T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/149
KARAR NO : 2024/153
KARAR TR : 06/05/2024
ÖZET: Meyve bahçesi vasfında olan ve sınıra çekilen güvenlik duvarı nedeniyle tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazların, fiilen kullanılamaması nedeniyle belirlenen kamulaştırma, ağaç ve ecrimisil bedelinin tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : K. A.
Vekili : Av. N.A.
Adli Yargıda
Davalı :Milli Savunma Bakanlığı
Vekili : Av.E.A.
İdari Yargıda
Davalılar : 1-Milli SavunmaBakanlığı
2- İçişleri Bakanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkiline ait ... ili, ... ilçesi, ...Köyü, ... ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların maliki olduğunu, yapılan sınırduvarı nedeniyle bahçe vasfındaki butaşınmazların sınır duvarınındışında bırakıldığını,taşınmazların bahçe vasfında olduğunu, 2016yılında sulanması ve biçilmesi için yapılanbaşvuruların sonuçsuz kaldığını, ciddianlamda maddi zararının oluştuğunu, taşınmazlarahaksız olarak el atıldığını ve haksız fiilindevam ettiğini, kamulaştırmayapılmadığını ileri sürerek,taşınmazların kamulaştırılmasına,kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı şimdilik 20 TLkamulaştırma bedeli, 10 TL ağaç bedeli ve 20 TL ecrimisilbedeli olmak üzere toplamda 50 TL tazminatın dava tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/10/2023tarih ve E.2022/470 K.2023/1030 sayılı kararı ile,sınır duvarı yapılmasından dolayı davacıyaait taşınmazlara ulaşımın mümkünolmadığı, taşınmazların tamamınınsınır duvarının diğer tarafındakaldığı, fiili bir el atmanın bulunmadığı,kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelenzararın hizmet kusurunu oluşturucağı, 2577 sayılıKanun'un 2. maddesi hükmü gereğince, idare aleyhineaçılacak tam yargı davalarında görevli mahkemeninidari yargı olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 114/1 -b ve115/2 hükmü uyarınca yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"...Somut olayda,"kamulaştırmasız fiilen el atma" ve "hizmetkusuru" hallerinin karşılaştırılmasıgerekmektedir. Kamulaştırma yapmaya yetkili devlet kamu tüzelkişileri kamu kurumları veya kamu yararı bulunması halindeadlarına kamulaştırma yapılacak gerçek ve özelhukuk tüzel kişileri, hukuka uygun bir kamulaştırmaişlemi yapmaksızın, bir kimsenin mülkiyetinde bulunantaşınmaz malına sahiplenme kastıyla ve kalıcıolarak el koyup, taşınmaz üzerine bir tesis veya bina yaparyahut da o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinintaşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını engellerse,kamulaştırmasız fiilen el atmış sayılır.Kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında veya sebebiyle idareninbelli bir görevlisine atıf ve izafe edilmesi mümkün birkişisel kusur ile ortaya çıkmış olmayan, kamuhizmetinin bizzat kuruluş, işleyiş veyateşkilatlanmasındaki aksaklık bozukluk, düzensizlik,eksiklik ve sakatlık halinde karşımıza çıkankusura hizmet kusuru denir.
Bu durumda, sahiplenme kastıylael koyma niteliğinde olmayan ve yine müdahalenin önlenmesitalebini içermeyen davanın, idarenin görevinde olan kamuhizmetini yüklenici aracılığıyla da olsayürüttüğü sıradaki eyleminden doğanzararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
Kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davasıkapsamında idari yargı yerlerince yapılacağıaçıktır.
İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol,kanal, baraj, suyolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle açılacakdavaların görüm ve çözümünün, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu;özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydana gelenzararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinceçözümleneceği, yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Kamu hizmetinin, yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunumun 2. maddesinde “idari dava türleri” arasındasayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası” kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır.
Dava konusu sınırduvarının devamı niteliğinde olan Ağrı ilindebulunan sınır duvarı hakkında verilen Yargıtay 5.Hukuk Daire'sinin 28/04/2022 tarihli 2022/1239 Esas, 2022/7815 Kararsayılı kararı " Davalı idare tarafından, dava konusutaşınmazın bulunduğu bölgede Ağrı İli,Acil Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi Projesi kapsamındasınıra duvar yapıldığı, davacıya aitSarıçavuş Köyü, 103 ada, 14 ve 15 parselsayılı taşınmazların yapılan duvarın arkasındakaldığı anlaşılmakta olup, davalı idaretarafından dava konusu taşınmazlara doğrudan elatılmamış ve üzerinde çalışmayapılmamıştır.
11/02/1959 gün ve1958/17-1959/15 sayılı Yargıtay İçtihadıBirleştirme kararında belirtildiği gibi; kamulaştırmayetkisine sahip idarelerin, verdikleri kararlar üzerine plan ve projelere uygunolmak üzere tesisler yaptırmış olmaları veya tesislerikullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiyle kişilerinuğramış oldukları zararlara ilişkin davalar idarinitelikte olup bu tür davaların idari yargıda görülmesigerektiği gözetilip idari yargının görevli olmasısebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinekarar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi," şeklindedir.
Uyuşmazlık Mahkemesi'ninbenzer mahiyetteki 06.04.2015 tarih, 2015/201 Esas ve 2015/217 Kararsayılı kararında " Anayasanın 125 inci maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk, aksaklıkveya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetinkötü işlemesi veya hiç işlememesi hallerindegerçekleştiği ve bunun idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçtığında kuşku bulunmamaktadır.
Öte yandan, kamu hizmetinin,yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinde “idari dava türleri ”arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayızarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargıdavası ” kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır." şeklindedeğerlendirmede bulunulmuştur.
Dava dilekçesi, cevapdilekçesi, yerleşik içtihatlar, davalıtaşınmazların sınır duvarının diğertarafında olduğuna ilişkin fen bilirkişi raporu iletüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;Sınır duvarı yapılmasından dolayı davacıyaait taşınmazlara ulaşımın mümkünolmadığı, taşınmazların tamamınınsınır duvarının diğer tarafındakaldığı, fiili bir el atmanın bulunmadığı,kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelenzararın hizmet kusurunu oluşturucağı, 2577 sayılıkanunun 2. Maddesi hükmü gereğince idare aleyhineaçılacak tam yargı davalarında görevli mahkemeninidari yargı olduğunun da açık olduğudeğerlendirilerek HMK m. 114/1 -b ve 115/2 hükmü uyarıncayargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın davaşartı yokluğundan reddine..."
3.Davacı vekili, bu kez taşınmaz bedeli 50 TL, tarımsalamaçlı kullanılamaması nedeniyle 50 TL,ağaçların bedeli 50 TL olmak üzere toplam 150 TLtazminatın davalılardan tahsili istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Van 4. İdare Mahkemesi 28/02/2024 tarih veE.2024/15 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın adli yargının görevinegirdiği gerekçesiyle 2247 Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına, dava dosyasının ve dosyaiçerisine alınan Yüksekova 1. Asliye Hukuk MahkemesininE.2022/470, K.2023/1030 sayılı dava dosyası örneğininUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının maliki olduğu ... ili, ...ilçesi, ... köyü, ... ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların, davalı idarece yapılan sınırduvarının arkasında kaldığı ve bu suretlekullanımının engellendiğinden bahisle fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın bedelikarşılığı 50,00-TL, duvarınyapılmasından itibaren tarımsal amaçlı kullanılamamasınedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararkarşılığı 50,00-TL ve taşınmazda bulunanağaçların bedeli karşılığı 50,00-TLolmak üzere toplam 150,00-TL tazminatın ödenmesine kararverilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davadilekçesinde; davalı idarelerce yapılan sınırduvarı nedeniyle sınırın diğer tarafında kalantaşınmaza davacının erişiminin tamamenengellendiği, bu suretle davacınıntaşınmazını kullanamamasına yolaçıldığının ifade edildiği, bu kapsamda;davalı idarelerin haksız fiili sonucu davacının malikiolduğu taşınmaza fıillen el atıldığı vebu el atma nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararıntazmininin istenildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuathükümleri ve yargı içtihatlarıçerçevesinde uyuşmazlık konusu olaydeğerlendirildiğinde; uyuşmazlığın temelinin,davalı idarelerce, davacının maliki olduğutaşınmaza, usulüne uygun her hangi bir kamulaştırmaişlemi olmaksızın haksız olarak fiilen elatılması üzerine zarar meydana geldiği yönündekiiddialardan kaynaklandığı, bu durumda da idarenin haksızfiil sorumluluğuna gidilmesi gerekeceği açıktır.
Bu durumda; davalı idarelerin,davacının mülkiyetinde olan dava konusu taşınmazailişkin olarak kamulaştırma işlemiyapılmaksızın, taşınmaza fiilen el atmalarındankaynaklandığı ileri sürülen zararın tazmininintalep edildiği, bu haliyle uyuşmazlık konusunun İdareHukukunun konusuna giren "idari eylem" veya "idariişlem”olarak kabulü mümkünolmadığından; davalı idarelerin, sınırduvarı yapmaları sonucunda davacıya aittaşınmazın sınırın diğer tarafındakalması suretiyle gerçekleştirdiği "haksız fiil"olarak kabul edilebilecek fiili nedeniyle tazminat ödenmesi istemiyleaçılan davanın görüm veçözümünün adli yargının görevalanına girdiği sonucuna varılmıştır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik BölgeleriKanunu'nun "Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri" başlıklı 5. maddesişöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıyla millieğitim, kültür, turizm ve spor amaçlı faaliyetleriçin Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veya bazıbölgelerde tamamen kaldırılabilir."
6.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile GenelkurmayBaşkanlığı tarafından izin verilmiş olanlardışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
7.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 -3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dışsınırlarından itibaren en çok ikiyüz metreye kadarolan saha dahilinde yangın ve patlama tehlikesi gösteren hertürlü maddenin imali, depolanması ve satış yerlerininaçılması yasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır,özel güvenlik bölgelerinde mahalli mülki amirler; askerigüvenlik bölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri vehassasiyeti dikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülkiamirler tarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 - 4188/1 md.)Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine vegüvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradakitesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerindeyetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara aittesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiğikişilerden başkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile ilgili birlik komutanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürününyetiştirileceğine mahalli mülki amirler tarafından kararverilebilir."
8.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5)Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkilikomutanlıkça mahallin Mülki Amirine de bilgi verilir.Bölgede bulundukları sürece yabancılara birrefakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkilikomutanlığa bildirirler. Komutanlık, sadece TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının bölgedeki sukaynaklarından faydalanmalarına izin verebilir ve geçişyollarını tespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanlarınuyması gereken kuralları ve bölgeye girişkapıları ile geçiş yollarını yapacağıbir talimat ile tesbit eder. Su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanacak olanlara yetkili komutanlıkça,fotoğraf ve parmak izini ihtiva eden izin belgeleri düzenlenir veyapılması yasak olan davranışlar imza mukabili tebliğedilir. Bu kişiler bu bölgelerden yararlanmalarısırasında kimlik belgeleri ile izin belgelerini birlikteyanlarında taşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesiGenelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür. Eski eserleri vedoğal kaynakları araştırmayı,işletmeyi planlayanveya Türkiye Cumhuriyeti ve yabancı uyruklularcadüşünülen araştırma ve işletmeyidenetlemekle yükümlü olan ilgili kuruluş,isteğiniGenelkurmay Başkanlığına gönderir. GenelkurmayBaşkanlığınca araştırma veya işletmeye izinverilip verilmediği istek sahibi kuruluşa ve yetkilikomutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak,bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlardışındakilere yasaktır.''
9. Yönetmeliğin "Askeri ve özel güvenlik bölgelerindekamulaştırılmayan mallardan yararlanma esasları"kenar başlıklı 24. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlar dışındakiTürk Vatandaşlarının bölgede oturmaları, ziraifaaliyetlerini meslek ve sanatlarını icra etmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiyabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez vekiralanamaz. Bu taşınmazların yabancı uyruklu gerçekkişilere satılması, devredilmesi ve kiralanmasıtaşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir.Valilik iznine tabi hususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncımaddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğinceoluşturulan komisyon tarafından taşınmaz edinimi ya dakiralamanın ülke güvenliğine uygunluğudeğerlendirilerek karara bağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendinde sözüedilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içinde yetkilimakamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
10.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafındanmülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
11.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz el atmahalinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
12.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23/09/1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a ait taşınmazınise on iki yıl boyunca inşaat yasaklarına konu olduğu, buizin ve yasaklar sonucunda taşınmazı satma, kiralama, kullanma,yararlı değişiklikler yapma gibi mülkiyethakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma konusundasıkıntı çektikleri ileri sürülerek yapılanbaşvuruda, “olayda mülkiyethakkına doğrudan el konulmadığı ama verilen izin vegetirilen yasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun dahakkın özüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
13.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662K.2010/651 sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemeksuretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyleİdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özünedokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
14.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan veaskerî tesise sınır olmayan diğertaşınmazların imara açıldığı, butaşınmazlara yapılaşma izni verildiği hâldeaskerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma,taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunmahak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhinkaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisi bulunmaktadır.Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracak şekildebir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamu makamları,kamulaştırılmasına gerek görmedikleri bu durumdakitaşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazların kamulaştırılmasıveya bedelinin tamamına hükmedilmesi gerektiğinden söz edilemezise de çevresinde bulunan taşınmazlar imaraaçıldığı hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle imara açılamayan ve fiilîyapılaşma yasağı da uygulanan taşınmazlarnedeniyle başvurucuların bir zararlarının olduğuaçıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucunavarılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan06/05/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre,İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının ekinde, adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16.Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
17.Dava, davacıya ait ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ...ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarınbulunduğu bölgeye güvenlik duvarı çekildiği,taşınmazların askeri yasak bölge içerisindekalması nedeniyle kullanıma elverişsiz hale geldiği ancakkamulaştırılmadığı ileri sürülerek,kamulaştırma, ağaç ve ecrimisil bedelinin tazminenödenmesi istemiyle açılmıştır.
18.Dosyanın incelenmesinden; davacının ... ili, ... ilçesi,... köyü, ... ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmazların maliki olduğu, taşınmazlarınaskeri bölge içerisinde kaldığı, çekilengüvenlik duvarı nedeniyle taşınmazların meyvebahçesi vasıflarını yitirdiği ve kullanımimkânlarının kalmadığı, ancakkamulaştırma işleminin deyapılmadığınınileri sürüldüğü; adli yargı yerince yapılankeşif ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmazlara fiilen el atmanın söz konusuolmadığı, ancak askeri bölge içerisinde kalmasınedeniyle taşınmazlara ulaşımın ve tarımyapmanın mümkün olmadığının tespitedildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelikte 1. Derece Askeri YasakBölgeler için kamulaştırılma zorunluluğubulunduğu halde taşınmazda kamulaştırmaişlemlerinin dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği,taşınmazların bazı kısıtlamalara maruzkaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belirsiz ve öngörülemez bir zamanabırakıldığı anlaşılmıştır.
19.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
20.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
21.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de, somutuyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022 tarihlive 32025 sayılı RG'de yayımlanarak yürürlüğegiren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 2942 sayılıKanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilenişlemlerin yapılmaması halinde taşınmazlarınmalikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedeleilişkin açılacak davalar, adli yargıdagörülür." hükmü ve uygulamadabirliğin sağlanması amacı gözönünealındığında, fiilen olmasa da hukuken el atılan ancakulaşımı ve kullanımı sınırlandırıldığıiçin fiilen el atılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
22.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Van4. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Yüksekova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2023 tarih ve E.2022/470 K.2023/1030sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Van 4. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Yüksekova1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2023 tarih ve E.2022/470 K.2023/1030sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
06/05/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN