T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/233
KARAR NO : 2024/288
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: Çayır vasfında olan ve sınıra çekilen güvenlik duvarı nedeniyle tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazın fiilen kullanılamaması nedeniyle belirlenen kamulaştırma bedelinin tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.G
Vekili : Av. A.E
Davalı : İçişleri Bakanlığı
Vekili : Av. E.A
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin Ağrı ili, Doğubayazıtilçesi,...Köyünde bulunan...ada ... parselsayılıtaşınmazın maliki olduğunu, İransınırına çekilen güvenlik duvarının yasakbölge ilan edildiğini, taşınmazın bu kısımdakaldığını, taşınmazın çayırvasfında ve sulak olduğunu, 2019 yılından itibarentaşınmaza erişim imkanınınkalmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazınkamulaştırılmasına, şimdilik 100 TL el atmatazminatının ve 100 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Doğubeyazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi26/10/2022 tarih ve E.2021/375, K.2022/426 sayılı kararıile, uyuşmazlığa konu zararın oluşupoluşmadığı, oluşmuş ise tanzimyükümlülüğünün kime ait olduğunundeğerlendirilmesinin idari yargı mercilerinin görev alanınagirdiği, davada görevli yargı yerinin idari yargıolduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararvermiş, karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 23/10/2023 tarih veE.2023/1000, K.2023/2263 sayılı kararı ile, istinafbaşvurusunun esastan reddine karar vermiş bu kararkesinleşmiştir. Görevsizlik kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Gerek davalı kurumtarafından verilen müzekkere cevabında taşınmazınbelli şartlar altında kullanımı hususunda sakıncaolmadığının bildirilmesi, gerek davalı kurumtarafından inşa edilen sınır duvarı nedeniyle taşınmazınbütünlüğünün bozulmaması gerekse davalıtarafından inşa edilen duvarın taşınmazınüzerinden geçmemesi hususları bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde; taşınmaza davalı idaretarafından doğrudan el atılmadığı ve ilgilitaşınmazın kamulaştırılmasınıgerektirir somut bir olgunun bulunmadığı kanaatineulaşılmıştır. Ancak davalı tarafındaninşa edilen sınır duvarı nedeniyletaşınmazın değerinin kayba uğrayıpuğramadığı, bu kaybın idare tarafından tanziminingerekip gerekmediği ve davalının eylemi nedeniyle taşınmazhakkında ecrimisile hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususundaayrı bir değerlendirme yapmak gerekir. Ayrıntıları11/02/1959 tarih 1958/17-1959/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararı ve dava konusutaşınmazın bulunduğu yere yakın olan aynı niteliktekive aynı adada bulunan taşınmaz hakkında verilenYargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2022/1239-7815 E-K sayılıilamında da belirtildiği üzere anılan zararınoluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tanzimyükümlülüğünün kime ait olduğunun değerlendirilmesininidari yargı mercilerinin görev alanına girmektedir. Bu nedenledoğrudan el atılmayan taşınmaz yönünden taleplerhakkında yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine..."
3.Davacı vekili aynı hukuki sebeplerle, taşınmaz için50 TL el atma tazminatı ve 50 TL ecrimisil bedeli olmak üzere toplam100 TL tazminatın davalıdan tahsili istemiyle, idari yargıyerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Erzurum 3. İdare Mahkemesi 19/04/2024 tarih veE.2024/244 sayılı kararı ile, dava konusutaşınmaza güvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilenel atıldığı, fiili el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olarak açılan davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden, Ağrı ili, Doğubayazıtilçesi,...köyü,...ada ... parselsayılıtaşınmazın maliki davacı tarafından,taşınmaza Acil Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi projesikapsamında duvar yapılmak suretiyle fiilen elatıldığından bahisle 50,00-TL el atma tazminatı ve50,00-TL ecrimisil olmak üzere toplam 100,00-TL'nin el atma tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesi istemiylegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
İdarelerce kişilerintaşınmazlarının herhangi bir kamulaştırmaişlemi olmaksızın fiilen kamusal işlevlerdekullanılması anlamına gelen fiili el atma durumuna ilişkindavaların adli yargı mahkemelerinde, imar planındataşınmazın kamu kullanımına ayrılmasıdurumuna karşılık gelen hukuki el atma davalarının iseidari yargı yerinde çözümleneceği açıkolmakla birlikte; anılandava konusu taşınmaza güvenlikduvarı çekilmesi suretiyle fiilen el atıldığı,fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirmekte olduğu anlaşıldığından davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlıfaaliyetler için Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veyabazı bölgelerde tamamen kaldırılabilir."
6.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradaki görevlilerle,yetkili komutanlığın izin verdiği T.C. uyruğundakidiğer görevlilerden başkası giremez ve oturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin bölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarından faydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi, GenelkurmayBaşkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile GenelkurmayBaşkanlığı tarafından izin verilmiş olanlardışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
7.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
b) (Değişik: 15/6/1987 -3384/1 md.) Güvenlik bölgelerinin dışsınırlarından itibaren en çok ikiyüz metreye kadarolan saha dahilinde yangın ve patlama tehlikesi gösteren hertürlü maddenin imali, depolanması ve satış yerlerininaçılması yasaklanabilir. Bu yasakla ilgili sınır,özel güvenlik bölgelerinde mahalli mülki amirler; askerigüvenlik bölgelerinde ise askeri tesisin teknik özellikleri vehassasiyeti dikkate alınarak garnizon komutanı ve mahalli mülkiamirler tarafından birlikte tespit edilir.
c) (Ek: 9/10/1996 - 4188/1 md.)Kamulaştırma yapılan güvenlik bölgelerine vegüvenlik bölgesi tesis edilen deniz sahasına, buradakitesislerde görevli olanlarla, askeri güvenlik bölgelerindeyetkili komutanlığın, kamu ve özel kuruluşlara aittesislerde ise, bu konuda yetkili makamın izin verdiğikişilerden başkası giremez ve oturamaz.
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya harita uygulamasıgibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak ve açıklayacak cihazlar kullanılması,bu amaçla görevlendirilmiş olanlar ile ilgili birlikkomutanlığı tarafından izin verilmiş olanlardışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürününyetiştirileceğine mahalli mülki amirler tarafından karar verilebilir."
8.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhrihısımlarının bölgeye girmelerine ve oturmalarınaaynı komutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5)Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkilikomutanlıkça mahallin Mülki Amirine de bilgi verilir.Bölgede bulundukları sürece yabancılara birrefakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkilikomutanlığa bildirirler. Komutanlık, sadece TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına izin verebilir ve geçiş yollarınıtespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanların uyması gerekenkuralları ve bölgeye giriş kapıları ile geçişyollarını yapacağı bir talimat ile tesbit eder. Sukaynaklarından ve geçiş yollarından yararlanacak olanlarayetkili komutanlıkça, fotoğraf ve parmak izini ihtiva edenizin belgeleri düzenlenir ve yapılması yasak olandavranışlar imza mukabili tebliğ edilir. Bu kişiler bu bölgelerdenyararlanmaları sırasında kimlik belgeleri ile izin belgelerinibirlikte yanlarında taşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesiGenelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür. Eski eserleri vedoğal kaynakları araştırmayı,işletmeyi planlayanveya Türkiye Cumhuriyeti ve yabancı uyruklularcadüşünülen araştırma ve işletmeyidenetlemekle yükümlü olan ilgili kuruluş,isteğiniGenelkurmay Başkanlığına gönderir. GenelkurmayBaşkanlığınca araştırma veya işletmeye izinverilip verilmediği istek sahibi kuruluşa ve yetkilikomutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulmasıve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak,açıklayacak cihazlar kullanılması bu amaçlarlagörevlendirilmiş olanlar dışındakilereyasaktır.''
9.Yönetmeliğin "Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" başlıklı 24.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındaki yabancıtüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Butaşınmazların yabancı uyruklu gerçek kişileresatılması, devredilmesi ve kiralanması taşınmazınbulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine tabihususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncı maddesininuygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğince oluşturulankomisyon tarafından taşınmaz edinimi ya da kiralamanınülke güvenliğine uygunluğu değerlendirilerek kararabağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
10.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
11.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdandava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılmasısırasında Devlet malı olmayan yerlerden toprakalınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
12.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23/09/1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda,“olayda mülkiyet hakkınadoğrudan el konulmadığı ama verilen izin ve getirilenyasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkınözüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
13.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662K.2010/651 sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemeksuretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyleİdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özünedokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasızel koyma olgusunun varlığı için yeterli bulunduğu,her türlü izahtan varestedir. Bu itibarla,kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
14.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucuların taşınmazlarınınbulunduğu bölgede yer alan ve askerî tesise sınırolmayan diğer taşınmazların imaraaçıldığı, bu taşınmazlarayapılaşma izni verildiği hâlde askerî güvenlikbölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapılarınyıkılacağı hükme bağlanmıştır.Dolayısıyla öngörülen mevzuatın yolaçtığı kısıtlamaların bir sonucu olaraktaşınmazların tamamen kullanılamaz durumda olduğusöylenemez ise de başvurucularıntaşınmazlarını diledikleri gibi kullanma,taşınmazlarından yararlanma ve üzerinde tasarrufta bulunmahak ve yetkilerinin kısıtlandığıaçıktır. Başvurucuların şerhinkaldırılmasına veya taşınmazlarınkamulaştırılmasına yönelik talepleri de kamumakamlarınca reddedilmiştir. Kamu makamlarının şerhinkaldırılması veya taşınmazlarınkamulaştırılması hususunda 2565 sayılı Kanun veYönetmelik hükümleri uyarınca takdir yetkisibulunmaktadır. Fakat kamu makamları bu takdir yetkisi kapsamındabaşvurucuların şikâyetlerini ortadan kaldıracakşekilde bir işlem tesis etmemiştir. Hâlbuki kamumakamları, kamulaştırılmasına gerek görmedikleribu durumdaki taşınmazlar için makul kabul edilebilecekölçüde bir tazminat ödemek suretiyle mülkiyethakkına yapılan müdahalenin adil dengeyi bozmasınınönüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığı hâldeaskerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülüolmadığı sonucuna varılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan08/07/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre,İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının ekinde, adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16.Raportör-Hakim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
17.Dava, davacıya ait çayır niteliğindeki dava konusuAğrı ili, Doğubayazıt ilçesi,...Köyündebulunan...ada ... parselsayılı taşınmazınbulunduğu bölgeye, güvenlik duvarı çekilmesi vetaşınmazın askeri yasak bölge içerisindekalması nedeniyle kullanıma elverişsiz hale geldiği ancakkamulaştırılmadığı ileri sürülerek, elatma tazminatı ve ecrimisil bedelinin tazminen ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
18.Dosyanın incelenmesinden; davacının Ağrı ili,Doğubayazıt ilçesi,...Köyünde bulunan...ada ...parselsayılı taşınmazın maliki olduğu,taşınmazın askeri bölge içerisindekaldığı, çekilen güvenlik duvarı nedeniyletaşınmazın çayır vasfını yitirdiği vekullanım imkânının kalmadığı, ancakkamulaştırma işleminin deyapılmadığının ileri sürüldüğü;adli yargı yerince yapılan keşif ve alınan bilirkişiraporuna göre, dava konusu taşınmazın yapılangüvenlik duvarının arkasında ve askeri yasak bölgeiçerisinde kalması nedeniyle taşınmazaulaşımın kısıtlı olduğunun tespitedildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelikte 1. Derece Askeri YasakBölgeler için kamulaştırılma zorunluluğubulunduğu halde taşınmazda kamulaştırma işleminindava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği, taşınmazınbazı kısıtlamalara maruz kaldığı ve bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belliolmadığı anlaşılmıştır.
19.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri, idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idarieylem olarak tanımlanmaktadır.
20.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
21.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerince çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de, somutuyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022 tarihlive 32025 sayılı RG'de yayımlanarak yürürlüğegiren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 2942 sayılıKanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür."hükmü ve uygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
22.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Erzurum 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Doğubeyazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2022 tarih veE.2021/375 K.2022/426 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Erzurum3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileDoğubeyazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/10/2022 tarih veE.2021/375 K.2022/426 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
08/07/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN