T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/46
KARAR NO : 2024/296
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET:Davacı Belediye Başkanlığının ayrımcılık yasağı ihlali yaptığı nedeniyle idari para cezası ile cezalandırılmasına ve bu durumun kamuoyuna bildirilmesine ilişkin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun Kurul Kararının iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : Bayraklı BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. A.A
Davalı : Türkiye İnsan Hakları veEşitlik Kurumu
Vekili : Av.B.G
I.DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkili Belediye Başkanlığıhakkında siyasi görüş nedeniyleayrımcılıkyasağı ihlali yaptığından bahisle, 29.500 TL idaripara cezası ile cezalandırılmasına ve bu durumun kamuoyunaduyurulmasına ilişkin Türkiye İnsan Hakları veEşitlik Kurumunun 01/11/2021 tarih ve 2021/267 sayılı KurulKararının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİNBAŞVURU SÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Ankara 12. İdare Mahkemesi21/04/2022 tarih ve E.2022/813, K.2022/862 sayılı kararı ile,dava konusu idari para cezasının, 5326 sayılı Kanun'un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 6701 sayılı Kanun uyarınca uygulanan idari paracezasına ilişkin işleme karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, 5326sayılı Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarıncaadli yargının görevli olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, kararailişkin istinaf isteminde bulunulması üzerine Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 16/11/2022 tarih veK.2022/2963, K.2022/4918 sayılı kararı ile, mahkemekararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinafisteminin reddine kesin olarak karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Dava konusu idari paracezasının verilmesine dayanak teşkil eden 20/4/2016 gün ve29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6701 sayılı Türkiyeİnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nun "İdariYaptırımlar" başlıklı 25. maddesinde; "(1)Ayrımcılık yasağının ihlali hâlinde, buihlalin etki ve sonuçlarınınağırlığı, failin ekonomik durumu ve çoklu ayrımcılığınağırlaştırıcı etkisi dikkate alınarakihlalden sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşları, gerçek kişiler ve özel hukuktüzel kişileri hakkında bin Türk lirasından onbeş bin Türk lirasına kadar idari para cezasıuygulanır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen idari paracezasının kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları hakkında uygulanmasıhâlinde, ödenen idari para cezası, cezaya esasayrımcı uygulamaya kusuruyla sebebiyet veren kamu kurum vekuruluşlarında görev yapan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşlarında görev yapanlara rücu edilir.
(3) 19 uncu maddede öngörülenyükümlülüklere, uyarıya rağmen haklı birneden olmaksızın belirtilen sürede uymayan birinci fıkrakapsamındaki kişi ve kuruluşlar hakkında beş yüzTürk lirasından iki bin Türk lirasına kadar idari paracezası uygulanır. Bu fıkrada düzenlenen idari paracezaları hakkında da ikinci fıkra hükmüuygulanır.
(4) Kurul, verdiği idari para cezasını birdefaya mahsus olmak üzere uyarı cezasınadönüştürebilir. Hakkında uyarı cezası verilenkişi veya kurumun ayrımcı fiilinin tekrarı hâlindealacağı ceza yüzde elli oranında artırılır.Bu artış ceza üst sınırını aşamaz.
(5) Bu Kanuna göre verilen idari para cezalarıtebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
(6) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerdeidari yaptırımlara ilişkin olarak 30/3/2005 tarihli ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. "düzenlemesine,
24/11/2017 gün ve 30250 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiyeİnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu Kanununun Uygulanmasınaİlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin"İdari Yaptırım Kararı" başlıklı70.maddesinde; "(1) Ayrımcılık yasağınınihlali hâlinde, bu ihlalin etki ve sonuçlarınınağırlığı, failin ekonomik durumu ve çokluayrımcılığınağırlaştırıcı etkisi dikkate alınarakihlalden sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları, gerçek kişiler veözel hukuk tüzel kişileri hakkında bin Türk lirasındanon beş bin Türk lirasına kadar idari para cezasıuygulanır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen idari paracezasının kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşları hakkında uygulanmasıhâlinde, ödenen idari para cezası, cezaya esas ayrımcıuygulamaya kusuruyla sebebiyet veren kamu kurum ve kuruluşlarındagörev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumuniteliğindeki meslek kuruluşlarında görev yapanlararücu edilir.
(3) Kanunun 19 uncu maddesinde öngörülenyükümlülüklere, uyarıya rağmen haklı birneden olmaksızın belirtilen sürede uymayan birinci fıkrakapsamındaki kişi ve kuruluşlar hakkında beş yüzTürk lirasından iki bin Türk lirasına kadar idari paracezası uygulanır. Bu fıkrada düzenlenen idari para cezalarıhakkında da ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Kurul, verdiği idari para cezasını birdefaya mahsus olmak üzere uyarı cezasınadönüştürebilir. Hakkında uyarı cezasıverilen kişi veya kurumun ayrımcı fiilinin tekrarıhâlinde alacağı ceza yüzde elli oranındaartırılır. Bu artış ceza üstsınırını aşamaz.
(5) Verilen idari para cezaları tebliğindenitibaren bir ay içinde ödenir.
(6) İdari yaptırımlara ilişkin Kanundave bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde 30/3/2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleriuygulanır." şeklinde kanunun düzenlemesine paralel birdüzenlemeye yer verilmiştir.
Bu durumda; dava konusu idaripara cezasının 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,yukarıda hükümlerine yer verilen 6701 sayılıTürkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nun"İdari Yaptırımlar" başlıklı 25.maddesinin ve Kanunun uygulanmasına yönelik Yönetmeliğin 70maddesinin son fıkrasında idari yaptırımlara yönelikolarak hüküm bulunmayan hallerde 5326 sayılı KabahatlerKanunu hükümlerinin uygulanacağına ilişkindüzenlemesi de göz önüne alındığında;6701 sayılı Kanun uyarınca uygulanan idari para cezasınailişkin işleme karşı açılan işbudavanın görüm ve çözümünde, 5326sayılı Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarıncaadli yargının görevli olduğu sonucunavarılmaktadır.
Nitekim, benzer uyuşmazlıkta Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nin 22/02/2022 tarih veE:2022/496, K:2022/496 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle; davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-(a)maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine..."
3.Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Adli Yargıda
4.Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği27/07/2023 tarih ve D.İş No.2022/16320sayılı kararıile, bahse konu kabahatin İzmirilinde gerçekleşmiş olması nedeniyle davaya bakmayetkisinin İzmir Sulh Ceza Hakimliğine ait olduğugerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 12/1maddesi uyarınca yetkisizlik kararı vermiştir.
5. İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliği 23/10/2023tarih ve D.İş. No.2023/6508 sayılı kararı ile,idari işleme yönelik itiraz başvurusunun idari yargıyerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine ve kararkesinleştiğinde görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiş, bu karara karşı yapılanitiraz üzerine, İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliği 21/11/2023 tarih veD.İş. No. 2023/10747 sayılı kararı ile itirazınreddine kesin olarak karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Başvurudilekçesi, cevap dilekçesi, ekindeki belgeler, idariyaptırım kararının tüm dayanak belgeleri ve dosyakapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; başvuranhakkında Türkiye İnsan Haklan ve Eşitlik Kurumunun01.11.2021 tarih 2021/267 karar numaralı kurul kararı ileayrımcılık yasağı ihlaliyapıldığına, 29.500,00 TL idari para cezasıuygulanmasına, kararın kamuoyuna duyurulmasına dair kararverildiği anlaşılmıştır. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre idaridava türleri; a) idari işlemler hakkında yetki, şekilsebep, konu ve amaç yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler "tarafından açılan iptal davaları b) idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar açılan tam yargı davaları c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan hertürlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında ortaya çıkan" uyuşmazlıklara ilişkindavalardır. Kamu kurumlarınca alınan idari kararlarınyetki, şekil, sebep, konu” ve amaç yönlerinden biri ilekanuna aykırı olup olmadığının yargısaldenetimi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun2. Maddesinde belirtilen iptal davaları kapsamında, idari yargımercilerince yapılmaktadır. Dosya içeriğine göre;başvuran hakkında verilen ayrımcılık yasağıihlaline, 29.500,00 TL idari para cezasına ve kararın kamuoyuna duyurulmasınadair kararın idarenin kamu gücü kullanarak, tek taraflıtesis ettiği idari nitelikte bir işlem olduğu söz konusuişlemin iptaline ilişkin davada 2577 sayılı Yasa'nın2/a maddesi gereği idari yargı yerinin görevli olduğu, sulhCeza Hakimliklerinde incelenebilecek kararlardan olmadığı,başvuruya konu idari işleme karşı görevli Mahkemeninİdare Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından;5326 sayılı Yasa'nın 28/1-b maddesi gereği, başvurunungörev yönünden usulden reddine, Aynı konuya ilişkinolarak itiraz edenin Ankara 12. İdare mahkemesine yapmışolduğu başvurunun 21.04.2022 tarih, 2022/813 esas, 2022/862 Kararsayılı kararı ile görev yönünden reddine kararverilmiş olmakla, her iki yargı yolu arasında olumsuz görevuyuşmazlığı oluştuğundan görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmesine karar verilmiş,aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..
KARAR; YukarıdaAçıklanan Nedenlerle;
Türkiye İnsan Haklarıve Eşitlik Kurumunun 01.11.2021 tarih 2021/267 karar numaralı idariişleme yönelik muteriz vekilinin itiraz başvurusunun 5326sayılı Yasa'nın 28/1-b maddesi uyarınca GÖREVYÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE,
Daha önce kesin suretleverilmiş İdari Yargı Kararı mevcut olduğundanfarklı yargı mercileri arasında karar kesinleştiğinde12/6/1979 tarihli 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanun'un 14. Maddesi mucibinde OLUMSUZGÖREV UYUŞMAZLIĞI çıkarılmasına,
Kararın bu haliylekesinleşmesi halinde 2247 sayılı yasanın 15. Maddesigereğince daha önce görevsizlik verilmiş olan İdariYargı Mercii dosyasının ilgili Mahkemeden (Ankara 12. İdareMahkemesinden) istenilmesi ile dosyanın ihtilafının halliiçin T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ’NEGÖNDERİLMESİNE..."
6.2247Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 16. maddesi uyarıncaYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve DanıştayBaşsavcısının konuya ilişkin yazılıdüşünceleri istenilmiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
A. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanıngörüm ve çözümünün idariyargı yerineait olduğu yönünde yazılı düşüncevermiştir. Yazılı düşüncenin ilgilikısmı şöyledir:
"...Bilindiği gibi, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” kenar başlıklı 2. maddesinde, idaridava türleri: a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır.
Kamu kurumlarınca alınanidari kararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerindenbiri ile kanuna aykırı olduğu ileri sürülerekaçılan ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde tanımlananiptal davalarının amacı, idari işlemlerin idari yargıorganlarınca denetlenerek, idarenin hukuka uygunluğununsağlanmasıdır.
Diğer taraftan, 5326sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesini değiştiren06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 31. maddesinde “(.1)Bu Kanunun; / a) İdari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, / b) Diğer genelhükümleri, İdarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında, / uygulanır." denilmiştir.
Aynı Kanun'un 27. maddesine,5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhâlinde; idari yaptırım kararma ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de "Buhükümle, Kabahatler Kanunundaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı"ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe girenbu düzenlemeye göre, 5326 sayılı Kanun'un; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması hâlinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari) yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması hâlinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır.
Somut olayda,uyuşmazlığa konu Kurul Kararı ile idari para cezasınakonu işlem kapsamında aynı maddi olay nedeniyle, aynıkişi ile ilgili olarak idari işlem niteliğindeyaptırım da içeren "Kararın kamuoyunaduyurulmasına" da kararı verildiği ve idari yargıyerinde dava konusu edildiği, dosyanın incelenmesindenanlaşılmıştır.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, yaptırımındayanağı olan 6701 sayılı Kanun'da idari para cezasınaitiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, ancak; idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak kararın kamuoyuna duyurulması kararı daverildiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşıldığından, idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığı iddiasınında, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, 5326 sayılıKanun'un 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesi veaynı Kanun'un 27. maddesine 5560 sayılı Kanun'la eklenensekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde,6701 sayılı Kanun uyarınca verilen Kurul Kararı'nakarşı açılacak davanınçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusuuyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevine girdiğianlaşıldığından, Ankara 12. İdare Mahkemesinin21.04.2022 tarihli ve 2022/813 E.,-2022/862 K. sayılı görevsizlikkararının kaldırılmasına karar verilmesigerekmektedir..."
B. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
8.Danıştay Başsavcısı, davanın görüm veçözümünün idariyargı yerine ait olduğuyönünde yazılı düşünce vermiştir.Yazılı düşüncenin ilgili kısımışöyledir.
"...5236 sayılıKabahatler Kanûnunun 3., 16., 19. ve 27. maddelerinde yer alanhükümlere göre idârî para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idârîyaptırım kararlarına karşı sulh cezamahkemelerine,ilgili kanunlarda yer alan "diğer idârîtedbirlere" karşı idârî yargı mercilerinebaşvurulabileceği, ancak diğer kanûnlardaidârî yargı merciine başvurulabileceğineilişkin hüküm bulunması ya da idârîyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi hakkında idârîyargının görev alanına giren kararların verilmişolması hâlinde idârî yaptırımın veaynı kişiyi ilgilendiren idârî işlemin iptaliistemiyle açılacak dâvâların idârîyargı merciince çözümlenmesi gerektiğiaçıktır.
Dâvânın,Kurul kararının iptali istemiyle açılmış olmasınedeniyle, dâvâ konusu kararın bütün olarakdeğerlendirilmesi gerekmekte olup, kararın ayrımcılıkyasağının ihlâl edildiğinin tespiti,idârî para cezası verilmesi ve kararın kamuoyunaduyurulması olmak üzere üç kısımdanoluştuğu dikkate alındığında, ayrımcılıkyasağının ihlâl edildiğine ilişkin tespiteistinaden verilen idârî para cezasına karşıaçılan dâvânın kural olarak adlî yargımerciince görülmesi gerekmekte ise de, aynı işlemiçeriğinde kamuoyuna duyurma işlemi de bulunduğundan vebu işleminidare tarafındankamu gücü kullanılarak tesisedilen idârî işlem niteliğinde olması ve aksine birkanûnî düzenlemenin bulunmaması hâlindeidârî işlemlerin idârî yargınınyargısal denetimine tâbi olması bakımından,uyuşmazlığın görüm veçözümü idârî yargının görevalanına girmektedir.
Bu itibarla, kamuoyuna duyurmaişlemi ile birlikte idârî para cezası verilmesineilişkin işlemin yargısal denetiminin, Kabahatler Kanûnunun27. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca idârîyargı merciince yapılması gerekmektedir.
UyuşmazlıkMahkemesinin E:2013/1601, K:2013/1818, E:2023/316, K:2023/442 sayılıve Danıştay Onuncu Dairesinin E:2010/15924, K:2013/3472, E:2021/30,K:2021/4849 sayılı kararları da bu görüşüdestekler niteliktedir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde idârîyargının görevliolduğudüşünülmektedir..."
III. İLGİLİ HUKUK
9.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idariyargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
1. (Değişik:10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
10.5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Genelkanun niteliği " başlıklı 3. maddesişöyledir:
"(Değişik:6/12/2006-5560/31 md.)
(1) Bu Kanunun;
a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır."
11.5326 sayılı Kanun'un "Yaptırımtürleri" başlıklı 16. maddesişöyledir :
"(1) Kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idarîyaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerdenibarettir.
(2) İdarî tedbirler,mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alandiğer tedbirlerdir."
12. 5326 sayılıKanun'un "Başvuru yolu"başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkralarışöyledir:
"(1) İdarî paracezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidarî yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidarî yaptırım kararı kesinleşir.
...
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.)İdarî yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarîyargının görev alanına giren kararların da verilmişolması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkinhukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiylebirlikte idarî yargı merciinde görülür."
13.6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve EşitlikKurumu Kanunu'nun "Kurulun görevve yetkileri"başlıklı 11. maddesinin 1.fıkrasının b bendi şöyledir :
"Ayrımcılık yasağı ihlallerine ilişkinbaşvurular ile insan hakları veya ayrımcılıkyasağı ihlallerine ilişkin resen yapılan incelemeleri kararabağlamak, bu başvuru ve incelemelere ilişkin gereklihâllerde uzlaşma sürecini sonuçlandırmak,ayrımcılık yasağı ihlallerine ilişkin bu Kanundaöngörülen idari yaptırımlara karar vermek."
14.6701 sayılı Kanun'un "Kurulunçalışma esasları" başlıklı12. maddesinin 11. fıkrası şöyledir :
"Kurul,gerekli gördüğü durumlarda kararlarını, kişiselverilerin gizliliği ilkesine bağlı kalmak kaydıyla uygunvasıtalarla kamuoyuna duyurabilir."
15.6701 sayılı Kanun'un "İdariyaptırımlar" başlıklı 25. maddesişöyledir :
"(1) Ayrımcılıkyasağının ihlali hâlinde, bu ihlalin etki vesonuçlarının ağırlığı, failinekonomik durumu ve çoklu ayrımcılığınağırlaştırıcı etkisi dikkate alınarakihlalden sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşları, gerçek kişiler ve özel hukuktüzel kişileri hakkında bin Türk lirasından onbeş bin Türk lirasına kadar idari para cezasıuygulanır.
(2) Birinci fıkrada belirtilenidari para cezasının kamu kurum ve kuruluşları ile kamukurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hakkındauygulanması hâlinde, ödenen idari para cezası, cezaya esasayrımcı uygulamaya kusuruyla sebebiyet veren kamu kurum vekuruluşlarında görev yapan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslekkuruluşlarında görev yapanlara rücu edilir.
(3) 19 uncu maddedeöngörülen yükümlülüklere, uyarıyarağmen haklı bir neden olmaksızın belirtilen süredeuymayan birinci fıkra kapsamındaki kişi ve kuruluşlarhakkında beş yüz Türk lirasından iki bin Türklirasına kadar idari para cezası uygulanır. Bu fıkradadüzenlenen idari para cezaları hakkında da ikinci fıkrahükmü uygulanır.
(4) Kurul, verdiği idari paracezasını bir defaya mahsus olmak üzere uyarı cezasınadönüştürebilir. Hakkında uyarı cezasıverilen kişi veya kurumun ayrımcı fiilinin tekrarıhâlinde alacağı ceza yüzde elli oranındaartırılır. Bu artış ceza üstsınırını aşamaz.
(5) Bu Kanuna göre verilenidari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içindeödenir.
(6) Bu Kanunda hükümbulunmayan hâllerde idari yaptırımlara ilişkin olarak30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümleri uygulanır."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin RıdvanGÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, MahmutBALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıylayapılan 08/07/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada, idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
17.2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir.
18.2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir.
19.Kanun koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaimkânını tanımıştır.
20.Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciinbelirtilmesi için kararın kesinleşmesinden sonradavadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verilmiştir.
21.Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'daöngörülen yönteme uymamakta ise de, davalı vekilincede olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemli başvurudabulunulduğuhususu da gözetilerek, İzmir 1.Sulh Ceza Hakimliğince re’sen yapılan başvurunun 2247sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile ; Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
22.Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki yazılıaçıklamaları okunup bu yöndekisözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra,gereğigörüşülüp düşünüldü:
23.Dava,davacı Belediye Başkanlığınınayrımcılık yasağı ihlali yaptığınedeniyle idari para cezası ile cezalandırılmasına ve budurumun kamuoyuna bildirilmesine ilişkin Türkiye İnsanHakları ve Eşitlik Kurumunun 09/02/2022 tarih ve 2021/267sayılı kurul kararının iptali istemiyleaçılmıştır.
24.5236 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3., 16., 19. ve 27. maddelerindeyer alan hükümlere göre idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararlarına karşı sulh ceza mahkemelerine,ilgili kanunlarda yer alan "diğeridari tedbirlere" karşı idari yargı mercilerinebaşvurulabileceği, ancak diğer kanunlarda idari yargımerciine başvurulabileceğine ilişkin hükümbulunması ya da idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi hakkındaidari yargının görev alanına giren kararlarınverilmiş olması hâlinde idari yaptırımın veaynı kişiyi ilgilendiren idari işlemin iptali istemiyleaçılacak davaların idari yargı merciinceçözümlenmesi gerektiği açıktır.
25.Davanın, Kurul kararının iptali istemiyleaçılmış olması nedeniyle, dava konusu kararınbütün olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, kararın ayrımcılıkyasağının ihlâl edildiğinin tespiti, idari paracezası verilmesi ve kararın kamuoyuna duyurulması olmaküzere üç kısımdan oluştuğu dikkatealındığında, ayrımcılıkyasağının ihlal edildiğine ilişkin tespite istinadenverilen idari para cezasına karşı açılandavanın kural olarak adli yargı merciince görülmesigerekmekte ise de, aynı işlem içeriğinde kamuoyunaduyurma işlemi de bulunduğundan ve bu işlemin idare tarafındankamugücü kullanılarak tesis edilen idari işlem niteliğindeolması ve aksine bir kanuni düzenlemenin bulunmamasıhâlinde idari işlemlerin idari yargının yargısaldenetimine tabi olması bakımından,uyuşmazlığın görüm veçözümü idari yargının görev alanınagirmektedir.
26.Bu itibarla, kamuoyuna duyurma işlemi ile birlikte idari para cezasıverilmesine ilişkin işlemin yargısal denetiminin, KabahatlerKanunu'nun 27. maddesinin sekizinci fıkrası uyarıncaidârî yargı merciince yapılması gerekmektedir.
27.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İzmir 1. SulhCeza Hakimliğinin 23/10/2023 tarih ve D.İş No.2023/6508sayılı başvurusunun kabulü ile; Ankara 12. İdare Mahkemesinin21/04/2022 tarih ve E.2022/813, K.2022/862 sayılı görevsizlikkararının kaldırılmasına karar verilmesigerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanannedenlerle;
A.Davanın çözümünde İDARİ YARGIYERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B.İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23/10/2023 tarih ve D.İşNo.2023/6508 sayılı BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 12.İdare Mahkemesinin21/04/2022 tarih ve E.2022/813,K.2022/862sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
08/07/2024tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN