T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77
KARAR NO : 2024/166
KARAR TR : 06/05/2024
ÖZET: Hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde bulunan binanın imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren 5 yıllık imar programına alınarak kamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının belirsiz bir süre kısıtlanması ve taşınmaza el atılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan davada, davacının amacının mâliki olduğu bina hakkında tesis edilen yıkım işlemine karşı açılan davada verilen iptal kararına rağmen binanın belediye ekiplerince yıkılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini sağlamak olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın, 2981 sayılı Kanun'dan yararlanmayan ruhsatsız bina hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tesis edilen yıkımişleminin uygulanmasına ilişkin bulunduğu gözetilerek, İDARİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : A. A.
Davalı :Altındağ Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. M. A.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı; ... ili, ... ilçesi, ... Sk. No: ... adresindekitaşınmazı arsası ile birlikte satınaldığını, hukuki el atma nedeniyle yapı bedelinintazmini talebiyle davalı idareye başvurulduğunu, ancak talebinkamulaştırma çalışmalarınınbulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini,yapının imar planı ile park alanı içindekalması nedeniyle inşaat yasağına maruzkaldığını ve davalı idare tarafından İmarKanunu'nun 32. maddesine göre işlem yapılarak binanınyıkıldığını ileri sürerek; ... ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, ... Sok., ... numaralı binanın imarplanının yürürlüğe girmesinden itibaren 5yıllık imar programına alınarakkamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyethakkının belirsiz bir süre kısıtlanması vetaşınmaza el atılması nedeniyleuğradığı zarara karşılık fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yapı bedelinekarşılık şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın faizi ilebirlikte tazmini istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
2.Davalı idare vekili, yasal süresinde sunduğu cevapdilekçesinde, davanın görüm veçözümünde idari yargının görevliolduğunu ileri sürerek yargı yolu itirazındabulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
3. Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 04/12/2023 tarih veE.2023/503 sayılı kararı ile, hukuki el atmayadayalı tazminat davalarında adli yargı görevlikılındığından davalınınyargı yolu itirazının reddine karar vermiştir.
4.Davalı vekilinin olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması talebiyle yaptığı başvuruüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin DanıştayBaşsavcılığı Talebi
5.Danıştay Başsavcısı, İmar Kanunu'nun 32.maddesinin uygulanması sonucunda uğranılan zararın tazminidavasının imar mevzuatı hükümleriçerçevesinde idari yargı yerinde görülmesigerektiği görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar vererek dosyayı UyuşmazlıkMahkemesine göndermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Anayasa'nın 125.maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdarî YargılamaUsûlü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b)bendinde ise, idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları idarî dava türleri arasındasayılmıştır.
İdarî işlem veeylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577sayılı Kanun'un 12 ve 13. maddeleri uyarınca, idarîyargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konuedilmeleri, anılan kanun hükümlerinin gereğidir.
İçtihat veöğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler, "idarîişlem"; herhangi bir idarî işlemedayalıolmaksızın gerçekleştirdikleri maddî faaliyetlerive görevleriyle ilgili hareketsizlikleri"idarî eylem"olarak tanımlanmaktadır.
Yargıtayİçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 11/08/1956 tarihlive E:1956/1, K:1956/6 sayılı kararında usûlünegöre kamulaştırma işlemi yapılmadangayrimenkûlü yola katılan şahsın gayrimenkulüzerindeki mülkiyet hakkı bu fiilî durumdolayısıyla hiçbir suretle sona ermeyeceğinden,mâlik adına tapu sicilindemevcutolankaydın sicildençıkarılmasına imkân bulunmadığı, buitibarla mülkiyet hakkı bâki kalan gayrimenkul mâlikininkamu tüzel kişisi aleyhine her zaman men'i müdahale davasıaçma hakkının olduğu, ancak dilerse bu fiilî durumarazı olarak mülkiyet hakkının kamu tüzel kişisinedevrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilinide dava edebileceği belirtilmiş, 11/02/1959 tarihli veE:1958/17,K:1959/15 sayılı kararında ise:
"I- Belediye,Karayolları veyahut Devlet Su İşleri UmumMüdürlüğü veya İstanbul Belediyesi Sularİdaresi gibi amme teşekkülleri tarafından verilen kararlarüzerine plan ve projesine göre bir yol yapılmasıdolayısıyla evinin duvarı yıkılan veya bodrumkatına sel basan,birsutesisiyapılmasıneticesindetarlalarıartıkekinekilemezhalegelenyahuttarlasının kenarından geçen derenin kurumasıyüzünden tarlası susuz kalan veya su tesisinin bozukluğuyahut bakımındaki ihmal yüzünden tarlasını sularbasıp bu suların getirdiği kumlardan dolayı tarlasıartık ekin ekilemeyecek duruma düşen kimseninuğradığı zararlar gibi zararlar, idarî kararınve fiilin neticesinde meydana gelen zararlardır. Zira, bir ammeteşekkülünün vazifelerinden olan bir işi yapmayıkararlaştırması, idarî bir karar olduğu gibi bukararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan veprojeler gereğince işi görmesi de kararın neticesi olanbirer idarî fiildir. O halde bu fiillerden doğan zararlarıntazmini istekleri de, idarî karar ve fiilden doğan zararın birkimsenin hakkını halele uğratması esasına dayanantazmini istekleridir ki Devlet Şurası Kanununun 23. maddesinin 1.bendi hükmünce bu istekler mahiyetçe bir tam kazadavasıdır ve bu itibarla bu davalarda Devlet Şurasıvazifelidir. Esasen bir karar verildikten sonra o kararı yerine getirmesi,kanuna uygun bir hareket olduğu cihetle haksız fiilin kanunaaykırılık şartı bu halde gerçekleşmişolmaz.Bundanbaşka,idarenin kararınınvefaaliyetinin gayrimenkulmâliki olma sıfatına dayanmaması itibarıylaMedenî Kanunun komşuluk haklarına ilişkin bir tazminalacağı dahi söz konusu edilemez.
II - Amme kanunlarıhükümlerince yapılmış olan tesislere bakma ve otesisleri kullanma mükellefiyetleri de yine amme kanunlarındandoğanmükellefiyetler olduklarından bu mükellefiyetlereaykırı davranma halleri deidarî karara dayanan fiillerinhiç veya gereği gibi yapılmaması mahiyetini arzettiğinden dolayı bunlardan doğan zararlar dahi idarîkarar ve fiillerden doğan zararlar olduğu cihetle söz konusuzararların tazmini davaları dahi yukarıda bildirilen kanunhükmünce tam kaza davalarıdır.
III - İstimlaksız el atmahalinde amme teşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareketetmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır ve bu bakımdan dava,Medenî Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediğigibi elatmahakkıbulunmadığıveplan ve projelere veşartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre elatılabilmesini gerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle,haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojelere aykırı olarak yapılması hali de idarîkarara aykırı bir hareket bulunması itibarıyla yineidarî kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdanbu iddia ile açılmış dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır..." gerekçesine yerverilmiştir.
Yargıtayİçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun bu kararında dabelirtildiği üzere; idarelerin kendilerine kanunla verilen birişi yapmayı kararlaştırmasının, idarî birkarar niteliği taşıdığı, bu kararı yerinegetirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projelergereğince tesis ettiği işlemler ve kararın sonucu olanfiillerden doğan zararların tazmini isteklerinin, idarî kararve fiilden doğan zararesasına dayanan tam yargı davalarıolarak idarî yargının görevinde olduğu,idarîusûl ve esaslar dışında idarece bir aynî hakkamüdahalede bulunulması, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız el atılması,Kamulaştırma Kanunu'na uygun hareket etmeden ferdin malınınelinden alınmış olmasıgibi kanunsuz bir harekettebulunulması halinde meydana gelecek zarara karşıaçılacak dava ise, Medenî Kanun hükümlerinegöre mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksızfiil sonucunda meydana gelen zararın tazmini davası niteliğitaşıdığından, özel hukuk hükümlerinegöreadlî yargı merciince çözümlenecektir.
Davacı, adlî yargımerciinde açtığı davanın konusunu imar planındapark alanında kalan binasının planınyürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllıkimar programına alınarak kamulaştırılmamasısonucu mülkiyet hakkının belirsiz bir sürekısıtlanması nedeniyle bina maliyet bedelinekarşılık tazminatistemi olarak dava dilekçesindebelirtmiş ve04/12/2023 tarihli birinci celsede belediyece 3194sayılı Kanun gereğince tesis edilen işleme dayalıolarak binasının yıkıldığından veyıkımdan sonra üzerine fiilen el atılıp parkyapıldığından bahisle davanın konusunun fiilî elatma nedeniyle uğranılan zararıntazminiolduğunuifadeetmiş ise de, bu davayı açmadanönce, hukukî el atma nedeniyle idarî yargı merciindeaçılan davanın reddedildiği gözetildiğindebudava ile elde etmek istediği sonucun; mâliki olduğu binahakkında tesis edilen yıkım işlemine karşıaçılan davada verilen iptal kararına rağmen binanınbelediye ekiplerince yıkılması nedeniyle uğranılanzararın tazminini sağlamak olduğu, dolayısıylauyuşmazlığın, 2981 sayılı Kanundan yararlanmayanruhsatsız bina hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun32. maddesi uyarınca tesis edilen yıkımişlemininuygulanmasına ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Görevli yargı kolubelirlenirken tarafların nitelemesine bağlıkalınmaksızın somut vakıa ve uygulanacak hukuk kuralıtespit edilerek yapılacak nitelemenin esas alınması gerekir.
Ruhsatsız olarakyapıldığı tespit edilen bina 3194 sayılıİmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca alınan belediye encümenikararına dayanılarak yıktırıldığıiçin ihtilaf kamulaştırmasız el atmadankaynaklanmadığından, yıkım işlemi hakkındaverilen iptal kararına rağmen gerçekleştirilenyıkım sonucunda uğranılan zararın tazminineilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdarîYargılama Usûlü Kanunu'nun 2. maddesinin (1-b) işaretlibendi uyarınca idarî eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları kapsamında, imar mevzuatıhükümlerine göre idarî yargı merciinceçözümlenmesi gerekmekte olup Yargıtay İçtihatlarıBirleştirme Kurulunun E:1956/1, K:1956/6 ve E:1958/17, K:1959/15sayılı kararlarında tanımlanan anlamdakamulaştırmasız el atmanın mevcut olmaması nedeniyleadlî yargının görev alanına giren biruyuşmazlıktan söz edilemeyeceği açıktır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin31/10/2022 tarihli ve E:2022/393, K:2022/545 sayılı kararı da bugörüşü destekler niteliktedir."
6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca,2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 2247 sayılıKanun'un 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulügerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir.Yazılı düşüncenin ilgili kısmışöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinde, yukarıda bilgileri verilen ve imar planındayeşil alanda kalan taşınmazın üzerindekiyapının ruhsatsız olduğundan bahisle AltındağBelediye Encümeninin 11.06.2014 tarihli ve 529-3 sayılıişlemiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesiuyarınca yıkılmasına karar verildiği, bu işleminiptali istemiyle idari yargıda açılan dava sonunda sözkonusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerinedavacının, davalı idare tarafından kamulaştırmagörevi yerine getirilmeyerek mülkiyet hakkınınkısıtlandığından bahisle yapı değerininödenmesi istemiyle idari yargıda dava açtığı,görülen dava sürecinde nihai olarak Ankara 14. İdareMahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/705 Esas, 2019/2036 Kararsayılı kararıyla; yapının ruhsatsız olduğu,park alanı içerisinde kaldığı ve yıkımişleminin gerçekleştirildiği, mülkiyet hakkındadayalı talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanınreddine karar verildiği, bu kararın da kanun yollarındangeçerek kesinleştiği, son olarak davacı tarafındanAnkara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olanuyuşmazlık konusu davanın açıldığı,dava dilekçesinde söz konusu taşınmazın 5 yılsüreyle kamulaştırılmaması sonucu mülkiyethakkının kısıtlanması sebebiyle tazminat talepedilmiş ise de, kamulaştırmasız el atmaya ilişkindavanın Ankara 14. İdare Mahkemesinin yukarıda zikredilendosyası üzerinden görüldüğü, Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın ise esasında 3194sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca verilen yıkımkararı nedeniyle uğranıldığı ilerisürülen zararın tazminine yönelik olduğu, nitekim davadilekçesinde de tazminatın yapı maliyet bedelinekarşılık istendiği anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi,Anayasa'nın 125. maddesinin yedinci fıkrasında, idarenin kendieylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun “İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı” kenar başlıklı2. maddesinde, idari dava türleri: a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraksayılmıştır.
Öte yandan, 3194 sayılıKanun'un 32. maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine göre;ruhsaalınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat veeklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılardaprojelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapıyapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti veihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunmasıüzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespitedilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dairbilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmeküzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi güniçinde yazılı olarak bildirilir.Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresincetapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıtkaldırılamaz. /Durdurma, yapı tatil zaptının yapıyerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmişsayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtarabırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilikİl Müdürlüğüne gönderilir./Bu tarihtenitibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi,yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak,belediyeden veya valilikten mühürünkaldırılmasını ister. / Ruhsata aykırılıkolan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğuveya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsatauygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür,belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatındevamına izin verilir. /Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsataaykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeniveya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veyavalilikçe yıktırılır ve masrafı yapısahibinden tahsil edilir. .../ İdare tarafından ruhsatabağlanamayacağı veya aykırılıklarıngiderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatıüçüncü fıkrada düzenlenen bir aylıksüre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlarhakkında beşinci fıkra hükümleriuygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaaçıklandığı üzere somut olayda davanın,davacıya ait yapının ruhsatsız olduğundan bahisle 3194sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca yıkılmasısebebiyle uğranıldığı ileri sürülenzararın tazmini istemiyle açıldığı kabuledilmelidir.
Bu durumda, kamu hizmetiyürüten Belediyenin bu hizmeti yürüttüğüsırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılandava, olayda kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden,2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının(b) bendi kapsamında bulunan tam yargı davasınınçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin10/04/2017 tarihli ve 2017/146 E., 2017/219 K. sayılı kararındada aynı hususlar vurgulanmıştır.
Bu nedenle, DanıştayBaşsavcılığının 2247 sayılı Kanun'un10. maddesi gereğince yapmış olduğu başvurununkabulü ile Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.2023 tarihli ve2023/503 E. sayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8.Anayasa'nın "İdare"üst başlığı altında düzenlenen "Yargı yolu"başlıklı 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
9.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı” başlıklı 2.maddesi şöyledir:
“1. (Değişik:10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Ana.Mah.nin21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185md.).”
10.3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarakbaşlanan yapılar" başlıklı 32. maddesişöyledir:
"Bu Kanun hükümlerinegöre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığıveya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecekyapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapıyapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...)tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunmasıüzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespitedilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ekcümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatınaaykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarınınbeyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine engeç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir.Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresincetapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıtkaldırılamaz.
Durdurma, yapı tatilzaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibinetebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır,bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İlMüdürlüğüne gönderilir.
Bu tarihten itibaren en çokbir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygunhale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valiliktenmühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılıkolan yapıda, bu aykırılığın giderilmişolduğu veya ruhsat alındığı ve yapının buruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür,belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatındevamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir,ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediyeencümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediyeveya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapısahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapıtatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren biray içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsatauygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığınınilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içindehakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ilehakkında yıkım kararı alınmış olmasınarağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayanyapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesigelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkçayıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkımmaliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Buşekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılıKanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur.Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermayeişletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veyaaykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilenyapıların ruhsatı üçüncü fıkradadüzenlenen biraylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuataaykırı imalatlar hakkında beşinci fıkrahükümleri uygulanır."
B. Yargı Kararı
11.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan06/05/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilininanılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nındavanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ veDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra, gereği görüşülüpdüşünüldü:
14.Dava, park ve imar yolu üzerinde kalan kaçak ve ruhsatsızyapının Belediye Encümen Kararı ile 3194 sayılıKanun'un 32. maddesi uyarınca yıktırılması nedeniyleve taşınmaza el atıldığından bahisle,binanın yapı değeri olan şimdilik 10.000 TL bedelin faiziile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
15.Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından ... ili, ...ilçesi, ... SokakNo:... adresinde bulunan imar planındayeşilalanda kalan parsel üzerindeki yapınınruhsatsızolduğundan bahisle 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesiuyarınca yıkımına ilişkin Altındağ BelediyeEncümeninin 11/06/2014 tarih ve 529-3 sayılı kararınıniptali istemiyle açılan davada, Ankara 8. İdare Mahkemesinin25/06/2015 tarih ve E.2014/1544, K.2015/1059 sayılı kararı iledavanın reddine karar verildiği, kararın davacıtarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 14. Dairesinin06/06/2018 tarih ve E.2015/9867, K.2018/4467sayılı kararıile af başvurusu sonuçlandırılmadan alınanyıkım kararında hukuka uyarlık bulunmadığıgerekçesiyle kararın bozulduğu, Ankara 8. İdareMahkemesince bozma kararına uyularak verilen 20/12/2018 tarih veE.2018/2032, K.2018/2651 sayılı kararda,"yapı için imar affından yararlanmakamacıyla müracaat edildiği, ruhsat alınmasıiçin dosya hazırlandığı, fakatdavalı idarecetapu tahsis belgesi düzenlenmediği gibi başvurunun dareddedilmediği, dolayısıyla davacının haksahipliği başvurusunun değerlendirilerek sonuçlandırılmadığı,2981 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ilgililerinsüresi içerisinde yaptıkları afbaşvurularını, idarelerin belli bir süredesonuçlandırma yükümlülüğübulunduğundan, davacının af başvurusu üzerine,idarenin tespit ve değerlendirme işlemleri sonrasında, o tarihtemâlik olan Mevlüt Akın tarafından yapılan afbaşvurusu değerlendirilerek sonuçlandırılmasıve buna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, af başvurususonuçlandırılmadan alınan yıkım kararındahukuka uygunluk görülmediği" gerekçesiyleyıkım işleminin iptaline karar verildiği ve söz konusukararın temyizedilmeyerek kesinleştiği; bilahare davacıtarafından, davalı idaretarafından kullanım amacıdoğrultusunda kamulaştırma görevi yerine getirilmeyerekmülkiyet hakkının kısıtlandığındanbahisle yapı değerinin ödenmesi istemiyle davalıAltındağ Belediye Başkanlığınabaşvurulduğu, başvurunun reddi üzerine yapınındeğerine karşılık fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak üzere 29.000 TL maddî, 1.000 TL manevî olmaküzere toplam 30.000 TL tazminatın faiziyle birlikte ödenmesinekarar verilmesi istemiyle açılan davada, Ankara 14. İdareMahkemesinin 28/04/2017 tarih ve E.2015/2147, K.2017/1368 sayılıkararı ile, "davaya konuyapınınruhsatsız olduğundan bahisle 3194 sayılıKanun'un 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkinAltındağ Belediye Encümeni'nin 11/06/2014 tarihli ve 529-3sayılı kararının iptali istemiyle açılandavanın reddedilmiş olması nedeniyle davalı idareninruhsatsız yapıyı kamulaştırmayükümlülüğünün bulunmadığı,davacının da bu konuda hukuken korunabilir bir hakkınınbulunmadığı" gerekçesiyle davanınreddine karar verildiği, bu davada verilen karar hakkında davacıtarafından yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğuve bu başvuruya dayanak olarak yıkım işleminin iptalinedair mahkeme kararları ve bozma kararınıngösterildiği; Ankara 14. İdare Mahkemesince yapılanyargılamanın yenilenmesi davasında 07/11/2019 tarih veE.2019/705, K.2019/2036 sayılı kararıyla, "iptal kararından sonra davalı idaretarafından, davacının imar affı başvurusunungecekondunun hisseli arazi üzerine inşaa edildiği ve 2981sayılı Kanunun 9. maddesinin (c) bendine göre diğer hissesahiplerinden yapıya muvafakat ettiklerine dair belge getirilemediğive gerekli harçların yatırılmamış olduğugerekçesi ile reddine karar verildiği, idarece iptal kararıgerekçesi doğrultusunda davacının başvurusunun yasakapsamında değerlendirilerek yeni bir işlem tesis edildiği,bu yeni işlem ile davacının bedelini talep ettiği gecekonduvasıflı yapı için usulüne uygun başvuruyapılmadığı, bu başvurunun reddedildiği,dolayısıyla yapının kaçak ve ruhsatsızolduğu, bu durumda; davacının yapı bedelini talepettiği gecekondu vasıflı yapının 2981 sayılıYasa kapsamına girmediği, bu amaçla yapılanbaşvurunun usulüne uygun yapılmaması nedeniylereddedildiği, dolayısıyla yapının ruhsatsızolduğu, gecekondunun park alanı içerisinde kaldığı,yıkım işleminin gerçekleştirildiği,davacının mülkiyet hakkına sahipbulunmadığı, mülkiyetten kaynaklanan haklara sahipolamayacağı gibi taleplerde de bulunamayacağı, bina veeklenti bedeli olarak açılan davada davacıya tazminatödenmesi şartlarının oluşmadığı"gerekçesiyle davacının yargılamanın yenilenmesiisteminin kabulüne ve davanın reddine karar verildiği, bu kararakarşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair AnkaraBölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince verilen21/10/2021 tarih ve E.2020/1760, K.2021/1764 sayılı kararınDanıştay 6. Dairesinin 31/05/2022 tarih ve E.2022/486, K.2022/6493sayılı kararı ile onandığı; yinedavacının hissedarı olduğu yapının 11/06/2014tarih ve 529-3 sayılı Belediye Encümenkararı ile "park ve imar yoluüzerinde kalan kaçak ve ruhsatsız gecekondunun 3194sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğinceyıktırılmasına" karar verildiği veyapının yıktırıldığıanlaşılmıştır.
16.Diğer taraftan; davacı tarafından, yapıyı arsasıile birlikte satın aldığını, hukuki el atma nedeniyleyapı bedelinin tazmini talebiyle davalı idareyebaşvurulduğunu, ancak talebin kamulaştırmaçalışmalarının bulunmadığıgerekçesiyle reddedildiğini, yapının imar planı ilepark alanı içinde kalması nedeniyle inşaatyasağına maruz kaldığını ve davalı idaretarafından İmar Kanunu'nun 32. maddesine göre işlemyapılarak binanın yıkıldığını ilerisürerek; ... ili, ... ilçesi, ... SokakNo:... numaralıbinanın imar planının yürürlüğe girmesindenitibaren 5 yıllık imar programına alınarakkamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyethakkının belirsiz bir süre kısıtlanması vetaşınmaza el atılması nedeniyle uğranılan zararakarşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmakkaydıyla, yapı bedeline karşılık şimdilik 10.000TL maddi tazminatın faizi ile birlikte tazmini istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
17.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelenzararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
18.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler,"idari işlem" herhangi bir işlem ya da kararadayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle,görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de,"idari eylem" olarak tanımlanmaktadır.
19.Dosya içeriğinden; davacı tarafından, binanın imarplanının yürürlüğe girmesinden itibaren 5yıllık imar programına alınarakkamulaştırılmaması nedeniyle mülkiyethakkının belirsiz bir süre kısıtlanması vetaşınmaza el atılması nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini talep edilmiş ise de; uyuşmazlığındavacıya ait gecekondu yapının kaçak, ruhsatsız vepark alanı içerisinde kalması nedeniyle, ruhsatsızyapının Belediye Encümen kararı ile 3194 Kanun 32. maddesiuyarınca yıktırılmasındankaynaklandığı, uyuşmazlığınkamulaştırmasız el atmadan kaynaklanmadığı, budurumda, kamu mevzuatı hükümleri çerçevesinde ve kamugücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan uygulamaişlemleri sonucunda davacıya ait gecekondu yapınınyıktırılması nedeniyle bir bedel ödenipödenmeyeceğine, uğranıldığı ilerisürülen maddi zararların giderilip giderilmeyeceğine,dolayısıyla bir idari işlem olan Encümen kararınadayanılarak belediye tarafından ruhsatsız yapınınyıktırılmasından doğan zararın tazminineilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
20.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Danıştay Başsavcısınınbaşvurusununkabulü ile Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/12/2023 tarih veE.2023/503 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanannedenlerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. DanıştayBaşsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/12/2023 tarih ve E.2023/503 sayılıGÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
06/05/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN