T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/252
KARAR NO : 2024/280
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: Davacının oğlunun askerlik hizmeti sırasında vefat ettiğinden bahisle vazife malulü sayılması istemiyle açtığı davada, 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanun'a tabi bir hizmetin bulunmadığı gözetilerek, aynı Kanun'un 101. maddesi hükmü kapsamında ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğu hk.
KA R A R
Davacı : E.A
Vekili : Av. İ.K
Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekilleri : Av. M.B
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin oğlu Jandarma Komando ErM.A’nın Van Başkale Jandarma Komando TaburKomutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta ikenateşli silah yaralanmasına bağlı olarak 28/12/2009tarihinde şehit olduğunu, 5434 sayılı Kanun kapsamındavazife malulü sayılması amacıyla 31/07/2019 tarihindedavalı Kuruma başvuru yapıldığını, Kurumun03/09/2019 tarihli cevabi yazısıyla olumsuz cevap verdiğini,müvekkilinin oğlunun tehlikeli bir kamu hizmetini yerine getirirkenşehit olduğunu, bu nedenle de vazife malulü sayılmasıgerektiğini, emsal kararlarda askerlik görevini yerine getirirkenpsikolojisi bozulduğu için intihar ettiği iddia edilenaskerlerin vazife malulü sayılmasına karar verildiğini,6353 sayılı Kanun ile de vazife malullüğününkapsamının genişletildiğini beyanla, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin oğlu M.A ’nınilgili Kanun kapsamında vazife malulü sayılmamasıyönündeki davalı kurum işleminin iptaline,müteveffanın vazife malulü olduğunun kabulü ilemüvekkiline vazife malullüğü aylığıbağlanarak müteveffanın vefat ettiği 28/12/2009 tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Ankara 10. İdare Mahkemesi 25/12/2019 tarih veE.2019/1670 K.2019/2593 sayılı kararı ile, davadaadli yargı mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-amaddesi uyarınca, davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önce memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, dahaönce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi, bunların emeklilikaylıkları ile mirasçılarınınaylıkları bakımından da aynı Kanun hükümlerininuygulanmaya devam edileceği; bu Kanun'un yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ve/veya memur ve kamugörevlisi olarak çalışmamış olup sadeceİş Kanunu'na tabi sigortalı hizmeti bulunanların ise 5510sayılı Kanunun 4/c. maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanun'un değil, 5510sayılı Kanun'un öngördüğü kural veesasların uygulanacağı, dolayısıyla bundandoğacak ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır.
Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının 11/07/1990 tarihinde doğmuş olanoğlunun Van Başkale Jandarma Komando Tabur Komutanlığıemrinde jandarma komando er rütbesiyle askerlik görevini yapmaktaiken 28/12/2009 nöbet yerinde zimmetinde bulunan silah ilebaşına ateş etmek suretiyle intihar ettiği, vefat olayınınvazifesinden kaynaklandığı iddiasıyla vazife malulüsayılarak vazife malullüğü maaşı ödenmesiistemiyle davacı tarafından 31/07/2019 tarihli dilekçe ileyapılan başvurunun davalı idarenin 03/09/2019 tarih ve89.891.044 sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda,davacının müteveffa oğlunun doğum ve askere sevktarihleri itibariyle 5510 sayılı Kanun'a tabibulunduğu, 5434sayılı Kanun'a tabiherhangi bir hizmetininisebulunmadığı dosya kapsamındananlaşıldığından, vazife malullüğüiddiasına dayanılarak aylık bağlanması istemininreddinden doğan dava konusu uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün adli yargımahkemelerinin görev alanına girdiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim, benzer biruyuşmazlıkta adli yargı merciinin görevli olduğunadair Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 08/07/2019 tarih ve E:2019/442K:2019/503 sayılı kararı da bu yöndedir..."
3.Davacı vekili, bunun üzerine aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Ankara 25. İş Mahkemesi 21/04/2022 tarih ve E.2020/60, K.2022/185sayılı kararı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek, 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesiuyarınca müteveffanın vazife malulü sayılmasıgerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar vermiş, bukarara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur. Kararınilgili kısmı şöyledir:
"...5510 sayılıKanunun vazife malullüğüne ilişkin 47. maddesinde; "BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) Bendi kapsamındasigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazifemalûllüğü hükümleri uygulanır. 25 incimaddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifeleriniyaptıkları sırada veya vazifeleri dışındaidarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine aitbaşka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarınınmenfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerincesağlanan bir taşıtla işe gelişi ve iştendönüşü sırasında veya işyerinde meydanagelen kazadan doğmuş olursa, buna vazifemalûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazifemalûlü denir.Vazife malûllükleri; a) Keyif vericiiçki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, b) Mevzuat ve emirdışında hareket etmiş olmaktan, c) Yasak fiilleriyapmaktan, d) İntihara teşebbüsten, e) Her ne suretle olursaolsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zararverme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlarhakkında vazife malûllüğü hükümleriuygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Mezkur madde hükmünde maluliyetin görevinyapılması sırasında görevin neden ve etkisindendoğması halinde ilgilinin vazife malulü sayılmasınınilke olarak kabul edildiği, maddenin 2. fıkrasında vazifemalulü sayılmaması sonucunu doğuran nedenlerinsayıldığı, görev ile maluliyetin doğumuarasında nedensellik bağının aranması gerektiği,ilgilinin hukuka aykırı sonucu bildiği veaçıkça istediği veya hukuka aykırı sonucuöngörmekle birlikte açıkça istemediği ya daaynı koşullarda makul bir kimseden beklenen en basit dikkat veözeni göstermediği hallerde artık görev ile maluliyetidoğuran eylem arasında nedensellik bağından sözedilemeyeceği açıktır.
Tüm dosya kapsamı incelenipdeğerlendirildiğinde; davacınınmurisinin intihar sonucuyaşamını yitirdiği nöbet mevzisinde iken meydana gelenölüm aylığının vazifeden kaynaklanmadığınınispat yükümlülüğünün resmi birimlere aitolduğu, devletin karşılıksız olarak sadece vatanigörev olması nedeniyle zorunlu askerlikyükümlülüğünü yerine getiren kişileri,bulunduğu durum ve konum nedeniyle oluşabilecek tüm risklerekarşı korumak zorunda olduğu, davacının daha öncede askerlik görevini yaptığı esnada meydana gelen intiharöyküsünün olduğu, mermi alırken yakalanmasınedeniyle hakkında soruşturma bulunduğu, intiharolayının bir gün öncesinde telefonyakalattığı için hakkında tutanak tutulduğu, bukapsamda davacı murisinin intihar ederek yaşamına son vermesiningörevin zorluklarından ve görev nedeniyleyaşadığı psikolojik zorluklardankaynaklandığı; davacı murisinin ölümüolayının vazife malullüğü kapsamında kabuledilmesi gerektiği ve davacıya bu kapsamda aylıkbağlanması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne..."
5.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 21/12/2023 tarih veE.2022/1593, K.2023/2837 sayılı kararı ile, dava şartıyokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken,davaya bakılmış olmasının hukuka aykırıolduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ilemahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yenidengörülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesinekesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Somut olayda, VanBaşkale Jandarma Komando Tabur Komutanlığı 2 nolunizamiyede askerlik görevini yapmakta iken ateşli silahyaralanması sonucu vefat eden M.Ahakkında vazifemalullüğüne ilişkin hükümlerinuygulanmamasından kaynaklanan uyuşmazlığın 5510sayılı Kanunun Geçici 18. maddesinin atıfta bulunduğu5434 sayılı Kanun hükümleri uyarıncaçözümlenmesi gerektiğinden, davanın görümve çözümünün idari yargı yerine aitbulunduğu anlaşıldığından 6100 sayılıHMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan"yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usuldenreddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerekyazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.(Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24/12/2018 tarih, 2018/4329 Esas ve2018/11036 Karar sayılı kararı)
Yukarıda yer alanmaddi ve hukuki açıklamalar ışığında,davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun açıklanangerekçeyle kabulü ile mahkeme kararının 6100sayılı HMK’nın 353/1-a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasınave davanın yeniden görülmesi için dosyanınkararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak kararverilmiştir..."
6. Ankara 25. İş Mahkemesi 20/02/2024 tarih veE.2024/27, K.2024/91 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre çözümlenmesigerektiğinden idari yargının görev alanınagirdiği ve yargı yolunun caiz olmaması gerekçesiyledavanın usulden reddine karar vermiş, bu karar istinaf edilmeksizinkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Tüm dosya kapsamıincelenip değerlendirildiğinde; davacı murisinin askerlikgörevini yapmakta iken hayatını kaybettiği, murisin vazifemalulü sayılması talebinin (5510 sayılı KanununGeçici 18. Maddesi atfıyla) 5434 sayılı Kanunhükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğive uyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiği, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 2018/4329 Esas 2018/11036 Karar sayılı emsalkararlarının da bu yönde olduğu anlaşılmakladavanın dava şartı olan "yargı yolunun caizolmaması" nedeniyle usulden reddine dair aşağıdakikarar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Yargı yolu caizolmadığından, HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince;dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USULDENREDDİNE..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
7.5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu'nun "VazifeMalullüğü Aylığı" üstbaşlığı altında düzenlenen 56. maddesişöyledir:
"(Değişik:18/3/1976-1976/1 md.)
Muvazzaf, yedek vegönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veyacelp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında,yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerekokuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulüolmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarınagöre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncımaddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının,daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardankazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğineesas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademetutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilikgösterge tablosunda karşılığı olan derece vekademe tutarının,% 70’i üzerinden aylıkbağlanır.
(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/68md.; Değişik fıkra: 2/1/2017-KHK-680/29 md.; Aynen kabul:1/2/2018-7072/28 md.) Harp okulları ve astsubay meslekyüksekokullarında okuyanlar, Jandarma ve Sahil GüvenlikAkademisi fakülte ve yüksekokullarında okuyanlar,üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Milli SavunmaBakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve SahilGüvenlik Komutanlığı adına öğrenimgörenler ya da kendi hesabına öğrenim görmekte ikenMilli Savunma Bakanlığı, Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınam ve hesabına okumaya devam edenler, Polis Akademisi ile Polis MeslekEğitim Merkezlerinde veya üniversitelerin fakülte veyüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğühesabına öğrenim görenler veya kendi hesabınaöğrenim görmekte iken Emniyet GenelMüdürlüğü hesabına öğrenim görmeyedevam edenler, Emniyet Genel Müdürlüğü veyaMillî İstihbarat Teşkilatı hesabınaaçılan okullarda öğrenim görenler ile Milli SavunmaBakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, SahilGüvenlik Komutanlığı veya Emniyet GenelMüdürlüğü adına öğrenim görmeküzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan; 5510sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalısayılmamış olup bu öğrenimleri veya eğitimlerinedeniyle 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle MücadeleKanunu kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarakhayatını kaybedenlerin hak sahibi yakınlarına veyaengelliliğinin derecesi itibarıyla bu Kanun hükümlerinegöre malul olduğuna karar verilenler, birinci fıkrahükümlerinden aynı şekilde yararlandırılırlar.
Bu suretle bağlanacakaylıklarına, maluliyet derecelerine göre, 55 nci maddedegösterilen nispetlerde zam yapılır.
Askerlik vazifesini veya yedeksubaylık ve yedek astsubaylık hizmetini başkasınınyerine yaptığı anlaşılanlara aylıkbağlanmaz."
8.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasıbakımından kişileri güvence altına almak; busigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, buhaklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanmayöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genelsağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûlve esasları düzenlemektir."
9.5510 sayılı Kanun'un "Kapsam"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun; sosyal sigortalarile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri,işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanununuygulanması bakımından gerçek kişiler ile hertürlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini vetüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşlarıkapsar."
10.5510 sayılı Kanun'un "Tanımlar"başlıklı 3. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"Bu Kanununuygulanmasında;
...
30) (Ek: 17/4/2008-5754/1 md.)Vazife malûllüğü: Bu Kanunun 47 nci maddesinde
tarif edilen vazife ve/veya harpmalûllüğü hallerini
...
ifade eder."
11.5510 sayılı Kanun'un "Malûlsayılma" başlıklı 25. maddesinin ilgilikısımları şöyledir:
"...(Değişik:17/4/2008-5754/13 md.)
Yedek subay, yedek astsubay veyaerbaş ve er olarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harpdolayısıyla görevleri ile ilgileri kesilmeksizin silâhaltına alındıkları dönemde malûl olup, bumalûllükleri asıl görevlerini veya işlerini yapmayamani olmayanlar hakkında, bu hastalık veya engellilik hâllerisebebiyle malûllük sigortasına ilişkin hükümleruygulanmaz.
...
4 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar,hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazladevam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine vedoğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarıncamalûl veya 47 nci madde hükümlerine göre vazifemalûlü sayılırlar.
..."
12.5510 sayılı Kanun'un "Vazifemalullüğü" başlıklı 47.maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:
"(Değişik:17/4/2008-5754/27 md.)
Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında sigortalı olanlar için aşağıdakihallerde vazife malûllüğü hükümleriuygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük;sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veyavazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleriherhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken buişlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıylabir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtlaişe gelişi ve işten dönüşüsırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuşolursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlarada vazife malûlü denir.
...
Süresi içerisindebildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları,sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiylegöreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip edenaybaşından itibaren bağlanır. (Ek cümle:4/7/2012-6353/82 md.; Değişik ikinci cümle: 12/7/2013-6495/97md.) Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve AylıkBağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanunhükümleri uygulanarak aylık bağlanmasınıgerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncımaddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden,sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya devam edenlere ise görevdenayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerekkalmaksızın sınıf veya görev değiştirerekçalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başındanitibaren aylık bağlanır.
Vazifemalûllüğü süresi içerisinde bildirilmeyensigortalılara; kamu idareleri ya da sigortalılar veya haksahiplerince sonradan yapılacak bildirim üzerine, vazifemalûllüklerinin belgelenmesi ve müstahak olmalarışartıyla, bu Kanunun zamanaşımı hükümleridikkate alınmak suretiyle vazife malûllüğüaylığı bağlanır veya bağlanmış olanaylıklar düzeltilir. Bu durumda sigortalı veya hak sahiplerinebağlanacak aylık ya da aylık farklarının, vazifemalûllüğünün bildirildiği tarihe kadar olantoplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir.
...
Subay, astsubay, uzman jandarma,uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile TürkSilâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddeninbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakisigortalılardan;
a) Harpte fiilen ateşaltında,
b) Harpte, harp bölgelerindekiharp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât vehizmetlerin sebep ve etkileriyle,
c) Harpte veya harbehazırlık devresinde her çeşit düşmansilâhlarının etkisiyle,
d) Askerî harekâtıgerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında,bu hareketlerin sebep ve etkisiyle,
e) Barışta veyaolağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuşyapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirlegörevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki veyerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapandalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirlegörevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıçkıtasında bulunanlardan denizaltıcılığınveya dalgıçlığın çeşitli sebep veetkileriyle,
f) Anayasanın 92 nci maddesiveya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleruyarınca Türk Silâhlı Kuvvetleri, Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığımensuplarının yabancı ülkelere gönderilmesinigerektiren durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerindenitibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancıülkelerde veya yurda dönüş sırasında,
vazife malûlü olanlaraharp malûlü denir.
...
Bunlardan uzman erbaş vesözleşmeli erbaş ve erlere bulundukları kademeninüç ilerisindeki kademenin, uzman jandarmalara bulunduklarırütbenin bir üst rütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarlayarbay rütbesine kadar (yarbay hariç) bir üst rütbeninaynı kademesinin, yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay,kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst rütbenin, buKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında bulunan sigortalılara ise bir üst derecesine veyakademesine karşılık gelen prime esas kazancı üzerindenaylık bağlanır.
..."
13.5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
14.5510 sayılı Kanun'un "5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri" başlıklı geçici 4.maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:
" (Değişik: 17/4/2008-5754/68md.)
Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harpmalûllüğü zammı, diğer ödemeler veyardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 incimaddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olanşartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesinedevam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmetsüresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetimaylığı almakta olanların, aylık ve diğerödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindekişartları haiz oldukları müddetçe devam edilir.
Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklarile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebindebulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır.
5434 sayılı Kanunagöre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmayabaşlayanlardan vazife malûllüğü kapsamınagirenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birincifıkrasına göre işlem yapılır. (Ek cümle:4/7/2012-6353/85 md.) 5434 sayılı Kanunun mülgahükümlerine göre vazife malullüğüaylığı bağlananlardan malullüklerinin sürekliolduğuna Kurum Sağlık Kurulunca karar verileniştirakçiler yine aynı Kanunun 40 ıncı maddesindebelirtilen yaş hadleri ile özel kanunlarındaki yaşhadlerini doldurduğu tarihe kadar yeniden muayene edilmelerini Kurumdanisteyebilir.
..."
15.5510 sayılı Kanun'un "Bazıaylık tazminat ve yardımlara ilişkin geçişhükümleri" başlıklı geçici 18.maddesi şöyledir:
(Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
İlgili kanunlarında düzenlemeyapılıncaya kadar;
a) 8/6/1949 tarihli ve 5434sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasındabelirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten kaldırılanmaddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göre vazife veya harpmalûlü sayılması gerekenlerin ve TürkSilâhlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı veSahil Güvenlik Komutanlığı tarafındangörevlendirildiği tarihte uzun vadeli sigorta kollarına tabiolarak çalışmayanlardan bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanuna göreharp malûlü sayılması gerekenlerin kendileri ilebunların dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında buKanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerinuygulanmasına devam olunur.
b) 5434 sayılı Kanunun ek77 nci maddesinin birinci fıkrası ile bu Kanunun 47 nci maddesininsekizinci fıkrasında sayılanlara ve bunlarınhaksahiplerine, ilgili kanunları ve bu Kanun çerçevesindebağlanacak aylıkları toplamının, emsallerinin 5434sayılı Kanunun ek 77 nci maddesine göre yükseltilerek hakkazandıkları aylıklardan düşük olmasıhalinde, aradaki fark ayrıca ödenir.
c) 18/3/1924 tarihli ve 442sayılı Kanunun ek 16 ncı maddesi, 24/2/1968 tarihli ve 1005sayılı Kanun, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Kanun,11/10/1983 tarihli ve 2913 sayılı Kanun, 28/5/1986 tarihli ve 3292sayılı Kanun, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanun ileyılı bütçe kanunlarına ekli cetveller kapsamınagiren kişilere ve diğer kanunlarda yapılan atıflarsebebiyle 2330 sayılı Kanun esas alınarak ilgililerineaylık, tazminat ve ek ödeme verilmesi ile yardım işlemlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanmaddeleri dahil 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerininuygulanmasına devam edilir.
(Ek fıkra: 16/6/2010-5997/11md.) Polis Akademisinde öğrenim görmekte olanöğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.
(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/87md.) Bu madde kapsamına giren ve malullüklerinin sürekliolduğuna Kurum Sağlık Kurulunca karar verilen geçici vegönüllü köy korucuları ile 2330 sayılıKanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (f)bentlerinde sayılan hizmetlerinden dolayı malullükaylığı bağlananlar 442 sayılı Kanundaöngörülen yaş hadlerine kadar, er ve erbaşlar askerlikçağı dışına çıktıklarıtarihe kadar yeniden muayene edilmelerini Kurumdan isteyebilir.
Bu madde kapsamına girenleriçin yukarıdaki fıkralar gereğince Kurumunyükleneceği ilâve giderler, ödeme tarihinden itibaren engeç iki ay içinde faturası karşılığıHazineden tahsil edilir."
B. Yargı Kararı
16. 5510 sayılı Kanun'un 101.maddesinin iptali istemiyle açılan davada verilen AnayasaMahkemesinin 22/12/2011 tarihli ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararında,özetle;5510 sayılı Kanun'a 5754 sayılı Kanun ile eklenengeçici 4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce5434 sayılı Kanun kapsamında bulunan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği belirtilmiş, 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğünden sonra Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasaya aykırılıkgörülmemiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan08/07/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adliyargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine, son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18.Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
19.Dava, davacının oğlunun askerlik hizmetiniyaptığı sırada 28/12/2019 tarihinde vazifenin etkisi sonucubunalıma girerek intihar ettiği iddiasıyla, tarafına vazifemalullüğü aylığı bağlanması talebiyleyapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin davalıidare işleminin iptali ve vazife malulü emekli aylığıbağlanması istemiyle açılmıştır.
20.5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile 5434sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun bazı maddeleriyürürlükten kaldırılmış, kamu tüzelkişiliğine sahip Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı, hiç bir işleme gerek kalmaksızın,bu Kanun'un yürürlük tarihi itibarıyla görevleri ilebirlikte, 1. maddeye dayanılarak kurulan kamu tüzelkişiliğine sahip Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmiştir.
21.5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'u,1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar KurumuKanun'u, 2925 sayılı Tarım İşçileri SosyalSigortalar Kanun'u, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına veHesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanun'u ve 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun'ukapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonragöreve başlayanlar yönünden, prim esasına dayalısigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurlarıve diğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretleçalışanlar, tarım işlerinde ücretleçalışanlar, kendi hesabına çalışanlar vetarımda kendi hesabına çalışanları kapsayanbeş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak veyükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplanmıştır.
22. Bu durumda, yukarıda yer verilen Kanunhükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı nazaraalındığında, davacının askerlik hizmetini yerinegetirirken vefat eden oğlunun 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmeden önce 5434 sayılı Kanun'atabi hizmetinin bulunmadığı, müteveffanın 25/02/2009tarihinde zorunlu askerlik hizmeti kapsamında silah altınaalındığı, olayın 28/12/2009 tarihindeyani 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten sonra vuku bulduğu,uyuşmazlığın davacıya 5510 sayılıKanun'un 47. maddesi kapsamında vazife malulü aylığıbağlanıp bağlanamayacağına ilişkin olduğugörülmekle, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesindekidüzenleme karşısında bu Kanun'un uygulanmasındankaynaklanan davanın görüm ve çözümündeadli yargının görevli bulunduğu sonucunavarılmıştır.
23.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak;Ankara 25. İş Mahkemesinin 20/02/2024 tarih ve E.2024/27, K.2024/91sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Ankara 25. İş Mahkemesinin 20/02/2024 tarih ve E.2024/27, K.2024/91sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/07/2024tarihinde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN