T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/658
KARAR NO : 2024/189
KARAR TR : 06/05/2024
ÖZET: 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihi öncesinde, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmeti bulunmayan davacının, tedavisi için reçete edilen ilaç bedelinin ödenmesine ilişkin yaptığı başvurunun reddine dair kurum işleminin iptali ve ödenen bedelin yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılan davanın, 5510 sayılı Kanun'un101. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : A. Ö.
Vekili : Av. M. D.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin kanser hastası olduğunu, MilliEğitim Bakanlığı Alanya İlçe Milli EğitimMüdürlüğünde memur olarakçalıştığını, müvekkilinederi malign melanomu tanısı konulduğunu,tedavisinde "Nivolumab" etkin maddeli "Opdivo Flakon" ve "İpilimubap" etken maddeli "Yervoy Flakon" isimliilaçların kullanıldığını, SağlıkBakanlığının 11/04/2022 tarihli yazısı ile,müvekkilinin belirtilenEndikasyon Dışıİlaçları kullanmasının uygungörüldüğünü, ilaç kullanım uygunlukyazısına istinaden müvekkilinin, Antalya Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, "Nivolumab" etkin maddeli "Opdivo Flakon" ve "İpilimubap" etken maddeli "Yervoy Flakon" isimliilaç bedelininkarşılanmasını talep ettiğini,ancak kurumun, müvekkilinin talebini reddettiğini belirterek, AntalyaSosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığınınE-37366155-622.03-83678321 sayılı Akıllı İlaçÖdeme talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline, ilaçbedelinden şimdilik 10.000 TL'lik kısmının davalıdanfaizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle, adli yargı yerindedava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.Antalya 1. İş Mahkemesi 13/11/2023 tarih veE.2023/453, K.2023/248 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli, mahkemelerinin ise görevsiz olduğugerekçesiyle, davanın usulden reddine karar vermiş ve bu kararistinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısımları şöyledir:
''...Mahkememiz UYAP sistemi SgkKayıt Sorgulama ekranınından davacıya ait sigorta sicilbilgileri nin sorgulanarak davacının 2016/09 tarihinden itibaren 5510sayılı Kanunun 4/1-c (Emekli Sandığı) kapsamındaolduğuve halen çalıştığıanlaşılmıştır.
Tüm toplanandeliller ve değerlendirmeler ışığında:
HMK 389/1. maddesinde, "Mevcutdurumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın eldeedilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağındanya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikmesebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararındoğacağından endişe edilmesi hâllerinde,uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararıverilebilir." düzenlemesine yer verilip; 390/1 maddesinde ise,"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esashakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; davaaçıldıktan sonra ise ancak asıl davanıngörüldüğü mahkemeden talep edilir."düzenlemesi öngörülmüştür.
Davacı 5434 sayılıYasa kapsamında sigortalı olup;bu konumdaki sigortalılarınsağlık yardımlarına ilişkin davalar yönündengörevli mahkemenin belirlenmesine ilişkin yerleşik Yargıtayiçtihatlarında; "6100sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargıyolunun caiz olması" dava şartı olup mahkeme, davaşartlarının mevcut olup olmadığını,davanın her aşamasında kendiliğindenaraştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir.
5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıylailgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İşMahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmaklabirlikte; söz konusu kararın somut olaydakiuyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şugerekçeye dayandırmıştır: “…5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devamedecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık yapılan, tesis edilen işlem ve muameleler idari işlemsayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem- niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesindeAnayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak,yukarıda açıklandığı üzere 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasındandoğan idari işlem ve idari eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği açıktır…”
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Kaldı ki;T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “… diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceğinden bunlarıniptali için açılan davaların çözümyerinin İdari yargı yeri olduğu açıktır.
Zira UyuşmazlıkMahkemesi'nin 05.12.2012 gün 2012/251E, 263K sayılı; 24.12.2012gün 2012/536E, 433K sayılı kararları da bu yöndedir.
Somut olayda; 5434 sayılıYasa sigortalısı olan davacının, 5510 sayılıKanun'un geçici 4. maddesinde değişiklik getiren 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce mevcut statüsünde bulunduğu göz önünealınarak ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göredava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması"nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi..." (Yargıtay10. Hukuk Dairesi, 09.04.2018 tarih, 2016/15389 E., 2018/3451 K.)gereğinedeğinilmiştir.
"Görevsiz veya kesin yetkikurallarına göre yetkisiz bir mahkemeden tedbir talepedildiğinde mahkemenin bu talebi usulden reddetmesi gerekir. Ziragörev ve kesin yetki, bir dava şartı olmasınınyanında aynı zamanda bir yargılama şartıdır vetedbir yargılamasında da re'sen dikkate alınır."(Medeni Usul Hukuku, Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes, Mine Akkan,Hülya Taş Korkmaz, Oniki Levha Yayınevi, 15. Bası, CiltIII, s.2471)
Sıralanan maddi ve hukukiolgular çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda, 5434sayılı Yasa kapsamında sağlık yardımınamüstahak bulunan davacının tedavi giderine ilişkinuyuşmazlık ve bu kapsamda ihtiyati tedbir isteminin takdiri idariyargının görev alanına girdiğinden, HMK 114/1-bmaddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdakihüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle;
1-Davaya bakmakla Mahkememizgörevli olmadığından davanın İdari Yargıdagörülmesi gerektiğinden, Yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle davanın usulden REDDİNE,..''
3. Davacı vekilibu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdariYargıda
4. Antalya 2. İdare Mahkemesi 17/11/2023 tarih veE.2023/1573 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın adli yargı yerinceçözümlenmesi gerektiğinden bahisle,2247 sayılıKanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına,davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin kararınakadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgilikısımları şöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı tarafından yapılan tetkik ve muayenelerneticesinde hakkında konulan "Deri Malign Melonomu" tanı veteşhisi nedeniyle, söz konusu hastalığın tedavisindekullanılan Nivomulab ve îpilimumab etken maddeli "Opdivoflk" ve "Yervoy flk" isimli ilaçların bedellerinintedavi süresi boyunca kesintisiz olarak karşılanmasıistemiyle yapılan başvurunun reddine dair 06/11/2023 tarih veE-83678321 sayılı Antalya Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılmaktaolan davanın açıldığı, Antalya 1 .İşMahkemesinin 13/11/2023 tarih, E:2023/453, K:2023/248 sayılıkararıyla ve; "Mahkememizin UYAP sistemi Sgk Kayıt sorgulamaekranında davacıya ait sigorta sicil bilgilerinin sorgulanarakdavacının 2016/09 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun4/1-c (Emekli Sandığı) kapsamında olduğu ve halençalıştığı anlaşılmaktadır."gerekçesiyle davanın görev bakımından reddine kararverildiği, 13/09/1989 doğumlu olan davacının 2016/09tarihinden itibaren kamu görevlisi olarak çalışmayabaşladığı anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesikararının gerekçesinden de görüleceğiüzere, 5754 sayılı Kanununyürürlüğünden önce memur ve diğer kamugörevlileri ile bunların hak sahiplerine ilişkin olarak tesisedilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargı yerinde, bunlar dışında kalan sigortalılar vebunların hak sahipleri hakkında tesis edilen işlemlerdenkaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargı yerinde bulunanyetkili iş mahkemelerinde çözümleneceğianlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, davanınidari yargı yerinde görülebilmesi için,davacının 5510 sayılı Kanuna 5754 sayılı Kanunile eklenen Geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesindenönce, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunukapsamında memur, diğer kamu görevlisi veya bunların haksahibi kapsamında olması gerekmektedir.
Olayda, 13/09/1989 doğumlu olandavacının 2016/09 tarihinden itibaren yani 5510 sayılıKanuna 5754 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 4. maddeninyürürlüğe girmesinden sonra kamu görevlisi olarakçalışmaya başladığı anlaşıldığından5510 sayılı Kanunun 101. maddesi uyarınca dava konusu'işlemlerin İdare Mahkemesi'nin görevine giren iptaldavasına konu işlemler olmadığı, adliyargının (iş mahkemesinin) konusuna giren işlemlerolduğu sonucuna varılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.T.C Anayasası’nın 158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir.
6.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun "Sigortalısayılanlar" başlıklı 4. maddesinin birincifıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunun kısa ve uzunvadeli sigorta kolları uygulaması bakımından,
a) Hizmet akdi ile bir veya birdenfazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
...
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birincifıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro vepozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar,
2) Bu maddenin birincifıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan,sözleşmeli olarak çalışıp ilgilikanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalıolması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarıncaaçıktan vekil atananlar,
sigortalısayılırlar."
7.5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerindegörülür."
8.5510 sayılı Kanun'un "5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı geçici 4.maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
"Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır."
B. Yargı Kararı
9. 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin22/12/2011 tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararınınilgili kısmı şöyledir:
“…5754 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelceolduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyeni sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
10.Uyuşmazlık Mahkemesinin RıdvanGÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, MahmutBALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıylayapılan 06/05/2024tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
11.Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
12.Dava, kanser tedavisi görmekte olan davacının, tedavisiiçin reçete edilen ilaç bedelinin ödenmesineilişkin yapmış olduğu başvurunun reddine dair AntalyaSosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığınınE-37366155-622.03-83678321 sayılı işleminin iptali istemiyleaçılmıştır.
13.5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu,1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunukapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonragöreve başlayanlar yönünden, prim esasına dayalısigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurlarıve diğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretleçalışanlar, tarım işlerinde ücretleçalışanlar, kendi hesabına çalışanlar vetarımda kendi hesabına çalışanları kapsayanbeş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak veyükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplanmıştır.
14.Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmasına devam edileceği ancak bu Kanun'unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanun’un değil, 5510sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilaflarında adli yargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
15.Somut olayda davacının, 2016 yılında 5510 sayılıKanun'un 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı olduğu, 5434sayılı mülga Kanun'a tabi hizmetlerininbulunmadığı ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 4/2.maddesindeki hükmün uygulama alanınınbulunmadığı gözetildiğinde,tedavisi içinreçete edilen ilacın parasının davalı idaretarafından ödenmesi istemiyle yaptığıbaşvurusunun reddine ilişkin işleme karşıaçılan davanın, 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesindeki düzenleme uyarınca görüm veçözümünde adli yargının görevlibulunduğu sonucuna varılmıştır.
16. Yukarıdabelirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Antalya 2.İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Antalya 1.İş Mahkemesinin 13/11/2023 tarih ve E.2023/453, K.2023/248sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Antalya 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Antalya 1.İş Mahkemesinin 13/11/2023 tarih ve E.2023/453, K.2023/248sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
06/05/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN