T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/563
KARAR NO : 2024/128
KARAR TR : 01/04/2024
ÖZET: Sürekli işçi statüsünde çalışan davacının, iş akdinin feshine ilişkin işlemin iptalive işe iadesi istemiyle açtığı davanın, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : İ. K.
Vekili : Av. S.K.
Davalı : R. T. E. Ü. R.
Vekili : Av. Y.G.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili tarafından, müvekkilinin R. T. E. Ü. R. 696sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerikapsamında sürekli işçi statüsünde özelgüvenlik görevlisi olarak çalışırken, özelgüvenlik kimlik belgesinin iptal edilmesi sebebiyle iş akdininfeshedilmesine ilişkin davalı idarenin 04/07/2023 tarih veE-94036629-900-3098 sayılı işleminin iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açılmıştır.
2.Davalı vekili, cevap dilekçesinde davanın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevitirazında bulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
3. Rize İdare Mahkemesi 15/09/2023 tarih veE.2023/499 sayılı kararı ile, "... davalı idare bünyesinde özelgüvenlik görevlisi olarak çalışandavacının, Rize Valiliği İl Özel GüvenlikDeğerlendirme Komisyonunun 21.06.2023 tarih ve 2023/45 sayılıkararıyla özel güvenlik kimlik kartının iptaledildiğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine (iştençıkarılmasına) ilişkin R. T. E. Ü. R. 04/07/2023tarih ve E-94036629-900-3098 sayılı işleminin iptaline kararverilmesi talebiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmakta olup, davalıidare vekilinin 29.08.2023 havale tarihli dilekçesi ile söz konusudava türünün adli yargının görevinde olduğuyönündeki itiraz incelenmiş, davacının 696sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile taşeron işçilerinkamuda sürekli işçi kadrosunda istihdam edilmelerikapsamında -yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerindenanlaşıldığı üzere- idarenin tek yanlı olarakve kamu gücüne dayanarak belirlediği şartlarçerçevesinde çalışmaya başlamışolması ve uyuşmazlığa konu olan davada davalının,olağanüstü hal kapsamındaki 696 sayılı KanunHükmünde Kararname ile kamuda sürekli işçi kadrosunageçirilmesine ilişkin işlemi de ortadan kaldıran bu fesihişleminin, idari nitelikte olduğu değerlendirildiğindendavanın görüm ve çözümünde idariyargının görevli olduğu sonucunaulaşılmıştır." gerekçesiyledavalı idarenin görev itirazının reddine ve mahkemeleriningörevli olduğuna karar vermiştir.
4.Davalı idare vekili tarafından, süresi içinde verilendilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyasının aslı ile birlikteYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı Talebi
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı,davanın, adli yargı yerinde görülmesi gerektiğindenbahisle, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğinceolumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınakarar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesinegöndermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Bilindiği gibi,Anayasa'nın 128. maddesinde, 'Devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğerözlük işleri kanunla düzenlenir.' hükmüne yerverilmiş; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun'İstihdam Şekilleri' başlıklı 4. maddesinde, 'Kamuhizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel veişçiler eliyle gördürülür.' denilmiş veilk üç istihdam şeklinin dışında kalan veilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçikadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan sürekli işçiler ilemevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıylamücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçiciiş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirlisüreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan geçici işçiler buKanun hükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmeksuretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında statü hukukudışında kalan istihdam şekli de benimsenmiş olup,kamuda çalışan işçiler hakkında özel biryasal düzenleme de öngörülmemiştir. Bu sebeple bukişilerin iş hukukuna tabi oldukları kabul edilmektedir.
Öte yandan, 375sayılı KHK'ya 696 sayılı KHK'nın 127. maddesiyleeklenen Geçici 23. maddesinde kamu kuruluşlarında hizmetalım sözleşmeleri kapsamında yüklenicilertarafından çalıştırılmakta olanişçilerin sürekli işçi kadrosunageçirilmesine ilişkin işlemler hüküm altınaalınmış, maddenin beşinci fıkrasında;'Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birincifıkrada öngörülen şartlarıtaşıdıkları sürece veçalıştırıldıkları teşkilat ve birimdegeçiş işlemi yapılmadan önceki ihalesözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzereistihdam edilebilir. Özel güvenlik görevlilerinden bu maddekapsamında geçiş işlemleri yapılanlar, 5188sayılı Kanun hükümlerine de tabi olmaya devam eder.'hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 7036sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde; 'işmahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzereSosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun tarafolduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemeleriningörevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin davave işlere bakar.' hükmü yer almıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda,davacının 375 sayılı KHK'ya 696 sayılı KHK ileeklenen Geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçistatüsünde özel güvenlik görevlisi olarakçalışmaya devam ettiği, bu görevinisürdürürken özel güvenlik kimlik belgesinin iptaledilmesi sebebiyle iş akdinin feshedilmesine ilişkin 04.07.2023tarihli ve E-94036629-900-3098 sayılı işlemin tesisedildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuathükümleri dikkate alındığında, davalı idareile davacı arasındaki ilişki 4857 sayılı İşKanunu'na tabi hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuşbir iş hukuku ilişkisi niteliğinitaşıdığından, davacının işsözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemin, idareninyetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesisedilmiş bir özel hukuk işlemi olduğuaçıktır.
Aksinin kabulü, işverenin saltbir kamu kuruluşu olması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayanpersoneli hakkındaki tüm işlemlerinin idari işlemniteliğinde görülerek, özel hukuk alanına dahilbulunan uyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabikılınması sonucunu doğurur.
Belirtilen tüm bu hususlaragöre ve 4857 sayılı Kanun'da düzenlenen belirsizsüreli hizmet sözleşmesine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin bakacakolması karşısında, işçi olan davacı ileişvereni arasında iş akdinden doğan davanınçözümünde adli yargı yeri görevlibulunmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin19.06.2023 tarihli ve 2022/265 Esas, 2023/487 Karar ve 16.10.2023 tarihli ve2023/448 E. sayılı kararında da benzer hususlarvurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, davacının iş akdininfeshedilmesine ilişkin 04.07.2023 tarihli ve E-94036629-900-3098sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davaya konuuyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir..."
6. UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un13/3. maddesine göre Danıştay Başsavcısınında yazılı düşüncesi istenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
7.Danıştay Başsavcısı, 2247 sayılı Kanun'un13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulü gerektiğiyolunda yazılı düşünce vermiştir.Yazılı düşüncenin ilgili kısmışöyledir:
"...Davacınınpersonelçalıştırılmasına dayalı hizmetalımı ihalesi sonucunda imzalanan sözleşme kapsamındadavalı Üniversite Rektörlüğünde yüklenicifirma işçisi olarak çalışmakta iken 375sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23.maddesi uyarınca, sürekli işçi kadrosunaatamasının yapılması üzerine davalı idare ilebelirsiz süreli iş sözleşmesi imzalayarak sürekliişçi pozisyonunda çalışmaya devam ettiği,anılan sözleşmenin uygulanması ve sona ermesineilişkin hususlarda sözleşme ile 4857 sayılıİş Kanunu'na atıftabulunulduğu dosyanınincelenmesinden anlaşılmaktadır.
Davalı ile davacıarasındaki hukukî ilişki İş Kanunu’natâbi hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuş biriş hukuku ilişkisi olduğundan, dava konusu işlemindavalının yetkili organı tarafından işverensıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemiolduğu açıktır.
Öte yandan, kamuda çalışanişçilerin İş Kanununa tâbi olmadıklarıyönünde kanunî bir düzenlemeyapılmadığından, bu işçilerin iş hukukunatâbi oldukları hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca 4857 sayılıİş Kanunu'na veya 6098 sayılı Türk BorçlarKanunu'nda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tâbiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava veişlerin görüm ve çözümü iş mahkemeleriningörev alanına girdiğinden, işçi olan davacı ileişveren arasında iş akdinin feshi nedeniyle çıkanuyuşmazlığın görüm veçözümünde adlî yargı mercii görevlidir..."
IV. İLGİLİ HUKUK
8.Anayasa'nın "1. Genelilkeler" başlıklı 128. maddesi şöyledir:
“Devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,hakları ve yükümlülükleri, aylık veödenekleri ve diğer özlük işleri kanunladüzenlenir.(Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî vesosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerisaklıdır.
Üst kademe yöneticilerininyetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarakdüzenlenir.”
9.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "İstihdam şekilleri"başlıklı 4. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(Değişik: 30/5/1974- KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)
Kamu hizmetleri; memurlar,sözleşmeli personel, geçici personel ve işçilereliyle gördürülür.
...
D) İşçiler:
(Değişik birincicümle: 4/4/2007 - 5620/4 md.)(A), (B) ve (C) fıkralarındabelirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatıgereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarındabelirsiz süreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan sürekli işçiler ilemevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıylamücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçiciiş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirlisüreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan geçici işçilerdir.Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz."
10.7079 sayılı Kanun ile Kanunlaşan, 696 sayılı KanunHükmünde Kararname'nin 127. maddesi ile eklenen 375 sayılıKHK'nın geçici 23. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(Ek: 20/11/2017-KHK-696/127md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/118 md.)
5018 sayılı Kanuna ekli(I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri(MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlarabağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu KanunHükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alanidarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemelerimerkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefaletsandığı, yatırım izleme ve koordinasyonbaşkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor ilmüdürlüğü bütçelerinden veya dönersermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındakidiğer idareler için ise kendi bütçelerindenkarşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattakihükümler uyarınca personelçalıştırılmasına dayalı hizmet alımsözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmaktaolanlar;
a) 657 sayılı Kanunun 48inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı altbentlerinde belirtilen şartları taşımak,
b) Herhangi bir sosyal güvenlikkurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullükaylığı almaya hak kazanmamış olmak,
c) Bu kapsamdaçalıştırılmalarına ilişkin olarakaçtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragatedeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,
ç) En sonçalıştığı idare ile daha önce kamu kurumve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarakçalıştığı iş sözleşmelerindendolayı bu madde ile tanınan haklarkarşılığında herhangi bir hak ve alacak talebindebulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğinedair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabulettiğini yazılı olarak beyan etmek,kaydıyla, bufıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibarenon gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesininyapıldığı birimine, sürekli işçikadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarakbaşvurabilirler. Başvuranların şartlarıtaşıyıp taşımadıklarının tespiti, butespite itirazların karara bağlanması, şartlarıtaşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göreyapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalısınava alınması, sınav sonuçlarınaitirazların karara bağlanması ve sınavdabaşarılı olanların kadroya geçirilmesineilişkin süreç bu fıkranınyürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan güniçinde idarelerince sonuçlandırılır.Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın(c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsikeden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dairicra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek,bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulhsözleşmesini ibraz etmek ve öngörülenşartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınavsonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her birsözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerininödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeriadına vize edilmiş sayılan sürekli işçikadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkrakapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkinyargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerindebırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretinehükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranınyürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler iseiade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulhsözleşmelerinden damga vergisi alınmaz.
Birinci fıkrada yer alan4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmakşartının tespitinde, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmişolan sigortalı işe giriş bildirgeleri, iştenayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri esasalınır. Ancak söz konusu tarihe ilişkin olarak anılanKuruma yasal süresi dışında verilen belgeleredayanılarak bu madde hükmünden yararlanılamaz. 4/12/2017tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olduğuidarelerince tespit edilenlerden, hakkında bu tarihten sonra iştenayrılış bildirgesi verilenler bu madde hükümlerindenyararlanabilir.
Sürekli işçikadrolarına geçirileceklerin kadroları, başka birişleme gerek kalmaksızın geçiş işlemininyapıldığı tarih itibarıyla sürekliişçi unvanı ile ihdas edilmiş sayılır.İhdas edilen kadrolar ilgili idarelerce adedi, bütçe veteşkilatı ile birimi/yerleşim yeri belirtilmek suretiylegeçiş işlemlerinin yapıldığı tarihtenitibaren iki ay içinde Devlet Personel Başkanlığı veMaliye Bakanlığına bildirilir. Sözleşmeleriaskıya alınanlar ile askerde bulunanların kadrolarıhariç olmak üzere bu şekilde ihdas edilen sürekliişçi kadroları, herhangi bir sebeple boşalmasıhalinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptaledilmiş sayılır.
Sürekli işçikadrolarına geçirilenler, birinci fıkradaöngörülen şartları taşıdıklarısürece ve çalıştırıldıklarıteşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadanönceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleriyürütmek üzere istihdam edilebilir. Bunların istihdamsüreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlikkurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullükaylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez.Özel güvenlik görevlilerinden bu madde kapsamındageçiş işlemleri yapılanlar, 5188 sayılı Kanunhükümlerine de tabi olmaya devam eder.
Sürekli işçikadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemiyapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kuruluişyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyalhakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçiştenönce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek HakemKurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecektoplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu işsözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ilediğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçikadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce topluiş sözleşmesi bulunmadığından kadroyageçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel işsözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğuişçiler ile geçiş işleminden önceyapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği topluiş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındakiidarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek HakemKurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecektoplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu işsözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğermali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerdegeçişten önce alt işveren işçilerinikapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan vesüresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine görebelirlenir. Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılıKanunun geçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleribakımından anılan Kanuna uygun olarak yetki başvurusundabulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçileriçin yeni tescil edilen işyerlerinde, geçiştenönce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek HakemKurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecektoplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetkibaşvurusunda bulunulabilir...''
11.6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş SözleşmesiKanunu'nun geçici 7. maddesi şöyledir:
"(Ek: 20/11/2017-KHK-696/113md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/106md.)
(1) 5018 sayılı Kanunaekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamuidareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılılistede yer alan idareler ile birlikte veya ayrı ayrı sermayesininyarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler vebağlı kuruluşlarına ait şirketler, anılan KanunHükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü vegeçici 24 üncü maddeleri uyarınca sürekliişçi kadrolarına, geçici işçi pozisyonlarınaveya işçi statüsüne geçirilenişçilerinden; geçişten önce işçininçalıştığı alt işveren işyeriningirdiği işkolu mevcut işyerinin girdiği işkolu ileaynı olanları o işkolundaki mevcut işyerinden, farklıolanları ise geçişten önce işçininçalıştığı alt işveren işyeriningirdiği işkolunda yeni tescil edilecek işyerlerinden SosyalGüvenlik Kurumuna bildirir.
(2) Birinci fıkrakapsamındaki işyerlerinin her biri bu Kanunun uygulanmasıbakımından bağımsız bir işyeri sayılır.
(3) Birinci fıkrakapsamında yeni tescil edilen işyerlerinden bildirilenişçiler, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişişleminden önce alt işveren işçileri içinYüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve en son sonaerecek olan toplu iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte 4üncü maddeye uygun şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunabildirilir.
(4) Bu maddenin uygulanmasındabu Kanunun bu maddeye aykırı diğer hükümleriuygulanmaz."
12.4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacıişverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarınıdüzenlemektir.
Bu Kanun, 4 üncü Maddedekiistisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, buişyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine veişçilerine faaliyet konularına bakılmaksızınuygulanır.
İşyerleri,işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızınbu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."
13.4857 sayılı Kanun’un "Tanımlar"başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
"Bir işsözleşmesine dayanarak çalışan gerçekkişiye işçi, işçi çalıştırangerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliğiolmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ileişveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıylamaddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikteörgütlendiği birime işyeri denir."
14.4857 sayılı Kanun'un, "Fesihbildirimine itiraz ve usulü" başlıklı 20.maddesi şöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) İş sözleşmesifeshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediğiveya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığıiddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ayiçinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunuhükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır.Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamamasıhâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihtenitibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde davaaçılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlıkaynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme degötürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızındoğrudan dava açılması sebebiyle davanın usuldenreddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir.Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren ikihafta içinde arabulucuya başvurulabilir.
Feshin geçerli bir sebebedayandığını ispat yükümlülüğüişverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebedayandığını iddia ettiği takdirde, buiddiasını ispatla yükümlüdür.
(Değişiküçüncü fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) Davaivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararhakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölgeadliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.
(İptal dördüncüfıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/10/2005 tarihli ve E.:2003/66, K.:2005/72sayılı Kararı ile.)"
15.4857 sayılı Kanun'un "İşverenin haklı nedenle derhalfesih hakkı" başlıklı 25. maddesinin III.bendi ile son fıkrası şöyledir:
"Süresibelirli olsun veya olmasın işveren, aşağıdayazılı hallerde iş sözleşmesini süreninbitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:
...
III- Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi işyerindebir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyanzorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması
...
İşçi feshinyukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygunolmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci maddehükümleri çerçevesinde yargı yolunabaşvurabilir."
16.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev"başlıklı 5. maddesişöyledir:
" İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabigazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarına itirazlarile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesikapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere SosyalGüvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğuiş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara,
c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,
ilişkin dava ve işlerebakar."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan01/04/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalıvekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayCumhuriyet Başsavcısınca 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18.Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
19.Dava, davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekliişçi statüsünde özel güvenlik görevlisiolarak çalışmakta iken, özel güvenlik kimlikkartının iptal edilmesi nedeniyle, sözleşmesinin feshineilişkin R. T. E. Ü. R. 04/07/2023 tarih ve E-94036629-900-3098sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
20.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde; kamuhizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçilereliyle gördürüleceği hükme bağlanmışolup, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanişçilerin de geniş anlamda kamu görevlisi olduklarıhususu içtihatlarla kabul edilmekle birlikte, bunlar hakkında buKanun hükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmeksuretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında statü hukukudışında kalan istihdam şekli de benimsenmiş olup,kamuda çalışan işçiler hakkında özel biryasal düzenleme de öngörülmemiş bulunduğundan,bunların iş hukukuna tabi oldukları kuşkusuzdur.
21. Davadosyasının incelenmesinden; davacının R. T. E. Ü. R.696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamındasürekli işçi kadrosunda güvenlik görevlisi olarakgörev yapmakta iken, İl Emniyet Müdürlüğütarafından yapılan güvenlik soruşturması sonucunun "olumsuz" olarakdeğerlendirilmesi üzerine, Rize Valiliği İl ÖzelGüvenlik Değerlendirme Komisyonunun 21/06/2023 tarih ve 2023/45sayılı kararıyla özel güvenlik kimlikkartının ve çalışma izninin iptal edildiği, bukararın davalı idareye bildirildiği, idarece 04/07/2023 tarih veE-94036629-900-3098 sayılı işlem ile davacınınsözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin III.bendi uyarınca feshedilmesi üzerine görülmekte olandavaların açıldığıanlaşılmaktadır.
22.Bu duruma göre, davalı idare ile davacı arasındaki hukukiilişki İş Kanunu’na tabi hizmet sözleşmesinedayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisiniteliğini taşıdığından, davacınıniş sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemin,idarenin yetkili organı tarafından işveren sıfatıylatesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğuaçıktır. Davacı hakkında davalı idaretarafından iş akdinin feshine dayanak gösterilen özelgüvenlik kimlik kartının iptali ve buna ilişkinişlemin idari yargı yerince denetlenmesi hususları, işakdinin feshi ile işe iade isteminin özel hukuk niteliğiniortadan kaldırmamaktadır.
23.Aksine bir düşünce, işverenin salt bir kamu kuruluşuolması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayan personelhakkındaki tüm işlemlerin idari işlem niteliğindegörülerek, özel hukuk alanına dahil bulunanuyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabikılınması sonucunu doğurur.
24.Belirtilen tüm bu hususlara göre, İş Kanunu’nagöre işçi sayılan kimselerle işveren veyaişveren vekilleri arasında iş akdinden veya İşKanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğanhukuk uyuşmazlıklarının çözümündeiş mahkemelerinin görevli kılınmış olması,7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ilede 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenen hizmetsözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veyaişveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniylesözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukukuyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin bakacak olmasıkarşısında, işçi olan davacı ile işvereniarasında iş akdinden doğan iş bu davanın dagörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
25.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusunun kabulüile, davalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkinRize İdare Mahkemesinin 15/09/2023 tarih ve E.2023/499 sayılıgörevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Rize İdare Mahkemesinin 15/09/2023 tarih ve E.2023/499sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
01/04/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN