T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 134
KARAR NO : 2020 / 305
KARAR TR : 28.5.2020
ÖZET: 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı alan davacının, 18/05/2005-23/06/2005 tarihleri arasındaki dönem için sigortalı hizmetinin sahte işçilik olduğunun tespit edildiğinden bahisle; askerlik borçlanmasının ve emekli aylığının iptali işlemi ile yapılan ödemelerin adına borç çıkartılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığının saptanması karşısında; davalı idarece adli yargıda açılan dava sonunda; aksi yöndeki değerlendirme sonucunda davanın kabulüne, İcra Müdürlüğünün icra takip dosyasındaki davalı itirazının asıl alacak, işlemiş faizler toplamı üzerinden iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar veren GAZİANTEP 4. İŞ MAHKEMESİNİN 25.06.2014 tarih ve E:2013/311, K:2014/311 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA; hukuk ve usule uygun bulunan ANKARA 9. İDARE MAHKEMESİNİN 27.01.2015 tarih ve E:2014/1194, K:2015/69 sayılı KARARININ KABULÜNE ve bu suretle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE karar verilmesi gerektiği hk.
K A R A R
HükümUyuşmazlığının
Giderilmesini İsteyen
(İdari yargıdaDavacı
Adli Yargıda Davalı) : O. K.(6.12.2018 de vefat etmiş)Mirasçıları; H. K.,
E. .K, S. C., S.Y.
Vekili : Av. M. A., Av.S.A.
Karşı Taraf : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili :Av. Av.R.Ç., Av.İ.T.
O L A Y : 1-a) Davacı O.K. vekili Av. S. A.; müvekkilinin,sahte işçilik nedeniyle geçersiz sayılan hizmetininiptaline ilişkin kararın iptaline, iptal edilen askerlikborçlanmasının tekrar sayılmasına, şayetsayılmazsa eksik yatırılan 2 aylık döneminborçlanmasına, kızı Sevda Kaya'nın kullanmasıgereken ilaçları, sigortadan faydalanarak hasta katkıpayı alamamaktan dolayı, gördüğü zararlarınyasal faizi ile tazmini istemiyle 11.11.2009 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
1-b) Ankara9.İdare Mahkemesi; 18.11.2009 gün ve E:2009/1546, K:2009/2108sayı ile, “(…)Dava dosyasının incelenmesinden;davacı tarafından, sahte işçilik nedeniylegeçersiz sayılan hizmetinin iptaline ilişkin kararıniptaline, iptal edilen askerlik borçlanmasının tekrarsayılmasına, şayet sayılmazsa eksik yatırılan 2aylık dönemin borçlanmasına, kızı SevdaKaya'nın kullanması gereken ilaçları sigortadanfaydalanarak hasta katkı payı alamamaktan dolayıgördüğü zararların tarafına yasal faizi iletazmini istemiyle açılan davada, tazmini istenen hasta katkıpayı alamamaktan dolayı gördüğü zararlarınne olduğunun ve miktarının belirtilmediği, iptal edilen askerlikborçlanmasının tekrar sayılmasına, şayetsayılmazsa eksik yatırılan 2 aylık döneminborçlanmasına ilişkin istemin biri olmazsa diğerişeklinde belirtildiği, bu durumun terdit oluşturduğugörüldüğünden dava dilekçesinin bu haliyle 2577sayılı Kanunun 3. Maddesine uygun düzenlenmediğianlaşılmaktadır.
Açıklanannedenlerle, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 1. fıkrası (d)bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen gündenitibaren (30) gün içinde bizzat veya bir avukatvasıtasıyla 3.maddeye uygun şekilde düzenlenerek yeniden davaaçılmak üzere reddine(…)” karar vermiştir.
1-c)Davacıvekili dilekçesini yenileyerek; müvekkilinin 330200504320sigorta sicil numaralı emekli olduğunu, 4 yıldır emeklimaaşı almakta iken, Mersin Sosyal Sigortalar Güvenlik İlMüdürlüğünden, Emekli Sandığına gönderilen13.08.2009 tarih ve 10539258 sayılı yazıda, 18.05.2005-23.06.2005tarihleri arasında sigortalı hizmetinin müfettiş raporunaistinaden sahte olduğunun, bundan dolayı askerlikborçlanmasının da iptal edildiğinin bildirildiğini; fakat konu hakkında ne yapması gerektiğinin tarafınabildirilmediğini; oysa müvekkilinin 18.05.2005-23.06.2005tarihleri arasında K. Uluslararası TaşımacılıkGıda Elektronik İthalat İhracat Sanayi ve Tic. Ltd.Sti.nde 37günlük bir hizmetinin bulunduğunu ve sigorta primlerinin deyatırıldığını; ayrıca yaptıkları araştırmayagöre de anılan Şirketin, Hukuk kurallarına uygunşekilde kurulmuş bir şirket olup, hayali bir şirket olmadığını;müvekkilinin çalıştığı süreiçerisinde de faal olduğunu, ticari faaliyetini 18.04.2006tarihinde terk ettiğini; şayet mahkeme aksi kanaatte ise, hiçolmazsa müvekkilce eksik yatırılan 2 aylık döneminborçlanmasını da talep ettiklerini; ayrıca, müvekkilininaskerlik borçlanmasını da usulüne uygun bir şekildeyatırmasına rağmen, askerlik borçlanmasının daiptaline karar verilmesinin deanlaşılamadığını; müvekkilinin 20 ayaskerlik yaptığını, eğer gerekseydi askerlikborçlanmasını, 18 ay değil de 20 ay borçlanabileceğini, bu durumun hayatın olağan akışına ve mantıkkurallarına uymadığını; müvekkilinemekliliğinin iptaliyle kızı S. K.'nın, böbreknakli nedeniyle sürekli kullanması gereken ilaçları daherhangi bir ek geliri olmadığından ve ilaçların dafiyatlarının çok pahalı olması nedeniylealamadığını; ayrıca; müvekkilinin, emeklimaaşından kesinti yapılması kaydıyla, bankadan çektiğitüketici kredisini de emekli maaşının kesilmesindendolayı ödeyemediğini; müvekkilinin, 16 yıl10 Ay 14 günlük Emekli Sandığı hizmeti, 4yıl 2 ay 19 gün yıpranma hizmeti ile sonradan 2 yıl 5 ayBağ-Kur hizmetine müteakip (sahte olduğu iddia edilerekgeçersiz sayılan ) 37 günlük Sigorta hizmeti, 18aylık (20 ay yaptığı askerliğin 18 ayınıborçlandığını) askerlik borçlanması ile01.07.2005 tarihinde, o zamanki adı Emekli Sandığından(Sonradan Sosyal Güvenlik Çatısı altındaBirleştirilen ) emekli olduğunu; her nasılsa, emekli olduktan4 yılı aşkın bir süre sonra birden biremaaşının kesildiğini; kararın haksız vekeyfi olduğunu ifade ederek; müvekkilinin kesilen emekliaylığı ile tüm emekli aylıklarınınborç çıkartılması işlemininyürütmesinin durdurulmasına; müvekkili hakkındaverilen 18.05.2005-23.06.2005 tarihleri arasındaki sözde sahteişçilik nedeniyle geçersiz sayılan hizmetinin iptalinedair kararın iptaline; müvekkilinin kazanılmışhakkı olan askerlik borçlanmasının da tekrarsayılmasına; müvekkilinin Kızı SevdaKAYA'nın toplam 3.352.12 TL tutarında olan ilaçlarıalamamaktan dolayı mağduriyetinin giderilmesine; müvekkilininkesilen emekli maaşının kesildiği tarihten itibaren tarafına yasal faiziyle davalı idareden tazminine karar verilmesiistemiyle idari yargı yerinde yeniden dava açmıştır.
1-d) Ankara9.İdare Mahkemesi: 5.7.2011 gün ve E:2010/53, K:2011/1555 sayıile, “(…)Olayda, davalı idarece 19/09/2005 tarih ve 324645sayılı işlemle, 16 yıl 10 ay 14 gün fiili hizmetsüresi, 4 yıl 2 ay 10 gün fiili hizmet zammı, 1 yıl 7ay 4 gün sigortalı hizmeti ve 2 yıl 5 ay Bağ-kur hizmetiolmak üzere toplam 25 yıl 28 gün hizmetinekarşılık 01/07/2005 tarihinden itibaren 5434 sayılıKanun hükümlerine göre aylık bağlanandavacının, sahte işçilik olarak tespit edilendönemde 27.05.2005 tarihinde askerlik süresini borçlanmakamacıyla davalı kuruma başvurarak 1 yıl 5 ay 29 günlükaskerlik süresini borçlandırmak suretiyle emekli olduğugörülmekle birlikte, kurum müfettişleri tarafındanyapılan incelemeler sonucu düzenlenen 05.06.2009 tarih ve104602/İNC/23 sayılı İnceleme Raporu ile sabit olduğuüzere, 08/05/2005- 23/06/2005 tarihleri arasında geçensigortalı çalışmalarının sahteişçilik olarak tespit edilmesi, davacının ise KayraUluslararası Taşımacılık Gıda Elektrikİthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindegeçen 18.05.2005-23.06.2005 tarihleri arasındakiçalışma süresinin sahte olmadığınayönelik adli yargı mercilerinde açmış olduğuherhangi bir tespit davasının bulunmamasıkarşısında, yukarıda değinilen mevzuathükümleri uyarınca Emekli Sandığı Kanunu ilebelirlenen haklardan yararlanabilmek için "iştirakçi"olmanın ön koşul olduğu açık olup, EmekliSandığı Kanununda belirtilen haklardan olan "borçlanma"hakkından yararlanabilmek için de "iştirakçiolma" şartının aranacağı açık olup,davacının sahte işçilik olarak tespit edilen 37 günlüksüresinin ve bu dönem içinde yani Sandıkiştirakçisi olmadığı bir zamandayaptığı başvuru ile borçlandığı ve emekliliğineesas alınan askerlik süresi borçlanmasının ve emekliaylığının iptali işlemi ile 01/07/2005- 30/09/2009tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak tarafına bu şekildeyersiz ödenen 42.289,50 TL'nin adına borççıkartılmasına ilişkin dava konusu işlemdehukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanannedenlerle, davanın reddine…” karar vermiş; bu karartemyiz edilmiştir.
1-e)Danıştay Onbirinci Dairesi: 8.11.2012 gün ve E:2011/8569,K:2012/7101 sayı ile, “(…) Davacının anılandöneme ait çalışmalarının sahteişçilik olduğu yönünde bir yargı kararıbulunmaksızın sadece müfettiş raporuna dayanılarakanılan çalışmalarının sahte işçilikolarak kabul edilmek suretiyle askerlik borçlanmasının veemekli aylığının iptal edilmesinin ve 1.7.2005 ila30.9.2009 tarihleri arasındaki dönemde yersiz ödenenaylıklarının adına borççıkarılmasının yasal dayanağıbulunmamaktadır.
Bu durumda,Kayra Uluslararası Taşımacılık Gıda Elektronikİthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi iledavacı hakkında savcılığa yapılan suçduyuru sonucunda adli yargıda açılmış bir dava olupolmadığı, açılmış ise söz konusudavada verilen karar sonucu araştırılmak suretiyle bir karar verilmesigerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi yolunda verilen İdareMahkemesi kararında usule ve hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanannedenlerle, davacı temyiz isteminin kabulü ile Mahkemekararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın Mahkemeye gönderilmesine…” karar vermiş;kararın düzeltilmesi istemi aynı Dairece; 5.5.2014 gün veE:2013/1726, K:2014/2659 sayı ile reddedilmiştir.
1-f) ANKARA9.İDARE MAHKEMESİ: 27.1.2015 gün ve E:2014/1194, K:2015/69sayı ile bozma kararına uyduktan sonra; “5434 sayılıEmekli Sandığı Kanunu'nun 12. maddesinde, bu kanunlatanınan haklardan aşağıda (l) işaretli yerlerdeçalışanlardan,........ (II) işaretli fıkralardagösterilenlerin faydalanacağı, emekli aylığıbağlanacak halleri düzenleyen 39. maddesinde; 25 fiili hizmetyılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58,erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerineemekli aylığı bağlanacağı düzenlenmiş,Ek 8. maddesinde ise; "102 nci maddede yazılı süreleriçinde yazı ile Sandığa müracaat edeceklerin: a)Borçlandırılma mevzuuna giren geçmişhizmetlerinin, b) Emvali metruke veya mübadil hesabı carisindenaylık, ücret almak suretiyle geçmiş sürelerinin, c)Muvazzaf ve ihtiyat askerlikte er olarak geçen sürelerinin, d)1/1/1950 tarihinden sonra yedek subay okulunda öğrenci olarak geçensürelerinin, e) Sonradan kanunla sürekli hale getirilen kadrolarda vesigorta dışında geçen sürelerinin, En çok 15yılı, istek tarihindeki (Re'sen emekliye sevk olunanlarla,ölenlerin vazife ile ilgilerinin kesildiği tarihlerdeki) emeklilikkeseneğine esas derece tutarları nazara alınmak ve bu tarihlerdederece tutarlarının tabi olduğu kesenek vekarşılık tutarı üzerindenborçlandırılmak suretiyle fiili hizmet sürelerineeklenir." hükmüne yer verilmiştir.
AynıKanunun 121. maddesinde de; "Her ne suretle olursa olsunistihkaklarından fazla yapılan ödemeler, ilgililerin, varsasonraki her çeşit istihkaklarından hükümalınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınır. Ancakilgili, Sandıkça yapılan bu muamelenin yersizliğihakkında Danıştayda dava açabilir. Herhangi bir nedenleSandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersizolarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerindüzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beşyıllık tutarları tahsil edilir. Tahsilin ne şekildeyapılacağı yönetmelikle düzenlenir."hükmü düzenlenmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, davacının, Mersin EmniyetMüdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görevyapmakta iken 29.8.2000 tarihinde ilişiğinin kesildiği,06.09.2004 tarihinde Sandıktan emekli aylığı bağlanmasıiçin yaptığı başvuru üzerine, Sandığatabi 16 yıl 10 ay 14 gün fiili hizmet süresi, 4 yıl 2 ay 19gün fiili hizmet zammı ve Bağ-kur'a tabi 2 yıl 5 ay hizmetiolmak üzere 23 yıl 6 ay 3 gün hizmetinin olduğununanlaşılması nedeniyle hizmeti yetersiz olduğu içinaylık bağlanamadığı, ancak 1479 sayılıKanun'a veya 506 sayılı Kanun'a tabi olarakçalışarak hizmet yılını doldurması,ayrıca 4759 sayılı Kanun uyarınca tabi olduğuyaşını doldurduktan sonra başvurusu halinde 2829sayılı Kanun gereğince yeniden incelenebileceğininbildirildiği, 28.06.2005 tarihli dilekçe ile 506 sayılı Kanunatabi olarak 37 gün çalıştığı, bu aradaaskerlik süresini 1 yıl 6 ay borçlandığı vetoplam 25 yıl hizmetinin bulunduğundan bahisle emekliaylığı bağlanması için idareyebaşvurması üzerine 1.7.2005 tarihinden itibaren 5434sayılı Kanun hükümlerine göre emekliaylığı bağlandığı, Mersin SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü'nün 13.8.2009tarihli yazılarında Kurum müfettişlerince yapılanincelemeler sonucunda düzenlenen Müfettiş Raporunda 8.5.2005 ila23.6.2005 tarihleri arasındaki SSK'ya tabiçalışmalarının sahte işçilik olaraktespit edildiği, bundan dolayı askerlikborçlanmasının da iptal edildiğinin bildirildiği,18.5.2005-23.6.2005 tarihleri arasındaki dönemdeki sigortalıhizmetinin sahte işçilik olduğunun tespit edildiğindenbahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptal edilip, 01.07.2005 ila 30.09.2009 tarihleriarasındaki dönemde yersiz ödenen 42.289,50-TL'nin adınaborç çıkarılması üzerine bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Olayda,davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunupbulunmadığının saptanması amacıyla Mahkememizce31.10.2014 tarihinde ara kararı yapılarak, Kayra UluslararasıTaşımacılık Gıda Elektronik İthalat veİhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davacıhakkında savcılığa yapılan suç duyuru sonucundaadli yargıda açılmış bir dava olupolmadığı hususu davalı idareden, davacıdan ve MersinCumhuriyet Başsavcılığından sorulmuş, arakararına verilen cevaplardan, söz konusu husus ile ilgili olarakMersin Cumhuriyet Başsavcılığınca davacıhakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararverildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda,davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunmadığıanlaşıldığından, sadece müfettiş raporunadayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlıkbulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, davacınınmaaşından yapılan kesintilerin, kesintilerinyapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine…” karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Danıştay Onbirinci Dairesince; 7.10.2015 gün veE:2015/5058, K:2015/4366 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
2-a)Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili dilekçesinde; müvekkili kurumdan 61.642.040.0 sicil numaralı dosyadan emekli aylığıalmakta iken hizmet yetersizliği nedeni ile 1.7.2015 tarihinden itibaren aylıklarıkesilen Osman Kaya’nın, yersiz almış olduğu01/07/2005-30/09/2009 tarihleri arasındaki istihkak tutarı 42.289,52TL. ile 09/04/2012 tarihine kadar olan faizi 22.343,08 TL. ile birlikte toplam64.623,60 TL’nin tahsili için Gaziantep 8.İcraMüdürlüğünün 2012/4033 esas sayılıdosyası ile takip başlatıldığını veborçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ifadeederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla icradosyasındaki davalı itirazının iptaline, 42.289,08 TL.asıl alacak,22.343,08 TL. işlemiş faiz ve 323,25 TL.09.04.2012-10.05.2012 tarihleri arası takip öncesi işlemişfaiz yönünden takibin devamına ve davalının %40’tanaşağı olmamak üzere icra inkar tazminatınamahkûmiyetine karar verilmesi istemiyle, Osman Kaya’yakarşı 13.9.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
2-b)GAZİANTEP 4.İŞ MAHKEMESİ; 25.6.2014 gün ve E:2013/311,K: 2014/311 sayı ile, “(…)Gaziantep 8. İcraMüdürlüğünün 2012/4033 esas sayılı icratakip dosyasının incelenmesinde:Davacının davalıaleyhine 42.289,52 TL. asıl alacak 09.04.2012 tarihine kadarişlemiş 22.343,08 TL.faiz ve 09.04.2012-10.05.2012 tarihleriarası işlemiş 323,25 TL. faiz alacağına dair genelhaciz yoluyla icra takibinde bulunduğu ve fakat davalınınitirazı üzerine icra takibinin durduğugörülmüştür.
Davadosyası iş ve sosyal güvenlik hukuku konusunda uzmanbilirkişiye tevdi edilerek 25.03.2014 tarihli rapor tanzimisağlanmıştır.
Tümdosya kapsamı bilgi belge ve deliller birlikte incelendiğinde: Davaniteliği itibariyle İ.İ.K.’nun 67.maddesi kapsamındaicra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkartazminatının davalıdan tahsili istemidir. Davacı kurumyersiz ödenen aylıklar ve bu aylıklara dair işlemişfaiz alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhineGaziantep 8.İcra Müdürlüğü nezdinde genel hacizyoluyla icra takibinde bulunmuş, ancak davalın itirazıüzerine icra takibi durmuştur. Davacı kurum 05.06.2009 tarihli104602/İNC/23 sayılı müfettiş inceleme raporunaistinaden davacının 18.05.2005-23.06.205 tarihleri arasındaKayra Uluslararası Taşımacılık Gıda Elektrikİthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Şirketi nezdindegeçtiği bildirilen sigortalı hizmetinin sahteişçilik olduğu gerekçesiyle ve hizmet süresininemeklilik için yetersizliği nedeniyle davacıya emekliaylığı bağlanmasına yönelik 19.09.2005 tarihli ve324645 sayılı işlemi iptal ederek, emekli olduğu 01.07.2005tarihinden 30.09.2009 tarihine kadar kendisine ödenen emekliaylıklarının ve işlemiş faizlerinin iadesini talepetmiş ve bilahare davalı aleyhine icra takibinde bulunmuştur.5510 sayılı yasanın 59.maddesi uyarınca kurummüfettişi tarafından düzenlenen rapor aksi sabit oluncayakadar geçerlidir. Bu meyanda müfettiş raporunun aksininispatı hususu gerçekleşmediğinden hüküm kurmayayeterli ve denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamındasübut bulan davanın kabulüne ve icra takibine konualacağın likid nitelik taşıması nedeniyledavalının icra takibine itirazının haksız olduğusonucuyla davanın kabulüne dair aşağıdabelirtildiği şekliyle hüküm kurmak gerektiği kanaatinevarılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığıüzere;
1-DavanınKABULÜ ile; Gaziantep 8.İcraMüdürlüğünün 2012/4033 esas sayılı icratakip dosyasındaki davalı itirazının 42.289,52 TL asılalacak, 22.343,08 TL işlemiş faiz ve yine 323,25 TL işlemişfaiz olmak üzere toplam 64.955,85 TL üzerinden iptaline ve takibindevamına,
2-Asıl alacağın%40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdanalınarak davacıya verilmesine(…)” karar vermiş, bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
3-a)DavacıOsman Kaya’nın vekili Gaziantep 4.İş Mahkemesinehitaplı 16.2.2016 tarihli dilekçesi ile; müvekkili aleyhineverilen kararın İdare Mahkemesince iptal edildiğini vekararın kesinleştiğini; buna rağmen davalı Kurumunicra takibinden vazgeçmediğini ileri sürerek;Mahkemelerinin 25.6.2014 gün ve E:2013/311, K: 2014/311sayılı kararı hakkında yargılamanın yenilenmesikararı verilmesini; ilk davadaki istemlerinin hükümaltına alınmasını talep etmiştir.
3-b)Gaziantep 4.İş Mahkemesi: 18.3.2016 gün ve E:2016/80, K:2016/135sayı ile, “(…)Davalı vekili mahkememize sunmuşolduğu 16/02/2016 tarihli davanın yeniden görülmesi taleplidilekçesi üzerine dosya mahkememizin 2016/80 esasınakaydı yapılmıştır. Davaya konu müfettişraporunun, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 27/01/2015 tarihli 2014/1974 esas2015/69 karar sayılı ilamı ile iptaline ve yapılankesintilerin, kesinti yapıldıkları tarihtin itibaren yasal faiziile birlikte ödenmesine karar verilmiş, verilen bu karar daDanıştay 11. Dairesinin 07/10/2015 tarih ve 2015/4366sayılı kararı ile onanmıştır. 6100sayılı HMK nın 375-1/ı maddesi" Bir dava sonundaverilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu vesebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı birhüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmişolması" nın yeniden yargılama nedeni olduğunudüzenlenmiş olduğundan mahkememizce şartlarıtaşıyan talebin kabulü ile yeniden yargılama yapılarakve davaya konu borcun nedeni olan müfettiş raporunun iptaline kararverildiği bu haliyle alacağın oluşmadığıkabul edilerek takibin durmasına neden olan itirazın iptalineyönelik talebin reddine dair aşağıdaki gibi kararverilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığıüzere;
1-Mahkememizin 2013/311esas 2014/311 karar sayılı ve 25/06/2014 tarihlihükmünün iptaline,
2-davacınınsubut bulmayan davasının reddine(…)” karar vermiş,bu karar temyiz edilmiştir.
3-c)Yargıtay 10.Hukuk Dairesi: 5.11.2018 gün ve E:2016/9489, K:2018/8923sayı ile, “(…)Yargılamanın yenilenmesi istemindebulunan Osman Kaya vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Öncelikle,eldeki uyuşmazlığa ilişkin ilgili Anayasa ve Yasamaddelerinin incelenmesi gerekirse;
1982Anayasası'nın 158. maddesi ile "Uyuşmazlık Mahkemesiadli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkilidir." düzenlemesi kabuledilmiştir.
2247sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile UyuşmazlıkMahkemesi'nin görev tanımı yapılarak; Mahkeme'nin adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili olduğu, aynı Yasa'nın 24. maddesiile de Yasa'nın 1. maddesinde gösterilen yargı mercilerinden en azikisi tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarakverilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebeilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edileceği düzenlenmiştir.
1086sayılı HUMK'nın 445/10. maddesinde iki tarafı ve sebebiaynı bir dava hakkında verilen bir karara aykırı yeni birkarar verilmesine sebep olabilecek bir madde yokken yine o Mahkeme veyadiğer bir Mahkeme tarafından önceki kararın hükmüaksine bir hüküm ve karar verilmiş olup da her iki kararında kesinlik kazanması halinde tarafların yargılamanıniadesi isteğinde bulunulabileceği kabul edilmiştir. 6100sayılı HMK’nun 375/1-1 maddesi uyarınca HUMK'nun 445/10.maddesi ile paralel olarak, bir dava sonunda verilen hükmünkesinleşmesinden sonra tarafları konusu ve sebebi aynı olanikinci davada öncekine aykırı bir hüküm verilmişve bu hükmün de kesinleşmiş olmasıyargılamanın iadesi sebebi olarak düzenlenmiştir.
Dosyakapsamındaki kayıt ve belgelerden; yargılamanın yenilenmesiisteminde bulunan Osman Kaya'nın, 18.05.2005-23.06.2005 tarihleriarasındaki çalışmalarının gerçekçalışma olmaması sebebiyle iptal edildiği, iptalneticesi 5434 sayılı sigortalılığındandolayı kendisine bağlanan yaşlılıkaylığının da iptal edilerek borç tahakkuku yapıldığı,Osman Kaya tarafından ilk olarak idari yargıda; emekliaylığının Kurum tarafından iptali işlemi veborç tahakkuk işleminin iptali için davaaçtığı, 05.07.2011 tarihinde davanın reddine kararverildiği, idari yargıda açılan davanın reddiüzerine Kurum tarafından 13.09.2012 tarihinde itirazın iptalidavası açıldığı, Kurum tarafındanaçılan davanın kabul edilerek 04.09.2014 tarihinde temyizedilmeksizin kesinleştiği, idari yargıda Osman Kayatarafından açılan davanın temyiz incelemesi neticesibozulması üzerine 27.01.2015 tarihinde davanın kabulünekarar verilerek Kurum işleminin iptaline karar verildiği, işbukararın 31.12.2015 tarihinde temyiz incelemesinden geçmek suretiylekesinleştiği, 16.02.2016 tarihinde yargılamanın yenilenmesiistemli işbu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Mahkemece,yargılamanın yenilenmesi istemi kabul edilmiştir.
1086sayılı HUMK'nın 445/10.(6100 sayılı HMK'nun375/1-ı maddesi) maddesi kapsamında, yargılamanın iadesiisteğinde bulunulabilmesi için iki hükmünde hukukmahkemelerinden (asliye-sulh hukuk veya özel mahkemelerinden)verilmiş olması gerekir. Bu kapsamda, hükümlerden birihukuk mahkemesi diğer biri idari mahkeme tarafından verildiğidurumlarda, yargılamanın iadesi yoluna değil, ancakhüküm uyuşmazlığının giderilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulabilir. (2247 sayılıYasanın 1. ve 24., 25.maddeleri: Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk MuhakemeleriUsulü, C.5, 6. Baskı, s.5226-5227; Prof. Dr. Erdal Tercan,Farklı Yargı Kollarına Mensup Mahkemeler ArasındakiHüküm Uyuşmazlığı,www.uyuşmazlık.gov.tr/galeri/sempozyum2/ erdaltercan.pdf).
Bu durumda,eldeki uyuşmazlık kapsamında, yargılamanın iadesikoşulları oluşmadığı, Gaziantep 3. İşMahkemesi 2013/311 esas 2014/311 karar sayılı dosyadavalısı Osman Kaya tarafından ancak UyuşmazlıkMahkemesi'ne, mahkemeler arasında çıkan hükümuyuşmazlığının giderilmesi içinbaşvurulabileceği gözetilerek isteğin reddine kararverilmesi gerekirken, Yasa'nın yanlış yorumlanarakyazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Bumaddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın,eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılışekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıolup, bozma nedenidir.
Ohâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayantemyiz itirazları kabul edilmeli ve hükümbozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerleBOZULMASINA…” karar vermiştir.
3-d)Gaziantep 4.İş Mahkemesi: 14.1.2019 gün ve E:2018/317, K:2019/14sayı ile, “(…)Mahkememizce yapılan yargılamasonucunda "Mahkememizin 2013/311 esas 2014/311 karar sayılı ve25/06/2014 tarihli hükmünün iptaline, davacınınsübut bulmayan davasının reddine dair 23/03/2016 tarihli 2016/80esas ve 2016/135 karar sayılı hüküm oluşturulmuştur.
Mahkememizinbu hükmü taraf vekillerince temyiz edilmekle Yargıtay 10.HukukDairesi tarafından yapılan temyiz incelemesinde, Daire'nin 18/03/2016tarihli 2016/80 esas ve 2016/135 karar sayılı ilamıile;(…) gerekçesiyle BOZMA kararı verilerek dosya iadeedilmiştir.
Bozmasonrasında dosya mahkememizin 2018/317 esasına kaydedilmiş, usulve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bozmailamı uyarınca yargılamanın iadesini talep edentarafın isteminin reddine dair aşağıdaki şekildehüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Yargılamanıniadesi talebinin REDDİNE(…)” karar vermiş, bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4-UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK: İdari yargıyerinde davacı, Adli yargı yerinde davalı olan OsmanKaya’nın mirasçıları vekili, 9.1.201 tarihlidilekçe ile; Ankara 9. İdare Mahkemesinin 27/01/2015tarihli ve E.2014/1194, K.2015/69 sayılı kararınınmüvekkilinin lehine, Gaziantep 4. İş Mahkemesinin25/06/2014 tarihli ve E.2013/311, K. 2014/311 sayılı kararınınmüvekkilinin aleyhine sonuçlandığını; bukararlardan hangisinin uygulanacağı konusunda tereddütdoğduğunu ve hakkın yerine getirilmesinin olanaksızhale geldiğini ifade ederek; kesinleşenbu kararlar arasındaki ortaya çıkan hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesi istemiyle, Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruda bulunmuştur.
Ankara 9.İdare Mahkemesince, kendi Mahkemelerine ait davadosyasının aslı Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmiş; Mahkememizce Gaziantep 4. İşMahkemesinin dava dosyasının aslıMahkemesinden temin edilmiştir.
5-Başkanlıkça2247 sayılı Yasanın 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir.
5-a)DANIŞTAY BAŞSAVCISI; Hüküm uyuşmazlığına konuedilen kararlar ve dava dosyaları ayrıntılı olarakirdelenip özetlendikten sonra; “ USULE İLİŞKİNİNCELEME: İdari ve adli yargı kararlarıarasında oluştuğu ileri sürülen hükümuyuşmazlığının çözümüiçin; öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24'üncü maddesinin birinci fıkrasında,"1 inci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisitarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarakverilmiş veya kesinleşmiş aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesiolanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabuledilir." hükmü yer almaktadır.
Anılanhükme göre, hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için:
a)Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeriyargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
b) Konu, davasebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
c) Her ikikararın da kesinleşmiş olması,
d) Kararlardadavanın esasının hükme bağlanması,
e) Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması,
koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinden ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak kesinleşmişkararlar oldukları; her iki kararda da davanın esasınınhükme bağlandığıanlaşılmıştır.
Dosyanınincelenmesinden, davacının 1.7.2005 tarihinden itibaren 5434sayılı Kanun hükümlerine göre emekliaylığı aldığı, Mersin Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğünün 13.8.2009 tarihliyazılarında Kurum müfettişlerince yapılan incelemelersonucunda düzenlenen Müfettiş Raporunda 8.5.2005 ila 23.6.2005tarihleri arasındaki SSK'ya tabi çalışmalarınınsahte işçilik olarak tespit edildiği, bundan dolayıaskerlik borçlanmasının da iptal edildiğininbildirildiği, 18.5.2005-23.6.2005 tarihleri arasındaki dönemdekisigortalı hizmetinin sahte işçilik olduğunun tespitedildiğinden bahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptal edilip, 01.07.2005 ila 30.09.2009 tarihleriarasındaki dönemde yersiz ödenen 42.289,50-TL'nin adınaborç çıkarılması üzerine idare mahkemesindeaçılan davada işlemin iptal edildiği, bu kez kurumdanemekli maaşı almakta iken hizmet yetersizliği nedeniyleaylıkları kesilen davacının yersiz almışolduğu 42.289,52 TL ve 22.343,08 TL faiziyle birlikte toplam 64.632,60 TLnin tahsili için Gaziantep 8. İcraMüdürlüğünün 2012/4033 esas sayılıdosyası ile takip başlatıldığını veborçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğundanbahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla icradosyasındaki davalı itirazının iptaline, alacaklaryönünden takibin devamına ve davalının % 40oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle SosyalGüvenlik Kurumu tarafından açılan davada Gaziantep 4.İş Mahkemesinin 25.06.2014 tarih ve E:2013/311, K:2014/311sayılı kararıyla davanın kabulü ile anılanmeblağın tahsiline karar verildiği anlaşılmakla,anılan kararlar arasındaki çelişki nedeniyledavacının hak ettiği emekliliği ve emekliaylıklarının ödenmesinin yerine getirilmesi olanaksızhale geldiğinden, söz konusu adli ve idari yargı kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğununkabulü gerekmektedir.
HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ ESASININİNCELENMESİ :
Uyuşmazlık,davacının 1.7.2005 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre emekli aylığıaldığı, Mersin Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü'nün 13.8.2009 tarihli yazılarındaKurum müfettişlerince yapılan incelemeler sonucundadüzenlenen Müfettiş Raporunda 8.5.2005 ila 23.6.2005 tarihleriarasındaki SSK'ya tabi çalışmalarının sahteişçilik olarak tespit edildiği, bundan dolayı askerlikborçlanmasının da iptal edildiğinin bildirildiği,18.5.2005-23.6.2005 tarihleri arasındaki dönemdeki sigortalıhizmetinin sahte işçilik olduğunun tespit edildiğindenbahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptal edilip, 01.07.2005 ila 30.09.2009 tarihleriarasındaki dönemde yersiz ödemede bulunulupbulunulmadığının tespitine ilişkindir.
Dosyanınincelenmesinden, davacının, Mersin EmniyetMüdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görevyapmakta iken 29.8.2000 tarihinde ilişiğinin kesildiği,06.09.2004 tarihinde Sandıktan emekli aylığıbağlanması için yaptığı başvuruüzerine, Sandığa tabi 16 yıl 10 ay 14 gün fiili hizmetsüresi, 4 yıl 2 ay 19 gün fiili hizmet zammı veBağ-kur'a tabi 2 yıl 5 ay hizmeti olmak üzere 23 yıl 6 ay 3gün hizmetinin olduğunun anlaşılması nedeniyle hizmetiyetersiz olduğu için aylık bağlanamadığı,ancak 1479 sayılı Kanun'a veya 506 sayılı Kanun'a tabiolarak çalışarak hizmet yılını doldurması,ayrıca 4759 sayılı Kanun uyarınca tabi olduğuyaşını doldurduktan sonra başvurusu halinde 2829sayılı Kanun gereğince yeniden incelenebileceğininbildirildiği, 28.06.2005 tarihli dilekçe ile 506 sayılıKanuna tabi olarak 37 gün çalıştığı, buarada askerlik süresini 1 yıl 6 ay borçlandığıve toplam 25 yıl hizmetinin bulunduğundan bahisle emekliaylığı bağlanması için idareyebaşvurması üzerine 1.7.2005 tarihinden itibaren 5434sayılı Kanun hükümlerine göre emekliaylığı bağlandığı, Mersin SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü'nün 13.8.2009tarihli yazılarında Kurum müfettişlerince yapılanincelemeler sonucunda düzenlenen Müfettiş Raporunda 8.5.2005 ila23.6.2005 tarihleri arasındaki SSK'ya tabiçalışmalarının sahte işçilik olaraktespit edildiği, bundan dolayı askerlikborçlanmasının da iptal edildiğinin bildirildiği,18.5.2005-23.6.2005 tarihleri arasındaki dönemdeki sigortalıhizmetinin sahte işçilik olduğunun tespit edildiğindenbahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptal edilip, 01.07.2005 ila 30.09.2009 tarihleriarasındaki dönemde yersiz ödenen 42.289,50-TL'nin adınaborç çıkarıldığıanlaşılmaktadır.
Olayda,davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunupbulunmadığının saptanması amacıyla İdareMahkemesince yapılan araştırmada, Kayra UluslararasıTaşımacılık Gıda Elektronik İthalat veİhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davacıhakkında savcılığa yapılan suç duyuru sonucundaadli yargıda açılmış bir dava olup olmadığıhususu davalı idareden, davacıdan ve Mersin CumhuriyetBaşsavcılığından sorulmuş, ara kararınaverilen cevaplardan, söz konusu husus ile ilgili olarak Mersin CumhuriyetBaşsavcılığınca davacı hakkındakovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğianlaşılmıştır.
Bu durumda,davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunmadığıanlaşıldığından, sadece müfettiş raporunadayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlıkbulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
SONUÇ:
1-Gaziantep4. İş Mahkemesinin 25.06.2014 tarih ve E:2013/311, K:2014/311sayılı kararıyla, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 27.01.2015tarih ve E:2014/1194, K:2015/69 sayılı kararı arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğuna;
2-Gaziantep4. İş Mahkemesinin 25.06.2014 tarih ve E:2013/311, K:2014/311sayılı kararının kaldırılmasına;
3-Ankara 9.İdare Mahkemesinin 27.01.2015 tarih ve E:2014/1194, K:2015/69sayılı kararının kabulüne;
Bu suretlehüküm uyuşmazlığının giderilmesigerektiği…” yolundadüşünce vermiştir.
5-b) YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; Hüküm uyuşmazlığına konuedilen kararların özetine yer verdikten sonra; “MEVZUATYÖNÜNDEN İNCELEME: İdari ve adli yargıkararları arasında oluştuğu ileri sürülenhüküm uyuşmazlığınınçözümü için; öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24. maddesinin birinci fıkrasında, “7 ncimaddede gösterilen yargı mercileri tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş,aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir hükmü yer almaktadır.
Anılanhükme göre, hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için:
a-Uyuşmazlık konusu hükümlerin, adli ve idari yargımercileri tarafından verilmesi,
b- Konu, davasebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
c- Her ikikararın da kesinleşmiş olması,
d- Kararlardadavanın esasının hükme bağlanması,
e- Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması,
Koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinde; ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak şeklenkesinleşmiş; taraflarından en az birinin aynı olduğukararların bulunduğu ve tüm kararlarda da davanınesasının hükme bağlandığı ve yasayollarının tüketildiğianlaşılmıştır.
Hükümuyuşmazlığı talebine konu Ankara 9. İdare Mahkemesikararında, davacının 01.07.2005-30.09.2009 tarihleriarasındaki döneme ait çalışmalarının sahteişçilik olduğu yönünde bir yargı kararıbulunmadığı görüldüğünden, sadecemüfettiş raporuna dayanılarak tesis edilen işlemde hukukauyarlık bulunmadığı sonucunaulaşıldığı gerekçesiyle askerlikborçlanmasının ve emekli aylığınıniptaline ilişkin işlem ile anılan döneme ilişkin42.289,50 TL'nin davacı adına borççıkartılmasına ilişkin işlemin iptal edilmesinekarşın, İş Mahkemesi kararında ise, kurummüfettişi tarafından düzenlenen raporun aksi sabit oluncayakadar geçerli olduğu, müfettiş raporunun aksininispatı hususu gerçekleşmediğinden hüküm kurmayayeterli ve denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamındasübut bulan davanın kabulüyle Gaziantep 8. İcraMüdürlüğünün E.2012/4033 sayılıdosyasındaki davalı itirazının iptaline ve takibindevamına, farklı bir deyişle anılan meblağıntahsiline karar verildiği anlaşılmakla, İdare Mahkemesi ileİş Mahkemesi kararları arasında oluşançelişki nedeni ile davacının hak ettiğiemekliliği ve emekli aylıklarının ödenmesinin yerinegetirilmesinin olanaksız hale geldiği, bu duruma göre, sözkonusu adli ve idari yargı kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğu kabul edilmelidir.
Somut olaydauyuşmazlık, davacının 01.07.2005 tarihinden itibaren 5434sayılı Kanun hükümlerine göre emekliaylığı aldığı, Kurum müfettişlerinceyapılan incelemeler sonucunda düzenlenen müfettiş raporunda08.05.2005-23.06.2005 tarihleri arasındaki SSK'ya tabiçalışmalarının sahte işçilik olaraktespit edildiği, bundan dolayı 18.05.2005-23.06.2005 tarihleriarasındaki dönemdeki sigortalı hizmetinin sahteişçilik olduğunun tespit edildiğinden bahisle askerlikborçlanmasının ve emekli aylığının iptaledilmesinin ve 01/07/2005-30/09/2009 tarihleri arasındaki dönemdeyapılan ödemelerin yersiz hale geldiği yönündekitespitin hukuka uygun olup olmadığının tespitineilişkindir.
Dosyanınincelenmesinden, davacının, Mersin EmniyetMüdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görevyapmakta iken 29/08/2000 tarihinde ilişiğinin kesildiği,06/09/2004 tarihinde emekli aylığı bağlanmasıiçin yaptığı başvuru üzerine, Sandığatabi 16 yıl 10 ay 14 gün fiili hizmet süresi, 4 yıl 2 ay 19gün fiili hizmet zammı ve Bağ-Kur'a tabi 2 yıl 5 ay hizmetiolmak üzere 23 yıl 6 ay 3 gün hizmetinin olduğununanlaşılması nedeniyle hizmeti yetersiz olduğu içinaylık bağlanamadığı, ancak 1479 sayılıKanuna veya 506 sayılı Kanuna tabi olarak çalışarakhizmet yılını doldurması, ayrıca 4759 sayılıKanun uyarınca tabi olduğu yaşını doldurduktan sonrabaşvurması halinde durumunun 2829 sayılı Kanungereğince yeniden incelenebileceğinin bildirildiği, 28/06/2005tarihli dilekçe ile 506 sayılı Kanuna tabi olarak 37 günçalıştığı, bu arada askerlik süresini 1yıl 6 ay borçlandığı ve toplam 25 yıl hizmetibulunduğundan bahisle emekli aylığı bağlanmasıiçin idareye yeniden başvurması üzerine 01/07/2005tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreemekli aylığı bağlandığı, Mersin SosyalGüvenlik İl Müdürlüğünün 13/08/2009tarihli yazılarında Kurum müfettişlerince yapılanincelemeler sonucunda düzenlenen müfettiş raporunda08/05/2005-23/06/2005 tarihleri arasındaki SSK'ya tabiçalışmalarının sahte işçilik olaraktespit edildiği, bundan dolayı askerlikborçlanmasının ve emekli aylığının iptaledilip, adına 01/07/2005-30/09/2009 tarihleri arasındaki dönemdeyersiz ödenen 42.289,50 TL'nin borç çıkartıldığıanlaşılmaktadır.
Olayda,davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunupbulunmadığının saptanması amacıyla İdareMahkemesince yapılan araştırmada, Mersin CumhuriyetBaşsavcılığınca davacı hakkında kamu kurumve kuruluşlarının zararınadolandırıcılık suçundan yapılan soruşturmasonucunda 07/03/2012 tarihli ve Sor.2009/29123, K.2012/4563 sayılıkovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, buitibarla davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunmadığı,İş Mahkemesinde yapılan yargılama sırasındaalınan 25/03/2014 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz olduğu vegerekçeli kararda davacı hakkında verilen kovuşturmayayer olmadığına dair karara neden itibar edilmediğinin yeterincetartışılmadığıanlaşıldığından, sadece tek taraflı olarakdüzenlenen müfettiş raporuna dayanılarak tesis edilenişlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucunaulaşılmıştır.
SONUÇ:
1.) Ankara 9.İdare Mahkemesinin 27/01/2015 tarihli ve E.2014/1194, K.2015/69sayılı kararı ile Gaziantep 4. İş Mahkemesinin25/06/2014 tarihli ve E.2013/311, K. 2014/311 sayılı kararıarasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğununkabulüne,
2.) Gaziantep4. İş Mahkemesinin 25/06/2014 tarihli ve E.2013/311, K. 2014/311sayılı kararının kaldırılmasına; Ankara 9.İdare Mahkemesinin 27/01/2015 tarihli ve E.2014/1194, K.2015/69sayılı kararının benimsenmesine,
Kararverilmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesinin mümkün olduğu …” yolundadüşünce vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesinin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, AydemirTUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN’ınkatılımlarıyla yapılan 23.12.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME:
“2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemeningörevi” başlığını taşıyan 1.maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi;Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli veidari yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir.(…) ” denilmiş; 24. maddesinde ise, 1 nci maddedegösterilen yargı mercileri tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş,aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığının varlığınınkabul edileceği belirtilmiştir.
Anılan hükme göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için:
a) Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adlive idari yargı mercileri tarafından verilmesi,
b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynıolması,
c) Her iki kararın da kesinleşmişolması,
d) Kararlarda davanın esasının hükmebağlanması,
e) Kararlar arasındaki çelişki nedeniylehakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunmasıkoşullarının birlikte gerçekleşmesiaranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığıbulunduğu ileri sürülen idari yargı ve adli yargıkararlarının incelenmesinden; ortada idari (Ankara 9.İdare Mahkemesinin 27.01.2015 tarih ve E:2014/1194, K:2015/69sayılı) ve adli (Gaziantep 4. İş Mahkemesinin25.06.2014 tarih ve E:2013/311, K:2014/311 sayılı) yargıyerlerince verilmiş ve kesinleşmişkararlar bulunduğu; davanın taraflarının aynıolduğu anlaşılmıştır.
Konu ve dava sebebinin aynı olupolmadığının incelenmesinden:
Uyuşmazlık, davacının18/05/2005- 23/06/2005 tarihleri arasındaki dönem içinsigortalı hizmetinin sahte işçilik olduğunun tespitedildiğinden bahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptali işlemi ile 01/07/2005- 30/09/2009tarihleri arasındaki döneme ilişkin 42.289,50 TL'nin davacıadına borç çıkartılmasına ilişkinişlemden kaynaklanmaktadır.
Osman Kaya’nın vekilince, müvekkilinin sigortalı hizmetinin sahte işçilik olduğunun tespitedildiğinden bahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptali işlemi ile belirtilen döneme ilişkin müvekkili adına borççıkartılmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksunkaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesinekarar verilmesi istemiyle idari yargıda davaaçılırken; Sosyal Güvenlik Kurumu vekilitarafından, Osman Kaya'nın kurumdan emekli maaşı almaktaiken hizmet yetersizliği nedeniyle aylıklarınınkesildiği, adı geçenin yersiz almış olduğu42.289,52 TL ve 22.343,08 TL faiziyle birlikte toplam 64.632,60 TL.nin tahsiliiçin Gaziantep 8. İcra Müdürlüğünün2012/4033 esas sayılı dosyası ile takipbaşlatıldığı ancak borçlunun itirazıüzerine takibin durdurulduğu öne sürülerek fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla icradosyasındaki davalı (Osman Kaya) itirazının iptaline,alacaklar yönünden takibin devamına ve davalının % 40oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle adli yargıda davaaçıldığı görülmektedir.
Dava sebebi; talep sonucunu haklıgöstermeye yarayan maddi vakıalar iken dava konusu; netice-italeptir. Olayımızda her iki davanın sebebi, davacının18/05/2005- 23/06/2005 tarihleri arasındaki dönem içinsigortalı hizmetinin sahte işçilik olduğunun tespitedildiğinden bahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptali işlemi ile 01/07/2005- 30/09/2009tarihleri arasındaki döneme ilişkin 42.289,50 TL'nin davacıadına borç çıkartılmasına ilişkindir. Bir taraf, sigortalı hizmetingerçek olduğu iddiası ile emekli aylığınıniptal edilmemesi ve borç çıkarılmamasıgerektiğini; diğer taraf ise tam aksine, davacının sigortalıhizmetin sahte olduğundan bahisle tesis edilen işlemlerde hukukaaykırılık bulunmadığı iddia ve savunmasındaolduğundan, her iki dava sebebi yani maddi vakıalaraynıdır.
Dava konusuna gelince; idari yargıdadavanın konusu; davacının emeklilikborçlanmasının iptal edilmesi üzerine ödenen emekliaylıklarının borç çıkarılması olarakbelirlenirken, adli yargıda da mevzuata aykırılıkbulunduğu iddiası ile yapılan maaş ödemelerinin vefaizinin idareye geri ödenmesine ilişkin olması nedeniylehüküm uyuşmazlığı olduğu iddia edilenkararlar arasında dava konuları da aynıdır.
Kararlardan işin esasının hükmebağlanmasının incelenmesinden; OsmanKaya’nın(daha sonra mirasçılarının) vekilitarafından idari yargıda açılan dava sonunda; davacınınanılan döneme ait çalışmalarının sahteişçilik olduğu yönünde bir yargı kararıbulunmadığı anlaşıldığından, sadecemüfettiş raporuna dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlıkbulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işleminiptaline, davacının maaşından yapılan kesintilerin,kesintilerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte ödenmesine kararverildiği; Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından adli yargıda açılandava sonunda; müfettiş raporunun aksinin ispatı hususugerçekleşmediğinden hüküm kurmaya yeterli vedenetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında sübut bulandavanın kabulüne, İcraMüdürlüğünün icra takip dosyasındakidavalı itirazının asıl alacak, işlemişfaizler toplamı üzerinden iptaline ve takibin devamına;asıl alacağın %40'ı oranında icra inkartazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ve kararlarınkesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu durumda her iki kararda da işin esasının hükmebağlandığı açıktır.
Hükümuyuşmazlığının kabul edilebilmesi içinöngörülen bir diğer husus ise; kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunmasıdır.
İdari yargıda yapılanyargılama sonucu idari işlemin iptaline ve yapılan kesintilerinödenmesine karar verilirken, adli yargıda idari işlem hukukauygun olduğundan, idarece yapılan takibin devamına karar verilmesiyle;kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesi olanaksız hale getirilmiştir
Bu durumda, 2247 sayılıYasa’nın 24. Maddesinde açıklandığıüzere; tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan vekesinleşmiş kararlar arasında hükümuyuşmazlığı doğduğundan; kararlar arasındaçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızhale geldiği açıktır.
Belirtilen nedenlerle;
1- Ankara9. İdare Mahkemesi ile Gaziantep 4. İşMahkemesinin kararlarıarasında, 2247 sayılı Yasa’nın 24. Maddesindeöngörülen koşulların gerçekleştiğianlaşıldığından hükümuyuşmazlığı bulunduğu,
2- 2247 sayılı Yasanın 25.maddesi hükümleri uyarınca;
a)İdari Yargılama UsulüYasası gözetilerek Uyuşmazlık Mahkemesine yapılanbaşvuruya ait dilekçe ve eklerinin 30 gün içinde cevapverilmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nabildirilmesi, verilen cevabın karşı tarafa tebliğisuretiyle dosyanın tekemmülünün sağlanması,
b) Usulü işlemlertamamlandıktan ve esas hakkındaki rapor yazıldıktan sonraBaşkanlıkça belirlenecek günde işinesasının görüşülmesi…” gerektiğineOY BİRLİĞİ İLE KARARVERİLMİŞTİR.
Bunun üzerine UyuşmazlıkMahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe karşıtarafa tebliğ edilmiş; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığıvekili tarafından yasal süresi içerisinde verilen cevapdilekçesinde; Gaziantep 4.İş Mahkemesinin kararınınkabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
II-ESASIN İNCELENMESİ:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve AhmetARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 28.5.2020günlü toplantısında:
Başvuru dilekçesi ve ekleri,uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin davadosyaları, ilgili Başsavcıların düşünceyazıları, dayanılan Yasa kuralları, taraflarca verilendilekçe ve ekleri ile Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in hazırladığı rapor okunupincelendikten ve ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’IN yazılıdüşünceleri doğrultusundaki açıklamalarıalındıktan sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Uyuşmazlık,1.7.2005 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre emekli aylığı alan davacının, 18/05/2005-23/06/2005 tarihleri arasındaki dönem için sigortalıhizmetinin sahte işçilik olduğunun tespit edildiğindenbahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptali işlemi ile 01/07/2005- 30/09/2009tarihleri arasındaki döneme ilişkin 42.289,50 TL'nin davacıadına borç çıkartılmasına ilişkinişlemden kaynaklanmaktadır.
Dosyalarınincelenmesinden, davacının, Mersin EmniyetMüdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görevyapmakta iken 29.8.2000 tarihinde ilişiğinin kesildiği,06.09.2004 tarihinde Sandıktan emekli aylığıbağlanması için yaptığı başvuruüzerine, Sandığa tabi 16 yıl 10 ay 14 gün fiili hizmetsüresi, 4 yıl 2 ay 19 gün fiili hizmet zammı veBağ-kur'a tabi 2 yıl 5 ay hizmeti olmak üzere 23 yıl 6 ay 3gün hizmetinin olduğunun anlaşılması nedeniyle hizmetiyetersiz olduğu için aylıkbağlanamadığı; ancak 1479 sayılı Kanun'aveya 506 sayılı Kanun'a tabi olarak çalışarak hizmetyılını doldurması, ayrıca 4759 sayılı Kanunuyarınca tabi olduğu yaşını doldurduktan sonrabaşvurusu halinde 2829 sayılı Kanun gereğince durumununyeniden incelenebileceğinin bildirildiği; 28.06.2005 tarihlidilekçe ile 506 sayılı Kanuna tabi olarak 37 günçalıştığı, bu arada askerlik süresini 1yıl 6 ay borçlandığı ve toplam 25 yılhizmetinin bulunduğundan bahisle emekli aylığıbağlanması için idareye başvurması üzerine1.7.2005 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre davacıya emekli aylığıbağlandığı; Mersin Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü'nün 13.8.2009 tarihliyazılarında Kurum Müfettişince yapılan incelemelersonucunda düzenlenen Müfettiş/İnceleme Raporunda davacının18.5.2005 ila 23.6.2005 tarihleri arasındaki SSK'ya tabiçalışmalarının sahte işçilik olaraktespit edildiği, bundan dolayı askerlikborçlanmasının da iptal edildiğinin bildirildiği,18.5.2005-23.6.2005 tarihleri arasındaki dönemdeki sigortalıhizmetinin sahte işçilik olduğunun tespit edildiğindenbahisle askerlik borçlanmasının ve emekliaylığının iptal edilip, 01.07.2005 ila 30.09.2009 tarihleriarasındaki dönemde yersiz ödenen 42.289,50-TL'nin adınaborç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda,davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunupbulunmadığının saptanması amacıyla İdareMahkemesince yapılan araştırmada. Kayra UluslararasıTaşımacılık Gıda Elektronik İthalat veİhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davacıhakkında savcılığa yapılan suç duyuru sonucundaadli yargıda açılmış bir dava olupolmadığı hususunun davalı idareden, davacıdan veMersin Cumhuriyet Başsavcılığından sorulduğu; arakararına verilen cevaplardan, söz konusu husus ile ilgili olarakMersin Cumhuriyet Başsavcılığınca, davacıhakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararınadolandırıcılık suçundan yapılan soruşturmasonucunda 07/03/2012 tarihli ve Sor.2009/29123, K.2012/4563 sayılıkovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; buitibarla davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunmadığı,İş Mahkemesinde yapılan yargılama sırasındaalınan 25/03/2014 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz olduğu vegerekçeli kararda davacı hakkında verilen kovuşturmayayer olmadığına dair karara neden itibar edilmediğininyeterince tartışılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda,davacının anılan döneme aitçalışmalarının sahte işçilik olduğuyönünde bir yargı kararı bulunmadığı anlaşıldığından,sadece müfettiş raporuna dayanılarak tesis edilen işlemdehukuka uyarlık bulunmadığı sonucunaulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre emekli aylığı alandavacının, 18/05/2005- 23/06/2005 tarihleri arasındaki dönemiçin sigortalı hizmetinin sahte işçilik olduğununtespit edildiğinden bahisle askerlik borçlanmasının veemekli aylığının iptali işlemi ile yapılanödemelerin adına borç çıkartılmasınailişkin işlemin hukuka uygun olmadığınınsaptanması karşısında; davalı idarece adliyargıda açılan dava sonunda; aksi yöndekideğerlendirme sonucunda davanın kabulüne, İcraMüdürlüğünün icra takip dosyasındakidavalı itirazının asıl alacak, işlemişfaizler toplamı üzerinden iptaline ve takibin devamına;asıl alacağın %40'ı oranında icra inkartazminatının davalıdan alınarak davacıyaverilmesine karar veren Gaziantep 4. İş Mahkemesinin25.06.2014 tarih ve E:2013/311, K:2014/311 sayılı kararınınkaldırılmasına; hukuk ve usule uygun bulunan Ankara 9.İdare Mahkemesinin 27.01.2015 tarih ve E:2014/1194, K:2015/69sayılı kararının kabulüne ve bu suretlehüküm uyuşmazlığının giderilmesine kararverilmesi gerekmiştir.
S O N U Ç : 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre emekli aylığı alandavacının, 18/05/2005- 23/06/2005 tarihleri arasındakidönem için sigortalı hizmetinin sahte işçilikolduğunun tespit edildiğinden bahisle askerlikborçlanmasının ve emekli aylığının iptaliişlemi ile yapılan ödemelerin adına borççıkartılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunolmadığının saptanması karşısında;davalı idarece adli yargıda açılan dava sonunda; aksiyöndeki değerlendirme sonucunda davanın kabulüne, İcra Müdürlüğünün icra takipdosyasındaki davalı itirazının asıl alacak,işlemiş faizler toplamı üzerinden iptaline ve takibindevamına; asıl alacağın %40'ı oranında icra inkartazminatının davalıdan alınarak davacıyaverilmesine karar veren GAZİANTEP 4. İŞMAHKEMESİNİN 25.06.2014 tarih ve E:2013/311, K:2014/311sayılı KARARININ KALDIRILMASINA; hukuk ve usule uygun bulunan ANKARA9. İDARE MAHKEMESİNİN 27.01.2015 tarih ve E:2014/1194, K:2015/69sayılı kararının kabulüne ve bu suretleHÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE,28.5.2020 gününde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Full & Egal Universal Law Academy