T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/9
KARAR NO : 2024/79
KARAR TR : 04/03/2024
ÖZET: Davacının tarım arazilerine yeterli su verilmemesi nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemiyle Sulama Birliğine karşı açılan davanın, taraflar arasındaki sulama tesisinden faydalanma sözleşmesinin varlığı karşısında özel hukuk hükümleri gereğince ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :V.K
Vekili : Av. Z.İ.K
Davalı : Baklan Toprak Sulama Birliği
Vekili : Av.Y.G
I.DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkiline ait Denizli ili, Çal ilçesi,...mevkii...ada, ...ve ...parseller ile ...ada ...parselde bulunan tarımarazilerine ücretini ödemesine rağmen davalıtarafından sağlanması gereken sulama hizmetini gereği gibialamadığını, tarlalarına ektiğiürünlerin yeteri kadar sulanamadığı için verimkaybı oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 9.500 TLmaddi tazminatın 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Denizli İdareMahkemesi 09/03/2021 tarih ve E.2021/420, K.2021/320 sayılıkararı ile, davacı ile davalı birlik arasındayapılmış faydalanma sözleşmesine dayalı olarakortaya çıkan uyuşmazlığın özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesiuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Dava dosyasınınincelenmesinden; Denizli ili. Çal ilçesi, ...Mevkii,...ada ... ve... sayılı parsel ile ...ada ... sayılı parseldekayıtlı tarım arazilerinde davalı idare ile davacıarasında faydalanma sözleşmesi imzalandığı,davacı tarafından 04.08.2020 tarihinde idareye başvurudabulunarak, arazilerinde ilk sulamanın 03.07.2020 tarihindeyapıldığı, o tarihten beri sulamanınyapılmadığı, Kurumun 3 kez sulama yapmataahhüdünün olduğu, tarladaki mahsulün(mısır) 40 derece yakıcı güneş altındasusuzluktan yandığı belirtilerek tarlalarına su verilipverilmeyeceği konusunda bilgi istediği, 07.08.2020 tarihinde debelirtilen taşınmazlar yönünden Çal Asliye HukukMahkemesinin D.iş:2020/106 sayılı dosyasında zararıntespitini istediği, anılan tespit dosyasında yapılankeşif sonrası tanzim edilen bilirkişi raporuna istinadendavacı tarafından tespit edilen zararın tazmini istemiyleaçılan davada Aydın 2.İdare Mahkemesinin 08.02.2021 tarihve E:2021/127 K:2021/122 sayılı kararı ile davanın yetkiyönünden reddi ile dosyanın Mahkememize gönderilmesiüzerine E:2021/420 esasına kayden bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davalıidarece uyuşmazlık konusu taşınmaza yeterli su imkanısağlanmadığından dolayı davacınınmısır bitkilerinin zarar görmesinden kaynaklanmaktadır.
Bu haliyle birlik anastatüsünün dsi genel müdürlüğününbağlı olduğu bakanlıkça onaylanması sonucusulama birliklerinin tüzel kişilik kazanacağı, tüzel kişilikkazanıncaya kadar dsi genel müdürlüğü ilebakanlık tarafından tesis edilen işlemin idari işlemolduğu açık olup, sulama birliğinin tüzelkişilik kazanmasından sonra meydana gelenuyuşmazlıkların adli yargı yerinde çözümleneceğikuşkusuzdur.
Nitekim. Danıştay OnuncuDairesinin 07.12.2020 tarih,E2015/1141,K.2020/5867 sayılı kararıve Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün04.05.2015 tarih ve E:2015/166 K:2015/272 sayılı kararları buyöndedir.
Davacı ile davalı Birlikarasında yapılmış faydalanma sözleşmesinedayalı olarak ortaya çıkan uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre çözümlenmesigerekeceğinden davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1 -a maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine, ..."
3.Davacı vekili, bu kez 30.000 TL'nin 05/08/2020 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Çal Asliye Hukuk Mahkemesi 02/12/2021 tarih ve E.2021/190, K.2021/406sayılı kararı ile,uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesigerektiğinden, davanın HMK'nın 114/b-115. maddeleri ve 6172sayılı Sulama Birlikleri Kanunu'nun 1. ve 2. maddeleri ve İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi uyarınca usuldenreddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf istemindebulunulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi31/03/2023 tarih ve E.2023/518, K.2023/438 sayılı kararı ile,2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinden söz ederek, davacıvekilinin istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasınave yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesinegönderilmesine kesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"... davacıdavasını, yürürlükte bulunan yasal düzenlemeleregöre görevsiz yargı yerinde açmış ise“yargı yolu bakımından görevsizliğe” dairverilecek kararla birlikte; harç, yargılama gideri ve vekaletücreti yönünden de hüküm kurulması gerekir.Bubakımdan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin görevlimahkemece değerlendirilmesi yönünde karar verilmesi doğrugörülmemiştir.
Hal böyle oluncaaçıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğinegöre; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendigereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmedenkaldırılmasına, davanın yukarıda belirtildiğişekilde yeniden görülmesi ve idare mahkemesi kararınınkesinleşmesi halinde görevli yargı mercii belirlenmek üzereUyuşmazlık Mahkemesine usulüne uygun bir şekildebaşvurulması için dosyanın kararı veren ilk derecemahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinafisteminin KABULÜNE,
2-Çal Asliye HukukMahkemesinin 2021/190 Esas - 2021/406 Karar sayılı 02/12/2021 tarihlikararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendigereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA..."
5. Çal Asliye Hukuk Mahkemesi 18/05/2023 tarih veE.2023/113 sayılı kararı ile, kaldırmakararına uyarak 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve dava dosyasınınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir.
"... 1-Denizli 1. İdareMahkemesinin 2021/420 Esas, 2021/320 karar sayılı ilamı ile.davanın görev yönünden reddine karar verildiği,verilen kararın davacı vekiline 15/03/2021 tarihinde tebliğedildiği, davalı vekiline 18/03/2021 tarihinde tebliğedildiği, taraf vekilleri tarafından kararın tebliğiniizleyen 30 gün içerisinde BİM nezdinde istinaf kanun yolunabaşvurulmayarak idare mahkemesinin, görevsizlik kararınınkesinleşmesinden sonra davacı vekili tarafından mahkememizdeaynı talepten dolayı dava açıldığı,mahkememizin 02/12/2021 tarih, 2021/190 Esas, 2021/406 Karar sayılıilamı ile görevsizlik kararı verildiği, 2247sayılı Kanun'un 19.maddesi ve Antalya BAM 4 HD'nin 31/03/2023gün 2023/518 Esas, 2023/438 Karar sayılı ilamıuyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi içindosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine,
2-Yargılamanındosyanın uyuşmazlık mahkemesince incelenip kararabağlanmasına kadar durdurulmasına karar verildi."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6.Anayasa’nın 168. maddesi şöyledir:
“Tabiî servetler vekaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunlarınaranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet buhakkını belli bir süre için, gerçek vetüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiî servet vekaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek vetüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişilereliyle yapılması, kanunun açık izninebağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerinuyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacakgözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanundagösterilir.”
7.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Borçların İfa EdilmemesininSonuçları" üst başlıklı "1. Genel olarak" başlıklı112. maddesi şöyledir:
"Borç hiç veyagereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurunyüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklınınbundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."
8.6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı1. maddesi şöyledir:
“(1) Bu Kanunun amacı;ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonelkullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzereDevlet Su İşleri Genel Müdürlüğütarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan yada inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygunşekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri GenelMüdürlüğünün onayını almak suretiyleişlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetimsorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelikyeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevlisulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerinidüzenlemektir.
(2) Sulama birlikleri kamutüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hükümbulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.”
9.6172 sayılı Kanun’un “Birliğin görev alanıve çalışma konuları” başlıklı 3.maddesi şöyledir:
“(1) Birliklere devredilentesislerin hizmet alanı, birliklerin görev alanı olup sınırları,kapsamı ve ismi DSİ tarafından belirlenir.
(2) Bir görev alanıiçerisinde aynı amaçla birden fazla birlik kurulamaz.
(3) Birlik,devraldığı tesislerin işletme, bakım, onarım veyönetim sorumluluğunu çerçeve ana statüde ve devirsözleşmesinde yer alan esaslara uygun olarak yürütür.
(4) Birliğinçalışma konuları şunlardır:
a) Görev alanıiçerisinde yer alan tesislerin işletme, bakım, onarım,yönetim ve yenileme hizmetlerini usul ve esaslarına uygun olarakyapmak.
b) Katılımpayını, su kullanım hizmet bedelini ve uygulanan cezalarıtahsil etmek.
c) Devraldığıtesislerin yatırım bedellerini geri ödemek.
ç)(Değişik:5/3/2022-7381/27 md.) Devraldığı tesisiDSİ’nin onayını almak suretiyle geliştirmek bu tesisile ilgili yeni projeler yapmak veya yaptırmak, yenilenebilir enerjikaynaklarından faydalanmak üzere sulama tesisinin mütemmimcüzü olacak şekilde projeler geliştirmek, enerji tesislerikurmak ve işletmek veya diğer kurum ve kuruluşlar tarafındangeliştirilen, kurulan yenilenebilir enerji tesislerini devralarakişletmek, sulama birliğinin feshi hâlinde tesisleriçalışır hâlde DSİ’ye devretmek.
d) Görev alanıiçerisinde su miktarına bağlı olarak ekilecek bitkidesenini Tarım ve Köyişleri Bakanlığınınilgili birimleri ile işbirliği yaparak planlamak.
e) Görev alanıiçerisinde öngörülen üretim hedefleriningerçekleşmesine katkıda bulunmak üzere gerekli tedbirlerialmak.
f) Sulama ve diğertarımsal konularda faaliyet gösteren kurumlarla işbirliğiyaparak araştırma, geliştirme ve eğitimçalışmalarında bulunmak.
g) Amaç ve görevleri ileilgili konularda ulusal ve uluslararası gelişmeleri takip etmek.
ğ) Ortak tesisler içinDSİ’ce sarf olunan işletme ve bakım masraflarındankendi payına düşen miktarı ödemek.
h) (Ek:5/3/2022-7381/27 md.)Görev sahası dâhilinde, işlenmeyen ve tarımyapılmayan gerçek ve tüzel kişilere ait tarımarazilerini DSİ’ce düzenlenecek usul ve esaslardâhilinde, kiralayarak tarımsal üretim yapmak veyayaptırmak.”
B. Yargı Kararları
10.27/11/2020 günlü ve 31317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlananAnayasa Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve E.2018/104, K.2020/39sayılı kararında değinilen 6172 sayılı SulamaBirlikleri Kanunu kapsamındaki sulama birliklerinin hukukistatüsüne ilişkin gerekçe ve tespitlerin birkısmı şu şekildedir:
"Anayasa, kanunlar ve CBK ilekamu tüzelkişiliklerine birçok alanda, kuruluşamacına özgü hukuksal durumlar tanınmaktadır.Ayrıca, kamu tüzelkişileri, nitelikleri ve özellikleriylebağdaştığı ölçüde, özel hukuktüzelkişilerinin özel hukuk hükümlerine göresahip olduğu hakları kullanabilmektedir (AYM, E.2006/61, K.2007/91,30/11/2007). 6172 sayılı Kanun’un 1. maddesinde sulamabirliklerinin de kamu tüzelkişiliğine sahip oldukları veKanun’da hüküm olmayan hâllerde özel hukukhükümlerine tabi olacakları belirtilmektedir." ( § 243)
"Kamu tüzelkişileri,devlet tarafından kamu yararının gerçekleştirilmesiamacıyla kurulan, kamu gücü ayrıcalıklarıyladonatılan tüzelkişilerdir. Bu tüzel kişilerinözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak üstünve ayrıcalıklı yetkilere sahip olmasıyla güdülenamaç ise kamu yararının sağlanması ve kamuhizmetinin en iyi şekilde yerine getirilmesidir.
Sulama birliklerinin kuruluşu,yapısı, görev ve yetkileri, mali hükümleri, personelistihdamı, denetimi, tüzelkişiliğinin sona ermesi 6172sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Bu birliklerinözellikle kuruluşları, görev alanları vedenetimlerinde DSİ’nin onay ve yetkisi bulunmaktadır. Sulamabirlikleri Anayasa’da özel olarak düzenlenmemiş oluporganlarının seçimle oluşmasında anayasal birzorunluluk bulunmamaktadır. Sulama birliklerinin temel organı olanbaşkanlığın oluşumu Anayasa’nın 123.maddesinin birinci fıkrasında geçen idarenin kanunladüzenlenmesi ilkesi ile ilgili olup Anayasa’da özel olarakdüzenlenmeyen hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşlarınınorganlarının belirlenmesinde kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir.Birlik başkanlarına tanınan idari para cezası verme yetkiside bu kapsamda kanun koyucunun takdir yetkisindedir.
Diğer yandan sulamabirliklerinin kamu personeli arasından Bakan tarafındanseçilen başkan tarafından temsil edileceği veyönetileceğine, başkanlığın ise başkan vebaşkanlık hizmetlerini yürüten diğer personeldenoluşacağına dair birlik başkanının belirlenmeusulü, başkanlığın oluşumu, görev veyetkileri ile ilgili hususlar Anayasa’nın 128. maddesinin ikincifıkrası kapsamında kalmaktadır. Anayasa’nınanılan hükmüne göre memurların ve diğer kamugörevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkilerininkanunla düzenleneceği belirtilmektedir. Dava konusu kurallarda dabirlik başkanının belirlenme usulü, idari para ceza vermeyetkisini de içeren görev ve yetkileri kanunladüzenlendiğinden kanunilik ilkesine aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 252-254 )
"Kamutüzelkişilikleri devam eden birliklerin feshine karar verilmesi isekamu tüzelkişiliklerinin sona ermesine yol açacaktır.Kanun’un 20. maddesinin (3) numaralı fıkrasındatüzelkişiliği sona erdirilen sulama birlikleri tarafındanişletilen sulama tesisleri hakkında 6200 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrası “Kamutüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanununaçıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur”şeklinde iken 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına DairKanun ile “Kamu tüzelkişiliği, kanunla veyaCumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur”şeklinde değiştirilmiştir. YürürlüktekiAnayasa hükmüne göre kamu tüzelkişiliği ancakkanunla ya da CBK’yla kurulabilir. Aynı şekilde bir kamutüzelkişiliği ancak kanunla ya da CBK ilekaldırılır. 6771 sayılı Kanun’dan öncekidönemde yürürlükte olan “Kamutüzelkişiliği, … kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulur” hükmüyürürlükte olmadığından kamutüzelkişiliğinin artık kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulması veyakaldırılması mümkün değildir.
Anayasa’nın 123.maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamutüzelkişiliğinin, kanunla veya CBK ile kurulacağışeklindeki düzenleme kamu tüzelkişiliğine sahip sulamabirlikleri yönünden de geçerlidir. Kamu tüzelkişiliğininveya organlarının kanunla veya CBK’ya dayanılarakkurulması zorunluluğu, kamu tüzelkişiliğinin veyaorganlarının ortadan kaldırılması bakımındanda geçerli olacaktır. Bu durumda bir kamutüzelkişiliği de ancak kanunla ya da CBK ilekaldırılabilir. Dolayısıyla birliklerin DSİ’ninteklifi üzerine Bakan onayı ile feshedileceğiniöngören dava konusu (1) numaralı fıkraAnayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasıylabağdaşmamaktadır." ( § 260-262 )
"Sulama birlikleri,DSİ’nin belirlediği sulama alanlarında sulamaişletmeciliği konusunda hizmet vermek için kurulan, sulamatesislerinin işletme, bakım ve yönetimsorumluluklarını üstlenen, kamu yararının ve kamuhizmetinin yerine getirilmesine yönelik faaliyet gösteren kamutüzelkişiliğine sahip hizmet yönünden yerindenyönetim kuruluşlarıdır. Dolayısıyla sulamabirliklerinin sundukları hizmetin kamu hizmeti niteliğindeolduğu açıktır. Kanun’un ek 1.maddesinin (1)numaralı fıkrasında ise birliğin görev alanındayer alan her su kullanıcısı gerçek vetüzelkişinin sulama tesisinden faydalanabilmek için obirliğe üye olmak zorunda olduğu belirtilmektedir. Her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişiden ilküyelik kaydı sırasında bir defaya mahsus olmak üzerekural uyarınca DSİ’nin belirlediği katılımpayı tahsil edilmektedir." ( § 272 )
"6172 sayılıKanun’da 7139 sayılı Kanun’la yapılandeğişikliklerle sulama birliklerindeki birlik meclisi, yönetimkurulu ve denetim kurulu organları kaldırılmış,birliklerin sadece başkanlıktan oluşacağı kabuledilmiş ve birlikler yeniden yapılandırılmıştır.Dolayısıyla kaldırılan organlarla ilgili düzenlemeleriiçeren kural ile yeniden yapılandırma sonucunda en üstyöneticinin görevine son verilebilmesi, alacakların tahsili,gözlemciler ile birlik üyesi olmayan sukullanıcılarının durumuna ilişkin kurallar dayürürlükten kaldırılmıştır.Kanun’un yürürlükten kaldırılan 19. maddesindebirliğe üye olmayan su kullanıcılarınınyükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla tesislerdenfaydalanabilecekleri öngörülmüş iken 6172sayılı Kanun’a 7139 sayılı Kanun’la eklenen ek1. madde ile birliğin görev alanında yer alan her sukullanıcısı gerçek ve tüzelkişinin sulamatesisinden faydalanabilmek için o birliğe üye olmasıgerektiği hükme bağlanmıştır.
Sulama birliklerinin kamutüzelkişiliğine sahip olduğu, Anayasa’da özelolarak düzenlenmediği ve Anayasa’nın 123. maddesiuyarınca anılan birliklerin teşkilatlarını ve bubağlamda organlarını belirleme konusunda kanun koyucunun takdiryetkisine sahip olduğu gözetildiğinde anılan takdir yetkisikapsamında kanun koyucu tarafından kuralla Anayasa’nın 44.maddesinde ifade edilen toprağın verimli olarak işletilmesinikoruma ve geliştirme amacına ulaşma bakımından dahaetkili ve elverişli görülen farklı bir yapılanmaöngörülmesinin sonucu olarak önceki yapılanmayailişkin hükümlerin madde metinlerindençıkarılmasında veya yürürlüktenkaldırılmasında Anayasa’ya aykırı bir yönbulunmamaktadır." ( § 315-316 ).
11.Uyuşmazlık Mahkemesinin 04/05/2015 tarih ve E.2015/166, K.2015/272sayılı kararında, özetle; "sulamaişi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de; ...Sulama Birliği bu hizmeti, ilgili yasaların belirlediği ilkelerve özel hukuk kurallarına göre yürütmekdurumundadır. Su kullanım bedelinin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil iki taraf arasında yapılan sözleşmeyedayanmaktadır. Nitekim, ödemelerin yapılmaması durumundadavalı alacağını, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunhükümlerine göre değil, 2004 sayılı İcraİflas Kanunu hükümlerine göre tahsil etmektedir.Taraflararasında düzenlenen “Sulama Beyan Sözleşmesi”,daha çok tip sözleşme görünümündedir.Hizmetten yararlanan kişinin, sözleşmeyi idareyle birliktedüzenlemesi yerine katılımı söz konusudur. Ancak budurum, idare ile kişi arasında kurulan özel hukukilişkisini kamu hukuku ilişkisine dönüştürmez.Çünkü birçok durumda hizmetin tekel niteliği veçok kişiye götürülme zorunluluğu, işin,çoğunlukla tip sözleşmeler yoluyla ve kişilerinkatılımı ile gerçekleşebilmesini olanaklıkılmaktadır. Ortada davacı ile davalı birlik arasındayapılmış bir sulama beyan sözleşmesine dayalıolarak ortaya çıkan uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre çözümlenesigerekeceğinden, davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerekmektedir." denilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, EyüpSARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan04/03/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Asliye HukukMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece adli yargı dosyasınınekinde idari yargı kararının kesinleşme şerhi ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava dosyasının incelenmesinden; Denizli ili, Çalilçesi, ...mevkii,...ada ... ve ... sayılı parseller ile...ada, ... sayılı parselde kayıtlı tarım arazilerindedavalı idare ile davacı arasında faydalanma sözleşmesiimzalandığı, davacı tarafından 04/08/2020 tarihindeidareye başvuruda bulunularak, arazilerinde ilk sulamanın 03/07/2020tarihinde yapıldığı, o tarihten beri sulamanınyapılmadığı, kurumun 3 kez sulama yapma taahhüdününolduğu, tarladaki mahsulün (mısır) 40 dereceyakıcı güneş altında susuzluktanyandığı belirtilerek, tespit edilen zararının tazminiistemiyle davanın açıldığıanlaşılmıştır.
15.Davalı Sulama Birliği, yukarıda açıklanan mevzuathükümleri doğrultusunda, ülkenin su varlık vekaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıyla kamutüzel kişiliğini haiz, kanunla kurulmuş bir kamukuruluşudur.
16.Böyle olmakla birlikte, Anayasa'nın 168. maddesi uyarıncadevletin doğal kaynakların aranması ve işletilmesihakkını Kanunla belli esaslar ve süreler içingerçek ve tüzel kişilere devredebileceğinin kabulüuyarınca Sulama Birliğinin kişileresağladığı hizmete ilişkin işlemlerininyargısal denetimini yapacak yargı düzenini belirleyebilmekiçin, işlemin özel hukuk ilişkilerinden mi yoksa kamusalyetkilerin kullanılmasından mı doğupdoğmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
17.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukukaaykırı olduğu nedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılacak davalar ile idarenin aynıplan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj,suyolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak davaların görüm veçözümünün, iptal ve tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu, idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu,özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydanagelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindeçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
18.Sulama işi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de,Sulama Birliği bu hizmeti ilgili yasaların belirlediği ilkelerve özel hukuk kurallarına göre yürütmekdurumundadır. Su kullanım bedelinin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil iki taraf arasında yapılansözleşmeye dayanmakta olup taraflar arasındakisözleşmeden doğan alacakların tahsilinde 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındakiKanun'un ilgili hükümleri uygulanmamaktadır.
19.Taraflar arasında düzenlenen "SulamaTesisinden Faydalanma Sözleşmesi", daha çoktip sözleşme görünümündedir. Hizmetten yararlanankişinin, sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerinekatılımı söz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkübirçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunluklatip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ilegerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır.
20.Bu durumda açılan davanın, taraflar arasında sulama beyansözleşmesine dayanan, "sözleşmeborcunun gereği gibi ifa edilmediğinden" bahisleözel hukuk hükümleri çerçevesindeki zarar tazminiuyuşmazlığının adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/05/2023 tarih ve E.2023/113sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanannedenlerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B. ÇalAsliye Hukuk Mahkemesinin 18/05/2023 tarih ve E.2023/113 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE,
04/03/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Eyüp Muharrem
GÜLEÇ TAŞ SARICALAR ÜRGÜP
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN