T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/142
KARAR NO : 2024/169
KARAR TR : 06/05/2024
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Kanun'un110. maddesi kapsamında, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : A. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. F.P.
Davalılar : 1-İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. F.C. A.
2-Üsküdar Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. A.S.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı 34 ... 0749plakalı aracın, 19/12/2011 tarihinde, İstanbul/BosnaBulvarı üzerinde seyir halindeyken, yol yapım veonarımından sorumlu kurum ve kuruluşların yol üzerindeyeterli dubalama ve ışıklı uyarılar yapmamasınedeniyle, kaldırıma ve telefon bağlantı kutusunaçarptığını, araçta maddi hasar meydanageldiğini, olayda idarelerin hizmet kusuru bulunduğunu ve aslikusurlu olduklarını, müvekkili şirketin ekspertiz raporunaistinaden sigortalıya, hasar bedeli olarak 3.393,96 TL'nin 06/01/2012tarihinde ödendiğini, bu ödeme ile müvekkilininsigortalının haklarına halef olduğunu, araçsürücüsünün kusuruna isabet eden miktar mahsupedildikten sonra 2.952,72 TL'nin rücuen tahsili için davalıidarelere başvurulduğunu ancak talebe cevap verilmediğini ilerisürerek, 2.952,72 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalılardan rücuen tazmini istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 20/02/2014 tarih ve E.2012/268,K.2014/64 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davalı Üsküdar BelediyeBaşkanlığı aleyhine açılan davanın pasifhusumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine; davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhineaçılan davanın kabulüne karar vermiş, bu kararakarşı temyiz isteminde bulunulmuştur.
3.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 16/10/2014 tarih ve E.2014/17035, K.2014/13651sayılı kararı ile, yargı yolu bakımındanmahkemenin görevsiz olması nedeniyle dava dilekçesinin reddinekarar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek, hükümkurulmasınındoğru olmadığı gerekçesiylehükmün bozulmasına karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"Bir kamu kuruluşutarafından, kamu yasaları uyarınca tesis yapma,yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanmayükümlülüğü yine kamu yasalarındankaynaklanan bir yükümlülüktür. O halde, anılannitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gereksekullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar,idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğindebulunduğundan zararın ödetilmesi istekleri 11.02.1959günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme kararının 2. bendihükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturur.Bu davaların ise 2577 Sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi hükmünce idari yargı yerindeaçılması gerekir. Yargı yolu dava şartlarındanolup kamu düzenine ilişkin bulunduğundanaçıkça veya hiç ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindengözetilmelidir. Kaldı ki somut olayda davalı belediyevekili,idariyargı mahkemelerinin görevli olduğunu, davada hizmetkusuruna dayanıldığını bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, yargıyolu bakımından mahkemenin görevsiz olması nedeniyle davadilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasınagirilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasıdoğru görülmemiştir."
4.İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 09/06/2015 tarih ve E.2015/92,K.2015/219 sayılı kararı ile, mahkemenin öncekikararına direnilmesine ve Üsküdar BelediyeBaşkanlığı aleyhine açılan davanın pasifhusumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalıBüyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhineaçılan davanın kabulüne karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Davaya konu kaza,davalılardan İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı'nın sorumluluğu altında olan veana arter olarak belirlenenİstanbul, Üsküdar BosnaBulvarında, TEİAŞ tarafından yapılançalışmalar sırasında meydana gelmiş olup,davalılardan yalnızca İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı sorumludur. Bu nedenledavalılardan Üsküdar Belediye Başkanlığı,meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacaktır.
Mahkememizce, davalılardanİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıaleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş vebu karar, davalının kamu yasalarından kaynaklananyükümlülüğü sonucu tesis yapma,yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanmayükümlülüğü gereği olarak, tesislerebakım yapılırken meydana gelen zararın, idari karar veeylemlerden doğan zarar niteliğinde bulunduğundan, 11/02/1959günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararı'nın 2. bendihükmü gereğince, tam yargı davasının konusunuoluşturacağı ve 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince idari yargı yerindeaçılıp görülmesi gerektiği gerekçesiylebozulmuş ise de; olay, karayolunda meydana gelmiş olup, karayolundacan ve mal güvenliğini tehlikeye sokan bu olayda, olayınniteliği dikkate alınarak adli yargının görevliolduğu kabul edilmelidir.
Yaptırılan bilirkişiincelemesi sonucu meydana gelen zararın, davacısigortalısının %25 oranındaki kusuru da dikkatealınarak 2.920,32 TL tutarında hasar meydana geldiği kabuledilmelidir.
Davanın kaynağıhaksız fiil olup, mahkememiz bu davaya bakmakla görevlidir.
Davalınıntemerrüdü hasar bedelinin ödendiği tarihteoluşmuştur.
Bu nedenle, ÜsküdarBelediye Başkanlığı aleyhine açılandavanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalıBüyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhineaçılan davanın kabulüne 2.920,32 TL tazminatın,06.01.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte budavalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç vekanaatine varılmıştır."
5.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06/04/2021 tarih ve E.2017/17-1109, K.2021/423sayılı kararı ile, direnme kararının Özel Dairebozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı, 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinegöre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü MuhakemeleriKanunu'nun 429. maddesi gereğince bozulmasına karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...19. Somut olayda;davalının yükümlü bulunduğu kamu hizmetini yerinegetirmesi için başka bir kuruma yetki vermiş olması isedavalı ile dava dışı kurum arasındaki içilişkiyi ilgilendirmekte olup, davalı BelediyeBaşkanlığının yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu projeçerçevesinde ve sorumluluk alanı içinde kalan yoldaelektrik tellerinin yeraltına indirilmesi suretiyle yapılan yolçalışması sırasında, yeterli güvenlikönlemlerinin alınmamış olması nedeniyle kazanın meydanagelerek zararın doğduğu ilerisürüldüğünden, dava, hizmet kusuruna dayanmakta olup,tam yargı davası niteliğindedir. Böyle biruyuşmazlığın ise idari yargı yerindeçözümlenmesi gerekir.
20.Hukuk Genel Kurulundayapılan görüşmeler sırasında;2918sayılı KTK'nın 110. maddesinin 1. fıkrasına görebu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesinin gerektiği, anılan maddeninyürürlüğünden sonra Uyuşmazlık Mahkemesininde istikrarlı bir şekilde KTK kapsamında çıkan uyuşmazlıklardahizmet kusuru olsun ya da olmasın idareye karşıaçılan davalarda uyuşmazlığın adli yargı yerindegörülmesi gerektiğine karar verdiği, davanınçözüm yerininadli yargı olduğugörüşü ileri sürülmüş ise de, bugörüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurulçoğunluğunca benimsenmemiştir.
21. Yukarıda belirtilenmaddî ve yasal olgular dikkate alındığında; mahkemeceBüyükşehir Belediye Başkanlığıyönünden davanın yargı yolu bakımından reddinekarar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usul veyasaya aykırıdır.
22.Bu nedenle direnme kararıbozulmalıdır..."
6. İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi 03/03/2023tarih ve E.2022/435, K.2023/128 sayılı kararı ile,yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartınoksanlığından, HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarıncadavanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Mahkememizdeaçılan dava; sigortalısınınuğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketitarafından TTK'nun 1472. maddesi gereğince açılanrücuan tazminat davasıdır.
Mahkememizce (İstanbul 6.Asliye Hukuk Mahkemesi) 20/02/2014 tarihli 2012/268 E. 2014/64 K.sayılı ilamı ile davanın esasına ilişkinyargılama yapılarak davanın kısmen kabulü kısmenreddine karar verilmiştir. Bu karara karşı temyiz yolunabaşvurulması üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin2014/17035 esas sayılı ve 2014/13651 karar sayılıkararı ile uyuşmazlığın idari yargınıngörev alanına girdiği ve yargı yolunun caizolmadığı gerekçesi ile bozma kararıverilmiştir. Bozma kararma karşı Mahkememizce 09/06/2015 tarihli2015/92 esas sayılı ve 2015/219 karar sayılı ilam iledirenme kararı verilmiş ve bu kararın da temyiz edilmesiüzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/17-1109 esassayılı ve 2021/423 karar sayılı kararı ile direnmekararının Özel Daire Bozma kararında gösterilennedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiş ve dosya Mahkememizin(eski İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/517 E.) yukarıdayazılı esas sırasına kaydedilmiştir.
6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu (HMK) m.373/5-6-7 '(5) İlk derece mahkemesi veyabölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyizedilmesi durumunda inceleme, kararma direnilen dairece yapılır.Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararınıyerinde görürse kararını düzeltir; görmezsedosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.
(6)(Ek: 17/4/2013-6460/1 md.) Davanınesastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesisolunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracakşekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilenkararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk GenelKurulunca yapılır.
(7)Hukuk Genel Kurulununverdiği karara uymak zorunludur.' şeklinde düzenlenmiştir.
Açık kanunhükmünden de anlaşılacağı üzere Hukuk GenelKurulunun verdiği karara uymak zorunlu olduğundan Mahkememizce davakonusu talep bakımından yargılamanın idari yargı tarafındanyürütülmesi gerektiği ve yargı yolunun caizolmaması yönünden dava şartı noksanlığınedeniyle HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usuldenreddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur..."
7.Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
8. İstanbul 14. İdare Mahkemesi 29/12/2023tarih ve E.2023/2483, K.2023/2644 sayılı kararı ile,karayollarında oluşan kazalar nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevligerekçesiyle, 2577 sayılı İYUK'un 15/1-(a) maddesiuyarınca davanın görev yönünden reddine kesin olarakkarar vermiş, karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Yukarıda yer verilenmevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinde, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1 . maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; 'Kapsam'başlıklı 2. maddesinde bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulanmasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında ve aksine bir hüküm yoksa Karayoludışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park,bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis veakaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerlerde de uygulanacağıbelirtilmiştir.
Diğer yandan,Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında;'Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.' denildiği, Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun'dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa'ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karar olduğuanlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararıgözetildiğinde, karayollarında oluşan kazalar nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu, işbu tazminat davasına sebebiyet veren olayın ise2918 sayılı Kanun kapsamında karayolunda meydana geldiği,dolayısıyla karayolunda meydana gelen kaza neticesindeoluştuğu iddia edilen zararların tazmini istemiyleaçılan işbu davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Yukarıda 2247 sayılıKanun'un 14. maddesi uyarınca Mahkememiz Hakimliği'nin işbukararının kesinleşmesinin ardından, taraflardan birininistemi üzerine, dava dosyasının ilk görevsizlikkararını veren İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'ninE.2022/435 sayılı dava dosyası da temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderileceği ve görevliyargı merciinin belirlenmesinin isteneceği de tabiidir... "
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
9.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç" başlıklı1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanununamacı, karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlamak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemektir."
10.2918 sayılı Kanun'un"Kapsam" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar.
Bu Kanun, karayollarındauygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındakialanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri,garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıtistasyonlarında karayolu taşıt trafiği içinfaydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleriuygulanır."
11.2918 sayılı Kanun'un "Belediyetrafik birimleri, görev ve yetkileri"başlıklı 10. maddesi şöyledir:
"(Değişik:18/1/1985 - KHK 245/3 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/3 md.)
Bu Kanunla belediyelere verilengörevler il ve ilçe trafik komisyonları ve mahalli trafikbirimleri ile işbirliği yapılarak yürütülür.
a) Kuruluş
Her belediyebaşkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesigözönünde tutularak İçişleriBakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genelhükümlere göre, belediye trafik şubemüdürlüğü, şefliği veya memurluğu kurulur.
b) Görev ve yetkiler
1. Yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
2. Gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak,
3. Karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmak, aldırmak ve denetlemek,
4. Karayolunda trafik içintehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze görekolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadankaldırmak,
5. Yol yapısı veyaişaretleme yetersizliği yüzünden trafikkazalarının vukubulduğu
yerlerde, yetkililerce teklif edilentedbirleri almak,
6. Çocuklar içintrafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasınısağlamak,
7. Bu Kanun ve bu Kanuna göreçıkarılan yönetmeliklerle verilen diğergörevleri yapmak.
(Ek fıkra: 25/6/1988 - KHK330/2 md.)"
12.2918 sayılı Kanun'un “Karayolutrafik güvenliği” başlıklı 13. maddesişöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.
Çeşitli kişi, kurumve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları veesasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda;
a) Yolun yapım vebakımı ile görevli kuruluştan izin almak,
b)Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak,aldırarak ve devamlılığını sağlayarak,trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzdayapmak,
c) Zorunlu nedenlerle meydana gelenarıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarakkarayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek,
d) Şehiriçi karayolukenarında çeşitli tesislerin yapımı süresince;kaldırımlarda, tünel, tünel aydınlatılmasıve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yayayollarını trafiğe açık bulundurmak,
Zorundadırlar.
Bu çalışmalarsırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engellerbütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmaküzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflarsorumlulara ödetilir.
(Dördüncü fıkramülga: 18/1/1985 - KHK 245/16 md.)
(Değişik: 21/5/1997-4262/4md.) Bu madde hükümlerine uymayanlar fiil başka bir suçoluştursa bile ayrıca 7 200 000 lira para cezası ilecezalandırırlar."
13.2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik "Görevlive yetkili mahkeme" başlıklı 110. maddesişöyledir:
“İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”
14. 2918sayılıKanun'un geçici 21. maddesi şöyledir:
“(Ek: 11/1/2011-6099/15 md.)
Bu Kanunun 110 uncu maddesininbirinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”
B. Yargı Kararı
15.Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararının ilgili kısmı şöyledir:
“…Anayasa Mahkemesinindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan06/05/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine, son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17.Raportör-Hakim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüp düşünüldü:
18.Dava, davacı şirketin sigortalamış olduğu aracınuğradığı maddi hasarlı trafik kazasında,davalıların kusur ve sorumluluğu bulunduğundan bahisle,sigortalıya ödenen hasar bedelinin idarelerin kusuruna isabet edenkısmının, faiziyle birlikte rücuan tazmini istemiyleaçılmıştır.
19.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, baştaUyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
20.2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı ve tazminat istemine ilişkin davanınmaddenin yürürlük tarihinden sonra açıldığıhususu gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu, meydana gelen zararın rücuen tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2023 tarih ve E.2022/435,K.2023/128 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2023 tarih ve E.2022/435,K.2023/128 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
06/05/2024tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
İdareninkendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Üye
Ahmet ARSLAN
Üye
Bilal ÇALIŞKAN