T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/595
KARAR NO : 2024/123
KARAR TR : 01/04/2024
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında, sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketininkaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı düzenlenmesi nedeniyle uğradığı zararınrücuan tazmini istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. A. T. S. Ş
Vekili : Av. M. T.
Davalı : İçişleri Bakanlığı
Vekili : Av.G. K. T.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalandığıve davalı E.K. adına kayıtlı 27 ... 504 plakalıaracın 04/03/2005 tarihinde kazaya karıştığıiddiası ile sigortalı tarafından 07/03/2005 tarihindemüvekkili şirkete ihbarda bulunulduğunu, sigortalıtarafından kaza ile ilgili evrakın müvekkili şirketesunulduğunu, şirkete sunulan trafik kazası tespittutanağının hasar yetkilileri tarafındanincelendiğini, araç üzerinde ekspertiz işlemininyapıldığını ve buraya kadar herhangi birusulsüzlük olmaması sebebiylesigortalıya 18/04/2005tarihinde 26.500 YTL ödendiğini, daha sonra ... İlçeEmniyet Müdürlüğü tarafından yapılanaraştırmalarda müvekkil şirketin bilgisinebaşvurulduğunda davalı trafik polislerinin sahte rapor tanzimettiğinin öğrenildiğini, sigortalı aracın E.K.'ın idaresinde iken 26/02/2005 tarihinde kaza geçirdiği, kazaanında araç sürücüsünün alkollüolduğu ve aracın bu kazada hasar gördüğününtespit edildiğini, kazanın gece yarısı 02:30 civarındaolduğu, sürücünün alkollü olması sebebi ilekaza mahalline trafik polislerini saat 07:00 civarındaçağırdığı, kazanın bu saatten çokönce olması sebebi ile tutanak polislerinin tutanak tutmadıklarını,E. K. hakkında dolandırıcılık suçundanGaziantep3.Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/293 sayılı dosyası iledava açıldığını, diğer davalılartrafik polisleri Y. E. ile B. S. hakkında da görevi kötüyekullanmak suçundan Gaziantep 4.Asliye Ceza Mahkemesinin E.2006/349sayılı dosyası ile davaaçıldığını, mahkemece görevsizlikkararı verilerek dosyanın Gaziantep 2.Ağır Ceza Mahkemesinegönderildiğini, davanın devam ettiğini, meydana gelen bukaza nedeniyle sigortalıya 26.500 TL ödendiğini, aracınpert olarak işlem görmesi sebebi ile 13.500 TL'yesatıldığını, bu haksız eylemden kaynaklımüvekkil şirketin zararının 13.000 TL olduğunu ifadeederek, 13.000 TL'nin sigortalıya ödenme tarihinden itibarenişleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan rücuan tazminiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi22/09/2014 tarih ve E.2008/154, K.2014/870 sayılı kararı ile,davanın kabulüne karar vermiştir. Karara karşı temyizkanun yoluna başvurulmuştur.
3.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 22/10/2020 tarih ve E.2018/5624, K.2020/6080sayılı kararı ile, yargı yolu bakımındangörevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle,hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir :
''...Mahkemece; toplanan deliller,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;Davanın kabulü ile 13.000,00 TL'nin dava tarihinden itibarenişleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıyaödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilitarafından temyiz edilmiştir.
Yargı yolu kavramı, birhukuk sisteminde, herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargıhaklarından hangisinde bakılacağını ifade eder.Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağıhususu, davanın genel şartlarından olup mahkemece re'sen dikkatealınması gerekir.
...
Yukarıda belirtilen ilkelerışığında somut olay değerlendirildiğinde;davacı, davalı idare tarafından kaza tespittutanağının sahte olarak tanzim edildiğini belirterek, davalıidarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemine dayandığınagöre, bu tür isteklerin, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasası’nın 2. maddesi gereğince,idari yargı yerinde ileri sürülmesi gerekir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden(re'sen) dikkate alınması zorunludur. Şu halde; yerelmahkemeceadli yargının yargı yolu bakımındangörevsiz bulunması nedeniyledava dilekçesinin yargı yolubakımından reddine karar verilmesi gerekirken işinesasının incelenmesi doğru değildir. Kararın bunedenle bozulması gerekmiştir...''
4. Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 29/04/2021tarihve E.2021/159, K.2021/272 sayılı kararı ile, "hizmet kusurundan kaynaklı davanınyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine" kararvermiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararınilgili kısmı şöyledir :
''...Tüm dosya kapsamıdeliller ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde;davacı sigorta şirketi tarafından davalı idaretarafından kaza tespit tutanağının sahte olarak tanzimedildiği, bu nedenle zarara uğradıklarından bahisleMahkememizce görülmekte olan rücuen tazminat davasınınikame edildiği, bozma ilamından önce Mahkememizce davanınkabulüne karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesiüzerine, dosyanın Yargıtay'a gönderildiği,Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22.10.2020 tarih, 2018/5654 E., 2020/6080K. Sayılı ilamı ile davacının talebinin temelininidarenin hizmet kusuruna ilişkin olduğu, bu tür isteklerin idariyargı yerinde ileri sürülmesi gerektiğinden, davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararverilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesinin doğruolmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilerekdosyanın Mahkememize gönderildiği, 29/04/2021 tarihli celsedeYargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, 2709sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/3,125/son, 129/5. maddesi, 657 sayılı Devlet MemurlarıYasası’nın 13. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun49/1.maddesi birlikte yorumlandığında; kamu görevlilerialeyhine kişisel kast ve kusurlarının varlığıhalinde Adli Yargı’da dava açılabileceğininkabulünün mümkün olmadığı gibi, “memurlarve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırkenişledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, ancakrücu edilmek şartı ile idare aleyhineaçılabileceği” nin açıkça ifadeedildiği,kamu görevlilerinin veya bunlarınkullandıkları araç ve gereçlerin kusur, ihmal vehatalarından dolayı kamu hizmetinin yerine getirildiğisırada kişilerin zarar görmesi halinde meydana gelecek kusurun,kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturduğu, (Yargıtay HukukGenel Kurulu 30.01.2013 gün ve 2012/4-729 E. ; 2013/163 K.Sayılı ilamı), idare hukuku ilkeleri çerçevesindeolaya bakıldığında da, bir kamu görevlisiningörev sırasında, hizmet araçlarını kullanarakyaptığı eylem ve işlemlerine ilişkin kişiselkusurunun, kasti suç niteliği taşısa bile hizmet kusuruoluşturacağı ve bu nedenle açılacak davalarınancak idare aleyhine açılabileceği bilinen ilkelerindenolduğu, (Danıştay 10. Daire 20.04.1989 gün ve 1988/1042 E.;1989/857 K. sayılı ilamı), somut uyuşmazlıkta davacınıniddiasının, içerikçe davalı kuruma bağlıolarak çalışan polislerin görevi sırasında veyetkisini kullanırken işlediği bir kusura ve bu kusurun niteliğiitibariyle de kamu görevlisinin ihmaline dayandığı, halböyle olunca, dava dışı polislerin görevidışında kalan kişisel kusurunadayanılmadığına, dikkatsizlik ve tedbirsizliğedayalı da olsa eylemin görev sırasında ve görevleilgili olmasına ve hizmet kusuru niteliğinde bulunmasınagöre, eldeki davada husumetin kamu görevlisine değil, idareyedüştüğü anlaşıldığından; açılandavanın 6100 sayılı HMK'nın. 114/b maddesi gereğince,yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 115/2 maddesigereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinekarar verilmesi gerektiği görüş ve kanaati ileaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
Açılan Davanın 6100 Sayılı Hmk.114/b Maddesi Gereğince, Yargı Yolunun Caiz Olmaması NedeniyleHMK 115/2 Maddesi Gereğince Dava Şartı Yokluğu NedeniyleUsulden REDDİNE,...''
5.Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
6.Gaziantep 3. İdare Mahkemesi 26/10/2022tarih ve E.2022/1368, K.2022/1253sayılı kararı ile, davanın süreaşımındanreddine karar vermiş ve bu karara karşıistinaf isteminde bulunulmuştur. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi3. İdari Dava Dairesi 18/04/2023 tarih ve E.2023/397, K.2023/445sayılı kararı ile, davada süre aşımıbulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararınınkaldırılmasına, işin esası hakkında bir kararverilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
7. Gaziantep 3. İdare Mahkemesi 24/10/2023 tarih veE.2023/883 sayılı kararı ile, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 1., 2., 3., 10.,19.1.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesihükmüne; ayrıca2918 sayılı Kanun'un 110. maddesininbirinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye HukukMahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin,anılan kuralı Anayasaya aykırı görmeyerek iptalistemini oy birliğiyle reddettiği 26/12/2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararına yer verdiktensonra;uyuşmazlığın çözümündeadliyargının görevli olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin ertelenmesine kararvermiştir.Kararın ilgili kısımları şöyledir:
"...Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesininbenzer bir olaya ilişkin olarak verdiği 30/02/2019 tarih veE:2019/476, K:2019/604 sayılı kararında da,uyuşmazlığın görüm ve çözümyerinin adli yargı olduğu yönünde kararverilmiştir."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8.Anayasa’nın “Temel hak vehürriyetlerin korunması” başlıklı 40.maddesinin üçüncü fıkrasışöyledir :
“Kişinin, Resmîgörevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucuuğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazminedilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkısaklıdır.”
9.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ''Amaç'' başlıklı1.maddesi şöyledir :
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
10.2918 sayılıKanun'un“Kapsam” başlıklı 2. maddesişöyledir :
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarındauygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındakialanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri,garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıtistasyonlarında karayolu taşıt trafiği içinfaydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleriuygulanır. "
11. 2918 sayılı Kanun'un ''İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri''başlıklı 5. maddesi şöyledir :
''(Başlığı ile BirlikteDeğişik: 6/12/2019-7196/39 md.)
İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Araçları, bu Kanunagöre araçlarda bulundurulması gerekli belge vegereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri,sürücülerin ve karayolunu kullanan diğer kişilerinkurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olupolmadığını denetlemek.
b) Duran ve akan trafiğidüzenlemek ve yönetmek.
c) El koyduğu trafikkazalarında trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek.
d) Trafik suçuişleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleriyapmak ve takip etmek.
e) Trafik kazası neticesindehastalanan veya yaralananların bakımlarını sağlayacaktedbirlerin süratle alınmasına yardımcı olmak veyakınlarına haber vermek.
f) Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek.
g) Sürücülerinbelgelerini vermek.
h) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukuki değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek.
i) Trafik kazalarınınoluş nedenleri ile ilgili tüm unsurları kapsayan istatistikverileri ve bilgilerini toplamak, değerlendirmek, sonuçlarınagöre gereken önlemlerin alınmasını sağlamak veilgili kuruluşlara teklifte bulunmak.
j) Hasar tazminatıödemelerini hızlandırmak amacıyla sigortaşirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgeleri vermek.
k) Ayrıca bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülere aitbilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılması işlemleri,bu değişiklik veya şerhlere karar veren yargı ve icrabirimleri ile kamu kurum veya kuruluşları tarafından elektroniksistemle yapılabilir. Sürücü belgesi ve tescilişlemlerine esas teşkil edecek bilgiler, İçişleriBakanlığı tarafından ilgili kamu kurum veyakuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçlasınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkrayailişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedeki görev, yetki vesorumluluklara ait diğer esaslar ile trafik kuruluşlarının,çalışma şekil ve şartları,görevlendirilecek personelin nitelikleri, seçimi,çalışma usulleri, görev, yetki ve sorumluluklarınaait esaslar İçişleri Bakanlığıncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir.''
12.2918 sayılı Kanun’un, “Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi” başlıklı 6. maddesişöyledir :
“Trafik zabıtası ve genelzabıtanın görev ve yetki sınırı;
a)Trafikzabıtası:
(Birincifıkra mülga: 17/10/1996-4199/4 md.)
Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)(Değişik: 21/5/1997-4262/1 md.) Genel Zabıta:
Trafikzabıtasının bulunmadığı veya yeterliolmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir.”
13.2918 sayılı Kanun'un ''Maddi vemanevi tazminat'' başlıklı 90. maddesişöyledir :
''(Değişik:14/4/2016-6704/3md.)
Zorunlu mali sorumluluksigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda (…)öngörülen usul ve esaslara tabidir. (Ekcümle:9/6/2021-7327/18 md.) (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin29/12/2022 tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararıile.) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak buKanunda (…)49 düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillereilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra:9/6/2021-7327/18 md.)(İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.:2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.)''
14.2918 sayılı Kanun'un, 19/01/2011tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesişöyledir :
"İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir."
15.2918 sayılı Kanun'un geçici 21. maddesi şöyledir :
"(Ek: 11/1/2011-6099/15 md.)
Bu Kanunun 110 uncu maddesininbirinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz."
16.3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun “Emniyet TeşkilatıBölümleri” başlıklı 8. maddesişöyledir :
“(Değişik:15/6/1938-3452/2 md.)
Polis: İdari, siyasi ve adlikısımlara ayrılır.
……”
17.3201 sayılı Kanun'un 9. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir :
“A) İdari polis, içtimai ve umumiintizamı temin etmekle mükellef olan kısımdır.
B) Siyasi polis, Devletin umumiemniyetine taallük eden işlerle mükellef olankısımdır.
C) Adli polis; asgari tamteşekküllü bir polis karakolu bulunan yerlerde, adliişlerle uğraşmak üzere Emniyet UmumMüdürlüğünce kadrodan ayrılan birkısımdır.
...”
18. 3201sayılı Kanun'un 12. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir :
“…
İdari polis adli zabıta vazifesini tahrik eden herhangi bir halkarşısında kaldığı takdirde bir taraftan adlizabıta vazifesini ifa etmekle beraber, diğer taraftan adlizabıtayı haberdar eder ve adli zabıta gelince işi onadevreder. Adli zabıta vazifesini gerek aslen ve gerek yardım suretilegören zabıta memurları hakkında bu vazifeden mütevellitsuçlardan dolayı Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununa göretakibat yapılır.”
B. Yargı Kararı
19.2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararında şu gerekçe ileanılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir :
“…AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiğiüzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
20.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan01/04/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosya sureti ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
21.Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
22.Dava; davacı şirket tarafından, sigortalanan 27 ... 504 plakalıaracın04/03/2005 tarihinde kaza geçirdiğine ilişkin trafikpolislerinin düzenlemiş olduğu sahte tutanak üzerinearaç sahibine ödeme yapılmasından dolayı zararauğranıldığından bahisle, 13.000 TL maddi zararınsigortalıya ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan rücven tazmini istemiyleaçılmıştır.
23.Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin kaza yapan aracınmalikine ödeme yapmasına dayanak tutanağın sahte olarakdüzenlendiğinden bahisle kamu görevlileri aleyhine resmi belgedesahtecilik suçlaması ile açılan kamu davasındaGaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/04/2008 tarih ve E.2017/75,K.2008/134 sayılı kararı ile ilgililerincezalandırılmalarına karar verildiği ve anılankararın 25/02/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
24.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanundan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, baştaUyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
25.2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı ve tazminat istemine ilişkin davanınidari yargı yerinde maddenin yürürlük tarihinden sonraaçıldığı hususu gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da 2918 sayılı Kanun'daki düzenlemelerkapsamında adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
26.Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak,Gaziantep 3. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ileGaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/04/2021tarih veE.2021/159, K.2021/272 sayılıgörevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Gaziantep 3. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ileGaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/04/2021 tarih ve E.2021/159,K.2021/272 sayılı sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
01/04/2024tarihinde Üye Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava,davacı şirket tarafından sigortalanan aracın kazageçirdiğine ilişkin trafik polislerinin düzenlemişolduğu sahte tutanak üzerine araç sahibine ödemeyapılmasından dolayı zarara uğranıldığındanbahisle 13.000,00 TL maddi zararın sigortalıya ödenme tarihindenitibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıdanrücüen tazmini istemiyle açılmıştır.
Dosyanınincelenmesinden, davacı şirketin kaza yapan aracın malikineödeme yapılmasına ilişkin tutanağın sahte olarakdüzenlendiğinden bahisle kamu görevlileri aleyhine resmi belgedesahtecilik suçlaması ile açılan kamu davasındaGaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamasonucunda ilgililerin cezalandırılmasına karar verildiği vekararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacıtarafından, davalı idare elemanlarınca düzenlenentutanağın sahte olarak tanzim edildiği belirtilerek davaaçıldığı dikkate alındığında;idarenin kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idarehukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi;uyuşmazlığın, davalı idare tarafından görevlerinintam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıylayürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydanagelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmasıkarşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindeolduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.
Üye
Ahmet ARSLAN