T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 671
KARAR NO : 2018 / 106
KARAR TR : 26.02.2018
ÖZET: Bartın Vergi Dairesinde görev yapan ilgiliye (adli yargıda davalı, idari yargıda davacı) 15.10.2004-15.11.2008 tarihleri arasında yersiz olarak yapılan ek ödemenin geri istenilmesi işleminin hukuka uygun olmadığının saptanması karşısında; Bartın Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 02.06.2015 gün ve E:2010/1680 K:2015/457 sayılı kararının kaldırılmasına, yersiz ödemenin geri alınmasına ilişkin işlemin iptali için açılan davanın sonunda davanın kabulüne karar veren Zonguldak İdare Mahkemesi’nin 18.11.2009 gün, E:2009/440 K:2009/1443 sayılı kararının kabulüne ve bu surette HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE karar verilmesi gerektiği hk. K A R A R HükümUyuşmazlığının Giderilmesiİsteminde Bulunan (İdariYargıda Davacı Adli YargıdaDavalı) :F.Ö. İdariYargıda Davalı :Bartın Valiliği KarşıTaraf (Adli Yargıda Davacı) : Bartın VergiDairesi Müdürlüğü Vekili : Av. Z.B. O L A Y : 1 -Davacı F.Ö., Davalı Bartın Valiliğine karşı; Bartın Vergi Dairesinde programcı olarak görevyaptığı için Maliye Bakanlığı PersonelineYapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar ile belirlenen50 puan ilave ek ödemeden yararlandırılması istemiyleyaptığı 27.02.2008 tarihli başvurunun reddine vetarafına 20 puan karşılığı ödenen toplam 4.055,82.-TLtutarın bir ay içerisinde geri ödenmesine ilişkinBartın Valiliği Defterdarlık Vergi DairesiMüdürlüğü'nün 11.02.2009 tarih ve 2885sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu, belirlenenusul ve esaslar çerçevesinde 2004 yılından bu yana 20puan ek ödemeden yararlandırıldığı, eködemenin 50 puana çıkarılması üzerine Vergi DairesiMüdürlüğüne verdiği dilekçe iletarafına buna göre ödeme yapılmasını talepettiği, Defterdarlık Makamının davalı idaredenaldığı görüş yazısı üzerine eködemeden yararlandırılmadığınınbildirildiği, davalı idarenin Ek Ödemedenyararlandırılma isteği hususunda Personel GenelMüdürlüğünden görüşsormasının garip olduğu, kendisinin ve aynı kadrodadiğer il teşkilatlarında görev yapan personelin 20 puan eködemeden yararlandırıldığı, taşrateşkilatlarında otomasyon sistemlerinin mevcut olup bilgi işlemaltyapıları ve bilgi işlemle ilgili personellerinin mevcutolduğu, çalışmakta olduğu birimin vergi dairelerindebilgi işlem birimi olarak adlandırıldığı,otomasyona geçiş yerleşim planında Bilgi İşlemOdası ibaresinin açıkçagörüldüğü, vergi dairelerinin hizmetlerini VEDOP ileyürüttüğü, bu hizmetleri yürüten personelinSüpervizör olarak anıldığı, bu hizmetlerininyürütülmesi için kurs düzenlendiği, kuruluşkanununda vergi dairesi bünyesinde Bilgi işlem Birimleri kurulurdenildiği, çalıştığı birimin fiilen bilgiişlem birimi olarak adlandırıldığı, ayrıca20 puan üzerinden tarafına ödenen ek ödemelerinistenilemeyeceği, en son Kasım 2008 tarihi itibari ile ek ödemeyapıldığı, 60 günlük yasal süregeçtikten sonra 11.02.2009 tarihli işlemle yapılanödemenin geri istenildiği, Danıştayİçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 1973/14 sayılıkararının bu yönde olduğu iddialarıyla, sözkonusu işlemin iptali istemiyle 12.03.2009 tarihinde idari yargıyerinde dava açmıştır. ZONGULDAKİDARE MAHKEMESİ; 18/11/2009 gün ve E:2009/440, K: 2009/1443sayı ile “(…)Dava; Bartın Vergi Dairesinde programcıolarak görev yapan davacının Maliye BakanlığıPersoneline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslarile belirlenen 50 puan ilave ek ödemeden yararlandırılmasıistemiyle yaptığı 27.02.2008 tarihli başvurunun reddine vetarafına 20 puan karşılığı ödenen ilave eködemesi olan toplam 4.055,82.-TL tutarın bir ay içerisindegeri ödenmesinin istenilmesine ilişkin Bartın ValiliğiDefterdarlık Vergi Dairesi Müdürlüğünün11.02.2009 tarih ve 2885 sayılı işleminin iptali istemiyleaçılmıştır. 178sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat veGörevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ninBakanlık Merkez Teşkilatı Başlıklı ikincikısmının 4. maddesinde; Bakanlık MerkezTeşkilatının, ana hizmet birimleri ile ’danışmave denetim birimleri ve yardımcı birimlerden meydana geldiğininbelirtildiği, Yardımcı Birimler başlıklıdördüncü bölümün 24. maddesinde de; Maliye Bakanlığındakiyardımcı birimlerin a)Personel GenelMüdürlüğü, b) İdari ve Mali İpler DairesiBaşkanlığı, c)Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı,d)Savunma Sekreterliği, e)Özel KalemMüdürlüğü" olduğunun belirtildiği,Taşra Yurtdışı Teşkilatı ve BağlıKuruluşlar başlıklı üçüncükısmının 34. maddesinde ise; Bakanlık taşrateşkilatının defterdarlıklardan oluşacağı,Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları HakkındaKanun, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun HükmündeKararname ve İl İdaresi Kanunu hükümlerine uygun olaraktaşra teşkilatında gerekli değişiklik vedüzenlemeler yapılabileceği hükmebağlanmıştır. 16.05.2005tarih ve 25817 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 5345sayılı Gelir İdaresi BaşkanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 23. maddesinde;Başkanlığın taşra teşkilatı"Başkanlığın taşra teşkilatı,doğrudan merkeze bağlı vergi dairesi başkanlıklarıile vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde bu Kanunun24 ve 25 inci maddelerindeki görev ve yetkileri haiz vergi dairesimüdürlüklerinden oluşacağı, vergi dairesibaşkanlıklarının kuruluş yerleri ve sayılarıile bunlara ilişkin değişikliklerin Bakanlar Kuruluncabelirleneceği belirtilmektedir. 24.12.1994tarih ve 22151 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Vergi DaireleriKuruluş ve Görev Yönetmeliği'nin 10. Maddesinde VergiDairesi Birimlerinin: "A) AnaHizmet Birimleri 1-VergilendirmeBölümündeki Servisler 2-MuhasebeBölümündeki Servisler 3-KovuşturmaBölümündeki Servisler 4-Tarama veKontrol Bölümü B) DiğerHizmet Birimleri 1-VergiDairesi Başkanlığı Diğer Hizmet Servisleri 2-VergiDairesi Başkanlığı Vergi MüdürlüğüDiğer Hizmet Servisi 3-VergiDairesi Müdürlüğü Diğer Hizmet Servisi C) BeyannameKabul ve Tahsilat Şubesi" olduğu belirtilerek, VergiDairelerinin bu şekilde teşkilatlandığıaçıklanmıştır. MaliyeBakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeyeİlişkin Usul ve Esasların 4. Maddesinin (g) bendinin dördüncüfıkrasında, "Bilgi işlemle ilgili hizmetleriyürütmek amacıyla kurulmuş veya oluşturulmuşbulunan bilgi işlem birimlerinde fiilen görev yapan,çözümleyici, sistem programcısı, mühendis,istatistikçi ve şehir plancılarından dört yılve daha uzun süreli yükseköğrenim bitirenlere 50 puan,bunlardan iki yıl süreli yükseköğrenim bitirenlere ise40 puan ilave ek ödeme yapılır" hükmüne yerverilmiştir. Davadosyasının incelenmesinden, Bartın Vergi DairesiMüdürlüğünde programcı olarak görev yapandavacının 27.02.2008 tarihli dilekçesi ile Bartın VergiDairesi Müdürlüğüne başvuruda bulunarak MaliyeBakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeyeİlişkin Usul ve Esasların 4. Maddesinin (g) bendinde yer alan eködemenin 20 puandan 50 puanaçıkarıldığından bahisle anılan eködemeden yararlandırılma isteminde bulunması üzerineBartın Valiliğinin 12.03.2008 tarih ve 288 sayılıyazısı ile bu hususta Gelir İdaresiBaşkanlığından görüş sorulduğu, Geliridaresi Başkanlığının Bartın Valiliğinecevaben gönderdiği 27.11.2008 tarih ve 114382 sayılıyazısında; ilave ek ödemeden yararlanacak personelin, bilgiişlemle ilgili hizmetleri yürütmek amacıyla kurulmuşveya oluşturulmuş bulunan bilgi işlem birimlerinde fiilen maddemetninde yer alan unvanlarda görev yapıyor olmasının gerektiği,vergi dairesi müdürlüğünde programcı kadrosundaçalışan ilgilinin çalıştığıyerin bilgi işlemle ilgili hizmetleri yürütmek amacıylakurulmuş veya oluşturulmuş bulunan bilgi işlem birimolmaması nedeniyle ek ödemeden yararlanmasınınmümkün olmadığının belirtildiği, anılanişlem dayanak alınmak suretiyle tesis edilen BartınValiliğinin 11.02.2009 tarih ve 2885 sayılı işlemi iledavacıya belirtilen esaslar çerçevesinde; ödeme yapılmasınınmümkün olmadığı, ayrıca Ekim 2004 tarihinde buyana ödenen 4.055,82 -TL-ilave ek ödemenin yasal faizi ile 1 ayiçerisinde ödenmesinin talep edildiği, anılan BartınValiliği işleminin iptali istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Olayda;uyuşmazlık konusu ek ödemenin dayanağı olan MaliyeBakanlığı Personeline Yapılacak ek Ödemeyeilişkin Usul ve Esasların 4. Maddesinin (g) bendinin 4.fıkrasında ek ödeme yolabilmesi için maddede belirtilenunvanlarda görev yapan personelin bilgi işlemle ilgili hizmetleri yürütmekamacıyla kurulmuş veya oluşturulmuş bulunan bilgiişlem birimlerinde görevli olması koşuluöngörülmüş olup, bu birimlerde görev yapmayanpersonelin söz konusu ek ödemeden yararlandırılmasına imkânbulunmamaktadır. Yukardaaktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, MaliyeBakanlığı taşra teşkilatında yer alan VergiDairesi Müdürlükleri bünyesinde bilgi işlem ile ilgilihizmetleri yürütmek amacıyla kurulmuş veyaoluşturulmuş bilgi işlem birimleri bulunmadığıanlaşılmaktadır. Bu durumda;Bartın Vergi Dairesinde Programcı kadrosuyla görev yapan davacınınVergi Dairesinin VEDOP uygulamaları ile ilgili işlemleriyürüttüğü açık olmakla beraberdavacının görev yaptığı Bartın VergiDairesinde mezkûr mevzuat çerçevesindeoluşturulmuş ayrı bir Bilgi İşlem Bilimininbulunmaması karşısında "bilgi işlemle ilgilihizmetleri yürütmek amacıyla kurulmuş veyaoluşturulmuş bulunan bilgi işlem birimlerinde görevliolma" koşulunu taşımayan davacının eködemeden yararlanması mümkün bulunmadığındandava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılıkbulunmamaktadır. Dava konusuişlemin, 20 puan karşılığı davacıyaödenen ilave ek ödemesi olan toplam 4.055,82 TL tutarın bir ayiçerisinde geri ödenmesinin istenilmesine ilişkinkısmına gelince; Danıştayiçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün veE:1968/68, K:1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk,açık hata, memurun gerçek dışı beyanıveya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalıödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunundışında kalan hallerde hatalı ödemelerin geriistenilmesinin hatalı ödemenin yapıldığı tarihtenbaşlamak üzere dava açma süresi içindeolanaklı olduğu, bu süre geçtikten sonra geriistenilemeyeceği belirtilmiştir. Sübjektifsonuç doğurmuş ve Yasaya uygun olarak tesis edilmiş idariişlemlerin geri alınması idare hukuku ilkelerine göremümkün değildir. Anılan kurul kararı ile de yasayaaykırı ve hatalı işlemlerin de her zaman değil makulbir sürede geri alınabileceğine işaret edilmiş,yokluk, açık hata ve bu işlemden yararlananın hilesininsöz konusu olması halinde ise idarenin işlemini her zaman gerialabileceği öngörülmüştür. Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün veE: 1968/68, K: 1973/14 sayılı kararında, hatalıödemelerin yokluk, açık hata, memurun gerçekdışı beyanı veya hilesi hallerinde sürearanmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödenenmeblağın her zaman geri alınabileceği, belirtilenistisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin gerialınmasının ise ancak hatalı ödemenin yapıldığıtarihten başlamak üzere idari dava açma süresiiçinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonrageri alınamayacağı hükme bağlanmış olup,kararda ortaya konulan ilkelerin idarece yapılan tüm hatalıödemelerin geri alınmasında uygulanabilecek nitelikte temelilkeler olduğu açıktır. Bakılandavada; yapılan fazla ödemede davacının gerçek dışıbeyanı veya hilesi bulunmadığı taraflar arasındaihtilafsız olduğu, hatalı ödemenin 2004 yılındanbaşlayarak en son 2008 yılı Kasım ayına kadargeçen süre içerisinde her ay tekrarlandığı vedavalı idare tarafından da bu hususun fark edilmediği dikkate alındığında,ek ödeme yapılmasına ilişkin mezkûr esaslarınyanlış yorumundan kaynaklanan fazla ödemenin, ancak fazlaödemenin yapıldığı aylar itibari ile dava açmasüresi içerisinde tahsil etme cihetine gidilebileceğiaçık olup, en son 15 Kasım 2008 tarihinde ödenenhatalı ödeme, 15 Ocak 2009 tarihinden önce geri istenebilecekkenbu süreler geçtikten sonra 11.02.2009 tarihinde tesis edilenişlemde idari istikrar ve güven ilkesine ve de hukuka uyarlıkbulunmamıştır. Açıklanannedenlerle; dava konusu edilen 11.02.2009 gün ve 2885 sayılıişlemin, davacının 50 puan ilave ek ödemedenyararlandırılma isteminin reddine dair kısmıyönünden davanın reddine, 20 puankarşılığı davacıya hatalı ödenen toplam4.055,82.-TL tutarın bir ay içerisinde geri ödenmesininistemine ilişkin kısmının iptaline” kararvermiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Danıştay2. Dairesi; 30.01.2014 gün ve E: 2010/946, K: 2014/538 sayı ile,“(…)İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilenkararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesindebelirtilen nedenlerden birinin varlığınabağlıdır. Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 18.11.2009günlü, E:2009/440, K:2009/1443 sayılı karar vedayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasınıgerektirecek bir neden de bulunmadığından, taraflarıntemyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın ONANMASINA…”karar vermiş; kararın düzeltilmesi isteminde bulunulmamasıüzerine Mahkeme kararı kesinleşmiştir. II - DavacıBartın Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili, davalıF.Ö.’ e karşı; davalının Bartın VergiDairesi Müdürlüğünde programcı olarak görevyaptığını, Maliye Personeline yapılacak eködemeye ilişkin usul ve esaslara aykırı olarak davalıyaBartın Vergi Dairesi Müdürlüğünde bilgi işlemleilgili hizmetleri yürütmek amacıyla kurulmuş veyaoluşturulmuş'' bir birim olmadığı halde bilgiişlem biriminde görevli olanlara yapılacak miktar üzerinden15.10.2004 - 15.11.2008 tarihleri arasında 4055,83 TL fazla ödemeyapıldığını, fazla ödemenin tahsili için5118 sayılı yasanın 71.maddesi uyarıncaçıkarılan ve 19.10.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlananKamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmelik uyarınca davalıya tebligatyapıldığı halde, davalı tarafından yasalsüre içerisinde ödemede bulunulmadığını,belirtilen nedenlerle 4055,83 TL ödemenin yapıldığıtarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliistemiyle 21.10.2010 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. BARTIN SULHHUKUK MAHKEMESİ; 02.06.2015 gün ve E:2010/1680, K:2015/457 sayıile “(…)Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklınınihtarıyla temerrüde düşer; haksız fiilde fiilinişlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmeningerçekleştiği tarihte borçlu temerrüdedüşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetliolduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır(TBK madde 117). O halde; zenginleşen iyiniyetli ise iade talep edilmedenönce temerrüde düşmüş sayılmasıolanaklı değildir. Sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacaktalebinde de gecikme faizi yürütülebilmesi içinborçlunun, diğer bir deyişle haksız kazançedinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyletemerrüde düşürülmesi gerektiğinden iadetalebinde bulunulmasından itibaren yasal faizi işleyecektir. YargıtayHukuk Genel Kurulunun 05.12.1984 tarih 1982/13 E; 1984/997 K sayılıiçtihadı Birleştirme Kararında idare tarafındanyapılan tüm ödemelere uygulanması halinde, idareninhaksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamamasıve memurların yapmış oldukları tüm hatalıödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılankişilerden, gerekse ödemeyi yapan görevlilerden gerialınamaması gibi bir sonuç doğar ki, idareyi işlemezve iş görmez bir duruma sokacak olan böyle bir sonucunhukukça savunulması mümkün değildir. Hal böyleolunca, hiçbir hukuki dayanağı olmayan, şart tasarrufa dakonu olmayan hatalı ödemelerin, Borçlar Hukukunun sebepsizzenginleşme hükümleri uyarınca geri alınmasınakarar verilmesi gerekir” gerekçesiyle Davanın KISMENKABULÜ İLE Davacı kurum tarafından fazla ödenen4.055,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıyaVERİLMESİNE, Davacı kurum tarafından yapılan fazlaödeme olan 4.055,83 TL'ye davalıya ihtar yerine geçmek üzere tebliğ tarihi olan 11/02/2009 tarihinden itibaren YASAL FAİZİŞLETİLMESİNE" Karar vermiş;temyiz edilen karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin, 24.05.2016 gün veE:2015/19332, K:2016/8021 sayılı ilamıyla Onanarakkesinleşmiştir. UYUŞMAZLIKMAHKEMESİNDEN İSTEK: İdare Mahkemesinde görülen davadadavacı olan F.Ö.; 1-Bartın Vergi Dairesinde Programcıkadrosunda görev yapmakta olduğum süre içerisinde 2004yılından 12-2008 tarihine kadar şahsıma yapılanaylık 20 puan ek ödeme karşılığı 4.055.82TL’nin fazla ödendiği iddiasıyla Bartın ValiliğiDefterdarlık Vergi Dairesi Müdürlüğü’ncetarafıma 11.02.2009 tarih 2885 sayılı ödeme emrigönderilmiştir. BartınValiliği Defterdarlık Vergi Dairesi aleyhine Zonguldak idareMahkemesinin 2009/440 E 2009/1443 K sayı ile açmışolduğum dava 18.11.2009 tarihinde lehime neticelenmiş ve geriyedönük olarak hiçbir ödeme yapmamam konusunda kararverilmiştir. 2- Sözkonusu İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesi neticesindeDANIŞTAY İKİNCİ DAİRESİ 2010/946 E 2014/538 KNolu kararıyla Zonguldak İdare Mahkemesinin kararıonanmış ve kesinleşmiştir. 3- Ortadakesinleşmiş bir yargı kararı olmasına rağmenBartın Valiliği Vergi Dairesi Müdürlüğüadına Av Z.B. tarafından, Bartın Sulh Hukuk Mahkemesi’ndetarafları aynı, mahiyeti aynı ve miktarı aynı(4,055.82 TL) olan ek ödemeden kaynaklı tarafıma yapılanödemelerin geri iadesi için aleyhime ALACAK davasıaçılmıştır. Yerel Mahkemenin 2010/1680 E. 2015/457K. sayılı kararı ile tarafıma yapılan ek ödemekaynaklı tutarın geri ödenmesi noktasında, İdareMahkemesinin kesinleşmiş kararı olmasına karşınaleyhimde karar tesis edilmiştir. 4-Hukuka,usul ve yasaya aykırı yerel Mahkeme kararının temyizenincelenerek bozulması için Yargıtay 3. Hukuk Dairesineyaptığım temyiz başvurusu da aleyhimesonuçlanmış ve yerel Mahkeme kararı, söz konusu davaile her açısı aynı olan kesinleşmişDANIŞTAY Kararı olduğunu bildirmem ve konu hakkındakidelilleri de göstermeme rağmen 2015/19332 E. 2016/8021 K.Sayılı kararıyla temyiz yolu kapalı olmak üzereBartın sulh Hukuk Mahkemesinin kararı onamıştır. 5-HemBartın Sulh Hukuk Mahkemesine hem de Yargıtay Temyizaşamasında bu konuda kendi kararlarından önce Yüksekidare Mahkemesinin kesinleşmiş kararı olduğu, eğerkarar verilmesi gerekiyorsa önce UYUŞMAZLIĞINçözülmesi gerektiğini belirtmeme rağmenuyuşmazlığın giderilmesine yönelik bir işlemyapılmadan karar tesis edilmiştir. Yargıtaytarafından verilen karar toplum nezdinde tesir etmek zorundaolduğumuz adalete güveni zedelemektedir. Ortada şahsımakarşı yapılan ödemelerin haksızolmadığını gösteren bir idari yargı kararı vardır.Kaldı ki malumları olduğu üzere tarafıma idaretarafında yapılan ve şahsımın kusuru olmayanödemelerin iadesinin mümkün olmadığı, böylebir idari işlemin iptal edileceği de yerleşmişDanıştay kararlarındandır. Bu itibarla Sulh hukukMahkemesinde aleyhime açılarak beni telafisi imkânsızzararlara uğratacak karar nedeniyle oluşanuyuşmazlığın lehime sonuçlanması gerekmektedir. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıdaarz ve izah olunan nedenlerden Sayın Danıştay İkinciDairesi 2010/946 E 2014/538 K ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/19332 E.2016/8021 K. Sayılı K. Arasında oluşanuyuşmazlığın çözümü ve tarafımadoğacak ve telafisi imkânsız hale gelecek zararlarınönlenmesi adına; ortaya çıkan hükümuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle 15.7.2016 tarihlidilekçe ile Uyuşmazlık Mahkemesine başvurudabulunmuş, talep Mahkememizde 8.11.2016 tarihinde kayda girmiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasanın 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI; 22.2.2017 tarih ve E:2017/21 sayılı yazısıile “…Hüküm uyuşmazlığınınçözümünde; ilgiliye yersiz ödendiği belirtilenilave ek ödeme tutarı olan 4.055,82.-TL'nın geri istenilmesineilişkin işlemin niteliği önem kazanmaktadır İlave eködemenin ödenmesine dair olan işlem, idarenin tek yanlıiradesiyle tesis etmiş olduğu, kesin ve yürütülmesizorunlu nitelikte bir idari işlem olup İdare Hukukunun usuldeparalellik ilkesine göre, bir idari işlemin geri alınmasınailişkin işlemin de aynı nitelikte olması gerekir.Başka bir anlatımla bir idari işlemin geri alınmasınailişkin işlemler de icrai nitelikte işlemlerdir. Tümüyleidari nitelikte olan işleme ilişkin uyuşmazlığınidari yargı usul ve esaslarına göreçözümlenmesi Anayasanın 155. maddesi ile kurulan"idari rejim” sistemi gereğidir. Dosyanıniçeriğinden, Bartın Vergi DairesiMüdürlüğünde programcı olarak görev yapandavacı tarafından, 27.02.2008 tarihli dilekçe ile BartınVergi Dairesi Müdürlüğüne başvurularak MaliyeBakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeyeİlişkin Usul ve Esasların 4.maddesinin (g) bendi uyarınca50 puan üzerinden ek ödeme yapılmasının istenilmesiüzerine Bartın Valiliğinin 12.03.2008 tarih ve 288sayılı yazısı ile bu hususta Gelir İdaresi Başkanlığındangörüş sorulduğu, Gelir İdaresiBaşkanlığının Bartın Valiliğine cevabengönderdiği 27.11.2008 tarih ve 114382 sayılıyazısında; ilave ek ödemeden yararlanacak personelin, bilgiişlemle ilgili hizmetleri yürütmek amacıyla kurulmuşveya oluşturulmuş bulunan bilgi işlem birimlerinde fiilen maddemetninde yer alan ünvanlarda görev yapıyor olmasınıngerektiği, vergi dairesi müdürlüğündeprogramcı kadrosunda çalışan ilgilininçalıştığı yerin bilgi işlemle ilgili hizmetleriyürütmek amacıyla kurulmuş veya oluşturulmuşbulunan bilgi işlem birimi olmaması nedeniyle ilave ek ödemedenyararlanmasının mümkün olmadığınınbelirtildiği, anılan işlem dayanak alınmak suretiyle tesisedilen Bartın Valiliği'nin 11.02.2009 tarih ve 2885 sayılıişlemi ile davacıya belirtilen esaslar çerçevesindeödeme yapılmasının mümkünolmadığı, ayrıca 15.10.2004-15.11.2008 tarihlerindeödenen 4.055,82 -TL ilave ek ödemenin yasal faizi ile 1 ayiçerisinde ödenmesinin talep edildiğianlaşılmaktadır. Olayda15.10.2004-15.11.2008 tarihleri arasında davacıya yersizödendiği tespit edilen ilave ek ödeme tutarınınmevzuat hükümlerinin yanlış yorumlandığındanbahisle geri alınmak istenildiği dikkatealındığında, idarenin açık hatayadüştüğünden söz edilemeyeceği gibi, ilave eködemelerin ödenmesinde, davacının hilesi ve gerçekdışı beyanının da olmadığıaçıktır. Bu durumda,ek ödemeyi düzenleyen mevzuatın yorumunda hatayadüşülerek ilave ek ödeme alma koşullarınıtaşımayan davacıya fazla ödeme yapılmasısuretiyle oluşan kamu zararının 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 12. maddesi ile 5018 sayılı Kamu MaliYönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesi kapsamındasayılıp sayılamayacağı yönündendeğerlendirilmesi gerekmektedir. 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 12. maddesinin birincifıkrasında, kamu görevlilerinin kamu hizmetinin sunumundakullanılan her türlü kamu malını korumayükümlülükleri; aynı maddenin ikincifıkrasında ise koruma ve hizmete hazır bulundurmak zorundabulundukları bu mallara verdikleri zararın rayiç bedelüzerinden tahsil edileceği; son fıkrasında da, anılanzararın tahsil usulü düzenlenmiş olup mevzuatınyorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödemeyapılması suretiyle oluşan kamu zararının,münhasıran kamu mallarına verilen zararı düzenleyen12. madde kapsamında tahsili mümkün değildir. Devletmemurlarına sehven ya da mevzuatın yorumunda hatayadüşülerek yapılan ilave ek ödemelerin, 5018sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındatahsil edilip edilemeyeceği hususuna gelince; 5018sayılı Kanunun "Kamu zararı" başlıklı71. maddesinde, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerindenkaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerisonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye nedenolunması "kamu zararı" olarak tanımlanmışanılan maddenin ikinci fıkrasında ise, kamu zararıkapsamına giren haller; kamu kaynakları kullanılarak piyasadanmal ve hizmet satın alınması sırasında fazlaödeme yapılması, idarenin gelirlerinin tahsilisırasında mevzuata aykırı davranılması vemevzuatta öngörülmeyen bir ödeme yapılmasısuretiyle yol açılan zararlar olarak sayılmak suretiylesınırlandırılmış olup, bu fıkra birbütün olarak değerlendirildiğinde (g) bendinde yer alan"mevzuatında öngörülmediği halde ödemeyapılması" kuralının kapsamının, yine mal vehizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucuoluşan kamu zararı şeklinde anlaşılmasınıgerektirmektedir. Kaldı ki, bakılan uyuşmazlık mevzuattaöngörülmeyen bir ödeme yapılması nedeniyleoluşan kamu zararı olmayıp, mevzuatın öngördüğübir ödemenin yapılması sırasında hatayadüşülmesine ilişkin olduğundan,uyuşmazlığın anılan Kanun kapsamındadeğerlendirilmesi mümkün değildir. Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün veE: 1968/8, K: 1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk,açık hata, memurun gerçek dışı beyanıveya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalıödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunundışında kalan hallerde hatalı ödemelerinistirdadının hatalı ödemenin yapıldığıtarihten başlamak üzere dava açma süresi içindeolanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdatedilemeyeceği belirtilmiş olup; anılan kararıngerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idareninsakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idareedilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi nedenolmuşsa ya da geri alman idari işlem yok denilecek kadarsakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edileninkolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa veidareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden sözetmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarakyapılan ödemeler için süredüşünülemeyeceği, bu ödemelerin her zaman gerialınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalıödemeler için memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadarönemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilenistisnalar dışındaki hatalı ödemelerin davaaçma süresi içinde geri alınabileceğibelirtilmiştir. Sözkonusu İçtihadı Birleştirme Kurulu kararıhatalı ödemelere ilişkin olmakla beraber getirdiğiilkelerin idari işlemlerin geri alınmasına dair genel ilkelerolduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla idare yokluk,açık hata, memurun gerçek dışı beyanıveya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalıişlemini her zaman geri alabilecek, ancak bunun dışındakalan hallerde hatalı işlemini sadece dava açma süresiiçinde geri alabilecek, bu süre geçtikten sonra idariistikrar ve hukuki güvenlik ilkesi gereği geri alamayacaktır. Bu itibarla;kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin gerialınmasında, Danıştay İçtihatlarıBirleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E: 1968/8, K: 1973/14sayılı kararının uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaklamevzuat hükümlerinin davalı idarece yanlışyorumlanması nedeniyle davacıya yapılan ödemelerde,davacının hilesi veya gerçek dışı beyanıolmadığından davacıya yersiz ödenen ilave eködeme tutarlarının en son ödemeninyapıldığı tarihlerden itibaren dava açmasüreleri içinde geri istenmesi gerekirken bu sürelergeçtikten sonra 11.02.2009 tarihinde tesis edilen işlemde, idariistikrar ve güven ilkesine ve hukuka uyarlıkbulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bukısmının iptali yönünde verilen kararın hukukauygun olduğu kanısına varılmıştır. SONUÇ:1-Zonguldak İdare Mahkemesinin 18.11.2009 tarih ve E:2009/440, K:2009/1443sayılı kararının, Bartın ValiliğiDefterdarlık Vergi DairesiMüdürlüğü'nün11.02.2009 tarih ve 2885 sayılıişleminin, davacıya 20 puan karşılığıödenen ilave ek ödeme olan toplam 4.055,82.-TL tutarın bir ayiçerisinde geri ödenmesinin istenilmesine ilişkinkısmı ile Bartın Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 02.06.2015tarih ve E:2010/1680, K:2015/457 sayılı karar arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğuna; 2-BartınSulh Hukuk Mahkemesince verilen 02.06.2015 tarih ve E:2010/1680, K:2015/457sayılı kararın kaldırılmasına; 3-Zonguldakİdare Mahkemesinin 18.11.2009 tarih ve E:2009/440, K:2009/1443sayılı kararının kabulüne; Bu surettehüküm uyuşmazlığının giderilmesine kararverilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir…”yolundadüşünce vermiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; 01.11.2017 tarih ve YY-2017/59582sayılı yazısı ile “…Bartın VergiDairesinde programcı olarak görev yapan davacı tarafından,Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeyeİlişkin Usul ve Esaslar ile belirlenen 50 puan ilave ek ödemedenyararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddineve tarafına 20 puan karşılığı ödenen ilaveek ödemesi olan toplam 4.055,82 TL tutarın bir ay içerisindegeri ödenmesinin istenilmesine ilişkin Bartın ValiliğiDefterdarlık Vergi Dairesi Müdürlüğünün11/02/2009 tarih ve 2885 sayılı işleminin iptali istemiyleaçılan davada, Zonguldak İdare Mahkemesinin 18/11/2009 tarihve E.2009/440, K.2009/1443 sayılı kararıyla,uyuşmazlık konusu ek ödemenin dayanağı olan MaliyeBakanlığı Personeline Yapılacak Eködemeyeİlişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin (g) bendinin 4.fıkrasında ek ödeme yapılabilmesi için maddedebelirtilen unvanlarda görev yapan personelin, bilgi işlemle ilgilihizmetleri yürütmek amacıyla kurulmuş veyaoluşturulmuş bulunan bilgi işlem birimlerinde görevliolması koşulu öngörülmüş olup, bu koşulutaşımayan davacının ek ödemeden yararlanmasımümkün bulunmadığından dava konusu işlemin bukısmında hukuka aykırılık görülmediği,dava konusu işlemin, 20 puan karşılığıdavacıya ödenen ilave ek ödemesi olan toplam 4.055,82 TLtutarın bir ay içerisinde geri ödenmesinin istenilmesineilişkin kısmına gelince; Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 gün veE. 1968/8, K.1973/14 sayılı kararında; hatalıödemelerin yokluk, açık hata, memurun gerçekdışı beyanı veya hilesi hallerinde sürearanmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödenenmeblağın her zaman geri alınabileceği, belirtilenistisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin gerialınmasının ise ancak hatalı ödemeninyapıldığı tarihten başlamak üzere idari davaaçma süresi içinde mümkün olduğu, busüre geçtikten sonra geri alınamayacağı hükmebağlanmış olup, kararda ortaya konulan ilkelerin idareceyapılan tüm hatalı ödemelerin geri alınmasındauygulanabilecek nitelikte temel ilkeler olduğu açıkolduğundan, olayda, yapılan fazla ödemede davacının gerçekdışı beyanı veya hilesi bulunmadığı taraflararasında ihtilafsız olduğu, hatalı ödemenin 2004yılından başlayarak en son 2008 yılı Kasımayına kadar geçen süre içerisinde her aytekrarlandığı ve davalı idare tarafından da bu hususunfark edilmediği dikkate alındığında, ek ödemeyapılmasına ilişkin usul ve esasların yanlışyorumundan kaynaklanan fazla ödemenin, ancak fazla ödemeninyapıldığı aylar itibari ile dava açma süresiiçerisinde tahsil etme yoluna gidilebileceği açık olup,en son 15 Kasım 2008 tarihinde ödenen hatalı ödemenin, 15Ocak 2009 tarihinden önce geri istenmesi gerekirken bu sürelergeçtikten sonra 11/02/2009 tarihinde tesis edilen işlemde idariistikrar ve güven ilkesine ve de hukuka uyarlıkbulunmadığı gerekçesiyle dava konusu edilen 11/02/2009gün ve 2885 sayılı işlemin, davacının 50 puanilave ek ödemeden yararlandırılma isteminin reddine dairkısmı yönünden davanın reddine, dava konusuişlemin davacıya hatalı ödenen toplam 4.055,82 TLtutarın bir ay içerisinde geri ödenmesinin istenilmesineilişkin kısmının iptaline hükmedildiği, bukararın temyiz aşamasında Danıştay 2. Dairesinin30/01/2014 tarih ve E.2010/946, K.2014/538 sayılı kararıylaonanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Diğertaraftan, Bartın Vergi Dairesi Müdürlüğü vekilitarafından, Dairelerinde programcı olarak görev yapandavalıya 15/10/2004-15/11/2008 tarihleri arasında MaliyeBakanlığı Personeline Yapılacak Eködemeyeİlişkin Usul ve Esaslara aykırı olarak yersiz ödenen4.055,83 TL ek ödemenin, ödemenin yapıldığıtarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle açılan davada, Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin02/06/2015 tarih ve E.2010/1680, K.2015/457 sayılı kararıyla,"Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/12/1984 tarih veE.1982/13,K.1984/997 sayılı İçtihadı BirleştirmeKararında, idare tarafından yapılan tüm ödemelereuygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarındanhiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmışoldukları tüm hatalı ödemelerin idare tarafından gereködeme yapılan kişilerden, gerekse ödemeyi yapangörevlilerden geri alınamaması gibi bir sonuç doğarki, idareyi işlemez ve iş göremez bir duruma sokacak olanböyle bir sonucun hukukça savunulması mümkündeğildir. Hal böyle olunca, hiçbir hukuki dayanağıolmayan, şart tasarrufa da konu olmayan, hatalı ödemelerin,Borçlar Hukukunun sebepsiz zenginleşme hükümleriuyarınca geri alınmasına karar verilmesi gerekir. (HGK01.03.2012 gün ve 3-809 E-125 K) Kendisinin sebep olmadığıbir nedenden dolayı hesabına fazla para yatırılan davalıiyi niyetlidir. Ödenen fazla maaş, davacı kurumunyanlış hesaplaması nedeniyle meydana gelmiştir. TürkBorçlar Kanununun 117. maddesi uyarınca davacının yasalfaiz talep edebilmesi için davalıya ihtar göndermesişarttır. Dosyada bulunan ihtarnamenin tarihi ise 11/02/2009'dur.Davacı tarafın ödemelerin yapıldığı andanitibaren yasal faiz işletilmesini istemesi bu nedenle reddedilerek dosyakarara bağlanmıştır." gerekçesiyle fazlaödenen 4.055,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıyaverilmesine, bu tutara tebliğ tarihinden itibaren yasal faizişletilmesine hükmedildiği, bu kararın Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 24/05/2016 tarih ve E.2015/19332, K.2016/8021 sayılıkararıyla onanmak suretiyle kesinleştiğianlaşılmıştır. Davalı F.Ö.vekilince Uyuşmazlık Mahkemesine verilen 15/07/2016 tarihlidilekçe ile Zonguldak İdare Mahkemesinin 18/11/2009 tarih veE.2009/440, K.2009/1443 sayılı kararı ile Bartın Sulh HukukMahkemesinin 02/06/2015 tarih ve E.2010/1680, K.2015/457 Karar sayılıkararından hangisinin uygulanacağı konusunda tereddütdoğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin olanaksız halegeldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığınınZonguldak İdare Mahkemesi tarafından verilen kararınbenimsenmesi suretiyle giderilmesi talebinde bulunulmuştur. MEVZUATYÖNÜNDEN İNCELEME: İdari veadli yargı kararları arasında oluştuğu ilerisürülen hüküm uyuşmazlığınınçözümü için; öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24. maddesinin birinci fıkrasında, “7 incimaddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından,görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesiolanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabul edilir,hükmü yer almaktadır. Anılanhükme göre, hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin: a-Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeriyargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi, b- Konu, davasebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması, c- Her ikikararın da kesinleşmiş olması, d- Kararlardadavanın esasının hükme bağlanması, e- Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması, Koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinde, ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak şeklenkesinleşmiş, taraflarından en az birinin aynı olduğukararların bulunduğu ve tüm kararlarda da davanınesasının hükme bağlandığı ve yasayollarının tüketildiğianlaşılmıştır. UyuşmazlıkMahkemesinin 2016/671 Esas sayılı dosyasının 23/10/2017tarihinde yapılan müzakeresinde Zonguldak İdare Mahkemesi ileBartın Sulh Hukuk Mahkemesinin kararları arasında 2247sayılı Kanunun 24. maddesi koşullarınınoluştuğu kabul edilmekle, uyuşmazlık konuları ileilgili esas yönünden görüş bildirilmesi yolunagidilmiştir. Hükümuyuşmazlığına konu Zonguldak İdare Mahkemesikararında, davacıya 15/10/2004-15/11/2008 tarihleri arasındayersiz ödendiği belirlenen ilave ek ödeme tutarı olan4.055,82 TL'nin yasal faiziyle birlikte bir ay içinde geri ödenmesigerektiğini belirten 11/02/2009 tarih ve 2885 sayılıişlemin, yersiz ödendiği belirtilen tutarın yasal faiziylebirlikte geri ödenmesinin istenilmesine ilişkin kısmı iptaledilmesine karşın, Bartın Sulh Hukuk Mahkemesi kararında,söz konusu ilave ek ödemenin yasal faiziyle birlikte tahsiline kararverildiği anlaşılmakla, iki karar arasında oluşançelişki nedeni ile hakkın yerine getirilmesinin olanaksızhale geldiği, bu duruma göre, söz konusu adli ve idariyargı kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğu kabul edilmelidir. İlave eködemenin yapılmasına ilişkin işlem, idarenin tekyanlı iradesiyle tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlunitelikte bir işlem olup, aynı şekilde bu idari işlemingeri alınmasına yönelik işlem de icrai nitelikte idari birişlemdir. Bu bakımdan, tümüyle idari nitelikte olan birişlemle ilgili uyuşmazlığın idari yargı usul veesaslarına göre çözümlenmesi Anayasanın 155.maddesiyle kurulan "idari rejim" sisteminin gereğidir. Dava dosyasından,Bartın Vergi Dairesi Müdürlüğünde programcıolarak görev yapan davacı tarafından Bartın Vergi DairesiMüdürlüğüne başvurularak MaliyeBakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeyeİlişkin Usul ve Esasların 4. maddesinin (g) bendi uyarınca50 puan üzerinden ek ödeme yapılmasının istenilmesiüzerine Bartın Valiliğinin 12/03/2008 tarih ve 288sayılı yazısı ile görüş sorulan MaliyeBakanlığı Bütçe ve Gelir İdaresiBaşkanlığı tarafından verilen 27/11/2008 gün ve114382 sayılı görüş yazısında, ilave eködemeden yararlanacak personelin, bilgi işlemle ilgili hizmetleriyürütmek amacıyla kurulmuş veya oluşturulmuşbulunan bilgi işlem birimlerinde fiilen madde metninde yer alan unvanlardagörev yapıyor olmasının gerektiği, ilgilininçalıştığı yerin bilgi işlemle ilgilihizmetleri yürütmek amacıyla kurulmuş veyaoluşturulmuş bulunan bilgi işlem birimi olmaması sebebiyleilave ek ödemeden yararlanmasının mümkünolmadığının belirtildiği, anılan işlemdayanak alınmak suretiyle tesis edilen Bartın Valiliğinin11/02/2009 tarih ve 2885 sayılı işlemi ile davacıyabelirtilen esaslar çerçevesinde ödemeyapılmasının mümkün olmadığı,ayrıca 15/10/2004-15/11/2008 tarihleri arasında ödenen 4.055,82TL ilave ek ödemenin yasal faiziyle birlikte bir ay içindeödenmesi yolundaki dava konusu işlemin tesis edildiğianlaşılmaktadır. Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E.1968/8, K. 1973/14 sayılı kararında, idarenin; yokluk,açık hata, memurun gerçek dışı beyanıveya hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veyaintibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman gerialabileceği, belirtilen istisnalar dışında kalanhatalı ödemelerin geri alınmasının hatalıödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamaküzere dava açma süresi içinde mümkünolduğu, bu süre geçtikten sonra gerialınamayacağı esasa bağlanmıştır.Anılan İçtihatları Birleştirme Kurulu kararıile konulan ilkeye göre davacının sebep olduğu bir hata,hile ya da gerçek dışı beyanı söz konusuolmadığı halde fazla yapıldığı iddia edilenihtilaf konusu ödemenin, ödendiği tarihten itibaren ancak 2577sayılı Kanunda dava açma süresi olaraköngörülen 60 gün içinde gerialınabileceği, bu süre geçtikten sonra idari istikrar vehukuki güvenlik ilkesi gereği idarenin bu tutarı gerialamayacağı kabul edilmelidir. Olayda,davacıya 15/10/2004-15/11/2008 tarihleri arasında mevzuatınyorumunda hataya düşülerek ilave ek ödemeninyapıldığı, davacının söz konusuödemelerin yapılması konusunda hilesi veya gerçekdışı beyanının bulunmadığı, bu sebepleidarenin açık hataya düştüğünden sözedilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla,kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin gerialınmasında, Danıştay İçtihatlarıBirleştirme Kurulunun yukarıda zikredilen kararınınuygulanması gerektiği, bu sebeple mevzuat hükümlerinindavalı idare tarafından yanlış yorumlanması sebebiyledavacıya yapılan ödemelerde, davacının hilesi vegerçek dışı beyanı olmadığından,yersiz ödendiği tespit edilen ilave ek ödeme tutarınınen son ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60günlük sürenin geçirilmesinden sonra talep edildiğigerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilenkararın hukuka uygun olduğu kanaatinevarılmıştır. SONUÇ: 1-Zonguldakİdare Mahkemesinin 18/11/2009 tarih ve E.2009/440, K.2009/1443sayılı kararı ile Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 02/06/2015tarih ve E.2010/1680, K.2015/457 Karar sayılı kararıarasında hüküm uyuşmazlığınınbulunduğunun kabulüne, 2-BartınSulh Hukuk Mahkemesinin 02/06/2015 tarih ve E.2010/1680, K.2015/457 Kararsayılı kararının kaldırılmasına; 3-Zonguldakİdare Mahkemesinin 18/11/2009 tarih ve E.2009/440, K.2009/1443sayılı kararının benimsenmesine, Kararverilmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesinin mümkün olduğu düşünülmektedir…”şeklinde düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümünün Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’un katılımlarıylayapılan 23.10.2017 günlü toplantısında dosyanın usul yönünden incelenmesi sonunda; l-İLK İNCELEME: 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemeningörevi” başlığını taşıyan 1.maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye CumhuriyetiAnayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargımercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıkların kesin olarak çözmeye yetkili ve bukanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir” denilmiş; 24. maddesinde (Değişik birincifıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) ise, 1 nci maddede gösterilenyargı mercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş,aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerdehüküm uyuşmazlığınınvarlığının kabul edileceği belirtilmiştir. Anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin: a) Uyuşmazlıkyaratan hükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerindenen az ikisi tarafından verilmesi, b) Konu, dava sebebi vetaraflardan en az birinin aynı olması, c) Her iki kararında kesinleşmiş olması, d) Kararlardadavanın esasının hükme bağlanması, e) Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen adli veidari yargı kararlarının incelenmesinden ortada adli ve idariyargı yerlerince verilmiş ve kesinleşmiş kararlar bulunduğu,kararlarda da işin esasının hükmebağlandığı ve davaların taraflarınınaynı olduğu anlaşılmaktadır. Konu ve dava sebebininaynı olup olmaması ile kararlar arasındaki çelişkinedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunmasıkoşullarının incelenmesi: Hükümuyuşmazlığına konu edilen Zonguldak İdare Mahkemesikararında; davacıya yapılanfazla ödemede davacının gerçek dışıbeyanı veya hilesi bulunmadığı, hatalı ödemenin2004 yılından başlayarak en son 2008 yılı Kasımayına kadar geçen süre içerisinde her aytekrarlandığı ve davalı idare tarafından da bu hususunfark edilmediği dikkate alındığında, ek ödemeyapılmasına ilişkin mezkûr esasların yanlışyorumundan kaynaklanan fazla ödemenin, ancak fazla ödemeninyapıldığı aylar itibari ile dava açma süresiiçerisinde tahsil etme cihetine gidilebileceği açıkolup, en son 15 Kasım 2008 tarihinde ödenen hatalı ödeme,15 Ocak 2009 tarihinden önce geri istenebilecekken bu sürelergeçtikten sonra 11.02.2009 tarihinde tesis edilen işlemde idariistikrar ve güven ilkesine ile hukuka uyarlık bulunmadığınakarar verilerek dava konusu işleminiptal edildiği; Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinde isehiçbir hukuki dayanağı olmayan, şart tasarrufa da konuolmayan hatalı ödemelerin, Borçlar Hukukunun sebepsizzenginleşme hükümleri uyarınca geri alınmasına karar verildiği dolayısıyladavaların konu ve sebeplerinin aynı olduğugörülmektedir. Buna göre, her iki mahkemeninvardığı sonuçların birbirinden farklıolduğu; İdare Mahkemesi ile Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarıarasında oluşan çelişki nedeni ile bir hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız hale geldiği açıktır. Belirtilen nedenlerle, 1- Zonguldak İdareMahkemesi ile Bartın Sulh Hukuk Mahkemesi kararları arasında,2247 sayılı Yasanın 24. maddesinde öngörülenkoşulların gerçekleştiğianlaşıldığından hükümuyuşmazlığı bulunduğu, 2- 2247sayılı Yasanın 25. maddesi hükümleri uyarınca a) İdariYargılama Usulü Yasası gözetilerek UyuşmazlıkMahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe ve eklerinin 30gün içinde cevap verilmek üzere davacı BartınValiliği ve Bartın Vergi Dairesi Müdürlüğünebildirilmesi, verilen cevapların karşı tarafa tebliğisuretiyle dosyanın tekemmülünün sağlanması, b) Usulüişlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki raporyazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecekgünde işin esasının görüşülmesigerektiğine OY BİRLİĞİ İLE KARARVERİLMİŞTİR. Bunun üzerine Uyuşmazlık Mahkemesineyapılan başvuruya ait dilekçe karşı tarafa (AdliYargı yerinde davacı Bartın Vergi DairesiMüdürlüğü vekiline ve İdari Yargı yerindedavalı Bartın Valiliğine) tebliğ edilmiş; yasalsüresi içerisinde taraflarca cevap dilekçesigönderilmemiştir. II-ESASIN İNCELENMESİ: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 26.2.2018günlü toplantısında: Başvuru dilekçesi ve ekleri,uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin davadosyaları, ilgili Başsavcıların düşünceyazıları, dayanılan Yasa kuralları, taraflarca verilendilekçe ve ekleri ile Raportör-Hakim Engin SELİMOĞLU’nunhazırladığı rapor okunup incelendikten ve ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’INyazılı düşünceleri doğrultusundakiaçıklamaları alındıktan sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Hükümuyuşmazlığına konu davalar; Bartın Vergi Dairesindegörev yapan davacının Maliye BakanlığıPersoneline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslarile belirlenen 50 puan ilave ek ödemeden yararlandırılmasıistemiyle yaptığı 27.02.2008 tarihli başvurunun reddine vetarafına 2004-2008 yılları arasında 20 puankarşılığı ödenen toplam 4.055,82.-TL tutarınbir ay içerisinde geri ödenmesinin istenilmesine ilişkinBartın Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11.02.2009tarih ve 2885 sayılı işleminin iptali ve kamualacağının genel hükümler uyarınca tahsilimaksadıyla karşılıklı olarakaçılmış olan ve farklı sonuçlanan mahkeme kararlarındankaynaklanmaktadır. Danıştayİçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 tarih veE:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında özetle; İdarenin,hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediğimeblağın istirdadına, bir mahkeme kararına lüzumolmadan karar verilebileceği ve bu karara karşıaçılacak davaların çözümününDanıştay’ın görevi içinde olduğu;İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçekdışı beyanı veya hilesi hallerinde, sürearanmaksızın terfi veya intibaka dayanarak ödediğimeblağı her zaman geri alabileceği; belirtilen istisnalardışında kalan ödemelerin istirdadının,hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamaküzere dava açma süresi içinde kabil olduğu ve davaaçma süresi geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğikabul edilmiştir. Söz konusu İçtihadıBirleştirme Kararı uyarınca; idarece memura yapılanhaksız ödemelerin dava açma süresi içerisindeistenebileceği, bu süre geçtikten sonra ise ancak yokluk, açıkhata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesihallerinde ödemenin geri alınabileceği kabul edilmiş veyerleşik idari yargı kararları da bu doğrultuda istikrarbulmuştur. Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 27.01.1973 tarih veE:1972/6, K:1973/2 sayılı kararının sonuçbölümünde ise aynen: “1-Yoklukile mutlak butlan halleri hariç ve kişinin gerekçedışı beyanı veya hilesi ile de sebebiyet vermemişolmak kaydıyla idarenin yanlış şart tasarrufunu(özellikle yanlış intibak işlemini), ancak iptal davasısüresi veya kanunlarda özel bir süre varsa bu süreiçinde yahut iptal davası açılmışsa davasonuna kadar, geriye yürür şekilde geri alabileceğine, 2-Busüreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geriyeyürür şekilde geri alınamayacağına, 3-Busüreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun gerialınması halinde geri alma gününe kadar doğmuşdurumların, parasal sonuçları da dâhil olmak üzere,hukuken kazanılmış durum olarak tanınmasıgerektiğine, 4-Bu nedenleyanlış işlemin (intibakın) bu süreler geçtiktensonra geri alınması durumunda, geri alma gününe kadarödenmiş bulunan fazla paraların (aylıkların) hukukengeçerli bir nedenle ödenmiş bulunduğunun kabulügerekmesi karşısında artık sebepsiz zenginleşmesöz konusu olamayacağından, bu sebepsiz zenginleşmehükümlerine dayanılarak geri istenemeyeceğine veiçtihatların bu yolda birleştirilmesine…”denilmektedir. Anılankararın gerekçesinde, dava konusu bakımından da önemarz eden şu değerlendirmelerde bulunulmaktadır: “…İdarenin,mahkemeye başvurmadan, resen istirdada kalkması halinde, bu istirdatişlemi aleyhine açılacak iptal davasıDanıştay’da görülecek ve tabiidir kiDanıştay, bu anlaşmazlığı çözmekiçin, idare hukuku kurullarını uygulayacaktır. İdarefazla ödemeleri resen memurun aylığından kesmeyip te olaydaolduğu gibi mahkemeye başvurduğu takdirde, işlem aynıanlaşmazlık olduğu halde, bu kez idare hukukukurallarının değil de Borçlar Yasasıkurullarının uygulanması ve belki de tamamen aksi sonucavarılması adalet ve hukuksal düzenin kabul edemeyeceği birdurum yaratacaktır. Hukuk alanında devamlılık (istikrar) vegüven ise temel ilkelerdendir. Onun için, anlaşmazlıksebebi idare hukukunu ilgilendiren bir sebep ise bu çelişkiyiönlemek, ikili sonuca varma ihtimalini ortadan kaldırmak, uygulamadayeknesaklığı sağlamak için de, tasarrufun aitbulunduğu hukuk dalı kurullarının uygulanmasızorunludur. Bu suretle idarenin, yanlış tasarrufunu geri almasıüzerine geri alma tarihine kadar ödediği fazla paraları,sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini istemesi davalarındayanlış tasarrufun geri alınıp alınamayacağı,geri alınabilse dahi geçmişteki durumların hukukçatanınması gerekip gerekmediği, bunun sonucu olarak ödenmişparaların geri istenip istenemeyeceği konusunda ki sorunun idarehukuku kurallarından faydalanılarak çözümlenmesigerektiği belirlenmiş olmaktadır… Yukarıdanberi yapılan açıklama ve incelemelerdenanlaşılacağı gibi, yanlış bir şarttasarrufun idare tarafından geri alınmasından dolayıödenmiş fazla paraların geri istenmesi davalarında, kamuyararı ile kişisel yararı uzlaştıracak, kamu ve hukukdüzenini sarsmayacak, aksine, bunlara güven ve devamlılıksağlayacak nitelikte en adil ve hukuki bir norm olarak iptal davasısüresini, genel olarak yanlış şart tasarrufu, geriyeyürür şekilde geri almak için bir sınır olarakkabul etmek, bu süre geçtikten sonra tasarrufun ancak ilerisiiçin hüküm ifade edecek şekilde gerialınabileceği, daha doğrusu ilerisi içindeğiştirilebileceği, tarzında bir sonuca varmak gerekir.Belirtilen süreler geçtikten sonra idare yanlıştasarrufunu geri alsa bile, geçmişteki durumlar artıkkazanılmış durum niteliğinde olacağından,yanlış işleme dayanılarak yapılmışödemelerin sebepsiz olduğu da ileri sürülemeyecek ve geriistenmesi mümkün olmayacaktır…” Belirtilentüm bu yasal ve içtihadı düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde; idarece yapılan yersiz ödemenin 5018sayılı Kanun kapsamı dışındakaldığı ve yukarıda açıklanan Danıştayve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıçerçevesinde çözümlenmesi gerektiğindetereddüt bulunmamaktadır. F.Ö.’e 15.10.2004-15.11.2008tarihleri arasında yukarıda açıklanan mevzuathükümlerinin aksine ek ödeme yapılmış ise de;söz konusu yersiz ödemelerin idare tarafından 2577sayılı İdari Yargılama Kanununun 7. maddesinde belirtilen60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra talepedildiği; yersiz ödeme yapılan F.Ö.’inödemelerin yapılması konusunda gerçek dışıbeyanı veya hilesinin bulunmadığı, keza mevzuatın maliyetkilileri/sorumluları yanıltacak mahiyeti itibariyle ortada bir “açıkhata” halinin de söz konusu olmadığıanlaşılmaktadır. Ek ödeme nedeniyle F.Ö.’inkolayca anlayabileceği açık bir hata ve kusur da sözkonusu edilemeyeceğinden, 15.10.2004-15.11.2008 tarihleri arasında idaretarafından yapılan ek ödemelerin geri istenilmesininkoşullarının mevcut olmadığıgörülmektedir. Öteyandan, yukarıda gerekçesine yer verilen Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararındaaçıkça belirtildiği üzere, uyuşmazlıkkonusu işlem idare hukukunu ilgilendiren bir sebebe dayalıolduğundan; bunun geri istenmesine ilişkin bir davanın dasebepsiz zenginleşme nedenine dayalı bir hukuk davasınındeğil, idare hukuku kurallarına dayanılarak idari yargıdaaçılabilecek bir davanın konusunu oluşturabileceğiizahtan varestedir. Açıklanannedenlerle; Bartın Vergi Dairesinde görev yapan ilgiliye (adliyargıda davalı, idari yargıda davacı) 15.10.2004-15.11.2008tarihleri arasında yersiz olarak yapılan ek ödemenin geriistenilmesi işleminin hukuka uygun olmadığınınsaptanması karşısında; Bartın Sulh HukukMahkemesi’nin 02.06.2015 gün ve E:2010/1680 K:2015/457sayılı kararının kaldırılmasına, yersizödemenin geri alınmasına ilişkin işlemin iptaliiçin açılan davanın sonunda davanın kabulünekarar veren Zonguldak İdare Mahkemesi’nin 18.11.2009 gün,E:2009/440 K:2009/1443 sayılı kararının kabulüne ve busurette hüküm uyuşmazlığının giderilmesinekarar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Bartın Vergi Dairesinde programcı olarak görev yapan F.Ö.’e15.10.2004 - 15.11.2008 tarihleri arasında fazla ödenen 4055,83 TL eködemenin geri istenilmesine ilişkin işlemin, hukuka uygunolmadığının saptanması karşısında;yersiz ödemenin geri alınmasına ilişkin işlemin iptaliiçin açılan davanın sonunda davanın kabulünekarar veren Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 02/06/2015 tarih veE.2010/1680, K.2015/457 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, hukuk veusule uygun bulunan Zonguldak İdare Mahkemesinin 18/11/2009 tarih veE.2009/440, K.2009/1443 sayılı kararının kabulü ve busurette HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE, 26.02.2018 gününde, Başkan NuriNECİPOĞLU ve Üye Suna TÜRE’nin KARŞI OYLARI veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OYGEREKÇESİ Dosyaların incelenmesinden;Bartın Vergi Dairesinde görev yapan ve 213 sayılı VergiUsul Kanununun Ek 13/4 maddesi uyarınca ve MaliyeBakanlığınca belirlenen esaslar çerçevesinde2004-2008 yılları arasında 20 puankarşılığı ek ödemeden yararlanandavacının, 27/02/2008 tarihli dilekçeyle idareyebaşvurarak 50 puan karşılığı ek ödemedenyararlandırılmayı istediği, ancak yapılan incelemesonucu talebinin reddedildiği, ayrıca tarafına 2004-2008 yılları arasında20 puan karşılığı ödenen toplam 4.055,82.-TL ninyukarıda belirtilen esaslara aykırı olarak ödendiğinintespit edildiği bildirilerek, Defterdarlık Makamına 7 gün içindeyapılacak itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla sözkonusu miktarı 1 ay içinde yasal faizi ile birlikte MuhasebeMüdürlüğüne ödemesi gerektiğinin tebliğedildiği, bunun üzerine davacının idari yargı yerinemüracaat ettiği, idarenin ise fazla ödemenin sebepsizzenginleşme hükümleri uyarınca tahsili maksadıylaBartın Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtığıanlaşılmaktadır. Konuyla ilgili mevzuatınincelenmesinde; Davatarihinde yürürlükte bulunan 5234 sayılıKanun’un 5. maddesiyle değiştirilen 213 sayılı VergiUsul Kanunu’nun Ek 13.maddesinin (4) numaralı fıkrası;…“4. MaliyeBakanı: a) MaliyeBakanlığı ile bağlı kuruluşlarınınmerkez ve taşra teşkilatı kadrolarındaçalışan memurlar ile sözleşmeli personele(bağlı kuruluşların kadro karşılığısözleşmeli personeli hariç) en yüksek Devlet memuruaylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünügeçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya… Yetkilidir. Eködemelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunununaylıklara ilişkin hükümleri uygulanır. …Görevyapılan birim ve iş hacmi, görev mahalli, görevin önemve güçlüğü, personelin sınıfı, kadrounvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göreyapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeyeilişkin usul ve esasları Maliye Bakanı tarafından tespitedilir…” 5018sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun; Amaçbaşlıklı 1. Maddesi; "Bu Kanunun amacı, kalkınmaplanları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusundakamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde eldeedilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malisaydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetimininyapısını ve işleyişini, kamu bütçelerininhazırlanmasını, uygulanmasını, tüm maliişlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malikontrolü düzenlemektir." Kamuzararı başlıklı 71. Maddesi; "Kamu zararı,mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamukaynağında artışa engel veya eksilmeye nedenolunmasıdır. Kamuzararının belirlenmesinde; a)İş, mal veya hizmet karşılığı olarakbelirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b) Malalınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödemeyapılması… g)Mevzuatında öngörülmediği halde ödemeyapılması, esas alınır. Kontrol,denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucundatespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihtenitibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikteilgililerden tahsil edilir… Kamuzararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veyadiğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkinusûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifiüzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacakyönetmelikle düzenlenir” Zamanaşımıbaşlıklı 74. Maddesi; Kamu zararının meydanageldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesinigerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malîyılın başından başlamak üzere zamanaşımınıkesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıylaonuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamuzararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar 19/10/2006tarih ve 26324 numaralı Resmi Gazete’ de yayınlanan KamuZararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmeliğin; Tanımlar başlıklı 4. Maddesi; (1) BuYönetmeliğin uygulanmasında; a)İlgili: Kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan gerçekve/veya tüzel kişi ya da kişileri… c) Kamu zararı: Mevzuata aykırı karar, işlem, eylemveya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veyaeksilmeye neden olunmasıyla doğan zararı, ç)Kanun: 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve KontrolKanununu… ğ)Sorumlu: Kamu zararının oluşmasına sebep olan kamugörevlisini… İfadeeder.” Kamu Zararının Belirlenmesi Başlıklı 6. Maddesi;(1) Kamu zararının belirlenmesinde; a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmetkarşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen yada mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme vebenzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b) İlgili mevzuatındaöngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan,mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması… ğ) Mevzuatında öngörülmediği haldeödeme yapılması, Esas alınır. Kamu zararının tespiti ve bildirilmesi başlıklı7. Maddesi; (1) Kamu zararları 6 ncı maddede belirtilen hususlargöz önünde bulundurulmak suretiyle; a) Kontrol, denetim veya inceleme, b) Sayıştay’ca kesin hükme bağlama, c) Adlî, idarî veya askerî yargılama, Sonucunda tespit edilir. (2) Tespit edilen kamu zararına ilişkin yazı, tutanak,rapor, ilâm ve benzeri belgeler ilgili kamu idarelerinegönderilir… (3) Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamuzararına ilişkin belgelerde, sorumlularla birlikte tahsilsürecine dâhil edilecek ilgililer de belirtilir. Kamu zararından doğan alacağın tebliği ve takibibaşlıklı 10. Maddesi; (1) Kamu zararından doğanalacaklar, merkezde strateji geliştirme birimlerince, taşrada isetakibe yetkili birimlerce sorumluların ve ilgililerin bilinen adreslerineimzaları alınmak suretiyle veya 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılıTebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.Tebliğde; borcun miktarı, sebebi, doğuş tarihi, faizbaşlangıç tarihi, ödeme yeri, yedi günlükitiraz süresi, itiraz mercii belirtilerek, söz konusu tutarıntebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi istenir.İtiraz merkezde strateji geliştirme birimince, taşrada isetakibe yetkili birimin en üst yöneticisince on iş günüiçerisinde sonuçlandırılır. İtiraz veitirazı değerlendirme süresi bir aylık ödemesüresini etkilemez. (2) Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamuzararı alacaklarının sorumlulara ve ilgililere tebliğişlemlerine, 7 nci madde gereğince yapılacak değerlendirmeişlemlerinin tamamlandığı tarihten itibaren beşiş günü içerisinde başlanır… (5) Adlî, idarî ve askerî mahkemelerce hükme bağlananve taraflara tebliğ edilen kamu zararından doğan alacaklarailişkin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, takipişlemlerine başlanır” Uyuşmazlığın ortayaçıktığı tarihte yürürlükte olan 818sayılı Borçlar Kanununun Borç olamayan şeyin tediyesi başlıklı 62.maddesi; “Borçluolmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisiniborçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdatedemez. Müruru zamana uğramış olan bir borcu eda yahutahlaki bir vazifeyi ifa için verilen şey, geri alınamaz” Halen yürürlükte olan 6098 sayılı TürkBorçlar Yasası’nın Borçlanılmamış edimin ifasıbaşlıklı 78. Maddesi; “Borçlanmadığıedimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisiniborçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmişolmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Borç olmadığı hâlde ödenmiş olanedimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümlerisaklıdır” Hükümleriniiçermektedir. İdariyargı yerinde görülen dava; F.Ö.’ in BartınVergi Dairesinde programcı olarak görev yaptığıdöneme ilişkin, 15.10.2004 - 15.11.2008 tarihleri arasında4055,83 TL fazla ödeme yapıldığından bahisle kamuzararının tahsili amacıyla tesis edilen 11.02.2009 tarih ve 2885sayılı işlemin; Danıştay İçtihadıBirleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E:1968/68, K: 1973/14sayılı kararına dayanılarak iptali yolundaki Zonguldakİdare Mahkemesinin 18/11/2009 gün ve E:2009/440, K: 2009/1443sayılı kararı Danıştay 2. Dairesince onanarakkesinleşmiştir. Adliyargı yerinde görülen davada ise: Bartın Vergi Dairesindeprogramcı olarak görev yapan F.Ö.’ e 15.10.2004 -15.11.2008 tarihleri arasında hataen 4055,83 TL fazla ödemeyapıldığı fazla ödenen paranın yasal faiziyletahsili için adı geçene tebliğ edilen yazıyarağmen herhangi bir ödeme yapılmadığındanbahisle, Bartın Vergi Dairesi tarafından açılan alacakdavasında Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.06.2015 gün veE:2010/1680, K:2015/457 sayılı kararıyla, bilirkişi raporudoğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, fazlayailişkin talebin reddine karar verilmiş; bu karar, Yargıtay 3.Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir. İdari veAdli Yargı dosyaları ile yukarıda alıntılanan mevzuathükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 1 -İdari ve adli yargı yerlerince verilen ve yukarıdaözetlenen kararlarda F.Ö.’ e 15.10.2004 - 15.11.2008 tarihleriarasında yapılan ek ödemenin mevzuata uygunolmadığı ittifakla saptanmıştır. 2 -Hatalı ek ödemenin ilgiliden geri istenilmesi aksi halde yasalyollara başvurulacağına ilişkin işlem, tekbaşına sonuç doğuran bir işlem olmayıp,ilgilisine ihtar mahiyeti taşımaktadır ve dolayısıylaidari nitelikte olduğunun kabulü mümküngörülmemektedir. 3 - 24/12/2003 tarih ve 25326 sayılıResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu MaliYönetimi Ve Kontrol Kanununda “Kamu Zararı”tanımı yapılmış, “mevzuatındaöngörülmediği halde ödeme yapılması”hali kamu zararı hallerinden biri olarak belirlenmiş, 10yıllık bir zamanaşımı süresiöngörülmüştür. İdare Mahkemesi kararınadayanak yapılan Danıştay İçtihadıBirleştirme Kurulu kararı 1973 tarihli olup, 5018 sayılıYasa ile konu yasal zeminde düzenlenmiştir. 4 - Kaldı ki YargıtayHukuk Genel Kurulunun benzer durumdaki bir uyuşmazlığa ilişkinolarak verdiği 07/03/2012 tarih ve E:2011/3-809, K:2012/125sayılı içtihadında da belirtildiği üzere;hiçbir hukuki dayanağı olmayan, şart tasarrufa da konuolmayan hatalı ödemelerin, borçlar hukukunun sebepsizzenginleşme hükümleri uyarınca geri alınmasınakarar verilmesi gerekir. 5 - Mahkememizin benzermahiyetteki olaya ilişkin olarak verdiği 2016/182 E. 2017/147 K.sayılı ilamı da 5018 sayılı Yasa ve yukarıdaözetlenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla uyumludur. Bukararda da değinildiği üzere, kamu zararınınöncelikle rızaen ödenmesi gerekmektedir. İşleminsüresinde gerçekleşmemesi ve borcun rızaenödenmemesi durumunda ise genel hükümler uygulanarak zararıntahsili cihetine gidilmesi mümkündür. 6 - Mahkememizin emsal nitelikteki 2013/1607 E. 2014/887K. sayılı ilamında ise, davacıya ödemeyapılmasına ilişkin işlemin, idarenin tek yanlıiradesiyle tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu niteliktebir işlem olmasına karşın söz konusu işlemnedeniyle ödenen hatalı ek ödemenin ilgiliden geri istenilmesiaksi halde yasal yollara başvurulacağına ilişkinişlemin idari nitelikte olduğunun kabulü mümkünolmadığından idari nitelikte olmayanuyuşmazlığın adli yargıdaçözümlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Açıklanannedenlerle, Bartın Vergi Dairesinde programcı olarak görev yapanF.Ö.’e 15.10.2004 - 15.11.2008 tarihleri arasında fazlaödenen 4055,83 TL ek ödemenin geri istenilmesine ilişkinişlemin, 5018 sayılı Yasa ile Kamu ZararlarınınTahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelikhükümleri uyarınca gerçekleştirilmiş ve hukukauygun olduğunun saptanması karşısında; yersizödemenin geri alınmasına ilişkin işlemin iptaliiçin açılan davanın sonunda davanın kabulünekarar veren Zonguldak İdare Mahkemesinin 18/11/2009 tarih ve E.2009/440,K.2009/1443 sayılı kararının kaldırılmasına,hukuk ve usule uygun bulunan, Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 02/06/2015tarih ve E.2010/1680, K.2015/457 sayılı kararınınkabulü ve bu surette hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesigerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun idariyargı kararının benimsenmesi suretiyle hükümuyuşmazlığının giderilmesi yolundaki kararınakatılmıyoruz. Başkan Üye Nuri NECİPOĞLU SunaTÜRE
Full & Egal Universal Law Academy