T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016/388 KARAR NO : 2017/511 KARAR TR : 25.9.2017 ÖZET: Davacının işlettiği kahvehanede R.G. adlı kişinin sigortasız çalıştırıldığının tespit edildiğinden ve bu nedenle işyeri açılış bildirgesinin, sigortalı işe giriş bildirgesinin, sigortalı işten ayrılış bildirgesinin ve aylık prim hizmet belgesinin süresinde verilmediğinden bahisle idarece uygulanan idari para cezası ile idari para cezasının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemleriyle açılan ve R.G. isimli kişinin işyerinde çalışıp çalışmadığına ilişkin olarak farklı sonuçlanan mahkeme kararlarından kaynaklanan hüküm uyuşmazlığının; gerek köy muhtarı olan tanık ile davacının, R.G.’nin bu işyerinde çalıştığı yolunda düzenlenen belgeyi ihtirazi kayıtsız imzalamış olmaları, gerekse R.G.’nin beyanı ile talimatla dinlenen tanığın ifadesi birlikte değerlendirildiğinde; R.G.’nin davacıya ait işyerinde çalıştığı, dolayısıyla davalı idare tarafından tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından; Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 20/01/2015 gün ve E:2014/2398, K:2015/103 sayılı hukuka aykırı bulunan kararının kaldırılmasına; Sakarya İş Mahkemesinin 13/02/2014 gün ve E:2013/256, K:2014/128 sayılı hukuka uygun kararının kabulüne karar verilmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi gerektiği hk. K A R A R Hüküm Uyuşmazlığının Giderilmesi İsteminde Bulunan(Davalı) : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : Av. M. S. Karsı Taraf (Davacı) : Ş. K. Vekili : Av. S. Ö. Adli Yargı Yerinde Dahili Davalı : R. G. OLAY : I-a) Davacı Ş.K.’nınvekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, işletmeciliğiniyaptığı MeşepınarıKöyü Köy Kahvesini 10.04.2012 günü, dakikalarlaifade edilebilecek kısa bir süreliğine, arkadaşı R.G.’ebıraktığını; bu sırada Karapürçekİlçe Jandarma Komutanlığınca, bu kişininKahvede sigortasızçalıştırıldığına ilişkin tutanaktutulduğunu, Jandarma yetkililerince yapılan “sigaraiçildiğinin ihtarı şeklindeki” yanlışbilgilendirme neticesinde, bahsi geçen tutanağınmüvekkiline ve (sigortasızçalıştırıldığı iddia olunan) R.G.’eimzalatıldığını; söz konusu tutanağınsuretinin taraflara verilmediğini, müvekkilinin ve R.G.’in bututanakta yazanlarla ilgili bilgisi bulunmadığını;görevlilerin, tutanağın taraflarına yanlışbilgilendirme yaparak görevlerini yerine getirmediklerini;sonrasında, davalı Kurum tarafından müvekkiline, R.G.’insigortasız çalıştırılmış olmasınedeniyle aylık prim ve hizmet belgelerini vermesi, işyeri tescilişlemlerini yaptırması amacıyla yazıgönderildiğini; buna cevaben müvekkilinin; kendisine ait kahvehanedehiçbir işçininçalışmadığını, işyerinde böylebir işçi çalışmasına gerekolmadığını, işçiçalıştıracak boyutta bir kazancının dabulunmadığını belirterek itiraz dilekçesi verdiğini;aynı şekilde (sigortasızçalıştırıldığı iddia olunan) R.G.’inde itiraz dilekçesi verdiğini; ancak tüm bunlara rağmen,davalı Kurumca, 24/01/2013 tarih ve B.13.2.SGK.4.54.01.12/01.1074303 054 02-58 nolu İdari ParaCezası işleminin tesis edildiğini, müvekkilin buişleme yaptığı itirazın, davalı idarece,01/02/2013 tarih ve B.13.2.SSK.4.54.01.02/2.042.557 no.lu karar ilehiçbir gerekçe göstermeksizin reddedildiğini; davakonusu edilen işlemin fiili duruma aykırı olduğunu, yeterliaraştırma yapılmaksızın, salt Jandarmatutanağına dayanılarak yapıldığını, aynıJandarma tutanağı neticesinde tahakkuk ettirilen prim tahakkukununiptali ve R.G.’in müvekkiline ait işyerindeçalışmadığının tespiti taleplidavalarının Sakarya İş Mahkemesi’ndeaçılacağını ifade ederek; öncelikle Sakarya İşMahkemesi’nde açılacak olan davanın işbu davaaçısından bekletici mesele yapılmasına; davalı Kurumun 24/01/2013 tarih veB.13.2.SGK.4.54.01.12/01.1074303 054 02-58 no.lu idari para cezasınıniptaline, bu işleme itiraz neticesinde verilen davalı Kurumun 01/02/2013 tarih ve B.13.2.SSK.4.54.01.02/2.042.557 nolu red kararınıniptaline karar verilmesi istemiyle, SGKBaşkanlığı’nı izafeten Akyazı SosyalGüvenlik İl Müdürlüğüne karşı 05.03.2013 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır. İdare Mahkemesi daha sonra,hasım düzeltme kararıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınıhasımolarak saptamıştır. I-b) Sakarya 1.İdareMahkemesi; 26.5.2014gün ve E:2013/208, K:2014/626 sayı ile, “(...) 5510sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102 maddesinin (a/2) bendinde; "8 inci maddenin birincifıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkemekararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevlimemurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinindenetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğinceyapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar,döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurumve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerdenanlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlüolanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretiniki katı tutarında idari para cezası uygulanır."Hükmüne, 8. maddesinde; "İşverenler, 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındasigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birincifıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılıkbaşlangıç tarihinden önce, sigortalı işegiriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür.Ancak işveren tarafından sigortalı işe girişbildirgesi; a)İnşaat, balıkçılık ve tarımişyerlerinde işe başlatılacak sigortalılariçin, en geç çalışmayabaşlatıldığı gün, b)Yabancı ülkeleresefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasındaalınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defaişyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalıçalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren biray içinde çalışmaya başlayan sigortalılariçin, çalışmaya başladıkları tarihtenitibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğutarihe kadar, c) Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılıİşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizliksigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamuidarelerince yurt dışı görevde çalışmaküzere işe alınanların, çalışmayabaşladıkları tarihten itibaren bir ay içinde, Kurumaverilmesi halinde, sigortalılık başlangıcındanönce bildirilmiş sayılır. Sigortalılar,çalışmaya başladıkları tarihten itibaren engeç bir ay içinde, sigortalı olarakçalışmaya başladıklarını Kurumabildirirler. Ancak, sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalıaleyhine delil teşkil etmez.." düzenlemesine; 102. maddenin jbendinde ise ; "9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkinbildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yeralan sandıklara, sandık iştirakçiliğininbaşlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresiiçinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarakyapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamdagöndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamdagöndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bufiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter vebelgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarınıaşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandıkiştirakçisi için asgari ücretin onda biritutarında idari para cezası uygulanır." düzenlemesineyer verilmiştir. Yine 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “PrimBelgeleri ve işyeri Kayıtları” başlıklı 86nci maddesinde, "işverenin bir ay içinde 4 üncü ve 5inci maddeye tâbi çalıştırdığısigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tâbisigortalıların; a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimliknumaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esaskazançlarını, c) Prim ödeme gün sayılarıile prim tutarlarını, gösteren ve örneği Kurumtarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenenasıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakileriçin en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar,diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takipeden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekleveya sigortalı çalıştırmadığıtakdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya sonverdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kurumabildirmekle yükümlü oldukları; (...) Kurumun denetim vekontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılandenetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılantespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendimevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim veincelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalartarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerdençalıştığı anlaşılan sigortalılaraait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerinyapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksanverilmesi halinde, bu belgelerin Kurumca re'sen düzenleneceği vemuhteviyatı sigorta primlerinin Kurumca tespit edilerek işverenetebliğ edileceği; işverenin, bu maddeye göre tebliğedilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ayiçinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği;itirazın, takibi durduracağı; itirazın reddi halinde,işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ayiçerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği;yetkili mahkemeye başvurulmasının, prim borcunun takip vetahsilini durdurmayacağı; Mahkemenin Kurum lehine karar vermesihalinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkinhükümlerin uygulanacağı; (...) bu maddede belirtilenyükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 ncimaddeye göre işlem yapılacağı (...)düzenlemesine; anılan Kanun'un “Kurumca Verilecekİdarî Para Cezaları” başlıklı 102 ncimaddesinin (c) bendinde;" 86 ncı maddesinin birinci fıkrasıuyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde veusulde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamdagöndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamdagöndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere herbir fiil için; 1) Belgenin asıl olması halinde aylıkasgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgedekayıtlı sigortalı sayısı başına, aylıkasgari ücretin beşte biri tutarında, 2) Belgenin ek olmasıhalinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemekkaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalısayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biritutarında, 3) Ek belgenin 86 ncı maddenin beşinci fıkrasınaistinaden Kurumca re’sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgariücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ekbelgede kayıtlı sigortalı sayısı başına,aylık asgari ücretin yarısı tutarında, 4) Belgeninmahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmişmemurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinindenetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğinceyapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya dabankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulankurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veyakazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiğianlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgeninasıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverencedüzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın,aylık asgari ücretin iki katı tutarında, idari paracezası uygulanır." düzenlemesine; 102 maddesinin (b)bendinde; "11 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenenşekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronikveya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılanortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içindeKuruma vermeyenlere; 1) Kamu idareleri ile bilânço esasınagöre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretinüç katı tutarında, 2) Diğer defterleri tutmakzorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında,3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylıkasgari ücret tutarında, idari para cezası uygulanır'hükmüne, 11.maddesinde ise; "İşyeri, sigortalı sayılanlarınmaddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işleriniyaptıkları yerlerdir. İşyerinde üretilen mal veyaverilen hizmet ile nitelik yönündenbağlılığı bulunan ve aynı yönetimaltında örgütlenen işyerine bağlı yerler,dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene vebakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibidiğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır.İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeribildirgesini en geç sigortalı çalıştırmayabaşladığı tarihte, Kuruma vermekleyükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında,çalıştıracağı sigortalısayısını ve bunların işe başlama tarihini,ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleriKuruma yapılmış sayılır. Ticaret sicilimemurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç ongün içinde Kuruma bildirmek zorundadır."düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; DavacınınSakarya İli, Karapürçek İlçesi, Meşepınarıköyünde köy kahvehanesi işletmeciliğiyaptığı, sözkonusu işyerinde R.G. adlıişçinin 10.04.2012 tarihi itibariyle sigortasızçalıştırıldığına dairKarapürçek İlçe Jandarma Komutanlığı'nın10.04.2012 gün ve 340-12 sayılı yazısı üzerineişyerinde çalıştırılan işçininişe giriş bildirgesinin, işten Ayrılışbildirgesinin, işyeri bildirgesinin ve Aylık Prim ve HizmetBelgelerinin süresi içerisine kuruma verilmediğinden bahisle11.01.2013 tarih, 690.353 sayılı işlemle toplam 6.293,00.TL.-TLidari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, bu işlemintebliği üzerine davacı tarafından itiraz edildiği,itirazın 01.02.2013 tarih ve 557 sayılı Sakarya SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Akyazı SosyalGüvenlik Merkezi kararı ile reddedildiği, bu kararıntebellüğü üzerine 6.293,00 TL idari para cezası iletecziye edilmesine ilişkin 11.01.2013 tarih, 690.353 sayılıişlemin ve itirazın reddine dair 1.2.2013 tarih ve 557sayılı Sakarya Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Akyazı Sosyal Güvenlik Merkezikararının iptali istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; davacıtarafından Sakarya İş Mahkemesi'nin E: 2013/256 sayılıdosyasına kayden R.G.'in işyerindeçalıştığına dair tespitin iptali istemiyle davaikame edildiği; anılan Mahkemece 13.02.2014 tarih ve K:2014/128sayılı kararı ile R.G.'in davacının işyerindeçalıştığı sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararverildiği görülmektedir. Bu durumda; davacı tarafından, R.G.'inişyerinde çalıştığına dair yapılantespitin iptali istemiyle Sakarya İş Mahkemesi nezdindeaçılan davanın Sakarya İş Mahkemesi'nin 13.02.2014 tarihve E:2013/256,K: 2014/128 kararı ile R.G.'in davacının işyerinde çalıştığısonucuna varıldığı gerekçesiyle reddine kararverilmesi karşısında, denetimin yapıldığı10.04.2012 tarihi itibariyle davacının, işyerinde R.G. adlıişçinin sigortasız olarakçalıştırıldığının sabitolduğu, sübuta eren mevzuata aykırılıklara istinadendavacının 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre6.293,00 TL idari para cezası ile tecziye edilmesine ilişkin11.01.2013 tarih, 690.353 sayılı işlemde ve işlemeyapılan itirazın reddine dair 01.02.2013 tarih ve 557sayılı Sakarya Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Akyazı Sosyal Güvenlik Merkezikararında hukuka aykırılık bulunmadığısonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın REDDİNE...” karar vermiş; bu kararadavacı vekili tarafından; müvekkilinin, işlettiğiköy kahvesini kısa süreliğine arkadaşı R.G.'e10.04.2012 tarihinde bıraktığı sıradaKarapürçek İlçe Jandarma Komutanlığı'ncayapılan denetim sonucu söz konusu kişinin sigortasızçalıştırıldığına ilişkin tutanaktutulması üzerine dava konusu idari para cezasınınverildiği, yeterli araştırma yapılmadan işlem tesisedildiği öne sürülerek itiraz edilmiştir. I-c) SAKARYA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ: 20.1.2015 gün ve E:2014/2398,K:2015/103 sayı ile, konuya ilişkin mevzuat hükümlerine vedavanın özetine yer verdikten sonra; “(...) Somut olayda,alınan ifadeler ve dosya münderecatı bilgi ve belgelerintetkikinden, davacının R.G.'in işyerindeçalıştığı iddiasını reddettiği,yemeğe gitmesinden dolayı geçici olarak emanet ettiğinibeyan ettiği, R.G. de ifadesinde bu ifadeyi doğrulayarak, kahvehanedeçalışmadığını, davacınındışarı çıkmasından dolayı emaneten 5-10dakikalığına baktığını söylediği,yine köy halkından olan ve ifadesi alınan E.A.isimlişahsın R.G.'in kahvehanedeçalışmadığını söylediği,Köy muhtarı Ş.G.de ifadesinde anılan şahsınkahvehanede çalışmadığını rutin sigarakontrolü üzerine tutulan tutanağı jandarmaya güvenerekokumadan imzaladığını beyan ettikleri, sadece E.K.isimlikişinin R.G.'in kahvehanede çalıştığımsöylediği görülmüştür. Ceza yaptırımlarında, iddiaedilen eylemin şüpheye mahal bırakmaksızın yeterliveri ve donelerle kesin olarak ortaya konulmasının zorunluolduğu, aksi durumda ortada şüpheli bir durum varsa cezatayinine gidilemeyeceği bilinen temel bir ceza yaptırımıilkesidir. Bu çerçeveden olaya bakıldığında,işçi ve işveren olduğu iddia edilen kişilerin budurumu reddettiği, birisi köy muhtarı olan diğer ikitanığın da bu durumu doğruladığı veanılan şahsın köy kahvehanesindeçalışmadığını beyan ettikleri birvakıayı, sadece bir tanığın ifadesi gereğidoğru kabul etmenin hukuki bir geçerliliğininbulunmadığı, ortada var olan şüpheli durumunaydınlatılmasının davalı idarenin yetki vesorumluluğunda olduğu, bu durumda, yeterli araştırma,tanık ifadesi ve somut bilgi ve belge olmaksızın davacınınişçi çalıştırdığı haldebildirgelerini süresi içinde davalı kuruma vermediğindenbahisle toplam 6.293,00.TL.-TL idari para cezası ile tecziyesineilişkin davaya konu işlemlerde ve davanın reddine ilişkinitiraza konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamıştır. Öte yandan, davacıtarafından, R.G.'in işyerindeçalıştığına dair yapılan tespitin iptaliistemiyle açılan davanın, Sakarya İş Mahkemesi'nin13.02.2014 tarih ve E:2013/256, K: 2014/128 kararı ile reddine kararverilmiş ise de, söz konusu kararın temyiz edildiği vehenüz kesinleşmediği görüldüğünden,hükme esas alınması gerekliliğinden söz etmeye olanakbulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,davacı taraf itirazının KABULUNE, Sakarya 1. İdareMahkemesi'nin 26/05/2014 gün ve E:2013/208, K:2014/626 sayılıitiraza konu kararın BOZULMASINA, dava konusu işleminİPTALİNE...” karar vermiş; davalı idarenin karardüzeltme istemi Sakarya Bölge İdare Mahkemesince, 2.7.2015gün ve E:2015/1491, K:2015/2221 sayı ile reddedilmiş ve kararkesinleşmiştir. II-a)DavacıŞ.K.’nın vekili, dava dilekçesinde; idari yargıyerinde açtığı davaya ilişkinsomut olayı aynen anlattıktan sonra; davalı kurumca müvekkiline,R.G.’in sigortasız çalıştırılmışolması nedeniyle aylık pim ve hizmet belgelerini vermesi, işyeritescil işlemlerini yaptırması amacıyla yazıgönderildiğini, ancak müvekkilinin; kendisine ait kahvehanedehiçbir işçinin çalışmadığı,zaten işyerinde böyle bir işçi çalışmasınagerek olmadığı ve ayrıca işçiçalıştıracak boyutta bir kazancın dabulunmadığını belirterek yazıya itiraz ettiğini;aynı şekilde, sigortasızçalıştırıldığı iddia olunan R.G.’inde itiraz dilekçesi verdiğini, ancak tüm bunlara rağmendavalı kurumca, dava konusu ettikleri 11/01/2013 tarih veB.13.2.sgk.4.54.01.12/01-693.618 nolu işlemin tesis edildiğini; buişlemle, davalı İdarenin re’sen işyeri tesciliyaparak R.G. isimli işçinin işe giriş bildirgesinidüzenlediğini, müvekkiline prim borcu tahakkuk ettirdiğini;kurum işleminin fiili duruma aykırı olduğunu, yeterliaraştırma yapılmaksızın, salt Jandarmatutanağına dayanıldığını; sigortalıçalışmanın tespiti davalarına kıyasen yorumlamayoluyla “sigortalı çalışmamanın tespiti”davalarının da kamu düzeninden olacağını,yargılamada ispat açısından bordro tanığı,bordro tanığı bulunmaması halinde komşu işyeritanığının dinlenilmesi gerekeceğini, buna görebir köy kahvesi olan davacı işverene ait işyerinekomşu işyerlerinin, Köy Muhtarlığı, Köyİmamı, Köy Bakkalı yanında, dinlenecek olantanıkların ifadeleri ve özellikle sigortalıçalıştığı iddia olunan R.G.’in ifadeleriile maddi gerçeğin açığaçıkabileceğini ifade ederek; R.G. isimlikişinin çalışmadığının tespitine;davalı kurumun 11/01/2013 tarih ve B.13.2.sgk.4.54.01.12/01-693.618 no.Iu(kurumca re’sen R.G. ile ilgili yapılmış olan) işyeritescil, işe giriş tescil işlemlerinin ve yine aynı tarih vesayılı prim tahakkuk işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle SGKBaşkanlığı’na izafeten Akyazı SosyalGüvenlik İl Müdürlüğüne karşı, 05/03/2013 tarihinde(idari yargı yerindeaçılan davayla aynı tarihte) adliyargı yerinde dava açmıştır. Dava dosyası Sakarya İşMahkemesinin E:2013/256 sayılı esasına kaydedilmiştir. Sakarya İş Mahkemesi, 22.4.2013gün ve E:2013/256 sayılı tensip tutanağı ile,davanın niteliği gereği R.G.’in de davaya dahil edilmesikonusunda işlem yapması için davacı tarafa süreverilmesine karar vermiştir. Il-b) Davacı Ş.K.’nınvekili 11.12.2013 tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilininişlettiği kahvehanede sigortasız işçiçalıştırdığı gerekçesiyledavalı Kurumun müvekkili aleyhine düzenlediği 2013/026613, 026614, 026615 ve 026616 no.lu ödeme emirlerininiptaline, Kuruma borçlu olmadığının tespitinekarar verilmesi istemiyle aynı İdareye karşı 12.12.2013tarihinde adli yargı yerinde bir dava daha açmış, davadosyası Sakarya İş Mahkemesinin E:2013/1350 sayılıesasına kaydedilmiştir Sakarya İşMahkemesi; 3.2.2014 gün ve E:2013/1350, K:2014/107 sayı ile,Mahkemelerinin E:2013/256 no.lu dosyası incelendiğindetaraflarının bu dosyayla aynı olduğu ve R.G. isimlikişinin müvekkiline ait işyerindeçalışmadığının tespiti davasıolduğunun görüldüğü, Mahkemelerinin budosyası ile E:2013/256 nolu dosyası arasında hukuki ve fiiliirtibat bulunduğunun anlaşıldığıgerekçesiyle; bu dosyanın HMK.nun 166. ve devamı maddelerigereğince Mahkemelerinin E:2013/256 sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dosya esasının bu şekildekapatılmasına karar vermiştir. II-c)SAKARYA İS MAHKEMESİ: 13.2.2014 gün ve E:2013/256, K:2014/128 sayı ile, davadilekçesini özetledikten sonra; “Davalı Kurum vekilicevap dilekçesinde özetle, Karapürçek İlçeJandarma Komutanlığı tarafından yapılan işlemsırasında R.G. isimli kişinin sigortasızçalıştırıldığının tespitedildiğini, davacının işyerini bu kişiye birkaç dakikalığına bıraktığıyönündeki iddiasının hayatın olağanakışına aykırı olduğunu belirterek, davanınreddine karar verilmesini istemiştir. Dava, aynı zamanda Kurumtarafından sigortalı olarak gösterilen R.G. isimli kişininhukuki durumunu da etkileyeceğinden davacı tarafa bu kişiyidavaya dahil etmesi için süre verilmiş, adı geçendavaya dahil edilmiş, 09/07/2013 tarihli oturumda kendisinin işyerisahibi Ş.K.'yı ziyarete gittiğini, Şakir'in daha sonrayemeğe gittiğini, o sırada oraya gelen askerlere Ş.K. eveyemeğe gittiği için kahveye bir beş dakikabaktığım söylediğini belirtmiş, oradaçalışmadığını beyan etmiştir. Dava, R.G. isimli kişiningerçekte sigortalı olarak davacıya ait işyerindeçalışmadığı iddiasıylaaçılmış, aynı zamanda bu sigortasızçalıştırma olayıyla ilgili Kurum tarafındanyapılan borçlandırma işlemlerinin iptaliistenmiştir. Davacı tanıkları Ş.G.veE.A., R.G. isimli kişinin davacıya ait işyerindeçalışmadığını söylemişlerdir.Ancak o tarihte, o bölgede görevli olduğu anlaşılan E.K.isimlikişi Meşe Pınar Köyü kahvehanesinde R.G. isimlikişinin çalıştığını bildiğinisöylemiştir. Esasen 11/11/2013 tarihli tutanak ve ekindeki belgelerdede R.G. isimli kişinin bu işyerindeçalıştığının tespit edildiğigörülmüştür. Her ne kadar köy muhtarı olan Ş.G.isimlikişi askerlere güvenip okumadan bu belgeyi imzaladığınıbelirtmiş ise de, resmi bir görevi olan köy muhtarınıngöreviyle ilgili olarak böyle bir belgeyi okumadanimzalayamayacağı sonucuna varılmıştır. Köymuhtarı olan tanığın, dahili davalının buişyerinde çalıştığına ilişkindüzenlenmiş olan belgeyi imzalamış olması, dahilidavalının beyanı, talimatla dinlenen tanığınbeyanıyla birlikte değerlendirildiğinde dahili davalı R.G.'indavacıya ait işyerinde çalıştığısonucuna varılmıştır. Dolayısıyla Kurumtarafından yapılan işlem doğrudur. Birleştirilendosyaya konu edilen bu olayla ilgili prim borçları içinödeme emri gönderilmesi de hukuka uygundur. Belirtilen nedenle davanınve birleştirilen dosyadaki davanın reddine karar verilmiş,aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE...” karar vermiş, temyizedilmesi üzerine Yargıtay 21.Hukuk Dairesince 29.6.2015 gün veE:2014/20196, K:2015/14928 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir. III-UYUŞMAZLIKMAHKEMESİNDEN İSTEK: Davalı Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı vekili; müvekkili kurum tarafındanSakarya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde1074303.054 sicil sayılı işyeri sicil numarası ileişlem gören davacıya ait işyerinde, Karapürçekİlçe Jandarma Komutanlığı tarafındanyapılan denetim sonucunda R.G. isimli sigortalınınçalıştırıldığının tespitedilmesi üzerine; işyeri açılış bildirgesinin,sigortalı işe giriş bildirgesinin, sigortalı iştenayrılış bildirgesinin ve aylık prim hizmet belgesininsüresinde verilmemesi nedeniyle11.10.2013 tarih, 690353sayılı işlem ile 6.293,00-TL İdari Para Cezası uygulandığını;davacı tarafından İdari Para Cezasının iptaliiçin açılan davanın Sakarya 1.İdare Mahkemesinin2013/208E.- 2014/626K. Sayılı kararı ile reddedildiğini;davacı tarafından, Sakarya 1.İdare Mahkemesinin 2013/208E.-2014/626K. Sayılı kararına karşı Sakarya Bölgeİdare Mahkemesinde yapılan itiraz üzerine, Sakarya Bölgeİdare Mahkemesinin, 20.01.2015 tarih, 2014/2398E., 2015/103K.Sayılı kararı ile, davacının itirazınınkabulüne, Sakarya 1.İdare Mahkemesinin 2013/208E.-2014/626K.Sayılı kararının bozulmasına, dava konusu işleminiptaline karar verdiğini; Sakarya Bölge İdare Mahkemesininkararının düzeltilmesi ve Sakarya 1.İdare Mahkemesininkararının Onanmasına dair Karar Düzeltme İstemlerininSakarya Bölge İdare Mahkemesinin 02.07.2015 tarih, 2015/1491 E.,2015/2212K.sayılı kararı ile reddedildiğini ve davacıtarafından İdari Para Cezasının iptali içinaçılan davada verilen kararın kesinleştiğini;davacı tarafından işyerinde R.G.’in sigortalı olarakçalışmadığına dair Sakarya l.İş Mahkemesinde2013/256E. Sayılı davanınaçıldığını; yine davacı tarafındanİdari Para Cezasının tahsili için davacıya 6183sayılı yasaya göre gönderilen ödeme emirlerinin iptaliiçin Sakarya l.İş Mahkemesinin 2013/1350E. Sayılıdosyasında dava açıldığını ve bu davanınSakarya l.İş Mahkemesinin 2013/256E. Sayılı dosyasıile birleştirildiğini; Sakarya l.İş Mahkemesitarafından 2013/256E. Sayılı dosyada yapılan yargılamasonucunda; Mahkemenin 13.02.2014 tarih, 2014/128K.sayılı kararıile asıl davanın ve birleşen 2013/1350E. Sayılıdosyada açılan davanın reddine karar verildiğini; Sakaryal.İş Mahkemesinin 2013/256E.-2014/128K. Sayılıkararının Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 29.06.2015 tarih,2014/20196E-2015/14928K. Sayılı ilamı ile Onanarakkesinleştiğini; İdari Yargıda, İdari paracezasının iptaline dair kesinleşmiş hüküm ileAdli Yargıda İdari Para Cezasının tahsili içindüzenlenen ödeme emirlerinin iptali isteminin reddine ve R.G.’inişyerinde sigortalı olarakçalışmadığının tespiti isteminin reddinedair kesinleşmiş hüküm arasında çelişkioluştuğunu ve bu çelişki yüzünden hakkınyerine getirilmesinin imkânsız hale geldiğini; zira idari para cezasınıniptaline dair karar gereği Kurum tarafından idari para cezasıişleminin iptalinin gerektiğini, ancak İdari Para Cezasınıntahsili için 6183 sayılı yasaya göre başlatılantakipte gönderilen ödeme emirlerinin iptali için davacıtarafından açılan dava reddedildiğinden Kurumtarafından da takibe devam edilmesinin gerektiğini; öte yandanKurum tarafından İdari Para cezalarının, işyerindesigortalı olarak R.G.’in çalışmasınarağmen, işyeri açılış bildirgesinin,sigortalı işe giriş bildirgesinin, sigortalı iştenayrılık bildirgesinin ve aylık prim hizmet belgesinin süresindeverilmemesi nedeniyle uygulanmış olduğunu, davacıtarafından R.G.’in işyerinde sigortalı olarakçalışmadığına dair adli yargıdaaçılan davanın reddedildiğini ve kararınkesinleştiğini; kesinleşmiş mahkeme kararı ilemüvekkili idare tarafından uygulanan idari para cezasınınyerinde olduğunun tespit edildiğini; mevcut durumda adli ve idariyargıda verilen çelişik hükümler nedeniylesigortalı işyerinde çalıştığına dairKurum işlemi geçerliliğinin korurken, sigortalıçalıştırmaktan kaynaklananyükümlülükleri yerine getirmemekten dolayı uygulananidari para cezasının iptal edilmesinin gerektiğini, dahasıödeme emirlerinin iptali için açılan davareddedildiğinden, Kurum tarafından İdari ParaCezasının tahsili için başlatılan takibe devam etmekgibi bir durumun ortaya çıktığını ifade ederek;Sakarya l.İş Mahkemesinin E:2013/256, K2014/128 sayılıkararı ile Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin E:2014/2398,K:2015/103 sayılı Kararı arasındaki hükümuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle, Sakarya1.İdare Mahkemesi vasıtasıyla Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvuruda bulunmuştur. Başkanlıkça, 2247sayılı Yasanın 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI; Hüküm uyuşmazlığına konu edilenkararlar ve dava dosyalan ayrıntılı olarak irdelenipözetlendikten sonra; “ USULEİLİŞKİN İNCELEME: İdari ve adli yargı kararlanarasında oluştuğu ileri sürülen hükümuyuşmazlığının çözümüiçin; öncelikle hüküm uyuşmazlığınınoluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un2592 sayılı Kanun ile değişik 24'üncü maddesininbirinci fıkrasında, "1 inci maddede gösterilen yargımercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmişaynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynıolan ve kararlar arasındaki çelişki yüzündenhakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabuledilir." hükmü yer almaktadır. Anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin: a)Uyuşmazlık yaratanhükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en azikisi tarafından verilmesi, b)Konu, dava sebebi ve taraflardan enaz birinin aynı olması, c) Her iki kararın dakesinleşmiş olması, d)Kararlarda davanınesasının hükme bağlanması, e)Kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması, Koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinden ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak kesinleşmişkararlar bulunduğu; her iki kararda da davanın esasınınhükme bağlandığıanlaşılmıştır. Hükümuyuşmazlığına konu Sakarya Bölge İdare Mahkemesikararında, R.G. isimli şahsın işyerindeçalıştırıldığına ilişkindavalı idarenin yeterli nitelikte somut ve net bir tespityapamadığını ve bu nedenle idari para cezasıuygulamasına ilişkin kararının yasal dayanaktan yoksunolduğuna karar verilerek işlem iptal edilmiş, Sakaryaİş Mahkemesi ise, yine aynı belge ve bilgilere dayanılarak R.G.'indavacıya ait işyerinde çalıştığısonucuna varmış, dolayısıyla davacı hakkındatahakkuk ettirilen ek prim borcunun ve bu olayla ilgili prim borçlarıiçin gönderilen ödeme emirlerinin de hukuka uygunolduğuna karar vermiştir. Görüldüğüüzere, her iki mahkemenin netice itibari ile vardığı noktabirbirinden farklıdır. Sakarya Bölge İdare Mahkemesikararıyla, davaya konu işyerinde çalıştırılıpSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nabildirilmeyen işçi olduğunun açıkçaispatlanmadığı gerekçesiyle idari paracezasının iptal edilmesine karşın, İş Mahkemesikararıyla ise işyerinde çalışmasına rağmenSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nabildirilmeyen ve bu nedenle prim de ödenmeyen işçiolduğunun ortaya konulduğu anlaşılmakla, Bölgeİdare Mahkemesi ile İş Mahkemesi kararlan arasındaoluşan çelişki nedeni ile davacı yönündenhakkın yerine getirilmesinin olanaksız hale geldiği, bu durumagöre, söz konusu adli ve idari yargı kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğununkabulü gerekmektedir. HÜKÜMUYUŞMAZLIĞININ ESASININ İNCELENMESİ: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar VeGenel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102 maddesinin (a/2)bendinde; "8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilenbildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetimve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya dadiğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendimevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim veincelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleriile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi vebelgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekleyükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı içinasgari ücretin iki katı tutarında idari para cezasıuygulanır." hükmüne; 8. maddesinde;"İşverenler, 4 üncü maddenin birincifıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılankişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendindebelirtilen sigortalılık başlangıç tarihindenönce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekleyükümlüdür. Ancak işveren tarafındansigortalı işe giriş bildirgesi; a) İnşaat,balıkçılık ve tarım işyerlerinde işebaşlatılacak sigortalılar için, en geççalışmaya başlatıldığı gün, b)Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırmaaraçlarına sefer esnasında alınarakçalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeribildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalıçalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren biray içinde çalışmaya başlayan sigortalılariçin, çalışmaya başladıkları tarihtenitibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğutarihe kadar, c) Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılıİşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizliksigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamuidarelerince yurt dışı görevde çalışmaküzere işe alınanların, çalışmayabaşladıkları tarihten itibaren bir ay içinde, Kurumaverilmesi halinde, sigortalılık başlangıcındanönce bildirilmiş sayılır. Sigortalılar,çalışmaya başladıkları tarihten itibaren engeç bir ay içinde, sigortalı olarakçalışmaya başladıklarını Kurumabildirirler. Ancak, sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalıaleyhine delil teşkil etmez." düzenlemesine, 102. maddenin (j)bendinde ise ; "9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkinbildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yeralan sandıklara, sandık iştirakçiliğininbaşlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresiiçinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarakyapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamdagöndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamdagöndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bufiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter vebelgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarınıaşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandıkiştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarındaidari para cezası uygulanır." düzenlemesine yerverilmiştir. Yine 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “PrimBelgeleri ve İşyeri Kayıtları”başlıklı 86 nci maddesinde, "işverenin bir ayiçinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tâbiçalıştırdığı sigortalıların vesosyal güvenlik destek primine tâbi sigortalıların; a) Adve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 incimaddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c)Prim ödeme gün sayılan ile prim tutarlarını,gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmetbelgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecekgünün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğuayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadarKuruma vermekle veya sigortalıçalıştırmadığı takdirde, bu husususigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihtenitibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekleyükümlü oldukları; (...) Kurumun denetim ve kontrol ilegörevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimlersonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden yada kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatıgereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesindeveya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafındandüzenlenen belge veya alınan bilgilerdençalıştığı anlaşılan sigortalılaraait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerinyapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksanverilmesi halinde, bu belgelerin Kurumca re'sen düzenleneceği vemuhteviyatı sigorta primlerinin Kurumca tespit edilerek işverenetebliğ edileceği; işverenin, bu maddeye göre tebliğedilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ayiçinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği;itirazın, takibi durduracağı; itirazın reddi halinde,işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ayiçerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği;yetkili mahkemeye başvurulmasının, prim borcunun takip vetahsilini durdurmayacağı; Mahkemenin Kurum lehine karar vermesihalinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkinhükümlerin uygulanacağı; (...) bu maddede belirtilenyükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 ncimaddeye göre işlem yapılacağı (...)düzenlemesine; anılan Kanun'un “Kurumca Verilecekİdarî Para Cezaları” başlıklı 102 ncimaddesinin (c) bendinde;" 86 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıncaverilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usuldevermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamdagöndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamdagöndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere herbir fiil için; 1) Belgenin asıl olması halinde aylıkasgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgedekayıtlı sigortalı sayısı başına, aylıkasgari ücretin beşte biri tutarında, 2) Belgenin ek olmasıhalinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemekkaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalısayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biritutarında, 3) Ek belgenin 86 nci maddenin beşinci fıkrasınaistinaden Kurumca re’sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgariücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ekbelgede kayıtlı sigortalı sayısı başına,aylık asgari ücretin yarısı tutarında, 4) Belgeninmahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmişmemurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinindenetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğinceyapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya dabankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulankurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veyakazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiğianlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgeninasıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverencedüzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın,aylık asgari ücretin iki katı tutarında, idari paracezası uygulanır." düzenlemesine; 102 maddesinin (b)bendinde; "11 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenenşekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronikveya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılanortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içindeKuruma vermeyenlere; 1) Kamu idareleri ile bilânço esasınagöre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretinüç katı tutarında, 2) Diğer defterleri tutmakzorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında,3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylıkasgari ücret tutarında, idari para cezası uygulanır"hükmüne, 11. maddesinde ise; "İşyeri, sigortalısayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikteişlerini yaptıkları yerlerdir. İşyerinde üretilenmal veya verilen hizmet ile nitelik yönündenbağlılığı bulunan ve aynı yönetimaltında örgütlenen işyerine bağlı yerler,dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene vebakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibidiğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır.İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeribildirgesini en geç sigortalı çalıştırmayabaşladığı tarihte, Kuruma vermekleyükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında,çalıştıracağı sigortalısayısını ve bunların işe başlama tarihini,ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleriKuruma yapılmış sayılır. Ticaret sicili memurlukları,kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on gün içindeKuruma bildirmek zorundadır." düzenlemesine yerverilmiştir. Diğer yandan 1774 sayılıKimlik Bildirme Kanununun 6. maddesinde de, şehir, kasaba ve köysınırları içindeki; bu Kanunun ikinci maddesindesayılanlar dışında kalan her çeşit ticaret vesanat amacı güden iş yerlerinde çalışanlar veburalarda her türlü barındırmalar için işyerlerinin sorumlu işleticisi tarafından örneğine uygunkimlik belgesi doldurularak üç gün içinde genel kollukörgütüne verilmesinin zorunlu olduğu, konutundeğiştirilmesi veya (b) ve (c) bentlerinde sayılan konut,iş yeri ve yurtlarda çalışmakta veya barınmaktaolanların ayrılmaları halinde de, yukarıdaki şekil vesüre içinde bildirim belgesinin gerekli olduğu, kimlikbildirimlerinin, mahalli kolluk örgütüne verilmeden evvelmahalle veya köy muhtarına onaylatılacağıhüküm altına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacınınSakarya İli, Karapürçek İlçesi, Meşepınarıköyünde köy kahvehanesi işletmeciliğiyaptığı, sözkonusu işyerinde R.G. adlıişçinin 10.04.2012 tarihi itibariyle sigortasızçalıştırıldığına dair Karapürçekİlçe Jandarma Komutanlığı'nın 10.04.2012gün ve 340-12 sayılı yazısı üzerineişyerinde çalıştırılan işçininişe giriş bildirgesinin, işten ayrılışbildirgesinin, işyeri bildirgesinin ve Aylık Prim ve HizmetBelgelerinin süresi içerisine kuruma verilmediğinden bahisle11.01.2013 tarih, 690.353 sayılı işlemle toplam 6.293,00.TLidari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, bu işlemintebliği üzerine davacı tarafından itiraz edildiği,itirazın 01.02.2013 tarih ve 557 sayılı SakaryaSosyal Güvenlik İl Müdürlüğü AkyazıSosyal Güvenlik Merkezi karan ile reddedilmesi üzerine, sözkonusu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, alınan ifadeler vedosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, gerek R.G., gereksedavacının ifadelerinde "R.G.'in" işyerindeçalışmadığını, yine köyhalkından olan E.A.ile Köy muhtarı Ş.G.'ün de ifadesindeanılan şahsın kahvehanedeçalışmadığını, rutin sigara kontrolünedeniyle düzenlenen tutanağı jandarmaya güvenerek okumadanimzaladığını beyan etmişler ise de, denetim tarihindetutanağı düzenleyen Jandarma Çavuş Erman Kurd isimli kişinin R.G.'inkahvehanede çalıştığını beyan ettiği,11.11.2013 tarihli tutanak eki 4.3.2012 tarihli çalışanlaraait bildirme belgesi Form 2 nin çalışan kısmında,çay satış elemanı olarak R.G.'in isminin, işyerisahibi olarak da davacının isminin yer aldığı ve bubelgenin Muhtar Ş.G.ile davacı tarafındanimzalandığı görülmüştür. Bu durumda, her ne kadar köymuhtarı olan Ş.G.isimli kişi askerlere güvenip R.G.'indavacıya ait işyerindeçalıştığının tespitine ilişkinbelgeyi okumadan imzaladığını belirtmiş ise de, resmigörevi bulunan köy muhtarının görevi gereğiimzalaması gereken bir belgeyi okumadan imzalamayacağı sonucunavarılmış olup; gerek köy muhtarı olantanığın ve davacının, R.G. isimli şahsın(Çalışanlara ait bildirme belgesi Form 2) bu işyerindeçalıştığı yolunda düzenlenen belgeyiihtirazı kayıtsız imzalamış olmaları, gerekse R.G.'inbeyanı ile talimatla dinlenen tanığın ifadesi birliktedeğerlendirildiğinde, R.G. isimli şahsın davacıya aitişyerinde çalıştığı sonucunavarılmıştır. Dolayısıyla davalı idaretarafından tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılıkgörülmemiştir. SONUÇ: 1-Sakarya Bölge İdareMahkemesinin 20.1.2015 tarih ve E:2014/2398, K:2015/103 sayılıkararı ile Sakarya İş Mahkemesinin 13.2.2014 tarih veE:2013/256, K:2014 /128 sayılı kararı arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğuna; 2-Sakarya Bölge İdareMahkemesinin 20.1.2015 tarih ve E:2014/2398, K:2015/103 sayılıkararının kaldırılmasına; 3-Sakarya İş Mahkemesinin13.2.2014 tarih ve E:2013/256, K:2014/128 sayılı kararınınkabulüne; Bu suretle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesine karar verilmesinin uygun olacağı …” yolunda düşünce vermiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; Hüküm uyuşmazlığınakonu edilen kararların özetine yer verdikten sonra; “MEVZUATYÖNÜNDEN İNCELEME: İdari ve adli yargıkararları arasında oluştuğu ileri sürülenhüküm uyuşmazlığınınçözümü için; öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 2592sayılı Kanun ile değişik 24. maddesinin birincifıkrasında, “7 inci maddede gösterilen yargımercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmişaynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir." hükmü yer almaktadır. Anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin: a- Uyuşmazlık yaratanhükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en azikisi tarafından verilmesi, b- Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynıolması, c- Her iki kararın da kesinleşmişolması, d- Kararlarda davanın esasının hükmebağlanması, e- Kararlar arasındaki çelişkinedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması, Koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinde; ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak şeklenkesinleşmiş; taraflarından en az birinin aynı olduğukararların bulunduğu ve tüm kararlarda da davanınesasının hükme bağlandığı ve yasayollarının tüketildiğianlaşılmıştır. Hükümuyuşmazlığına konu Sakarya Bölge İdare Mahkemesikararında, davaya konu işyerindeçalıştırılıp Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığına bildirilmeyen işçi olduğununaçıkça ispatlanmadığı gerekçesiyle idaripara cezasının iptal edilmesine karşın, İşMahkemesi kararında ise işyerinde çalışmasınarağmen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınabildirilmeyen ve bu nedenle prim de ödenmeyen işçiolduğunun ortaya konulduğu anlaşılmakla, Bölgeİdare Mahkemesi ile İş Mahkemesi kararları arasında oluşançelişki nedeni ile davacı yönünden hakkınyerine getirilmesinin olanaksız hale geldiği, bu duruma göre,söz konusu adli ve idari yargı kararları arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğu kabuledilmelidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 102/l.a-2 maddesinde; "8inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgeninverilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrollegörevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamuidarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatlarıgereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veyabankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulankurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerdenanlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlüolanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretiniki katı tutarında idari para cezası uygulanır."hükmüne; 8. maddesinde; "işverenler, 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındasigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının(a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıçtarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kurumabildirmekle yükümlüdür. Ancak işveren tarafındansigortalı işe giriş bildirgesi; a) İnşaat,balıkçılık ve tarım işyerlerinde işebaşlatılacak sigortalılar için, en geççalışmaya başlatıldığı gün, b)Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırmaaraçlarına sefer esnasında alınarakçalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeribildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalıçalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren biray içinde çalışmaya başlayan sigortalılariçin, çalışmaya başladıkları tarihtenitibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğutarihe kadar, c) Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılıİşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizliksigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamuidarelerince yurt dışı görevdeçalışmak üzere işe alınanların,çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ayiçinde, Kuruma verilmesi halinde, sigortalılıkbaşlangıcından önce bildirilmiş sayılır.Sigortalılar, çalışmaya başladıklarıtarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı olarakçalışmaya başladıklarını Kurumabildirirler. Ancak, sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalıaleyhine delil teşkil etmez." düzenlemesine, 102/1.j maddesindeise; "9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinegöre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirimile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alansandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlamaveya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya daKurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumcainternet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlututulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, birtakvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmaklayükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyleverilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her birsigortalı veya sandık iştirakçisi için asgariücretin onda biri tutarında idari para cezasıuygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine aynı Kanunun, 6728sayılı Kanunla değiştirilmeden önce,uyuşmazlığa konu eylemin işlendiği tarihteyürürlükte bulunan "Prim Belgeleri ve İşyeriKayıtları” başlıklı 86. maddesinde,işverenin bir ay içinde 4. ve 5. maddeye tâbiçalıştırdığı sigortalıların vesosyal güvenlik destek primine tâbi sigortalıların; ad vesoyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, 80. maddeyegöre hesaplanacak prime esas kazançlarını, primödeme gün sayıları ile prim tutarlarınıgösteren ve örneği Kurum tarafındançıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ekaylık prim ve hizmet belgesini, 4/1.c maddesi kapsamındakiler içinen geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğersigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden aydaKurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalıçalıştırmadığı takdirde, bu husususigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihtenitibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekleyükümlü oldukları; Kurumun denetim ve kontrol ilegörevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimlersonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden yada kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatıgereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerneticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafındandüzenlenen belge veya alınan bilgilerdençalıştığı anlaşılansigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gerekenbelgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesiveya noksan verilmesi halinde, bu belgelerin Kurumca re'sendüzenleneceği ve muhteviyatı sigorta primlerinin Kurumca tespitedilerek işverene tebliğ edileceği; işverenin, bu maddeyegöre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğtarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itirazedebileceği; itirazın, takibi durduracağı; itirazınreddi halinde, işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren biray içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği;yetkili mahkemeye başvurulmasının, prim borcunun takip vetahsilini durdurmayacağı; Mahkemenin Kurum lehine karar vermesihalinde, 88 ve 89. maddelerin prim borcuna ilişkin hükümlerininuygulanacağı; bu maddede belirtilen yükümlülüklerinyerine getirilmemesi halinde, 102. maddeye göre işlemyapılacağı belirtilmiş, Kanunun “Kurumca VerilecekÎdarî Para Cezaları” başlıklı 102/1.cmaddesinde; "86 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıncaverilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usuldevermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamdagöndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamdagöndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere herbir fiil için; 1) Belgenin asıl olması halinde aylık asgariücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgedekayıtlı sigortalı sayısı başına, aylıkasgari ücretin beşte biri tutarında, 2) Belgenin ek olmasıhalinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemekkaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalısayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biritutarında, 3) Ek belgenin 86 nci maddenin beşinci fıkrasınaistinaden Kurumca re’sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgariücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ekbelgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylıkasgari ücretin yarısı tutarında, 4) Belgenin mahkeme kararı,Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarıncayapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetimelemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacaklarısoruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, dönersermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum vekuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veyakazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiğianlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgeninasıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverencedüzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın,aylık asgari ücretin iki katı tutarında, idari para cezasıuygulanır.” düzenlemesine; 102/1.b maddesinde; "11 incimaddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûleuygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamdagöndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamdagöndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kurumavermeyenlere; 1) Kamu idareleri ile bilanço esasına göredefter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üçkatı tutarında, 2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlariçin asgari ücretin iki katı tutarında, 3) Deftertutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylık asgariücret tutarında, idari para cezası uygulanır"hükmüne, 11. maddesinde ise; "İşyeri, sigortalısayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikteişlerini yaptıkları yerlerdir. / İşyerindeüretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönündenbağlılığı bulunan ve aynı yönetimaltında örgütlenen işyerine bağlı yerler,dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene vebakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibidiğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır./ İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeribildirgesini en geç sigortalı çalıştırmayabaşladığı tarihte, Kuruma vermekleyükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında,çalıştıracağı sigortalı sayısınıve bunların işe başlama tarihini, ticaret sicilimemurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kurumayapılmış sayılır. Ticaret sicili memurlukları,kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on gün içindeKuruma bildirmek zorundadır." düzenlemesine yer verilmiştir. Diğer yandan 1774 sayılıKimlik Bildirme Kanununun 6. maddesinde de, şehir, kasaba ve köysınırları içindeki; bu Kanunun ikinci maddesindesayılanlar dışında kalan her çeşit ticaret vesanat amacı güden iş yerlerinde çalışanlar ve buralardaher türlü barındırmalar için iş yerlerininsorumlu işleticisi tarafından örneğine uygun kimlik belgesidoldurularak üç gün içinde genel kollukörgütüne verilmesinin zorunlu olduğu, konutundeğiştirilmesi veya (b) ve (c) bentlerinde sayılan konut,iş yeri ve yurtlarda çalışmakta veya barınmaktaolanların ayrılmaları halinde de, yukarıdaki şekil vesüre içinde bildirim belgesinin gerekli olduğu, kimlikbildirimlerinin, mahalli kolluk örgütüne verilmeden evvelmahalle veya köy muhtarına onaylatılacağıhüküm altına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacınınSakarya İli, Karapürçek İlçesi, MeşepınarıKöyünde köy kahvehanesi işletmeciliğiyaptığı, sözkonusu işyerinde R.G. adlıişçinin 10/04/2012 tarihi itibariyle sigortasızçalıştırıldığına dairKarapürçek İlçe JandarmaKomutanlığının 10/04/2012 gün ve 340-12 sayılıyazısı üzerine işyerinde çalıştırılanişçinin işe giriş/işten ayrılışbildirgesinin, işyeri bildirgesinin ve Aylık Prim ve HizmetBelgelerinin süresi içerisine kuruma verilmediğinden bahisle11/01/2013 tarih, 690.353 sayılı işlemle toplam 6.293,00.TLidari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, bu işlemedavacı tarafından yapılan itirazın 01/02/2013 tarih ve 557sayılı Sakarya Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Akyazı Sosyal Güvenlik Merkezikararı ile reddedilmesi üzerine, söz konusu işlemleriniptali istemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır. Somut olayda, alınan ifadeler vedosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, R.G., davacı, E.A.veŞ.G.isimli kişiler ifadelerinde R.G.'in davacının işlettiğikahvehanede çalışmadığını beyanetmişler ise de, denetim tarihinde düzenlenen tutanak altındaimzası bulunan Jandarma Çavuş Erman Kurd isimli kişinin R.G.’inkahvehanede çalıştığını beyan ettiği,11/11/2013 tarihli tutanak eki olan 04/03/2012 tarihliçalışanlara ait bildirme belgesi Form 2'nin çalışankısmında, çay satış elemanı olarak R.G.'inisminin, işyeri sahibi olarak da davacının isminin yer aldığı ve bu belgenin Köy muhtarı Ş.G.iledavacı tarafından imzalandığıgörülmüştür. Bu durumda, her ne kadar Ş.G.askerleregüvenip R.G.'in davacıya ait işyerindeçalıştığının tespitine ilişkinbelgeyi okumadan imzaladığını beyan etmiş ise de,resmi görevi bulunan köy muhtarının görevi gereğiimzalaması gereken bir belgeyi okumadan imzalamayacağı sonucunavarılmış olup; gerek köy muhtarı olantanığın ve davacının, R.G.'in bu işyerindeçalıştığı yolunda düzenlenen belgeyiihtirazı kayıtsız imzalamış olmaları, gerekse R.G.'inbeyanı ile talimatla dinlenen tanığın ifadesi birliktedeğerlendirildiğinde, R.G. isimli şahsın davacıya aitişyerinde çalıştığı sonucunavarılmıştır. Dolayısıyla davalı idaretarafından tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılıkgörülmemiştir. SONUÇ: 1-Sakarya Bölge İdareMahkemesinin 20/01/2015 tarih ve E.2014/2398, K.2015/103 sayılı karanile Sakarya İş Mahkemesinin 13/02/2014 tarih ve E.2013/256,K.2014/128 sayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğunun kabulüne, 2-Sakarya Bölge İdareMahkemesinin 20/01/2015 tarih ve E.2014/2398, K.2015/103 sayılıkararının kaldırılmasına; Sakarya İşMahkemesinin 13/02/2014 tarih ve E.2013/256, K.2014/128 sayılıkararının benimsenmesine, Karar verilmesi suretiyle hükümuyuşmazlığının giderilmesinin mümkünolduğu ...” yolunda düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 25.9.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümünün 10.4.2017 tarihinde yapılantoplantısında, dosyanın usul yönünden incelenmesisonunda; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un“Mahkemenin görevi” başlığınıtaşıyan 1. maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi;Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıkların kesin olarak çözmeyeyetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız biryüksek mahkemedir” denilmiş; 24. maddesinde (Değişikbirinci fıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) ise, 1 nci maddede gösterilenyargı mercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş,aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynıolan ve kararlar arasındaki çelişki yüzündenhakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığının kabuledileceği belirtilmiştir. Anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin: a) Uyuşmazlıkyaratan hükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerindenen az ikisi tarafından verilmesi, b) Konu, dava sebebi vetaraflardan en az birinin aynı olması, c) Her iki kararında kesinleşmiş olması, d) Kararlarda davanınesasının hükme bağlanması, e) Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen adli veidari yargı kararlarının incelenmesinden ortada adli ve idariyargı yerlerince verilmiş ve kesinleşmiş kararlar bulunduğu,kararlarda da işin esasının hükmebağlandığı ve davaların taraflarınınaynı olduğu anlaşılmaktadır. Konu ve dava sebebinin aynı olupolmaması ile kararlar arasındaki çelişki nedeniylehakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunmasıkoşullarının incelenmesi: Hükümuyuşmazlığına konu edilen ve İdare Mahkemesincereddedilen davanın itirazen incelenmesi ve itirazın kabul edilerekkararın bozulmasıyla sonuçlanan Sakarya Bölge İdareMahkemesi kararında; R.G. isimli şahsın, davacınınişyerinde çalıştırıldığınailişkin davalı idarenin yeterli nitelikte somut ve net bir tespityapamadığı, bu nedenle idari para cezası uygulanmasınailişkin kararın yasal dayanaktan yoksun olduğuna karar verilerekişlemin iptal edildiği; Sakarya İş Mahkemesinde ise, yineaynı belge ve bilgilere dayanılarak, R.G.'in davacıya aitişyerinde çalıştığı sonucunavarılarak, davacı hakkında tahakkuk ettirilen ek prim borcununve bu olayla ilgili prim borçları için gönderilenödeme emirlerinin de hukuka uygun olduğuna karar verildiği;dolayısıyla davaların konu ve sebeplerinin aynı olduğugörülmektedir. Buna göre, her iki mahkemeninvardığı sonuçların birbirinden farklıolduğu; Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin kararıyla, davayakonu işyerinde çalıştırılıp SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı'na bildirilmeyenişçi olduğunun açıkçaispatlanmadığı gerekçesiyle idari para cezası iptal edilmesinekarşın; İş Mahkemesinin kararıyla, işyerindeçalışmasına rağmen Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı’na bildirilmeyen ve bu nedenle prim deödenmeyen işçi olduğunun ortaya konulduğugörüldüğünden; Bölge İdare Mahkemesi ileİş Mahkemesi kararları arasında oluşançelişki nedeni ile bir hakkın yerine getirilmesininolanaksız hale geldiği açıktır. Belirtilen nedenlerle, 1- Sakarya Bölgeİdare Mahkemesi ile Sakarya l.İş Mahkemesi kararlarıarasında, 2247 sayılı Yasanın 24. maddesindeöngörülen koşulların gerçekleştiğianlaşıldığından hükümuyuşmazlığı bulunduğu, 2- 2247sayılı Yasanın 25. maddesi hükümleri uyarınca a) İdariYargılama Usulü Yasası gözetilerek UyuşmazlıkMahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe ve eklerinin 30gün içinde yanıt verilmek üzere davacı Ş.K.’yabildirilmesi, davacı tarafından verilen yanıtınkarşı tarafa tebliği suretiyle dosyanıntekemmülünün sağlanması, b) Usulüişlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki raporyazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecekgünde işin esasının görüşülmesi gerektiğineOY BİRLİĞİ İLE KARAR VERİLMİŞTİR. Bunun üzerine UyuşmazlıkMahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe karşıtarafa (davacı Ş.K.’nın vekiline ve Adli YargıYerinde Dahili Davalı R.G.’e) tebliğ edilmiş; davacıvekili tarafından yasal süresi içerisinde verilen cevapdilekçesinde, hüküm uyuşmazlığınıngiderilerek, R.G. isimli kişinin müvekkiline ait işyerindeçalışmadığının kabulüne ve bu nedenleoluşan prim tahakkukunun, idari para cezasının ve tümferilerinin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. II-ESASIN İNCELENMESİ: Başvuru dilekçesi ve ekleri,uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin davadosyaları, ilgili Başsavcıların düşünceyazıları, dayanılan Yasa ve Yönetmelik kuralları,taraflarca verilen dilekçe ve ekleri ile Raportör-HakimTaşkın ÇELİK’in hazırladığırapor okunup incelendikten ve ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtaySavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın yazılıdüşünceleri doğrultusundaki açıklamalarıalındıktan sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Hüküm uyuşmazlığınakonu olan davalar, davacının işlettiği kahvehanede R.G. adlıkişinin sigortasızçalıştırıldığının tespitedildiğinden ve bu nedenle işyeri açılışbildirgesinin, sigortalı işe giriş bildirgesinin, sigortalıişten ayrılış bildirgesinin ve aylık prim hizmetbelgesinin süresinde verilmediğinden bahisle idarece uygulanan idari paracezası ile idari para cezasının tahsili içingönderilen ödeme emirlerinin iptali istemleriyleaçılmış olup; uyuşmazlık, R.G. isimlikişinin işyerinde çalışıpçalışmadığına ilişkin olarak farklısonuçlanan mahkeme kararlarından kaynaklanmaktadır. 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun,“Sigortalı bildirimi ve tescili” başlıklı8.maddesinde; “ (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendindebelirtilen sigortalılık başlangıç tarihindenönce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekleyükümlüdür. Ancak işveren tarafındansigortalı işe giriş bildirgesi; a) İnşaat,balıkçılık ve tarım işyerlerinde işebaşlatılacak sigortalılar için, en geççalışmaya başlatıldığı gün, b) Yabancıülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına seferesnasında alınarak çalıştırılanlar ileKuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defasigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihtenitibaren bir ay içinde çalışmaya başlayansigortalılar için, çalışmayabaşladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu biraylık sürenin dolduğu tarihe kadar, c) Kamu idarelerinceistihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik SigortasıKanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayansözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışıgörevde çalışmak üzere işealınanların, çalışmaya başladıklarıtarihten itibaren bir ay içinde, Kuruma verilmesi halinde,sigortalılık başlangıcından önce bildirilmişsayılır. Sigortalılar,çalışmaya başladıkları tarihten itibaren engeç bir ay içinde, sigortalı olarakçalışmaya başladıklarını Kurumabildirirler. Ancak, sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalıaleyhine delil teşkil etmez. (Değişiküçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı altbendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamındasigortalı sayılan kişilerden köy ve mahalle muhtarlarıiçin seçildiklerine ilişkin mazbatalarını ilgiliseçim kurulundan aldıkları tarihten,sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerininbaşladığı tarihten başlayan sigortalılariçin vergi mükellefiyeti işleminin tesis tarihinden itibareniki ayı geçmemek üzere ilgili vergi dairesince vergimükellefinin işe başlama işlemlerinin tekemmülettirildiği tarihten ve diğerleri için 7 nci maddenin birincifıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılıkbaşlangıcından; (4) numaralı alt bendi kapsamındasigortalı sayılanlar için ise kanunla kurulu meslekkuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren kendi mevzuatınagöre kayıt veya tescili yapan ilgili kurum, kuruluş ve birlikler,vergi daireleri ve Esnaf ve Sanatkâr SicilMüdürlüğü sigortalı işe girişbildirgesi düzenleyerek Kuruma vermekle yükümlüdür. 4üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1), (2)ve (3) numaralı alt bentlerinde sayılanların bildirimleri engeç 15 gün, (4) numaralı alt bendinde sayılanlarınbildirimleri ise en geç bir ay içinde yapılır.Ayrıca 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)bendinin (4) numaralı alt bendinde sayılanların kendileritarafından da sigortalılık bildirimleri yapılabilir. 4üncü maddenin üçüncü fıkrasındabelirtilenlerin ise çalışmaya başladıklarıtarihten itibaren en geç bir ay içinde tescil eden kuruluştarafından Kuruma bildirilmesi zorunludur. Kurum bu bildirimlerdenitibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere,sigortalılık hak ve yükümlülüklerininbaşladığını bildirir. (Mülga dördüncüfıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) (Değişik beşincifıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) 4 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılankişileri çalıştıracak işverenler, bu kapsamdailk defa veya tekrar çalıştırmayabaşlattıkları kişileri, 7 nci maddenin birincifıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılıkbaşlangıcından itibaren, onbeş gün içindesigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekleyükümlüdürler. Aynı kamu idaresinin farklıbirimleri arasındaki naklen tayin ve görevlendirmelerde bildirimyapılmaz. (Mülga altıncı fıkra:17/4/2008-5754/6 md.) Kamu idareleri ile bankalar, Kurumcasağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumcabelirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerinsigortalılık bakımından tescilli olupolmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunutespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekleyükümlüdürler. Bu maddenin ikinci ve beşincifıkraları hariç olmak üzere, diğerfıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerinegetirmeyen ilgililer hakkında. 102 nci madde hükümlerinegöre idari para cezası uygulanır. Sigortalı işe girişbildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilmeyöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğerusûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir.” hükmüne; “İşyeri,işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakli”başlıklı 11.maddesinde; “İşyeri, sigortalısayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikteişlerini yaptıkları yerlerdir. İşyerinde üretilen mal veyaverilen hizmet ile nitelik yönündenbağlılığı bulunan ve aynı yönetimaltında örgütlenen işyerine bağlı yerler,dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene vebakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibidiğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır. İşveren, örneğiKurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalıçalıştırmaya başladığı tarihte,Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında,çalıştıracağı sigortalısayısını ve bunların işe başlama tarihini,ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleriKuruma yapılmış sayılır. Ticaret sicilimemurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç ongün içinde Kuruma bildirmek zorundadır. (...) Bu maddede belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102 ncimaddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarıncaİdarî para cezası uygulanır. İdarî paracezası uygulanması, bu yükümlülüklerin yerinegetirilmesine engel teşkil etmez. Alt işveren, asıl işvereninişyerinde çalıştırdığısigortalıları, işverenle aralarında yaptıklarısözleşmenin ibrazı kaydıyla, Kurumdan alacağıözel bir numara ile asıl işverenin kayıtlı olduğudosyadan bildirir. İşyeri bildirgesinin verilmemesiveya geç verilmesi, bu Kanunda belirtilen hak veyükümlülükleri ortadan kaldırmaz. İşyeribildirgesinin şekli ve içeriği ile bu maddeninuygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafındançıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne; Aynı Kanunun, 6728 sayılıKanunla değiştirilmeden önce, uyuşmazlığa konueylemin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan“Prim belgeleri ve işyeri kayıtları”başlıklı 86.maddesinde; “İşveren bir ay içinde 4üncü ve 5 inci maddeye tâbiçalıştırdığı sigortalıların vesosyal güvenlik destek primine tâbi sigortalıların; a) Ad vesoyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeyegöre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c) Prim ödeme günsayıları ile prim tutarlarını, gösteren ve örneği Kurumtarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenenasıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncümaddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakileriçin en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar,diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takipeden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekleveya sigortalı çalıştırmadığıtakdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya sonverdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kurumabildirmekle yükümlüdür. İşveren, işyeri sahipleri;işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılıtakip eden yıl başından başlamak üzere on yılsüreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâsidaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumundenetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesihalinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır. İşverenin,sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanununun 7 ncimaddesine göre başka bir işverene iş görme ediminiyerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi halinde,sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisisüresine ilişkin birinci fıkrada belirtilen belgelerin aynısüre içinde işverene ait işyerinden Kuruma verilmesinden,işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Ay içinde bazıişgünlerindeçalıştırılmadığı ve ücretödenmediği beyan edilen sigortalıların, otuz günden azçalıştıklarını ispatlayan belgelerinişverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesişarttır. (Değişik ikinci cümle: 13/2/2011-6111/40 md.)Kurumca belirlenen işyerlerinde bu şart aranmaz. Sigortalıların otuz gündenaz çalıştığını gösteren bilgi vebelgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süreiçinde Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumcageçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilensürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi Kurumca re’sendüzenlenir ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerinegöre tahsil olunur. (Mülga altıncı fıkra:13/2/2011-6111/40 md.) (Değişik yedinci fıkra: 17/4/2008-5754/50md.) Kurumun denetim ve kontrol ile görev-lendirilmişmemurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyerikayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinindenetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacaklarısoruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum vekuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veyaalınan bilgilerden çalıştığıanlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kurumaverilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ayiçinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumcare’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumcatespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeyegöre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğtarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itirazedebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde,işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ayiçerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkilimahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerinprim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.)Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerindefiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetimelemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacaklarısoruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızınçalıştığı belirlendiği halde,hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kurumabildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespitedilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya primeesas kazançlarının, en fazla tespitinyapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllıksüreye ilişkin kısmı dikkate alınır. Aylık prim ve hizmet belgesiişveren tarafından verilmeyen veyaçalıştıkları Kurumca tespit edilemeyensigortalılar, çalıştıklarını hizmetleriningeçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıliçerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâmile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilenaylık kazanç toplamları ile prim ödeme günsayıları dikkate alınır. Sigortalınınçalıştığı bir veya birden fazla işte, buKanunda yazılı şartları yerine getirmiş olmasınarağmen, kendisi için verilmesi gereken aylık prim ve hizmetbelgesinin işveren tarafından verilmediği veya verilenaylık prim ve hizmet belgesinde kazançların veya primödeme gün sayılarının eksik gösterildiğiKurumca tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarındangerekli ödemeler yapılır. Bu maddede belirtilenyükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 ncimaddeye göre işlem yapılır. Kamu idarelerinde işyerininözelliği nedeniyle prim belgelerinin farklı sürelerdeverilme zamanını belirlemeye, Kurum yetkilidir. Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile belgeleriniçerik ve şekli, Kurum tarafından çıkarılacakyönetmelikle düzenlenir.” hükmüne; “Kurumca verilecekİdarî para cezaları” başlıklı102.maddesinde; (Değişik:17/4/2008- 5754/60 md.) Kurumca dayanağı belirtilmeksuretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiilleriçin idari para cezası öngörülmüş olsadahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddedebelirtilen bildirgeyi, bu Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumcabelirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet,elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğuhâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her birsigortalı için asgari ücret tutarında idari paracezası uygulanır. 2) 8 inci maddeninbirinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin,mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevlimemurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinindenetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacaklarısoruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayelikuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardanalınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyivermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalıiçin asgari ücretin iki katı tutarında idari paracezası uygulanır. 3) İşyeriesas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine ilişkin;mahkemenin karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevlimemurlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarınındenetim elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, dönersermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum vekuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin Kuruma intikal tarihindenitibaren bir yıl içinde bu bendin (2) numaralı alt bendindesayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediğininanlaşılması halinde, bildirgeyi vermekle yükümlüolanlar hakkında bu defa her bir sigortalı için asgariücretin beş katı tutarında idari para cezasıuygulanır. b) 11 inci maddesindebelirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygunvermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamdagöndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamdagöndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kurumavermeyenlere; 1-Kamuidareleriile bilânço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar içinasgari ücretin üç katı tutarında, 2-Diğer defterleri tutmak zorundaolanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, 3-Defter tutmaklayükümlü olmayanlar için bir aylık asgari ücrettutarında, idari para cezası uygulanır. c) 86 nci maddesininbirinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumcabelirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet,elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu haldeanılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içindevermeyenlere her bir fiil için; 1) Belgenin asılolması halinde aylık asgari ücretin iki katınıgeçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalısayısı başına, aylık asgari ücretin beştebiri tutarında, 2) Belgenin ekolması halinde, aylık asgari ücretin iki katınıgeçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlısigortalı sayısı başına, aylık asgariücretin sekizde biri tutarında, 3) Ek belgenin 86 nci maddenin beşinci fıkrasına istinaden Kurumcare’sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgari ücretin ikikatını geçmemek kaydıyla her bir ek belgedekayıtlı sigortalı sayısı başına, aylıkasgari ücretin yarısı tutarında, 4) Belgenin mahkemekararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmişmemurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinindenetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğinceyapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya dabankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunlakurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleriveya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksikbildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olmasıhalinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı,işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkatealınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında, idari para cezası uygulanır. (...) j) (Ek: 18/2/2009-5838/4 md.; Değişik: 1/3/2012-6283/3 md.) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının(a) bendine göre sigortalılığı sona erenlereilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 ncimaddesinde yer alan sandıklara, sandıkiştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkinbildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle veusule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeriortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamdagöndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bufiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter vebelgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarınıaşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandıkiştirakçisi için asgari ücretin onda biritutarında idari para cezası uygulanır. (…) İdarî para cezasıuygulanması 8 inci, 9 uncu, 11 inci ve 86 ncı maddelerde belirtilenbelgelerin Kuruma verilmesiyükümlülüğünü kaldırmaz. (…) İdarî para cezalarıilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibarenonbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarınayatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itirazedilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler,kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz güniçinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halinde,idari para cezası kesinleşir. (…) Mahkemeye başvurulması idaripara cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde ödenmeyen idari para cezaları,89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezasıve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezaları onyıllık zamanaşımı süresine tabidir.Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihtenitibaren başlar. İdarî para cezalarıhakkında, bu Kanun ve 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı SosyalGüvenlik Kurumu Kanununda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleriuygulanır.” hükmüne; 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununun6. Maddesindeise; “Şehir, kasaba ve köy sınırları içindeki; a) (Mülga:25/4/2006 - 5490/71 md.) b) Bu Kanunun ikincimaddesinde sayılanlar dışında kalan her çeşitticaret ve sanat amacı güden iş yerlerindeçalışanlar ve buralarda her türlübarındırmalar için iş yerlerinin sorumlu işleticisi; c) Öğrenciyurtları ve benzeri yerlerde çalışanlar ile bu yerlerdekalmakta olan öğrenciler için o yerin sorumlu işleticisi; (Ek ibare: 25/4/2006 - 5490/72 md.)tarafından örneğine uygun kimlik belgesi doldurularaküç gün içinde genel kolluk örgütüneverilmesi zorunludur. d) (Mülga:25/4/2006 - 5490/71 md.) Konutun değiştirilmesi veya (b)ve (c) bentlerinde sayılan konut, iş yeri ve yurtlardaçalışmakta veya barınmakta olanların ayrılmalarıhalinde de, yukarıdaki şekil ve süre içinde bildirimbelgesi gereklidir. (Değişik: 29/8/1996 - 4178/8md.) Kimlik bildirimleri, mahalli kolluk örgütüne verilmedenevvel mahalle veya köy muhtarına onaylatılır.” hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacının Sakarya İli, Karapürçekİlçesi, Meşepınarı Köyünde,kahvehane işletmeciliği yaptığı,Karapürçek İlçe JandarmaKomutanlığının Sakarya Sosyal Güvenlik Kurumu İlMüdürlüğüne hitaplı 10.04.2012 gün ve 340-12sayılı yazısında, 1774 sayılı Kanuna göresorumluluk sahasında bulunan iş yerlerindekiçalışanlara ait kimlik bilgilerinin gönderildiğininbelirtildiği, bu yazıya ekli listede R.G.’inMeşepınarı Köyü Kahvehanesinde İşçiolduğunun görüldüğü; bunun üzerine,işyerinde çalıştırılan işçininişe giriş bildirgesinin, işten ayrılışbildirgesinin, işyeri bildirgesinin ve aylık prim ve hizmetbelgelerinin süresi içerisine kuruma verilmediğinden bahisle11.01.2013 tarih, 690.353 sayılı işlemle toplam 6.293,00.TL.-TLidari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, bu işlemintebliği üzerine davacı tarafından itiraz edildiği,itirazın 01.02.2013 tarih ve 557 sayılı Sakarya SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Akyazı SosyalGüvenlik Merkezi kararı ile reddedildiği, bu kararıntebellüğü üzerine 6.293,00 TL idari para cezası iletecziye edilmesine ilişkin 11.01.2013 tarih, 690.353 sayılıişlemin ve itirazın reddine dair 1.2.2013 tarih ve 557sayılı Sakarya Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Akyazı Sosyal Güvenlik Merkezikararının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçıldığı; Sakarya 1.İdareMahkemesince, 26.5.2014 gün ve E:2013/208, K:2014/626sayı ile, davacının, R.G. adlı işçininsigortasız olarakçalıştırıldığının sabitolduğu, sübuta eren mevzuata aykırılıklara istinadendavacının idari para cezası ile tecziye edilmesine ilişkinişlemde ve işleme yapılan itirazın reddine ilişkinkararda hukuka aykırılık bulunmadığıgerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; bu kararayapılan itiraz üzerine Sakarya Bölge İdareMahkemesince, 20.1.2015gün ve E:2014/2398, K:2015/103 sayı ile, R.G. isimlişahsın, davacının işyerindeçalıştırıldığına ilişkindavalı idarenin yeterli nitelikte somut ve net bir tespityapamadığı, bu nedenle idari para cezası uygulanmasınailişkin kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunahükmedilerek işlemin iptal edildiği; davacı vekilinin,davalı Kurumun müvekkilinin işlettiği kahvehanedesigortasız işçiçalıştırdığı gerekçesiyledüzenlediği 2013/026613, 026614, 026615 ve 026616no.lu ödeme emirlerinin iptali ve Kuruma borçlu olmadığınıntespitine karar verilmesi ve müvekkiline ait Köy Kahvesiişyerinde (kurum tespitinin aksine) R.G. isimli kişininçalışmadığının tespiti ve davalı kurumcare’sen R.G. ile ilgili yapılmış olan işyeri tescil,işe giriş tescil işlemlerinin ve prim tahakkuk işlemininiptali istemiyle adli yargı yerinde iki ayrı davaaçtığı, birleştirilen bu davaların sonucunda Sakaryaİş Mahkemesince, 13.2.2014 gün ve E:2013/256, K:2014/128 sayı ile,dahili davalı R.G.'in davacıya ait işyerindeçalıştığı sonucunavarıldığından Kurum tarafından yapılanişlemin doğru olduğu; birleştirilen dosyaya konu edilen buolayla ilgili prim borçları için ödeme emrigönderilmesinin de hukuka uygun olduğu gerekçesiyle,davanın ve birleştirilen dosyadaki davanın reddine kararverildiği anlaşılmıştır. Mevzuat hükümleri, somut olay,dosyalardaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak irdelendiğinde;adli yargı dosyasındaki ifadelerde, davacının, E.A.ve Ş.G.isimlikişilerin ifadelerinde R.G.'in davacının işlettiğikahvehanede çalışmadığını beyanettiği; R.G.'in de aynı yönde beyanda bulunduğu, denetimtarihinde düzenlenen tutanak altında imzası bulunan JandarmaÇavuş Erman Kurd isimli kişinin R.G.’inkahvehanede çalıştığını beyan ettiği,11/11/2013 tarihli tutanak eki olan 04/03/2012 tarihli,Çalışanlara Ait Bildirme Belgesi Form 2'nin çalışankısmında, çay satış elemanı olarak R.G.'inisminin, işyeri sahibi olarak da davacının isminin yer,aldığı ve bu belgenin Köymuhtarı Ş.G.ile davacı tarafındanimzalandığı görülmüştür. Bu, bağlamda,her ne kadar Ş.G.askerlere güvenip R.G.'in davacıya aitişyerinde çalıştığının tespitineilişkin belgeyi okumadan imzaladığını beyan etmişise de, resmi görevi bulunan köy muhtarının görevigereği imzalaması gereken bir belgeyi okumadanimzalamayacağı kanaatine varılmış olup; gerek köymuhtarı olan tanığın ve davacının, R.G.'in buişyerinde çalıştığı yolundadüzenlenen belgeyi ihtirazi kayıtsız imzalamışolmaları, gerekse R.G.'in beyanı ile talimatla dinlenentanığın ifadesi birlikte değerlendirildiğinde, R.G.isimli şahsın davacıya ait işyerindeçalıştığı; dolayısıyla davalıidare tarafından tesis edilen işlemlerde hukukaaykırılık bulunmadığı sonucunavarılmıştır. Bu durumda; SakaryaBölge İdare Mahkemesinin 20/01/2015 gün ve E:2014/2398,K:2015/103 sayılı hukuka aykırı bulunan kararınınkaldırılmasına; Sakaryaİş Mahkemesinin 13/02/2014 gün veE:2013/256, K:2014/128 sayılı hukuka uygun kararının benimsenmesisuretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi gerekmiştir. S O N U Ç: Açıklanannedenlerle; 1-Sakarya Bölge İdareMahkemesinin 20/01/2015 gün ve E:2014/2398, K:2015/103 sayılıhukuka aykırı bulunan kararının KALDIRILMASINA, 2-Sakarya İş Mahkemesinin13/02/2014 gün ve E:2013/256, K:2014/128 sayılı hukuka uygunkararının BENİMSENMESİNE, 3-Busuretle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE,25.9.2017 gününde, OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy