T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/200
KARAR NO : 2024/183
KARAR TR : 06/05/2024
ÖZET: Velayet altındaki kızına 2022 sayılı Kanun uyarınca engelli maaşı bağlanması amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işlemine karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : G.C. velisi M. A.C.
Vekili : Av. F. EP.
Davalılar : Güngören SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin velayeti altındaki engellikızı ile birlikte ikamet ettiğini, 2022 sayılı 65Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz veKimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık BağlanmasıHakkında Kanun kapsamında kızına engelli maaşıbağlanması istemiyle yaptığı başvurunun,yaşadığı hanede çalışabilecek durumdakişiler olduğu gerekçesiyle ret edildiğini ilerisürerek, Güngören Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfının 09/01/2020 tarih ve ...116 sayılı işlemininiptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. İstanbul 14. İdare Mahkemesi 28/12/2020tarih ve E.2020/528, K.2020/1871 sayılı kararı ile,davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
'"Yukarıda alıntısına yer verilenmevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 3294sayılı Kanuna göre faaliyet gösterecek vakıflarınmütevelli heyetleri (çoğunlukla) belli kamugörevlilerinden oluşmasına rağmen, gerek 3294sayılı Yasada, gerek diğer düzenlemelerde; sosyalyardımlaşma ve dayanışma vakıflarının kamutüzel kişiliği şeklinde kurulduğuna işaret edenözel bir düzenlemeye yer verilmediği, söz konusuvakıfların Medeni Kanun hükümlerine tabi olarak kurulupfaaliyette bulunmalarının öngörüldüğü,dolayısıyla muhtaçlık aylığınınkesilmesine ilişkin Vakıf işlemlerine karşıaçılan davaların özel hukuk hükümleriuyarınca çözümlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmaktadır. (bkz. Uyuşmazlık Mahkemesi E:2019/279K:2019/422 sayılı kararı)
Olayda, dava konusu işlemin Güngören SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakfıbaşkanlığınca tesis edildiği ve bu işlemdenkaynaklanan uyuşmazlığın özel hukuk hükümleriçerçevesinde çözümlenmesi gerektiği dikkatealındığında, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerlerinin görevliolduğu anlaşılmaktadır. (bkz. Danıştay 10İDDE:2018/2151 K:2018/1776)"
3.Davacı vekili bu kez, müvekkile engelli aylığıbağlanması, ayrıca 1000 TL'nin fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıyaverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4. Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi05/12/2023 tarih ve E.2023/268, K.2023/450 sayılı kararıile, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-bve115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş,karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"Somut davada,davacının davalı vakfa engelli aylığı almakiçin yaptığı başvurunun vakıfça reddinekarar verildiğindendavacının engelliaylığının bağlanması için davaaçtığı,Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi34. HD 2021/1274 E-2022/1715 K.,2022/3715 E-2023/125 K. sayılıilamlarında da belirtildiği üzere,2022 sayılı Yasauyarınca,Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarıtarafından tespit olunarak muhtaçlığına kararverilenlere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca aylıkbağlanacağı ve aylıkların Bakanlıkbütçesinin ilgili tertibinden ödeneceği açıkolduğu, bakanlıkça kamu gücü kullanılarak, tektaraflı olarak tesis edilen ilgililere aylık ödenmesine ya daödenen aylığın kesilmesine ilişkin işlemlerindayandığımuhtaçlık kararlarının da biridari işlemin hazırlayıcısı ve dayanağıolduğu dikkate alındığında anılan kararın idaribir nitelik taşıdığı açık olduğundandavanın idari yargı yolu görevsizliği nedeniyle davaşartı yokluğundan usulden reddine karar verilerekaşağıdaki hüküm kurulmuştur."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.Anayasanın 123. maddesinin üçüncü fıkrasışöyledir:
"Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkçaverdiği yetkiye dayanılarak kurulur"
6.29/05/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma veDayanışmayı Teşvik Kanunu’nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir:
“(Değişik:16/6/1989-3582/1 md.)
Bu Kanunun amacı; fakru zaruretiçinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ilegerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabuledilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyaladaleti pekiştirici tedbirler alarak gelirdağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesinisağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayıteşvik etmektir.”
7.3294sayılı Kanun'un "Kapsam"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Fakrü zaruretiçinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyalgüvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardanaylık ve gelir almayan (...)vatandaşlar ile geçici olarakküçük bir yardım veya eğitim ve öğretimimkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek,üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamıiçindedir.
(Ek fıkra: 30/5/1997-KHK-572/17md.; Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/77 md.) Ancak, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c)bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmaklayükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı Kanungereği ödedikleri katılım payları bu Kanunkapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar,takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.
(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/17md.) Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığıkararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmaklaveya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmaklabirlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; haneiçindeki kişi başına düşen geliri, onaltıyaşından büyükler için belirlenen aylık netasgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir vemuhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.
(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/17md.) Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler veşehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile SosyalYardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarıncabelirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ilesağlanacak haklardan yararlandırılır."
8.3294 sayılı Kanun'un"Kuruluş" başlıklı 3. maddesişöyledir:
“Bu Kanundaöngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi içinCumhurbaşkanınca görevlendirilen Cumhurbaşkanıyardımcısına veya bakana bağlı ve T.C. MerkezBankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma veDayanışmayı Teşvik Fonu kurulmuştur."
9.3294 sayılı Kanun'un"Vakıflar" başlıklı 7. maddesişöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 1/12/2004-5263/19 md.) Bu Kanunun amacına uygun faaliyet veçalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlaranakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il veilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışmavakıfları kurulur.
(Değişik ikincifıkra: 1/12/2004 – 5263/19 md.) Mülkî idare amirlerivakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı,defterdar, il millî eğitim müdürü, ilsağlık müdürü, il tarım müdürü, ilsosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve ilmüftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü,ilçe millî eğitim müdürü, SağlıkBakanlığının ilçe üst görevlisi, varsailçe tarım müdürü ve ilçe müftüsüvakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyetdönemi için, il dahilindeki köy ve mahallemuhtarlarının valinin çağrısı üzerineyapacağı toplantıya katılanların saltçoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birermuhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanunda belirtilen amaçlarayönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarınınyöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri iki temsilci vehayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisininseçeceği iki kişi; ilçe dahilindeki köy ve mahallemuhtarlarının kaymakamın çağrısıüzerine yapacağı toplantıya katılanların saltçoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birerüye ile ilçede kurulu ve bu Kanunda belirtilen amaçlarayönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarınınyöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci vehayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisininseçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görevalırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlarayönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu olmamasıhalinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisininseçeceği üçüncü bir kişi dahamütevelli heyetinde görev yapar.
(Ek fıkra: 20/2/2014-6525/18md.) Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il ve ilçesosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında,ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlar arasındanseçileceği belirtilen iki üye; il sosyal yardımlaşmave dayanışma vakıfları için doğrudan valitarafından, ilçe sosyal yardımlaşma vedayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifiüzerine vali tarafından belirlenir. Ayrıca, il veyailçede bu Kanunda belirlenen amaçlara yönelik faaliyettebulunan sivil toplum kuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyalyardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudanvali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma vedayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifiüzerine vali tarafından üçüncü bir kişidaha belirlenir. İl veya ilçe sınırlarıiçerisinde köy bulunmaması hâlinde, köymuhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetindegörev yapar. İlde vali, bir vali yardımcısınıbaşkan vekili olarak; büyükşehir belediyebaşkanı, genel sekreteri veya genel sekreteryardımcısını; il belediye başkanı da bir belediyebaşkan yardımcısını toplantılarda kendisinitemsil etmek üzere görevlendirebilir. Vakıf senetleri mahallinen büyük mülki idare amiri tarafından Medeni Kanundakihükümlere göre tescil ettirilir.
(Mülga dördüncüfıkra: 1/12/2004-5263/19 md.)
(Ek fıkra: 16/5/2018-7144/7md.) Vakıflar, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar veToplu İş Sözleşmesi Kanununun 34 üncü maddesininikinci fıkrası hükmüne göre, Aile ve SosyalPolitikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar GenelMüdürlüğünce imzalanacak işletme düzeyindetoplu iş sözleşmesi kapsamında işyerleridir."
10. 3294 sayılı Kanun'un “Vakfın gelirleri”başlıklı 8. maddesi şöyledir:
“Sosyal Yardımlaşmave Dayanışma Vakıflarının gelirleri;
a) Sosyal Yardımlaşma veDayanışmayı Teşvik Fonundan aktarılacak miktardan,
b) (Mülga: 7/12/2004-5272/87md.)
c) (Mülga: 2/3/2014-6529/16md.)
d) İşletme veiştiraklerden elde edilecek gelirlerden,
e) Diğer gelirlerden,
Teşekkül eder.
(Ek ikinci fıkra: 16/6/1989 -3582/4 md.; Mülga: 7/12/2004-5272/87 md.)”
11.20/02/2008 tarih ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun “Tüzel kişilik”başlıklı 4. maddesi şöyledir:
“Vakıflar, özelhukuk tüzel kişiliğine sahiptir.”
12.2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç,Güçsüz ve Kimsesiz Türk VatandaşlarınaAylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinin birincifıkrası şöyledir:
"Değişik:14/4/2016-6704/1 md.)
Sosyal güvenlikkuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altındaolursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzunvadeli sigorta kolları açısından zorunlu olaraksigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar,nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanmasımümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı SosyalHizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlıködenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşmave Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğunakarar verilen 65 yaşını doldurmuş Türkvatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiğimüddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylıkkatsayısı ile çarpımından bulunacak tutardaaylık bağlanır."
13.2022 sayılı Kanun'un 2. maddesi şöyledir:
"(Değişik:12/7/2013-6495/73 md.)
65 yaşınıdoldurmamış olmasının yanı sıra;
a) Başkasınınyardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecekşekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatıçerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ilekanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşıengellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangibirisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylıkhakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kollarıaçısından zorunlu olarak sigortalı olunması gerekenbir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmışya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmaküzere, Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakıfları tarafından muhtaç olduğuna kararverilenlere muhtaçlık hâli devam ettiğimüddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylıkkatsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda,
b) İlgili mevzuatıçerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ileengelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşınıdolduran ve talebine rağmen Türkiye İş Kurumutarafından işe yerleştirilememiş olan Türkvatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarınınherhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veyaaylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kollarıaçısından zorunlu olarak sigortalı olunması gerekenbir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmışya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmaküzere, Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakıfları tarafından muhtaç olduğuna kararverilenlere muhtaçlık hâli devam ettiğimüddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylıkkatsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda,
aylık bağlanır.
Nafaka bağlanan veya nafakabağlanması mümkün olanlar ile sosyal güvenlikkuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursaolsun gelir veya aylık hakkından yararlanan durumunda ya da uzunvadeli sigorta kolları açısından zorunlu olaraksigortalı olunması gereken bir işte çalışandurumunda kendisine bakmakla yükümlü bir yakını bulunanengelli çocuklar hariç olmak kaydıyla; Türkvatandaşı olan, 18 yaşını tamamlamamış veilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlıkkurulu raporu ile engelli oldukları kanıtlanmış durumundakiengelli yakınlarının bakımını üstlenenTürk vatandaşlarından, her ne nam altında olursa olsun hertürlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle haneiçinde kişi başına düşen ortalama aylıkgelir tutarı 16 yaşından büyükler içinbelirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının1/3’ünden daha az olan ve Sosyal Yardımlaşma veDayanışma Vakıfları tarafından muhtaçolduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devamettiği müddetçe ve bakım ilişkisini fiilengerçekleştirmeleri kaydıyla, (3.240) göstergerakamının memur aylık katsayısı ileçarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.
Birinci fıkranın (a) ve(b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkragereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, herne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esasalınmak suretiyle, hane içinde kişi başınadüşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşındanbüyükler için belirlenmiş olan asgari ücretinaylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ileaynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olankimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylıkbağlanamaz. (Ek cümle: 20/2/2014-6525/12 md.) Ayrıca, 2828sayılı Kanun hükümlerine göre harçlıködenenler de muhtaç olarak kabul edilemez ve kendilerine bu Kanunhükümlerine göre aylık bağlanamaz.
65 yaşındoldurulmasından önce bu madde hükümlerine görebağlanmış olan aylıkların aynı şekildeödenmesine devam olunur. (Değişik ikinci cümle:14/4/2016-6704/2 md.) Bu Kanunun 1 inci maddesine göre aylıkbağlananlara; başkasının yardımı olmaksızınhayatını devam ettiremeyecek kadar engelli olduklarınıilgili mevzuatına göre alınacak sağlık kurulu raporuile kanıtlamaları ve birinci fıkranın (a) bendi ileüçüncü fıkradaki koşullarıtaşımaları hâlinde, birinci fıkranın (a) bendinegöre aylık bağlanır. Aylık bağlanmasına esasteşkil eden engellilik oranı değişen kişilerinaylıkları durumlarına göre yeniden tespit olunur.Engellilik oranı, bu Kanuna göre aylık bağlanmasıgereken oranın altına düşen kişiler ileüçüncü fıkrada belirtilen aylık ortalama gelirtutarından fazla gelir elde etmeye başlayan kişilerinaylıkları kesilir.
İkinci fıkrakapsamına giren 18 yaşından küçük engelliler,5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birincifıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendikapsamına girenlere ilişkin hükümlerçerçevesinde genel sağlık sigortasındanyararlandırılır. Bu engellilerin bakımı amacıylaikinci fıkraya göre aylık bağlanacak kişilerden genelsağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlüolunan kişi durumunda olmayanlar 5510 sayılı Kanunun 60ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1)numaralı alt bendi kapsamında kabul edilir.
Birinci fıkrahükümlerine göre aylık almaya hak kazanacak şekildeengelli olduğunu belgeleyen ve herhangi bir sosyal güvenlikkurumundan yetim olarak aylık veya gelir almakta olan çocuklardanbu kurumlardan aldıkları aylık veya gelir toplamıtutarları, bu madde gereğince durumlarına göreödenebilecek tutardan daha az olanlara; aradaki fark ilgili sosyalgüvenlik kurumu tarafından (birden fazla sosyal güvenlikkurumundan aylık veya gelir alanlar için yalnızca tercihedecekleri bir sosyal güvenlik kurumu tarafından) ödenir ve buşekilde ödenen tutarlar Hazineden tahsil edilir."
14.25/01/2013 tarih ve 28539 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 65 Yaşını DoldurmuşMuhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz TürkVatandaşları ile Engelli ve Muhtaç TürkVatandaşlarına Aylık Bağlanması HakkındaYönetmeliğin "Tanımlar"başlıklı 4. maddesinin (e) bendinde, "mütevelli heyetinin; Sosyal Yardımlaşma veDayanışma Vakfının, karar organını",(ı) bendinde ise, "vakfın;Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakıflarını" ifade ettiğibelirtilmiştir.
15.Aynı Yönetmeliğin 19. maddesi şöyledir:
"Bu Yönetmeliğinyürürlüğe girmesi ile birlikte muhtaçlıkkararının alınması ve aylıklarınbağlanmasına ilişkin tüm iş ve işlemler Vakıflartarafından yerine getirilir"
B. Yargı Kararları
16.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun09/06/2017 tarih ve E.2016/3., K.2017/4 sayılı kararında, "...Sosyal Yardımlaşma veDayanışma Vakıflarının özel hukuk tüzelkişiliğine sahip, ayrı işyeri olan bağımsızişveren oldukları..." tespit edilmiştir.
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer mahiyetteki 08/07/2019 tarih veE.2019/279, K.2019/422 sayılı; 28/05/2020 tarih ve E.2020/269,K.2020/319 sayılı kararları ile,"3294 sayılı Kanun’a göre faaliyet gösterecekvakıfların mütevelli heyetleri çoğunlukla belli kamugörevlilerinden oluşmasına rağmen, gerek 3294sayılı Yasada, gerek diğer düzenlemelerde;söz konusuvakıfların kamu tüzel kişiliği şeklindekurulduğuna işaret eden özel bir düzenlemeye yerverilmeyip, söz konusu vakıfların Medeni Kanunhükümlerine tabi olarak kurulup faaliyette bulunmalarınınöngörülmüş olması karşısındadavacının muhtaçlık aylığınınkesilmesine ilişkin açılan davanın özel hukukhükümleri uyarınca çözümlenmesi gerekeceği"sonucuna varılarak, uyuşmazlık konusu davanınçözümünde adli yargının görevliolduğuna karar verilmiştir
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
18.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan06/05/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hüküm doğrultusundadavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve sonuçta usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
19.Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
20.Dava, davacının velayeti altındaki kızına 2022sayılı Kanun uyarınca engelli maaşıbağlanması amacıyla yaptığı başvurunun,Güngören Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmaVakfı tarafından reddi üzerineaçılmıştır.
21.Olayda, davacının kızına 2022 sayılı 65Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz veKimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık BağlanmasıHakkında Kanun uyarınca engelli aylığıbağlanması istemiyle başvuru yapıldığı, bubaşvurunun reddi üzerine Güngören Sosyal Yardımlaşmave Dayanışma Vakfının 09/01/2020 tarih ve ...116sayılı işleminin iptali ve müvekkile engelliaylığı bağlanmasına karar verilmesi istemiyledavanın açıldığıanlaşılmıştır.
22.Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birliktedeğerlendirildiğinde, 3294 sayılı Kanun'da, bu Kanungereğince oluşturulan vakıfların “kamu tüzel kişisi” olduklarınadair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Şu haldekanun koyucunun sosyal yardımlaşma ve dayanışmavakıflarına bilinçli olarak"kamu tüzel kişiliği" vermediği,vakıfların Türk Medeni Kanunu hükümlerine görekurulmasını ve yine özel hukuk tüzel kişisi olaraközel hukuk hükümlerine göre faaliyet göstermesiniistediği açıktır. Kaldı ki, sosyalyardımlaşma ve dayanışma vakıflarınınkısmen kamu kaynağı kullanmaları, kamu kurumu olaraknitelendirilmeleri için yeterli bir sebep değildir. Yineoyçokluğu ile karar alan ve uygulayan sosyal yardımlaşmave dayanışma vakıflarının mütevelli heyeti,atanmış ve seçilmiş üyelerden oluşmakta, kamugörevlileri ile birlikte belirli sayıda muhtar, sivil toplumkuruluşu yöneticileri ve hayırsever vatandaşlardanoluşmaktadır ve heyet vakfın hem karar hemde yürütmeicra organıdır. Netice olarak, sosyal yardımlaşma vedayanışma vakıfları, bir tüzel kişi olmanınötesinde özel hukuk tüzel kişisidir. Zira 3294sayılı Kanun hükümleri de, özellikle vakfıngelirleri, yapısı, karar alma mekanizması bakımındanfarklı bir sonuç öngörmemektedir.
23.Bu durumda, davaya konu edilen işlemin, 3294 sayılı Kanun'un 7.maddesi kapsamında vakıf mütevelli heyeti kararı ileyapıldığı, vakıfların Medeni Kanunhükümlerine tabi olarak kurulup faaliyette bulunmalarınınöngörülmüş olması nedeni ile dava konusuişlemin kamu gücü kullanılmak suretiyle tesisedildiğinin kabulünün mümkünbulunmadığı anlaşıldığından, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
24.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/12/2023 tarih ve E.2023/268,K.2023/450 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/12/2023 tarih ve E.2023/268,K.2023/450 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
06/05/2024tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞI OY
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde;iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağıhükme bağlanmıştır. İptal davasına konuedilebilecek işlemler, idari makamların idare işlevineilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönündençeşitli hak ve yükümlülükler doğuran tekyanlı irade açıklamalarıdır.
3294sayılı Sosyal Yardımlaşma ve DayanışmayıTeşvik Kanunu'nun 7. maddesinde; "Bu Kanunun amacına uygunfaaliyet ve çalışmaları yapmak ve ihtiyaç sahibivatandaşlara nakdi ve ayni yardımda bulunmak üzere her il veilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışmavakıfları kurulur. Mülki idare amirleri vakfın tabiibaşkanı olup, defterdar, il milli eğitim müdürü,il sağlık müdürü, il tarım müdürü,il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve ilmüftüsü; ilçelerde belediye başkanı, malmüdürü, ilçe milli eğitim müdürü,Sağlık Bakanlığının ilçe üstgörevlisi, varsa ilçe tarım müdürü veilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetinioluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, ildahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valininçağrısı üzerine yapacağı toplantıyakatılanların salt çoğunluğuyla kendiaralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan vebu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan siviltoplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendiaralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsevervatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarınınkaymakamın çağrısı üzerine yapacağıtoplantıya katılanların salt çoğunluğu ilekendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçedekurulu ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunansivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendiaralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsevervatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği ikikişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya İlçedebu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan siviltoplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlararasından il genel meclisinin seçeceğiüçüncü bir kişi daha mütevelli heyetindegörev yapar. Vakıf senetleri mahallin en büyük mülkiidare amiri tarafından Medeni Kanundaki hükümlere göretescil ettirilir.
Yukarıyaaktarılan mevzuat hükümlerinin birliktedeğerlendirilmesinden kuruluşu, karar mercii ile faaliyet alanıKanunla belirlenmiş, faaliyet alanı Anayasanınbaşlangıç kısmı ile 2. maddesinde ifade bulan sosyaldevletin gereklerinin yerine getirilmesine dair kamu hizmeti olan ve fakruzaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ilegerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabuledilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaletipekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımınınadilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak gibi kamu yararınauygun amaçları olan sosyal yardımlaşma vedayanışma vakıflarının, özel hukuk tüzelkişiliği yanında kamu tüzel kişiliğine de sahipkarma tüzel kişiliklerinin olduğu sonucunavarılmaktadır.
Budurumda, velayet altındaki davacı kızına 2022sayılı Kanun hükmü uyarınca engelliaylığı bağlanması talebiyle yapılanbaşvurunun reddine ilişkin Sosyal Yardımlaşma veDayanışma Vakfı Mütevelli Heyetinin işleminin, kamugücüne dayanılarak tesis edilmiş bir idari işlemolduğu, bu nedenle uyuşmazlığın görüm veçözüm görevi idari yargı yerine ait olduğudüşüncesiyle aksi yöndeki çoğunlukkararına katılmıyoruz.
Üye Üye
AhmetARSLAN Bilal ÇALIŞKAN