T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/51
KARAR NO : 2024/295
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: Kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olan İSKİ'nin hizmet kusurundan kaynaklı zararın tazmini talebiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : O.G
Vekili : Av. S.S
Davalı : İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. N.Y
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili 15/08/2022 tarihinde İstanbul'da meydana gelen yoğunyağış sebebiyle, kanalizasyon giderlerinde oluşan geritepme sonucunda müvekkilinin konutunu lağım suyubastığını, konutta bulunan tümeşyalarının zarar gördüğünü, kendisininsöz konusu olay nedeniyle üst solunum yolu enfeksiyonugeçirerek hastaneye kaldırıldığını, manevibütünlüğünün zarargördüğünü, oluşan zararların idaretarafından karşılanması için 22/09/2022tarihindeidareye dilekçeylebaşvuruyapıldığını, 10/11/2022 tarihinde idarece verilencevapta idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığını bildirdiğinibeyanla, oluşan zararda idarenin hizmet kusuru bulunduğunu iddiaederek, şimdilik 5.000 TL maddi, 15.000 TL manevi zararın tazminiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdariYargıda
2. İstanbul 10. İdare Mahkemesi 13/11/2023tarih ve E.2023/82, K.2023/2525 sayılı kararıile,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 14/3-a ve 15/1-amaddeleri uyarınca görevyönünden reddine kesin olarak karar vermiş, karar istinafedilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Davalı kamu kurumuolup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını'özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 16. maddesinde; kendikuruluş kanunları gereğince özel hukukhükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekildeişletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köyile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum vekuruluşların dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
2560 sayılı İstanbulSu ve Kanalizasyon İdaresi Genel MüdürlüğüKuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da, İSKİGenel Müdürlüğünün genel kurul, yönetimkurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği,denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllıkçalışma ve yatırımlarınınbilançolarda belirlenerek genel kurulun onayınasunulacağı ve bütçesinin kamu iktisaditeşebbüslerinde uygulanan bütçe formülündedüzenleneceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda İstanbul Su veKanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün de2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamuhizmeti yaptığı ancak, çalışmalarınınözel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacirsıfatını taşıdığı kabul edilmelidir.
Davalının haksızeylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan buuyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalardagörüldüğü gibi, adli yargı yerindeçözümlenmesi gerekir (HGK’nın 21/09/1983 günve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043sayılı kararları).
Nitekim, İstanbul BölgeAdliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 19/07/2023 gün ve E:2023/2418,K:2023/2414 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görevyönünden reddine..."
3.Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. AdliYargıda
4. İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi08/01/2024 tarih ve E.2023/457 sayılı kararı ile,davanın görüm ve çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmışöyledir :
"...Kamu hizmetiyürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğüsırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılandava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetinyürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idareninsorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasınıgerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukukuilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılıKanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargıdavasının görülmesinde ve çözümündeidari yargı yeri görevli bulunmaktadır.
Somut olaya gelince,davacının ikametine 16/05/2021 tarihinde atık su dolmasınedeniyle davalı idare tarafından çalışmayapıldığı, bu çalışmaya rağmen15/08/2022 tarihinde davacının ikametine yeniden lağım suyudolduğu iddia edilmiştir.
Davalı İSKİ’nin02/01/2024 tarihli yazı cevabı ekinde bulunan arızakaydında 12/08/2022 tarihinde davacının adresinde kanalbacası temizliği ve rögar kapağıdeğişikliği işlemi yapıldığı, bu işlemden3 gün sonra davacının ikametinde su baskınıyaşandığı, buna göre davalı idarenin atık suhattında yaptığı çalışma nedeniyleaynı zararın tekrarlandığı sabittir.
İdare Mahkemesince verilenkararda bu hususta açık bir gerekçeyazılmadığı ve bu yönde yeterli bir incelemeyapılmadığı, davalı kurumun 12/08/2022 tarihindeyaptığı bakım işleminden sonra davacınınikametinde meydana gelen zararın hizmet kusuruna dayalı tamyargı davası şeklinde idari yargıda görülmesigerektiği anlaşılmakla olumsuz görevuyuşmazlığı meydana gelmiştir.
...
O halde 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi gereğince somut uyuşmazlıkta idariyargı yolunun görevli olduğu gözetilerek, derdest bulunandava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle külhalinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından eldeki dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi, yargı yoluhakkında verilecek kararın beklenerek sonucuna göre kararverilmesi gerekir.
Yukarıda izah edilen sebeplerleİstanbul 10. İdare Mahkemesinin 2023/82 Esas sayılıdosyasının aslının celp edilerek 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi gereğince dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, uyuşmazlıkçözümlenene kadar eldeki dosyada başkaca bir işlemyapılmamasına karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ:
1-Olumsuz görevuyuşmazlığı hakkında karar vermek üzere 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,
2-İstanbul 10. İdareMahkemesinin 2023/82 Esas sayılı dosyasının ASLININmahkememize gönderilmesinin istenilmesine,
3-Eldeki dosyada yapılacakyargı işlemlerinin 2247 sayılı Kanun'un 19/1. maddesigereğince uyuşmazlık çözümlenene kadarertelenmesine,
Dair, dosya üzerindenyapılan inceleme sonucunda karar verildi..."
5.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 21 ve 16. maddeleriuyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ileDanıştay Başsavcısının yazılıdüşünceleri istenmiştir .
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
A. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanıngörüm ve çözümünün idari yargı yerineait olduğu yönünde yazılı düşüncevermiştir. Yazılı düşüncenin ilgilikısmı şöyledir:
"...Bilindiği gibi, 2560sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ)Genel Müdürlüğü Kuruluş ve GörevleriHakkında Kanun'un 1. maddesinde, İstanbul BüyükşehirBelediyesinin (İBB) su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek vebu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanlardevralmak ve bir elden işletmek üzere İSKİ GenelMüdürlüğü kurulduğu, İSKİ’nin,İBB'ye bağlı müstakil bütçeli ve kamutüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğu,İSKİ personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunuhükümlerine tabi bulunduğu belirtilmiş; 2. maddesininbirinci fıkrasının (b bendinde “b)Kullanılmış sular ile yağış sularınıntoplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılmasıve zararsız bir biçimde boşaltma yerineulaştırılması veya bu sulardan yenidenyararlanılması içir abonelerden başlanarak busuların toplanacakları veya bırakılacakları noktayakadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veyayaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya dakurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunlarınbakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekliyenilemelere girişmek,”, (d) bendinde “Su ve kanalizasyonhizmetleri konusunda hizmet alan içindeki belediyelere verilengörevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak’İSKİ'nin görev ve yetkileri arasındasayılmış; 4. maddesinde, İBB Meclisinin, İSKİGenel Kurulu olarak görevli ve yetkili olduğu açıklanmış,Ek 5. maddesinde (05.06.1986 - 3305/3 md. ile gelen Ek 4 madde hükmüolup madde numarası teselsül ettirilmiştir.), bu Kanun'undiğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağıbelirtilmiştir.
2560 sayılı Kanun'un 1.maddesinin açık hükmü karşısındadavalı İSKİ Genel Müdürlüğünün birkamu tüzel kişisi olduğu ve bir kamu hizmetin ifası ilegörevlendirildiği kuşkusuzdur.
İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğunedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılacak davalar ile idarenin aynı plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, suyolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarımuhtel olanlar tarafından açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, iptal ve tamyargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerine ait olduğu yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Olayda, davacıya ait evde,kanalizasyon şebekesinin yetersiz kalması sonucu biriken yağmursularını tahliye edememesi ve biriken yağmur sularınınbina içerisine girişi ile gerçekleştiği iddiaedilen olay sonucu evde meydana gelen toplam zararın faiziyle birliktetazmini istemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmeklegörevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişindeveya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veyaboşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötüişlemesi veya hiç işlememesi hallerindegerçekleştiği ve bunun idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yolaçtığında kuşku bulunmamaktadır.
Öte yandan, kamu hizmetinin,yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka birnedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınyargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 2. maddesinde “İdari davatürleri” arasında sayılan “İdari işlem veeylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafındanaçılacak tam yargı davası'1'’ kapsamında,idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin28.11.2022 tarihli ve 2022/366 E., 2022/629 K. sayılı kararındada benzer hususlar vurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, davalı idarenin hizmet kusurunedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi niteliğindekidavanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, İstanbul Anadolu29. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun kabulüyle, İstanbul10. İdare Mahkemesinin 13.11.2023 tarihli ve 2023/82 E., 2023/2525 K.sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasınakarar verilmesi gerekmektedir..."
B. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
7.Danıştay Başsavcısı, davanın görüm veçözümünün idari yargı yerine ait olduğuyönünde yazılı düşünce vermiştir.Yazılı düşüncenin ilgili kısımışöyledir:
"...Anayasanın 125.maddesi uyarınca idare, kamu hizmetini yürüttüğüsıradaki eylemleri nedeniyle kişilerin uğradıklarızararları tazminle yükümlüdür.
2560 sayılı Kanunlakurulmuş olan su ve kanalizasyon idarelerinin kamu tüzel kişisioldukları ve yapmakla yükümlü bulundukları altyapı hizmetlerinin kamu hizmeti niteliğinde olduğuaçıktır. Bir başka anlatımla, su ve kanalizasyonidareleri kamu hizmeti niteliği taşıyan alt yapıhizmetlerini idare hukuku ilke ve kurallarına göre kamusal yetkikullanarak yapmak ve sürdürmekle görevlikılınmıştır. Bu itibarla kanunen yürütmekleyükümlü kılındıkları görevleraçısından bu idareler Türk Ticaret Kanununa göretâcir sayılamayacakları gibi özel hukuka tâbibazı iş ve işlemlerinin mevcut olması kamu hizmetiniteliği taşıyan alt yapı hizmetlerinden doğansorumlulukları bakımından idare hukuku ilke ve kurallarınatâbi tutulmalarına engel teşkil etmemektedir.
Davalı idareninsorumluluğunda bulunan kanalizasyonun tıkanması nedeniyledavacının evini su basması sonucundauğranıldığı ileri sürülen maddî vemanevî zararlara ilişkin tazmin sorumluluğu, özel hukuktankaynaklanan bir sorumluluk olmayıp davalı idarenin alt yapıhizmetini kusurlu yürütmesinden kaynaklandığıiddiasına dayandığından, idare hukuku kurallarınagöre değerlendirilmesi gereken bir sorumluluktur.
Bu itibarla,uğranıldığı ileri sürülen zarar, 2560sayılı Kanun uyarınca kamu tüzel kişisi olarakkurulmuş olan İSKİ GenelMüdürlüğü'nün anılan Kanunlabelirlenmiş olan alt yapı tesisini kurma ve işletme görevikapsamında sunmuş olduğu kamu hizmetinin kötüişlemesi, hiç işlememesi ya da eksik işlemesibiçiminde ortaya çıkan hizmet kusuru veya başkanedenlerle idarenin kusursuz sorumluluğu bulunup bulunmadığınıntespitini gerektirdiğinden ve bu hususların belirlenmesi idare hukukuesaslarına göre yapılabileceğinden, İdarîeylemden doğan zararın tazmini talebiyle açılan budavanın görüm ve çözümünde 2577sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanununun 2.maddesinin (1-b) işaretli bendi uyarınca İdarî yargımercii görevli bulunmaktadır.
Nitekim, UyuşmazlıkMahkemesinin 27/02/2023 tarihli ve E:2022/758, K:2023/109 sayılıkararı da bu yöndedir.
SONUÇ : Açıklanannedenlerle, uyuşmazlığın görüm veçözümünde İdarî yargınıngörevli olduğu düşünülmektedir..."
IV. İLGİLİ HUKUK
8. Anayasa'nın "Yargıyolu" başlıklı 125. maddesinin yedincifıkrası şöyledir:
"İdare, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
9.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesinin 1. fıkrasışöyledir :
"1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar.
10.2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü Kuruluş ve Görevleri HakkındaKanun'un"Kuruluş"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"(Değişik:7/2/1983-KHK 56/1 md.; Aynen kabul: 23/5/1984 - 3009/1 md.)
İstanbul BüyükŞehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek vebu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kuruluolanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Suve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğükurulmuştur.
İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi Genel Müdürlüğü bu Kanunda İSKİolarak anılır.
GenelMüdürlüğün hizmeti, İstanbul BüyükŞehir Belediyesinin görev alanı ilesınırlıdır. Ancak, şehrin yararlandığısu kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler,büyük şehir belediye sınırlarıdışında da olsa bu kuruluş tarafındanyürütülür. Ayrıca İçişleri ileBayındırlık ve İskan bakanlıklarının teklifiüzerine Bakanlar Kurulu anasistem ile ilgili başka belediye veköylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu GenelMüdürlüğe verebilir.
İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinebağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzelkişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir."
11.2560 sayılı Kanun'un"Görevve yetkiler" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"İSKİ'nin görevve yetkileri şunlardır:
a) İçme, kullanma veendüstri suyu ihtiyaçlarının her türlüyeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması veihtiyaç sahiplerine dağıtılması için;kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisinetüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göretesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıpişletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak,yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
b) Kullanılmış sularile yağış sularının toplanması, yerleşimyerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız birbiçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya busulardan yeniden yararlanılması için abonelerdenbaşlanarak bu suların toplanacakları veyabırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisinetüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde buprojelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanlarıdevralıp işletmek ve bunların bakım veonarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemeleregirişmek,
c) Bölge içindeki sukaynaklarının, deniz, göl, akarsukıyılarının ve yeraltı sularınınkullanılmış sularla ve endüstri artıkları ilekirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasınayol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerdebulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik,idari ve hukuki tedbiri almak,
d) Su ve kanalizasyon hizmetlerikonusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleriyürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,
e) Her türlütaşınır ve taşınmaz malı satın almak,kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç vegereçleri satmak, İSKİ'nin hizmetleriyle ilgili tesisleridoğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özelkuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatlakurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,
f) Kuruluş amacınadönük çalışmaların gerekli kılmasıhalinde her türlü taşınmaz malıkamulaştırmak veya üzerinde kullanma hakları tesisetmek."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan08/07/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Asliye HukukMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece adli yargı dosyasınınekindeidariyargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hakim Şerife ÖZDOĞAN'ın davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava, aşırı yağış ve kanalizasyonuntıkanması nedeniyle davacının evini su basması sonucuuğranılan zararın, olayda kusur ve sorumluluğubulunduğu iddiasıyla davalıdan tazmini istemiyleaçılmıştır.
15.Dava dosyasının incelenmesinden; davacının kiracıolarak oturduğu ikamette 15/08/2022 tarihinde meydana gelen yoğunyağış nedeniyle kanalizasyonunun tıkanması sonucuoturduğu evi su bastığı, eşyalarının zarargördüğü anlaşılmıştır .
16.Kamu hizmetini yürüten davalının bu hizmetiyürüttüğü sırada verdiği zararıntazmini istemiyle açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanması gerekmektedir.
17.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukukaaykırı olduğu nedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılacak davalar ile idarenin aynıplan ve projeyegöre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, suyolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesive bakımı sırasında kişilere verdiğizararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacakdavaların görüm veçözümünün, iptal ve tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu,özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğüiddiasıyla açılacak müdahalenin men’ive meydanagelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyetetecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerindeçözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarlakabul edilmiş bulunmaktadır.
18.Kamu hizmetinin sunulması esnasında, hizmetin hiçişlememesi, geç işlemesi, kötü işlemesi gibidurumlar, idarenin hizmet kusuru olarak adlandırılır. Bukapsamda bireyler nezdinde gerçekleşen zararların da, idareninkusura dayanan sorumluluğu sebebiyle tazmini gerekmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesikapsamında bulunan tam yargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.
19.Buna göre yukarıda anılan mevzuat hükümleri veyerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzelkişiliğini haiz İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğünün, faaliyet alanıiçerisine giren kamu hizmetini yerine getirirken oluştuğuiddia edilen zararın tazmini istemiyle açılan davanınidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
20.Yukarıdabelirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbulAnadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun kabulüile;İstanbul 10. İdare Mahkemesinin13/11/2023 tarih ve E.2023/82,K.2023/2525 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 13/11/2023tarih ve E.2023/82, K.2023/2525 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
08/07/2024 tarihinde Üye NilgünTAŞ'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Davacıtarafından açılan iş bu davada, davalıİstanbulSu ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü’nün sorumluluğunda bulunandavalı idarenin hizmet alanı kapsamındaki ikamette yoğunyağış nedeniyle kanalizasyon tıkanması nedeniyleoluşan maddive manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır .
Davakonusu uyuşmazlığa baktığımızda TBK'nın49. maddesi gereğince bir haksız fiil söz konusudur.TBK’nın 49/1. maddesinde aynen “ kusurlu ve hukukaaykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararıgidermekle yükümlüdür” ifadesi yer almaktadır.Davaya konu olayda haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemi olduğukonusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusuitibariyle değerlendirildiğinde, özel hukuktan kaynaklanan veyine özel hukuk hükümlerine göreçözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık olduğuanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığıntaraflarına baktığımızda bir dvacınıngerçek kişi, davalının ise özel hukukhükümlerine göre faaliyet gösteren kamu hukuku tüzelkişisi olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.Uyuşmazlık açısından davalının vasfıdaha önemli olup, davalı özel kanunla kurulan bir kamu hukukutüzel kişisidir.
Davalılardanİski Genel Müdürlüğü, bir kamu kurumudur veİstanbulBüyükşehir Belediyesi’nebağlıdır. Davalı kamu kurumu olup kamu hizmetiniteliğindeki çalışmalarını özel hukukkuralları altında yapmaktadır. TTK’nın 16.maddesinde, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukukhükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekildeişletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzelkişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerindahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
Buaçıklamalar ışığında, davalılardanİSKİ'nin bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmetiyaptığı; ancak, çalışmalarınınözel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacirsıfatını taşıdığı benimsenmelidir.Haksız eylem niteliğindeki tutumundan kaynaklananuyuşmazlığın da, adli yargı yerindeçözümlenmesi gerekir. Bu yönde yargısal uygulamalaryerleşiktir. (HGK’ nun 21.9.1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823ile 29.11.1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararlan).
İdariyargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlereyöneltileceğini düzenleyen 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idariyargı yerlerinde sadece ilgili idareye karşı davaaçılabilir. Özel hukuk tüzel kişileri vegerçek kişiler hakkında idare mahkemelerinde davaaçılamaz. Davacı, faaliyetini özel hukukhükümlerine göre yürüten davalınınhaksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını ilerisürüp istekte bulunduğuna göre davanın görümve çözüm yeri idari yargı yeri olmayıp adliyargı yeridir(Y. 4. HD, 19.02.2014 Tarih ve 2014/2006 E, 2014/2735 K).
Tümbu hususlar dikkate alındığında, davaya konuuyuşmazlığın adli yargının görevalanına girdiğini düşündüğümdensayın çoğunluğun aksi yöndekigörüşüne katılmıyorum.
Üye
Nilgün TAŞ