T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/374
KARAR NO : 2019/115
KARAR TR: 25.02.2019
ÖZET :2247 sayılı Yasanın 24. maddesinde öngörülen “konu ve dava sebebinin aynı olması” "kararlarda davanın esasının hükme bağlanması" ve “hakkın yerine getirilmesinin imkânsız bulunması” koşullarını taşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.
KARAR
Hüküm Uyuşmazlığının
Giderilmesi isteminde bulunan
idari yargı yerinde davalı: Üsküdar BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.Z.D.
Karşı Taraf
idari yargı yerinde davacı
adli yargı yerinde davalı : P. İnş. veTic.San.Ltd.Şti.
Vekili :Av. M.B.E.
O L A Y : I-) DavacıDinçer Kulga vekili Perçinel İnşaat ve Tic.San.Ltd.Şti.'nekarşı adli yargı yerinde açtığı davada,dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğerhissedarlarla davalı arasında Düzenleme Şeklindeki KatKarşılığı İnşaat ve GayrimenkulSatış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını veÜsküdar Bulgurlu yolu sokağında kain tapuda 77 pafta, 43ada, eski 12 yeni 38 parsel sayılı arsada inşaatyapılması kararlaştırıldığını,davalı şirketin inşaata başladığını,ancak bu güne kadar inşaatı bitirip teslim edemediğini,ancak inşaatta projeye aykırılıkyaptığını, ihtarname keşide edilerek heminşaatı teslim etmesi hem de proje ve sözleşmedışı yapılan kısımların eski halegetirilmesinin talep edildiğini, yaptırılan bilirkişitespiti ile müvekkilinin zararının olacağı vedoğduğunun tespit edildiğini, davalının arsanınbahçe kısmını daralttığını,villaların birbirine çok yaklaşarak hava sahası vebahçe sahasınıküçülttüğünü, davalının kendivillalarını geniş tutması, bahçe ve havasahasına tecavüz etmesinin sözleşmeyeaykırılık teşkil ettiğini, bilirkişilerinmüvekkilinin davalının tutum ve davranışı nedeniile 20.000.000.000-TL zararının olacağı ve bu zararındavalıdan tazmini gerektiği görüşünü rapordabelirttiklerini, öncelikle davalının yaptığıinşaatı düzeltmesini eski hale getirmesini talep ettiklerini, buyerine getirilmediği takdirde açıklanan zararın tahsilinitalep ettiklerini, sözleşmede inşaatın ruhsatınınalınmasına takiben 18 ayda bitirileceği, teslim edileceğihükmünün öngörüldüğünü,inşaatın 26.4.1997 tarihinde teslim edileceğininbelirtildiği halde müvekkiline anahtar teslimi olarak bitirilipteslim edilmediğini, bu durumda sözleşmenin 8.maddesiuyarınca davalının, davacıya 40.000.000-TL kira parasıadı altında cezai şart ödemekle yükümlü olacağını,dava gününe kadar birikmiş alacaklarının650.000.000-TL olduğunu, bu meblağında tahsilini ayrıcaistediklerini belirterek dava konusu taşınmaz üzerindekisözleşme ve proje dışı inşaat ve işlerinsözleşmeye ve projeye uygun hale getirilmesine, bu mümkünolmadığı taktirde davacının zararı olan20.000.000.000-TL’nın temerrüt gününden yasalfaiziyle davalıdan alınmasına, davalı tarafındandavacıya ait villanın teslim edilmemesi nedeniyle toplam560.000,000-TL’nın da temerrüt gününden yasalfaiziyle birlikte kira parası cezai şart olarak davalıdantahsili istemiyle 9.7.1998 tarihinde adli yargıda davaaçmıştır.
Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi: 9.4.2001gün ve E:1998/545, K:2001/355 sayı ile,Davacı arsa sahibiDinçer Kulga'nın inşaatın geç tesliminden,dolayı tahakkuk eden 337.340.000-TL tazminat isteminin kabulü ile bumiktar tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ilebirlikte davalı yükleniciden tahsili ile davacıya verilmesine,davacının bu hususa ilişkin fazlaya ilişkin isteminin veyasaya aykırı inşaattan dolayı tazminat istemehakkının sabit olmadığından reddine, karşıdavacının talep ve davasının sabitolmadığından reddine karar verilmiş, bu karar taraflarcatemyiz edilmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi: 3.12.2001 gün veE:2001/3706, K:2001/5574 sayı ile, “… 3194 sayılıİmar Yasası uyarınca, her türlü inşaatyapımı yerel idarelerden alınacak izne (ruhsata)bağlıdır. Ruhsatsız (kaçak) yapılanbinaların tamamı, ruhsata aykırı yapılanbinaların da kaçak kısımları aynı yasauyarınca yıktırılır. Bu husus, kamu düzeni ileilgili olup, Mahkemece resen nazara alınır. Somut olayda, dava konusuinşaatın Belediye'den alınan ruhsata aykırıyapıldığı ve aykırı yapılankısımların yıkılması gerektiği, belediyetarafından tutulan tutanaktan ve Encümen kararındananlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece yapılmasıgereken iş; dava edilen villaların mevcut haliyle yasal durumagetirilmelerinin mümkün olup olmadıklarının,gerektiğinde keşif yapılmak ve bilirkişiden ek raporalınmak suretiyle tespitiyle yasal hale getirilmelerinin mümkünolmadığının anlaşılması halindedavacının eski hale getirme yani yıkım talebinin kabuledilmesinden; aksi halde, yani yasal duruma getirilmelerinin mümkünolduğunun saptanması halinde ise, davalı yükleniciye bukonuda münasip bir mehil tanınmasından, mehil sonucunun olumsuzkalması halinde davacının eski hale getirme talebininkabulünden; yasal duruma getirildiği taktirde davacının bukonuda meydana gelmiş zararının tespiti ile tahsiline kararverilmesinden ibarettir. Eksik incelemeye dayalı karar bu nedenlebozulmalıdır." denilmek sureti ile mahkeme kararınınbozulmasına karar vermiştir
Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi: 23.06.2005tarih ve 2002/734 esas, 2005/303 sayı ile, Yargıtay bozmailamına uyarak, davacı arsa sahibi Dinçer Kulga‘nın talep ve davasının kısmen kabulüne;Üsküdar, Bulgurlu yolu sk.da kain, tapunun 77 pafta (sehven 47), 43ada, 38 parselinde kayıtlı taşınmaz üzerindekiKadıköy 9. Noterliğinin 15.9.1995 gün ve 65475 Y.No’lu düzenleme şeklindeki kat karşılığıinşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinegöre yapılan ve arsa, sahibi davacıya verilen A Blok’undavacı Dinçer Kulga’ya ait bodrum katındaki binanınkonturlarında büyüme olmayıp zemin katta bina girişkapısı sağ tarafından 1.30x4.80=6.24 M2 alanlımahallin kapatıldığından duvarlarınyıkılmasına, projeye uygunluğun sağlanmasına,yine aynı blok 2 nolu dairenin zemin kat bölümündeonaylı projede açık olarak gösterilen ancak kapalıolarak saptanan bina giriş mahalli sol tarafındaki 2m2 likalanın duvarlarının yıkılarak projeyeuygunluğunun sağlanmasına, bu bloktaki 2 nolu daireninçatı arası eklentisinde yapılan büyümelerinmerdiven çıkışı karşısınaalçıpan kapatmak suretiyle çatı arasınınbüyütüldüğü, diğer bölümegeçiş ve bu alanların bu daire tarafındankullanılması engellendiğinden bu kapalıbölümlerinde projeye uygun olarak açık halegetirilmesine, proje dışı ilave kapalı alanınyüklenici tarafından projeye uygun hale getirilmesine aksi halde buhusustaki masrafın davalı yükleniciden davacıtarafından karşılanıp tahsiline, B ve C bloklardaki Bbloğun tamamen yıkılması suretiyle projeye uygun halegetirilmesi mümkün olduğu bildirildiğinden vedavacının yıkım talebi de bulunmadığındanher iki blok yönünden davacının arsa payıoranında dava tarihi itibarıyla tazminat tutarı olan3.440.208.000 TL sının yine davacının kendisine aitdairenin geç teslimi nedeni ile bozmadan önceki verilen ve buyöndeki miktarın kesinleşmesi ile 337.340.000 TL sıtazminatın davalı yükleniciden dava tarihinden itibarenhesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesikararı ile davacının davasının kısmenkabulüne, davalı/karşı davacının talep vedavasının reddine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerincetemyiz edilmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi: 21.11.2005 tarih veE:2005/6023, K:2006/6192 sayı ile "Davalı-karşıdavacının temyiz isteminin süre yönünden reddine,davalı yüklenici A ve C bloklar yönünden verilen mehilerağmen projeye aykırılıkları gideremediği, Bblokun ise projeye uygun hale getirilmesinin mümkünolmadığının kesin olarak saptandığı,davacı arsa sahibinin 10.05.2004 tarihli celsede zapta geçenbeyanında tüm bloklar yönünden eski hale getirme(kâl) talebinden vazgeçildiğine dair bir iradeaçıklamasının yer almadığı, imar yasasınauygun olarak inşaat yapımı kamu düzeni ile ilgiliolduğundan ve alınan bilirkişi raporuyla tümbloklarında imar yasasına aykırılıklarınvarlığı saptandığından uyulan bozma ilamıgereği A blok yanında B ve C bloklar yönünden de eski halegetirme yani yıkım kararı verilmesi yerine arsa payıüzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınaraktazminata hükmedilmesinin yerinde görülmediğindenhükmün davacı ve karşı davalı arsa sahibiyararına bozulması gerekmiştir." denilerek mahkemekararının bozulmasına karar vermiştir.
Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi: 4.4.2006tarih ve E:2006/29, K:2006/87 sayı ile Üsküdar, Bulgurlu yoluSokakta kain tapunun 77(sehven 47) pafta, 43 ada, 38 parselindekayıtlı taşınmaz üzerindeki Kadıköy 9.Noterliğinin 15.09.1995 gün ve 65475 yevmiye nolu düzenlemeşeklindeki kat karşılığı inşaat vegayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre yapılanve arsa sahibi davacıya verilen A blokun davacı DinçerKulga'ya ait bodrum katındaki binanın konturlarındabüyüme olmayıp zemin katta bina giriş kapısısağ tarafından 1.30x4.80=6.24 m2 alanlı mahallinkapatıldığından duvarların yıkılmasına,projeye uygunluğun sağlanmasına, yine aynı blok 2 noludairenin zemin kat bölümünde onaylı projedeaçık olarak gösterilen ancak kapalı olarak saptanan binagiriş mahalli sol tarafındaki 2 m2 lik alanınduvarlarının yıkılarak projeye uygunluğununsağlanmasına, bu bloktaki 2 nolu dairenin çatı arasıeklentisinde yapılan büyümelerin merdivençıkışı karşısına alçıpankapatmak suretiyle çatı arasınınbüyütüldüğünü, diğer bölümegeçiş ve bu alanların bu daire tarafındankullanılması "engellendiğinden bu kapalıbölümlerinde projeye uygun hale getirilmesine aksi halde bu husustakimasrafın davalı yükleniciden davacı tarafındanyapılıp tahsiline, B ve C bloklar yönünden eski hale getirmemümkün bulunmadığından her iki blokunyıkılmasına karar verilmiş, bu karar davalı vekilincetemyiz edilmiştir.
Yargıtay 15.Hukuk Dairesi: 4.12.2006 tarih veE:2006/3404, K:2006/7064 sayı ile "gerek 17.10.2002 tarihlibilirkişi raporuna ve gerekse anılan bilirkişi raporunugözönünde tutan dairemiz bozma ilamına rağmen, Cblokun da yıkılması yolunda hüküm kurulmuştur.Mahkemece verilen hüküm ile bozma gereği tam olarak yerinegetirilmiş değildir. Öte yandan; dava aşamasısırasında tüm bloklarda mülkiyet durumundadeğişiklik olduğu da bir gerçektir. Tadilatla eski halegetirme ve yıkım halinin mülkiyet hakkı sahiplerininhukukuna etki yapıp yapmadığı, etki yapıyorsamülkiyet hakkı sahiplerinin de davada yer alması gerektiği,hiç kuşkusuz mahkemece resen gönönündetutulması gereken bir husustur. Bu durumda mahkemece tüm bloklaryönünden en son tapu kayıtları getirtilmek, hukukuetkilenen maliklerin davada taraf olmaları sağlanmak, C bloktakitecvizi hataların tadilat ile yasal hale getirilmesinin mümkünbulunduğu gözönüne alınarak tamamı yerineaykırı kısımların yıkılmasına kararvermek gerekirken, tüm bu hususlar gözden uzak tutularak,yazılı biçimde hüküm tesisi doğruolmamış, kararın az yukarıda açıklanan nedenlebozulması gerekmiştir." denilerek bozulmuşvedavacı-karşı davalı vekili karar düzeltme istemindebulunmuştur.
Yargıtay 15.Hukuk Dairesi: 11.4.2007 gün veE:2007/1192, K:2007/2356 sayı ile, Yargıtay ilamında belirtilengerektirici nedenler karşısında HUMK'nun 440. maddesindesayılın nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karardüzeltme isteminin reddine karar vermiştir.
Dosyanın Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Esasdefterinin 2007/203 sayısına kaydı yapılmış,Aynı Mahkemenin 10.7.2007 günlü celsesinde, Bozma ve tashihikarar ilamı usul yönünden kanuna uygun olduğundanuyulmasına karar verilmiş. Davalı ve karşı davacıP. İnş. ve Tic.San.Ltd.Şti. yanında 12 tanedavalıyı da davaya dahil etmiştir.
....Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 23/10/2009 tarih ve461 sayılı kararı ile Kadıköy 6. Asliye HukukMahkemesi'nin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmiş dosya tevziiedilerek Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi esasına kayıtedilmiştir
KADIKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:18.10.2011 gün ve E:2009/436, K:2011/293 sayı ile, "...1-Bozmadan sonra ıslah 04.02.1948 tarihli 10/3 sayılıYargıtay içtihadı birleştirme kararı gereğincemümkün olmadığından ıslah talepleri ile ilgilitüm istemin reddine,
2-İnşaatın gecikmesinden dolayı tahakkuk eden337,34 TL tazminatın dava tarihi olan 09.07.1998 tarihinden itibaren yasalfaiziyle birlikte davalı yüklenici Perçinel İnşaatve Ticaret San. Ltd. Şti.den tahsili ile davacıya verilmesine vekarşı davanın reddine ilişkin 09.04.2001 tarihli kararkesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasınayer olmadığına,
3-Davacının Üsküdar Bulgurlu yolusokağında kain tapuda 77 pafta, 43 ada, 38 parselde kayıtlıtaşınmaz üzerindeki yapıların Kadıköy 9.Noterliğinin 15.9.1995 günlü 65475 yevmiye nolu düzenlemeşeklinde kat karşılığı inşaat gayrimenkulsatış vaadi sözleşmesi ve inşaat yapı projesineuygun hale getirilmesi davasının kabulü ile 17.10.2002 tarihlibilirkişi raporu esas alınarak
A- A blokta binanın temellerinden itibaren yeni kontürlerdışında bir büyüme olmadığından, zeminkatta bina giriş kapısı sağ tarafında 1,30 x 4,80=6,24 m2 alanın kapatılarak zemin katın kullanım alanınakatılması, 3 numaralı dairenin çatı arasındakieklentide büyümelerin yapılması, 2 nolu dairede zeminkatında bina giriş mahalli sol tarafında 2 m2 lik alanınkapatılmak sureti ile dairenin kullanım alanınakatılması, 1. normal katta ve çatı arası eklentisindebüyümeler yapılması, projeye aykırılıkteşkil ettiğinden bu kısımların davalıyüklenici Perçinel inşaat ve Ticaret San. Ltd. Şti.tarafından tadilat yapılarak projeye uygun hale getirilmesine,
B- C blokta bodrum kat kontürlerindeki büyümenin tecvizihata sınırları içerisinde kaldığınınkabulü ile bodrum katta dış duvarların içeriyealınmak ve merdiven yanında bulunan 1,62 m2 alanlı depo olarakkullanılan alanın dış duvarınınyıkılmak sureti ile, zemin ve normal katlarda balkonlarınkapatılması sureti ile meydana gelen büyümelerinkapatılan kısımların yıkılması sureti iledavalı yüklenici Perçinel inşaat San. Tic. Ltd. Şti,tarafından tadilat yapılarak projeye uygun hale getirilmesine,
C- B Blokun tadilat ile projeye uygun hale gelmesi mümkünbulunmadığından bu bloğun tamamının davalıyüklenici Perçinel inşaat ve Ticaret San. Ltd. Şti.tarafından yıkılarak projeye uygun hale getirilmesine,
4-Tadilat ve yıkım masraflarının davalıPerçinel İnşaat ve Ticaret San. Ltd. Şti.’ne aitolmasına,
5-Tüm tedbirlerin karar kesinleşinceye kadar devamına,
6-Alınması gereken 204.34 TL.harçtan davacıtarafından yatırılan 203.29-TL.harcın mahsubu ile bakiye1.05-TL.harcın davalı yüklenici Perçinel İnşaatve Ticaret San. Ltd. Şti.'nden tahsili ile hâzineye iratkaydına,
7-Avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanan 1100-TL.Vekalet ücretinin davalı yüklenici Perçinelİnşaat ve Ticaret San. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıyaverilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 04.04.2006 tarihli mahkemekararından önce yapılan 2.066,44- TL. harç ve masraftoplamı, 161,00-TL. Toplam tebligat gideri, 16.60-TL. Yargıtayagidiş dönüş, 45,00-TL.posta avansı, 60,00-TL.Araç ücreti, 2492,60-TL. Toplam bilirkişi ücreti olmak üzereToplam 4841,64-TL. yargılama giderinin davalı Perçinelİnşaat ve Ticaret San. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıyaverilmesine,
9-Davalı ve dahili davalılar tarafından yapılanmasrafların üzerlerinde bırakılmasına..."
Dair, Davacı vekili Av. Cem Alptekin, Davalı Perçinelvekili Av. Mustafa Başar Engin ile davalı Taydaşlar veEkşiler vekili Av. Berkay Akyüz, davalı müdahil FatmaSemiha Öz mirasçıları ve Cihat Anani vekili Av. TurhanTuna Şen ve davalı Sakine Koldaş vekili Av. Arif Dönmezyüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren15 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzerekarar vermiş, bu karara karşı davacı, davalılar vemüdahil davalılar vekili tarafından temyiz istemindebulunulmuştur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi: 16.11.2012 gün veE:2012/3779, K:2012/6730 sayı ile, dosyadaki yazılara, kararındayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerintakdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davacı-karşı davalı, davalı-karşıdavacı, müdahillerden Fatma Semiha Özmirasçıları, Ayşe Dilruba Ekşiler, NursenTaydaş ve Erol Fehmi Taydaş vekillerinin tüm temyiz itirazlarınınreddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına kararvermiş, bu karara karşı davacı; davalı karşıdavacı; dahili davalılar, davalı müdahil tarafındankarar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi: 5.7.2013 gün veE:2013/1472, K:2013/4697 sayı ile, dosyadaki yazılara, mahkemekararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektiricisebeplere göre, HUMK'nm 440. maddesinde sayılan hallerdenhiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
II- Davacı Perçinel İnşaat veTicaret Sanayi Limited Şirketi vekili 26.1.2010 tarihinde, İstanbulİli, Üsküdar İlçesi (Bulgurlu) K.ÇamlıcaMahallesi, Şekerkaya Sitesi, Müftü Kuyusu Sokak, 77 pafta, 43ada, 38 parselde yapılan yapının yıkımınailişkin 28.12.1998 tarih ve 2482 sayılı ÜsküdarBelediye Başkanlığı Encümeni Kararınınyürütmesinin durdurulması istemiyle, Üsküdar BelediyeBaşkanlığına karşı, 25.1.2010 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul 1. İdare Mahkemesi: 5.2.2010gü ve E:2010/148, K:2010/146 sayı ile, "Dava dilekçesiincelenmesinden; öncelikle Mahkememizden iptal istemindebulunulmadığı, sadece yürütmenindurdurulmasının istenildiği, ayrıca, dava konusu edilmekistenilen işlemin yıkıma ilişkin encümen kararımı yoksa yapının yıkıma hazır hale getirilmesiiçin 30.12.2009 tarihinde yapılan tebliğat işlemi mi,yoksa her iki işlem mi olduğu anlaşılmamış olup,usulüne uygun düzenlenmeyen dilekçenin bu haliylekabulüne olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 3. maddesi hükmüneaykırı olan dava dilekçesinin, 15. maddesinin l/d. bendiuyarınca bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecekdilekçe ile harç alınmaksızın yeniden davaaçılmak üzere Reddine ve aynı maddenin 5.fıkrası uyarınca aynı yanlışlıklaryapıldığı takdirde davanın reddedileceğihususunun davacıya duyurulmasına, dilekçe örneği veeklerinin davacıya iadesine..." karar vermiş;
5.4.2010 tarihinde Perçinel İnşaat Ticaret ve SanayiLimited Şirketi vekili İstanbul İli, Üsküdarİlçesi (Bulgurlu) Küçük ÇamlıcaMahallesi, Şekerkaya Sitesi Müftü Kuyusu Sokak 77 pafta, 43 ada,38 parselde yapılan yapının yıkımına ilişkin25.12.1998 tarih ve 2482 sayılı Üsküdar BelediyeEncümeni kararı ile Üsküdar BelediyeBaşkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğü'nün 23.12.2009 tarih ve 6679sayılı işleminin ve 30.12.2009 tarihli tüm sitenin boşaltılmasınıbelirten tebligatın ve tüm sitenin yıkımındaKaymakamlıkla koordinasyon sağlanması amacıyla tesis edilen12.11.2009 tarih ve 6011 sayılı Üsküdar BelediyeBaşkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğü işleminin iptali istemiyle idariyargı yerinde Üsküdar Belediye Başkanlığınakarşı dava açmıştır.
İstanbul 1. İdare Mahkemesi; 31.12.2010gün ve E:2010/603, K:2010/2177 sayı ile, "... olayda, davakonusu yapının yıkımına ilişkin 25.12.1998 tarihve 2482 sayılı encümen kararının, 11.01.1999 tarihindedavacı şirketin sürekli çalışanıİsmail Uzun' a tebliğ edildiğinden, yıkımişlemine karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 güniçerisinde dava açılması ya da bu süreiçerisinde davalı idareye başvurup, anılanbaşvurunun reddinden itibaren kalan sürede veya zımnenreddedilmişse zımni ret tarihinden itibaren kalan sürede davaaçılması gerekirken, bu hususlara riayet edilmeden, 26.01.2010tarihinde açılan bu davanın, esasının incelenmesineolanak bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemlerden Üsküdar BelediyeBaşkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğü'nün 23.12.2009 tarih ve 6679sayılı işlemi ile 30.12.2009 tarihli tüm siteninboşaltılmasını belirten tebligatın ve tüm siteninyıkımında Kaymakamlıkla koordinasyon sağlanmasıamacıyla tesis edilen 12.11.2009 tarih ve 6011 sayılıÜsküdar Belediye Başkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğü işlemleri açısındanise, bu işlemlerin, kişilerin hak ve menfaatlerinin doğrudanetkilemeyen ve yeni bir hukuki durum yaratmayan, henüz icrai nitelikkazanmayan işlemler olduğu zira, bu işlemlerin davcıyıbilgilendirme amacıyla yapılan tebligat işlemi ile ÜsküdarBelediye Başkanlığının ÜsküdarKaymakamlığına yazmış olduğu ve yıkımöncesi koordinasyon sağlanmasına ilişkin işlemlerolduğu anlaşıldığından, incelenmesine,dolayısıyla, idari davaya konu edilmesine olanak bulunmadığısonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın, dava konusuyapının yıkımına ilişkin 25.12.1998 tarih ve 2482sayılı encümen kararına ilişkinkısmının süreaşımı nedeniyle reddine,Üsküdar Belediye Başkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğü'nün 23.12.2009 tarih ve 6679sayılı işlemi ile 30.12.2009 tarihli tüm siteninboşaltılmasını belirten tebligatın ve tüm siteninyıkımında Kaymakamlıkla koordinasyon sağlanmasıamacıyla tesis edilen 12.11.2009 tarih ve 6011 sayılıÜsküdar Belediye Başkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğü işlemleri açısındanise, incelenmeksizin reddine..." karar vermiş, bu kararındavacı vekilince temyiz edilmesi üzerine;
Danıştay Ondördüncü Dairesi:10.11.2011 gün ve E:2011/12475, K:2011/1380 sayı ile, "...Temyize konu idare Mahkemesi kararının Üsküdar BelediyeEncümeninin 25.12.1998 günlü, 2482 sayılı kararıyönünden davanın süre aşımı nedeniylereddine ilişkin kısmında 2577 sayılı idariYargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1 inci fıkrasındasayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Kararın, diğer işlemler yönündenincelenmeksizin reddine ilişkin kısmına gelince:
İdare hukuku alanında idarenin, tek yanlı iradebeyanı ile hukuki durumda değişiklik yapan ya dadeğişiklik yapılması istemini reddeden işlemi, kesin,yürütülmesi zorunlu ve idari davaya konu olabilecek işlemolarak nitelendirilmektedir. Bir idari işlemin kesin veyürütülmesi zorunlu sayılabilmesi ise, hukuk düzenindebir sonuç doğurabilmesi için gerekli olan bütünaşamaların gerçekleştirilmiş olmasına,başka bir makamın onayına ihtiyaç göstermeksizinhukuk düzeninde değişiklikler meydana getirilmesinebağlıdır.
Bu durumda; Dava konusu yapıların yıkılmasıyaptırımını içeren Üsküdar BelediyeBaşkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğünün 23.12.2009 günlü, 6679sayılı yazısı gereği düzenlenen 30.12.2009günlü tebellüğ ilmühaberinde 5A - 5B - 5C toplam 3bloktan oluşan binaların, yıkımınınyapılacağının belirtildiği, Üsküdar BelediyeBaşkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğünün 12.11.2009 günlü, 6011sayılı yazısı ile, tahliye ve yıkımişlemleri için koordinasyon sağlanması amacıylaÜsküdar Kaymakamlığına bildirimde bulunduğugörüldüğünden, dava konusu yapılarınyıkılması sonucunu doğuracak söz konusuişlemlerin doğurduğu hukuki ve fiili sonuçlar dikkatealındığında tek başına hukuk düzeninde sonuçdoğurabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerniteliğinde oldukları sonucuna ulaşıldığından,aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında isabetbulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 1. İdareMahkemesince verilen 31.12.2010 günlü, E:2010/603, K.2010/2177sayılı kararın Üsküdar Belediye Encümeninin25.12.1998 günlü, 2482 sayılı kararıyönünden davanın süre aşımı nedeniylereddine ilişkin kısmının onanmasına, ÜsküdarBelediye Başkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğünün 23.12.2009 günlü, 6679sayılı işlemi, yıkım işlemininyapılacağını bildiren 30.12.2009 günlü tebligatile tahliye ve yıkım işlemleri için koordinasyonsağlanması amacıyla ÜsküdarKaymakamlığına yazılan Üsküdar BelediyeBaşkanlığı Yapı KontrolMüdürlüğünün 12.11.2009 günlü, 6011sayılı işlemleri yönünden davanın incelenmeksizinreddine ilişkin kısmının bozulmasına..." kararvermiştir.
İSTANBUL 1. İDARE MAHKEMESİ; 30.1.2012gün ve E:2012/78, K:2012/59 sayı ile, bozmaya uyarak, "...uyuşmazlıkta dava konusu taşınmaz üzerindekiüç blokta ruhsata aykırılıklar tespit edilerek 3194sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıkımkararı alındığı, yıkım işlemineilişkin encümen kararının iptali istemiyleaçılan davanın süreaşımıyönünden reddedilip Damştayca onanarak kesinleştiği,dava konusu işlemlerin ise ruhsat ve projesine aykırıkısımların yıkımına ilişkinalınmış encümen kararı doğrultusundaÜsküdar Belediye Başkanlığı İleÜsküdar Kaymakamlığı arasındayıkımın yapılması ve koordinasyonsağlanmasına yönelik uygulamaya yönelik işlemler olupalınan encümen kararının icrasınıgerçekleştirmek üzere tesis edilen işlemlerde hukukaaykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın reddine ... "yönünde karar vermiş, bu karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir.
3-d) Danıştay Ondördüncü Dairesi:26.9.2013 gün ve E:2012/3793, K:2013/6407 sayı ile, "...İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyizyolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerdenbirinin bulunması halinde mümkündür. Yukarıda tarih vesayısı belirtilen Mahkeme kararı ve dayandığıgerekçe, hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecekbir sebep de bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ileanılan kararın onanmasına..." karar vermiş, bu kararakarşı davacı vekili tarafından karar düzeltmeisteminde bulunmuştur.
Danıştay Ondördüncü Dairesi:18.12.2014 gün ve E:2014/1791, K:2014/12014 sayı ile, "...Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava DaireleriKurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkındaancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54.maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesimümkün bulunmaktadır. Kararın düzeltilmesidilekçesinde öne sürülen hususlar ise adıgeçen yasa maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymamaktadır.Bu nedenle kararın düzeltilmesi isteminin reddine..."yönünde karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
III- UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK:
Üsküdar Belediye BaşkanlığınınMahkememize hitaben yaptığı başvuru dilekçesinde;"Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.10.2011 tarih veE:2009/436, K:2011/293 sayılı kesinleşen kararı ile İstanbul1. İdare Mahkemesinin 31.12.2010 tarih ve E.2010/603, K.2010/2177sayılı kesinleşen kararı arasında doğangörev ve hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesi istemi...
... Ancak bu noktada sorun, kesinleşip uygulanabilir aşamayagelen Üsküdar Belediye Encümeni'nin 25.12.1998 tarih ve 2482sayılı ilgili yıkım kararı İle Kadıköy5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/10/2011 tarihinde 2009/436 E., 2011/293 K. ileverdiği ve 5.7.2013 tarihinde kesinleşen kararınınbirbiriyle uyuşmamasında ortaya çıkmaktadır. Zirakesinleşen her iki karar da, esas olarak, Üsküdar, BulgurluMahallesi, Müftü Kuyusu Sokak, 77 Pafta, 43 Ada, 38 Parselsayılı yerde PERÇİNEL İNŞ. TİC. VE SAN.LTD. ŞTİ. tarafından ruhsatına aykırıyapılan inşaata proje hilafına yapılmışolanlarının giderilmesine yönelik olmasına rağmen,kesinleşen bu kararlarda, ruhsatına aykırı yapılaninşaata proje hilafına yapılmışkısımlarının yıkımının kapsamlarıbirbiriyle uyuşmamakta, başka bir ifadeyle kararlar arasındaçelişki bulunmaktadır. Nitekim yukarıda teferruatlıolarak değinildiği gibi, Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesiinşaatın yapı projesine uygun hale getirilmesi davasında,17.10.2002 tarihli bilirkişi raporunu esas aldığınıbelirterek, A bloğun tadilat yapılarak projeye uygun halegetirilmesine; C bloğun keza tadilat yapılarak projeye uygun halegetirilmesine; B Blokun ise tamamının yıkılarak projeyeuygun hale getirilmesine hükmetmiştir. Kesinleşip uygulanabiliraşamaya gelen Üsküdar Belediye Encümeni'nin 25.12.1998tarih ve 2482 sayılı ilgili yıkım kararı ise, Dosyaiçeriğine göre A, B ve C Bloklarınıntamamının yıkılarak ya da en azından 19,12,1998tarihli Yapı Tatil Tutanağına göre yıkımgerçekleştirilse bile mesela B Bloğun, Kadıköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının aksine tamamınındeğil bir kısmının yıkılarak projeye uygun halegetirilmesine dairdir.
Buna göre mademki iki ayrı yargı koluna dâhil ikimahkemenin, yani Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ninkesinleşip uygulanabilir aşamaya gelen kararı ileÜsküdar Belediye Encümeni'nin 25.12.1998 tarih ve 2482sayılı ilgili yıkım kararının iptali ileaçılan ve yukarıda bahsedilen davada İstanbul1.İdare Mahkemesi'nin 31.12.2010 tarih ve 2010/603 E. 2010/2177 K.sayılı kararı ile Encümen Kararınınyıkıma yönelik kısmı yönünden davanınreddine karar verilmesi ve verilen kararın Danıştay 14. Dairesitarafından onanması ile davaya konu yere ilişkin yıkımkararının kesinleşip uygulanabilir aşamaya gelenkararı arasında uyuşmazlık söz konusudur, ikiayrı yargı koluna dâhil iki mahkemenin aynı konudaki esasailişkin kararları (hükümleri) arasındaki buhüküm uyuşmazlığının çözümyeri Uyuşmazlık Mahkemesidir.
Zira iki ayrı yargı merciine dâhil iki mahkeme, somutolay bakımından Hukuk Mahkemesi ile İdare Mahkemesitarafından, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından enaz biri aynı olan davalarda birbirine uymayan, yani çelişik vekesinleşmiş bulunan (veya aslında kesin olan) iki karar(hüküm) verilir ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunursa, budurumda bir hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilmelidir.
e-2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanun’un 24.maddesine “1nci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisitarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarakverilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebeilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir. Ceza kararlarında;sanığın, fiilin ve maddi olayların aynı olmasıhalinde hüküm uyuşmazlığı var sayılır.İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurarak hüküm uyuşmazlığının giderilmesiniisteyebilir. Bu halde olumsuz görevuyuşmazlığının çıkarılması ileilgili 15. ve 16. maddelerdeki usul kuralları uygulanır.”denilmektedir.
25.maddede ise “Hukuk alanındaki hükümuyuşmazlıklarında Uyuşmazlık Mahkemesi,Danıştay Yargılama usulünün bu kanuna aykırıolmayan hükümlerini uygulamak suretiyleanlaşmazlığın esasını da karara bağlar. Cezaalanındaki hüküm uyuşmazlıklarındaUyuşmazlık Mahkemesi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun bukanuna aykırı olmayan hükümlerini uygular ve esasailişkin bir karar vermeksizin sadece o davayı hangi ceza mahkemesiningörüp karara bağlaması gerektiğini belirtmek suretiyleanlaşmazlığı çözer. Kazanılmışhaklar saklı tutulur. Uyuşmazlık Mahkemesi hükümuyuşmazlıklarını dosya üzerinde inceleyerek kararabağlar. Gerekli gördüğü hallerde veya isteküzerine tarafları dinleyebilir.” Denilmektedir.
Nitekim eldeki olayda bu koşullargerçekleşmiştir. Zira iki yargı koluna dâhil ikimahkemenin, yani somut olay itibariyle Hukuk Mahkemesi ile İdareMahkemesinin, dava konusu, dava sebebi ve taraflarından en az biriaynı olan fakat iki defa açılmış olan davahakkında birbirine uymayan, çelişik ve kesinleşmişkararları mevcuttur.
Buna göre, Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesindegörülen davada Davacı-Karşı Davalı DinçerKulga, Davalı-Karşı Davacı Perçinel İnşaatve Tic. San, Ltd.Şti oluşturmaktadır. Üsküdar BelediyeEncümeni'nin 25.12.1998 tarih ve 2482 sayılı Kararınıniptali için İdare Mahkemelerinde açılan davalardanbirini, yukarıda belirtildiği üzere, Perçinelİnşaat ve Tic. San. Ltd. Şti. İstanbul l. İdareMahkemesinde açmıştır. Şu halde, UMK 24.maddedearanan taraflarından en az biri aynı olan koşulu eldekiolayda gerçekleşmiştir. Dava sebebinden kasıt, davadadayanılan vakıalardır . Davalar
İstanbul İli, Üsküdar İlçesi (Bulgurlu)Küçük Çamlıca Mahallesi, Müftü KuyusuSokak, 77 Pafta, 43 Ada, 38 Parselde yapılan yapıylaalakalıdır ve onun yıkımına ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere,hüküm uyuşmazlığının koşullarıolan kararların iki ayrı yargı düzeninde verilmişolmasının, kararların esasa ilişkin ve kesinolmasının, kararların aynı konuda olmasının venihayet kararların hakkın yerine getirilmesini engellemesinin, yanihakkın yerine getirilmesini engelleyecek nitelikte iki karar arasındaçelişki bulunmasının somut olaydagerçekleştiği görülmüş olup konuUyuşmazlık Mahkemesinin görevi içindedir. Bu itibarlahüküm uyuşmazlığının giderilmesi içinSayın Mahkemenize Başvurulması zarureti hasılolmuştur.
NETİCE VE TALEP: Yukarıda açıklanan sebeplerdenve resen nazara alınacak nedenlerle Kadıköy 5. Asliye HukukMahkemesinin 18.10.2011 tarih ve E.2009/436, K. 2011/293 sayılıkesinleşen kararı ile İstanbul 1. İdare Mahkemesinin31.12.2010 tarih ve E.2010/603, K.2010/2177 sayılı kesinleşenkararı arasında doğan “hükümuyuşmazlığının giderilmesini, anlaşmazlığınesasına ilişkin karar verilmesini, yargılama gideri veavukatlık ücretinin dahi karşı tarafa tahmiline kararverilmesini saygılarımla arz ve talepederim.”istemiyle,Uyuşmazlık Mahkemesine başvurudabulunmuştur.
Başkanlıkça ilgili Mahkemelerden davadosyalarının aslı temin edilmiş daha sonra 2247sayılı Yasanın 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir.
IV- DANIŞTAY BAŞSAVCISI;
Hüküm uyuşmazlığına konu edilen kararlarve dava dosyaları irdelenip özetlendikten sonra; “... USULEİLİŞKİN İNCELEME :
Adli ve idari yargı kararları arasındaoluştuğu ileri sürülen hükümuyuşmazlığının çözümüiçin öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24. maddesinin 1. fıkrasında, “1 'inci maddedegösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafındangörevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksızbulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.” hükmü yeralmaktadır.
Anılan hükme göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için ;
Uyuşmazlık yaratan hükümlerin adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
Kararlarda davanın esasının hükmebağlanması,
Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkınyerine getirilmesinin olanaksız bulunması,
koşullarının birlikte gerçekleşmesigerekmektedir.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen kararların incelenmesinden, adli ve idari yargıyerlerince verilmiş ve yasa yollarına başvurularakkesinleşmiş kararlar olduğu, her iki yargı yolunda verilenkararlarda taraflardan en az birinin aynı olduğu, idariyargıdaki davanın konusunu ruhsat ve projesine aykırıkısımların yıkımına ve bu yıkımınyapılması için encümen kararı doğrulusundabelediye ile mülki idare amirliği arasında koordinasyonsağlamaya yönelik idari işlemler olduğu, adliyargıdaki davanın konusu ve sebebini ise arsa sahibi ilemüteahhit firma arasındaki sözleşmeden kaynaklananözel hukuk uyuşmazlığı olduğu, bu nedenlesöz konusu kararlar arasında konu ve sebep yönünden ayniyetbulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu hali ile idari ve adli yargı yerlerinde verilen kararlararasında konu ve sebep yönünden ayniyet bulunmamasınedeniyle bir hakkın yerine getirilmesinin olanaksız olduğundanve hüküm uyuşmazlığı bulunduğundan sözedilemeyeceği açıktır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, İstanbul 1.İdare Mahkemesinin 31.12.2010 gün ve E.2010/603, K:2010/2177sayılı kararı ile Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin18.10.2011 gün ve E:2009/436, K:2011/293 sayılı kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığıbulunmadığından başvurunun reddine karar verilmesigerektiği düşünülmektedir.” yolundadüşünce vermiştir.
V- YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI;
" ... İdari ve adli yargı kararları arasındaoluştuğu ileri sürülen hükümuyuşmazlığının çözümüiçin; öncelikle hüküm uyuşmazlığınınoluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24. maddesinin birinci fıkrasında, “7 incimaddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından,görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksızbulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.” hükmü yeralmaktadır.
Anılan hükme göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için:
a- Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
b- Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynıolması,
c- Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d- Kararlarda davanın esasının hükmebağlanması,
e- Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkınyerine getirilmesinin olanaksız
bulunması,
Koşullarının birlikte gerçekleşmesiaranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen kararların incelenmesinde; ortada, adli ve idariyargı yerlerince verilmiş ve yasa yollarına başvurularakşeklen kesinleşmiş; taraflarından en az birinin(Perçinel İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.) aynı olduğukararların bulunduğu ve tüm kararlarda da davanın esasınınhükme bağlandığı ve yasa yollarınıntüketildiği anlaşılmıştır.
Ancak, anılan Mahkemelerce verilen hükümlerin konu vedava sebebinin aynı olup olmadığı konusunun ayrıcaincelenmesinde fayda bulunmaktadır.
İstanbul 1. İdare Mahkemesindeki dava; yapınınruhsat ve projesine aykırı kısımlarınınyıkımına ve bu yıkımın yapılmasıiçin encümen kararı doğrulusunda belediye ile mülkiidare amirliği arasında koordinasyon sağlamasınayönelik idari işlemlerin iptali istemiyleaçılmış ve Mahkemece davanın reddine kararverilmiştir.
Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava ise; arsa sahibiile müteahhit firma arasındaki sözleşmeden kaynaklananözel hukuk uyuşmazlığının giderilmesi istemiyleaçılmış ve Mahkemece yapıdaki projeyeaykırılıkların tadilat ve yıkılarak yenidenyapılmak suretiyle giderilmesine karar verildiğianlaşılmıştır.
Bu duruma göre, İdare Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesikararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü için gerekli olan koşullardan,"konu ve dava sebebinin aynı olması" koşulunungerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, adli ve idari yargı mercileritarafından esasa ilişkin olarak verilen ve kesinleşen mahkemekararlarının konuları ve dava sebeplerinin aynıolmaması ve dolayısıyla kararlar arasındaçelişki bulunmaması karşısında, hakkınyerine getirilmesini olanaksız kılan bir durumgörülmediği için, 2247 sayılı Kanunun 24.maddesinde belirtilen koşulların birliktegerçekleşmediği düşüncesiyle söz konusubaşvurunun reddi gerekmektedir." yönünde düşüncevermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.02.2019günlü toplantısında: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın 2247 sayılı Yasa’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadabaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 24. maddesinde(Değişik birinci fıkra: 21.1.1982-2592/7 md.), “1 ncimaddede gösterilen yargı mercileri tarafından, görevleilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarındanen az biri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.
İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurarak hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesini istiyebilir. Bu halde olumsuz görevuyuşmazlığının çıkarılması ileilgili 15 ve 16 ncı maddelerdeki usul kurallarıuygulanır.” denilmiştir.
Buna göre, hüküm uyuşmazlığınınvarlığıiçin:
a) Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli ve idariyargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynıolması,
c) Her iki kararın da kesinleşmişolması,
d) Kararlarda davanın esasının hükmebağlanması,
e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkınyerine getirilmesinin olanaksız bulunması koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen adli ve idari yargı kararlarınınincelenmesinden, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş ve yasayollarına başvurularak kesinleşmiş kararlar olduğu,her iki yargı yolunda verilen kararlarda taraflardan en az birininaynı olduğu; idari yargı yerindeki davanın konusunumüteahhit şirket tarafından ruhsatına aykırıyapılan inşaata tutulan yapı tatil tutanağıuyarınca mevcut binanın projeye hilafındayapıldığının tespit edildiğidolayısıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 32 maddesiuyarınca bir ay içerisinde ruhsata bağlanmadığıtakdirde inşaat ruhsatına aykırıkısımlarının yıkımına ve ayrıcaaynı Yasanın 42. maddesi uyarınca idari para cezasınıninşaat sahibinden alınmasına ilişkin encümenkararının ve bu kararın uygulanmasına yönelikdiğer bağlı işlemlerin oluşturduğu; adliyargı yerindeki davanın konusunu ise; arsa sahibi ile müteahhitşirket arasındaki sözleşmeden kaynaklanan özel hukukuyuşmazlığının oluşturduğu; her iki yargıkolundaki kararlar arasında konu ve sebep yönünden kanundaaranılan ayniyetin bulunmadığı, ayrıca adli yargıyerince verilmiş olan kararda işin esasının incelenerek,karar verildiği ve verilen bu kararın kesinleştiğigörülmekteyken idari yargı yerince verilmiş olankararın "süre aşımı nedeniyle ret"kararı olduğu; dolayısıyla işin esasınınincelenmediği ve usulden verilen bu kararın kesinleştiğianlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacıları farklı olan kimselerhakkında verilen kararlar arasındaki çelişki nedeniyle“hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması”koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususuirdelendiğinde;
2247 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile, ikiayrı yargı merciinden verilen çelişik kararlar nedeniylebir kimsenin hakkının yerine getirilmesinin olanaksızbulunması halinde, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce buçelişkinin giderilmesi yoluyla, o kimse hakkında birçözüme ulaşılması amaçlanmakta olup, busuretle verilecek kararın uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayanözel ve tüzel kişileri etkilememesi gerekmektedir.
Diğer bir anlatımla “hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması” durumu; davacı yönündensübjektif bir nitelik taşımakta ve yargı kararı ilekendisine tanınmış bir hakkın yerine getirilmemesi sözkonusu iken, davalı idare yönünden, ilamı yerine getirmekleyükümlü olması bakımından objektif bir niteliktaşımakta ve davacıya yargı kararı iletanınmış olan bir hakkın idarece yerine getirilmesininolanaksızlığını ifade etmektedir.
Bilindiği üzere, mahkeme kararı, kural olarak,davanın taraflarını bağlar ve bunlar için kesinhüküm sonucunu doğurur. Ancak, verilen kararüçüncü kişileri bağlamaz.
Buna göre, farklı davacıların, birbirlerindenbağımsız olarak iki ayrı yargı kolundaaçtıkları davaların konularının aynıolmasından söz edilemeyeceği gibi, iki farklı davacıhakkında verilen iki farklı kararda çelişkibulunduğundan söz etmek de olanaksızdır.
Öte yandan idari yargı yerlerince davanın süresiiçerisinde açılmadığı gerekçesiylesüre aşımı nedeniyle usulden reddi yolunda verilen kararile adli yargı yerince davanın kısmen kabul, kısmen reddiyolunda verilen kararların birbirlerinin uygulanmasına engelteşkil etmediği gözetildiğinde, başvuruda bulunanÜsküdar Belediye Başkanlığı yönündenhakkın yerine getirilmesinin imkansızlığından dasözedilemez.
Açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Yasanın 24.maddesinde öngörülen “konu ve dava sebebinin aynıolması” "kararlarda davanın esasının hükmebağlanması" ve “hakkın yerine getirilmesininimkânsız bulunması” koşullarınıtaşımayan başvurunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : 2247 sayılı Yasa’nın 24.maddesinde öngörülen koşullarıtaşımayanBAŞVURUNUN REDDİNE, 25.02.2019 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZERAKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy