T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/284
KARAR NO : 2024/261
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: Gerçek kişiye karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : R.H
Vekili : Av. A.M
Davalılar : 1-K.H 2-N.H
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacıvekili, müvekkili R.H'in, Suriye'de çıkan içkarışıklıklar ve savaş ortamından dolayıuzun yıllar önce yedi çocuğuyla birlikte Türkiye'yesığındığını, Suriye'deyaşadığı dönemde kız kardeşi N.H 'in eskieşiyle çocuk sahibi olamadığından, özkızı K.H 'i büyüttüğünü, hastalıksonucu eşini kaybeden, daha sonraları da Türkiye'yesığınan teyze 'Çocuğu büyüten' N.H 'in, odönem medeni durumunun dul olmasından ve Kevser'i bizzat kendisibüyüttüğünden Şanlıurfa İlGöç İdaresi kayıtlarınaküçüğü kendi nüfusunda gösterdiğini,bu nedenle ikametinin de teyzesinin yaşadığıŞanlıurfa ilinde göründüğünü, ancakmevcut durumda küçük K.H 'in müvekkili ile birlikteBismil ilçesinde yaşadığını, Suriye ArapCumhuriyeti nüfus kayıtlarına göre deküçük K.H 'in müvekkilinin öz kızı olarakresmiyette kayıtlı olduğunu belirterek, davanınkabulüne, küçüğün annesinin davacıolduğunun tespitine, Diyarbakır İl Göç İdaresibaşta olmak üzere gerekli tüm yasal merciilere söz konusutespitin müzekkeresi konusunda gereğinin yapılmasınakararverilmesini talep ederek adli yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 12/01/2024 tarih veE.2024/6, K.2024/12 sayılı kararı ile, davada idariyargının görevli olması nedeniyle mahkemeleriningörevsizliğine, görev hususunun HMK'nın 114/1-chükmü kapsamında "davaşartı" niteliğinde olması nedeniyle veHMK'nın 115/2 hükmü uyarınca davanın usulden reddine,davaya bakmaya Diyarbakır İdare Mahkemesinin görevliolduğuna karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Somut olayda;davacının taleplerinin nüfus kütüklerindekikayıtların düzeltilmesine yönelik olmadığı,nitekim tarafların Suriye vatandaşı oldukları,Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 22. maddesi uyarıncadüzenlenen ve nüfus kütüğüyle ilgisi bulunmayanGeçici Koruma Kimlik Belgelerindeki bilgilerin düzeltilmesineyönelik olduğu, bu yönüyle taleplerin 5490 sayılıNüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında nüfus hizmeti olarakdeğerlendirilmesinin mümkün olmadığıgörülmektedir.
Bu durumda 6458 sayılıKanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında; söz konusubelgedeki hatalı anne kaydının idari işlem yoluyladavalı idarece yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla,5490 sayılı Kanun kapsamında olmadığıanlaşılan geçici koruma kimlik belgelerinde yer alankayıtların düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurularınreddine ilişkin işlemlere karşı açılacakdavaların, anılan Kanun'un 36. maddesinde düzenlenen nüfusdavaları olarak kabul edilemeyeceği, bu davaların 2577sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen dava türlerindenolduğu, dolayısıyla söz konusuuyuşmalığın görüm veçözümünde idari yargı yerlerinin görevliolduğu sonucuna varılmakla, davanın idari yargıgörevli olduğundan usulden reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."
3.Davacı vekili, 12/01/2024 tarihinde Bismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesineverdiği dilekçe ile, karar kesinleştikten sonradosyasının görevli olan Diyarbakır Nöbetçiİdare Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş, Mahkemece04/04/2024 tarihinde bu talep karşılanmış, dosyaDiyarbakır İdare Mahkemesi Başkanlığı (Tevzi Bürosu)kayıtlarına 15/04/2024 tarihinde girmiştir.
B. İdari Yargıda
4. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi 26/04/2024tarih ve E.2024/466 sayılı kararı ile,Bismil 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/01/2024 tarih ve E.2024/6, K.2024/12sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesiüzerine, Mahkemelerinde açılan davada görevsizoldukları sonucuna varıldığından, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunu'nun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvuru yapılmasına, görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın, Bismil 3. Asliye Hukuk MahkemesininE.2024/6 sayılı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesinden karargelinceye kadar dava hakkında karar verilmesinin ertelenmesine kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Geçici Koruma Yönetmeliğikapsamındaki yabancılar için tesis edilen geçici korumakimlik belgelerinde bilgilerin düzeltilmesi amacıyla yapılanbaşvuruların reddine dair işlemlerden kaynaklı olarak açılandavaların idari yargı mercilerinceçözümleneceği açık olmakla birlikte, eldekidavanın geçici koruma kimlik belgelerindeki kayıtlarındüzeltilmesi talebiyle açılan bir davaolmadığı, başvuruya verilen cevaptan hareketle DNAincelemesi ile çocuğun davacının annesi olduğununtespitine ilişkin olduğu, diğer bir anlatımla bakılandavanın soybağının düzeltilmesi davasıniteliğinde bulunduğu açıktır.
Bu durumda; geçici korumakimlik belgelerinde bilgilerin düzeltilmesi talebiyleaçılmayan işbu davanın, soybağını(analık davası) ilgilendiren bir nitelikte olduğu ve nüfuskayıtlarında düzeltme yapılmasınıgerektirdiği dikkate alındığında,uyuşmazlığında görüm veçözümünde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunuve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümleriuyarınca adli yargı mercilerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır..."
III. İLGİLİ HUKUK
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı2. maddesi şöyledir:
"1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik:18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi,idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ilesınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimiyapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. (Mülga:2/7/2018-KHK-703/185md."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
6.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan08/07/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruyapıldığı, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosya aslı ile birlikteUyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin başka birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
7.Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
8.Dava, Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olan davacının,Suriye uyruklu davalı K.H 'in annesi olduğunun tespitine kararverilmesi istemiyle, K.Hile N.H 'e karşıaçılmıştır.
9.Olayda, iptal talebine konu bir idari işlemin bulunmadığı,yine idari eylem veya işlemden kaynaklı bir menfaat ihlalinin vekişisel hakkın doğrudan bozulmasının söz konusuolmadığı, dolayısıyla idari yargı yerindeaçılmasını gerektirir bir dava türününmevcut olmadığı görülmektedir.
10.Diğer taraftan, idari yargıda husumet kamu düzenindendir vekendisine karşı dava açılan taraf, yani davalımutlaka idare olmalıdır. Yani idari davalarda davalı her zamanidaredir. Uyuşmazlık konusu davada husumet yöneltilendavalının gerçek kişiler olduğuaçıktır.
11.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, idariişlemin iptali veya tam yargı davası niteliğinde olmayan,gerçek kişilere karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
12.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ileBismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/01/2024 tarih ve E.2024/6, K.2024/12sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileBismil 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/01/2024 tarih ve E.2024/6, K.2024/12sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/07/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN