T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2013 / 1515
KARAR NO : 2014 / 712
KARAR TR : 14.07.2014
ÖZET : İdari yargı yerinde bakılan davanın konusunu, yapılan ihalenin iptali isteminin oluşturması; adli yargı yerinde bakılan davanın konusunu ise bir işçinin açtığı kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmesi istemi olması karşısında, 2247 sayılı yasa’nın 24. maddesinde hüküm uyuşmazlığının varlığı için öngörülen “dava konusunun ve sebebinin aynı olması” ve “hakkın yerine getirilmesinin imkânsız bulunması” koşullarını taşımayan başvurunun reddi gerektiği hk.
K A R A R
Hüküm UyuşmazlığınınGiderilmesini İsteyen: Elektrik Üretim A.Ş. GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. Ö.Ö.K.
KarşıTaraf : TES-İŞ (Türkiye Enerji, Su ve Gazİşçileri)
Sendikası Genel Başkanlığı
Vekili : Av. M.R.A.
I -Tes-İş (Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri)Sendikası Genel Başkanlığı vekili davadilekçesinde, davalı Elektrik Üretim A.Ş.’yebağlı Seyitömer Termik Santrali İşletme Müdürlüğüneait Dış Tesisler Mekanik Atölye, Elektrik Bakım,Ölçü kontrol, Oto Bakım servislerindeki onarımişlerine ait Yıllık Hizmet Alımı Yolu ile 101kişi teminine ilişkin 19- TSE/06056 dosya numaralı ihaleyi,Tünta Gıda İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketive İlker Temizlik Hizmetleri Ortak Girişimininkazandığını; ihale işleminin sebep, konu ve maksatyönleriyle hukuka aykırı olduğunu; İş Kanununagöre geçerli bir alt işverenlik ilişkisininyardımcı işlerde veya teknolojik nedenlerle uzmanlıkgerektiren işlerde kurulabileceğini; bunlarındışında asıl işin bölünerek altişverenlere verilemeyeceğini, ihale konusu alt işverenedevredilen işin ise yardımcı işlerdenolmadığı gibi teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektireniş de olmadığını; bu güne kadar bu hizmetlerindavalı tarafından yürütüldüğünüileri sürerek, TSE/06056 dosya numaralı ihale işleminin iptaliistemiyle Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EUAŞ)’akarşı 31.10.2006 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ElektrikÜretim A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili davayacevap dilekçesinde, ihale mevzuatında ihalenin hangi hallerde vehangi usulle iptalinin talep edilebileceğinin açıkçabelirtildiği, işbu dava konusu olan ihalenin ise iptali içingerekli şartların oluşmadığını; İşKanunu hükümlerine dayanarak ihalenin iptalini talep etmenin hukukimesnetten yoksun olduğunu, ihalenin iptalini talep eden sendikanın budavada taraf ehliyetinin dahi bulunmadığını ilerisürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
ANKARA 12. İDARE MAHKEMESİ : 28.2.2008 günve E: 2006/2398, K: 2008/141 sayı ile, “...Dava dosyasının incelenmesinden; ElektrikÜretim Anonim Şirketine bağlı Seyitömer TermikSantralı İşletme Müdürlüğü'nünihtiyacı olan makine mühendisi, makine teknikeri, kaynak uzmanı,makine montajcı ustası, usta yardımcısı, makine teknikeri,elektronikçi, pnömatikçi, kimyacı, tornacı,frezeci, vergelci, radyalci, tesviyeci, motorcu, oto elektrikçisi,yağcı, lastikçi, usta ve usta yardımcıları ilemühendis ve kalifiye işçilerin temini için ElektrikÜretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünce20.7.2006 tarihinde açık ihale usulü ile, SeyitömerTermik Santralı İşletme Müdürlüğüne aitDış Tesisler, Mekanik Atölye, Elektrik Bakım,Ölçü Kontrol, Oto Bakım Servislerindeki Onarımİşleri İçin Yıllık toplam 101 KişilikHizmet Alımı İhalesi'nin 13 firmanınkatılımı ile yapıldığı, yaklaşıkmaliyeti 1.162.406,00 YTL olan ihalede 10 firmanın teklifiningeçerli kabul edilerek, 1.142.419,24 YTL tutarındaki TüntaGıda İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. veİlker Temizlik Hizmetler Ortak Girişiminin teklifinin ekonomikaçıdan en avantajlı teklif, 1.163.850,00 YTL tutarındakiEGEM İnşaat Taşımacılık Temizlik Pazarlama Sanayive Ticaret Ltd. Şti.'nin teklifinin ise ekonomik açıdan enavantajlı ikinci teklif olarak belirlendiği, 8.9.2006 tarihli ihalekomisyonu kararı ile hizmet alım işinin adı geçenOrtak Girişime ihale edilerek 18.9.2006 tarihinde sözleşmeimzalandığı, Elektrik Üretim A.Ş.'deçalışan işçilerin üye olduğu ve buişçiler adına toplu iş sözleşmesi imzalama hakve yetkisine sahip olan Türkiye Enerji, Su ve Gazİşçileri Sendikası Genel Başkanlığıtarafından, ihaleye çıkarılan işin, Kuruluşunasli faaliyeti kapsamında olduğu, yardımcı işlerden veteknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerdenolmadığından 4857 sayılı Kanunun 2. maddesinin 6 ve 7.fıkraları uyarınca bölünerek alt işverenedevredilemeyeceği, alt işverenlik sözleşmesininmuvazalı olduğu iddialarıyla ihalenin iptali istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. Kamusal hizmet ifa eden veanonim şirket statüsünde olan davalı idarenin,yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarakkârlılık, verimlilik ve kamu yararı ilkeleridoğrultusunda hareket edebileceği ve ihtiyaç duyduğuhizmet alımlarını, ihtiyaçların uygun şartlarlave zamanında karşılanması ile rekabetin,saydamlığın, eşit muamelenin, güvenirliğin,gizliliğin, kamuoyu denetiminin ve kaynakların verimlikullanılmasının sağlanması ilkelerine uygun olarakyapacağı ihalelerle gerçekleştirebileceğininaçık olduğu, Uyuşmazlık konusu ihalede temin edilenişçilerin alanlarında uzman kişiler olduğu,onüç , firmanın katılımı ilegerçekleştirilen ihalenin, ihale usul ve esaslarınaaykırı olarak yapıldığına dair herhangi bir iddiaileri sürülmediği gibi bu yönde dosyaya herhangi bir bilgive belgede sunulmadığı, öte yandan, 4857 sayılıİş Kanununun 2. maddesinde, elektrik üretimindekiyardımcı işlerin ve teknolojik sebeplerle uzmanlıkgerektiren işlerin bölünerek alt işverenedevredilebileceğinin 'hükme bağlandığı, budurumda; Elektrik Üretim A.Ş. GenelMüdürlüğü Satın Alma ve İhaleYönetmeliğine uygun olarak, Seyitömer Termik Santraliİşletme Müdürlüğü'ne ait DışTesisler Mekanik Atölye, Elektrik Bakım, ÖlçüKontrol, Oto Bakım Servislerindeki onarım işleri içinYıllık Hizmet Alımı Yolu ile 101 kişi teminineyönelik olarak 20.7.2006 tarihinde açık ihale usulü ileyapılan 19-TSE/06056 dosya numaralı ihaleye ilişkin ihaleişlemlerinde hukuka aykırılık görülmediği, açıklanan nedenlerle; davanın reddine...” kararvermiştir. DavacıTes-İş Sendikası Genel Başkanlığı vekilince,davalının yaptığı ihale işleminin, Kanuna karşıhile ve muvazaa ile işçi çalıştırarakişçi maliyetlerini düşürmek amacınayönelik olduğu; ihale işleminde kamu yararı amacıgüdülmediği; davalı kurum ile taşeronlar arasındaİş Kanunu’nun aradığı şekilde asılişveren – alt işveren ilişkisinin kurula bilmesişartlarının oluşmadığı; davalıtarafından yapılan ihale işleminin İş Kanunu’nun2. maddesine açıkça aykırı olduğuönesürülerek kararın temyizen incelenerek bozulmasıistenilmiştir. Danıştay13. Daire Başkanlığı11.6.2012 gün ve E: 2008/11259, K: 2012/1636 sayı ile, “…29.06.2001 tarih ve24447 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan EÜAŞ'ninAnastatüsü'nün 3. maddesinde, EÜAŞ'nin tüzelkişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesiyle sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülüolduğu; 4. maddesinde, elektrik üretimi ile ilgili faaliyetleriverimlilik ve kârlılık ilkelerine göre bünyesindegerçekleştirmek üzere, Türkiye Elekrik AnonimŞirketi ve ilgili mevzuat gereğince Devlet Su işleri GenelMüdürlüğü bünyesindeki ve Enerji ve TabiiKaynaklar Bakanlığı tarafından devir alınmasıkararlaştırılan üretim tesislerini devralmak, devirsözleşmeleri ile özel sektöre devriyapılmamış üretim tesislerini kendisi ve/veyabağlı ortaklıkları vasıtasıyla işletmek veyaişlettirmek, gerektiğinde sistemden çıkarmak, özelsektör üretim yatırımları dikkate alınmaksuretiyle, Enerji Payasası Düzenleme Kurulu (Kurul) onaylıüretim kapasite projeksiyonu çerçevesinde, kamutarafından kurulması öngörülen yeni üretimtesislerini kurmak, kiralamak, işletme veya işlettirmek, özelhukuk hükümlerine tabi tüzel kişilere işletmehakkı devri yapılmış veya yapılacak tesis veişletmelerinin ve bunlara yapılacak ilave ve idameyatırımlarının mülkiyetini muhafaza etmek, ilgilimevzuat çerçevesinde özelleştirilmesine karar verilentesislerin veya iştirak hisselerinin Kurul'da öngörülenşartlarla devrini yapmak faaliyet konuları arasındasayıldıktan sonra, EÜAŞ'nin bu amaç vefaaliyetlerini doğrudan doğruya, merkez ve taşra birimleri(müessese, bölge, bağlı ortaklık, iştirak,İşletme ve diğer birimleri) veya üçüncüşahıslar eliyle yerine getirebileceği belirtilmiştir. Bu durumda, elektrik üretimi konusunda faaliyette bulunan vekamu tüzel kişiliğine sahip bulunan davalı idaretarafından asıl iş niteliğinde olmayan ihale konusuhizmetin, özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veyatüzel kişilere yaptırılması mümküngörüldüğünden ve dava konusu işlemde hukukaaykırılık bulunmadığından davanın reddineyönelik İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla yerindegörülmüştür. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddiyolundaki temyize konu Ankara 12. İdare Mahkemesi'nin 28.02.2008 tarih veE:2006/2398, K:2008/141 sayılı kararında, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1.fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından,temyiz istemi yerinde görülmeyerek anılan Mahkemekararının belirtilen gerekçeyleonanmasına…” karar vermiş, davacı vekilince bukararın düzeltilmesi istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine Danıştay 13. Daire Başkanlığınca28.3.2013 gün E:2012/3715, K:2013/891 sayı ilekararın düzeltilmesi istemi reddedilmiş, bu kararkesinleşmiştir. II – İsmail Gül vekili dava dilekçesindeözetle; ’'davacının,davalıya ait işyerinde faaliyet gösteren ve davalışirketten ihale yoluyla iş alan şirketleringörünüşte işçisi olarak EÜAŞ’abağlı Tunçbilek Termik Santrali işletmesibünyesinde 20.08.1996 tarihi itibariyle iş başıyaptığını; iş başı yaptığıtarihten fasılasız olarak çalışmaya devam ederek06.03.2008 tarihinde emekliliğe hak kazanarak iştenayrıldığını; davalı şirketindavacının da görünüşte işçisi olarakgösterildiği şirketlerle kurduğu akitlerin 4857sayılı Kanunun 2 md sine aykırı muvazaalı altişverenlik ve iş akitleri olduğunu; hemen hemen her yıldavacının da işçisi olarak gösterildiğişirketlerin değiştiğini; muhtemelen AKM Mühendislik veMüş. Ltd. Şti. işçisi olarak başladığıçalışmalarına davacının hatırlamaktagüçlük çektiği Evtaş Elektrik Üretim veDağıtım A.Ş, izoterm, Akdeniz İnş Elektrik veTemizlik Ltd. Şti. Sur İnş. v.s gibi şirketlerinişçisi gösterilerek çalışmalarına devamettirildiğini; iş alan şirketlerin süreklideğiştiğini fakat davacının aralıksızçalışmalarının süregeldiğini; ilk işegirdiği günlerde “sıcak gazcı “ olarak işbaşı yapan davacının sıcak kömürkazanlarında yaklaşık 5 ay kadar hizmet verdiğini; bilahareinşaat servisinde görevlendirildiğini; inşaat servislerindekalebodur,sıva ve her türlü inşaat işlerininyapımında 6 yılı aşkın bir süreçalışan davacıdan vardiyalıçalışması istendiğini; vardiyalıçalıştıkları esnada sıcak gazlara bakankazanlardaki crufları bantlara indirmekle görevlendirilendavacıya 5. ve 4. grup termik santrali kazanları emanetolunduğunu; 2 yıl kadar süren bu çalışmasonrasında santral bünyesinde kazanları 0 -metre tabir edilenalanda çalıştırdığını; çelikbant gözlemciliği, sıcak gazlara bakmak v.s görevleriniyerine getirdiğini, davalı termik santrali bünyesinde son dereceteknik ve önemli mekanlarda ve davalının asli işlerindefasılasız olarak hizmet vererek emekliliğine hakkazandığını, davacınınçalıştığı dönemde amiri emir ve talimatverenin davalı işyerinin kadrolu personeli olduğunu; icraettikleri işin yürürümü sırasında lüzumeden her türlü ekipman ve malzemeyi yine EÜAŞ’ıntemin ettiğini; davacının EÜAŞ’ın personeliile birlikte termik santralin asli ve sürekli işlerinin yerinegetirilmesinde çalıştırıldığını;İş Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri gereğitaşeron işçisi olarak gözüken davacınınhak ettiği her türlü ücret dava konusu alacaklarındanve sair alacaklarından davalı işverenin sorumlu olduğunu;uzun yıllardır davalı kurum bünyesindeçalışan davacının çalıştığısüreçte hak kazandığı yıllık ücretliizin ve kıdem tazminatını alamadığı ve kendisineyasal hak edişlerinin ödenmediğini iddia ederek, neticedefazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00 TL kıdem tazminatının davacının emeklilik (06.03.2008)tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, yinekullandırılmayanyıllık izin ücretinin iseşimdilik 250,00 TL sinin yasal faiziyle birlikte tahsiline kararverilmesini talep ederek, EÜAŞ GenelMüdürlüğüne karşı adli yargı yerinde18.5.2009 tarihinde dava açmış, dava aşamasındaİzoterm A.Ş., Sur İnş. Tur. Ltd. Şti, HarvatiKardeşler Ltd. Şti. Ortak Girişimi, EvtaşElektrik Üretim ve Dağıtım A.Ş, AKM Müh.Müş. Ltd.Şti., Akdeniz İnş Elektrik ve Temizlik Ltd.Şti.’ne de dava ihbar edilmiştir. Davalı Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili cevap veihbar dilekçesinde özetle; belirttiği şirketleredavanın ihbar edilmesini,davacının ayrı bir işvereninişçisi olduğunu anahtar teslim işini alan firmalar ilearalarında asıl işveren-alt işveren ilişkininbulunmadığını müteaahhit firmalar ile yapılansözleşmeler gereği kendilerinin hiçbirsorumluluğunun bulunmadığını açılandavanın kötü niyetli olduğunu davayla ilgili olarak ise;yetki, görev, husumet, derdestlik, kesin hüküm, hukuki yararyokluğu, hak düşürücü süre vezamanaşımından dolayı davanın reddine kararverilmesini talep etmiştir. TAVŞANLI1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA): 24.6.2010 günve E: 2010/234, K: 2010/291 sayı ile, “... Mahallinde Sakarya Unv. İktisadi veİdari Bilimler Fak.İş ve Sosyal Güvenlik Hukuk AnabilimDalı Öğretim görevlileri Prof.Dr.ErcanAkyiğit,Yrd.Doç.Dr.Tuncay Yılmaz,Yrd.Doç.Dr.OsmanSarı dan oluşan heyetle birlikte keşif icraedilmiş keşiftedavacının çalıştığını iddiaettiği servisler bilirkişi heyetiyle birliktedolaşılmış orada çalışan gerekEÜAŞ gerekse taşeron firma işçileriylegörüşülmüş bilirkişi heyetininişçilere soru sorması temin edilmiş ve bilirkişileregerekli notlar aldırılmıştır. Bilirkişi kuruluayrıntılı teknik ve hukuksal mevzuata Yargıtaykararlarını ve öğretideki bilimsel makaleleri de nazaraalarak verdiği raporunda; davacının 20.08.1996 yılındadavalı EÜAŞ’a bağlı Tunçbilekİşletme Müdürlüğünde sözde birtaşeron işçisi olarak işe başladığıfakat kendilerini seçen ,denetleyen ve talimatlar veren vepuantajlarını tutanın hep davalı EÜAŞ yetkilileriolduğu temizlik işçisi denmesine rağmendavalının ihtiyaç duyulan her biriminde, bilhassa asılişin bir bölümü olduğu tartışmasızgözüken 0 metre denilen yerde ve işte bileçalıştırıldığı işealınırken ve işin devamında ihaleyi alan sözdetaşeronu hemen hiç görmedikleri ve bilmedikleri, sadeceihaleyi alan firma değişirken kendilerinin işten atılmatehdidiyle boş ibranameler alındığı, bunun hemen ogünlerde yaşanan canlı bir örneğini de halen oradaçalışan bir işçinin ağlayarakyaptığı samimi anlatım ve sunduğu ibranamelerden heyetolarak açıkça ve üzülerek gördüğümüzüdosyada mevcut ihale sözleşmesi örnekleri ile teknikşartnamenin tetkikinde de taraflar arasında alt işverenlikkurulmak istendiğini ve fakat normalde bağımsızişverene ait olan hemen tüm işveren yetkililerinin asılişveren EÜAŞ de toplandığını ve onuntarafından kullanıldığını, temizlikişçisi gösterilerek taşeron işçisi diyetanıtılan davacının, davalının diğer hertürlü işi gibi asıl işinin değişikbölümlerinde bileçalıştırıldığını, halen ilgilialanlarda yine emir-talimat ve puantaj tutma hususunun davalıelemanların ve icra edildiğini ihaleyi alan firmalar süreklideğiştiği halde davacının hep aynı şekildeve aynı yerdeçalıştırıldığını, tümbunlardan sonra heyetimiz somut olaydaki ihaleyle iş alıpişçilere yaptırma hususunun alt işverenlikgörüntüsü altında aslında davalıyaişçi temininden ibaret bulunduğunu ve bu muvazaalı altişverenlik görüntüsünün davalının kamuişvereni olmasının kendisine hiçbir ayrıcalıkvermeyip yasa gereği İş Kanunu 2/6,7 davacıişçinin baştan beri davalının işçisisayılması gerektiğini müşahade etmiş ve hukukenbu yönde kanaat tesis etmiş bulunmaktadır. Nitekim asılişin bir bölümünün ancak işyerine veişletmeye ait gerekler ile teknolojik uzmanlık koşulununbirlikte gerçekleşmesi halinde alt işverene verileceğinikeza alt işyerinin işçilerinin aynı işte birlikteçalışmayacağını öngören yasaldüzenlemeler (iş Kanun 2/6-7, AİY 3,10,11,12 vd) ile konuya aitöğreti ve Yargıtay uygulamaları zaten bu yöndedir.Aynı davalıya karşı açılıpsonuçlanmış davalarda Yargıtay da haklı olarakmuvazaayı ve işçinin baştan beri davalıEÜAŞ işçisi sayılacağınıistikrarlı biçimde kabul etmektedir. 9. H.D 28.05.2009-19250/14811,19.11.2008; 32553/31395, 05.06.2006 -12621/16261; 09.11.2005 -30958/35533 ) ...Olaydaki alt işverenliğin muvazaalı ve geçersiz vedavacının baştan beri asıl işveren olan EÜAŞişçisi olarak işlem göreceği kanaatindeyiz... şeklinderapor verilerek işçilik alacaklarıhesaplanmıştır. Mahkememizin 2009-70 Esas -350 E-K sayılı ilamında davalı vekili tarafındanhusumet itirazında da bulunulmuş ise de, davacısı HalitFedai olan davalıya karşı açtığı veMahkememizde görülmüş olan 2005/174 Esas,2006/102 Kararsayılı dosyada yargılaması yapılan işe iadedavası neticesinde, bu dosyada toplanan tüm deliller ve tanık beyanlarından,davacısının EÜAŞ’den hizmet alımıyapan değişik firmalarda çalıştığı,taşeron firma bilinen alt işveren firmalar değişse deçalışmasına aynen devam ettiği, davacı HalitFedai’nin hizmet içi eğitim verilerek davalıya aitasıl işi yapan işçilerle birlikte asıl işteçalıştırıldığı, yani asılEÜAŞ işçileriyle aynı işiyaptıkları, çalışma talimatını vardiyaustabaşının verdiği, işe gelmeyen olduğunda veyaihtiyaç duyulduğunda da görevlendirmeyapıldığı, temizlik işçilerininpuantajlarının da EÜAŞ’de çalışanustabaşı tarafından tutulduğu, izinerini dahiustabaşından aldıkları, taşeron şirketlernezdinde ve SSK kayıtlarında işe girişçıkışları yapılsa da davacınınçalışmalarının düzenli ve süreklioluşu nedeniyle belirsiz süreli iş akdiyleçalışmaktayken işine haksız olarak sonverildiği kanaatiyle davacısı Halit Fedai’nin işeiadesine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 9.H.D.nin2006/12621 Esas, 2006/16261 karar no’lu ilamıyla onanarakkesinleştiği anlaşılmıştır. Yine budavacı tarafından açılan kıdem ihbar tazminatıyıllık ücretli izinlere ilişkin davada aynı olguolarak EÜAŞ ile taşeron firmalar arasında muvazaalı sözleşmelerinyapıldığı kabul edilerek onanan dosyada nazaraalınarak davacısı Halit Fedai’nin davasınınkabulüne karar verilmiştir. Bu dava dosyasında delil olaraknazara alınan diğer bir husus Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığı İş Teftiş KuruluMüfettişi Sabahattin Şen tarafından hazırlanan TESİş Sendikasının başvurusu üzerine hazırlananresmi raporda incelenen dört işyerinde (EÜAŞ-Termik dahil)alt işverenlik sözleşmelerinin İş Yasasının2. maddesine aykırı ve muvazaalı olduğu alt işvereninyaptıkları asıl işin işçi temini olduğusonucuna varıldığı rapor edilmiştir. Teftişe konuedilen tarihlerde yapılan ihaleler ve çalışma süresibu dosyada delildir. 4857 sayılı İş Kanununun 92. maddesinegöre iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklaraksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Davacınınyukarıda belirtilen dosyalarda değinildiği üzereEÜAŞ bünyesinde değişik hazırlanan tek tipsözleşmeler ile ihaleyi alan firmalar değişse dahiçalışmaları kesintisiz devam ettiğinden, bu firmalarile alt işverenlik sözleşmelerinin İşYasası’nın 2. maddesine aykırı ve muvazaalıolduğu alt işverenin yaptıkları asıl işinişçi temini olduğu sonucuna varıldığınakanaat eden 4857 sayılı yasanın 92 md sine göre de delilolan müfettiş görüşü ve bu olguları kabulederek kesin hüküm haline gelmiş aynı tarihlerdeyapılan çalışma süresi ve ihaleleri muvazaa kabuleden mahkememizin 2005/174 Esas, 2006/102 ve 2006/359 - 2007/326 E-K ilamlarıyine mahkememizin 2006/156 E - 2007/327 K sayılı ilamınYargıtay 9.H.D since verilen 2007/32553-31394 E-K sayılı19.11.2008 tarihli ilam ile mahkememizin 2004/158-2005/88 Kararsayılı ilamın Yargıtay 9.H.D since kararınkaldırılarak feshin geçersizliğine ve işçininişine iadesine karar verilen Yargıtay 9.H.D sinin 2005730958-35533E-K sayılı ilamında kabul edilen davacının davalıişverenin asıl işçisi sayılmasıgerektiğine ve amacın asıl işverene işçi teminiolduğuna dair karar nazara alınarak davalı EÜAŞ’ınsorumluluğuna karar verilmiştir, denilerek gerekçekurulduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinindüzenlediği raporda iş akdinin fesih tarihi olan 16.03.2008tarihi itibarıyla uygulanmakta olan aylık brüt ücret esasalınarak hesaplama yapıldığı belirtilmiş veneticede asgari ücrete göre davacının net 6981,13 TL.kıdem tazminatı, 3.204,24 TL yıllık ücretli izinalacağının bulunduğuna dair görüşbildirdiği görülmüştür. Bilirkişi raporundansonra aynı davacı tarafça aynı davalı aleyhine,rapor da gözetilerek ek davaaçıldığıanlaşılmış,Mahkememizin 305 - 254 E-K no’lu dosyası ile bu dosya arasındahukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dosyamızla birleştirilmesine kararverilmiştir. Toplanan deliller iledinlenen tanık beyanları çerçevesinde, davacıkağıt üzerinde değişik taşeron firmalar emrindeçalışıyor gözükse bile, gerçekte firmalardeğişmesine rağmen sürekli ve kesintisiz olarak davalıEÜAŞ bünyesinde çalıştığıanlaşıldığından ve iş akdinin 16.03.2008tarihinde emeklilik nedeniyle sona erdiği kanaatine varılarak, 1475sayılı İş Kanununun 14.maddesi ile 4857 S.Y.’nın17. maddesi gereğince kıdem tazminatına hakkazandığı anlaşılmıştır. Yine dosyada davacıyayıllık ücretli izin kullandırıldığınadair, izin defteri vs.belge bulunmadığı gibi,tanıkların da davacının ücretli izinkullanmadığına ilişkin beyanları dikkatealınarak, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 49.maddesiile 4857.sayılı İş Kanunu’nun 53.maddesigereğince,raporda da belirtildiği üzere davacınınyıllık ücretli izin alacağı olduğuanlaşılmıştır. Mahkememizce yapılanyargılama,tanık beyanları,davacının işyeri ve SSKSicil dosyaları, bilirkişi heyetinin muvazaa olgusuna ilişkintespiti gereği asıl işveren EÜAŞ kabul edilerek Mahkememizin2009-70 Esas sayılı dosyada bahsedilen “Mahkememiz 2005/174-2006/102 ve 2006/359-2007/326 E-K ilam bu ilamın onandığıYargıtay 9.H.D since verilen 2007/32553-31394 E-K sayılı19.11.2008 tarihli kararı ile mahkememizin 2004/158- 2005/88K.sayılı ilamın temyiz sonucu kararının ortadankaldırılarak feshin geçersizliğine ve işçininişine iadesine karar verilen Yargıtay 9.H.D nin 2005730958-35533 E-Kilamı 4857 sayılı Yasanın 92 md si gereğince delilolarak kabul edilen müfettiş raporu şeklindekideğerlendirmeler nazara alınarak işçialacaklarının da faizler dikkate alınarak asıl ve ekdavanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yargıtay9.H.D.nin 2008/27312 -2008/25476 davacı fazlaya ilişkinhaklarını saklı tutarak kısmi dava açmışdaha sonra aynı taleplere ilişkin olarak açtığıek dava ile birleştirilmiştir. Ilk davanın kısmi davaolması ve birleşen ek davadaki taleplerin aynı olması karşısındaAAUT’nin 9.maddesinde sözü edilen "başka birdavanın" birleştirilmesinden söz edilemez. Buna göredavacı yararına kabul edilen toplam miktar üzerinden tek vekaletücretine hükmetmek gerekirken iki ayrı vekalet ücretinekarar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir, şeklindekiilamı gereğince tek bir ücreti vekaletehükmedilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- ASIL DAVA DOSYASIYÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ ile; 1 -) 1.000,00 TL net kıdem tazminatıalacağının iş akdinin fesih tarihi olan 06/03/2008 tarihindenitibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduatfaizi ile birliktedavalıdan tahsili iledavacıya verilmesine, 2 -) 250,00 TL brütyıllık ücretli izin alacağının dava tarihindenitibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıyaverilmesine, 3 -) Alınanharcın mahsubu ile eksik kalan; 57,35 TL.harcın davalıdantahsiline, 4 -) Davacıtarafça yapılan toplam: 2.407,50 TL yargılama giderinindavalıdan alınıp davacıya verilmesine, B-BİRLEŞEN DAVA DOSYASIYÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ ile; 1 -) 5.981,00 TL net kıdemtazminatı alacağının iş akdinin fesih tarihi olan06/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan enyüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıyaverilmesine, 2 -) 2954 TL brütyıllık ücretli izin alacağının bakiye davatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdanalınıp, davacıya verilmesine, 3-) Alınan harcın mahsubu ile eksik kalan; 398,03 TL harcındavalıdan tahsiline, 4 -) Davacının yaptığıtoplam 152,60.TL yargılama giderinin davalıdan alınıpdavacıya verilmesine, 5 -) Davalı tarafçayapılan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıüzerinde bırakılmasına, C -) ihbar edilen şirketleryönünden aleyhe veya lehe karar ittihazına yerolmadığına, D -) Karar tarihindeyürürlükte olan AAÜT’ne göre 1.000,00 TL vekaletücretinin davalıdan, alınıp davacıyaverilmesine…” karar vermiştir. DavalıElektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğüvekilince, husumet itirazının Yerel mahkemece dikkatealınmadığı, reddedildiği, oysa ki belirtildiğiüzere davacı tarafın teşekkülçalışanı olmayıp Teşekkülden ihale yoluylaiş alan şirket işçisi olduğu, yerel mahkemenintemyize konu gerekçeli kararında Teşekkülden 4734sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre ihale yoluylaiş aldığı ve davacı işçininçalışmış olduğu dava dışıdiğer firmalar arasındaki ilişkinin mesnetsiz ve hukukaaykırı bir şekilde muvaazalı olduğu ve asılişverenin Teşekkül olduğu, Teşekkül yapılanHizmet Alım İhalelerinin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunuve EÜAŞ İhale Yönetmeliğine göreyapıldığı, yapılan ihalelerin hem Kamu İhaleKurumu hem de İdari Yargı denetimine tabi olduğu önesürülerek, kararın temyizen incelenerek bozulmasıistenilmiştir. Yargıtay 9. HukukDairesi : 6.6.2011 gün ve E:2010/46376, K: 2011/16607 sayı ile, temyiz itirazlarının reddiile, usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. UYUŞMAZLIKMAHKEMESİNDEN İSTEK: Elektrik ÜretimA.Ş. Genel Müdürlüğü vekili, UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmek üzere, “... MüvekkilTeşekkül kamu kurumu olup, asıl işi elektiküretmektir. Teşekkül asıl işi niteliğinde olmayanihale konusu hizmetleri Ana Statüsünde belirtilen faaliyetleriniyürütebilmek için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 30.9.2003 tarih 25245 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik ÜretimA.Ş. Genel Müdürlüğü Satın Alma veİhale Yönetmeliği’ne göre ihaleyeçıkıp mal ve hizmet alımlarını özel hukuksözleşmeleri ile gerçek veya tüzel kişilerden teminetmektedir. Ankara 12. İdare Mahkemesinin 2006/2398.-2008/141.Sayılı ilamında yapılan sözleşmelerde hukukaaykırılık bulunmamıştır. Ancak Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İşmahkemesi Sıfatı ile) E:2010/234, K:2010/291 sayılıilamında yapılansözleşmelerinmuvazaalı olduğuna karar vermiş ve Teşekkül bünyesinde ihale ile iş alan firma işçileri Teşekkülün işçileri gibi değerlendirilmiştir. Buna istinaden TES-İŞSendikası Başkanlığı tarafından Tavşanlı1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş mahkemesi Sıfatı İle) veKütahya İş mahkemesinde Teşekkül aleyhineaçılmış derdest dosyalar bulunmakta olup bunlarınkabulü halinde kamu kurumu olan Teşekkül için maddi olaraktelafisi imkansız sonuçlara yol açacaktır. Yukarıdaaçıklamaya çalıştığımıznedenlerle Ankara 12. İdare Mahkemesi’nin 28.02.2008 tarih2006/2398E.-2008/141K. Sayılı kesinleşen ilamı ileTavşanlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin24.06.2010 tarih E:2010/234, K:2010/291 sayılı kesinleşenilamları arasındaki özellikle muvazaa ile ilgili hükümuyuşmazlığının giderilmesi için merciinizebaşvurma zorunluluğu hasıl olmuştur...”gerekçesiyle, mahkemelerce verilen kararlar arasındakihüküm uyuşmazlığının giderilmesi istemindebulunmuştur. Başkanlıkça2247 sayılı Yasa’nın 24 ve 16. maddelerine göreilgili Başsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI : “Davacı Türkiye Enerji Su ve Gaz İşçileriSendikası tarafından; Seyitömer Termik Santraliİşletme Müdürlüğüne ait DışTesisler, Mekanik Atölye, Elektrik Bakım, ÖlçüKontrol, Oto Bakım Servislerindeki onarım işleri içinyıllık hizmet alımı yoluyla 101 kişinin teminineyönelik olarak 20.7.2006 tarihinde açık ihale usulü ileyapılan ihaleye ilişkin işlemlerin iptali istemiyle davalıElektrik Üretim Anonim Şirketine karşı açılandavanın reddi yolunda verilen ve Danıştay 13. Dairesinin11.6.2012 gün ve E:2008/11259, K:2012/1636 sayılı kararıile onanan, karar düzeltme istemi de reddedilmek suretiyle kesinleşenAnkara 12. İdare Mahkemesinin28.2.2008 gün ve E:2006/2398, K:2008/141 sayılı kararı ileTunçbilek Termik Santralinde çalışan davacı İsmailGül tarafından işçi ile işveren ilişkisindenkaynaklanan alacağının tazmini amacıyla davalıElektrik Üretim Anonim Şirketi aleyhine açılan davasonucunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 6.6.2011 gün ve E:2010/46376,K:2011/16607 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Tavşanlı1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 24.6.2010gün ve E:2010/234, K:2010/291 sayılı kararı arasındadavalı Elektrik Üretim Anonim Şirketi vekili tarafındanoluştuğu ileri sürülen hükümuyuşmazlığının giderilmesininistenilmesi üzerine konu ile ilgili olarak Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'nca Başsavcılığımızdan yazılı düşünce istenilmişolmakla dosya incelendi. Adli ve idari yargıkararları arasında oluştuğu ileri sürülenhüküm uyuşmazlığınınçözümü için öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekir. 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun ile değişik 24.maddesinin 1. fıkrasında, “1 inci maddede gösterilenyargı mercilerinden en az ikisi tarafından görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmişaynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunanhallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.” hükmü yeralmaktadır. Anılan hükme göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için; a) Uyuşmazlık yaratan hükümlerin adli, idariveya askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi, b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynıolması, c) Her iki kararın da kesinleşmiş olması d) Kararlarda davanın esasının hükmebağlanması, e) Kararlar arasındaki çelişki nedeniylehakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması, koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinden, ortada adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak kesinleşmişkararların olduğu, her iki kararda da davalarınesasının hükme bağlandığı ve ElektrikÜretim Anonim Şirketi yönünden de taraflardan en az birininaynı olduğu anlaşılmıştır. Her ikiyargı yerinde açılan davalar konu yönündenincelendiğinde; İdari yargı yerinde, Elektrik Üretim Anonim Şirketinde çalışanişçilerin üye olduğu Adli yargı yerinde, Elektrik Üretim Anonim Şirketine bağlıTunçbilek Termik Davalı ElektrikÜretim Anonim Şirketi vekili tarafından; ihaleyeçıkanlan iş Dolayısıyladavaların aynı konu ve sebebe dayanmaması, farklı hukukinedenlere dayalı olarak uyuşmazlıkçıkarılması, yargısal denetiminin de farklıKanun hükümleri çerçevesinde yapılarakçözüme varılması karşısında, konusuve hukuki sebepleri farklı olan adli ve idari yargı kararlarıarasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız olduğundan ve hükümuyuşmazlığının bulunduğundan söz edilemez. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, Ankara 12. İdareMahkemesinin 28.2.2008 gün ve E:2006/2398, K:2008/141 sayılıkararı ile Tavşanlı l.Asliye Hukuk Mahkemesinin (İşMahkemesi Sıfatıyla) 24.6.2010 gün ve E:2010/234, K2010/291sayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığı bulunmadığından başvurununreddine karar verilmesi gerekeceğidüşünülmektedir.” şeklinde yazılıdüşünce vermiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI : “Davacı Elektrik ÜretimA.Ş. Genel Müdürlüğü (EÜAŞ)tarafından Seyitömer Termik Santrali İşletmeMüdürlüğüne ait Dış Tesisler, MekanikAtölye, Elektrik Bakım, Ölçü Kontrol, Oto BakımServislerindeki onarım işleri için yıllık hizmetalımı yoluyla 101 kişinin teminine yönelik olarak 20.7.2006tarihinde açık ihale usulü ile yapılan ihalenin iptaliistemiyle davalı Elektrik Üretim Anonim Şirketinekarşı açılan dava, Ankara 12. İdare Mahkemesinin28.2.2008 gün ve E:2006/2398, K:2008/141 sayılı kararı ilereddedilmiş ve Danıştay 13. Dairesinin 11.6.2012 gün veE:2008/11259, K:2012/1636 sayılı kararı ile onanıp, karardüzeltme istemi de reddedilmek suretiyle kesinleşmiştir. Yargıtay9. Hukuk Dairesinin 06/06/2011 gün ve E:2010/46376, K:2011/16607sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Tavşanlı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla)24.6.2010 gün ve E:2010/234, K:2010/291 sayılı kararı ileise, Tunçbilek Termik Santralinde çalışan davacıİsmail Gül tarafından işçi ile işverenilişkisinden kaynaklanan alacağının tazmini amacıylaasıl işveren sıfatı ile davalı Elektrik ÜretimAnonim Şirketi aleyhine açılan dava sonucunda davanınkabulüne karar verilmiştir. Hüküm Uyuşmazlığıiddiasının Usulden incelenmesi; 2247sayılı Kanun’un 24. maddesinde belirtilen hükümuyuşmazlığının oluşabilmesi için,yargı mercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgiliolmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş,aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biriaynı olan ve kararlar arasındaki çelişkiyüzünden hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunmasıgerekmektedir. Adli ve idariyargı yerlerinde verilmiş olan ve hüküm uyuşmazlığınakonu edilen kararların incelenmesinden, ortada adli ve idari yargıyerlerince verilmiş ve yasa yollarına başvurularakkesinleşmiş kararların olduğu, adli ve idari yargı yerlerindeverilmiş her iki kararda da davaların esasının hükmebağlandığı ve Elektrik Üretim Anonim Şirketiyönünden de taraflardan en az birinin aynı olduğuanlaşılmaktadır. Ancak;davaların konu bakımından incelenmesinde; Adli yargıyerinde iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesindeaçılan davada, EÜAŞ bünyesindeki bir işletmede,taşeron işçi olarak çalışan İsmailGül tarafından işçi ile işveren ilişkisindenkaynaklanan alacağın tahsiline karar verilmesi amacıylaasıl işveren sıfatıyla davalı Elektrik ÜretimAnonim Şirketine yöneltilen davada, işverenin taşeron firmaile anlaşarak işçi çalıştırmak suretiyleoluşturduğu muvazalı işlemle, iş akdi emekliliknedeniyle sona ermesi sonucu davacının kıdem tazminatınahak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulünekarar verilmiştir. İdariyargı yerinde açılan davada ise; davalı ElektrikÜretim Anonim Şirketi vekili tarafından; ihaleyeçıkarılan işin davalı kurumun asli faaliyetlerindenolduğu, yardımcı işlerden ve teknolojik sebeplerleuzmanlık gerektiren işlerden olmadığı,bölünerek alt işverene devredilemeyeceği ve altişverenlik sözleşmelerinin muvazaalı olduğuiddiasıyla hizmet alımı yoluyla 101 kişinin teminineyönelik ihalenin iptali talep edilmiş, ancak davanın reddinekarar verilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. İncelenenkararlardan, idari yargı yerinde kesinleşen karar ile, EÜAŞadına Seyitömer Termik Santrali İşletmeMüdürlüğüne ait Dış Tesisler, MekanikAtölye, Elektrik Bakım, Ölçü Kontrol, Oto BakımServislerindeki onarım işleri için yıllık hizmetalımı ihalesinin iptali davasının reddi söz konusuiken; adli yargı yerinde ise, bu ihale kapsamında taşeronfirmada işçi olarak çalışan işçininkıdem tazminatının dava edildiğianlaşılmaktadır. Yukarıdaaçıklanan, hüküm uyuşmazlığına konudavaların, farklı konu ve sebeplere dayandıkları,farklı hukuki nedenle, hukuki neden ve konu kapsamında yetkili vegörevli mahkemelerinde açılıpsonuçlandırılan bu davalar sonucu verilen kararlarındaçelişik olmadıkları gibi, aralarındakiçelişki nedeniyle bir hakkın yerine getirilmesine engelnitelikte olmadıkları anlaşıldığından,hüküm uyuşmazlığı bulunmadığıanlaşılmaktadır. SONUÇ;Ankara 12. İdare Mahkemesinin 28/02/2008 gün ve 2006/2398 E, 2008/141K sayılı kararı ile Tavşanlı 1. Asliye Hukuk(İş Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 24/06/2010 günve 2010/234 E, 2010/291 K sayılı kararı nedeniyleoluştuğu ileri sürülen hükümuyuşmazlığının giderilmesi talebinin reddigerektiği düşünülmektedir.” yolundayazılı düşünce vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, AlaittinAli OĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 14.07.2014 günlütoplantısında: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, 2247 sayılı Yasa’da öngörülenkoşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundakiraporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün başvurunun reddi gerektiğineilişkin sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemeningörevi” başlığını taşıyan 1.maddesinde, “Uyuşmazlık Mahkemesi; TürkiyeCumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari veaskeri yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkemedir” denilmiş; 24. maddesinde(Değişik birincifıkra: 21/1/1982-2592/7 md.) ise, 1 nci maddedegösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından,görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesiolanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığının kabuledileceği belirtilmiştir. Anılanhükme göre, hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için: a)Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeriyargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi, b) Konu, davasebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması, c) Her ikikararın da kesinleşmiş olması, d) Kararlardadavanın esasının hükme bağlanması, e) Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen adli veidari yargı kararlarının incelenmesinden ortada adli ve idariyargı yerlerince verilmiş ve kesinleşmiş kararlar bulunduğu,kararlarda da işin esasının hükmebağlandığı davaların taraflarının en azbirinin (Elektrik Üretim A.Ş. GenelMüdürlüğü) aynı olduğuanlaşılmaktadır. Konu ve davasebebinin aynı olup olmadığının incelenmesinde; TürkiyeEnerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası GenelBaşkanlığı vekilince, Elektrik Üretim AnonimŞirketine bağlı Seyitömer Termik Santrali İşletmeMüdürlüğü'ne ait Dış Tesisler MekanikAtölye, Elektrik Bakım, Ölçü Kontrol, Oto BakımServislerindeki onarım işleri için Yıllık HizmetAlımı Yolu ile 101 kişi teminine yönelik olarak 20.7.2006tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 19-TSE/06056 dosyanumaralı ihaleye ilişkin ihale işlemlerinin iptali istemiyleElektrik Üretim Anonim Şirketi GenelMüdürlüğüne karşı idari yargıdaaçılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesinin E: 2006/2398sayılı dosyasında, kamusal hizmet ifa eden ve anonim şirketstatüsünde olan davalı idarenin, yürürlüktebulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak kârlılık,verimlilik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda hareket edebileceğive ihtiyaç duyduğu hizmet alımlarını,ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanındakarşılanması ile rekabetin, saydamlığın,eşit muamelenin, güvenirliğin, gizliliğin, kamuoyudenetiminin ve kaynakların verimli kullanılmasınınsağlanması ilkelerine uygun olarak yapacağı ihalelerlegerçekleştirebileceğinin açık olduğu,Uyuşmazlık konusu ihalede temin edilen işçilerinalanlarında uzman kişiler olduğu, onüç firmanın katılımıile gerçekleştirilen ihalenin, ihale usul ve esaslarınaaykırı olarak yapıldığına dair herhangi bir iddiaileri sürülmediği gibi bu yönde dosyaya herhangi bir bilgive belgede sunulmadığı, öte yandan, 4857 sayılıİş Kanununun 2. maddesinde, elektrik üretimindekiyardımcı işlerin ve teknolojik sebeplerle uzmanlıkgerektiren işlerin bölünerek alt işverenedevredilebileceğinin hükme bağlandığı, budurumda; Elektrik Üretim A.Ş. GenelMüdürlüğü Satın Alma ve İhaleYönetmeliğine uygun olarak, Seyitömer Termik Santraliİşletme Müdürlüğü'ne ait DışTesisler Mekanik Atölye, Elektrik Bakım, ÖlçüKontrol, Oto Bakım Servislerindeki onarım işleri içinYıllık Hizmet Alımı Yolu ile 101 kişi teminineyönelik olarak 20.7.2006 tarihinde açık ihale usulü ileyapılan 19-TSE/06056 dosya numaralı ihaleye ilişkin ihaleişlemlerinde hukuka aykırılık görülmediğigerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararDanıştay 13. Dairesinin E: 2008/11259 sayılı kararıylaelektrik üretimi konusunda faaliyette bulunan ve kamu tüzelkişiliğine sahip bulunan davalı idare tarafından asıliş niteliğinde olmayan ihale konusu hizmetin özel hukuksözleşmeleri ile gerçek veya tüzel kişilereyaptırılması mümküngörüldüğünden ve dava konusu işlemde hukukaaykırılık bulunmadığından davanın reddineyönelik idare mahkemesi kararının sonucu itibariyle yerindegörüldüğü gerekçesiyle onanmış, diğertaraftan, İsmail Gül vekilince müvekkilinin, ElektrikÜretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünde20.8.1996 tarihinden itibaren işçi olarakçalıştığı ve emekliliği hak ettiği6.3.2008 tarihine kadar fasılasız olarak çalışmayadevam ettiği nedeniyle bakiye hakları saklı kalmak kaydıylakıdem tazminatı ile, yıllık ücretli izinalacakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle adli yargıyerinde açılan davada, Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin(İş Mahkemesi Sıfatıyla) E: 2010/234 sayılıdosyasında mahkemelerince yapılan yargılama, tanıkbeyanları, davacının işyeri ve SSK sicil dosyaları,bilirkişi heyetinin muvazaa olgusuna ilişkin tespiti gereğiasıl işveren EÜAŞ kabul edilerek davanın kabulünekarar verilmiş, bu karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E: 2010/46376sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Dosyanın incelenmesinden,İdari Yargı yerinde bakılan davanın konusunu yapılanihalenin iptali istemi oluştururken, adli yargı yerinde bakılandavanın konusunu ise; kıdem tazminatı ve yıllıkücretli izin alacaklarının ödenmesi istemininoluşturduğu; dolayısıyla aynı konu ve sebebedayanmayan söz konusu adli ve idari yargı kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğusonucuna ulaşılamayacağıanlaşılmıştır. Öte yandan; idari yargıyerindeki davaya konu ihalenin iptali isteminin reddine ilişkin karar,adli yargı yerinde açılan maddi alacakların ödenmesiistemine ilişkin davanın kabulüne ilişkin kararınuygulanmasına engel teşkil etmediğinden, kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması koşulunun dagerçekleşmediği açıktır. Açıklanan nedenlerle 2247sayılı Yasa’nın 24. maddesinde öngörülenkonu ve dava sebebinin aynı olması ile hakkın yerine getirilmesininimkansız bulunması koşullarını taşımayanbaşvurunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç :2247 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde öngörülen“konu ve dava sebebinin aynı olması”, “hakkınyerine getirilmesinin imkansız bulunması”koşullarını taşımayan BAŞVURUNUN REDDİNE,14.07.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT
Türkiye Eneıji Su ve Gaz işçileri Sendikasıtarafından Seyitömer Termik Santrali işletme
Müdürlüğüne ait Dış Tesisler, MekanikAtölye, Elektrik Bakım, Ölçü Kontrol, Oto Bakım
Servislerindeki onarım işleri için yıllık hizmetalımı yoluyla 101 kişi teminine yönelik olarak 20.7.2006 tarihindeaçık ihale usulü ile yapılan ihale işlemlerininiptali istemiyle Elektrik
Üretim Anonim Şirketine karşı açılan davanınAnkara 12. İdare Mahkemesinin 28.2.2008
gün ve E:2006/2398, K:2008/141 sayılı kararı ilereddedildiği,
Santrali işletmesi bünyesinde çalışan İsmailGül tarafından işçi ile işveren ilişkisinden
kaynaklanan alacağın tahsiline karar verilmesi amacıylaaçılan dava sonucunda davacının
farklı taşeron firmalar emrinde çalışmışsada, bu firmalar değişmesine karşın sürekli ve kesintisizolarak davalı Elektrik Üretim Anonim Şirketi bünyesindeçalıştığı, bu firmalar ile yapılan altişverenlik sözleşmelerinin muvazaalı olduğu ve işakdi emeklilik nedeniyle son verilen davacının kıdemtazminatına hak kazandığı gerekçesiyleTavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş MahkemesiSıfatıyla) 24.6.2010 gün ve E:2010/234, K:2010/291 sayılıkararı ile davanın kabulüne karar verildiğianlaşılmıştır.
davalı kuruluşun asli faaliyetlerinden olduğu,yardımcı işlerden ve teknolojik sebepleri uzmanlıkgerektiren işlerden olmadığı, bölünerek altişverene devredilemeyeceği ve işverenliksözleşmelerinin muvazaalı olduğu iddiasıyla hizmetalımı yoluyla 101 kişinin teminine yönelik ihalenin iptaliistemiyle TES-İŞ Sendikası tarafından açılandavanın, asıl iş
niteliğinde olmayan ihale konusu hizmetin özel hukuk sözleşmeleriile gerçek ve tüzel
kişilere yaptırılmasının mümkün olduğugerekçesiyle idari yargı yerinde reddedildiği, buna
karşın adli yargıda açılan davada, ElektrikÜretim Anonim Şirketi bünyesinde ihale suretiyle
iş alan taşeron firma işçisinin teşekkülişçisi gibi değerlendirildiği ve yapılansözleşmelerin muvazaalı olduğuna karar verildiği, bunedenle iş mahkemelerinde derdest olan alacak davaları nedeniyle kamukurumu olan idarenin maddi olarak imkansız zararlarına neden olacağıileri sürülmüştür. Olayda, asıl işniteliğinde olmayan ihale konusu hizmetin, özel hukuksözleşmeleriyle gerçek ve tüzel kişilertarafından yapılabileceğine ilişkin idari yargı kararının ayrı, ihale konusu hizmete ilişkin bu özel hukuksözleşmelerinin muvazaalı olduğu ve ihale suretiyleişi üstlenen taşeron firma işçilerininteşekkül işçisi gibi kabul edilmesiuyuşmazlığın hizmet alımı yoluylaişçi teminine ilişkin ihale işlemlerinin iptaliisteminden kaynaklandığı, adli yargı yerindeki davakonusunun ise, ihale suretiyle işi üstlenen taşeron firmadaçalışmış işçi alacağınıntahsili talebine ilişkin olduğu açıktır.
Full & Egal Universal Law Academy