T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/635
KARAR NO : 2024/185
KARAR TR : 06/05/2024
ÖZET:6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca taşınmazın iadesi veya bedelinin ödenmesi istemiyle açılan davada, İDARİ YARGININ görevli olduğu hk.
KA R A R
Davacılar : 1- A.İ 2- R.İ 3-S.İ 4- T.İ 5- Z.İ 6- Z.K 7- A.İ(Mirasçıları) 8- N.İ 9- S.E
10-S.İ 11- Ş.İ 12- S.İ(Mirasçıları)13-F.İ 14- H.C.İ 15- D.İ
Vekilleri : Av.T. E. -Av. Y.Ö.
Davalı :Maliye Bakanlığı
Vekili :Av. M. Y.
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacılarvekili, Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ...Köyü çalışma alanında bulunan, ... parselsayılı ... metrekare yüzölçümündekitaşınmazın, tapu kaydı ve kazandırıcızamanaşımı zilyetliği nedeniyle müvekkillerinin murisiV.İ. adına tespit ve tescil edildikten sonra, 09/09/1993 tarihindeintikal nedeniyle A.İ. ve müşterekleri adına tapuda kaydenintikal ettirildiğini; bilahare Hazinenin açtığıdava sonucunda; Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/10/2005 tarih veE.2005/476,K.2005/388sayılı kararı ile,taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiğini veiş bu kararın 31/01/2006 tarihinde kesinleşmesi üzerinetaşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiğini,taşınmazın hükmen Hazine adına tescil edilmeden önce,kadastro tespiti sonucunda müvekkillerinin murisi adına tapukaydı nedeniyle tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek,20.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmış; yargılama sırasında davasınııslah ederek, 6292 sayılı Kanun’un 7/1-a maddesigereğince yapılan başvurunun idarece yerine getirilmediğinibelirterek, çekişmeli taşınmazın tapukaydının iptali ve müvekkilleri adına tapuya tesciline, butalep yerinde görülmez ise,20.000 TL tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talepetmiştir.
2. Davalı Hazine vekili cevapdilekçesinde; çekişmeli taşınmaz hakkındaAliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2005/476, K.2005/388sayılıkararı ile, tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuyakayıt ve tesciline karar verilip kararın kesinleştiğini,davanınzamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını,dava konusu taşınmazın orman tahdidi içinde iken, topraktevzi yolu ile davacıların murisi adına tapu kaydıoluşturulduğunu, 4753 sayılı Kanun'da ormanların tevziedileceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle,oluşturulan tapu kaydının yolsuz olduğunu ve hukukideğerinin olmadığını, davacı tarafıntazminat talep etme hakkının bulunmadığını vetaşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanındakaldığını belirterek, davanın reddine kararverilmesini savunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
3.Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 03/10/2019 tarih ve E.2012/283, K.2019/382 sayılı kararı ile, “Hazine adına tescil edilen bir taşınmazınönceki malikinin başvurması halinde idarece bedelsiz iadeninyapılması gerektiğini, 6292 Kanun gereğinceyapılması gereken prosedürün davacılar vekilinceyerine getirildiğini ancak idarece bedelsiz iadenin yerinegetirilmediği” gerekçesiyle davanınkabulüne, çekişmeli taşınmazın tapukaydının iptali ile hüküm yerinde gösterilenpayları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tescilinekarar vermiş, bu kararakarşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 17/09/2020 tarih veE.2019/1493, K.2020/674 sayılı kararı ile, istinaf talebininesastan reddine karar vermiş, bu karara karşı temyiz talebindebulunulmuştur.
4.Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 14/02/2023 tarih ve E.2021/4342, K.2023/657sayılı kararı ile,davacıların davasınınyargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddinekarar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemekararının bozulmasına karar vermiştir.
5. Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 15/06/2023tarih ve E.2023/239, K.2023/323 sayılı kararı ile,Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma kararı doğrultusundatalebin idari işlem olduğu, uyuşmazlığın idariyargının görev alanına girdiğigerekçesiyledavanın dava şartı yokluğu nedeniyleusulden reddine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir :
''...Dava; kesinleşen mahkemekararı ile Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkartılan yerlerden olduğugerekçesiyle, tapu kaydının iptali ile Hazine adınatesciline karar verilen taşınmaz bölümünün, 6292sayılı yasanın 7/1-a maddesi uyarınca davacılaraiadesi, olmadığı takdirde TMK.nun 1007. maddesi uyarıncatazminat isteklerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birliktedeğerlendirildiğinde;Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 14/02/2023tarih,2021/4342 Esas,2023/657 Karar sayılı bozma ilamıdoğrultusunda; davacılar, dava dilekçesinde terditli olarakönce bedelsiz iadeye ilişkin 6292 sayılı Kanun’un 7inci maddesine dayanmak suretiyle çekişmelitaşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptal edilmesini veadlarına tapuya tescilini, bu talepleri yerinde görülmezse davadilekçesinde belirtilen bedelin tahsiline karar verilmesini talepetmektedirler. Dolayısıyla, eldeki davada ilk değerlendirilmesigereken davacıların tapu iptali ve tescil davasıdır ve budavanın hukuki dayanağı ve sebebi 6292 sayılıKanun’un 7 inci maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir.
Konuya ilişkin olarakyukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacılarıneldeki davadaki talepleri ile bunun dayanağı birlikteirdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iadeşartlarını taşıyıptaşımadığı, süresi içerisinde idareyebaşvurup başvurmadığı hususlarınınsaptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerindebelirtilen nitelikleri taşıyıptaşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleritaşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebileceknitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerinerayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uyguntaşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıcabir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idariişlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacılar tapu iptalive tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara,hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakimeaittir (HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüşşekline göre dava davacılar lehine henüz sicileyansıtılmamış olan mülkiyet hakkınındoğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğindeolmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanaktapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idariişlemlerin icrasına yöneliktir. Bu konuda Kanunun idareyevermiş olduğu yetkiler ve idari işlemler dolayısıylaişin esasının da idare hukuku ilkelerine göreçözümlenmeyi gerektiği davanın kökeninde,çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastrovs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığıgörülmektedir.
Bu durumda, davacıların6292 sayılı Kanunun 7 inci maddesi gereğinceaçtıkları davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2 incimaddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindebelirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları” kapsamında, idariyargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmış ve davanın yargı yolu nedeniyle davaşartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesiyukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın yargı yolunedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,...''
6. Davacı vekili bu kez, aynı somut olay ve gerekçeler ile 6292sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, dava konusutaşınmazın dava tarihindeki piyasa rayiç bedelinekarşılık tazminat/alacak olarak şimdilik 500.000 TL'ninyasal faizi ile birlikteödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
7. İzmir 8. İdare Mahkemesi 13/11/2023 tarihve E.2023/1326 sayılı kararı ile,uyuşmazlığınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğindenbahisle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için, dava dosyalarınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar davanın ertelenmesine kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden; dava konusu taşınmazın ... ili, Aliağailçesinde bulunan ve maliye hâzinesi adına kayıtlı... sayılı parsel sayılı taşınmaz olduğu,taşınmazın 1159 tarihli Hopyarlı Ahmet Paşa Vakfiyesiiken 07/02/1942 tarihinde 6 numaralı komisyon kararı ileVakıflar Genel Müdürlüğüne devredildiği,1946 yılında yapılan Orman Kadastro ile Devlet ormanıolarak sınırlandırıldığı, 27/11/1954 tarihve 1174 sayılı karar ile hâzinecekamulaştrıldıktan sonra 4753 sayılıÇiftçi Topraklandırma Kanunu'na göre 02/07/1956tarihinde topraksız çiftçilere 25 yıl tahditli olarakdağıtıma tabi tutulduğu, 1959 yılındayapılan genel arazi kadastrosunda da tapuya dayalı olarakdavacıların kök murisi olan V.İ. adına kadastro tahditve tespit sonucu tapuya tescil edildiği, Aliağa Asliye HukukMahkemesinin 12.10.2005 tarih ve E:2005/476, K:2005/388 sayılıkararıyla hazine adına tesciline karar verildiği ve kararın31.01.2006 tarihinde kesinleştiği, davacılar vekilitarafından dava konusu taşınmaz nedeniyle 25.05.2012 tarihindeAliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2012/283 sayılı dosyasıile TMK m.1007 hükmü uyarınca fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL tazminat taleplidava açıldığı, bu dosyadaki bilgilere göre:yargılama aşamasında davacı vekili tarafından18.06.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini "... İli,Aliağa İlçesi'nde kain ve tapunun ... parsel sayılıdavalı Maliye Hâzinesi adına kayıtlı bulunan tapukaydının iptali ile müvekkillerinin veraset ilamındakimiras sehimleri oranında 6292 Sayılı Yasa'nın HA bendigereğince adlarına tapu kütüğüne tesciline, butaleplerinin yerinde görülmediği takdirde fazlaya ilişkin talepve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TLtazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini" şeklindeıslah ettiği, dava konusu taşınmazın ormansınırları dışınaçıkarılmış 2A ve 2B kapsamında olduğu,yargılama sırasında davacılar vekilinin 6292sayılı yasanın 7. maddesi kapsamında davalı idareyebaşvurduğu ancak taşınmazın 1.derece arkeolojik sit alanıolması nedeniyle Milli Emlak Genel Müdiirlüğü'nün07.02.2013 tarih 4791 sayılı yazısının 5/c maddesinegöre iade kapsamında olmadığınınbildirildiği, bu rapor üzerine İzmir ValiliğiDefterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafındanbaşvurucuya verilen cevapta, iade edilemeyen taşınmazlarınyerine başka taşınmazların verilmesine ilişkintaleplerin değerlendirileceğinden bahisle dava konusutaşınmaz yerine başka bir taşınmaz talep edilipedilmediğinin bildirilmesi için süre verildiği,davacılar vekilince cevaben, başka bir taşınmazınverilmesinin talep edildiği, ancak başvuru sürecinin bu noktadadurakladığı, daha sonra 28/11/2017 tarihli MaliyeBakanlığı Milli Emlak GenelMüdürlüğü'nce İzmir Valiliği'ne hitabenyazılan yazıda "6292 Sayılı Kanun'un 7. ve 14.Maddeleri kapsamında bedelsiz iadesinin daha önce uygungörüş için Bakanlığımızagönderilenler ile 6292 Sayılı Kanun'un 7. Maddesinin 4.Fıkrası gereğince işlem yapılacak olanlar da dahilolmak üzere iade edilecek taşınmazların kısmen iade edileceklerdetaşınmaz kısımlarının 5.000 m2yüzölçümünün altında olması halindeBakanlığımıza gönderilmeksizin idarenizcegerçekleştirilerek sonuçlandırılmasıgerekmektedir" şeklinde talimat verildiğine değinilerekeski tapu kayıt malikleri/mirasçıları tarafındanHazine aleyhine açılan tazminat davasından vazgeçilmesihalinde taşınmazın iadesinin Valilikçedeğerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği, davacılarvekilince 01/02/2019 tarihli dilekçeleriyle davalarından feragatedilmeyeceğinin belirtildiği, bunun üzerine Aliağa Asliye HukukMahkemesinin 03.10.2019 tarih ve E:2021/283, K:2019/382 sayılıkararı ile davanın hukuki değerlendirmesi 6292 sayılıkanunun 7/a maddesi kapsamında yapılmak suretiyle dava konusutaşınmazın hazine adına olan tapu kaydı iptal edilerekdavacıların hisseleri oranında tesciline karar verildiği,kararın istinaf isteminden geçmesi sonrasında Yargıtay 8.HD.'sinin 14.02.2023 tarih ve E:2021/4342, K:2023/657 sayılıkararıyla davanın idari yargıda görülmesigerektiği bu nedenle davanın yargı yolu nedeniyle davaşartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğigerekçesiyle bozulduğu, bu bozma kararı üzerine,Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.06.2023 tarih ve E:2023/239,K:2023/323 sayılı kararıyla "davanın yargı yolunedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine kararverildiği" ve kararın 09.10.2023 tarihindekesinleştiği, kesinleşen karar üzerine davacılarvekili tarafından yukarıda verilen Yargıtay ve AliağaAsliye Hukuk Mahkemesinin davanın görev yönünden reddinekarar verilmesine dair kararından bahsedilerek, "... ili, ...ilçesinde bulunan ve maliye hâzinesi adına kayıtlı... sayılı parsel nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve davahakları saklı kalmak kaydıyla 500.000.00 TL tazminatın davatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle" 19.10.2023 tarihinde işbu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda verilen vebakılan davada idari yargının görevli olduğunailişkin Yargıtay 8. HD.'sinin 14.02.2023 tarih ve E:2021/4342,K:2023/657 sayılı ve Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.06.2023 tarih ve E:2023/239,K:2023/323 sayılı kararlarının incelenmesindengerekçenin "... 5. Konuya ilişkin olarak yukarıdadeğinilen kanun hükümleri ve davacıların eldekidavadaki talepleri ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde;dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanunkapsamında bedelsiz olarak iade şartlarınıtaşıyıp taşımadığı, süresiiçerisinde idareye başvurup başvurmadığıhususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-ave b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıptaşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleritaşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebileceknitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerinerayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uyguntaşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıcabir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idariişlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacılar tapu iptalive tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara,hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakimeaittir (HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüşşekline göre dava davacılar lehine henüz sicileyansıtılmamış olan mülkiyet hakkınındoğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğindeolmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanaktapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idariişlemlerin icrasına yöneliktir. Bu konuda Kanunun idareyevermiş olduğu yetkiler ve idari işlemler dolayısıylaişin esasının da idare hukuku ilkelerine göreçözümlenmeyi gerektiği davanın kökeninde,çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastrovs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığıgörülmektedir.'' olduğu görülmüştür.
Bakılan davada, dosyada mevcuttüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; Asliye HukukMahkemesi'nin E:2012/283 sayılı dosyasında davacılar vekilitarafından 6292 sayılı Kaııun’un 7. maddesi kapsamındabelirtilen haklardan yararlanmak istemiyle başvuru yapılmışise de devam eden hukuk davasından feragat edilmediği vedolayısıyla artık davanın 6292 sayılı yasakapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin işleminiptaline ilişkin olarak görülen bir dava değil, tapu iptalive tescil davası niteliğinde olduğu görülmekle;bakılan işbu davada, idare tarafından davacıların hakveya menfaatlerini ihlal eden bir işlem veya eylem tesis edildiğindenbahsedilemeyeceğinden. ortada idari yargının görevalanına giren bir dava bulunmadığı, açılan budavanın görüm ve çözümünün adliyargı yerinin görevine girdiği sonucunaulaşılmıştır."
III. İLGİLİ HUKUK
8.6292 sayılı Orman KöylülerininKalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına OrmanSınırları Dışına ÇıkarılanYerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım ArazilerininSatışı Hakkında Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlıklı 1.maddesi şöyledir:
“(1) BuKanunun amacı; 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun2 nci maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkarılan yerlerindeğerlendirilmesi, yeni orman alanlarınınoluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanlarıiçinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkınınyerleştirilmesi ve orman köylülerininkalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye aittarım arazilerinin satışına ilişkin usul veesasların belirlenmesidir.
(2) Bu Kanun, 6831 sayılıKanunun 2 nci maddesine göre Hazine adına ormansınırları dışına çıkarılanyerler ile Hazineye ait tarım arazileri hakkında uygulanır.”
9. 6292 sayılı Kanun'un “Tanımlar”başlıklı 2. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“(1) Bu Kanun'unuygulanmasında;
a) 2/A alanları: 6831sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının(A) bendine göre Hazine adına orman sınırlarıdışına çıkarılan ve çıkarılacakyerleri,
b) 2/B alanları: 6831sayılı Kanun'un 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanun'ladeğişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı,5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanun'larla değişik 2 ncimaddesinin birinci fıkrasının (B) bendine veyakesinleşmiş mahkeme kararlarına göre Hazine adınaorman sınırları dışına çıkarılanve çıkarılacak yerleri,
(…)
ifade eder.”
10.6292 sayılı Kanun'un “Haksahibi, başvuru ve doğrudan satış”başlıklı 6. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(1) 2/B alanlarındabulunan taşınmazlar hakkında bu Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenengüncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya dakesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapukütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veyaüzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerdenbu taşınmazları satın almak için süresiiçerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilensatış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler buKanun'a göre hak sahibi sayılır.
(2) 2/B alanlarında bulunantaşınmazlar hakkında bu Kanun'un yürürlüğegirdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veyakadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarınagöre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesinegöre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden öncekullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibiolarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazlarısatın almak için süresi içerisinde idareyebaşvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve davakonusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır.
(3) Hak sahiplerinden birincifıkra kapsamında olanlar bu Kanun'un yürürlüğegirdiği tarihten itibaren altı ay içinde, ikinci fıkrakapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiğiveya kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibarensekiz ay içinde idareye başvurarak, bu taşınmazlarınbedeli karşılığında kendilerine doğrudansatılmasını isteyebilirler.
...
(6) Hak sahiplerine satışişlemleri idarece, başvuru süresinin bittiği tarihtenitibaren en geç altı ay içindesonuçlandırılır.
(7) Bu Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenengüncelleme listeleri veya kadastro tutanakları kapsamında kalantaşınmazların satış işlemleri, 1/5/2010 tarihindenitibaren tespit edilen rayiç bedeller üzerinden yapılır..."
11.6292 sayılı Kanun'un “2/Aveya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar”başlıklı 7. maddesi şöyledir:
“(1) İlgililertarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuruüzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucundadoğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imarmevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapudahalen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardanHazine adına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapukütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulantaşınmazların tapu kayıtları bedelalınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapukütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleriaynen devam eder, aynı gerekçeyle bu niteliktekitaşınmazlar hakkında dava açılmaz,açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalarsonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline kararverilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyentaşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlemyapılır. Ancak bukararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adınatescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içindeidareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak öncekikayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunlarıgereğince Devlet tarafından kişilere satılan,dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarakdevredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiylesatılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzelkişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazineadına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapukütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulantaşınmazların tapu kayıtları geçerli kabuledilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlarhakkında dava açılmaz, açılan davalardanvazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adınatescil edilenler ise, bu Kanun'un yürürlüğe girdiğitarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareyebaşvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya daakdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerdentaşınmazlarına karşılık daha önce yerverilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamındakalan taşınmazların kullanıcılarınınkayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıtmaliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde,kullanıcılar bu Kanun'da belirtilen şartlarıtaşısalar dahi doğrudan satış hakkındanyararlanamazlar.
(2) Birinci fıkrakapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırıdışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazineadına orman sınırı dışınaçıkarıldığı gerekçesiyle tapukütüklerine 2/B belirtmesi konulması gerekentaşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmazve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkrakapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adınatescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkradabelirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerinhakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idaredenbaşkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve davaaçamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilliolanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göredeğerlendirilir.
(4) Bu maddeye göreilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğuiddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünceaçılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adınatescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle davaaçılması gereken, ağaçlandırılmaküzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamuhizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özelkanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya MaliyeBakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iadeedilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen veilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiçbedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uyguntaşınmazlar verilebilir.”
12. 2577sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
13.Uyuşmazlık Mahkemesinin RıdvanGÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Nesrin ŞENGÜN, Ahmet ARSLAN,Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan 06/05/2024 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
14.Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
15.Dava, adli yargıda; Hazine adına kayıtlı, ...ilçesinde kain ... parsel sayılıtaşınmazındavacılar adına tescili, olmaz ise, 20.000TL tazminatın davalıdan tahsili istemiyle, idari yargıda ise;500.000 TL tazminatındavalıdan tahsili istemiyleaçılmıştır.
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin yerleşmiş içtihatlarınagöre, tapu kayıtlarına güvenerek kişilerin satınaldıkları taşınmazlarla ilgili olarak oluşanzararların tazmini amacıyla Medeni Kanun'un 1007. maddesikapsamında açılan davaların adli yargı yerlerindegörülmesinin gerektiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır.Buna karşılık, adli ve idari yargıyerlerinde açılan davalarda, esas olarak 6292 sayılıKanun'un 7. maddesi kapsamında taşınmazın iadesi, bunun damümkün olmaması halinde taşınmazın rayiçbedelinin ödenmesinin talep edildiğigörüldüğünden, görevuyuşmazlığının bu kapsamda incelenipsonuçlandırılması gerekmektedir.
17.Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birlikteirdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iadeşartlarını taşıyıptaşımadığı, taşınmazın yerinerayiç bedelinin ödenip ödenmeyeceğininsaptanmasının birer idari işlem olduğu, işinesasının da idare hukuku ilkelerine göre incelenmeye uygunolduğu, uyuşmazlık konusu talebin mülkiyet hakkınadayalı bir tapu iptali veya tesciline ilişkin deolmadığı, idarenin başvuruya yönelik tesisedeceği olası idari işlem sonucunda tapudan ferağ vebenzeri bir tapu kaydında değişiklik meydana gelecekolmasının da temel işlemin idarîlik unsurunu bertarafetmeyeceği görülmektedir.
18.Bu durumda, açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2.maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindebelirtildiği üzere; “İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
19.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,İzmir 8. İdare Mahkemesinin 13/11/2023 tarih ve E.2023/1326sayılı başvurusunun reddine karar vermekgerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGIYERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İzmir 8. İdare Mahkemesinin 13/11/2023 tarih ve E.2023/1326sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
06/05/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Nesrin
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN ŞENGÜN
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN