T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/191
KARAR NO : 2024/283
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: Tamamı askeri yasak bölge içerisinde kalan taşınmazın fiilen kullanılamaması nedeniyle tarım arazisi vasfını yitirdiğinden bahisle, belirlenen kamulaştırma bedelinin tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2942 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmü uyarınca, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : S.E
Vekili :Av.A.E
Davalılar:1- İçişleri Bakanlığı
Vekili : Av.E.C
2- Milli SavunmaBakanlığı
3- Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkiline ait Ağrı ili, Doğubayazitilçesi, ... Köyünde kain ... ada, ... parsel sayılıtaşınmazın maliki olduğunu, İransınırına çekilen güvenlik duvarının yasakbölge ilan edildiğini, taşınmazların bukısımda kaldığını, taşınmazlarınçayır vasfında olduğunu, 2019 yılındaçayırların sulanması ve biçilmesi içinyapılan başvuruların sonuçsuzkaldığını, ciddi anlamda maddi zararınınoluştuğunu, taşınmaza haksız olarak elatıldığını ve haksız fiilin devam ettiğini,kamulaştırma yapılmadığını ilerisürerek, taşınmazın kamulaştırılmasına,kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı şimdilik 100 TL(ıslah ile 125.790,66 TL) tazminatın dava tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle, adli yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2.Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 10/02/2021 tarih ve E.2019/362,K.2021/61 sayılı kararı ile, ''...Davanınkabulü ile, 125.790,66 TL değerdüşüklüğü bedelinin dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan alınarakdavacıya ödenmesine.'' karar vermiştir. Bu kararakarşı istinaf isteminde bulunulmuştur.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi23/05/2023 tarih veE.2021/395, K.2023/1410 sayılı kararıile, uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle mahkemekararını kaldırarak, davanın usulden reddine kesin olarakkarar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir :
''...Dava, sınırduvarı ve sınır yolu yapılmak suretiyleulaşımı kısıtlanan taşınmaza elatıldığı iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki fenbilirkişisi raporu ve mahkeme gözlemine göre davalı idaretarafından, dava konusu taşınmazın bulunduğubölgede Ağrı İli, Acil Sınır Fiziki GüvenlikSistemi Projesi kapsamında sınıra duvar yapıldığı,sınır duvarı yapılması nedeniyle dolaylı zararoluştuğu, dosyadaki bilirkişi raporlarına göre de davakonusu taşınmaza fiili el atma olgusunungerçekleşmediğinin anlaşıldığı,dosyada dava konusu taşınmaza sınırda fizikigüvenliği sağlama projesi kapsamında sınırduvarı yapılması nedeniyle sınır duvarı ileİran Cumhuriyeti devlet sınırı arasında kalmasınedeniyle taşınmazın kullanılamamasından kaynaklananzararını talep edildiği, zararın giderilmesinde sorumlulukdavalı kuruma ait olsada 11/02/1959 gün ve 1958/17-1959/15 sayılıYargıtay İçtihadı Birleştirme kararındabelirtildiği gibi; kamulaştırma yetkisine sahip idarelerin,verdikleri kararlar üzerine plan ve projelere uygun olmak üzeretesisler yaptırmış olmaları veya tesislerikullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiyle kişilerinuğramış oldukları zararlara ilişkin davalar idari nitelikteolup bu tür davaların idari yargıda görülmesigerektiği anlaşıldığından, HMK'nın 114/1-bmaddesi gereğince dava şartı yokluğundandavacının davasının usulden reddine karar vermek gerekirkenyazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesidoğru görülmemiştir. (Yargıtay 5. HD'nin 2022/1239Esas, 2022/7815 Karar ve 28/04/2022 tarihli ilamı da bu yöndedir.)
Ancak; bu husus yenidenyargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Dairemizceyukarıda belirlenen gerekçeyle, HMK'nun 353/(1),b,3.maddesiuyarınca, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yenidenesas hakkında HMK'nın 114/1-b.maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından, dava şartı yokluğundandavacının davasının usulden reddine dairaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
I-Davalıkurum vekilininistinaf talebinin KABULÜNE,
Doğubayazıt 1.Asliye HukukMahkemesi'nin 10/02/2021 tarih,2019/362 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararınınKALDIRILMASINA,
II-HMK'nın353/(1),b,3 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hükümkurulmak suretiyle;
1-Davanın, HMK'nın 114/1-bmaddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından USULDENREDDİNE,..''
4.Davacı vekili, aynı hukuki sebeplerle dava konusutaşınmaziçin 50 TL el atma tazminatı ve 50 TL ecrimisil olmak üzeretoplam 100 TL bedelin tahsili istemiyle, bu kezidari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
5.Erzurum 2. İdare Mahkemesi 20/10/2023 tarih ve E.2023/1512, K.2023/1749sayılı kararı ile dava dilekçesinin 2577 sayılıKanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesiyle, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-d maddesigereğince dava dilekçesinin reddinekarar vermiştir.
6.Davacı vekili 30/11/2023 tarihli yenileme dilekçesi ile, aynıhukuki sebeplerle dava konusutaşınmaz için 50 TLtaşınmaz bedeli ve 50 TL ürün kazanç kaybıolmak üzere toplam 100 TL bedelin tahsilini istemiştir.
7. Erzurum 2. İdare Mahkemesi 29/02/2024tarih ve E.2023/2110 sayılıkararı ile, idarelercekişilerin taşınmazlarının herhangi birkamulaştırma işlemi olmaksızın fiilen kamusalişlevlerde kullanılması anlamına gelen fiili el atmadurumuna ilişkin davaların adli yargı mahkemelerinde, imarplanında taşınmazın kamu kullanımınaayrılması durumuna karşılık gelen hukuki el atmadavalarının ise idari yargı yerindeçözümleneceği, dava konusu taşınmazagüvenlik duvarı çekilmesi suretiyle fiilen elatıldığı, fiili el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olarak açılan davanın özel hukukhükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği,açılan davanın çözümünün adliyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Dava dosyasınınincelenmesinden, davacının Ağrı ili, Doğubayazitilçesi, ... mevkiinde bulunan ... ada, ... parsel sayılıtaşınmazın maliki olduğu, taşınmazıntamamının birinci derece askeri yasak bölge içerisindekaldığı, İran sınırına çekilengüvenlik duvarı nedeniyle taşınmazının tarımarazisi vasfını yitirdiği ve tarım amaçlıkullanım imkânının kalmadığı, kamulaştırmaişlemi yapılmadığının ilerisürüldüğü; adlî yargı yerince yapılankeşif ve alman bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmaza fiilen el atmanın söz konusuolmadığı, ancak askerî yasak bölge içerisindekalması nedeniyle taşınmaza ulaşımın vetarım yapmanın mümkün olmadığınıntespit edildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelik’te birinci dereceaskerî yasak bölgeler için kamulaştırılmazorunluluğu bulunduğu hâlde kamulaştırmaişlemlerinin dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği,taşınmazın bazı kısıtlamalara maruzkaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belirsiz ve öngörülemez bir zamanabırakıldığı anlaşılmaktadır.
Uygulama ve öğretide, kamuidarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında,kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış olduklarıişlemleri, İdarî işlem; herhangi bir işlem ya dakarara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddîfaaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, idari eylemolarak tanımlanmaktadır.
Hukukîkamulaştırmasız el atma davaları, ilgili idarelerinKanun'dan doğan görevlerini belli bir müddet hareketsiz kalmaksureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları) temelinedayandığından, eylemden kaynaklı olan davalar arasındayer almaktadır.
İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol,kanal, baraj, suyolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle açılacakdavaların görüm ve çözümünün, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davaları kapsamındayargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idareceherhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu; özelmülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adlî yargı yerince çözümleneceğiyerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de,somut uyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen 2942sayılı Kanun'un Ek l'inci maddesinin birinci fıkrasındaki"Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür."hükmü ve uygulamada birliğin sağlanması amacıgözönüne alındığında, fiilen olmasa dahukuken el atılan ancak ulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran işbu davanınçözümünde adlî yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim UyuşmazlıkMahkemesinin 08/01/2024 tarih ve E: 2023/528, K: 2024/16 sayılıkararı da bu yöndedir..."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8.2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve GüvenlikBölgeleri Kanunu'nun "Birinciderece kara askeri yasak bölgeleri"başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"Birinci derece kara askeriyasak bölgeleri;
a) Yurt savunmasıbakımından hayati önem taşıyan askeri tesis vebölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeriengel veya işaretlerle belirlenen dışsınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüzmetre uzağından alınan noktaların birleştirilmesisuretiyle meydana gelen alanlarda,
b) Kara sınır hattıboyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ilaaltıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.
Ancak, kara sınırhattı boyunca tesis edilenler hariç olmak üzere, birinciderece kara askeri yasak bölgelerinin savunma ihtiyacıdörtyüz metrelik azami haddin dışında birkısım kara parçalarının da birinci derece karaaskeri yasak bölgesi içine alınmasını gerektiriyorsabu yerlerinde birinci derece kara askeri yasak bölgeleri içinealınmasına veya arazi şartlarına uyulması, kamuhizmetleri, halkın faydalanması ve geçişimkanlarının gözönünde bulundurulması gibidurumlarda bu bölgelerin yüz metre olan asgari haddinin dahaaşağıya indirilmesine belirtilecek ihtiyaca göreCumhurbaşkanınca karar verilebilir.
(Ek fıkra: 20/10/2005-5412/1md.) Kara hudutları boyunca tesis edilen askeri yasak bölgelerinsınırları ise, kamu yararı bulunması kaydıylamilli eğitim, kültür, turizm ve spor amaçlı faaliyetleriçin Cumhurbaşkanınca daraltılabilir veya bazıbölgelerde tamamen kaldırılabilir."
9.2565 sayılı Kanun'un "Birinciderece kara askeri yasak bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"1. Birinci derece kara askeriyasak bölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır.
a) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
b) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiği T.C.uyruğundaki diğer görevlilerden başkası giremez veoturamaz. Ancak;
(1) Buradaki görevlilerin aile fertlerininbölgeye girmelerine ve oturmalarına,
(2) Türkvatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına,
(3) Bölge içinde tespitedilecek yollardan geçiş yapılmasına,
Yönetmelikte belirtilecekesaslara göre yetkili komutanlıkça izin verilebilir.
c) Yabancılarıngeçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmaları GenelkurmayBaşkanlığının iznine bağlıdır.
d) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların milli kuruluşlarca veya millikuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi,Genelkurmay Başkanlığının olumlumütalaasının alınması koşuluyla ilgili kanunhükümlerine göre yürütülür.
e) (Değişik: 27/1/2004– 5082/1 md.) Bölgenin fotoğraf ve filminin çekilmesi,harita, resim ve krokisinin yapılması, not alınması veyaharita uygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgeninsavunma ve güvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak veaçıklayacak cihazlar kullanılması, bu amaçlagörevlendirilmiş olanlar ile GenelkurmayBaşkanlığı tarafından izin verilmiş olanlardışındakilere yasaktır.
2. Kara sınır hattıboyunca ve kıyılarda tesis edilen birinci derece kara askeri yasakbölgelerinde kamulaştırma yapılması zorunludeğildir.
3. Yukarıdaki 2 nci fıkrahükümlerine göre kamulaştırılmayantaşınmaz mallardan yerli halkın yararlanmasına ilişkinesaslar ile birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin, bölgeiçindeki geçiş yollarının güvenliğininsağlanması ve bölgeye girme yasağı ile ilgilidiğer esaslar yönetmelikle tespit edilir."
10.2565 sayılı Kanun’un"Güvenlik bölgelerinde uygulanacak esaslar"başlıklı 21. maddesi şöyledir:
"Güvenlikbölgelerinde aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bölge içindekigerçek ve tüzelkişilere ait mallarkamulaştırılabilir.
...
d) Bu bölgeleringüvenliğinin sağlanması, bölgeye giriş vekamulaştırılmayan taşınmaz mallardan yararlanmaesasları yönetmelikte gösterilir. 22/7/1981 tarih ve 2495sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması veGüvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunhükümleri saklıdır.
e) (Ek: 26/2/2008-5740/1 md.) Askerigüvenlik bölgesi olarak tespit edilen, Türk SilâhlıKuvvetlerine ait kışla, kıta, karargah, kurum, ordugah gibitesislerin, fotoğraf ve filminin çekilmesi, harita, resim vekrokisinin yapılması, not alınması veya haritauygulaması gibi faaliyetlerde bulunulması, bölgenin savunma vegüvenlik tedbirlerini aksatacak, bozacak ve açıklayacakcihazlar kullanılması, bu amaçla görevlendirilmişolanlar ile ilgili birlik komutanlığı tarafından izinverilmiş olanlar dışındakilere yasaktır.
f) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/46 md.;Aynen kabul: 1/2/2018-7078/43 md.) Güvenlik bölgelerinindış sınırlarından itibaren ikiyüz metreye kadarolan bölgelerde hangi tür zirai ürününyetiştirileceğine mahalli mülki amirler tarafından kararverilebilir."
11.30/04/1983 tarih ve 18033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren AskeriYasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliği'nin ''Birinci derece kara askeri yasak bölgelerindeuygulanacak esaslar'' başlıklı 5. maddesişöyledir:
'' 1) Bölge içindekitaşınmaz mallar kamulaştırılır.
2) Bölgeye buradakigörevlilerle, yetkili komutanlığın izin verdiğiTürkiye Cumhuriyeti uyruğundaki diğer görevlilerdenbaşkası giremez, oturamaz.
3) Buradaki görevlilerin ailefertlerinin üçüncü dereceye kadar(üçüncü derece dahil) kan ve sıhri hısımlarınınbölgeye girmelerine ve oturmalarına aynıkomutanlıkça izin verilebilir.
4) Bu yerler ve içindekitesisler amaç dışında kullanılamaz.
5) Yabancı uyruklukişilerin geçici olarak bölgeye girmeleri ve oturmalarıGenelkurmay Başkanlığının izninebağlıdır. Bu konudaki izin talepleri, ilgili makamlarcaGenelkurmay Başkanlığına iletilir ve sonucu Kuvvet veyaJandarma Genel Komutanlığı kanalı ile ve bölgedekiyetkili komutanlığa bildirilir. Bu hususta yetkilikomutanlıkça mahallin Mülki Amirine de bilgi verilir.Bölgede bulundukları sürece yabancılara birrefakatçı verilmesi zorunludur.
6) Birinci derece kara askeri yasakbölgesinde bulunan su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmak isteyenler, bölgenin Mülki İdareAmirine müracaat ederler. Mülki İdare Amirleri (Kaymakam veyaVali) gerekli incelemeyi yaparak, su kaynaklarından ve geçişyollarından yararlanmanınzaruri olduğunu tesbit etmelerihalinde, gerekçelerini de belirtmek suretiyle yetkili komutanlığabildirirler. Komutanlık, sadece Türkiye Cumhuriyetivatandaşlarının bölgedeki su kaynaklarındanfaydalanmalarına izin verebilir ve geçiş yollarınıtespit eder. Bu gibi yerlerden yararlanacak olanların uyması gerekenkuralları ve bölgeye giriş kapıları ilegeçiş yollarını yapacağı bir talimat ile tesbiteder. Su kaynaklarından ve geçiş yollarından yararlanacakolanlara yetkili komutanlıkça, fotoğraf ve parmak izini ihtivaeden izin belgeleri düzenlenir ve yapılması yasak olandavranışlar imza mukabili tebliğ edilir. Bu kişiler bubölgelerden yararlanmaları sırasında kimlik belgeleri ileizin belgelerini birlikte yanlarında taşımak zorundadırlar.
Yararlanma sırasındazararlı veya şüpheli durum ve faaliyetleri tespit edilenlerinizin belgeleri yetkili komutanlıklarca geri alınır ve durumMülki Makama da bildirilir.
7) Bölge içindeki eskieserler ve doğal kaynakların Milli kuruluşlarca veya MilliKuruluşların denetimi altındaki Türk veya yabancıuyruklularca araştırılması veya işletilmesi GenelkurmayBaşkanlığının olumlu mütalaasınınalınması koşuluyla ilgili kanun hükümlerine göreyürütülür. Eski eserleri ve doğal kaynaklarıaraştırmayı,işletmeyi planlayan veya TürkiyeCumhuriyeti ve yabancı uyruklularca düşünülenaraştırma ve işletmeyi denetlemekle yükümlü olanilgili kuruluş,isteğini Genelkurmay Başkanlığınagönderir. Genelkurmay Başkanlığıncaaraştırma veya işletmeye izin verilip verilmediği isteksahibi kuruluşa ve yetkili komutanlığa bildirilir.
8) Bölgenin fotoğraf vefilminin çekilmesi, harita, resim ve krokisinin yapılması, notalınması veya harita uygulaması gibi faaliyetlerdebulunulması ve bölgenin savunma ve güvenlik tedbirleriniaksatacak, bozacak, açıklayacak cihazlar kullanılması buamaçlarla görevlendirilmiş olanlar dışındakilereyasaktır.''
12.Yönetmeliğin "Askeri veözel güvenlik bölgelerinde kamulaştırılmayanmallardan yararlanma esasları" kenarbaşlıklı 24. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"1) Bu bölgeleriçinde kalan ve kamulaştırılmayan mallarınmaliklerinin ve diğer Türk Vatandaşlarınınbölgede oturmaları zirai faaliyetleri, meslek vesanatlarını icra etmeleri serbesttir. Ancak bölgede oturanlardışındaki Türk Vatandaşlarının bölgedeoturmaları, zirai faaliyetlerini meslek ve sanatlarını icraetmeleri;
A - Askeri GüvenlikBölgelerinde; yetkili komutanlığın isteği üzerineGenelkurmay Başkanlığının uygun görmesi halinde,Milli Savunma Bakanlığının,
...
Teklifi ile alınacak BakanlarKurulu Kararı ile sınırlandırılabilir.
...
(Değişik ikinci paragraf:30/9/2014-2014/6845 K.) Askeri güvenlik bölgelerindekikamulaştırılmayan mallar yabancı uyruklu gerçek vetüzel kişilere satılamaz, devredilemez ve kiralanamaz. Özelgüvenlik bölgelerinde bulunan taşınmazlar yabancıülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiyabancı tüzel kişilere satılamaz, devredilemez vekiralanamaz. Bu taşınmazların yabancı uyruklu gerçekkişilere satılması, devredilmesi ve kiralanmasıtaşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir.Valilik iznine tabi hususlar, 2644 sayılı Tapu Kanununun 36 ncımaddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik gereğinceoluşturulan komisyon tarafından taşınmaz edinimi ya dakiralamanın ülke güvenliğine uygunluğudeğerlendirilerek karara bağlanır.
2) Bu mallar üzerindeinşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirme veya kesmek gibi hususlar9 uncu maddenin 8, 9 ve 10 uncu bendleri hükümlerine tabidir.Özel güvenlik bölgelerinde 9 uncu maddenin 8 inci bendindesözü edilen yetkili komutanlık, bu bölgeler içindeyetkili makamdır.
3) Bu bölgeler içindekalan ve kamulaştırılmasına gerek duyulmayan mallar,yetkili komutanlık veya yetkili makam tarafından tespit edilir.''
13.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesişöyledir:
'' (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılır ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelercekamulaştırılır veya her hâlde mülkiyethakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile)
(Ek cümle:16/11/2022-7421/3md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür.''
B. Yargı Kararları
14.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959tarihli ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının, III.bölümü şöyledir:
“İstimlâksiz elatma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygunhareket etmeden ferdin malını elinden almış olmasısebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bubakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka, bir ammeteşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılan işlerin plan veyaprojeye aykırı olarak yapılması hali de idari kararaaykırı bir hareket bulunması itibariyle yine idari kararıntatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ileaçılmış bir dava haksız fiilden doğan birdavadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar,içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
15.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23.09.1982 tarihli Sporrong veLönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağıgerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong’a aittaşınmazın yirmi beş yıl, Lönnroth’a aittaşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaatyasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucundataşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntıçektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda, “olayda mülkiyet hakkınadoğrudan el konulmadığı ama verilen izin ve getirilenyasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkınözüne dokunduğu” sonucunaulaşmıştır.
16.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/12/2010 tarih ve E.2010/5-662K.2010/651 sayılı kararında, hukuki el atma uygulamaları dakamulaştırmasız el atma kavramı kapsamına dâhiledilmiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
“...uzun yıllar programaalınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesinedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalıİdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemeksuretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyleİdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özünedokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunankamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığıiçin yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir. Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişleidareden değer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır...”
17.Benzer bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi 29/12/2020 tarih ve2016/3316 başvuru numaralı kararında; göreve ilişkinbir tespit niteliğinde olmasa da, askeri güvenlik bölgesişerhi nedeniyle hukuki el atmaya yönelik değerlendirme yaparak,başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğinedair, eldekidavanın nitelendirilmesine ışık tutabilecekbirkarar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir:
''...Uyuşmazlıkta derecemahkemeleri -başvurucular taşınmazları tarım yapmaksuretiyle kullandıklarından- henüz gerçekleşmeyen vegerçekleşmesi muhtemel olan zararların idarelerce tazminineolanak bulunmadığından yola çıkarak davayıreddetmiştir. Başvurucular ise anılan şerh sonrasındataşınmazların ekonomik değerinde azalma meydanageldiğini öne sürmüştür.
Başvurucuların murisi 1995yılında taşınmazlarına konulan askerîgüvenlik bölgesi şerhinden önce taşınmazlarıedinmiştir. Dolayısıyla başvurucuların edinmetarihinde bu sınırlamayı öngörebilmelerimümkün değildir. Başvurucularıntaşınmazlarının bulunduğu bölgede yer alan veaskerî tesise sınır olmayan diğertaşınmazların imara açıldığı, butaşınmazlara yapılaşma izni verildiği hâldeaskerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle başvurucularıntaşınmazlarının imaraaçılamadığı ve özellikle de konumlarınedeniyle İdarece taşınmazlara ilişkin fiilî biryapılaşma yasağının da uygulandığıgörülmektedir. Bu durumda yaklaşık yirmi beşyıldır devam eden şerh nedeniyle taşınmazlarınfiilî yapılaşma yasağı da dâhil olmaküzere bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bukısıtlamaların daha ne kadar süreceğinin belirsiz veöngörülemez bir zamana bırakıldığıanlaşılmıştır.
Yönetmelik'in 24. ve 9.maddeleri uyarınca bölgenin savunma gücü vegizliliğini ihlal etmemek şartıyla taşınmazmalların üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, ormanyetiştirmek veya ağaç kesmek, bataklık kurmak veyakurutmak gibi hususların izne tabi olduğu, izin verilmeyen veyakomutanlıkça kabul edilen şartlara uymayan her türlüinşaat ve eylemlerin durdurulacağı ve yapıların yıkılacağıhükme bağlanmıştır. Dolayısıylaöngörülen mevzuatın yol açtığıkısıtlamaların bir sonucu olarak taşınmazlarıntamamen kullanılamaz durumda olduğu söylenemez ise debaşvurucuların taşınmazlarını diledikleri gibikullanma, taşınmazlarından yararlanma ve üzerindetasarrufta bulunma hak ve yetkilerinin kısıtlandığı açıktır.Başvurucuların şerhin kaldırılmasına veyataşınmazların kamulaştırılmasınayönelik talepleri de kamu makamlarınca reddedilmiştir. Kamumakamlarının şerhin kaldırılması veyataşınmazların kamulaştırılması hususunda2565 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleriuyarınca takdir yetkisi bulunmaktadır. Fakat kamu makamları butakdir yetkisi kapsamında başvurucularınşikâyetlerini ortadan kaldıracak şekilde bir işlemtesis etmemiştir. Hâlbuki kamu makamları,kamulaştırılmasına gerek görmedikleri bu durumdaki taşınmazlariçin makul kabul edilebilecek ölçüde bir tazminatödemek suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahaleninadil dengeyi bozmasının önüne geçebilecektir.
Dolayısıylakullanma ve yararlanma hakkına yönelik olarak bir kısımyasal kısıtlamalara maruz kalan ancak tamamen de kullanılamaznitelikte bulunmayan taşınmazlarınkamulaştırılması veya bedelinin tamamınahükmedilmesi gerektiğinden söz edilemez ise de çevresindebulunan taşınmazlar imara açıldığıhâlde askerî güvenlik bölgesi şerhi nedeniyle imaraaçılamayan ve fiilî yapılaşma yasağı dauygulanan taşınmazlar nedeniyle başvurucuların birzararlarının olduğu açıktır.
Derece mahkemelerinin henüzgerçekleşmeyen ve gerçekleşmesi muhtemel olanzararların tazminine olanak bulunmadığına yönelikyorumu başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklemiştir. Bu durumdabaşvurucuların mülkiyet hakkının korunması ilekamunun yararı arasında olması gereken adil dengeninbaşvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahaleninölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır...''
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
18.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan08/07/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre,İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
19.Raportör-Hakim Gülay DOĞAN'ın, davanınçözümünde adli yargının görevli olduğuyolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
20.Dava, davacıya ait nazım imar planı dışında kalantarım arazisi niteliğindeki Ağrı ili, Doğubayazitilçesi, ... mevkiindeki ... ada, ... parsel sayılıtaşınmazın tapu kaydında "1. Derece Askeri Yasak Bölge" şerhininbulunduğu, taşınmazın bölgeye güvenlikduvarı çekildiği ve askeri yasak bölge içerisindekalması nedeniyle tarıma elverişsiz hale geldiği ilerisürülerek, kamulaştırma bedelinin tazminen ödenmesiistemiyle açılmıştır.
21.Dosyanın incelenmesinden; davacının Ağrı ili,Doğubayazit ilçesi, ... mevkiinde bulunan, ... ada, ... parselsayılı taşınmazın maliki olduğu,taşınmazın tamamının askeri bölgeiçerisinde kaldığı, takyidat kısmında "1. Derece Askeri Yasak Bölge"kaydının bulunduğu, İran sınırınaçekilen güvenlik duvarı nedeniyle taşınmazıntarım arazisi vasfını yitirdiği ve tarımamaçlı kullanım imkânının kalmadığı,ancak kamulaştırma işleminindeyapılmadığının ilerisürüldüğü; adli yargı yerince yapılankeşif ve alınan bilirkişi raporuna göre dava konusutaşınmaza fiilen el atmanın söz konusuolmadığı, ancak askeri bölge içerisinde kalmasınedeniyle taşınmaza ulaşımın ve tarımyapmanın mümkün olmadığının tespitedildiği, yine Kanun'da ve Yönetmelikte 1. Derece Askeri YasakBölgeler için kamulaştırılmazorunluluğubulunduğu halde taşınmazdakamulaştırma işlemlerinin dava tarihi itibarıyla yerinegetirilmediği, taşınmazın bazı kısıtlamalaramaruz kaldığı ve bu kısıtlamaların daha ne kadarsüreceğinin belirsiz ve öngörülemez bir zamanabırakıldığı anlaşılmıştır.
22.Uygulama ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemleri idari işlem; herhangi birişlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de idari eylemolarak tanımlanmaktadır.
23.Hukukî kamulaştırmasız el atma davaları, ilgiliidarelerin Kanun'dan doğan görevlerini belli bir müddethareketsiz kalmak sureti ile yerine getirmemeleri (hareketsiz kalmaları)temeline dayandığından, eylemden kaynaklı olan davalararasında yer almaktadır.
24.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerince çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş ise de, somutuyuşmazlıkta görevli mahkemeyi belirleyen ve 26/11/2022 tarihlive 32025 sayılı RG'de yayımlanarak yürürlüğegiren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 2942 sayılıKanun'un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilenişlemlerin yapılmaması halinde taşınmazlarınmalikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedeleilişkin açılacak davalar, adli yargıdagörülür." hükmü ve uygulamadabirliğin sağlanması amacı gözönünealındığında, fiilen olmasa da hukuken el atılan ancakulaşımı ve kullanımısınırlandırıldığı için fiilen elatılma sonucunu doğuran eldeki davanınçözümünde, adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
25.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,Erzurum 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, ErzurumBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E.2021/395,K.2023/1410 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.Erzurum 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile ErzurumBölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E.2021/395,K.2023/1410 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
08/07/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN