülerininKalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına OrmanSınırları Dışına ÇıkarılanYerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım ArazilerininSatışı Hakkında Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlıklı 1.maddesi şöyledir :
“(1) BuKanunun amacı; 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun2 nci maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkarılan yerlerindeğerlendirilmesi, yeni orman alanlarınınoluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanlarıiçinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkınınyerleştirilmesi ve orman köylülerininkalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye aittarım arazilerinin satışına ilişkin usul veesasların belirlenmesidir.
(2) Bu Kanun, 6831 sayılıKanunun 2 nci maddesine göre Hazine adına ormansınırları dışına çıkarılanyerler ile Hazineye ait tarım arazileri hakkında uygulanır.”
6. 6292 sayılı Kanun'un “Tanımlar”başlıklı 2. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir :
“(1) Bu Kanun'unuygulanmasında;
a) 2/A alanları: 6831sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının(A) bendine göre Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkarılan veçıkarılacak yerleri,
b) 2/B alanları: 6831sayılı Kanun'un 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanun'ladeğişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı,5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanun'larla değişik 2 ncimaddesinin birinci fıkrasının (B) bendine veyakesinleşmiş mahkeme kararlarına göre Hazine adınaorman sınırları dışına çıkarılanve çıkarılacak yerleri,
(…)
ifade eder.”
7.6292sayılı Kanun'un "Tasarrufageçme" başlıklı 3. maddesişöyledir :
"(1) Orman kadastrokomisyonlarınca Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkartılan yerlerden;
a) 2/A alanları, nakline kararverilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunanköyler halkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesiiçin Devlet eliyle ihya edilerek bu halka devri veyararlandırılması amacıyla Orman GenelMüdürlüğünün,
b) 2/B alanları, bu Kanunkapsamında değerlendirilmek üzere MaliyeBakanlığının, tasarrufuna geçer.
(2) 2/A ve 2/B alanlarındabulunan taşınmazların tapu kütüklerinde 6831 sayılıKanunun 2 nci maddesi ile aynı maddenin birinci fıkrasının(A) ve (B) bentlerine göre orman sınırlarıdışına çıkartıldığıyönünde yer alan belirtmeler, ilgisine göre Orman GenelMüdürlüğünün veya MaliyeBakanlığının ya da idarenin talebi üzerine tapuidarelerince terkin edilir."
8.6292 sayılı Kanun'un “Haksahibi, başvuru ve doğrudan satış”başlıklı 6. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir :
"(1) 2/B alanlarındabulunan taşınmazlar hakkında bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenengüncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya dakesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapukütüklerinin beyanlar hanesine göre; butaşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısıve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerdenbu taşınmazları satın almak için süresiiçerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilensatış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler buKanuna göre hak sahibi sayılır.
(2) 2/B alanlarında bulunantaşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veyakadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkemekararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlarhanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihindenönce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatınsahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazlarısatın almak için süresi içerisinde idareyebaşvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve davakonusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır.
(3) Hak sahiplerindenbirinci fıkra kapsamında olanlar bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ayiçinde, ikinci fıkra kapsamında olanlar ise, güncellemelistelerinin tescil edildiği veya kadastro tutanaklarınınkesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareyebaşvurarak, bu taşınmazların bedelikarşılığında kendilerine doğrudansatılmasını isteyebilirler.
(4) Hak sahiplerinedoğrudan satılacak olan taşınmazların satışbedeli; dört yüz metrekareye kadar olan kısmı içinrayiç bedelin yüzde ellisi, fazlası için rayiçbedelin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanır. Birden fazlataşınmazda hak sahibi olunması hâlinde yüzde ellisatış bedeli hesaplaması, hak sahibinin tercih edeceğisadece bir taşınmaz için uygulanır. Birtaşınmazdaki hak sahipliğinin devredilmesi hâlindeyüzde elli satış bedeli hesaplaması,taşınmazın sadece dört yüz metre karesi için vehak sahiplerinin hisselerine oranlanarak uygulanır. Ancak, tamamen vemünhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarakkullanılan ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar(mandıra, sera, ağıl, kümes vb.) ile sürekli ikametamacıyla kullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerleriçin satış bedeli, rayiç bedelin yüzde ellisiüzerinden hesaplanır, bu şekilde satılantaşınmazların sonradan farklı amaçlakullanılması hâlinde, taşınmazın satıştarihi itibarıyla rayiç bedelinin yüzde yetmişiüzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanunifaiziyle birlikte ecrimisilin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkinhükümler uyarınca kayıt malikinden tahsil edilir.
(5) Başvurusahiplerinden satış bedellerine mahsup edilmek üzere; belediyeve mücavir alan sınırları içinde olan yerleriçin iki bin Türk Lirası, dışında olan yerleriçin bin Türk Lirası başvuru bedeli alınarakilgilileri adına emanet hesabına kaydedilir. (Ek cümle:30/1/2013-6412/1)Daha önce başvuru bedeli yatırmadanyapılan başvurular ile bundan sonra yapılacak başvurularbaşvuru bedeli alınmaksızın geçerli kabul edilir.
(6) Hak sahiplerinesatış işlemleri idarece, başvuru süresininbittiği tarihten itibaren en geç altı ay içindesonuçlandırılır.
(7) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenengüncelleme listeleri veya kadastro tutanakları kapsamında kalantaşınmazların satış işlemleri, 1/5/2010tarihinden itibaren tespit edilen rayiç bedeller üzerindenyapılır.
(8) Satış bedeli peşin veya taksitleödenebilir. Satış bedelinin tamamının peşinödenmesi hâlinde yüzde yirmi, en az yarısınınödenmesi hâlinde yüzde on oranında indirim uygulanırve bu bedeller idarece yapılan yazılı tebligat tarihindenitibaren en geç üç ay içinde ödenir. (İptalcümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/1/2023 tarihli ve E: 2020/30, K:2023/12 sayılı Kararı ile.) (…) Peşinatalınmadan yapılan taksitle satışlarda ise satışbedelinin tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsalamaçlı olarak kullanılan ve üzerinde tarımsalamaçlı yapılar (mandıra, sera, ağıl, kümesvb.) ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariçyapı bulunmayan yerler için yüzde onu, diğer yerleriçin yüzde yirmisi,yapılan yazılı tebligattarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanıise belediye ve mücavir alan sınırları içinde enfazla beş yılda on eşit taksitte, belediye ve mücavir alansınırları dışında ise en fazla altı yıldaon iki eşit taksitte faizsiz olarak ödenir. Taksitlisatışlarda kalan miktarı karşılayacak tutarda kesin vetaksitlendirmeye uygun süreli banka teminat mektubu verilmesi veyasatışı yapılan taşınmazın üzerinde22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunuhükümleri uyarınca Hazine lehine kanuni ipotek tesis edilmesihâlinde; taşınmaz, tapuda hak sahibi adına devredilir.İdare tarafından yapılan taşınmaz mülkiyetinindevrini amaçlayan taşınmaz satışsözleşmeleri ile kanuni ipotek sözleşmelerinde resmî şekilşartı aranmaz. Hak sahipliği belgesi; hak sahibinin TürkiyeCumhuriyeti kimlik numarası, imzası, fotoğrafı venüfus bilgilerini içerecek şekilde idarece düzenlenir.Düzenlenen hak sahipliği belgelerinin idarece yazılı olaraktapu idaresine bildirilmesi üzerine, devir ve kanuni ipotek tapu sicilineresen tescil edilir. İpotek tesis edilerek devredilentaşınmazların üçüncü kişileresatılması hâlinde borcun kalan tutarındanalıcılar sorumludur. Bu hususta tapu kütüğündegerekli belirtme yapılır. Hak sahibi adına mülkiyetdevredilmeden yapılan taksitli satışlarda, hak sahibitarafından yükümlülüklerin yerine getirilmemesidurumunda, tahsil edilen tutar hak sahibine aynen ve faizsiz olarak iadeedilir.
(9) Peşinsatışlarda satış bedelinin tamamını, taksitlisatışlarda ise peşinatı veya taksitleri vadesindeödememek suretiyle yükümlülüklerini yerinegetirmeyenlerin doğrudan satın alma hakları düşer.Ancak, taksitli satışlarda, taksit süresinin sonuna kadarödenmek kaydıyla taksitlerden ikisinin vadesinde ödenmemesiyükümlülüklerin ihlali anlamına gelmez. Vadesindeödenmeyen taksit tutarlarına 21/7/1953 tarihli ve 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranda gecikme zammıuygulanır.
..."
9.29030 sayılıResmî Gazete’de yayımlananMekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin (Yönetmelik)"Kapsam" başlıklı2. maddesi şöyledir:
"Bu Yönetmelik; hertür ve ölçekteki mekânsal planlar ile bu planlarailişkin revizyon, ilave, değişikliklerin yapılmasınave incelenmesine, mekânsal planlar ile özel amaçlı planve projelere yönelik usul ve esasları kapsar.”
10.Yönetmeliğin"Revizyon vedeğişiklikler" başlıklı 20. maddesişöyledir:
"(1) Çevre düzeniplanının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planınvizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikalarıaçısından plan ana kararlarını, sürekliliğini,bütünlüğünü etkilemesi halinde çevredüzeni planı bütününde revizyon yapılır.Çevre düzeni planı revizyonu;
a) Nüfusun yerleşimihtiyaçlarının karşılanamaması,
b) Planın temel strateji vepolitikalarını değiştirecek bölgeselölçekli yatırımların ortaya çıkması,
c) Yeni verilere bağlıolarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yolaçabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması,
ç) Yeni gelişmeler vebölgesel dinamiklerde değişiklik olması,
durumunda yapılır.
(2) Çevre düzeniplanı ana kararlarını, sürekliliğini,bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plandeğişikliği yapılabilir. Çevre düzeniplanı değişikliklerinde;
a) Kamuyatırımlarına,
b) Çevrenin korunmasına,
c) Çevre kirliliğininönlenmesine,
ç) Planınuygulanmasında karşılaşılan güçlüklerve maddi hataların giderilmesine,
d) Değişen verilerebağlı olarak planın güncellenmesine,
dair yeterli, geçerli vegerekçeleri açık olan, altyapı etkilerinideğerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planıntemel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik veyasal çerçevede değerlendirmeye alınaraksonuçlandırılır."
11.Yönetmeliğin"İmarplanı revizyonu ve ilaveleri" başlıklı 25.maddesi şöyledir:
"(1) İmarplanlarının ihtiyaca cevap vermediği veyauygulamasının mümkün olmadığı durumlar ileüst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanmasıamacıyla planın tamamının veya plan anakararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesiiçin bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygunolarak imar planlarında revizyon yapılır.
(2) İmar planlarınınihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcutplanın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik,bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, buYönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imarplanı yapılabilir."
12.06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılıİdari Yargılama UsulüKanunu'nun "İdari davatürleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan01/04/2024 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere,tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargıyerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyleverilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
14.2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.”hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince degörevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesihalinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuşolacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
15.2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesininkarar vermesine değin erteler. / (Değişik ikinci fıkra:23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
16.Kanun koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görevuyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmaistencini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağını tanımıştır.
17.Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı yanında,idari yargı ile mahkemeleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı söz konusu olduğundan bahisle,görevli yargı yolunun belirlenmesi amacıyla dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verildiği;ancak bunun ara kararı ile değil, dosyanın kapatılıpkarar numarası alınmak suretiyle yapıldığıgörülmüştür.
18.Bu haliyle, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar 2247 sayılıKanun’da öngörülen yönteme uymamaktadır.
19.Ancak, idari ve adli yargı yerleri arasındaolumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından ve adliyargı dosyasının, son görevsizlik kararını verenmahkemece, ekinde idari yargı dosyasıile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, hususlarıgözetildiğindeve usule ilişkin başka bir noksanlıkdabulunmadığı anlaşıldığından, idari veadli yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
20.Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüpdüşünüldü:
21.Dava, Hazine adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı 1.684,00 m2 yüzölçümlütaşınmazın 19/3/2018 tarihinde 6292 sayılı Kanunuyarınca taksitli taşınmaz satış sözleşmesiile davacıya satılıp tapuda tescil edilmesindenyaklaşık bir yıl sonra Fethiye Belediyesinin 19/3/2019 tarihliyazısıyla söz konusu taşınmazın 1/1000Ölçekli Ovacık - ... İlave Revizyon Uygulama İmarPlanı kapsamında 610 m2’likkısmının "ormanalanı, yol ve otopark" kaldığının belirtilmesiüzerine 610 m2’lik kısma tekabül eden bedelintaksitlerden hatalı mahsup edilmesi nedeniyle fazladan ödenen 10.000TL’lik kısmın yasal faizi ile birliktetazminat olaraködenmesi istemiyle açılmıştır.
22.Davalı idare cevap dilekçesinde davacı şirkettarafından kamu hizmet alanında kalan 610 m2’likalan için para iade başvurusu yapılması üzerinetaşınmazın mahallinde yapılan tespitte,taşınmazın üzerinde otel bulunduğununanlaşıldığını, taşınmazıntarımsal amaçlı olarak düşük fiyattanalındığını, İlMüdürlüğünce görevlendirilen denetmentarafından düzenlenen rapor ve Çevre ve Şehircilikİl Müdürlüğünün 11/06/2019 tarih ve 30356sayılı talimatı doğrultusunda mevcut sözleşmeniniptal edilmeden tarımsal kullanım ile tarımdışıkullanım arasındaki %20'lik farkın satış tarihiitibarıyla işleyen faiziyle birlikte 05/07/2019 tarihinde 698.361.19TL olduğu, taşınmazın kamu hizmet alanında kalankısmının Fethiye Belediyesinin 04/07/2019 tarih ve 11570sayılı yazılarında 610 m2 olarakbelirtildiğini ve bu kısmın bedelinin Milli Emlak DenetmeniRaporunda 737.534,16 olarak hesaplandığını, aradaki farkolan 39.172,97 TL'nin tahsil edilecek ilk satış taksit bedelindenmahsup edildiğini, davacı şirketin 05/07/2019 tarihinde "Kamu hizmet alanında kalan 610 m2’lik kısmı bedelsiz olarak ve herhangibir hak ve tazminat talep etmeksizin Hazineye iade veya kamuya terkedeceklerini, bu yönde taşınmazın tapukütüğüne belirtme konulmasını kabul vetaahhüt" şeklinde taahhütname verdiğini ifadeetmektedir.
23.Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ... ada, ... parsel sayılıtarla, bina ve müştemilat nitelikli taşınmazın tapukaydının beyanlar hanesinde "'Tamamenve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarakkullanılması ve üzerinde tarımsal amaçlıyapılar ile sürekli ikamet edilen konut bulunması nedeniylerayiç bedelin yüzde ellisi üzerinden satılan iş butaşınmazın sonradan farklı amaçlakullanılması halinde, taşınmazın satış tarihiitibariyle rayiç bedelinin yüzde yetmişi üzerindenhesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanuni faizi ile birlikte,2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi uyarıncave 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğinceecrimisil tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin usullere göre sonkayıt malikinden tahsil edilir.' Şeklinde belirtme konulacaktır.Ancak taşınmazın sonradan farklı amaçlakullanılması ve belirtilen mali yükümlülüklerinde taşınmazın son maliki tarafından yerine getirilmesihalinde, belirtme idarece kaldırılacaktır." şerhidüşüldüğü anlaşılmaktadır.
24.İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak, kamuhizmeti gerekleri ve kamu yararı nedeniyle yaptıklarısözleşmelerdir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı veüstün, hak ve yetkilerini içerirler. İdare, busözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklikyapabilir ya da sözleşmenin feshine gidebilir, Bu nitelikte olmayandiğer sözleşmeler ise, genelde özel hukuk alanında,özel hukuk kurallarına göre düzenlenir.
25.Yukarıda izah edilen 6292 sayılı Kanun’un 6. maddesi birbütün olarak değerlendirildiğinde, Kanun kapsamındabulunan taşınmazların idarece hak sahiplerine doğrudansatışı yapılan tamamen ve münhasıran bilfiiltarımsal amaçlı olarak kullanılan ve üzerindetarımsal amaçlı yapılar (mandıra, sera,ağıl, kümes vb.) ile sürekli ikamet amacıylakullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerler içinsatış bedelinin, rayiç bedelin yüzde ellisiüzerinden hesaplanacağı, bu şekilde satılan taşınmazlarınsonradan farklı amaçla kullanılması hâlinde,taşınmazın satış tarihi itibarıyla rayiçbedelinin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanacak bedel esasalınarak aradaki farkın kanuni faiziyle birlikte ecrimisilin tarh,tahakkuk ve tahsiline ilişkin hükümler uyarınca kayıtmalikinden tahsil edeceği anlaşılmaktadır.
26.Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamakgerekirse, idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevineilişkin, İdare Hukuku kural ve gereklerine göreyaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerdenibarettir. İdari işlem ise, Kanunlara dayanılarak yapılanmuamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun Kamu Hukukualanındaki kamu gücünü, kamu otoritesini kullanarak, idarehukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin,hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.
27.Somut olayda davacının, 6292 sayılı Kanun uyarıncayapılan taksitli taşınmaz satışsözleşmesiyle satın aldığı ve tapuda kendiadına tescil edilen taşınmazın Fethiye Belediyesitarafından yapılan İlave Revizyon Uygulama İmar Planıile “orman alanı, yol veotopark” olarak ayrılan kısmına tekabüleden bedelin satış bedelinden mahsup edilecek kısmınınyanlış hesaplandığını ileri sürerek,bilirkişi raporuyla mahsup edilecek miktarın yeniden belirlenmesinitalep ettiği açıktır. Öte yandan davalıidarenin mevcut sözleşme iptal edilmeden tarımsal kullanımile tarımdışı kullanım arasındaki yüzdeyirmilik farkın satış tarihi itibarıyla işleyenfaiziyle birlikte 698.361.19 TL olan bedelin taşınmazın kamuhizmet alanında kalan kısmın Milli Emlak Denetmeni Raporunda737.534,16 TL olarak hesaplanan bedelden indirilmesi sonucu belirlenen39.172,97 TL farkın tahsil edilecek ilk satış taksit bedelindenmahsup edildiğini belirttiği anlaşılmaktadır.
28.Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birlikteirdelendiğinde; Fethiye Belediyesi tarafından İlave RevizyonUygulama İmar Planı ile dava konusu taşınmazın birkısmının kamuya ayrılması ile idarece 6292sayılı Kanun'un 6. maddesinin (4) numaralı fıkrasınagöre tarımsal amaçla satılan dava konusutaşınmazın sonradan farklı amaçlakullanıldığının tespit edilerektaşınmazın satış tarihi itibarıyla rayiçbedelinin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanacak bedel ilerayiç bedelin yüzde ellisi olan satış bedeliarasındaki yüzde yirmilik farkın faiziyle birlikte hesaplanarakbulunan bedelin taşınmazın kamu hizmet alanında kalankısmına tekabül eden bedelden indirilmesinin birer idariişlem olduğunda kuşku yoktur.
29.Öte yandan 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (9) numaralıfıkrasında, taksitli satışlarda, vadesinde ödenmeyentaksit tutarlarına 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesinegöre gecikme zammı uygulanacağının belirtildiği;yapılan sözleşmede bu husus ile birlikte taşınmazıntarımsal amaç dışındakullanıldığının tespiti halinde Kanun'un 6. maddesinin(4) numaralı fıkrasına göre belirlenecek farkın kanunifaizi ile birlikte, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75.maddesi uyarınca ve 6183 sayılı Kanun hükümlerigereğince tahsil edileceğinin kayıt altınaalındığı ve aynı ibarenin taşınmazıntapu kaydının beyanlar hanesine de şerh edildiğigörülmektedir. Ayrıca Kanun'un 6. maddesinde peşin veyataksitle yapılan satışların ödeme şekli veusulü, Kanun'un geçici 2. ve geçici 4. maddelerinde ise 6292sayılı Kanun kapsamında peşin ve taksitle yapılantaşınmaz satış sözleşmelerinde ödemesürelerinin uzatılmasına ilişkin hükümler ileyapılacak ödemelerin Kanunda belirtilen ödeme süresinin songününü izleyen günden, ödeme için idareyebaşvurulan güne kadar geçecek süre içinTürkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediğitüketici fiyatları endeksi aylık değişim oranları(TÜFE) toplamında artırılarak hesaplanacağıhüküm altına alınmıştır.
30.Bu itibarla 6292 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarakkamu yararı esas alınarak kamu gücü kullanılarak tesisedilen ve maddelerinin ve ödeme koşullarınınbelirlenmesinde tamamen tarafların serbest iradesine dayanmayan sözkonusu sözleşme kapsamında; idarenin dava konusutaşınmazın tarımsal amaç dışındakullanılması nedeniyle oluşacak bedel farkınıhesaplamasına ilişkin işleminin 6292 sayılı Kanun'daöngörülen hükümlere göre tespiti ile bu bedelinimar uygulaması kapsamında kamuya ayrılan kısmatekabül eden bedelden mahsubunun idare hukuku ilkelerine göreincelemeye uygun olduğu, uyuşmazlık konusu talebin mülkiyethakkına dayalı bir tapu iptali veya tesciline ilişkin deolmadığı, davacı talebinin öncelikle imarmevzuatı ve 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (4) numaralıbendinden kaynaklı haklarının belirlenmesi kapsamındabulunduğuanlaşılmaktadır.
31.Bu durumda, açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2.maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindebelirtildiği üzere; “İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
32.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Fethiye 2. Asliye HukukMahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Muğla 2. İdare Mahkemesinin 25/02/2021 tarih ve E.2020/209,K.2021/347 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGIYERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileMuğla 2. İdare Mahkemesinin 25/02/2021 tarih ve E.2020/209,K.2021/347 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
01/04/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN