T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 783 KARAR NO : 2015 / 563 KARAR TR : 28.9.2015 ÖZET : Davalılardan Ziraat Bankası ve T.Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Ve Yardım Sandığı Vakfı üyesi olarak muhtelif bankalarda çalışan ve 4046 Sayılı Kanunun 22.maddesi uyarınca 657 Sayılı Kanuna tabi statüde bir kamu kurumuna ataması yapılan ve bu kurumdayken emeklilik isteminde bulunması üzerine diğer davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’nca (SGK) 5434 Sayılı Kanun hükümleri esas alınarak hakkında emeklilik işlemi tesis edilerek emekli ikramiyesi ödenen ve emekli aylığı bağlanan davacının, bu işlemin iptali istemiyle adli yargı yerinde açtığı davada hukuka aykırılık görülmeyerek davanın reddine karar verilmesi ve kararın temyizden geçerek kesinleşmesi; davalı Banka Sandığı Vakfı’na yaptığı bu sandıkça yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddi işlemi üzerine idari yargı yerinde açtığı davada işlem hukuka aykırı görüldüğünden iptaline karar verilmesi ve bu kararın temyizden geçerek kesinleşmesi; bu karar uyarınca da diğer davalı SGK’ca, evvelce bağlanan emekli aylığının da kesilmesi ve ödenen emekli aylıklarının davacı adına borç çıkarılması sonucu, davacının her iki davalıdan da emekli aylığı alamaz hale gelmesi sonucunu doğuran hüküm uyuşmazlığında; Adli ve İdari yargı kararlarından birinin kaldırılmasıyla hakkın yerine getirilmesi imkanı bulunmadığından, her iki kararın da kaldırılması suretiyle, Son yedi yıllık hizmetinin yarısından fazlasını davalı Banka Sandığı Vakfı bünyesinde çalışarak geçiren davacıya, 2829 Sayılı Kanunun 8 nci maddesi uyarınca davalı Vakıfça yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği, yaşlılık aylığına müstahak olduğu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların hesaplanarak kendisine ödenmesi gerektiği yolunda yeni bir karar verilmesiyle hüküm uyuşmazlığının çözümlenmesi hk. K A R A R HükümUyuşmazlığının giderilmesini isteyen : O. T. Vekili : Av. F.E. Karşı Taraf : 1- SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı (İdariYargıda) Vekili : Av. G. A. (İdariYargıda) 2-Ziraat Bankası ve T.Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı (AdliYargıda) Vekili : Av. E.E. (AdliYargıda) O L A Y :Davacıvekili davadilekçesinde(Ek.1);“Müvekkilim O. T., davalı T.C. ZiraatBankası ve T.Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfı sigortalısı olarak 10/06/1981tarihinden itibaren muhtelif şubelerde çalışmışolup, bu çalışması aralıksız olarak 1/10/2002tarihine kadar devam etmiştir. Müvekkilim bu tarihte Kredi YurtlarKurumu Bursa Bölge Müdürlüğü’neatanmış olup, bu tarihten itibaren T.C.EmekliSandığına tabi olarak çalışmasını15/01/2006 tarihine kadar sürdürmüştür. Müvekkilimin davalıYardım Sandığı Vakfi nezdinde geçen sigortalıhizmetleri ile, 506 sayılı yasa ve 5434 sayılı yasayagöre T.C.Emekli Sandığına tabi hizmetleri nazara alındığında,2829 sayılı yasaya göre davalı VakıftanYaşlılık Aylığı almaya hak kazanmışbulunmaktadır. Bu nedenle 15/02/2006 tarihindedavalı Vakfa yapılan başvuru ile YaşlılıkAylığı bağlanması talep edilmiş ise de (EK.2),30/03/2006 tarihli cevabi yazıda İl Çevre Md.nün emeklibaşvurusunun davalı Vakıf yerine T.C.EmekliSandığına göndermiş olması ve emeklilikişlemlerinin Sandık nezdinde devam etmesi sebebiyle talebimiz kabuledilmemiştir(Ek.3). Halbuki müvekkilimin Vakıfnezdinde geçen sigortalılık süresi ile 506sayılı yasaya tabi sigortalılık süresibirleştirilse dahi, T.C.Emekli Sandığındanyaşlılık aylığına hak kazanmasımümkün değildir. Ancak mevcut ve birleştirilen hizmetlerinegöre, davalı Vakıftan emekli aylığı almaya hakkazanmış bulunmaktadır. Keza 2829 sayılı yasanın8/1. fıkrası hükmüne göre, son 7 yıllıksüresinin yandan bir fazlası davalı Vakıf nezdindegeçmiş olduğundan, 1/03/2006 tarihinden itibarenyaşlılık aylığı bağlanmasıgerekmektedir. Bu nedenlerle dava açmak,müvekkilimin 506 sayılı yasanın geçici 20. maddesinegöre kurulu bulunan davalı Yardım SandığıVakfından 15/02/2006 tarihli başvuru sırasındaYaşlılık Aylığı bağlanmasına hakkazandığı hususunun tespiti ile buna göre aylıkbağlanmasına karar verilmesini talep etmek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerleyargılama icrasını, YaşlılıkAylığı talebinin T.C.Emekli Sandığıtarafından karşılanması gerektiği yolundakidavalı Vakıf işleminin iptali ile, müvekkilimin 506sayılı yasanın geçici 20. maddesine göre kurulubulunan davalı Yardım Sandığı Vakfından15/02/2006 tarihli başvuru sırasında YaşlılıkAylığı bağlanmasına hakkazandığının tespitine ve bu başvurumuza göreYaşlılık Aylığı bağlanmasına kararverilmesini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinindavalı tarafa yükletilmesini arz ve talep ederim.” istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 17.İş Mahkemesi:07.06.2007gün ve E:2006/620, K:2007/822 sayılı kararında özetle;“Duruşma aşamasında tarafların beyanıalınmış, delilleri sorulmuş, davacıya ait işyerişahsi sicil kayıtları ile tüm ekleri davalıişyerinden getirtilmiş, ayrıca delil olarak gösterilenAnkara 14.İş Mahkemesinin 2005/1513 esas sayılıdosyası dosyamız arasına getirtilmiş, Ankara 14.IşMahkemesinin 2005/1513 esas sayılı dosyasınınincelenmesinde bu dosyada mahkemece takip edilmediğinden işlemdenkaldırma kararı verildiği böylece davalı tarafınderdestlik itirazının yerinde olmadığı, zira14.iş Mahkemesinin 2005/1513 esas sayılı dosyasınıntakip edilmeme nedeniyle işlemden kaldırıldığıanlaşılmış, davacı taraf kurum kayıt vebelgelerine dayandığından dosya mevcut hali ile işten anlarbilirkişi H.A.’e tevdii edilmiş, bilirkişiayrıntılı ve gerekçeli raporunu 8.5.2007 tarihindemahkememize sunmuş, dosyanın bir bütün halinde incelenipdeğerlendirilmesinde 2859 sayılı kanunla ilgili 9.12.1983 tarihve 18246 sayılı resmi gazetede yayınlanan yönetmeliğin20.maddesinin 2.fıkrasının 4.maddesinde sigortalılarınbağlı olduğu sosyal güvenlik kuramlarının kanunladeğiştirilmesi hallerinde sigortalılara veya hak sahiplerine son7 yıllık fiili hizmet süresi nazara alınmadan hizmetsürelerinin sonuncusuna tabi olduğu, kuramca kendi mevzuatınagöre aylık bağlanır ve ödenir hükmügetirdiği kanunun 8.maddesinin 1.fıkrası uyarınca son defatabi olunan kurum dışındaki kurumlarca aylıkbağlanması gerektiğinde aylığı bağlamayayetkili kurum, mevzuatında belirtilen şartları yerinegetirmiş olması gerektiği, Yargıtay hukuk genel kurulunun5.11.997 tarih 698/895 sayılı kararında da 2829 sayılıyasada güdülen amacın hiçbir kuramdaki hizmetiyaşlılık aylığı bağlanmasına yeterliolmayan sigortalıları hizmet birleştirilmesi sureti ileaylık bağlanması olup bu nedenle sosyal güvenlik kuramlarındanbirindeki hizmetin yaşlılık aylığıbağlanması için yeterli olması halinde o güvenlikkuruluşunca diğer güvenlik kuruluşundaki hizmetin nazaraalınmadan yaşlılık aylığıbağlanması gerektiği yolunda olduğu, bu durumdadavacının T.C.emekli Sandığından emekli olmasıyolundaki vakıf işleminin iptali gerektiği davalıvakıfça davacıya 1.2.2006 tarihinden geçerli olmaküzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinintespiti yönünde hüküm kurulmuştur.” demeksuretiyle davanın kabulüne karar vermiştir. İşbu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesi28.10.2008 gün ve E:2007/19853, K:2008/13480 sayılı kararıile özetle;“...davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve T.Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfı bünyesinde 10.06.1981-01.10.2002tarihleri arasında 21 yıl 3 ay 21 gün (7671 gün)çalışmış, 05.03.1979-07.11.1980 tarihleriarasında 1 yıl 8 ay 2 gün askerlik borçlanmasıyapmış, vakıf bünyesinde çalışmakta iken4603 Sayılı TC Ziraat Bankası, T. Halk Bankası Anonim Şirketive T. Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkındaki KanununGeçici 1.maddesinin 3. Fıkrası uyarınca bankalarınmevcut personeli yeniden yapılandırma sürecinde isteklerihalinde 4046 Sayılı Özelleştirme UygulamalarınınDüzenlenmesine Ve Bazı Kanun ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22.maddesine göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarınanakledileceğine dair düzenlemeler çerçevesinde istihdamfazlası personel olarak nakle tabi tutularak Kadıköy Adliyesinde657 Sayılı. Yasa kapsamındaçalıştırılmak üzere naklen atamasınınyapılmış, ve T.C. Emekli Sandığına tabi olarak01.10.2002-15.01.2006 tarihleri arasında 3 yıl 3 ay 14 gün (1184gün) sonra emekliye ayrılmış, kendisine toplam hizmetsüresi üzerinden Emekli Sandığı tarafından yaşlılıkaylığı bağlanarak emekli ikramiyesinin ödendiğianlaşılmakta olup; uyuşmazlık, davacınınhizmetlerinin T.C. Emekli Sandığında mı, yoksa T.C. ZiraatBankası A.Ş. ve T.Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emeklive Yardım Sandığı Vakfında mıbirleştirilmesine ve giderek yaşlılıkaylığının bu Sosyal güvenlik kuruluşlarındanhangisi tarafından, bağlanması gerektiğine ilişkindir.Bu haliyle davanın Yasal Dayanağı 506 SayılıYasanın 60 ve devamı ile Geçici 20. ve 2829 SayılıYasanın 8. Maddeleridir. 2829 Sayılı Yasanın 8.Maddesi hükmüne göre "Birleştirilmiş hizmetsüreleri toplamı üzerinden ilgililere; son yedi yıllıkfiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olankurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşithizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendimevzuatına göre aylık bağlanıp ve ödenir. Ancak, malullük, ölüm,5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göreyaş haddinden re'sen emekli olma süresi kanunla belirlenen vazifelereatanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunladeğiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerindensonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göreaylık bağlanır." Görülüyor ki;bağlı oldukları Kurum’un kanunla değiştirilmesihalinde son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiilihizmet süresinin fazla olduğu Kurum’abakılmaksızın fiili hizmet sürelerden sonuncusunun tabiolduğu Kurum'a kendi mevzuatı uyarınca aylıkbağlanması öngörülmekle en fazla hizmet süresikuralına istisna getirilmiştir. Davacının kurumu, kanunladeğiştirildiğinden, hizmetlerinin T.C. EmekliSandığında birleştirilerek bu kurumca aylıkbağlanmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Öte yandan; sosyal güvenlik kurumlarından birine tabi olarakgeçen hizmet süresinin aylık bağlanmaya yetmesi halindesigortalının tercih hakkı bulunduğuöngörülmüş ise de, davacının bağlıolduğu Kurum Yasa ile değiştirildiğinden anılan yasahükmü gereğince artık tercih hakkından sözedilemeyeceği tartışmasızdır. O nedenle buişlemden dönülmesi de olanaklı değildir. Mahkemece, yukarıdayazılı maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmaksızınyazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasayaaykırı olup bozma nedenidir. 0 halde, davalı T.C. ZiraatBankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfı vekillerinin bu yönleri amaçlayantemyiz itirazları kabul edilmeli ve hükümbozulmalıdır.” Şeklindeki gerekçesi ilehükmün bozulmasına karar vermiştir. Ankara 17.İş Mahkemesi:Yargıtay’ın bozma ilamına uyduktan sonra 16.12.2008gün ve E:2008/1086, K:2008/863 sayılı kararı ile özetle;“Duruşma aşamasında tarafların beyanıalınmış, delilleri sorulmuş, davacıya ait işyerişahsi sicil dosyası davalı işyerinden getirtilmiş,davacı işçiye ait ssk sicil dosyası ssk ihtiyarlıksigorta müdürlüğünden getirtilmiş, mahkememizcetüm deliler toplandıktan sonra davacınındavasının kabulü yönünde hüküm kurulmuşverilen hükmün süresi içinde Temyiz edilmesi üzerineYargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.10.2008 tarihli ilamı ile bozularakdönmüş yeniden yapılan yargılamada usul ve yasayauygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına kararverilmiş, bu doğrultuda yapılan inceleme ve değerlendirmededavacının bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumukanunla değiştirildiğinden değiştirilen bu kurumcaaylık bağlanmasına yasaya aykırı bir hususbulunmadığı davacının bu durumda artık tercihhakkında bulunmasının da mümkünbulunmadığı anlaşılmış olupdavacının reddi yönünde hükümkurulmuştur.” demek suretiyle davanın reddine kararvermiştir. İşbu hükmündavacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay10.Hukuk Dairesi 10.03.2009 gün ve E:2009/2144, K:2009/3195sayılı kararı ile özetle; “Davacı, davalıvakıf işleminin iptali ile 15.02.2006 tarihi itibariyleyaşlılık aylığı bağlanmasına kararverilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamındabelirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacıavukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyizisteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan veTetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadakikağıtlar okunduktan sonra işin gereğidüşünüldü ve aşağıdaki karar tespitedildi. Dosyadaki yazılara,hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygunbiçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen vekarşı taraf yararına kazanılmış hak durumunuoluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasacacevaz bulunmamasına göre, yerinde görülmeyenbütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygunolan hükmün onanmasına,” şeklindekigerekçesiyle hükmün onanmasına karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. Davacı O. T. vekili(Ek.5)“müvekkilimO.T., 506 sayılı yasanın geçici 20. maddesine görekurulu bulunan T.C. Ziraat Bankası ve T.Halk Bankası MensuplarıEmekli ve Yardım Sandığı Vakfı sigortalısıolarak 10/06/1981 tarihinden itibaren muhtelif Banka Şubelerindeçalışmış ve bu çalışmasıaralıksız olarak 01/10/2002 tarihine kadar devam etmiştir. Butarihte işyerinin kapatılması sonucu 657 sayılı yasayatabi olarak Kredi ve Yurtlar Kurumu Bursa BölgeMüdürlüğü’ne atanan Müvekkilim 01/10/200201/02/2006 tarihleri arasında 5434 sayılı yasaya tabi olarakçalışmaya devam etmiş, davalı EmekliSandığı mensubu olarak 3 yıl 4 ay müddetleçalışmasını takiben emekli olmak üzereişyerinden ayrılmıştır. Müvekkilim iştenayrıldıktan sonra T.C. Ziraat Bankası ve T.Halk BankasıMensupları Emekli ve Yardım Sandığı VakfındanYaşlılık Aylığı almaya hak kazanmış isede, 4603 sayılı yasaya göre nakle tabi tutulan personeleyaşlılık aylığı bağlayacak olan Kurumun 2829sayılı yasanın 8/1. maddesine göre değil, 8/2.fıkrası hükmüne göre belirleneceği kabul edilerekhizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu T.C. EmekliSandığı tarafından “16/01/2006 tarihindenitibaren” emekli aylığı bağlanmıştır. Davalı T.C.EmekliSandığına yapılan 15/07/2010 tarihli başvuruda(Ek. 6),Müvekkilimin 2829 sayılı yasanın 8/1. maddesine göreson (7) yıllık hizmetin yarıdan fazlasının T.C. ZiraatBankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfı nezdinde geçmesi ve bu vakıftanYaşlılık Aylığı almaya hak kazanmasısebebiyle, keyfiyetin ilgili Vakıfa bildirilmesi ve EmekliSandığınca bağlanan aylıkların iptalineyönelik işlem tesisi talep edilmiş ise de, 19/08/2010 tarihliyazı ile talebimizin reddedildiği bildirilmiştir(Ek. 7). Davalıidare tarafından yapılan işlem bütünü ile usule,yasaya ve yerleşik içtihatlara tamamen aykırı bulunmaktadır.Şöyle ki: Müvekkilim, 10/06/1981-01/10/2002tarihleri arasında 21 yılı aşkın bir süre T.C.Ziraat - T.Halk Bankası Vakfına yüksek düzeyde primödemiştir. Ödediği primler karşılığıbugün için Vakıftan 1500-TL. civarında EmekliAylığı alması mümkün olduğu halde,davalı İdarenin haksız işlemi sonucu kendisi gibi T.C.Emekli Sandığı iştirakçisi olan emsallerininbugün için alabileceği 800-TL. civarındaki EmekliAylığı ile baş başabırakılmıştır. (Müvekkilimin yıllar boyutavan ücret üzerinden Vakfa yapmış olduğu primödemeleri yok sayılmış, Yargıtay H.G.K.nun 5/11/1997gün, 1997/10-698 E. 1997/895 K. sayılı kararında belirtilennimet/külfet prensibine açıkça aykırıdavranılmak suretiyle, asgari düzeyde emekli aylığıbağlanmıştır.) Davalı T.C. Emekli Sandığı,tüm işlemlerinde ısrarla, 2829 sayılı yasanın8/2. fıkrası hükmünün uygulanmasıgerektiğini, bağlı olunan Sosyal Güvenlik Kuruluşununyasa ile değiştirilmesi halinde, ilgililere hizmet sürelerininsonuncusunun tabi olduğu Kurum tarafından kendi mevzuatınagöre aylık bağlanacağını kabul etmektedir.HALBUKİ ORTADA BAĞLI OLUNAN SOSYAL GÜVENLİK KURULUSUNUNKANUNLA DEĞİŞTİRİLMESİ GİBİ BİRDURUM YOKTUR. Müvekkilim en son T.Halk Bankasında Vakıfsigortalısı olarak çalışmakta iken. Bankanınkapatılması sonucu işyeri değişikliğine maruzkalmış ve yeni atandığı ünitedeki tümçalışanlarla beraber T.C. Emekli sandığınakesenek ödemeye başlamıştır. Yaniçalışmakta olduğu işyerindeki Sosyal GüvenlikKurulusu yasa ile değiştirilmemiş, işyerideğişikliği sonucu bağlı olduğu SosyalGüvenlik Kurulusu da buna bağlı olarakdeğişmiştir. İlişikte sunulan ve ANKARA 12.İdare Mahkemesi Hakimliği tarafından 2003/1222 E.sayılı davada verilen 26/04/2004 tarihli Yürütmeyi DurdurmaKararında ve 22/10/2004 tarihinde verilen 2003/1222 E. 2004/1826 K.sayılı nihai kararda belirtildiği üzere, BU DURUMUNBAĞLI OLDUĞU KURUMUN KANUNLADEĞİŞTİRİLMESİ OLARAKNİTELENDİRİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞIaçıkça hükme bağlanmıştır. (Yinebenzer konuda Ankara 12. İdare Mahkemesinde açılan vesonuçlanan 2004/979 E. 2005/173 K. sayılı davada dahiaynı yönde karar verilmiş bulunmaktadır. İdare Mahkemelerinden sadırolan konuya ilişkin pek çok karar Danıştay 11. DaireBaşkanlığı tarafından onanarak kesinleştiğigibi, Yargıtay H.G.K. tarafından verilen 10/03/2010 tarih, E.2010/10-126, K. 2010/133 sayılı kararda dahi aynıgörüş benimsenmiş bulunmaktadır. Bu nedenle dava açmak,davalı T.C.Emekli Sandığının yasaya ve yerleşikiçtihatlara tamamen aykırı biçimde Müvekkilimin5434 sayılı yasaya göre emekli olması ve emeklimaaşının kendi mevzuatına göre bağlanmasıgerektiği yolundaki işleminin iptaline, nimet/külfet prensibineve 2829 sayılı yasanın 8. maddesinin 1.fıkrasıhükmüne göre “ son 7 yıllık hizmetinin,yarıdan fazlasının T.C.Ziraat - T.Halk Bankası Vakfınabağlı olarak geçirilmiş olması sebebiyle ,, ilgiliVakıf tarafından Yaşlılık Aylığıbağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep vedava etmek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerleyargılama icrasını, ilişikte sunulan deliller, emsalİdare Mahkemesi ve Danıştay kararları ile YargıtayH.G.K. kararı da nazara alınarak; Müvekkilimin 21 yıl 4 aymüddetle yüksek düzeyde ödemiş olduğu primlerkarşılığı T.C.Ziraat Bankası - T.HalkBankası Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfındanyaşlılık aylığı bağlanması gerekiriken, onun yerine davalı T.C. Emekli Sandığınca asgaridüzeyde emekli maaşı bağlanmasına dair işlemdehukuka uyarlık bulunmadığından, Ayrıca davalı T.C..EmekliSandığınca girişilen işlemin yasal dayanağıyanlış seçilmiş olduğundan, (2829 sayılıyasanın 8. maddesinin 2. fıkrasına göre değil, 1.fıkrasına göre işlem yapılmasıgerektiğinden) kanuna, usule, hakkaniyet ilkelerine ve yerleşikiçtihatlara tamamen aykırı olarak tesis edilen işleminiptaline karar verilmesini,. Müvekkilimin T.C. Ziraat Bankası - T.Halk Bankası Mensupları Emekli ve Yardım SandığıVakfından yaşlılık aylığı almaya hakkazandığı hususunun tespiti ile, yaşlılıkaylıklarını alamaması veya geç almasındandoğan zarara ilişkin talep ve dava haklarımızınsaklı tutulmasını arz ve talep ederim.” istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. Ankara 7.İdare Mahkemesi: 21.12.2011gün ve E:2010/1625, K:2011/1963 sayılı kararı ileözetle; “Dava,T.C. Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli veYardım Sandığı Vakfı sigortalısı olarak10/06/1981 tarihinden itibaren muhtelif banka şubelerinde 01/10/2002tarihine kadar çalışan, bu tarihten itibaren 4046sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca Kredi ve Yurtlar KurumuBursa Bölge Müdürlüğü'ne atanan ve 16/01/2006tarihinde emekliye ayrılan davacının, Ziraat Bankası ve T.Halk Bankası Mensupları Emekli ve Yardım SandığıVakfından emekli aylığı bağlanmasıgerektiğinden bahisle Emekli Sandığı'nca bağlanmışolan emekli aylığının iptal edilmesi içinyaptığı başvurusunun reddine ilişkin 19/08/2010tarihli ve 59.797.611 sayılı işlemin iptali istemiyleaçılmıştır. 2829 sayılı SosyalGüvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen HizmetlerinBirleştirilmesi Hakkında Kanun'un "Tanımlar"başlıklı 3. maddesinin (a) bendinde; bu Kanunda geçen"Kurum" ifadesinin ikinci maddede gösterilen sosyalgüvenlik kuruluşlarını ifade edeceği belirtilmiş,"Aylığı bağlayacak kurum" başlıklı8. maddesinde de, "Birleştirilmiş hizmet süreleritoplamı üzerinden, ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmetsüresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmetsürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmetsürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatınagöre aylık bağlanır ve ödenir. Ancak, malûllük,ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu'na göre yaş haddinden re'sen emekli olma, süresi kanunlabelirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı olduklarıkurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerindensonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi, mevzuatına göreaylık bağlanır" hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; 10/06/1981-01/10/2002 tarihleri arasında 21 yıl, 3ay, 22 gün süreyle muhtelif banka şubelerinde T.C. Ziraat Bankasıve T. Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfı sigortalısı olarakçalışan davacının, 4603 sayılı Kanun ve4046 sayılı Yasanın 22. maddesi hükümleriuyarınca istihdam fazlası personel olarak belirlenerek 2002yılında Kredi ve Yurtlar Kurumu Bursa BölgeMüdürlüğüne atandığı ve daha sonra buarada 01/10/2002-16/01/2006 tarihleri arasında 3 yıl, 3 ay, 15gün süreyle çalıştıktan sonra 16/01/2006tarihinde emekliye ayrılan davacıya, Emekli SandığıGenel Müdürlüğü tarafından 2829 sayılıYasanın 8. maddesi uyarınca 01/02/2006 tarihinden itibaren emekliaylığı bağlandığı, davacının15/07/2010 tarihli dilekçe ile, T.C. Ziraat Bankası ve T. HalkBankası Mensupları Emekli ve Yardım SandığıVakfı tarafından emekli aylığı bağlanmasıgerektiğinden bahisle, Emekli Sandığınca bağlananemekli aylığının iptal edilmesi içinyaptığı başvurusunun dava konusu işlem ile reddiüzerine bakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır. Bu durumda; yukarıda yer verilenyasa hükmü ile bu hükmün gerekçelerinin birliktedeğerlendirilmesinden, davacının Ziraat Bankasındaçalışmakta iken 4603 ve 4046 sayılı Kanunun 22.maddesi uyarınca Kredi ve Yurtlar Kurumu Bursa BölgeMüdürlüğü emrine atanması ile çalıştığıkurum ve tabi olduğu sosyal güvenlik kuruluşudeğişmiş ise de, bu husus 2829 sayılı Yasanın 8.maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan "bağlıolduğu kurumun kanunla değiştirilmesi" olaraknitelendirilemeyeceği gibi davacının son 7 yıllıkfiili hizmet süresinin yarısından fazlasının T.C.Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli veYardım Sandığı Vakfına tabi olarakgeçtiğinden, 2829 sayılı Kanunun 8/1. maddesiuyarınca T.C. Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası MensuplarıEmekli ve Yardım Sandığı Vakfınca emekliaylığı bağlanması gerektiği açıkolup, davacının Emekli Sandığınca bağlanan emekliaylığının iptal edilmesi için yaptığıbaşvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukukauyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davakonusu işlemin iptaline” şeklinde karar vermiştir. İşbu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay 11.Dairesi02.10.2012 gün ve E:2012/4504, K:2012/5840 sayılı ilamı ileözetle; “İdare Mahkemeleri tarafından verilenkararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49.maddesinde belirtilen nedenlerdenbirinin bulunması halinde mümkündür. İdareMahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk veusule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep debulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılankararın onanmasına,” şeklinde karar vermiş,davalı vekilince karar düzeltme istemi üzerineDanıştay 11.Dairesi 11.04.2014 gün ve E:2013/1064, K:2014/1712sayılı ilamı ile özetle; “Danıştay davadaireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarıtarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yenidenincelenebilmelerini gerektiren sebepler, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 54.maddesinin 1.fıkrasındagösterilmiş; aynı maddenin 2.fıkrasında iseanılan daire ve kurulların kararın düzeltilmesi istemindeileri sürülen sebeplerle bağlı olduklarıbelirtilmiş bulunmaktadır. Kararın düzeltilmesi isteminiiçeren dilekçede ileri sürülen sebepler, anılanmaddede sayılan sebeplere uymadığından, düzeltme istemininreddine” şeklinde karar vermiş ve kararkesinleşmiştir. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDENİSTEK:Davacı O.T. vekili,“Ankara 7.İdare Mahkemesinin 2010/1625 E.2011/1963 K. sayılı, 21/12/2011 tarihli kararınınkesinleşen hüküm fıkrasına göre, Müvekkilimedavalı Kurum tarafından (devredilen T.C.Emekli Sandığıtarafından) bağlanan emekli aylıklarıbaşlangıç tarihi itibarı ile iptal edilmiş,15/02/2006-30/06/2012 tarihleri arasında ödenmiş olan 65.323,35TL. tutarındaki aylıkların Kuruma iadesi istenilmiştir. Ankara 17.İş Mahkemesindeaçılan ve sonuçlanan 2008/1086 E. 2008/863 K.sayılı davada, T.C.Ziraat Bankası A.Ş. ve T.HalkBankası T.A.Ş.Emekli ve Yardım SandığıVakfından emekli aylığı bağlanması içintalepte bulunulmuş ise de, Mahkemece talebimizin reddine kararverilmiş, söz konusu karar Yargıtay’ca onanarakkesinleşmiştir. TALEBİN KONUSU: Ankara17.İş Mahkemesinin 2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı davadosyasının celbini ve işbu dava dosyası içersinealınmasını takiben, her iki dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına şevki ile,aşağıda açıklaması yapılan nedenlerle,hüküm uyuşmazlığının Müvekkiliminlehine olan ve müstakar hale gelen İdare Mahkemesi kararıdoğrultusundan giderilmesini, Ankara 17.İş Mahkemesine ait2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı, 16/12/2008 tarihli kararınortadan kaldırılmasını talep etmekteyiz. AÇIKLAMA : A- Müvekkilim O. T., 506sayılı yasanın geçici 20.maddesine görekurulmuş olan davalı T.C.Ziraat Bankası ve T.Halk BankasıMensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfısigortalısı olarak 10/06/1981 tarihinden itibaren muhtelif bankalardaçalışmış olup, bu çalışmasıaralıksız olarak 1/10/2002 tarihine kadar devam etmiştir.Müvekkilim bu tarihte Kredi ve Yurtlar Kurumu GenelMüdürlüğü’ne bağlı Bursa BölgesiUludağ Öğrenci Yurdu Müdürlüğü emrineatanmış olup, bu tarihten itibaren de “devredilen,,T.C.EmekliSandığına tabi olarak çalışmasınısürdürmüştür. Müvekkilim, davalı YardımSandığı Vakfı nezdinde geçen sigortalıhizmetleri ile, 5434 sayılı yasaya göre T.C.EmekliSandığı nezdinde geçen hizmetleri ve Askerlik Borçlanmasüresi nazara alındığında, davalı T.C.ZiraatBankası ve T.Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfından emekli aylığı almaya hakkazanmış bulunmaktadır. Bu nedenle 2/02/2005 tarihindedavalı Vakfa yapılan başvuru ile YaşlılıkAylığına hak kazanıp/kazanamadığı husususorulmuş ise de, 11/02/2005 tarihli cevabi yazıda 2829sayılı yasaya göre Vakıfça emekliaylığı bağlanamayacağı bildirilmiştir. İlgili Vakıf tarafındanolumsuz yanıt verilmesini takiben Ankara 17.İş Mahkemesinde,davalı T.C.Ziraat Bankası ve T.Halk Bankası MensuplarıEmekli ve Yardım Sandığı Vakfı aleyhine 22/05/2006tarihinde dava açılmış, başlangıçtaisteğimiz doğrultusunda verilen ilk kararınYargıtay’ca bozulması üzerine 2008/1086 E. 2008/863 K.sayı ile verilen red kararı, Yargıtay’ca onanarakkesinleşmiştir. Mahkeme ve Yargıtay kararı örnekleriilişikte sunulmuş olup, kesinleşen işbu Adli Yargıkararının hüküm fıkrasına göre;Müvekkilimin Mülga 506 sayılı yasanın geçici20. Maddesine göre kurulu olan T.C.Ziraat Bankası ve T.HalkBankası Mensupları Emekli ve Yardım SandığıVakfından, emekli aylığı alması imkansız halegelmiştir. Ancak tamamen benzer konudaaçılan bir başka davada Vakıf tarafından aylıkbağlanması gerektiğinin tespitine dair verilen kararınaynı şekilde Yargıtay’ca bozulmasını takiben,Mahkemece verilen direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk GenelKurulu tarafından “ Müvekkilimle ilgili olarak verilen vekesinleşen red kararının aksine,, davalı Vakıftarafından emekli aylığı bağlanmasıgerektiği kabul edilmiştir. (Sözü edilen 10/03/2010tarihli. 2010/10-126 E. 2010/133 K. sayılı HGK. kararınınbir örneği dahi ilişikte sunulmuş olup, bu karardan sonraemekli aylıkları Vakıf tarafından bağlanmayabaşlamış açılan davaların tamamı buşekilde sonuçlanmış ve kesinleşmiştir. B- Davanınaçıldığı tarih itibarı ile, İşMahkemelerinde “ devredilen ,,T.C.Emekli Sandığı GenelMüdürlüğü aleyhine İş Mahkemelerinde davaaçılması mümkün olmadığından, bu kezilgili Sandığa başvuruda bulunarak, Müvekkilimin emekliaylığının Emekli Sandığı tarafındandeğil ilgili Vakıf tarafından bağlanmasıgerektiğinden bahisle buna göre işlem yapılması talepedilmiş ise de, bu talebimiz davalı Kurum tarafındanreddedilmiştir. Talebimizin reddini takiben Ankara7.İdare Mahkemesi nezdinde açılan ve sonuçlanan2010/1625 E. 2011/1963 K. sayılı davada, Müvekkilime T.C.ZiraatBankası ve T.Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfınca emekli aylığıbağlanması gerektiği kabul edilerek, devredilen T.C.EmekliSandığı tarafından bağlanmış olan emekliaylığının iptaline karar verilmiş, Mahkemece verilen kararDanıştay 11. Daire Başkanlığının 2012/4504E. 2012/5840 K. sayılı kararı ile onanmış,kararın düzeltilmesi talebi de aynı Dairenin 2013/1064 E.2014/1712 K. sayılı kararı ile reddedilmiş olduğundan,söz konusu karar kesinleşmiştir. Müvekkilim hakkındaaçılan ve sonuçlanan bu davadan önce, tamamen benzerkonuda diğer İdare Mahkemelerinden sadır olan veDanıştay’ca onanarak kesinleşen emsal karar örnekleridahi ilişikte sunulmuş olup, bu uygulama emsal içtihatlarlamüstakar hale gelmiş bulunmaktadır. (4 Adet emsal İdareMahkemesi kararı ile Danıştay Onama kararları KararDüzeltme Taleplerinin reddine ilişkin karar örnekleriilişikte sunulmuştur.) C- Müvekkilim yukarıda (A)paragrafında yazılı olan Ankara 17. İş Mahkemesinin2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı dosyasında verilen redkararının kesinleşmesi üzerine, T.C.Ziraat Bankası veT.Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfından emekli aylığı almasımümkün olmadığı gibi, yukarıda (B)paragrafında açıklaması yapılan davada verilenkararın kesinleşmesi üzerine “ Devredilen ,,T.C.EmekliSandığı tarafından bağlanmış olan emekliaylığını da kaybetmiş bulunmaktadır. Ankara 7. İdare Mahkemesitarafından verilen 2010/1625 E. 2011/1963 K. sayılı kararınkesinleşmesi beklenmeden, SGK. (Devredilen T.C. EmekliSandığı) tarafından ödenmekte olan emekliaylığı derhal kesilmiştir. SGK. tarafından emekliaylığının iptal keyfiyeti hakkında ilgili Vakfa bilgiverilmek suretiyle tarafımıza emekli aylığıbağlanması talep edilmiş ise de, Ankara 17. İşMahkemesinin 2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı kararıgereğince T.C.Ziraat ve T.Halk Bankası Vakfı tarafından da“Kesinleşen İş Mahkemesi kararı gereğince” aylık bağlanamayacağı bildirilmiştir. (EK.20,EK.21) Müvekkilimin emekliaylığını talep edebileceği bu iki Kurum dışında,başkaca sosyal güvenlik kurumu bulunmadığından,yukarıda sözü edilen idari ve adli yargıkararlarındaki hüküm fıkralarının aynı andauygulanması sonucu (Hüküm fıkraları arasındakiçelişki nedeniyle) Müvekkilim 25 yılınüzerindeki hizmetine rağmen emekli aylığı almaktanmahrum kalmış bulunmaktadır. D- Bu durumda Ankara 17.İşMahkemesinin 2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı kararınınhüküm fıkrası ile, Ankara 7.İdare Mahkemesinin2010/1625 E. 2011/1963 K. sayılı kararındaki kesinleşenhüküm fıkrası arasındaki uyuşmazlıknedeniyle Müvekkilimin emeklilik hakkının temin edilmesiimkansız hale geldiğinden, uyuşmazlığıngiderilmesi için Mahkemenize başvurmak zorunlu olmuştur. Müvekkilimle ilgili olan ikiayrı vargı kararı, 2247 sayılı yasanın24.maddesinde tarif edilen hüküm uyuşmazlığınabütünü ile uygunluk sağlamaktadır. Şöyle ki; a)Anılan yasa hükmünegöre, uyuşmazlık yaratan hükümlerin; adli, idari veyaaskeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesigerekmektedir. Bu olayda Uyuşmazlık yaratan hükümlerinilki İş Mahkemesi tarafından, İkincisi ise idare Mahkemesitarafından verilmiş bulunmaktadır. b)Konu, Müvekkilimin emekliaylıklarının hangi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafındanödeneceği noktasında yoğunlaşmakta olduğundan,dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması şartıda gerçekleşmiştir. (SGK. ve Vakıf haricinde emekliaylığı talep edebileceğimiz başkaca bir Kurum yoktur.) c)Her iki karar kesinleşmişolup, İdare Mahkemesince verilen karar en son karar düzeltmeisteminin reddedilmesi nedeniyle kesinleşmiş bulunmaktadır. d)Ankara 17.İş Mahkemesinceverilen 2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı davada, ilgili Vakıftarafından aylık bağlanması talebinin reddedilmesi, Ankara7.İdare Mahkemesinin 2010/1625 E. 2011/1963 K. sayılıkararı ile Emekli Sandığınca bağlanmış olanaylığın iptal edilmesi sonucu, MÜVEKKİLİMİNTÜM EMEKLİLİK HAKKININ ORTADAN KALKMASI SÖZ KONUSUOLDUĞUNDAN, her iki hükme bağlı olarak Müvekkiliminemeklilik hakkının temin edilememesi ve aylıkbağlanmasının olanaksız hale gelmesi nedeniylehüküm uyuşmazlığının lehimize olanİdare Mahkemesi kararı doğrultusunda giderilmesini, Ankara17.İş Mahkemesinin 2008/1086 E. 2008/863 K. sayılıkararının kesinleşen hüküm fıkrasınınkaldırılarak Müvekkilimin lehine olması ve emsal kararlaragöre tüm (aynı durumda olan tüm çalışanlargibi) T.C.Ziraat Bankası T.Halk Bankası Mensupları Emekli veYardım Sandığı Vakfı tarafından emekliaylığı bağlanmasınıuyuşmazlığın bu suretle çözümlenmesinitalep etmek gerekmiştir. SONUÇ ve İSTEM :Açıklanan nedenlerle 2247 sayılı yasanın 24.maddesi ile 15 ve 16.maddelerindebelirtilen usul gereği olarak, Ankara 17.İş Mahkemesine ait2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı dava dosyasının celbinitakiben, her iki dava dosyası üzerinden gerekli incelemeninyapılmasını, yapılacak tetkik ve inceleme sonucu;yukarıda arzedilen ve tetkikatımız sırasındagörülecek olan nedenlerle; a)Mahkemece gerekligörülür ise 2247 sayılı yasanın 25.maddesigereğince Yüksek Mahkemece gün tespit edilerek duruşmaicrasını, b)Ankara 17.İş Mahkemesinin2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı kararının hükümfıkrası ile, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 2010/1625 E. 2011/1963K. sayılı kararındaki kesinleşen hüküm fıkrasınaEmekli Sandığınca bağlanmış olan emekliaylığı iptal edildiği gibi, Müvekkilimin davalıVakıf nezdindeki emeklilik hakkının temin edilmesi deimkansız hale geldiğinden, sözü edilen hükümuyuşmazlığının emsal içtihatlarla oluşanuygulamaya göre Müvekkilimin lehine olan İdare Mahkemesikararı doğrultusunda giderilmesini, Ankara 17. İşMahkemesinin 2008/1086 E. 2008/863 K. sayılı kararı ile bukararı onaylayan Yargıtay 10. HD.nin 2009/2144 E. 2009/3195 K.sayılı onama kararının tüm sonuçları ilebirlikte ortadan kaldırılmasına karar verilmesini. c)İlişikte sunulan emsalYargıtay HGK. kararı İş Mahkemelerinden sadır olanemsal kararlar ve Yargıtay Onama kararları ile, Ankara İdareMahkemelerince verilen ve Danıştay 11. Dairesince onanarakkesinleşen kararlara göre, Müvekkilime T.C.Ziraat Bankasıve T.Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfı tarafından 1/06/2006 tarihinden itibarenemekli aylığı bağlanmasına karar verilmesini arz vetalep ederim” şeklinde talepte bulunmuştur. Başkanlıkça, 2247sayılı Yasa’nın 24 ve 16. Maddelerine göre ilgiliBaşsavcılarının düşünceleriistenmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI; “…T.C.Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli veYardım Sandığı Vakfı sigortalısı olarak10.06.1981 tarihinden itibaren çeşitli banka şubelerinde01.10.2002 tarihine kadar çalışan, bu tarihten itibaren 4046sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca Kredi ve Yurtlar KurumuBursa Bölge Müdürlüğü'ne atanan ve 16.01.2006tarihinde emekliye ayrılan davacının, Ziraat Bankası ve T.Halk Bankası Mensupları Emekli ve Yardım SandığıVakfından emekli aylığı bağlanmasıgerektiğinden bahisle Emekli Sandığı'ncabağlanmış olan emekli aylığının iptaledilmesi için yaptığı başvurunun reddineilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Ankara 7.İdare Mahkemesince verilen 21.12.2011 tarih ve E:2010/1625, K:2011/1963sayılı kararla, 2829 sayılı Sosyal GüvenlikKurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin BirleştirilmesiHakkında Kanun'un 8. maddesi ile bu madde hükmününgerekçelerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacınınZiraat Bankasında çalışmakta iken 4603 sayılıYasa ve 4046 sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca Kredi veYurtlar Kurumu Bursa Bölge Müdürlüğü emrineatanması ile çalıştığı kurum ve tabiolduğu sosyal güvenlik kuruluşu değişmiş ise de,bu hususun 2829 sayılı Yasanın 8. maddesinin 2.fıkrasında tanımlanan "bağlı olduğu kurumunkanunla değiştirilmesi" olarak nitelendirilemeyeceği gibidavacının son 7 yıllık fiili hizmet süresininyarısından fazlasının T.C. Ziraat Bankası ve T. HalkBankası Mensupları Emekli ve Yardım SandığıVakfına tabi olarak geçtiğinden, 2829 sayılı Kanunun8/1. maddesi uyarınca T.C. Ziraat Bankası ve T. Halk BankasıMensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfıncaemekli aylığı bağlanması gerektiğiaçık olup, davacının Emekli Sandığıncabağlanan emekli aylığının iptal edilmesi içinyaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusuişlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyleiptaline hükmedilmiş, bu karar temyiz aşamasındaDanıştay Onbirinci Dairesince verilen 02.10.2012 tarih veE:2012/4504, K2012/5840 sayılı kararla onanmış, karardüzeltme istemi de yine aynı Dairenin 11.04.2014 tarih veE:2013/1064, K2014/1712 sayılı kararıyla reddedilmek suretiylekesinleşmiştir. USULE İLİŞKİNİNCELEME: İdari ve adli yargıkararları arasında oluştuğu ileri sürülenhüküm uyuşmazlığınınçözümü için; öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşup oluşmadığınınbelirlenmesi gerekmektedir. 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun ile değişik24'üncü maddesinin birinci fıkrasında, " 1 incimaddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından, görevleilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesiolanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabuledilir." hükmü yer almaktadır. Anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin: Uyuşmazlık yaratanhükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en azikisi tarafından verilmesi, Konu, dava sebebi ve taraflardanen az birinin aynı olması, Her iki kararın dakesinleşmiş olması, Kararlarda davanınesasının hükme bağlanması, Kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması, koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinden ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak kesinleşmişkararlar oldukları; her iki kararda da davanın esasının hükmebağlandığı anlaşılmıştır. Yaşlılıkaylığı bağlanması talebinin EmekliSandığınca karşılanması gerektiği yolundatesis edilen T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve T. Halk BankasıMensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfıişleminin iptali ile 506 sayılı Yasanın geçici 20.maddesi uyarınca anılan Yardım SandığıVakfından 15.02.2006 tarihinde yaşlılıkaylığı bağlanmasına hakkazandığının tespiti ile aylık bağlanmasınakarar verilmesi istemiyle açılan davanın, adli yargıdaverilen karar ile reddedilmesine karşılık, EmekliSandığı'nca bağlanmış olan emekliaylığının iptal edilmesi için yapılanbaşvurunun reddine ilişkin işlemin idari yargıda verilenkararla iptaline hükmedildiği anlaşılmakla, anılankararlar arasındaki çelişki nedeniyle davacıya hakettiği emekli aylığı bağlanmasının yerinegetirilmesi olanaksız hale geldiğinden, söz konusu adli ve idariyargı kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININESASININ İNCELENMESİ: Uyuşmazlık,yaşlılık aylığının Sosyal güvenlikkuruluşlarından T.C. Emekli Sandığı mı, yoksaT.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve T. Halk Bankası A.Ş.Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfıtarafından mı bağlanması gerektiğine ilişkindir. Davacıya emekliaylığı bağlandığı dönemdeyürürlükte olan mülga 2829 sayılı SosyalGüvenlik Kuramlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin BirleştirilmesiHakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin (a) bendinde; bu Kanunda geçen "Kurum"sözcüğünün ikinci maddede gösterilen sosyalgüvenlik kuruluşlarını ifade edeceği belirtilmiş,"Aylığı bağlayacak kuram" başlıklı8. maddesinde de, "Birleştirilmiş hizmet süreleritoplamı üzerinden, ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmetsüresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kuramca, hizmetsürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmetsürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kuramca, kendi mevzuatınagöre aylık bağlanır ve ödenir. Ancak, malûllük,ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu'na göre yaş haddinden re'sen emekli olma, süresi kanunlabelirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı olduklarıkurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmetsürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kuramca, kendi, mevzuatınagöre aylık bağlanır." hükmüne yerverilmiştir. Anılan Yasanınuyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde; Bu madde ile; hizmetsürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylıkbağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatınınuygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarlarınönlenmesi amacı ile yeni bir düzenlemeyapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerindeolmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektirenmalullük, ölüm, 5434 Sayılı Kanun uyarıncayaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisnagetirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmetsüresi üzerinden bu madde ile getirilen şartlan haizolmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkındauygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden; 10.06.1981-01.10.2002 tarihleri arasında 21 yıl, 3ay, 22 gün süreyle çeşitli banka şubelerinde T.C.Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası Mensupları Emekli veYardım Sandığı Vakfı sigortalısı olarakçalışan davacının, 4603 sayılı TC ZiraatBankası, T. Halk Bankası Anonim Şirketi ve T. Emlak BankasıAnonim Şirketi Hakkındaki Kanunun geçici 1. maddesinin 3.fıkrası uyarınca bankaların mevcut personelinin yenidenyapılandırma sürecinde istekleri halinde 4046 SayılıÖzelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine veBazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun’un 22. maddesine göre diğerkamu kuram ve kuruluşlarına nakledileceğine dairdüzenlemeler çerçevesinde istihdam fazlası personel olaraknakle tabi tutulmak suretiyle 2002 yılında YüksekÖğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Uludağ YurtMüdürlüğüne atandığı,01.10.2002-16.01.2006 tarihleri arasında 3 yıl, 3 ay, 15 günsüreyle çalıştıktan sonra 16.01.2006 tarihindeemekliye ayrılan davacıya, Emekli Sandığı GenelMüdürlüğü tarafından 2829 sayılıYasanın 8. maddesi uyarınca 01.02.2006 tarihinden itibaren emekliaylığı bağlandığı, davacınınönce T.C. Ziraat Bankası ve T. Halk Bankası MensuplarıEmekli ve Yardım Sandığı Vakfına başvurarakyaşlılık aylığı bağlanmasınıistediği, bu istemin reddi üzerine adli yargıdaaçılan davanın reddedildiği, daha sonra EmekliSandığınca bağlanan emekli aylığınıniptal edilmesi için Emekli Sandığınabaşvurduğu, bu başvurunun reddine ilişkin işlemekarşı idari yargıda açılan davada verilen kararlasöz konusu işlemin iptal edildiği anlaşılmıştır. Anılan Yasa hükmü ile buhükmün gerekçelerinin birlikte değerlendirilmesinden,davacının, Ziraat Bankasında çalışmakta iken4603 sayılı T.C. Ziraat Bankası, T. Halk Bankası A.Ş.ve T. Emlak Bankası A.Ş. Hakkında Kanun ve 4046 sayılıÖzelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22. maddesiuyarınca Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu UludağYurt Müdürlüğüne atanması ileçalıştığı kurum ve tabi olduğu sosyalgüvenlik kuruluşu değişmiş ise de, bu husus 2829sayılı Yasanın 8. maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan"bağlı olduğu kurumun kanunladeğiştirilmesi" olarak nitelendirilemeyeceği gibidavacının son yedi yıllık fiili hizmet süresininyarısından fazlasının T.C. Ziraat Bankası ve T.HalkBankası Mensupları Emekli ve Yardım SandığıVakfına tabi olarak geçmiş olmasıkarşısında, 2829 sayılı Kanunun 8/1. maddesiuyarınca davacıya T.C. Ziraat Bankası ve T. Halk BankasıMensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfıncaemekli aylığı bağlanması gerektiğinden, EmekliSandığınca aylık bağlanmasında hukukauyarlık bulunmamaktadır.” şeklindeki gerekçesi ile“.....hüküm uyuşmazlığı bulunduğuna;Ankara 17. İş Mahkemesinin 16.12.2008 tarih ve E:2008/1086, K2008/863sayılı kararının kaldırılmasına; Ankara 7.İdare Mahkemesinin 21.12.2011 tarih ve E:2010/1625, K2011/1963 sayılıkararının kabulüne...”şeklinde yazılıdüşünce vermiştir. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: “2247sayılı Yasa’nın 24. maddesine göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için,adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafındangörevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflardan enaz biri aynı olan iki ayrı kararın bulunması ve bu kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız olması gerekmektedir. Hükümuyuşmazlığına konu olan kararlardan adli yargı yerindeaçılan davada, davacının T.C. Ziraat BankasıA.Ş. ve T. Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli veYardım Sandığı Vakfından emekliliği hakedişinin tespiti talebi, 2829 sayılı yasanın 8. Maddesinegöre davacının kurumunun kanunla değiştirilmesinedeniyle en son çalıştığı kurumundabağlı olduğu sigorta sistemi üzerinden emekliolabileceği gerekçesi ile reddedilmiş iken; İdari yargıyerinde verilen kararda ise, aynı yasa maddesine farklı yorumyapılarak, davacının özelleştirilme uygulamalarınedeniyle bankada çalışırken 657 sayılı yasakapsamında emekli sandığına tabii bir işyerineatanmasının 2829 sayılı Yasanın 8. maddesinin 2.fıkrasında tanımlanan "bağlı olduğu kurumunkanunla değiştirilmesi" olarak nitelendirilemeyeceği,dolayısı ile son 7 yıllık hizmet süresininyarısından fazlasını geçirdiği Vakfıntabii olduğu sistem üzerinden emekli olması gerektiğisaptaması ile davanın kabulü ile emeklisandığının emekli aylığıbağlamasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. Bu durumdaher iki yargı merciinde görülen davaların sebep vekonuları ile taraflarının aynı olduğusöylenebilecektir, zira her iki davanın sonucunda verilen kararlarile davacının Yardım sandığı vakfıüzerinden emekli olup olmayacağı hususu bakımındanortaya çıkan çelişkili kararlar nedeniyle birhakkın yerine getirilmesi olanaksız hale gelmektedir. Bu durumdaanılan kararlar arasına hükümuyuşmazlığı bulunmaktadır. HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININESASININ İNCELEMESİ; Çözülmesi gerekenuyuşmazlık, davacının hizmetlerinin T.C. EmekliSandığında mı, yoksa T.C. Ziraat Bankası A.Ş. veT. Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfında mı birleştirilmesine veyaşlılık aylığının bu Sosyal güvenlikkuruluşlarından hangisi tarafından bağlanmasıgerektiğine ilişkindir. Uyuşmazlığı konudavanın yasal Dayanakları 5510 sayılı kanunun 106. maddesiile mülga edilen 506 Sayılı Yasanın 60 ve devamımaddeleri ile ile geçici 20. ve 2829 Sayılı Yasanın 8.maddeleridir. 2829 sayılı Yasanın 8. maddesi hükmünegöre ''Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamıüzerinden ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresiiçinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmetsürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerindensonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylıkbağlanıp ve ödenir. / Ancak malullük, ölüm 5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaşhaddinden re'sen emekli olma süresi kanunla belirlenen vazifelere atanmaveya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunladeğiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerindensonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göreaylık bağlanır.” bağlı oldukları Kurum'unkanunla değiştirilmesi halinde son yedi yıllık fiili hizmetsüresi içinde fiili hizmet süresinin fazla olduğu Kurum'abakılmaksızın fiili hizmet sürelerden sonuncusunun tabiolduğu Kurum'a kendi mevzuatı uyarınca aylıkbağlanması öngörülmekle en fazla hizmet süresikuralına istisna getirilmiştir. 2829 sayılı Yasanınuyuşmazlığa uygulanan 8. Maddesinde yer alan ve istisnahükmü olarak değerlendirilen "bağlı olunankurumun kanunla değişmesi" halinde son 7 yıllıkçalışmanın yarısından fazlasınınhangi kurumda geçirildiğine bakılmaksızın fiilihizmet sürelerden sonuncusunun tabi olduğu Kurum'un tabii olduğusosyal güvenlik sistemine göre yaşlılık aylığıbağlanması söz konusudur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi,2006/728 E., 2006/7859 K. sayılı içtihadında olduğugibi, bu tür davalarda, değişen kurumun özelleştirmeuygulamaları sonucu olmasına bakmaksızın istisnahükmünü Yasanın lafzına uygun olarak yorumlamaktadır.Ancak: Uyuşmazlığınçözümü, davada uygulanacak 2829 Sayılı"Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak GeçenHizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun"un 8. maddesininyorum yoluyla gerçek amacının tespitinde yatmaktadır. Bukonuda, Yargıtay HGK 2011 - 21/814 SY karar gerekçesinde debahsedildiği gibi, ".....Uyuşmazlığınçözümü, davada uygulanacak 2829 SayılıYasa'nın 8. maddesinin yorum yoluyla gerçek amacınıntespitinde yatmaktadır. Anılan maddede“birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden,ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içindefiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşitolması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabiolduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylıkbağlanır ve ödenir" hükmüne yer verilmiştir. Özel Dairece;uyuşmazlığın çözümüne esas alman bumadde yorumlanırken söz ve deyimlerin lâfzi anlamınasıkı sıkıya bağlı kalınarak yasa maddesiyorumlanıp sonuca kavuşturulmuştur. Ne var ki, çoğudefa tek başına metinden hareket ederek yorum yoluna başvurmaksağlıklı sonuca kavuşmayı önleyebilir.Yasanın amacı sözle (lafızla) çelişiyorsa,söze değil öze önem verilmek gerekir. Yorumda asılolan, adalete uygun sonuca kavuşmak olmalıdır. 22.02.1997 gün ve 1/1sayılı Yargıtay içtihadı BirleştirmeKararında da belirtildiği üzere bir Kanunhükmünün, yasaya konuluş amacına aykırısonuç doğuracak şekilde yorumlanması hukuk ilkelerine veyasanın hem sözü ve hem de özü ileuygulanmasını öngören TMK’nun 1. maddesine uygunolmaz. Gerçekten de; somut olaydaizlenildiği gibi, Sosyal Güvenlik Kurumlan arasında norm vestandart birliği bulunmamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumlanarasında, yalnızca aylıkların seviyesi bakımındandeğil, koruma kapsamına alınan tehlikeler ve hak kazanmaşartları bakımından da farklılıklar olduğubelirgindir. Önemli olan, hangi kurum olursaolsun, aynı külfete katlanan insanların ayın haklara sahipolmasının sağlanması olmalıdır. Esasen; SosyalGüvenlik Kurumlan ’nııı görevi Sosyal SigortaKanunları çerçevesinde kapsama aldıkları kişilerikoruma garantisini sağlamaktır. Sigorta hukukunda amaç,yüksek standartta sosyal güvenlik sağlayan bir sisteminoluşturulmasıdır. Yine, sosyal sigortalarkülfet-nimet dengesi üzerine kurulan kurumlardır. O nedenle,külfetin (çalışıp primleri ödemek)karşılığının alınmaması sosyalgüvenlik sisteminin amacıyla bağdaşmaz ve böyle biruygulamada kabul edilemez. Buna, aksi bir yorum, sisteme duyulan güveniortadan kaldırır. En önemlisi,yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin biranlamda cezalandırılması olur ki, bu sosyal adalet duygusunuzedeler. Öte yandan bozma kararındakişekliyle yasa yorumlandığında; primlerini ödeyensigortalı katlandığı külfetinkarşılığını alamayacaktır. Bu durumkülfet-nimet dengesini bozacağından, üstüngörülemez. Oysa, yasanın aradığıkoşulları yerine getiren özellikle istenilen hizmetsürelerini dolduran ve primlerini düzenli bir şekildeödeyen sigortalının buna uygun hakkını alması dazorunludur. Esasen; 2829 SayılıYasanın amacı hiçbir kurumdaki hizmeti aylıkbağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ve hak sahiplerineaylık bağlanmasını sağlamak ve değişikkurumlardaki hizmetler birleştirilerek ziyan olmasınıönlemektir...." tespitinde bulunarak, davaya konuuyuşmazlıkta uygulama yeri olan 2829 sayılı Yasanın 8.Maddesinin kanun uyarınca kurumu değişenler ibaresininnasıl yorumlanması gerektiğine dair içtihattabulunmuştur. 2829 sayılı yasa ileamaçlanan, hizmetlerin birleştirilmesi,çalışanların çeşitli sosyal sigortakuramlarında geçen dağınık hizmetlerinin, tabioldukları son sigorta kurumu koşullarına göre sürekliaylık veya gelir sağlama olanağı verecek şekildeeklenmesi, bunu yaparken de düzenlenen istisna hükümler ileistismarlara engel olmaktır. Ancak, diğer taraftan,kazanılmış haklarında korunması genel hukuk ilkelerindendir.5510 sayılı Kanunun “YürürlüktenKaldırılan Hükümler” başlığımtaşıyan 106. maddesinin 5.bendi ile 2829 sayılı kanunyürürlükten kaldırılmıştır. Ancakgeçiş süreci içinde 506 sayılı Kanunungeçici 20.maddesine göre kurulan sandıklar hala mevcudiyetlerinimuhafaza etmektedirler. Bu sandıkların "bankalar, sigorta vereasürans şirketleri, ticaret odaları, borsalar veyabunların teşkil ettikleri birlikler personeli içinkurulmuş bulunan sandıkların" (vakıf veya banka emeklisandıklarının) iştirakçileri ile aylık veyagelir bağlanmış olanlar ile bunların hak sahiplerininSosyal Güvenlik Kurumu’na devrini ve sandıkiştirakçilerinin Kanun’un 4. maddesinin (a) bendikapsamında sigortalı sayılmalarını düzenleyensüre 8 Nisan 2013 tarihli ve 2013/4617 sayılı Bakanlar KuruluKararı ile bir yıl daha uzatılmıştır. Davacının, EmekliSandığına tabi bir kamu kurumuna atanması, bağlıolduğu sandığa mevcudiyet veren Bankaların kanunla isimdeğiştirmesi, başka bir kurama dönüştürülmesinedenine dayanmamaktadır. 4603 sayılı Yasanın 1. maddesininde belirlenen" Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, TürkiyeHalk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası AnonimŞirketinin (bankalar) çağdaşbankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerinegöre çalışmalarını ve özelleştirmeyehazırlanmalarını sağlayacak şekilde yenidenyapılandırılmaları ile hisse satışlarınailişkin düzenlemelerin ve hisselerin tamamınakadarının özel hukuk hükümlerine tabi gerçek vetüzel kişilere satışınıngerçekleştirilmesi" amacı doğrultusunda,özelleşmeye hazırlanan kurumda çalışandavacının 4046 sayılı Yasanın 22. Maddesine görefazla elaman olarak belirlenerek, bir başka kamu kurumuna atanmasınedenine dayanmaktadır. Davacı dışında aynıBankalarda çalışan istihdam fazlası personel olarak nakletabi tutulmayan kişilerin Vakıf sandığınınbağlı olduğu emeklilik sistemi üzerindenyaşlılık aylığına hak kazanarak, emeklisandığı sistemine göre daha avantajlı halegeldiklerinde kuşku bulunmamaktadır. Sigortaya tabi hizmetinin 22yıldan fazlasını Vakıf sanığındageçiren davacı bakımından 2829 sayılıyasanın 8. Maddesindeki istisna hükmünün maddenin lafziyorumu ile uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Aksi düşünce2829 sayılı yasanın amacına, adalet ve eşitlikilkelerine uygun düşmemektedir. Açıklanan nedenle,davacının "T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve T. HalkBankası Mensupları Emekli ve Yardım SandığıVakfından yaşlılık aylığıbağlanması gerektiğinin tespitine karar" verilmesigerekmektedir. SONUÇ: Hükümuyuşmazlığının çözümü vehakkın yerine getirilmesi bakımından ise, yukarıdaaçıklanan sonuca uygun olan İdare Mahkemesi kararınaüstünlük tanımak ve Adli yargı kararınıkaldırmak sorunu çözmeyecektir. Zira, idari yargı yerindeverilen kararla davacının emekli sandığındanyaşlılık aylığı bağlanması işlemi iptaledilmiş iken, adli yargı yerinde ise, VakıfSandığından yaşlılık aylığıbağlanması talebi reddedildiğinden, kararlardan sadece birineüstünlük tanınarak sorunçözümlenemeyeceğinden, 2247 sayılı yasanın25/1. Maddesi uyarınca her iki kararında kaldırılmasısuretiyle, davacının T.C. Ziraat Bankası A.Ş. veTürkiye Halk Bankası Mensupları Emekli ve YardımSandığı Vakfından yaşlılıkaylığı bağlanması gerektiğinin tespitinekarar" verilmesi suretiyle uyuşmazlığın esastançözülmesi gerektiği düşünülmektedir.”şeklindeyazılı düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.09.2015 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemeningörevi” başlığını taşıyan 1.maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi; TürkiyeCumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari veaskeri yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir” denilmiş; 24. maddesinde (Değişik birincifıkra: 21/1/1982-2592/7 md.)ise,1 nci maddedegösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından,görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesiolanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığının kabuledileceği belirtilmiştir.