T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/96
KARAR NO : 2024/176
KARAR TR : 06/05/2024
ÖZET: Davacıya ait motosikletin tescil kaydı bulunmadığından bahisle otoparka çekilerek, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 14. maddesi uyarınca usulüne uygun tebliğ yapılmaksızın satıldığından bahisle, oluşan maddi manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : K. A.
Vekili : Av. S. A.
Davalı : Çevre Şehircilik ve İklimDeğişikliği Bakanlığı
Vekilleri : 1-Av. G. Ş. A. 2-Av. O. Y.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin, maliki bulunduğu 34 .. 041plakalı motorsikletinin 28/07/2017 tarihinde trafik polisleritarafından yapılan kontrolde, araç üzerindeki plakaya aitherhangi bir kayda rastlanmadığı, tescilsiz araç olarakbulunduğu gerekçesiyle otoparka alınması vesonrasında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ek14. maddesi uyarınca tebliğ yapılmaksızın usuleaykırı olarak satıldığından bahisle, oluşanzarara karşılık aracın emsal bedeli olarak 170.000 TL maddive 20.000 TL manevi zararın tazmini için Çevre veŞehircilik Bakanlığı Milli Emlak GenelMüdürlüğünebaşvurduklarını ancakidarenin yasal cevap süresi geçmesine rağmen taraflarınaherhangi bir cevap vermediğinden bahisle oluşan maddi (170.000TL)vemanevi (20.000 TL) zararın tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Antalya 5. İdare Mahkemesi 21/01/2022 tarihve E.2021/385 K. 2022/34 sayılı kararı ile, davaya konu tazminat isteminin, 2918sayılı Kanun'un uygulanmasındankaynaklanan sorumlulukdavaları kapsamında kaldığı ve söz konusutazminat davasının adli yargı yerinde çözümleneceğininbelirtildiği gerekçesiyle, 2577 sayılı İYUK un15/1-a maddesi Uyarınca davanın görev yönünden reddinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısımları şöyledir:
"... 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; "Tanımlar”başlıklı 3. Maddesinde ise "Trafikten men, Trafikzabıtasınca, bu Kanunda belirtilen hallerde araçla ilgilibelgelerin alınması ve aracın belirli bir yere çekilerektrafikten alıkonulmasıdır." olarak tanımlanarak;"Görevli ve Yetkili Mahkeme " başlıklı 110.maddesinde, “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.” hükmüne yer verilmek sureti ile 2918sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklanan zararlarıntazmini istemi ile açılacak sorumluluk davalarında adli yargıyerlerinin görevli olacağı açıkçabelirtilerek; Ek 14. Maddesinde de "Buluntu olması nedeniyle veya buKanun hükümleri gereğince trafikten men edilerekalıkonulan, ancak sahipleri tarafından altı ay içindeteslim alınmayan veya aranmayan araçlar Hâzinece satılarak,bedelleri emanet hesabına alınır. Bu araçlarınmaliklerinden adresi bilinenlere, satışından önce tebligatyapılır. Satıldığı tarihten itibaren beşyıl içinde müracaat halinde emanet hesabındaki bedeller,işlemler sırasında yapılan masraflardüşüldükten soma İlgililerine iade edilir. Beşyıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halindesöz konusu bedeller Hazîneye irat kaydedilir."hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden, davaya konu, davacının maliki bulunduğu, 34 ..041 plakalı aracın, 28.07.2017 tarihinde düzenlenen tutanak iletescil kaydı bulunmadığı iddiasıyla trafikten menedilerek parka çekildiği, araç maliki olan davacıhakkında sahte resmi belge düzenleme suçundan AntalyaCumhuriyet Başsavcılığının 2017/63040Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmabaşlatıldığı, sonrasında, sahte olduğu iddiaedilen plakanın herhangi bir araç adına kayıtlıolmaması ve kriminal inceleme sonucu mühür izinin orjinalolmadığına dair kesin bir görüşbelirtilmemiş olduğundan suçun işlendiğineilişkin şüphe oluşturan bir delil elde edilemediğigerekçesiyle 18.9.2017 tarih ve 2017/32694 Karar sayılıkovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararverildiği, bu gelişmelerden sonra davacı tarafından,11.12.2018 tarihli dilekçeyle, söz konusu araç İleilgili tescil belgesini veren Gayrettepe İstanbul Trafik Tescil Şube Müdürlüğünemüracaat ile aracın elektronik ortamda kaydınınyapılması, trafikten men kararının kaldırılarak,parka çekilen motosikletin tesliminin talep edildiği, bu müracaatayasal süresi içerisinde cevap verilmediğinden bahisle, davayakonu aracın tescilinin sağlanması isteminin zımni retsonucunun kaldırılması ve maddi manevi tazminat istemlerindebulunularak, İstanbul 12. İdare Mahkemesine 19.02.2019 tarihinde2019/887 E. sayılı dosyası ile dava açıldığı,Mahkemenin 27.01.2020 tarih ve 2020/89 K. sayılı kararı ileGayrettepe İstanbul Trafik Şubesince, tescil isteminin zımnenreddi işleminin hukuka uygun bulunmadığından iptaline,tazminat istemlerinin ise reddine karar verildiği, bunun üzerine,davacı tarafından, söz konusu aracın kendisine teslimiistemiyle yaptığı müracaat sonucu aracının MilliEmlak Müdürlüğü tarafından 23/03/2019 tarihindehurda olarak satışının yapıldığıbilgisine ulaşıldığı, akabinde, davacıtarafından, Karayolları Trafik Kanununun Ek 14. Maddesi uyarıncaaracın satışından önce herhangi bir tebligatyapılmadığı, aleyhine uygulanan bu işlemler nedeniylemaddi ve manevi zararın tazmini için 07/07/2020 tarihinde AntalyaToros Emlak Müdürlüğüne başvurudabulunulduğu, 28.08.2020 tarih ve 62342 sayılı cevabıyazı ile herhangi bir hukuka aykırılıkolmadığından tazminat talebinin reddedildiği,sonrasında 11.12.2020 tarihli Bakanlığa yapılanbaşvuruya 10.06.2021 tarih ve 66851 sayılı yazı ile cevapverilmesi üzerine, davaya konu aracın 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunun ek 14. maddesi uyarınca tebliğyapılmaksızın usule aykırı olaraksatıldığından bahisle, oluşun zararakarşılık söz konusu aracın emsal bedeli olarak170.000,00-TL maddi tazminat ile 20.000,00-TL manevi tazminat ödenmesinekarar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davaya konutazminat isteminin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunuygulanmasından kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yerverilen mevzuat hükümleri ve somut olay birlikte irdelendiğinde;tazminat isteminin 2918 sayılı Kanun'un uygulanmasındankaynaklandığı gözetildiğinde, açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde de adli yargının görevlibulunduğu, oluştuğu iddia edilen maddi-manevi zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim, benzer biruyuşmazlıkta verdiği Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümünün tarih ve E:2021/415, K: 2021/616 sayılıkararı da aynı yöndedir.
Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1 -amaddesi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine..."
3.Davacı vekili, bu kez aynı olay nedeniyle fazlaya ilişkinhakları saklı kaymak üzere 20.000 TL maddi, 30.000 TL manevitazminatın davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Antalya 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 06/12/2023 tarih veE.2022/725K.2023/346 sayılı kararı ile, yapılanişlem idari işlem olduğundan uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevinegirdiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın yargı yolu davaşartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
"...Davacıaçtığı davada, davalı idarenin motosikletini hurdahaline getirerek satmasından dolayı idarenin hizmet kusurunadayanmaktadır.
Anayasanın 125. maddesinde,idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı,yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır. İdare kural olarakyürüttüğü kamu hizmetiyle, nedensellik bağıkurulabilen zararları, tazminle yükümlü olup; idari eylemve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kurallarıçerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerigereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel, niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü, geç veya hiç işlememesihallerinde gerçekleşmekten ve idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçmaktadır.
Davalı Bakanlık bir kamutüzel kişisi olup; kural olarak işlem ve eylemleri idari niteliktaşır. İdarenin hizmet kusurundan doğan zararlardandolayı 2577 sayılı İYUK'nun 2/1-b maddesi gereğinceidareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekir.
6100 sayılı HMK'nun 114/1.fıkra (b) bendine göre " Yargı yolunun caizolması" dava şartı olaraköngörülmüştür. 115/1. fıkra gereğincemahkeme dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasındakendiliğinden araştırır. 2. fıkraya göre mahkemedava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir.
Davalı Bakanlıktarafından, araç sahiplik bilgisi bulunmadığından vetescilsiz olması nedeniyle tebligat yapılamadığı,motosikletin yapılan muayenesinde, uzun süre otoparkta beklemesi vemevcut haliyle hurda durumunda olduğu tespit edilerek 25.03.2019 tarihindeyapılan hurda satışı ile tasfiyesininyapıldığı anlaşıldığından veyapılan işlem idari işlem olduğundan davacınındava dilekçesinin HMK'nun 114/1 -b maddesi uyarınca yargı yolucaiz olmadığından, davanın, HMK'nm 115/2. maddesigereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine..."
III. İLGİLİ HUKUK
5.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç "başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
6.2918 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarındauygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındakialanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri,garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıtistasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılanyerler ile,
b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleriuygulanır."
7.2918 sayılı Kanun'un "İçişleriBakanlığının görev ve yetkileri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
(Değişik madde:06/12/2019-7196 s.K./39. md)
İçişleri Bakanlığının görev veyetkileri şunlardır:
"a) Araçları, buKanuna göre araçlarda bulundurulması gerekli belge vegereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri,sürücülerin ve karayolunu kullanan diğer kişilerinkurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olupolmadığını denetlemek.
b) Duran ve akan trafiğidüzenlemek ve yönetmek.
c) El koyduğu trafikkazalarında trafik kaza tespit tutanağı düzenlemek.
d) Trafik suçuişleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleriyapmak ve takip etmek.
e) Trafik kazası neticesindehastalanan veya yaralananların bakımlarını sağlayacaktedbirlerin süratle alınmasına yardımcı olmak veyakınlarına haber vermek.
f) Araçların tescilişlemlerini yaparak belge ve plakalarını vermek.
g) Sürücülerinbelgelerini vermek.
h) Ülke çapındataşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak,bunlara ilişkin teknik ve hukuki değişiklikleri işlemek,işlettirmek, istatistiksel bilgileri toplamak ve değerlendirmek.
i) Trafik kazalarınınoluş nedenleri ile ilgili tüm unsurları kapsayan istatistikverileri ve bilgilerini toplamak, değerlendirmek, sonuçlarınagöre gereken önlemlerin alınmasını sağlamak veilgili kuruluşlara teklifte bulunmak.
j) Hasar tazminatıödemelerini hızlandırmak amacıyla sigortaşirketlerince istenecek gerekli bilgi ve belgeleri vermek.
k) Ayrıca bu Kanunla ve buKanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Sürücülere aitbilgilerde meydana gelebilecek değişiklikler ve araçlarüzerinde meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişikliklerile haciz, rehin, ihtiyati tedbir ve belge iptali gibikısıtlayıcı şerhlerin; elektronik ortamda tutulansiciller üzerine işlenmesi ve kaldırılmasıişlemleri, bu değişiklik veya şerhlere karar verenyargı ve icra birimleri ile kamu kurum veya kuruluşları tarafındanelektronik sistemle yapılabilir. Sürücü belgesi ve tescilişlemlerine esas teşkil edecek bilgiler, İçişleriBakanlığı tarafından ilgili kamu kurum veyakuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veyakanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçlasınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkrayailişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Bu maddedeki görev, yetki vesorumluluklara ait diğer esaslar ile trafik kuruluşlarının,çalışma şekil ve şartları,görevlendirilecek personelin nitelikleri, seçimi,çalışma usulleri, görev, yetki ve sorumluluklarınaait esaslar İçişleri Bakanlığıncaçıkarılacak yönetmelikte belirtilir."
8.2918 sayılı Kanun'un"Araçların satış, devir ve tescili ile buişlemlerle ilgili yetki ve sorumluluk"başlıklı 20. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
(Değişik: 18/1/1985 - KHK245/7 md.; Değiştirilerek kabul: 28/3/1985-3176/7 md.)
Tescil süreleri,satış ve devirler, noterlerin sorumluluğu ile ilgili esaslarşunlardır:
a) Araç sahipleri,
1. (Değişik:13/2/2011-6111/55 md.) Tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olanaraçların satın alma veya gümrükten çekmetarihinden itibaren üç ay içinde tescili için;bunların hurda durumuna gelmesi hâlinde ise bir ay içindetescilin silinmesi için ilgili trafik tescil kuruluşuna veyaEmniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceğikamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuktüzel kişilerine başvurmak,
2. (Değişik: 2/4/1998 -4358/3 md.) Tescilin yapılması veya silinmesi için vergikimlik numarası ile yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgelerisağlamak,
Zorundadırlar.
b) Araçların girişişlemlerini yapan gümrük idareleri bu durumu 15 güniçinde araç sahiplerinin beyan ettikleri tescil kuruluşunabildirmekle yükümlüdürler.
c) Tescil belgesi, aracınbaşkasına satış veya devrine, hurdayaçıkarılmasına veya araçta, yönetmeliktebelirtilen niteliklerin değişmesine kadar geçerlisayılır.
d ) (Değişik:24/12/2009-5942/1 md.) Tescil edilmiş araçların herçeşit satış ve devirleri, satış ve devriyapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi,gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari paracezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi vetaşıt üzerinde satış ve/veya devrikısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıtbulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiştescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınaraknoterler tarafından yapılır. Noterler tarafındanyapılmayan her çeşit satış ve devirlergeçersizdir.
Satış ve devirişlemi, siciline işlenmek üzere üçişgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ilevergi dairesine bildirilir. Bu bildirimle birlikte alıcı adınatrafik tescil işlemi gerçekleşmiş sayılır.Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı MotorluTaşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eskimalikin vergi mükellefiyeti sona erer, yeni malikin vergimükellefiyeti başlar.
Yapılan satış vedevir işlemi üzerine noterler tarafından yeni malik adınabir ay süreyle geçerli tescile ilişkin geçici belgedüzenlenir.
197 sayılı Kanunun 13üncü maddesinde yer alan sorumluluk hükümleri saklıkalmak kaydıyla, anılan maddede ve bu bentte yer alan isteme vebildirmeleri elektronik ortamda yaptırmaya ve bu konudayükümlülük getirmeye, elektronik bildirmelere ilişkinusul ve esasları belirlemeye Gelir İdaresiBaşkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüyetkili olup, bu kurumlar satış, devir ve tescile ilişkinişlemlerin gerçekleştirilmesi için gerekli elektronikveri akışını sağlarlar. Satış ve devirişlemlerini yapanlar, bu işlemler sırasında edindikleribilgileri ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun 239 uncumaddesi uyarınca cezalandırılırlar. (2)
Satış ve devirişlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süreiçerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu veya Emniyet GenelMüdürlüğünün uygun gördüğükamu kurum veya kuruluşları tarafından yeni malik adınatescil belgesi düzenlenerek elden veya postaaracılığıyla teslim edilir. Tescil belgesinin bir ayiçerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumlulukyüklenemez.
...
...
Haciz, müsadere, zapt, buluntu,trafikten men gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesimüdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ilediğer yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafındansatışı yapılan araçların satıştutanağının bir örneği aracın kayıtlıolduğu trafik tescil kuruluşlarına üçişgünü içerisinde gönderilir. Aracı satınalanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescilkuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almakzorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak içinsüresinde başvurmamaları halinde bu araçlarıalıcıları adına re’sen kayıt ve tescil ettirmeyeEmniyet Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu bendin uygulanmasınailişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri veMaliye Bakanlıkları yetkilidir.
...
9.2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir:
“(Değişik madde:11/01/2011-6099 S.K./14.mad.)
İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.”
10. 2918sayılı Kanun'un geçici 21. maddesi şöyledir:
“(Ek: 11/1/2011-6099/15 md.)
Bu Kanunun 110 uncu maddesininbirinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz”
11. 2918sayılı Kanun'un Ek14. maddesi şöyledir:
"(Ek madde: 21/04/2005 - 5335S.K./11.mad)
Buluntuolması nedeniyle veya bu Kanun hükümleri gereğincetrafikten men edilerek alıkonulan, ancak sahipleri tarafındanaltı ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan araçlarHazinece satılarak, bedelleri emanet hesabına alınır. Buaraçların maliklerinden adresi bilinenlere,satışından önce tebligat yapılır.
Satıldığı tarihten itibaren beş yıl içindemüracaat halinde emanet hesabındaki bedeller, işlemler sırasındayapılan masraflar düşüldükten sonra ilgililerine iadeedilir. Beş yıl içinde herhangi bir müracaatınolmaması halinde söz konusu bedeller Hazineye irat kaydedilir."
12.2918 sayılı Kanun'a dayanılarakçıkarılmış olan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 28. maddesinde “Araçların Tescil Mecburiyeti”;29. maddesinde “Tescile YetkiliKuruluşlar, Tescil İçin Müracaat Etme ve BildirmeMecburiyeti ile Süreleri”; 30.maddesinde “Tescil İşlemleri MüşterekHükümleri”;31. maddesinde “Yeni Kayıt”;32.maddesinde “Tescil Belgesi ve Geçerliliği”;33. maddesinde “Motorlu araçtrafik belgesi ve geçerliliği”; “Tescile Dair Diğer İşlemler”üst başlığı altındaki 36. maddesinde “Satış ve Devirler”; 37.maddesinde “Satış veya devirişlemi yapılan araçların tescil işlemleri”;43.maddesinde “Çalınanaraçlar hakkında yapılacak işlemler”;44. maddesinde “Çalınan,kaybedilen, kullanılamaz hale gelen, bilgileri değişen belge veplakalar” ileilgili hususlar ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
B. Yargı Kararı
13.2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasa'ya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir:
"…Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesindede ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veyaadli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…" (Anayasa Mahkemesinin26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27/3/2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
14.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan06/05/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdari ve adliyargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilininistemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
15.Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ındavanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü :
16.Dava, trafik polisleri tarafından yapılan kontrolde davacıya aitmotosikletin, tescil kaydı bulunmadığı gerekçesiyleotoparka alınarak Çevre ve Şehircilik İklimDeğişikliği Bakanlığı Milli Emlak DaireBaşkanlığı tarafından, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun Ek 14. maddesi uyarınca tebliğyapılmaksızın usule aykırı olaraksatıldığından bahisle, oluşan maddi ve manevi zararıntahsili istemiyle açılmıştır.
17.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,Kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen,bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158. maddesi uyarınca, başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmaküzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
18.Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklanan sorumluluk davalarını kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’unuygulanmasından doğan sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
19.Her ne kadar, dava konusu olayda davacının zararına sebebiyetveren eylemler, idare çalışanlarının kusurundankaynaklanan ve idari hizmetin kötü işlemesi kapsamındadeğerlendirilebilecek nitelikte eylemler ise de; davayakonu zarardandoğan sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un ve bu Kanun'unuygulanmasına yönelik Karayolları TrafikYönetmeliği’nin araçların tesciline ve trafiktenmen edilen araçların satışına ilişkinhükümlerine aykırı hareket edilmesindenkaynaklandığı, 2918 sayılı Kanun’un 110.maddesinde de, madde ayrımı yapılmaksızın 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davalarınınadli yargı yerinde çözümleneceğininaçıkça belirtildiği; bu düzenlemenin, genel idareesaslarına ilişkin sorumluluk hükümlerini düzenleyendiğer kanunlara nazaran özel nitelikte olduğu ve bu nedenleidare ajanlarının eylemlerinden kaynaklansa dahi davaya konuuyuşmazlıkta öncelikli olarak uygulanması gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.
20.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Antalya 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/12/2023 tarih ve E.2022/725,K.2023/346 sayılı görevsizlik kararınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Antalya 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin06/12/2023 tarih ve E.2022/725, K.2023/346sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
06/05/2024tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARIve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Uyuşmazlık,davacıyaait motosikletin trafik polisleri tarafından yapılan kontrolde ,tescilsiz araç olarak bulunduğu gerekçesiyleotoparkaalınarak 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun EK 14.Maddesi Uyarınca tebliğ yapılmaksızın usuleaykırı olarak satıldığından bahisle oluşanmaddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir .
Adlive İdari yargı yerlerince verilen görevsizlik kararlarınedeniyle oluşan olumsuz görev uyuşmazlığıüzerine sayın çoğunluk görüşüdoğrultusunda“Uyuşmazlığın çözümünün2918 sayılı Kanun'un 110. maddesi gereğince adliyargının görev alanında bulunduğu”gerekçesiyle adli yargının görevli olduğuna kararverilmiştir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesine 6099sayılı Kanunla eklenen 1. fıkra ile "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır." hükmügetirilmiştir.
Eldekiuyuşmazlık ise anılan Kanun hükmü kapsamındakalmamaktadır.
Zira,2918 sayılı Kanun'un 85. maddesinde açıkçabelirtildiği üzere Kanun motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlar nedeniyle araç işletenininhukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Oysa ki somutuyuşmazlıkta davacı, noter yoluyla satınaldığı araca gümrük mevzuatına aykırıolarak yurda sokulduğundan bahisle emniyet yetkililerince elkonulduğunu ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi sebebiyleuğradığı zararda davalı idarenin hizmet kusurubulunduğunu ileri sürmektedir.
Anayasanın125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmıştır.
İdarekural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağıkurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylemve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukuku kurallarıçerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerigereği tazmin edilmektedir.
İdareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmetkusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenintazmin yükümlülüğünün doğmasınayol açmaktadır.
Davalıkamutüzel kişiliği olup; kural olarak, işlem ve eylemleri idarinitelik taşır. Somut olayda, bu davalının yasa ilekendilerine verilmiş bulunan görevleri gereği gibi yerinegetirmedikleri ileri sürülmüştür. Görevinhiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuruniteliğindedir. İdare’nin hizmet kusurundan doğanzararlardan dolayı, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun2/1-b maddesi gereğince İdare’ye karşı idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekir.
Trafiktescil ve büro amirliği tarafından araç tescilineilişkin olarak yapılan işlemlerin idari nitelikte oluphiç yapılmaması, geç yapılması ya dagereği gibi yapılıp yapılmadığı hususununidari yargı yerinin denetimine tabi bulunmasına göre 2577sayılı İ.Y.U.K 2/1- b maddesinde sayılan davaçeşitlerinden olan eldeki tam yargı davasındauyuşmazlığın çözümünde idariyargı görevlidir.
Bugerekçelerle uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevlikabul eden sayın çoğunluğun görüşünekatılmıyoruz.
Üye Üye Üye
Ahmet ARSLAN MahmutBALLI BilalÇALIŞKAN