T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 489 KARAR NO : 2016 / 112 KARAR TR : 14.3.2016 ÖZET: Maden haklarının sahibi olan Anonim Şirketin yapmış olduğu genel kurulun iptali istemiyle adli yargı yerinde açılan davada iptal kararı verilmekle beraber, aynı mahkemenin tavzih kararında bu hükmün maden haklarının devri işleminin iptalini kapsamadığının ifade edilmesi karşısında; Genel Kurulda seçilen üyelerin teşkil ettiği Yönetim Kurulunun tasarrufuyla maden haklarının, hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde bulunan özel şahsa bedeli mukabili devredilmesi işleminin iptali istemiyle yeniden adli yargı yerinde açılan davanın, bu gelişmeler dışında tescille hak iktisap eden iyiniyetli davalının (maden haklarını devralan üçüncü kişinin) bu haklarının Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen ve kesinleşen kararının hukuka uyarlı düşmesi itibariyle, Maden haklarının anılan şirkete ait olduğu yolunda verilen ve kesinleşen iki ayrı idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uyarlı olmadığı sonucuna varılmakla; Anılan İdari Yargı kararlarının KALDIRILMASI ve adli yargı kararının BENİMSENMESİ suretiyle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİ gerektiği hk. K A R A R HükümUyuşmazlığının giderilmesini isteyen :M.E.B. Vekili :Av. M.E.K. Karşı Taraf : 1-Enerji veTabii Kaynaklar Bakanlığı (Davalı) 2-K. Yapıve Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Adli Yargıda davalı,İstanbul 6.İdare Mahkemesi’nin dosyasında davalıyanında müdahil, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nindosyasında davacı) 3-Y.A.(AdliYargıda davacı) İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/1613 Esas, 2006/633 Karar sayılıdosyasında Davacı :Y. A. Vekili :Av. KemalHanağası Davalılar : 1- M.E.B. Vekili :Av. ÇetinKaya 2- K. Yapı ve Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul 6.İdare Mahkemesi’nin 2007/817 Esas, 2008/2199 Karar Sayılıdosyasında Davacı : M.E.B. Vekili :Av. M.E.K. Davalı : Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanlığı Müdahil : K. Yapı veMaden Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul 5.İdare Mahkemesi’nin 2009/1266 Esas, 2009/2115 Karar Sayılıdosyasında Davacı : K. Yapı veMaden Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vekili : Av. R.Y. Davalı : Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanlığı Müdahil : M.E.B. Vekilleri : Av. N.B. &Av. M.E.K. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDENİSTEK:Davacı M.E.B. vekili talep dilekçesinde; “1-K. Yapı ve Maden Sanayi veTicaret A.Ş’nin sahibi olduğu İstanbul ili Çatalcailçesi Ormanlı köyü mevkiinde bulunan İR:2817 noluMaden işletme ruhsatını 2001 yılında ekonomik olarakborçlarını ödeyemez duruma düşmesi nedeniyleİstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2001/5073ve 2001/24160 esas sayılı dosyaları ile kanuni takibeuğramış (110.000 USD tutarında) ve ayrıcahakkında kanuni takibe geçilmemiş (225.000 USD tutarında)sahip olduğu maden sahasını satılığaçıkarmıştır. 2.Müvekkilimiz ile K. Yapı veMaden Sanayi ve Ticaret A.Ş.'inin yetkilileri arasında yapılanalım-satın görüşmeleri sonucunda IR:2817 nolusahanın 335.000-USD bedelle alım-satımında antlaşmayavarılmıştır. Bundan sonra K. Yapı ve Maden Sanayi veTicaret A.Ş. yönetim kurulu 5.2.2002 tarihinde 2002/34sayılı kararı ile sahip olduğu İR:2817sayılı maden işletme ruhsatının ve işletmeizninin müvekkilimiz M.E.B.’e devrine karar vermiştir. Bukarardan sonra maden işletme ruhsatı sahibi şirket ilemüvekkilimiz M.E.B. arasında maden işletme ruhsatınındevri konusunda sözleşme yapılmış ve busözleşme 26.02.2002 tarihinde Enerji ve tabii KaynaklarBakanlığı Maden İşleri GenelMüdürlüğünce maden siciline (İR:2817 (SİCİL3229)tescil edilmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar BakanlığıMaden işleri Genel Müdürlüğünün 26.2.2002tarihli 2469 sayılı yazısı üzerine söz konusumaden sahası müvekkilimize İstanbul Valiliğince teslimedilmiştir. Müvekkilimiz teslim aldığı sahayıişletebilmek için gerekli olan yatırımlar içinyaklaşık 750.000 USD daha borçlanma yolu ile para temin ederekgerekli yatırımları yapıp işletmeyebaşlamıştır. 3.Maden İşleri GenelMüdürlüğü nezdinde yapılan bu devirden önce,devir eden şirkete ait Ticaret Sicil Gazetesi, Şirket Karar Defterive işlemin yetkili kişilerce yapıldığına dairdiğer belgeler incelenerek ruhsatın devrine engel herhangi birdurumun olmadığı tespit edilmiştir. Nitekimmüvekkilimin iyi niyetle iktisap ettiği ruhsat devrine istinadenMaden İşleri Genel Müdürlüğü de sözkonusu ruhsatın işletme hakkını müvekkilim adına26.02.2002 tarihinde tescil etmiştir. Devir tarihinde atıl durumdabulunan kum ocağı, ilave yatırımlar yapıldıktansonra 16.05.2005 tarihine kadar inkıtasız müvekkilim M.E.B.tarafından işletilmiştir. 4.Maden İşleri GenelMüdürlüğünün 17.05.2005 tarih ve 151136sayılı yazısıyla Davacı adına tescilli olanruhsatın iptal edilerek K. A.Ş.ye iade edildiği 20.05.2005tarihinde müvekkile bildirilmiştir. İdare, ruhsat devrininiptaline ilişkin işleme dayanak olarak, şirketortaklarından Y.A.’nın 26.12.2001 tarihinde yapılanolağanüstü genel kurulun iptaline yönelik, İstanbul3.Ticaret Mahkemesinin 16.12.2004 tarih ve 2004/1359 sayılıkararını göstermiştir. B-HükümUyuşmazlığına Konu Kararların değerlendirilmesi: I-Ticaret Mahkemesi KararlarıYönünden Değerlendirme: a-İstanbul 3.Ticaret Mahkemesinin2002/7 Esas ve 2004/1359 K. sayılı kararı; İstanbul Asliye 3. TicaretMahkemesinin 2002 / 7 Esas sayılı dosyasında K. Yapı veMaden Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine, açılan davaile"19.12.2001 tarihinde yapılan genelkurulun ve alman kararların iptali" istenmiştir. İstanbulAsliye 3. Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 2002/7 Esas,2004/1359 sayılı karar ile 19.12.2001 tarihinde yapılan genelkurulun ve alınan kararların iptaline karar verilmiştir. İstanbul 3.Ticaret Mahkemesininkararında öngörülen iptalin iyi niyetli 3.şahıslara (dolayısıyla müvekkilime) yapılan devirişlemini de kapsayıp kapsamadığının davacı Y.A.tarafındansorulması üzerine, anılan Mahkeme tarafından 29.03.2005tarihinde bir tavzih kararı ısrar edilmiştir. Tavzihkararında, verilen iptal kararının genel kurulda alman kararlarile sınırlı olduğu ve Maden Ruhsatının devrininiptalini kapsamadığının son derece açıkolduğu ifade edilmiştir. b-İstanbul 7.Ticaret Mahkemesinin2002/1613 Esas ve2006/632 K. Sayılı kararı; K. Yapı ve Maden Sanayi ve TicaretA.Ş. ortağı Y.A.tarafından müvekkilimiz ve K.Yapı ye Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesine "İR:2817 no'lu Maden İşletmeRuhsatı Devrinin İptali" İçin açılandavada mahkemece verilen kararda özetle; İSTANBUL ASLİYE 3.TİCARET MAHKEMESİ KARARI SADECE GENEL KURUL KARARLARININİPTALİNE İLİŞKİN OLUP HİÇBİRŞEKİLDE ŞİRKET İLE 3. ŞAHIS ARASINDAKİMÜLKİYET UYUŞMAZLIĞINI ÇÖZERNİTELİKLE BİR KARAR OLMADIĞI, BU KONUDAKİUYUŞMAZLIĞIN MAHKEME DOSYASINDA DAVA KONUSU OLDUĞU,İYİ NİYETLE İKTİSAP ETTİĞİNİİLE SUREN 3. ŞAHSA KARŞI AÇILMIŞ BULUNAN DERDESTDAVA VAR İKEN İDARENİN HİÇBİR ŞEKİLDEBU UYUŞMAZLIĞI GÖRMEZDEN GELEREK NİZALI ŞEYİNMÜLKİYETİNİ DEĞİŞTİRECEKNİTELİKTE BİR İŞLEM YAPMA YETKİSİNİN BULUNMADIĞI,DOSYAMIZDAKİ DAVANIN SONUCUNA GÖRE MÜLKİYET DURUMUAÇIKLIĞA KAVUŞACAĞINDAN İDAREMAHKEMESİNDEKİ DAVA SONUCUNUN BEKLENİLMESİNİN DEMÜMKÜN OLMADIĞI, TAM AKSİNE İDAREMAHKEMESİNİN ADLİ YARGIDAKİ DAVA SONUCUNUBEKLEMESİNİN GEREKTİĞİNİ BELİRTEREK, DAVALI M.E.B.'ÜNİYİ NİYETLE İKTİSAP EDEN 3. ŞAHIS OLDUĞUSABİT OLDUĞUNA GÖRE BU İKTİSAP ÖNCESİNDEYAPILAN VE GEÇERSİZ OLDUĞU ANLAŞILAN VE İPTALEDİLEN OLAĞANÜSTÜ GENEL KURULDA ALINAN KARARLARIN DAVALIYAYAPILAN DEVİR İŞLEMİNİ ETKİLEYİPETKİLEMEYECEĞİ TARTIŞMA KONUSUDUR. ZİRA BUİŞLEMİN YAPILMASI İÇİN VEKÂLET VERENNAZİR KAYACIK'IN ŞİRKET YETKİLİSİSEÇİLMESİ İSTEMİ DE İPTALEDİLMİŞTİR. ANCAK TÜM BU USULSÜZİŞLEMLER TİCARET SİCİLİNE TESCİL VEİLAN EDİLMİŞTİR. DAVALI DA BUNA DAYANARAKMÜLKİYET İKTİSAP ETMİŞTİR. GEREKDOKTRİNDE VE GEREKSE YARGITAY UYGULAMASINDA DA BU ŞEKİLDEİPTAL KARARLARININ ŞİRKETİN İÇİLİŞKİSİNDE BOZUCU YENİLİK DOĞURANBİR HÜKÜM OLDUĞU, ANCAK İPTAL KARARI VERİLMEDENÖNCE İYİ NİYETLİ 3.ŞAHISLARCA BU KURUL KARARINADAYANARAK KAZANILMIŞ HAKLAR VARSA BU İŞLEMLERDEN DOĞANHAKLARIN SAKLI OLDUĞU VE GEÇERLİ KABUL EDİLMESİGEREKTİĞİ KABUL EDİLMEKTEDİR. TOPLANAN DELİLLEREGÖRE İYİ NİYETLİ 3. ŞAHIS OLARAK HAKİKTİSAP EDEN DAVALI M.E.B. ALEYHİNE AÇILAN DAVANIN HAKSIZOLDUĞU, BU DAVALI ALEYHİNE OLUŞAN TESCİLİN KORUNMASIGEREKTİĞİ" GEREKÇESİYLE 14.12.2006 TARİHVE 2002/1613 ESAS, 2006/633 SAYILI KARAR İLEMÜVEKKİLİMİZ YÖNÜNDEN RED VE DİĞERDAVALI ŞİRKET YÖNÜNDEN AÇILMAMIŞ SAYILMASINAKARAR VERİLMEK SURETİYLE SONUÇLANMIŞ VE BU KARARKESİNLEŞMİŞTİR. II-İdare Mahkemesi KararlarıYönünden Değerlendirme: a- İstanbul 2. İdareMahkemesinin 2009/507 E. Ve 2009/554 K. Sayılı kararı; İstanbul 2. İdare Mahkemesinevermiş olduğumuz dilekçe ile dava konusu madenocağının İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1613Esas sayılı kararı ile müvekkile iade edildiğinibelirterek davanın konusuz kaldığı gerekçesiyledavadan vazgeçtiğimizin bildirilmesi üzerine İstanbul 2.İdare Mahkemesi vermiş olduğu kararda özetle;Danıştay'ın bozma kararma uyulmasına ve davadan feragatedilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararverilmiştir. Verilen bu karar kesinleşmiştir. b- İstanbul 6. İdareMahkemesinin 2007/817 E. Ve 2008/2199 K. Sayılı kararı; İstanbul 6. İdare Mahkemesinin2007/817 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğumuzdava 29.12.2008 tarihinde ve 2008/2199 Karar sayılı karar ile kabuledilmiştir. Enerji Ve Tabii KaynaklarBakanlığı İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 29.12.2009tarih ve E.2007/817, K.2008/2199 sayılı kararını temyizetmiştir. Temyiz incelemesine bakan Danıştay 8. DaireBaşkanlığı 24.11.2009 Tarih, 2009/5070 E. 2009/6940 K.sayılı kararı ile İstanbul 6.İdare Mahkemesininkararını onamıştır. Enerji Ve Tabii KaynaklarBakanlığı Danıştay 8. DaireBaşkanlığı kararına karşı karardüzeltme yoluna başvurmuştur. Danıştay 8. DaireBaşkanlığı 13.07.2010 Tarih, 2010/3122 E. ve 2010/4198 K.sayılı kararı ile Enerji Ve Tabii KaynaklarBakanlığının talebini kabul ederek İstanbul 6.İdare Mahkemesinin 29.12.2009 tarih, 2007/817 E. 2008/2199 K.sayılı kararını bozmuştur. Bozma işleminden sonraİstanbul 6. İdare Mahkemesi bozma kararına uyarak 12.11.2010Tarih ve 2010/2271 E.2010/1874 K. sayılı kararı ile davanınreddine karar vermiştir. Yapmış olduğumuz temyiz başvurusuüzerine Danıştay 8. Daire Başkanlığı04.12.2012 tarih, 2011/1303 E. ve 2012/10051 K. sayılı kararıile temyiz başvurumuzu reddetmiş, bu karar üzerineyapmış olduğumuz karar düzeltme talebimizDanıştay 8. Daire Başkanlığı 20.11.2013 tarih,2013/9585 E. ve 2013/8463 K. sayılı kararı ilereddedilmiştir. c- İstanbul 5. İdareMahkemesinin 2009/1266 E. ve 2009/2115 K. sayılı kararı; K. Yapı ve Maden Sanayi ve TicaretA.Ş. tarafından maden ruhsatının İstanbul 6.İdare Mahkemesin kararından sonra müvekkile verilmesindendolayı davalı bakanlık aleyhine dava açmıştır. Davaya bakan İstanbul 5. İdareMahkemesinin 24.12.2009 tarih ve 2009/1266 E, 2009/2115K. sayılıkararında özetle; Davacı şirket adına madenişletme ruhsatının devrini sağlayan İstanbul Asliye 3.Asliye Ticaret Mahkemesi kararı, sadece 19.12.2001 tarihli olağanüstügenel kurul kararının iptaline yönelik bir karar olup, davakonusu maden sahası ile ilgili mülkiyetuyuşmazlığını çözer nitelikte bir kararolmadığı gibi, davacı şirketin ortağı Y.A.’ın,M.E.B. ve K. Yapı ve Maden San. ve Tic. A.Ş. Aleyhine “Madenİşletme Ruhsatının Devrinin İptali” istemiyleİstanbul 7. Ticaret Mahkemesi’nde açtığıdavada Mahkemenin 14.12.2006 tarihinde kesinleşen 31.10.2006 tarih veE:2002/1613, K:2006/633 sayılı kararında mahkemeceMÜLKİYETE DAİR UYUŞMAZLIK KESİN OLARAK KARARA BAĞLANMIŞOLUP, söz konusu kararda iyi niyetli üçüncüşahıs olarak hak iktisap eden M.E.B. aleyhine açılandavanın reddine karar verildiğianlaşıldığından, bakılan davanın reddigerektiği sonucuna varılmıştır.’ denilerekhaklı olarak K. Yapı ve Maden San. ve Tic. A.Ş. aleyhinedavayı reddetmiştir. K. Yapı ve Maden Sanayi ve TicaretA.Ş. İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 24.12.2009 tarih ve2009/1266 E, 2009/2115K. Sayılı kararını temyizetmiştir. Temyiz incelemesine bakan Danıştay 8. Daire Başkanlığı13.07.2013 tarihve 2010/681 E, 2010/4199 K. Sayılı kararı ile İstanbul5.İdare Mahkemesinin kararını bozmuştur. Enerji Ve Tabii KaynaklarBakanlığı ve müvekkil Danıştay 8. DaireBaşkanlığı 13.07.2013 tarih ve 2010/681 E, 2010/4199 K.sayılı kararına karşı karar düzeltme yolunabaşvurmuştur. Danıştay 8. Dairesince15.03.2011 tarih ve 2010/9532 E, 2011/1595 K. Sayılı kararı ilebu talebimiz reddedilmiştir. İstanbul 5. İdare Mahkemesibozma kararma uyarak 29.12.2011 tarih ve 2011/1131 E. 2011/2253sayılı kararı ile davanın kabulüne kararvermiştir. Yapmış olduğumuz temyiz başvurusuüzerine Danıştay 8. Daire Başkanlığı30.10.2013 tarih, 2012/4425 E. ve 2013/7331 K.Sayılı kararı ile temyiz başvurumuzu reddetmiştir. Bukarar üzerine yapmış olduğumuz karar düzeltme talebimizDanıştay 8. Daire Başkanlığı 10.09.2014 tarih,2014/3597 E. ve 2014/6195 K. Sayılı kararı ilereddedilmiştir. Müvekkilin iyi niyetlealmış olduğu maden işletme ruhsatı, aleyhineİstanbul 7. Ticaret Mahkemesinde açılan davayıkazanmasına rağmen, davalı bakanlıkça verilenhaksız kararla iptal edilmiştir. Bilindiği üzere; Anayasamızın 2. maddesinde;Devletimizin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk Devletiolduğu vurgulanmış, 5. maddesinde; Devletin temel amaç vegörevleri sayılarak; kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hâk vehürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevivarlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmak görevine yerverilmiştir. Anayasanın 35. Maddesindebelirtilen Mülkiyet hakkının ihlal edilmiştir. - Herkes,mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamuyararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyethakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz. Anayasa’nın “Hak aramahürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birincifıkrası şöyledir: “Herkes, meşru vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önündedavacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanmahakkına sahiptir.” Davalı bakanlık,müvekkilin iyi niyetle almış olduğu Maden işletmeruhsatının satış işlemlerinde görevliİstanbul 7. Ticaret Mahkemesinin kesinleşen kararına rağmengörevsiz İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararlargerekçe gösterilerek Maden işletme ruhsatının iptaldavacı müvekkili mağdur etmiştir. Yine AİHS'de belirtilen a)Sözleşmenin 6/1.Maddesinin"adil yargılanma hakkının", b)Sözleşmenin 13. MaddesininEtkili başvuru hakkı Bu Sözleşme'detanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilenherkes, ihlal fiili resmi görev yapan kimseler tarafından busıfatlarına dayanılarak yapılmış da olsa, ulusalbir makama etkili bir başvuru yapabilme hakkına sahiptir. c)Sözleşmeye Ek 1.protokolün 1. maddesinin " mülkiyet hakkının"ihlal edildiğinin AİHS Ek 1. Protokol Madde 1 - Mülkiyetin korunması Her gerçek ve tüzelkişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygıgösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamuyararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararasıhukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksunbırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin,mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasınıdüzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya paracezalarının ödenmesini sağlamak için gerekligördükleri yasaları uygulama konusunda sahip olduklarıhakka halel getirmez. 1789 Fransız İnsan veYurttaş Hakları Bildirgesi Madde 17- ‘Mülkiyet dokunulmazve kutsal bir hak olduğu için, yasaların belirlediğikamusal gereklilik açıkça doğmadıkça vemeşru bir tazminat ödenmedikçe kimse bu haktan yoksunbırakılamaz.’denilerek, bireyin doğal vezamanaşımına uğramayan haklarından biri olarak kabuledilen mülkiyet hakkının dokunulamaz ve kutsal bir hakolduğu ifade edilirken, istisnai koşullarda bu haktanyoksunluğun mümkün olabileceği belirtilmektedir. İnsan Hakları EvrenselBeyannamesi Madde 17- ‘1. Herkesin tek başına veyabaşkalarıyla ortaklaşa mülkiyet hakkı vardır. 2.Hiç kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz.’denilerek herkesin tek başına veya başkalarıyla birliktemülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu haktan keyfi olarak mahrumbırakılamayacağı belirtilir. Benzer bir ifade Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi Ek 1. Protokol Madde l’de yeralmaktadır: ‘Her gerçek ve tüzel kişinin mal vemülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini istemehakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle veyasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukungenel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksunbırakılabilir.’ 3213 sayılı Maden Kanunu'nun38. maddesinde. 'Bütün maden hakları ve faaliyetleri ile ilgiliteknik ve mali konuları havi maden sicili, yönetmeliktebelirtildiği şekilde (Değişik ibare:5177- 26.5.2004 / m.37)"Genel Müdürlük" tarafından Madenhaklarının devir, intikal, haciz, rehin ve ipotek veya sona ermedurumları bu sicile işlenir. Maden sicili alenidir, ilgililer sicilkayıtlarının maden sicil memurlarından biri huzurundagösterilmesini isteyebilir. Maden sicilindeki kayıtlarınbilinmediği iddia edilemez. Madenler üzerine iktisap edilecek haklartescil edilmedikçe hüküm ifade etmez.' hükmü yeralmaktadır. Müvekkilimiz maden sicilinegüvenerek, maden ruhsatını devir almış ve bu devirdavalı bakanlıkça da uygun bulunarak tescil edilmiştir.İlk başta 1.000.000 USD tutarında devir bedeli veyatırım için harcama yapmış, bunları bugüniçin geri alamamıştır. Maden ruhsatını devredenşirket ve ortakları sebepsiz zenginleşmiş durumdadır. Bu durumda müvekkiliminzararlarından doğrudan davalı bakanlık sorumludur.Kişiler arasında, özel hukuk hükümlerine tabi birişlemden doğan uyuşmazlıkların çözümyeri adli yargı makamlarıdır. Adli yargı mahkemesinceverilen ve kesinleşen ve davalının sicilini tutmak durumundaolduğu maden sicilindeki hakkı belirleyen ilamın aksini savunmakhukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Kaldı ki,davaya konu somut olayda, maden ruhsatının devrinigerçekleştiren ve devreden konumdaki şirket tarafındanmüvekkilimize karşı açılmış bir dava dayoktur. Yukarıda detaylı birşekilde anlatıldığı üzere Danıştay 8.Dairenin, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin müvekkil lehine verilenkararları bozduğunda ileri sürmüş olduğuiddiaların aksine taraflar arasında yani M.E.B., Y.A.ve K. Yapıve Maden San. ve Tic. A.Ş. arasındaki sorun Maden Kanunu ve MadenKanunu Uygulama Yönetmenliğinden kaynaklanan bir sorun değildir.Zira ortada olan sorun K. Yapı ve Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin19.12.2001 Tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul, genelkurulda alınan kararların iptali ve bu iptalin iyi niyetliüçüncü kişileri bağlayıpbağlamayacağı sorunudur. Bu sorunda İstanbul 3. Asliye veİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesinleşenkararlarından sonra ortadan kalkmıştır. Var olan sorununuyuşmazlıkların idari yargı yerinde incelenmeyeceğiaçıkça ortadadır. Zira K. Yapı ve Maden Sanayi veTicaret A.Ş. tarafından İstanbul 5. İdare Mahkemesindeaçılan davada verilen 24.12.2009 tarih ve 2009/1266 E, 2009/2115K.Sayılı kararda özetle; ‘...İstanbul 7. TicaretMahkemesi’nde açtığı davada Mahkemenin 14.12.2006tarihinde kesinleşen 31.10.2006 tarih ve E:2002/1613, K:2006/633sayılı kararında mahkemece mülkiyete dairuyuşmazlık kesin olarak karara bağlanmış olup,söz konusu kararda iyi niyetli üçüncüşahıs olarak hak iktisap eden M.E.B. aleyhine açılandavanın reddine karar verildiğianlaşıldığından, bakılan davanın reddigerektiği sonucuna varılmıştır.’ denilerekhaklı olarak davayı reddetmiştir. Bu nedenle İstanbul 6. İdareMahkemesi ve İstanbul 5. İdare Mahkemesinin kararları ileİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararları arasındaortaya çıkan hükümuyuşmazlığının giderilmesi için Mahkemenizebaşvurma zarureti hasıl olmuştur. SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda açıkladığımız nedenlerle,uğranılmış olunan maddi ve manevi tazminata ilişkinhaklarımız saklı kalmak koşulu ile; 1-İstanbul 6. İdareMahkemesinin 12.11.2010 tarih ve 2010/2271 E., 2010/1874 K. ve İstanbul 5.İdare Mahkemesinin 2009/1266 E. ve 2009/2115 K. sayılıkararlarının kaldırılması ile, 2-Hukuk ve usule uygun olanİstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1613E. 2006/633K.Sayılı kararının kabulüne, karar verilerekHÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerive ücreti vekâletin davalı idare üzerindebırakılmasına karar verilmesi bilvekale talep olunur.”şeklinde talepte bulunmuştur. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 24 ve 16. maddelerine göreilgili Başsavcıların düşünceleriistenmiştir. OLAY:Davacı Y.A.vekili,M.E.B. ve K. Yapı ve Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yidavalı olarak göstermek suretiyle adli yargıdaaçmış olduğu 30.10.2002 tarihli davanındava dilekçesinde özetle;“Müvekkil 2 numaralıdavalı K. Yapı ve Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ninhissedarıdır. Kuruluş ana sözleşmesi (Ek-1) ilehissedar olmayan müvekkili bilahare hisse devri ile anılanşirketin ortağı olmuştur. Müvekkilin ortaklığıve yönetim kurulu başkanı olduğu 27.09.2000 tarihliolağan genel kurul toplantısı ile alman kararlar 09 Kasım2000 tarih ve 5171 sayı numaralı Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanmışolup, iş bu gazeteyi de dilekçemize Ek - 2 olarak sunuyoruz. Davalı şirketin kuruluşana sözleşmesinin 8 numaralı ve Hisse Nevi ve Senetlerinin Devribaşlıklı maddesinde görüleceği üzeretüm ortakların yazılı onayı olmadan hisselerin devirtemliki ve satışı yapılamaz hisse devirleri özelyazılı onaya tabi tutulmuştur. Müvekkilin hisse deviralması ise Ek-2 olarak sunulan Ticaret Sicili Gazetesi’ndegörüleceği üzere ilan edilmekle tüm ortaklarınyazılı onayıyla gerçekleşmiştir. Müvekkilinhissedarlığına dair yukarıda açıklanansafahatı takiben, 19.12.2001 tarihinde anılan şirkettarafından hiçbir ilan ve toplantı prosedürüneuyulmadan bir olağanüstü genel kurul toplantısıyapılmış ve bu toplantıya hissedar olmayan kişilerinde katılımı ile şirket yönetim kuruluseçilmiştir. Bahis konusu olağanüstü genel kurultoplantısı ile alınan kararlar 28 Aralık 2001 tarih ve 5454sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmış olupanılan gazeteyi dilekçemiz ekinde Ek-3 olarak sunuyoruz. Yukarıda 3 numaralı maddedebelirtilen 19.12.2001 tarihli olağanüstü genel kurulun iptaliistemiyle tarafımızdan açılan dava hali hazırdaİstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/7 Esas numaralıdosyasıyla devam etmekte olup, bir sonraki duruşması 25.01.2003tarihine atılı bulunmaktadır. Ancak; geçersiz ortaklıkpayları ve yasal gerekleri yerine getirilmeden yapılanolağanüstü genel kurul toplantısı ile alınankararların ticaret sicili gazetesinde yayımlanmasınıtakiben üçüncü şahıslaraçısından bağlayıcı nitelik arz edenyönetim kurulu, şirketi ve ortakları açık birşekilde zarar sokacak nitelikte eylemlerde bulunmuşlardır. Nitekim İstanbul 3 Asliye TicaretMahkemesi’nin 2002/7 Esas sayılı dosyası ileyürüyen davamızla iptalini istediğimizolağanüstü genel kurulda alınan kararlara istinadenalınan yetki çerçevesinde şirketle hiçbirilişkisi olmayan ve her ne şekilde olursa olsunortaklığına müvekkilimin muvafakat etmediği N.K.adlı şahsın yetkili kılınmasınımüteakip, bu şahıs tarafından T.C. Bakırköy 8.Noterliği’nden düzenlenen 07.02.2002 tarih ve 036604 yevmiyenumaralı vekaletnameyle A.oğlu 1971 Ankara doğumlu C.D. ve Y.oğlu 1964 Ankara doğumlu F.T. isimli şahıslar N.K.tarafından şirket adına, şirketin işletmeruhsatına sahip olduğu ve faaliyet konusunun temelini oluşturanve T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İsleriGenel Müdürlüğü'nden alınma İstanbulİli 110088976 Er No. İR:2817 (Sicil:3229) (Maden) Kuvars Kumuişletme ruhsatının M.E.B. adlı üçüncübir şahsa devredilmesi için vekil tayin edilmişlerdir.İş bu vekaletname örneğini dilekçemize Ek-4 olaraksayın mahkemenize arz ediyoruz. Yukarıda bahsedilen vekaletnameylevekil olanlar tarafından bahse konu MADEN İŞLETME RUHSATIBakanlığa bağlı Maden İşleri GenelMüdürlüğü nezdinde diğer davalı M.E.B.adlı şahsa DEVREDİLMİŞTİR. Bu devir işleminedair belgeyi de dilekçemize EK-5 olarak sunmaktayız. Sayın Mahkemenizden iptalini talepetmiş olduğumuz devir işleminin garabeti bununla dabitmemektedir. Devir işlemine dair sunulan belgedengörüleceği ve yukarıda yapılan izahat ve sunulanvekaletnameler dikkate alındığındagörüleceği üzere N.K. tarafından bahse konu devirişleminin yapılması için Bakırköy 8.Noterliğinin 07.02.2002 tarih ve 3604 yevmiye numaralıvekaletnamesiyle vekil tayin ettiği F.T. ve C.D. adlışahıslar iş bu maden ruhsatını devretmek üzereilgi vekaletnameyle vekil sıfatıyla yetkilikılınmışlardır. Ancak her nedense devredenvekillerinden olan C.D. adlı şahıs aynı zamanda devralan M.E.B.vekili olarak yine Bakırköy 8. Noterliğinden alınma 07.02.2002(Diğer vekaletnameyle aynı tarihi taşımaktadır) tarihve 3601 yevmiye numaralı vekaletnamesiyle devralan adına devirsözleşmesini imzalamıştır. Tarafımızdanaçılmış bulunan ve halihazırda İstanbul 3Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/7 Esas sayılı dosyasıylayürüyen iptalini istediğimiz bu usulsüzolağanüstü genel kurul toplantısıyla alınankararlar çerçevesinde açıkça şirketinmalvarlığı ve yaşama nedenini ortadankaldırılarak ortaklar ve şirket zarara uğratılmayaçalışılmaktadır. Müvekkilin aldığıduyumlar çerçevesinde iş bu ruhsatı alan M.E.B.adlı şahıs da ruhsatını üçüncübir şahsa devretmek üzeredir. Devir işlemine konu madenruhsatı ile işletilebilen Kuvars Kumu niteliğindeki kumocağını devralan davalı M.B. devri takiben ocaktahiçbir işletme girişiminde dahi bulunmamıştır. Değeri döviz cinsindenmilyonlarla ifade edilebilecek boyutta olan bu çaptaki birvarlığın devir alan tarafından işletilmemesi veyaişletmek için hiçbir girişimde bulunulmaması dahibu devir işleminin sadece müvekkilin şirkettekihaklarının haleldar edilmesi amacıyla yapılanmuvazaalı bir işlem olduğunun kanıtıdır. Yukarıda belirtilen nedenlerleöncelikle şirketin ana malvarlığınıoluşturan bahse konu maden işletme ruhsatının, devralandavalı M.E.B. tarafından üçüncü bir şahsadevredilmesinin engellenmesi için esasa dair hükümdenönce ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekteyiz. Bilahareaçıkça devredenlerle devralan arasındaki muvazaalıişleme istinaden bahse konu devir işleminin iptalini talep etmezorunluluğumuz doğmuştur. İSTEM - SONUÇ: Yukarıdaarz ve izah, edilen, nedenlerle; Esasa dair hükümden önceanılan ruhsatın davalı M.E.B. tarafındanüçüncü bir şahsa devrinin önlenmesi içinihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davalılar arasındagerçekleşmiş bulunan ve Enerji ve Tabii KaynaklarBakanlığı Maden İşleri GenelMüdürlüğü’nden ruhsatlı İstanbulİli 1108976 Er. No İR.2817 ruhsat numaralı (Sicil.3229) dakayıtlı (MADEN) Kuvars Kumu ruhsatı ile tescilli işletmeruhsatının devrinin iptaline karar verilmesini Yargılama giderleri ile ücretivekaletin karşı tarafa yükletilmesini, saygılarımlavekil olarak arz ve talep ederim.” demek suretiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. İstanbul 7. Asliye TicaretMahkemesi:31.10.2006 gün ve E:2002/1613, K:2006/633 sayılı kararındaözetle; “(...)Davalı M.E.B.'ün iyi niyetle iktisap edenüçüncü şahıs olduğu sabit olduğunagöre,bu iktisap öncesinde yapılan ve geçersiz olduğuanlaşılarak iptal edilen olağanüstü genel kuruldaalınan kararların, davalıya yapılan devir işleminietkileyip etkilemeyeceği tartışma konusudur. Zira buişlemin yapılması için vekaletname veren N.K.'ınşirket yetkilisi seçilmesi işlemi de iptal edilmiştir.Ancak tüm bu usulsüz işlemler ticaret sicilinde tescil ve ilanedilmiştir. Davalı da buna dayanarak mülkiyet iktisapetmiştir. T.T.K.'nun 383.Maddesi'ne göre"Kararın iptaline dair ilam, katileştikten sonra bütünpay sahipleri hakkında hüküm ifade eder." düzenlemesimevcuttur. Üçüncü şahısların haklarıyönünden burada açık bir düzenleme mevcutdeğilse de, bu tür resmi kayıtlara güvenerek bir mal veyahak iktisap eden üçüncü şahıslarınhaklarının korunması gerektiği genel bir hukuk ilkesidir.Kanun hükmünün mefhumu muhalifinden de bu anlamçıkmaktadır. Nitekim gerek doktrinde ve gerekse Yargıtayuygulamasında da bu şekilde iptal kararlarınınşirketin iç ilişkisinde bozucu yenilik doğuran birhüküm olduğu, ancak iptal kararı verilmeden önce iyiniyetli 3.şahıslarca bu genel kurul kararına dayanakkazanılmış haklar varsa bu işlemlerden doğanhakların saklı olduğu ve geçerli kabul edilmesigerektiği kabul edilmektedir. Zaten T.T.K.'nm 38. ve 39.Maddeleri'ndeticaret sicilinin üçüncü şahıslara etkisi vesicile itimat prensibi açıkça düzenlenmiştir.Ticaret sicilinde tescil ve ilan edilen hususlar üçüncüşahıslar bakımından bağlayıcıdır.Üçüncü şahıs bunu bilmediğini ilerisüremeyeceği gibi, tescil ve ilan edilen bir hususun aksineiddialarla üçüncü şahısların haklarınınihlal edilmesi de mümkün değildir. Toplanan delillere göre, iyiniyetli üçüncü şahıs olarak hak iktisap edendavalı M.E.B.aleyhinde açılan davanın haksızolduğu, bu davalı aleyhine oluşan tescilin korunmasıgerektiği anlaşılmakla, aşağıdaki hükümkurulmuştur. HÜKÜM: Davalı K. Yapı ve Maden San.ve Tic. A.Ş. aleyhindeki davanın 30/01/2006 tarihinde takipsizbırakıldığı ve 3 ay içinde yenilenmediğianlaşılmakla HUMK. 409.Maddesi gereğince AÇILMAMIŞSAYILMASINA, Davalı M.E.B. aleyhindeki davayerinde görülmediğinden REDDİNE,”demek suretiyledavalı M.E.B. yönünden davanın reddine karar vermiş vekarar temyiz edilmeksizin 14.12.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı M.E.B. vekili Enerji veTabii Kaynaklar Bakanlığı’nı davalı olarakgöstermek suretiyle idari yargıda açmış olduğu25.04.2007 tarihli dava dilekçesinde özetle; “A-MaddiOlayın İzahı: 1-İstanbul ili Çatalca ilçesiOrmanlı köyü mevkiinde bulunan İR:2817 nolu madenişletme ruhsatı K. A.Ş adına kayıtlı iken26.02.2002 tarihinde müvekkilim M.E.B.’e belli bir değerledevredilmiştir. 2-Maden İşleri GenelMüdürlüğü nezdinde yapılan bu devirden önce,devreden şirkete ait Ticaret Sicil Gazetesi, Şirket Karar Defteri veişlemin yetkili kişilerce yapıldığına dairdiğer belgeler incelenerek ruhsatın devrine engel herhangi birdurumun olmadığı tespit edilmiştir. 3-Nitekim müvekkilimin iyi niyetleiktisap ettiği ruhsat devrine istinaden Maden İşleri GenelMüdürlüğü de söz konusu ruhsatınişletme hakkını müvekkilim adına 26.02.2002 tarihindetescil etmiştir. Devir tarihinde atıl durumda bulunan kumocağı, ilave yatırımlar yapıldıktan sonra16.05.2005 tarihine kadar inkıtasız müvekkilim M.E.B.tarafından işletilmiştir. Ancak Maden İşleri GenelMüdürlüğünün 17.05.2005 tarih ve 151136sayılı yazısıyla müvekkilim adına tescilli olanruhsatın iptal edilerek K. A.Ş.ye iade edildiği 20.05.2005tarihinde tarafımıza bildirilmiştir. 4-İdare, ruhsat devrinin iptalineilişkin işleme dayanak olarak, şirket ortaklarından Y.A.’ın26.12.2001 tarihinde yapılan olağanüstü genel kuruluniptaline yönelik İstanbul 3. Ticaret Mahkemesinin 16.12.2004 tarih ve2004/1359 sayılı kararını göstermektedir. 5-Bu karar ise, şirketinyapmış olduğu Genel Kurul ile bu Genel Kurulda alınankararların geçersiz olduğunu içermektedir. Bu aradaİstanbul 3.Ticaret Mahkemesinin kararında ön görüleniptalin iyi niyetli 3. şahıslara (dolayısıylamüvekkilime) yapılan devir işlemini de kapsayıpkapsamadığının davacı Y.A.tarafındansorulması üzerine, anılan mahkeme tarafından 29.03.2005tarihinde bir tavzih kararı verilmiştir. Tavzih kararında,verilen iptal kararının genel kurulda alınan kararlar ilesınırlı olduğu ve maden ruhsatının devrininiptalini kapsamadığının son derece açıkolduğu ifade edilmiştir. 6-Diğer taraftan, bugerçeği bilen Y.A.ruhsat devrinin iptali için 30.10.2002tarihinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde davaaçmıştır. İstanbul 7.Ticaret Mahkemesimüvekkilimin işlettiği Maden Ruhsatı üzerineİhtiyati Tedbir koymak suretiyle dava sonuçlanıncaya kadarbaşkasına devir edilemeyeceğine karar vermiştir. Hemİhtiyati Tedbir kararına ve hem de yukarıda belirtilen tavzihkararına rağmen, İdarenin, müvekkilim adına Tesciledilen ruhsatı iptal etmesi üzerine, bu haksız işleminiptali için İstanbul 2.İdare Mahkemesindetarafımızdan dava açılmıştır. 7-İstanbul 7.Ticaret Mahkemesi ise,31.10.2006 tarih ve 2006/633 sayılı kesinleşen kararıyla Y.A.’INaçmış olduğu ruhsatın devrinin iptaline dairdavanın reddini, Genel Kurul ile Genel Kurulda alınan kararlarıniptal edilmiş olmasının 3.şahıslara yapılanişlemleri bağlamadığını ve müvekkilimadına yapılan ruhsat devrinin geçerli olduğunuhüküm altına almıştır. 8-İstanbul 7.Ticaret Mahkemesininkesinleşen kararı Maden İşleri GenelMüdürlüğüne ibraz edildikten sonra, idareruhsatın devrini tekrar müvekkilim adına tescil etmiştir. 9-Bu arada tarafımızdanİstanbul 2.İdare Mahkemesinde açılan dava red kararıile 13.01.2007 tarihinde sonuçlanmıştır. İstanbul2.İdare Mahkemesinin 2005/1879 Esas ve 2007/387 Karar sayılıkararına istinaden Maden İşleri GenelMüdürlüğü B.15.0.MGM.0.03.02.00.40. 401990sayılı talimat yazısı ile müvekkilimin elinde olanruhsatı iptal etmiş ve tekrar K. Yapı ve Maden San. Ve Tic.A.Ş –Y.A.’a devretmiştir. B-İdarenin İşlemineİlişkin Değerlendirme; 1-ENERJİ VE TABİİKAYNAKLAR BAKANLIĞI (Maden İşleri GenelMüdürlüğü), İstanbul 3. Asliye Mahkemesinin2002/7 E. ve 2004/1359 K. Sayılı kararının müvekkilinsözleşmesini de iptal etmiş olduğu zehabınakapılmış ve özel hukuk sözleşmesiçerçevesinde iyi niyetli 3. şahıslarlayapılmış olan akdi bozma yetkisini kendisindegörmüştür. Bu İdareningerçekleştirdiği ilk işlemdir. Ne var ki, 3. TicaretMahkemesinin anılan tavzih kararı hem talep ve hem de hükümitibariyle müvekkilin sözleşmesinin iptaliniiçermemektedir. Bilindiği üzere, genel kurulun iptali, sadeceŞirket içinde geçmişe etkili hükümlerdoğuran, ancak 3. şahıslarla yapılmışişlemlerde geçmişe etkili sonuç doğurmayanniteliktedir. 2-Esas görevli mahkeme olanİstanbul 7.Ticaret Mahkemesinin 2002/1613 E., 2006/633 K. sayılıkararı müvekkilim M.E.B.’ün 3.iyi niyetli hak iktisap edenkişi olduğunu çok açık bir şekilde kararaltına almıştır. Müvekkilim bu kararınkesinleşmesinin ardından ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLARBAKANLIĞI (Maden İşleri GenelMüdürlüğüne müracaat etmiştir. İdare26.01.2007 tarih B.15.0.MGM.0.03.00.02.400450 sayılı talimatıile ruhsatın tekrar müvekkilim adına tesciline kararvermiştir. 3-M.E.B. tarafındanaçılmış, iki yıl süren ve hiçbirişlem görmeyen İstanbul 2.İdare Mahkemesi 2005/1879 esasnolu davasında 2007/387 sayılı karar ile “davanınreddi” kararı verilmiştir. Müvekkilim bu haksızkararı temyiz etmekle kalmayıp şikâyet yoluna dabaşvurmuştur. Çünkü davanın serüvenli veilginç gidişatından öte İstanbul 2.İdareMahkemesi Kararı, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesininverdiği tavzih kararı ve İstanbul 7.Ticaret Mahkemesikararlarını yok sayarak yanlış ve haksız bir kararvermiştir. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI (Madenİşleri Genel Müdürlüğü) bu haksız vekafa karıştıran karara karşı Bakanlığınhukuk müşavirliğinden görüş talebindebulunmuştur. Ne var ki, İstanbul 2.İdare Mahkemesininkararı idarenin yaptığı ilk işleme ait olmasınave idarenin ikinci işlemi ile ortadan kalkmış olmasınarağmen Hukuk müşavirliği İstanbul 7.Ticaret Mahkemesikararma istinaden müvekkilim adına tescil edilen ruhsatıİstanbul 2.İdare Mahkemesinin kararını gerekçegöstererek, İdareye ruhsatın tekrar haksız veyanlış olarak tekrar K. A.Ş. adına tesciliyönünde görüş beyan etmiş ve İdaredeişlemi gerçekleştirmiştir. 4-Ekte sunulan belgelerden deanlaşılacağı gibi, devir iptaline ilişkin davanıngörüldüğü İstanbul 7.Ticaret Mahkemesi,müvekkilim M.E.B. adına tescilli olan ruhsatın üzerineihtiyati tedbir koyarak dava sonuçlanıncaya kadar herhangi birinedevredilmesini engellemiştir. Bu karara rağmen İdareninyaptığı işlem ve İstanbul 2.İdare Mahkemesininbunu onaylaması hukukla bağdaşmayan ilginç bir durumdur.İdarenin bakış açısıylabakıldığında ihtiyati tedbir kararlarınınhiçbir hükmü ve anlamı kalmamaktadır. Hâlbukiİhtiyati tedbir kararına uymamanın sadece hak ihlalinideğil, aynı zamanda suç oluşturduğunu hukukçuolmayanlar bile bilmektedir. 5-İstanbul 2.İdare Mahkemesikararında Anayasa maddelerine atıf yapılması veözellikle yargı kararlarına uyma zorunluluğuna vurguyapılması şaşırtıcıdır. Anayasanınbu dava ile ilgisinin ne boyutta olduğu doğrusu merak etmeyedeğer. Belki de sayın mahkeme, tehdit kokan bu vurgulamalarla idareyietkilemeye ve tereddüde düşürmeyeçalışmaktadır. Nitekim İdare, İstanbul7.Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 2.İdare Mahkemesinin kararlarıkarşısında kararsızlığadüşmüş bulunmaktadır. Oysaki İstanbul2.İdare Mahkemesinin kararı Maden İşleri GenelMüdürlüğünün müvekkiliminruhsatını iptal eden birinci işlemine ait olduğu ve buişlemin de ruhsatın bize tekrar verilmesiyle ortadankalktığı aşikârdır. 6-Genel Müdürlükİstanbul 7.Ticaret Mahkemesinin kararına dayanarak ruhsatıtekrar müvekkilim adına tescil ettiğine göre, birinciişlem ortadan kalkmış ve İstanbul 2.İdare Mahkemesikararının uygulanma imkânı kalmamıştır.İdarenin müvekkilime devrettiği ruhsat işleminekarşı K. A.Ş.’nin İstanbul 1.İdare Mahkemesindedava açtığı sabittir. Ne var ki, İstanbul1.İdare Mahkemesinden davanın derdest olduğunu ve taraflarıbildirir derkenar dilekçemizi Maden İşleri GenelMüdürlüğü’ne sunduğumuz halde dikkatealınmamıştır. İstanbul 1.İdare Mahkemesindekidava sonuçlanıncaya kadar herhangi bir uygulamaya gidilmemesigerekirken İdarenin tekrar ruhsatımızı iptal etmesianlaşılır gibi değildir. Hal böyle olunca, ENERJİ VETABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI hukuk müşavirliği veMaden İşleri Genel Müdürlüğününgerçekleştirdiği haksız ve yanlış işlemlersebebiyle müvekkilim hak kaybına uğramış veuğramaya devam etmektedir. Bu sakat işlem müvekkilin hakkaybını sonuçlandırmakla kalmamış, adetamahkeme yerine geçerek yetki ve hak gaspında bulunmuştur. SONUÇ ve İSTEM: a- Kısaca arz ve izah edilen vere’sen dikkate alınacak sebeplerle Öncelikle İYUK52.maddesi gereğince dava sonuçlanıncaya kadar ENERJİ VE TABİİKAYNAKLAR BAKANLIĞI Maden İşleri GenelMüdürlüğünün ruhsat iptaline ilişkinişleminin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI’NA kararverilmesini, b- Maden İşleri GenelMüdürlüğünün 19.04.2007 tarih ve 401990sayılı talimatı ile ruhsat iptali kararınınİPTALİNE, ruhsatın tekrar müvekkilim adınaTESCİLİNE karar verilmesini saygılarımla vekâletenarz ve talep ediyorum.” demek suretiyle bu kez idari yargı yerindedava açmıştır. İstanbul 6.İdare Mahkemesi: 29.12.2008gün ve E:2007/817, K:2008/2199 sayılı kararı ile özetle;“Dava;davacı adına devredilen maden işletme ruhsatınıniptaline ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılmıştır. 2709 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Anayasası’nın “CumhuriyetinNitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “TürkiyeCumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adaletanlayışı içinde, insan haklarına saygılı,Atatürk Milliyetçiliğine bağlı,başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik laikve sosyal bir Hukuk Devletidir.” kuralına yer verilmiş,“Mahkemelerin Bağımsızlığı”başlıklı 138. maddesinin 4. fıkrasında, “Yasamave yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymakzorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarınıhiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerinegetirilmesini geciktiremez.” hükmü düzenlenmiştir.