T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/198
KARAR NO : 2024/265
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı: S.S
Vekili : Av. C. Y
Davalı : Mucur Belediye Başkanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, Kırşehir ili, Mucur ilçesi,...Mahallesinde, 11/12/2023 tarihinde maddi hasarlı ve yaralanmalıtrafik kazası meydana geldiğini, buna ilişkin kaza raporunundilekçe ekinde sunulduğunu, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu uyarınca "Yapımve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak", "Karayolunda trafik için tehliketeşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolaycagörülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadankaldırmak" hususlarının belediyenin göreviolduğunu, ancak somut olayda davalı belediyenin görevini yerinegetirmeyerek, denetimini sağlamadığı yol durumu verögar kapağının oynaması nedeniyle meydana gelenkazada müvekkilinin maddi hasarının oluştuğunu, buzararı gösteren faturaların da dilekçe ekinde yeraldığını belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talephaklarını saklı tutarak şimdilik, haksız fiilinmeydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili istemiyle, adliyargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Mucur Asliye Hukuk Mahkemesi 01/02/2024 tarih veE.2024/16, K.2024/31 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle, davanındava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
''...Bu açıklamalardoğrultusunda, mahkememizin görevsiz olduğu ve idariyargının görevli olduğu kanaatine varılmaktadır.Görevsizlik söz konusu olduğunda 6100 s. Hukuk MuhakemeleriKanunu md. 115/1 uyarınca davanın usulden reddedilmesi ve aynıKanun md. 20 uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği andakesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yolunabaşvurulmayarak kesinleşmiş ise kararınkesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren ikihafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, davadosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinitalep etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde dava açılmamışsayılıp görevsizlik kararı veren mahkemece bu konuda re'senkarar verilmesi gerekmektedir. Buna paralel olarak 2577 s. İdariYargılama Usulü Kanunu md. 9'da da çözümlenmesiDanıştay'ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerinegirdiği halde, adli yargı yerlerine açılmışbulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustakikararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz güniçinde görevli mahkemede dava açılabileceği,görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin,Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarakkabul edileceği düzenlenmektedir.
Neticede, yukarıdaaçıklanan gerekçeler ile, mahkememizin görevsizolmasından ötürü, dava şartı yokluğunedeniyle davanın usulden reddine, dava değerinin istinaf kesinliksınırı altında kalması nedeniyle kesin olarak kararverilmesi, görevli ve yetkili yargı yerinin Yozgat İdareMahkemesi olarak belirlenmesi, kararın tebliğinden itibaren iki haftaiçinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanıngörevli mahkemeye gönderileceği, aksi takdirde davanınaçılmamış sayılacağına kararverileceğinin ihtarına ilişkin olarak aşağıdakişekilde hüküm verilmiştir...''
3.Davacı vekili, aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Yozgat İdare Mahkemesi 26/03/2024 tarih veE.2024/442 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde 2918sayılı Kanun'un 110.maddesindeki düzenlemeye göre adliyargının görevli olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için ilk görevsizlik kararını verenMucur Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2024/16 sayılı dosyası ilebirlikte dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine vedosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince bir kararverilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"...2918 sayılıKanun'un 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesiile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden, trafikdüzeninin sağlanması ile trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri ihtiva ettiğive bu Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla karayolunda meydana gelen trafikkazası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyleaçılan eldeki davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmaktadır...''
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
5.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Amaç" başlıklı1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı,karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir."
6.2918 sayılı Kanun'un “Kapsam”başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. Bukanun karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hükümyoksa;
a) Karayolu dışındakialanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri,garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıtistasyonlarında karayolu taşıt trafiği içinfaydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleriuygulanır."
7.2918 sayılı Kanun'un "Belediyetrafik birimleri, görev ve yetkileri"başlıklı 10. maddesi şöyledir:
"(Değişik:18/1/1985 - KHK 245/3 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/3 md.)
Bu Kanunla belediyelere verilengörevler il ve ilçe trafik komisyonları ve mahalli trafikbirimleri ile işbirliği yapılarak yürütülür.
a) Kuruluş
Her belediyebaşkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesigözönünde tutularak İçişleriBakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genelhükümlere göre, belediye trafik şubemüdürlüğü, şefliği veya memurluğukurulur.
b) Görev ve yetkiler
1. Yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
2. Gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak,
3. Karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmak, aldırmak ve denetlemek,
4. Karayolunda trafik içintehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze görekolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadankaldırmak,
5. Yol yapısı veyaişaretleme yetersizliği yüzünden trafik kazalarınınvukubulduğu
yerlerde, yetkililerce teklif edilentedbirleri almak,
6. Çocuklar içintrafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasınısağlamak,
7. Bu Kanun ve bu Kanuna göreçıkarılan yönetmeliklerle verilen diğergörevleri yapmak.
(Ek fıkra: 25/6/1988 - KHK330/2 md.)"
8.2918 sayılı Kanun'un “Karayolutrafik güvenliği” başlıklı 13. maddesişöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.
Çeşitli kişi, kurumve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları veesasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda;
a) Yolun yapım vebakımı ile görevli kuruluştan izin almak,
b)Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak,aldırarak ve devamlılığını sağlayarak,trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzdayapmak,
c) Zorunlu nedenlerle meydana gelenarıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadan kaldırarakkarayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek,
d) Şehiriçi karayolukenarında çeşitli tesislerin yapımı süresince;kaldırımlarda, tünel, tünel aydınlatılmasıve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yayayollarını trafiğe açık bulundurmak,
Zorundadırlar.
Bu çalışmalarsırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engellerbütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmaküzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflarsorumlulara ödetilir.
(Dördüncü fıkramülga: 18/1/1985 - KHK 245/16 md.)
(Değişik: 21/5/1997-4262/4md.) Bu madde hükümlerine uymayanlar fiil başka bir suçoluştursa bile ayrıca 7 200 000 lira para cezası ilecezalandırırlar."
9.2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi şöyledir:
“İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”
10. 2918sayılıKanun'un geçici 21. maddesi şöyledir:
“(Ek: 11/1/2011-6099/15 md.)
Bu Kanunun 110 uncu maddesininbirinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”
B. Yargı Kararı
11.Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
“… Anayasa Mahkemesinindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeriidari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan08/07/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13.Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ındavada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
14.Dava, davacıya ait 15 ABT 516 plakalı aracın 11/12/2023tarihinde Kırşehir ili, Mucur ilçesi,... Mahallesinde trafikkazasına karıştığı, rögarkapağının yerinden oynamasından dolayı davalıidarenin denetimini sağlamadığı yol durumu sebebiyleoluşan hasara karşılık kusurlu olduğu iddia edilerek,uğranılan maddi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
15.Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, baştaUyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
16.2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı ve tazminat istemine ilişkin davanınmaddenin yürürlük tarihinden sonraaçıldığı hususu gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
17.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Yozgat İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Mucur AsliyeHukuk Mahkemesinin 01/02/2024 tarih ve E.2024/16, K.2024/31 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Yozgat İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Mucur AsliyeHukuk Mahkemesinin 01/02/2024 tarih ve E.2024/16, K.2024/31 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/07/2024tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
İdareninkendi kuruluş Kanunu'nda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'datekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım, bakım, işletme,trafik güvenliğini sağlama şeklindeyürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi;uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği,meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasındankaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.
Üye
Ahmet ARSLAN