T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/172
KARAR NO : 2024/271
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: Davacının Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışırken iş akdinin feshi nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.Ö
Vekili : Av. H.Ş.Y
Davalı : Milli EğitimBakanlığı
Vekili : Av. A. K
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin 05/01/1991-07/07/2021 tarihleriarasındadavalı bakanlığa bağlı Halk EğitimMüdürlüklerinde usta öğretici olarak görevyaptığını, 07/07/2021 tarihinde iş akdininfeshedildiğinibelirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere5.000 TL kıdem tazminatı alacağının iş akdininsona erdiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziile birlikte, davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş MahkemesiSıfatıyla) 18/05/2023 tarih ve E.2022/257, K.2023/183 sayılı kararı ile, davadaidari yargı mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle,6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115. maddeleri uyarınca, yargıyolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir :
"...Konu ile ilgili olarak,T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik BakanlığıSosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigortaİşleri Genel Müdürlüğü Sigorta Primleri DaireBaşkanlığınca yayınlanan “UstaÖğreticiler” konulu 16.02.2004 tarihli ve 101572sayılı, 16-309 Ek sayılı Genelgede ise,Çıraklık ve Halk Eğitim Merkezlerinde herhangi birkadroya bağlı olmaksızın ders ücretikarşılığında çalışan ustaöğreticilerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun89. maddesine göre çalıştırıldıkları,geçici personel statüsünde bulundukları, İşKanununa tâbi olmadıkları belirtilmiş, bu nedenleanılan kişilere ödenen ücretlerden 4447 sayılıİşsizlik Sigortası Kanunu’nun (4571 sayılı Kanunile değiştirilen) 46. maddesi hükmü gereğinceişsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygungörüldüğü bildirilmiştir.
4857 sayılı İşKanunu’nun (İş Kanunu) 2. maddesine göre;“işçi” bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olarak tanımlanmaktadır.İşçi sıfatının kazanılması işsözleşmesinin varlığına dayandığından,her şeyden önce ortada tarafların serbest iradeleriyle kabuledilmiş bir sözleşme ilişkisinin bulunması zorunludur.
Mülga 5521sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesiuyarınca İş Kanununa göre işçi sayılankimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında işsözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlühak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözüm görevi iş mahkemelerine verilmiştir.
Yine, 25.10.2017 tarihli ve 30221sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe giren 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun “Görev” başlıklı5. maddesine göre;
“(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabigazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzereSosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun tarafolduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,
c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,ilişkin dava ve işlere bakar.”
2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre ise, biruyuşmazlığın idari yargıdaçözümlenebilmesi için idari işlem/eylem veya idarisözleşmeden kaynaklanması gerekmektedir.
Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan birgörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespiti, sonuç itibariyle yargı yolunuda belirleyecektir.
Niteliği itibariyle birözel hukuk sözleşmesi olan iş sözleşmesindetaraflar, yasaların öngördüğü sınırlariçinde sözleşmenin konusunu, amacını,biçimini, bağlantı kuracakları kişileriserbestçe seçebilirler. Buna karşılıkistihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atamasuretiyle yapılması durumunda, çalışmailişkisinin çerçevesini oluşturan yasal mevzuattarafların hareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileristatü hukukuna tabi kılmaktadır.
Bu nedenledir ki, özel hukuksözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adli yargıda,idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardan doğanuyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir. Her ne kadar dosyaya emsaluyuşmazlık mahkemesi kararları ibraz edilmiş ise de; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 28. Maddesinin düzenlemesinegöre, Uyuşmazlık Mahkemesinin vereceği kararlara, ilgiliyargı mercileri ile bütün makam, kuruluş vekişileruymak ve geciktirmeksizin onları uygulamakla ödevlidirler.Ancak, Uyuşmazlık Mahkemesi kararları olayla sınırlıbulunduğu ve ilke niteliği taşımadığıiçin benzer işlerde bağlayıcılıklarıyoktur.29. Madde hükmügereği de,hukuk veya cezabölümlerin ve Genel Kurulun kararları kesindir.
Somut olayımızda, dosyaiçeriğine göre davacı ders ücretikarşılığı usta öğretici olarak idareonayı ile görevlendirilmiştir.Davacınınücretlerinin 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’nun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ücretler üzerindenödendiği dikkate alındığında, taraflararasında iş sözleşmesi bulunmadığı,aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğu sonucunavarılmıştır. Bununla birlikte, sosyal güvenlikyönünden Sosyal Güvenlik Kurumuna primlerininyatırılmış olmasının da davacınıniş sözleşmesi ile çalıştığıanlamına gelmeyeceği açıktır. Bu itibarla, taraflararasındaki uyuşmazlığınçözümünün adli yargının görevalanına girmediği kabul edilmiştir. Nitekim Hukuk GenelKurulunun 18.02.2017 tarihli ve 2015/9-736 E., 2017/25 K. sayılıkararı, Esas No: 2019/9-786 Karar No : 2021/1518 numaraları kararları da aynı yöndedir.
Yukarıdakiaçıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacının davadilekçesinde ileri sürüldüğü üzere05/01/1991 ile 07/07/2021 tarihleri arasında usta öğreticiolarak çalıştığı, çalışmalarınınkarşılığında 07/07/2021 tarihinde gerekçe vesebep gösterilmeksizin iş akdinin feshedilmesi nedeniylehizmetlerinin zincirleme şeklinde belirli süreli işsözleşmesi olması nedeniyle belirsiz süreli işsözleşmesine dönüştüğü ve kıdemtazminatı talebinde bulunulduğu, ancak davacının ustaöğretici olarak görevlendirilmesinin idare tarafındanyapılmış olup, davacı ile davalı idare arasındaözel hukuk sözleşmesi kapsamında dosyayayansımış bir sözleşmenin olmadığı,nitekim dosya kapsamındaki çalışmalarınındavalı idare tarafından yapılan görevlendirmeler nedeniyleolduğu, hal böyle olunca idare tarafından yapılangörevlendirmelerle ilgili olarak hak ve alacaklara bakma yetkisinin idariyargı yerinde olduğu anlaşılmakla, davacıtarafından davalı idare aleyhine açılan davanın adliyargı yolunun görevli olmamasıusulden reddine dairaşağıdaki şekilde hüküm kurmakgerekmiştir..."
3.Davacı vekili bu kez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaküzere, 1.000 TL kıdem tazminatı alacağınınişakdine son verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
4. Samsun 3. İdareMahkemesi 08/02/2024 tarih ve E.2024/90 sayılı kararı ile,davanın 2577 sayılı Kanun'un 14/3-(a) ve 15/1-(a) maddeleriuyarınca görev yönünden reddigerektiğine, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14 üncü maddesinin3/a bendinde dava dilekçelerinin "görev"yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı belirtilmiş,15 inci maddesinin l/a bendinde ise; 14 üncü maddeni 3/a bendinegöre adli ve askeri yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddine karar verileceği hükmebağlanmış bulunmaktadır.
506 sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar ...” 134. maddesinde de, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş olup, 506 sayılı Kanunhükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesindeise, kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımındanadına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesigereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış, 79. maddeile başlayan Dördüncü Kısmında, primlereilişkin hükümlere yer verilmiş, 101. maddesinde de,“Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir.
Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'unamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; bakılan davanın da konusunuoluşturan “İş Sözleşmesi, Türleri veFeshi” hususuna Kanun'un 8. maddesi ve devamında, kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanun'undeğişik maddelerinde yer verilmiştir.
5521 sayılı İşMahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde ise; "İş Kanununa göreişçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilenikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilenişlerde çalışanlar hariç) işveren veyaişveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununadayanan her türlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözülmesi ilegörevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemelerikurulur. Bu mahkemeler: B) İşçi Sigortaları Kurumu ilesigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındakiuyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakarlar....”hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının veMerzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2022/257 sayılıdosyasımn birlikte incelenmesinden; davacı tarafından, HalkEğitim Müdürlüklerinde usta öğretici olarakçalıştığı 05/01/1991-07/07/2021 tarihleriarasındaki döneme ilişkin kıdem tazminatıtutarının iş akdinin sona erdirildiği tarihten itibarenmevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte tazmini istemiyleaçılan davada, Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.05.2023tarih ve E:2022/257, K2023/183 sayılı kararıylauyuşmazlığın görüm veçözümünün idari yargımn görevindeolduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine,bakılan davanın Mahkememizde açıldığıanlaşılmaktadır.
Dosya kapsamı ve yukarıdayer verilen mevzuat hükümleri birliktedeğerlendirildiğinde, davacı ile davalı idare arasındageçici bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem(iş sonu) tazminatının İş Kanunu'ndan kaynaklananhaklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır..."
III. İLGİLİ HUKUK
5.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılan2. maddesinin birincifıkrası şöyledir:
"Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalısayılırlar."
6.506 sayılı Kanun'un"Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri"başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun'un uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."
7.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu'nun "Tanımlar"başlıklı3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanununuygulanmasında;
...
6) Sigortalı: Kısa ve/veyauzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gerekenkişiyi,
...
ifade eder.
..."
8.5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4.kısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiştir.
9.5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür."
10.4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1.maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacıişverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarınıdüzenlemektir.
Bu Kanun, 4 üncü Maddedekiistisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, buişyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine veişçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.
İşyerleri,işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızınbu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."
11.4857 sayılı Kanun'un8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri veFeshi" başlıklı İkinciBölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirimsüresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkinhususlarayer verilmiştir.
12.7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri,Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşüalınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde AdaletBakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bumahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İş durumunun gereklikıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazladairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelenişlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak,daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler veSavcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar ResmîGazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmakzorundadır.
(3) İş mahkemesikurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına girendava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul veesaslara göre bakılır."
13.7036 sayılı Kanun'un "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Kanuna, bireysel veyatoplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işverenalacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyleaçılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olmasıdava şartıdır."
14.7036 sayılı Kanun'un"Görev" başlıklı 5. maddesişöyledir:
"(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabigazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzereSosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun tarafolduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara,
c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,ilişkin dava ve işlere bakar."
15.7036 sayılı Kanun'un "GeçişHükümleri" başlıklı geçici 1.maddesi şöyledir:
"(1) Mülga 5521sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanunuyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur.
(2) Bu Kanunun dava şartıolarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
(3) Başka mahkemeleringörev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görevalanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerinedevredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafındangörülmeye devam olunur.
(4) İlk derece mahkemeleritarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkinhükümlere tabidir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan08/07/2024 tarihli toplantısında;2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
17.Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adliyargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra,gereği görüşülüpdüşünüldü:
18.Dava, davacının Halk Eğitim Müdürlüklerinde ustaöğretici olarak çalışmakta iken, 07/07/2021tarihinde iş akdinin feshedildiğini belirterek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere 5.000 / 1.000 TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte tahsili istemiyleaçılmıştır.
19.Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisikurulduğu, talep edilen tazminat alacağının İşKanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığında, uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
20.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak;Samsun 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Merzifon1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla)18/05/2023 tarih ve E.2022/257, K.2023/183 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanınçözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİOLDUĞUNA,
B.Samsun 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Merzifon 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla)18/05/2023 tarih ve E.2022/257, K.2023/183 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/07/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN