T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2012 / 164
KARAR NO : 2014 / 143
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : Davalı Çankaya Belediye Başkanlığı sınırlarında bulunan Nazım Hikmet Parkı içinde yer alan ve 2886 sayılı Yasa Hükümlerine göre davacı şirkete kiralanan işyerinde, Davalı idarece düzenlenen 26.01.2005 tarihli tutanakta belirtilen mimari projesine aykırı tadilatlar nedeni ile davacının işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptali yönünden taraflar arasında oluşan uyuşmazlığa ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde; dava konusu mimari projeye aykırı tadilatların davacı şirket tarafından yapılmadığı, davalı Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu ruhsat verilmeden önce yapıldığı, ışıklı panolar konusunda ise davalı Belediye Başkanlığı’na yapılan 23.02.2005 tarihli müracaata rağmen davacıya herhangi bir yer gösterilmemesi nedeni ile davacının iyiniyetli olduğu, bu nedenlerle 26.01.2005 tarihli tutanak dikkate alınarak davacının işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptaline ilişkin kararın; 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 2. Kısım 8. Bap’da düzenlenen kira sözleşmesine ilişkin maddeleri ile 353 sayılı İşyeri Açma Ve Çalıştırma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararname , 20103 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik Maddelerine ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. Maddesinde düzenlenen ‘Hakkın Kötüye kullanılması Yasağına’ na aykırı olduğu anlaşılmakla; Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ; Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Karar sayılı kararı ile Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Karar sayılı kararı arasında oluşan hüküm uyuşmazlığının, Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı kaldırılmak sureti ile giderilmesi gerektiği hk. K A R A R HükümUyuşmazlığının Giderilmesi İstemindeBulunan(Davacı) :RE-ŞE.İnş. Tur.Gıda. Teks.Oto veRek.Org. San.Tic. Ltd. Şti. Vekili :Av. Özkent Şahiner Karşı Taraf(Davalı) :Çankaya BelediyeBaşkanlığı Vekili :Av.Pelin Güner O L A Y : 1-HÜKÜMUYUŞMAZLIĞI’NIN GİDERİLMESİ TALEBİNDEBULUNAN RE-ŞE İNŞ. TUR. GIDA. TEKS. OTO. REKL. ORG. SAN.TİC. LTD. ŞTİ VEKİLİNİN VERDİĞİ11.01.2012 TARİHLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Çankaya Belediyesi DikmenKeklikpınarı Mahallesi 27338-27341 adalarda kurulu RekreasyonAlanı içinde yer alan Restoran ve ŞelaleKafe’nin 04.12.2003 tarihinde davalı BelediyeBaşkanlığı tarafından yapılan ihale ilehüküm uyuşmazlığı talebinde bulunana 3 yılsüre ile kiralandığını, davacının sözkonusu yerin ıslahı amacı ile 450.000-500.000 TL masrafyaptığını ve Turizm Deneme İşletme Belgesialmak üzere uygun hale getirdiğini; davalı BelediyeBaşkanlığı tarafından 30.12.2004 tarih ve 1823sayılı lokanta işletmeciliği için İşyeriAçma ve Çalışma ruhsatının verildiğini;sonrasında davalı Belediye BaşkanlığıEncümenliği’nin 01.03.2005 tarih ve C:/2005/0621.17sayılı kararı ile hem 30.12.2004 tarih ve 1823sayılı işyeri açma ve çalıştırmaruhsatının iptal edildiğini; hem de 1. sınıf lokantaruhsatı için yapılan başvurunun reddedileceğininbildirildiğini; bu kararın iptali istemi ile idari yargıdaaçılan davanın Ankara 11.İdare Mahkemesi’nin31.01.2006 tarih ve 2005/725 Esas, 2006/113 Karar sayılı kararıile iptaline karar verildiğini; kararın temyizenDanıştay 8. Dairesi Başkanlığı’nagönderildiğini; Danıştay 8.Dairesi Başkanlığı’nın 08.06.2007 gün ve 2006/3865 Esas, 2007/3578 Karar sayılıkararı ile onanarak kesinleştiğini; bu esnada davalıBelediye Başkanlığı’na 1. Sınıf lokantaaçma ve çalıştırma ruhsatı istemibaşvurusu yapıldığını; ancak, bu istemin de 15.03.2005 tarih ve 17-04/L-1/1823 1684-1535 sayılı karar ilereddedildiğini; red kararına karşı idari yargıdaaçılan iptal davasının Ankara 11. İdareMahkemesi’nin 31.03.2006 gün ve 2005/1349 Esas 2006/712 Kararsayılı kararı ile kabul edildiğini ve kararınDanıştay 8. DairesiBaşkanlığı’nın 08.06.2007 gün ve2006/3864 Esas, 2007/3579 Karar sayılı kararı ile onandığını;tüm bu kararlardan sonra davacı tarafından “lükssınıf” işyeri açma veçalıştırma belgesininalındığını; davalı BelediyeBaşkanlığı’nın bu kez de iptal kararlarınakonu aynı gerekçelerle 18.08.2006 tarih ve C/2006/4002.22sayılı işyerinin faaliyetten men-ine ilişkin Encümenkararını aldığını (talep dilekçesindeyanlış yazılmış, 17.08.2006 gün ve C:2006/4023.22sayılı karar), davacı tarafından bu kararın da iptaliistemi ile idari yargı yerinde davaaçıldığını, Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720Karar sayılı kararı ile yapılan işlemde herhangi birhukuka aykırılık bulunmadığından davanınreddine karar verildiğini ve kararın Danıştay 8.Dairesi’nin 16.11.2011 gün ve 2011/6381 Esas 2011/5637 Kararsayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, oysaaynı konuya ilişkin daha önce davalı tarafından Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın,mahkemenin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Kararsayılı kararı ile reddine karar verildiğini veYargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini; davacıtarafından yine aynı taraflar arasında aynı olayailişkin olarak açılan muarazanın giderilmesi ilemüdahalenin men-ine ilişkin davanın, Ankara 23. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162Karar sayılı kararı ile kabul edildiğini ve Yargıtayincelemesinden geçerek kesinleştiğini; bu şekildedava tarafları ve konusu aynı olan bir olayda birbirindenfarklı hükümlerin oluştuğunu belirterek; Ankara10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 01.12.2007 gün ve 2007/1409 Esas,2007/2407 Karar sayılı kararı, Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Karar sayılı kararı ile Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720Kararı arasında oluşan hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesi istemiile Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurduğuanlaşılmıştır. 2-ANKARA 10. SULH HUKUKMAHKEMESİ’NİN 04.12.2007 GÜN VE 2005/1409 ESAS, 2007/2407KARAR SAYILI DOSYASINDA YAPILAN İNCELEME NETİCESİNDE; Davacı ÇankayaBelediye Başkanlığı vekilinin mahkemeye sunduğu 28.07.2005tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu 27338-27341 adalariçinde yer alan restoran ve Şelale Kafe’nin 01.12.2003tarihinde yapılan ihale ile davalı RE-ŞE.İnş. Tur.Gıda. Teks.Oto ve Rek.Org. San.Tic. Ltd. Şti.’nekiralandığını; Belediye Park ve BahçelerMüdürlüğü’nce yapılan inceleme neticesindedavalı tarafından dava konusu yerde kirasözleşmesinin 9. maddesine aykırı şekilde veonaylı mimari projeye aykırı olarak eklentileryapıldığının tespit edildiğini ve durumun08.04.2005 gün ve 1217 sayılı yazı ile Emlak veİstimlak Müdürlüğü’ne bildirildiğini; bununüzerine davacı tarafından 28.04.2005 gün ve 1901sayılı yazı ile mimari proje ve sözleşmenin 9. maddesineaykırı olarak yapılan eklentilerin 15 gün içindeeski hale getirilmesi, aksi halde işlemlerin yapılacağınındavalıya ihtar edildiğini; bu yazı akabinde Park veBahçeler Müdürlüğü’nden , mimari projeyeaykırılıkların giderilip giderilmediği konusunda bilgiistendiğini; Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün 28.06.2005 gün ve 2334sayılı yazı cevabı ile projeye aykırıyapıların kaldırılmadığınıbildirdiğini; davalının bu şekilde mimariprojeye aykırı eklenti yaptığını ve kirasözleşmesinin 9. maddesini ihlal ettiğini belirterek;davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesiistemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır. Davalı RE-ŞE.İnş.Tur. Gıda. Teks.Oto ve Rek.Org. San.Tic. Ltd. Şti. vekili mahkemeyesunduğu çeşitli cevap dilekçelerinde özetle; davalının dava konusu yeri dört duvar halindealdığını ve Turizm Deneme İşletme Belgesialınabilecek duruma getirmek için 450.000 -500.000 TL lik masrafyaptığını; daha sonra davalı BelediyeBaşkanlığı’ndan 30.12.2004 gün ve 1823sayılı “ lüks sınıf “ lokantaişletmeciliği için işyeri açma veçalıştırma ruhsatı aldığını; akabindede 1. Sınıf işyeri açma veçalıştırma ruhsatı almak için başvuruyaptığını; bu esnada davacı Belediye Başkanlığıtarafından kendisine tebliğ edilen 07.02.2005 gün ve 17-04/L-1/1823 733-650 sayılı yazısı ile “Parkın,Dikmen Caddesi girişine yaklaşık (1.50x3.50)m, ebatlarındah=5m. yüksekliğinde ışıklı panoyapıldığını, giriş kapısı sağ vesol yanlarına ( 1.00x2.QÛ) m ebatlarındaışıklı pano yapıldığını,Restorant'a çıkış sağ yanda yaklaşık(6.S0x 15.00)m. ebadında yeşil alanın iptal edilip, h=l-l,5m. yüksekliğindeduvar örülerek dolgu yapıldığını veüzerinin parça granit malzeme ile kaplanmak suretiyle yaya yolunakatıldığını.,Restoran önüne isabet edenyaklaşık (20.00x2.00)m. ebadında yeşil alanın iptaledilip, h=l,5m. yüksekliğinde duvar ile çevrildiğini,yeşil alanın doldurularak yaya yolu kotuna getirildiğini vemevcut durumu ile araç parkı (yolu) olarak kullanıldığınıntespit edildiğini belirterek; bu nedenle en kısa zamanda proje hilafıhususların giderilmesi için Küşat Müdürlüğü’ne müracaat edilmesinin gerektiğinin aksi halde yasal işlemleryapılacağının” bildirildiğini, kendilerininverdiği 23.02.2005 tarihli cevabi yazıda özetle;“kendilerine bildirilen ve eski hale iadesi istenen projeyeaykırılıkların kendileri tarafından yapılmadığının, yapılan ışıklıpanonun ise işletilen restoranın algılanmasındanbaşka bir amacının olmadığının, davalıBelediye Başkanlığı’nın pano yerini uygunbulmaması durumunda panoların davacı BelediyeBaşkanlığı tarafından gösterilen yere monteedilebileceğinin” beyan edildiğini; bu yazınınakabinde davacının “lüks sınıf işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatı“nın davacı Belediye Başkanlığı’nın 01.03.2005 gün ve C:72005/0621.17 sayılı kararı ileiptal edildiğini; davalı tarafından bu işlemin iptaliamacı ile dava açıldığını; davanınAnkara 11. İdare Mahkemesi’nin 2005/725 Esas sayılıdosyasında devam ettiğini ve davalınınyürütmenin durdurulması isteminin mahkemece 09.11.2005günü verilen karar ile kabul edildiğini; bu sıradadavalının “1.sınıf işyeri açma veçalıştırma ruhsatı” verilmesi içinyaptığı başvurusunun da davacı BelediyeBaşkanlığı’nın 15.03.2005 gün ve 17-04/L-1/18231684-1535 sayılı kararı ile reddedildiğini,davalının bu işlemin de iptali istemi ile davaaçtığını, davanın Ankara 11. İdareMahkemesi’nin 2005/1349 Esas sayılıdosyasında devam ettiğini ve davalınınyürütmenin durdurulması isteminin mahkemece 31.10.2005günü verilen karar ile kabul edildiğini, davacınınkötü niyetli olduğunu; kira sözleşmesinin feshinihaklı çıkartmak amacı ile gerçekdışı iddialarda bulunduğunu; davacının yaptığıtamirat ve tadilatların fen ve sağlıkaçısından kullanılmaya uygun olduğunun Emlak veİstimlak Müdürlüğü’nün 26.05.2004 gün ve 22.09/2799 sayılı,18.08.2004 gün ve22.09/4831 sayılı,14.10.2004 gün ve 22.09/5764 sayılıyazılarında açıkça belirtildiğini; ayrıca,davacı Belediye Başkanlığı tarafından kendilerinegönderilen 07.02.2005 gün ve 17-04/L-1/1823 733-650 sayılıihtarnamenin, Belediye Başkanı veya BelediyeBaşkanınca yetkilendirilen kişi tarafındanimzalanmaması nedeni ile geçerli olmadığını;yapılan tadilatların mimari projeye aykırı niteliktaşınmadığını ve davacı BelediyeBaşkanlığı’nca uzunca bir süre sessizkalınarak bu tadilatlara zımnen muvafakat edildiğini belirterek;bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasındaki Bilgi veBelgeler incelendiğinde; Mahkemece 11.05.2006 günüyapılan keşif sonrası alınan 05.06.2006 tarihli inşaat mühendisi Elveda Onay’a ait raporda özetle;“Ankara, Dikmen, Keklik Pınarı Mahallesi, Dikmen Caddesi,Nazım Hikmet Parkı içinde ve 4 no’da yer alıp daSur Restoran adı altında faaliyet gösteren davaya konu restoranve kafe ile ilgili olarak, taraflar arasında akdedilmiş olan 12 Ocak2004 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesininmevcut olduğu, bu sözleşmenin 9. maddesinde ise kiralanandaBelediyenin ilgili birimlerinden gerekli müsaadealınmaksızın yapılan değişiklik ve tadiladınakde muhalefet olarak kabul edileceğinden tahliye sebebisayılacağının belirtilmiş olduğu, Belediye’ninilgili birimlerinden olan Park ve BahçelerMüdürlüğü teknik elemanlarınca tutulmuş olan26.1.2005 tarihli tutanakla da, gerek projesine, gerekse sözleşmesinenazaran akde aykırılık teşkil eden hususlarınbelirtilmiş olduğu, ancak, bunların projesineaykırılık teşkil edip etmediği, dolayısıylasözleşmeye de aykırı olup olmadığı hususununsağlıklı bir şekilde belirlenebilmesi için, bu26.1.2005 tarihli tutanağı tanzim eden teknik elemanıntarafımla irtibat kurarak, bahse konu bu yerin hangi mahalleretekabül ettiğinin gösterilmesi gerektiği, sonuçolarak da, proje dosyaya sonradan ve yeni ibraz edildiğinden, (2.6.2006günü) proje mahale tatbik edilerek, ayrıntılı rapordüzenlenebilineceği,”nin belirttiği; mahkemece, istemkonusu mimari projelerin ibrazından sonra dosyanın tekrarbilirkişiye tevdi edildiği ve inşaat mühendisi ElvedaOnay 13.12.2006 tarihli ek raporunda özetle; “Her ne kadar26.01.2005 tarihinde tanzim olunan tutanak, 3 madde halinde belirlenmiş,bu hususlar taraflar arasında akdedilmiş olan 12.01.2004başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 9.maddesi dikkatealındığında “akde aykırılık”teşkil etmekte ise de, dosyaya sunulmuş olan mimari proje ve vaziyetplanlarının ilgili Belediyesince onaylıolmadığını, keza, Belediye teknik elemanlarıncadüzenlenmiş olan 26.01.2005 tarihli tutanağın 2. ve3.maddelerini teşkil eden yeşil alanların doldurularak, gerekyaya yoluna katılması, gerekse araç parkıyapılmasıyla ilgili hususun ise, açıklık-netlikkazanmamış olduğu, bu konuyla ilgili tanık dinlenmesitakdirinin de Sayın Mahkeme’ye ait olacağını”belirttiği, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 06.03.2007tarihli celsede Çankaya Belediyesi eski BaşkanYardımcısı Hikmet Sönmez’in tanık olarakdinlendiği ve tanığın; “Kira sözleşmesiyapılmasına rağmen, biz müstecire anahtarıaçılış töreninin yapılmasından, yani 2 aysonra teslim ettik. Eski Belediye Başkanı parkı gezerken,giriş yolunun dar olduğunu söyledi. Park ve BahçelerMüdürlüğü tek araç geçişineimkân verecek şekilde bir düzenleme yaptı, duvarörülerek dolgu yapılması, restoran önündekiyeşil alanın doldurulması işlemlerini Park veBahçeler Müdürlüğü yaptı. Bütünbu işlemler bittikten sonra müsteciri çağırdık,anahtarı verdik. Müstecir kira sözleşmesinden itibaren 1 ayiçinde faaliyete geçmesi gerektiğini, aksi halde,sözleşmenin fesh olacağını söyleyerek bu 2aylık gecikme ile ilgili belge istedi. Biz de bunu mücbir sebepsayarak, aldığımız dilekçesi üzerineEmlâk İstimlâk Müdürlüğü olurhazırladı, Başkanlık makamı olur verdi. TeslimTutanakları düzenlendi. Park ve BahçelerMüdürlüğü demirbaşları ile birlikteburayı kendisine teslim ettik. Sadece, üzerindeki tesis ihaleye vekiraya verildi. Parkın bakım ve sorumluluğu Belediyedençıkması için müstecire yüklendi”şeklinde beyanda bulunduğu, tanığın bu beyanısonrasında aldırılan 17.10.2007 tarihli ek bilirkişi raporundaözetle; “Davacı Belediye teknik elemanlarıncadüzenlenmiş olan 26.1.2005 tarihli tutanakta, 3 madde halindebelirlenmiş olan hususlardan; Restoranaçıkış-sağ yanda yaklaşık 6.80x15.00 m.ebadında yeşil alanın iptal edilip, h= 1-1,5 m.yüksekliğinde duvar örülerek dolgu yapılması,üzerinin parça granit malzeme ile kaplanmak suretiyle yaya yolunakatılması, Restoran önüne isabet eden, yaklaşık20.00x2.00 m. ebadında yeşil alanın iptal edilip, h= 1,5 m.yüksekliğinde duvar ile çevrilmesi, yeşil alanındoldurularak yaya yolu kotuna getirilmesi ve mevcut durumu ile araçparkı (yolu) olarak kullanılması hususlarınındavalı-kiracı tarafından yapılmamış olduğunun; davaya konu yerde bulunan restoran ve Cafe’nin tanıtımıamacı ile konulan ışıklandırmalı panolaryönünden ise; dosyaya sunulan fotoğraflardan işyerininvarlığını gösteren 4 ayrı tabelanın mevcutolduğunu, bunların da gerek estetik açıdan, gereksegörüntü kirliliği açısından gözehoş gelmediği, 4 tabelanın yerine restoranın mevcudiyetinibelirleyen daha estetik tek bir tabela konulabilineceğinin” tespitedildiği anlaşılmaktadır. Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Karar Sayılıkararında özetle; “davacı tarafından, akdeaykırılık olarak nitelenmesi istenen mimari projeyeaykırılıkların, davalı tarafındanyapıldığının ispat edilememesi ve dayanılanmimari projede belediye onayının olmaması nedenleri ile; akdeaykırılık oluşturmayacağı; restorangirişine konulan ışıklı panolar yönündenise; panoların restoranın tanıtımı amacı ilekonulduğu ve davalı şirket tarafından davacıya hitabenyazılan 23.02.2005 tarihli yazıda bu panolarınkonulması için uygun bir yer gösterilmesi halinde yerlerinindeğiştirilebileceğinin bildirilmesi karşısındadavacının işlem ve eylemlerinin iyiniyetli bulunmadığı”gerekçesi ile davanın reddine karar verdiği,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerineYargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 21.04.2008 gün ve 2008/2754Esas, 2008/4999 Karar sayılı kararı ile onandığı, davacı vekilinin karar düzeltme talebininyine aynı dairenin 11.11.2008 gün ve 2008/8694 Esas, 2008 /12403Karar sayılı kararı ile reddedildiğianlaşılmıştır. 3-ANKARA 23. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ’NİN 26.05.2009 GÜN VE 2008/396 ESAS, 2009/162KARAR SAYILI DOSYASINDA YAPILAN İNCELEME NETİCESİNDE; Davacı RE-ŞE İnş.Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org. San.Tic. Ltd. Şti. vekilininmahkemeye sunduğu 04.09.2006 tarihli dava dilekçesinde özetle;Çankaya Belediyesi Dikmen Keklikpınarı Mahallesi27338-27341 adalarda kurulu Rekreasyon Alanı içinde yer alan restoran ve Şelale Kafe’nin 04.12.2003 tarihinde davalıBelediye Başkanlığı tarafından yapılan ihale ile kiracışirkete 3 yıl süre ile kiralandığını,müvekkil şirket tarafından ayrıca restoran veŞelale Kafe’nin bulunduğu Nazım HikmetParkı’nın bakım ve işletme şartnamesinegöre korunması, bakımı ve giderlerininkarşılanmasını da ücretsiz olaraküstlenildiğini, davacının söz konusu yerinıslahı amacı ile 450.000-500.000 TL masrafyaptığını ve Turizm Deneme İşletme Belgesialmak üzere uygun hale getirdiğini; davalı BelediyeBaşkanlığı tarafından 30.12.2004 tarih ve 1823sayılı lokanta işletmeciliği için İşyeriAçma ve Çalışma ruhsatının verildiğini;sonrasında davalı Belediye BaşkanlığıEncümenliği’nin 01.03.2005 tarih ve C:/2005/0621.17sayılı kararı ile hem 30.12.2004 tarih ve 1823sayılı işyeri açma ve çalıştırmaruhsatının iptal edildiğini ve hem de 1. Sınıflokanta ruhsatı için yapılan başvurununreddedileceğinin bildirildiğini, bu kararın iptali istemi ileidari yargıda açılan davanın, Ankara 11.İdareMahkemesi’nin 31.01.2006 tarih ve 2005/725 Esas ,2006/113 Kararsayılı kararı ile iptaline karar verildiğini; kararıntemyizen Danıştay 8. Dairesi Başkanlığı’nagönderildiğini; Danıştay 8.DairesiBaşkanlığı’nın 08.06.2007 gün ve2006/3865 Esas, 2007/3578 Karar sayılı kararı ile onanarakkesinleştiğini; bu esnada davalı BelediyeBaşkanlığı’na 1. Sınıf lokanta açmave çalıştırma ruhsatı istemi başvurusuyapıldığını; ancak, bu istemin de 15.03.2005tarih ve 17-04/L-1/1823 1684-1535 sayılı kararı ile reddinekarar verildiğini; red kararına karşı idari yargıdaaçılan iptal davasının Ankara 11. İdareMahkemesi’nin 31.03.2006 gün ve 2005/1349 Esas, 2006/712 Kararsayılı kararı ile kabul edildiğini ve kararınDanıştay 8. DairesiBaşkanlığı’nın 08.06.2007 gün ve2006/3864 Esas, 2007/3579 Karar sayılı kararı ileonandığını; tüm bu kararlardan sonra davacıtarafından tekrar “lüks sınıf işyeri açmave çalıştırma belgesi”ninalındığını; davalı BelediyeBaşkanlığı’nın iptal kararlarına konuaynı gerekçelerle tekrar 18.08.2006 tarih ve C/2006/4002.22 sayılıişyerinin faaliyetten men’ine ilişkin Encümenkararını aldığını; davalı BelediyeBaşkanlığı’nın bu şekilde idaremahkemeleri tarafından verilen iptal kararlarınıuygulamadığını; davacının dava konusu işletmeyiçalıştırmasına engel olucu işlem ve eylemlerdebulunduğunu; bu işlem ve eylemlerin idari işlem niteliğinikaybettiğini ve haksız fiil niteliğinde olduğunubelirterek; idarenin bu haksız işlem ve eylemleri nedeni ileoluşan muarazanın ve haksız müdahaleninönlenmesine karar verilmesi istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı vekili mahkemeye sunduğuçeşitli cevap dilekçelerinde özetle; davayakonu yerde bulunan Restoran ve Şelale Kafe’nin Nazım Hikmet Parkıiçinde yer alması nedeni ile KÜŞATMüdürlüğü tarafından Bahçe ve ParklarMüdürlüğü’nden bu yerin lokanta ve kafe olarakkullanılmasında sakınca olup olmadığının sorulduğunu; Bahçeler ve Parklar Müdürlüğü tarafındanverilen 27.01.2005 gün ve 294 sayılı yazı cevabı iledava konusu yerde mimari projesine aykırı tadilatlarınyapıldığının bildirilmesi üzerine; davacının “lüks sınıf işyeri açma veçalıştırma “ belgesinin “ 1. Sınıfişyeri açma ve çalışma belgesi iledeğiştirilmesi “ yönündeki talebinin projeyeaykırı tadilatların giderilmesi durumunda değerlendirileceğininbildirildiğini; ayrıca, söz konusu projeye aykırıtadilatlar nedeni ile davacıya daha önce verilen 30.12.2004 günve 1823 sayılı “ lüks sınıf işyeriaçma ve çalıştırma belgesi “nin de Belediye Encümeninin 01.03.2005 gün ve 0621.17 sayılıkararı ile iptaline karar verildiğini; Ankara 11. İdareMahkemesi’nin, 07.06.2005 gün ve 2005/725 Esas ve yine aynımahkemenin, 12.08.2005 gün ve 2005/1349 Esas sayılıdosyaları üzerinden verilen karar ile davacıya yeniden15.12.2005 gün ve 1823 sayılı İşyeri açma veçalıştırma ruhsatının verildiğini,mahkemenin adı geçen kararlarında tespit edilen hukukaaykırılıkların giderilmesi için davacıya en az7 gün süre verilmesinin gerektiği; bu sürenin bitimindensonra projeye aykırılıkların giderilmemesi durumundanruhsatın iptali cihetine gidilebileceğinin belirtildiği; mahkemekararı üzerine davacıya projeyeaykırılıkların eski hale iadesi için 15 günsüre verildiğini, bu süre sonunda yapılan denetimde projeyeaykırılıkların eski hale iade edilmesinin 26.01.2005tarihli Park ve BahçelerMüdürlüğü’nce tespit edilmesi üzerineBelediye Encümeninin 17.08.2006 gün ve 4023.22 sayılıkararı ile 1823 sayılı işyeri açma veçalıştırma ruhsatının iptaline ve faaliyettenmen-ine karar verildiğini; davacıdan 1823 sayılı ruhsatıniadesinin istendiğini; ancak, iade edilmemesi üzerine BelediyeEncümeninin 01.03.2005 gün ve C/2005/0621.17sayılı kararı ile işyerinin kapatılarakfaaliyetten men-ine karar verilmediğini, bu nedenle haksız olandavanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiğianlaşılmıştır. Dava dosyasındaki Bilgi veBelgeler incelendiğinde; Mahkemece Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Kararsayılı dosyasının incelenmek üzere istendiği vebu dosya içinde yapılan keşfin ve bilirkişi incelemesininyeterli görülerek, bu deliller ışığındakarar verildiği anlaşılmıştır. Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nin ;21.11.2006 gün ve 2006/380 Esas, 2006/309 Karar sayılıkararı ile ; davalı Belediye Başkanlığı’naait olup davacıya kiralanan lokanta ve kafe için verilen işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatlarınındavalı idare tarafından müteaddit defalar iptal edilmesi nedeniile davacının taşınmazı kullanmaması sebebinedayalı müdahalenin men’i ve bu şekilde meydana gelenmuarazanın giderilmesi istemine ilişkin davada ; “davalıidare tarafından gerçekleştirilen işlemin, 2577sayılı Yasanın 2 maddesinde düzenlenen idari işlemniteliğinde olduğunu ve davaya idari yargıda bakılmasıgerektiğini” belirterek; davanın görev nedeni ile reddinekarar verdiği; kararın davacı vekili tarafından temyizedildiği; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin, 09.05.2008gün ve 2008/5128 Esas, 2008/6088 Karar sayılı ilamıile ; “ somut olayda idari işleminhaksızlığı, usulsüzlüğü ve bunabağlı olarak iptali isteğinin değil; sadeceişyerinin çalışma ruhsatlarının sürekliolarak iptal edilmesi nedeni ile özel hukuktan kaynaklanan hakkın kullanılmasının engellendiği iddiasıve buna bağlı muarazanın önlenmesi isteğinin olduğunu;bu talebin ise adli yargı yerlerince incelenmesi gerektiğini”belirterek, mahkemenin kararını bozduğu; Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nce, Yargıtay bozma ilamına uyulmak sureti ile devamedilen yargılama neticesinde; 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas,2009/162 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne; dava konusu restoran ve kafeye davalının müdahalesinin men-ineve muarazanın men’ine karar verildiği , kararınYargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin, 05.11.2009 gün ve 2009/10683Esas, 2009/12210 Karar sayılı ilamı ile onanarakkesinleştiği anlaşılmıştır. 4-ANKARA 1. İDAREMAHKEMESİ’NİN 26.11.2010 GÜN VE 2010/1380 ESAS, 2010/1720 KARAR SAYILI DOSYASINDA YAPILAN İNCELEMENETİCESİNDE; Davacı RE-ŞE İnş.Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org. San.Tic. Ltd. Şti. vekilininmahkemeye sunduğu 01.09.2006 tarihli dava dilekçesindeözetle; Çankaya Belediyesi Dikmen Keklikpınarı Mahallesi 27338-27341 adalarda kurulu Rekreasyon Alanı içinde yeralan restoran ve Şelale Cafe’nin 04.12.2003 tarihindedavalı Belediye Başkanlığı tarafındanyapılan ihale ile kiracı şirkete 3 yıl süre ilekiralandığını; müvekkil şirket tarafındanayrıca restoran ve Şelale Cafe’nin bulunduğuNazım Hikmet Parkı’nın bakım ve işletmeşartnamesine göre korunması, bakımı ve giderlerininkarşılanmasını da ücretsiz olaraküstlenildiğini; davacının, söz konusu yerinıslahı amacı ile 450.000-500.000 TL masrafyaptığını ve Turizm Deneme İşletme Belgesialmak üzere uygun hale getirdiğini; davalı BelediyeBaşkanlığı tarafından, 30.12.2004 tarih ve 1823sayılı lokanta işletmeciliği için İşyeriAçma ve Çalışma ruhsatının verildiğini;sonrasında davalı Belediye BaşkanlığıEncümenliği’nin, 01.03.2005 tarih ve C:/2005/0621.17sayılı kararı ile hem 30.12.2004 tarih ve 1823sayılı işyeri açma ve çalıştırmaruhsatının iptal edildiğini hem de 1. Sınıflokanta ruhsatı için yapılan başvurunun reddedileceğininbildirildiğini; bu kararın iptali istemi ile idari yargıdaaçılan davanın, Ankara 11.İdare Mahkemesi’nin31.01.2006 gün ve 2005/725 Esas, 2006/113 Karar sayılıkararı ile iptaline karar verildiğini; kararın temyizenDanıştay 8. Dairesi Başkanlığı’nagönderildiğini; Danıştay 8.DairesiBaşkanlığı’nın 08.06.2007 gün ve2006/3865 Esas, 2007/3578 Karar sayılı kararı ile onanarakkesinleştiğini; bu esnada davalı BelediyeBaşkanlığı’na 1. Sınıf lokanta açmave çalıştırma ruhsatı istemi başvurusuyapıldığını; ancak, bu istemin de 15.03.2005tarih ve 17-04/L-1/1823 1684-1535 sayılı kararı ile reddinekarar verildiğini; red kararına karşı idari yargıdaaçılan iptal davasının, Ankara 11. İdareMahkemesi’nin 31.03.2006 gün ve 2005/1349 Esas, 2006/712 Kararsayılı kararı ile kabul edildiğini ve kararınDanıştay 8. DairesiBaşkanlığı’nın 08.06.2007 gün ve2006/3864 Esas, 2007/3579 Karar sayılı kararı ileonandığını; tüm bu kararlardan sonra davacıtarafından tekrar “lüks sınıf işyeri açmave çalıştırma belgesi”ninalındığını; davalı BelediyeBaşkanlığı’nın bu kez de iptal kararlarınakonu aynı gerekçelerle 15.08.2006 tarih ve C/2006/4002.22sayılı işyerinin faaliyetten men’ine ilişkin Encümen kararını aldığını; alınankararın, Ankara 11.İdare Mahkemesi’nin 31.01.2006 tarih ve2005/725 Esas, 2006/113 Karar sayılı kararı ile Ankara 11.İdare Mahkemesi’nin 31.03.2006 gün ve 2005/1349 Esas, 2006/712Karar sayılı kararına aykırı nitelikte olduğunu; yinesöz konusu işlemin İşyeri Açma veÇalıştırma Ruhsatlarına İlişkinYönetmelik’in 8. maddesine aykırı olduğunu; zira,yönetmeliğin ilgilisine göre davalının işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatının verilmesindenitibaren 1 ay içinde eksiklikleri belirlemesinin ve giderilmesini istemesiningerektiğini; davalı tarafından bu şekilde bir işlemtesis edilmediğini; ruhsatın verilmesinden (30.12.2004) çokuzun bir süre sonra 07.02.2005 tarihinde bahse konu eksiklikleringiderilmesi için davacıya durumun bildirildiğini; bueksikliklerin giderilmesi konusunda da davacıya herhangi bir süreverilmediğini; keza iptale konu kararın gerekçesindebelirtilen proje hilafı tadilatlar nedeni ile davalı tarafındandavacı aleyhine Ankara 10 Sulh hukuk Mahkemesi’ndeaçılan tahliye davasının da halen devam ettiğini;davalı idarece mahkeme dosyasına sunulan mimari projeningeçersiz olduğunu; bu nedenlerle davaya konu BelediyeBaşkanlığı Encümeninin, 15.08.2006 tarih veC/2006/4002.22 sayılı işyerinin faaliyetten men’ineilişkin kararının (davadilekçesinde yanlış yazılmış, doğrusu17.08.2006 gün ve 4023.22 sayılı karar) iptaline karar verilmesitalebi ile idari yargı yerinde dava açmıştır. Davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı vekilinin 16.10.2006 tarihli cevapdilekçesinde özetle; davacıya dava konusutaşınmaza ilişkin olarak 30.12.2004 gün ve 1823sayılı karar ile “ lüks sınıf işyeri açmave çalıştırma belgesi”nin verildiğini;davacının 14.01.2005 günü ilgili belgenin 1. Sınıfişyeri açma ve çalıştırma belgesi ile değiştirilmesikonusunda müracaat ettiğini; Küşat Heyeti’nce 18.01.2005günü işyerinde yapılan inceleme neticesinde, 1.Sınıf Lokanta olarak uygun olduğunun tespitedildiğini; bu yazı sonrasında Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne Nazım Hikmet Parkı içinde yer alan davaya konu restoran vekafenin park plan ve projesine uygun olup olmadığı,lokanta olarak kullanılmasında sakınca olupolmadığı konularında bilgi verilmesi için yazıyazıldığını; gelen 27.01.2005 gün ve 23-10/294sayılı yazı cevabında, dava konusu işyerinde mimariprojesine aykırı olarak tadilat yapıldığınınbildirildiğini; bunun üzerine davacı tarafından talepedilen 1. Sınıf işyeri açma ve çalıştırmabelgesi talebinin ancak tadilatların eski hale iadesi halindeverilebileceğinin bildirildiğini ve mevcut 30.12.2004 tarih ve 1823sayılı ruhsatın da 01.03.2005 gün ve 0621.17sayılı Belediye Encümenliği kararı ile iptalinekarar verildiğini; davacı şirket tarafından Ankara 11.İdare Mahkemesi’nde açılan davaların davacılehine sonuçlanması neticesinde davacıya 15.12.2005 günve 1823 sayılı işyeri açma ve çalıştırmaruhsatının verildiğini; Ankara 11. İdareMahkemesi’nin, 31.01.2006 gün ve 2005/725 Esas sayılıdosyasında açılan davanın, mahkemenin“….yapılan denetim sonucu tespit edilen eksikliğin giderilmesiiçin anılan yönetmelik uyarınca davacıya7 günden az olmamak kaydı ile süre verilmesi ve bu süresonunda tekrar denetim yapılarak aykırılığıngiderilip giderilmediğinin kontrol edilmesi gerekirken, doğrudanruhsatın iptali ve işyerinin kapatılması yönünden tesisi edilen işlemde hukuka uyarlıkgörülmediği….”gerekçesi ile kabuledildiğini ve davacı lehine yapılan işlemin iptaledildiğini; davalı idare tarafından Ankara 11. İdareMahkemesi’nin 2005/725 Esas sayılı kararına istinaden davakonusu yerde 30.07.2006 tarihinde tekrar denetimyapıldığını, projeye aykırılıklarıntespit edildiğini ve davacıya bu aykırılıklarıngiderilmesi için 15 gün süre verildiğini, mahaldeyapılan 20.06.2006 tarihli denetim neticesinde davacının projeyeaykırılıkları eski haline getirmediğinin tespitedilmesi üzerine, Belediye Encümeni’nin 17.08.2006 günve 4023.22 sayılı kararı ile 15.12.2005 gün ve 1823sayılı işyeri açma veçalıştırma ruhsatının iptal edildiğini;yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek; davanınreddine karar verilmesini istemiştir. Dava dosyasındaki Bilgi veBelgeler incelendiğinde; Ankara 11. İdareMahkemesi’nin, 31.01.2006 gün ve 2005/725 Esas, 2006/113 Kararsayılı kararı incelendiğinde, davacı RE-ŞEİnş. Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org. San.Tic. Ltd. Şti.tarafından davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı aleyhine 30.12.2004 tarih ve 1823sayılı ruhsatın iptaline ilişkin 01.03.2005 günve 0621.17 sayılı Belediye Encümeni kararının iptalinekarar verilmesi istemi ile dava açıldığı; mahkemece,“11.01.2005 günü yapılan denetim sonucu tespit edileneksikliğin giderilmesi için anılan yönetmelikuyarınca davacıya 7 günden az olmamak kaydı ilesüre verilmesi ve bu süre sonunda tekrar denetim yapılarak aykırılığıngiderilip giderilmediğinin kontrol edilmesi gerekirken, doğrudanruhsatın iptali ve işyerinin kapatılması yönünden tesisi edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir“ gerekçesi ile davanın kabul edildiği veişlemin iptal edildiği; Ankara 11. İdareMahkemesi’nin, 31.03.2006 gün ve 2005/1349 Esas, 2006/712Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacı RE-ŞEİnş. Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org. San.Tic. Ltd. Şti.tarafından, davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı’nca davacıya 1. Sınıfişyeri açma ve çalıştırma ruhsatıverilmemesine ilişkin 16.03.2005 gün ve 1535 sayılıBelediye Encümeni kararının iptaline karar verilmesi istemi iledava açıldığı; mahkemece, ”… işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatınınmüracaat üzerine verileceği, ruhsat verildikten sonraki 1 ayiçin yapılan kontrol ve denetimlerde yönetmelikteöngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespitihalinde, işyerinin mevzuata uygun hale getirilmesi için ilgiliyebir defaya mahsus olmak üzere 7 gün süre verileceği, bunarağmen aykırılığın giderilmediğininanlaşılması halinde ruhsatın iptal edileceğininbelirtilmesi karşısında; davacının sahipolduğu işyerinin 1. Sınıf lokantaya çevrilmesiistemi ile yaptığı başvuru üzerine davalı idareceyukarıda anılan yönetmelik hükmündeöngörülen usule göre işlem yapılmasıgerekirken, işyerine ilişkin daha önce mimari projeyeaykırılıklar tespit edildiğinden bahisle başvurununreddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır” gerekçesi iledavanın kabul edildiği ve işlemin iptal edildiği; Ankara 11. İdareMahkemesi’nin, 31.03.2006 gün ve 2005/1349 Esas, 2006/712 Kararsayılı kararı ile aynı mahkemenin, 31.01.2006 gün ve2005/725 Esas, 2006/113 Karar sayılı kararından sonra,Çankaya Belediye Başkanlığı KÜŞATMüdürlüğü’nün, 26.05.2006 gün ve2560-2356 sayılı yazısı ile işyeri açma veçalıştırma ruhsatının “lükssınıf” mı yoksa “1. sınıf” mıolarak istendiğinin sorulduğu; RE-ŞE İnş. Tur.Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org. San.Tic. Ltd. Şti vekilinin, 03.07.2006günlü yazı cevabı ile tercih hakkının “lüks sınıf işyeri açma veçalıştırma belgesinden yana kullanıldığını”bildirdiği; Park ve BahçelerMüdürlüğü’nün 03.07.2006 gün ve 2590sayılı yazısı ile “20.01.2005 tarihli tutanak iletespit edilen projeye aykırılıkların halen aynı haliile yerinde mevcut olduğu”nun bildirildiği; bununüzerine Çankaya Belediye BaşkanlığıKÜŞAT Müdürlüğü’nün04.07.2006 gün ve 3372-3076 sayılı yazısı iledavacı RE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org.San.Tic. Ltd. Şti.’ne projeye aykırılıklarıneski hale iadesi için 15 gün süre verildiği;Çankaya Belediye Encümeni’nin 17.08.2006 gün ve 4023.22sayılı kararı ile, verilen sürede projeyeaykırılıkların eski haline getirilmediğinden davacıRE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org. San.Tic. Ltd.Şti.’ne verilen 15.12.2005 gün ve 1823sayılı İşyeri Açma veÇalıştırma Ruhsatı’nın iptaledildiği ; davacının bu kararın iptali istemi iledavayı açtığıanlaşılmıştır. Ankara 1. İdareMahkemesi’nin; 22.05.2007 gün ve 2006/2001 Esas, 2007/1447Karar sayılı kararı ile davacının davasını“ işyeri açma ve çalıştırmaruhsatı ile yapı ruhsatı ve projeye aykırılıklar,farklı mevzuata tabi olup, her biri için farklı nitelik ve özellikleri arandığı ve bunlardan birindemeydana gelen eksiklik ve değişikliklerin her durumdadiğeri için engel oluşturmayacağı, söz konusueksiklik ya da değişikliğin, tabi olduğu durumiçersinde değerlendirilerek, mevzuatınöngördüğü yaptırımınuygulanması gerektiği, yapı ile ilgili proje hilafı hususların imar mevzuatınınöngördüğü yaptırımlar ile giderilmesiningerektiği, proje hilafı hususlar nedeni ile usulüncealınmış işyeri açma veçalıştırma ruhsatının iptal edilmesinde hukukauyarlık bulunmadığı” gerekçesi ile kabulettiği ve Çankaya BelediyeEncümeni’nin 17.08.2006 gün ve 4023.22 sayılıkararının iptaline karar verdiği; kararın davalıÇankaya Belediye Başkanlığı vekilince temyiziüzerine Danıştay 8. Dairesi’nin 26.05.2009 günve 2007/8212 Esas, 2009/3412 Karar sayılı kararı ile “ birişyerinde , ruhsat verilmesinden sonra yapılacak denetimlerde ,mevzuata uygun olmayan hususların ve noksanlıklarınsaptanması halinde İşyeri Açma veÇalıştırma Ruhsatlarına İlişkinYönetmeliğin 6. maddesi gereğince yetkili idarelerce ,bunların giderilmesine kadar bu amaca yönelik olarak işyerinin faaliyetten men’ine karar verilebileceği,davalının bu amaca yönelik işleminde bir hukukaaykırılık bulunmadığı” gerekçesi ileilk derece mahkemesi kararının bozulmasına hükmettiği,davacı vekili tarafından karar karşı karar düzeltmeyoluna başvurulduğu; ancak, bu talebin de Danıştay 8.Dairesi’nin 13.07.2010 gün ve 2009/7784 Esas, 2010/4203 Kararsayılı kararı ile reddedildiği, Ankara 1. İdareMahkemesi’nin bozma ilamına uyulmak sureti ileyaptığı yargılama neticesinde , 26.11.2010 gün ve2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ile;“davacının imar mevzuatına aykırı olarakyaptığı işyerinde faaliyette bulunduğu sabitolduğundan; bu durum sonlandırılıncaya kadar çalışmaktan alıkonulmasına ilişkin davakonusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verdiği;kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği;Danıştay 8. Dairesi’nin 16.11.2011 gün ve2011/6381 Esas, 2011/5637 Karar sayılı kararı ile ilk derecemahkemesi kararını onadığı anlaşılmıştır. 5-DANIŞTAY BAŞSAVCISI; 28.05.2012 gün ve2012/167 sayılı yazısında özetle; idari ve adliyargı kararları arasında oluştuğu ilerisürülen hüküm uyuşmazlığınınçözümü için öncelikle, hükümuyuşmazlığının varlığı içinyasada aranan koşulların araştırılması gerektiğini;2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veişleyişi Hakkında Kanun’un 2592 sayılı Kanun iledeğişik 24'üncü maddesinin birinci fıkrasında,"1inci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisitarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarakverilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebeilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir." hükmünün yeraldığını ve istemin bu çerçevedeincelendiğini ; Sulh Hukuk Mahkemesindegörülen tahliye davasının konusunun ve sebebinin idareMahkemesinde görülen işyeri açma veçalışma ruhsatının iptali ve işyerininfaaliyetten men'i işlemlerinin iptali istemiyle açılan davadanfarklı olduğunu; taşınmazın kullanım amacıve halihazırdaki durumu incelenerek, kira sözleşmesindekihükümlere aykırılık bulunup bulunmadığıhususunun değerlendirilip tahliye istemiyle açılandavanın; Sulh Hukuk Mahkemesi’nce, projeye aykırıtadilatların tahliye nedeni olamayacağı gerekçesi ile reddedildiğini; tadilatların ruhsatına ve projesine uygun hale getirilmesiamacıyla idari işlemler tesis edilmesi ve hukuka aykırıdurumun düzeltilmesi için gerekli tedbirlerin alınması ileilgili görevin idareye ait olduğunu; bu nedenle, işyeriaçma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesineve işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin işlemlerdehukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyleverilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararı iletahliye davasında verilen Sulh Hukuk Mahkemesi kararı arasındahüküm uyuşmazlığı şartlarınınoluşmadığı sonucuna ulaşıldığını; İdare Mahkemesi ve Asliye HukukMahkemesi kararları yönünden ise; davataraflarının, sebebinin ve konusunun aynı olduğunu, her ikikararın da kesinleştiğini; ayrıca İdare Mahkemesikararı ile kiracı şirketin işyerine müdahalesininmen-i ve tahliyesi sonucu ortaya çıkarken, Asliye HukukMahkemesi kararı ile ise idarenin taşınmazamüdahalesinin men-ine ve kiracı şirketintaşınmazda faaliyetine devam etmesi sonucunun ortayaçıktığını, aynı hukukiuyuşmazlık hakkında yaratılan bu çelişkilidurum nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız halegeldiğini, dolayısıyla hükümuyuşmazlığının varlığınınkabulü için yasada aranan koşullarıngerçekleşmiş olduğunu, bu hükümler arasındakiuyuşmazlığın esasının incelendiğini ; İdare Mahkemesi’ndekiracı şirket tarafından açılan işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatının iptalineyönelik işlemin iptali talebinin reddedildiği ve kararınDanıştay 8. Dairesi’nce onanarak kesinleştiğini; AsliyeHukuk Mahkemesi’nde kiralayan idarenin taşınmazamüdahalesinin me’ine ve muarazanın bu şekildegiderilmesine yönelik talebin ilk olarak görev nedeni ilereddedildiğini ancak; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin bozmailamı üzerine yapılan yargılamada, Asliye HukukMahkemesi’nin davayı kabul ettiğini ve kiralayan idarenintaşınmaza müdahalesinin men’ine ve muarazanın buşekilde giderilmesine hükmettiğini, kararın Yargıtay14. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, buşekilde idari işlemlerin hukuki geçerliği konusunda iki ayrı kesinleşmiş kararın ortayaçıktığını ve çıkanuyuşmazlığının temelinde, dava konusutaşınmazda bulunan projeye aykırı eklentilerin eski halegetirilmemesi nedeni ile kiracı şirketin ruhsatının iptaledilmesi işleminin hukuki geçerliliği, bu işleminyok hükmünde sayılması gerekip gerekmediği sorununyattığını; hükümuyuşmazlığının çözülebilmesiiçin öncelikle bu sorunun çözülmesiningerektiğini, Türk Kamu İdaresi’nin,Tanzimattan bu yana, kendisine rejim olarak "İdari Rejim"ialdığını, bu rejimde; idarenin, özel hukukgerçek ve tüzel kişilerinden farklı olarak, idareedilenleri hak sahibi kılabilme, borç veyükümlülük altına sokabilme güç veyetkisinin mevcut olduğunu; idare hukukunda, idareye özgü bugüç ve yetkiye, "kamu gücü" denildiğini; idare,bu gücü kullanarak, tek yanlı iradeaçıklamasıyla idare edilenlerin hukukunda sözüedilen değişiklikleri yapabildiğini; Hukuk Devletlerinde, idarenin bugücünün hukuka uygunluğunun yargısal denetimiolmaksızın, kişi hak ve özgürlükleriningüvence altında olmasınındüşünülemeyeceğini; kendilerine rejim olarak"idari rejimi" alan ülkelerde, söz konusu denetimi yapmaküzere, Adli Yargı Düzeni yanında, ondan ayrı olarak,İdari Yargı Düzeni kurulması kaçınılmazolduğunu; Ülkemizde de, idarenin işlem ve eylemlerininhukuka uygunluğunun denetiminde, ayrık yasa hükmüolmadığı sürece, idari yargının yetkili vegörevli olduğunu; ortada, idari usul kuralları uygulanarak tesisedilen idari işlemlerin olduğunu ve bu işlemlerin yokhükmünde sayılıp sayılamayacağı konusundahüküm kurma görev ve yetkisinin, İdari YargıDüzenine mensup mahkemelere ait olduğunu, bu konuda, AdliYargı Düzenine mensup mahkemelerce yapılan yargılama vekurulan hükmün, görevsizlik nedeniyle hukuken malulolduğunu ve bu kararın görevli yargı düzeni olanidari yargı düzenine mensup İdare Mahkemesi’nce verilenkararla yarattığı çelişik hukuki durumunungiderilmesi için, adli yargı mercii tarafından verilenkararın kaldırılması gerektiğini belirterek; Açıklanan nedenlerle, Ankara10'uncu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve E:2005/1409,K:2007/2407 sayılı kararı ile Ankara Birinci İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve E:2010/1380, K.2010/1720sayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığı bulunmadığına; Ankara23'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2009 gün veE:2008/396, K:2009/162 sayılı kararı ve Ankara Birinci İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve E:2010/1380, K:2010/1720sayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğuna ve bahse konu hükümuyuşmazlığının Ankara 23'üncü Asliye HukukMahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve E:2008/396, K:2009/162sayılı kararının kaldırılması yolu ilegiderilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 6-YARGITAY CUMHURİYET SAVCISI; 20.09.2012gün ve BYY-2012/177025 sayılı yazısında özetle; 2247sayılı Kanun’un 24. maddesi’nde belirtilenhüküm uyuşmazlığının oluşabilmesiiçin, yargı mercilerinden en az ikisi tarafından, görevleilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması gerektiğini; Uyuşmazlığa konuedilen Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin anılan kararı ile,Çankaya Belediye Başkanlığı’nca davalışirket tarafından işletilen lokantaya aittaşınmazın kira sözleşmesi hükümlerineaykırı kullanımı nedeniyle açılan davanınreddine karar verildiği halde; Ankara 1. İdare Mahkemesi’ninanılan kararında ise, Belediye tarafından ihale sonucu lokantaolarak işletilmek üzere kiralanan taşınmazda,lokantacılık faaliyeti icra edilirken, ruhsat ve projeyeaykırı tadilatların eski hale getirilmemesi nedeniyle ruhsatiptali ve işyerinin lokantacılık faaliyetinden men edilmesinedair işlemin iptaline yönelik açılan davanınreddinin söz konusu olduğunu; her iki davada, davaların konu vesebep bakımından aynı olmadığını, adliyargı yerinde görülen davada, taşınmazıntahliyesi dava konusu edildiğini, idari yargı yerindegörülen davada ise, Belediye işyeri açılışkuralları ile ve ilgili mevzuata aykırılık nedeniyle ruhsatiptali ve çalışma izni iptali ile ilgili işlemin davaedildiğini; ayrıca, bu iki yargı yerindeki kesinleşenkararlar nedeniyle bir hakkın yerine getirilmesinin imkansızolduğundan söz etmenin mümkünolmadığını; bu nedenle Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’ninkesinleşen kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’ninkesinleşen kararı arasında hükümuyuşmazlığı bulunmadığını; Uyuşmazlığa konuedilen Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşendavasında davacının lokanta işletmecisi şirket,davalısının Çankaya Belediyesi olduğunu; davada, davalı idare tarafından projeye aykırıeklentiler nedeni ile kiracı şirketin işyeri açma veçalıştırma ruhsatının iptaline yönelikişlemlerin haksız fiil niteliğinde olupolmadığınıntartışıldığını ve Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda; kiralayan BelediyeBaşkanlığının idari işlemlerinin, haksızfiil niteliğinde olduğu kabul edilerek davanınkabulüne, kiralayan belediyenin dava konusu taşınmaza müdahalesininmeni kararı verildiğini; Ankara 1. İdare Mahkemesi’ninkesinleşen davasında davacının Kiracı Şirket,davalısının kiralayan Belediye Başkanlığıolduğunu; davada; Belediye tarafından yapılan ihale ilekiralanan taşınmazda, lokantacılık faaliyeti icraedilirken, ruhsat ve projeye aykırı imalatların eski halegetirilmemesi nedeniyle ruhsat iptali ve işyerinin lokantacılıkfaaliyetinden men edilmesine dair işlemin hukuka uygunluğunundenetlendiğini ve işlemin hukuka uygun görülmesi nedeni iledavanın reddine karar verildiğini; bu durumda, Ankara 23. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin dava dosyasının davacısı,davalısı, dava konusu ve sebebi ile Ankara 1. İdareMahkemesi’nin dava dosyasının tarafları, konusu vesebebinin aynı olduğunu; her iki yargı yerinde verilençelişik kararlar nedeniylede bir hakkın yerine getirilmesiimkansız hale geldiğini; İdare tarafındanmevzuatın kendisine tanıdığı yetkilerçerçevesinde kamu gücü kullanılarak ortayakonulan tek taraflı idari işlemlerin denetiminde, 2577sayılı İYUK2/l-a maddesi uyarınca idari yargınıngörevli olduğunu; İdarenin idari yargı kararlarınauygun davrandıktan sonra yeniden tesis ettiği davaya konuişlemlerin işletmeci şirketin özel hukuktan kaynaklananhaklarını kullanmayı engelleme amacı taşıdığınısöylemenin mümkün olmadığını;işlemlerin, işletmecinin kira sözleşmesi ilekiraladığı taşınmazda lokantacılıkfaaliyetini icra etmesine engel olacağını; ancak bu sonucun,idari gereklere ve kurallara uymamanın doğal bir sonucu olduğunubelirterek; Açıklanan nedenlerle, 1.Ankara10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04/12/2007 gün ve 2005/1409 E,2007/2407 K sayılı kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin26/11/2010 gün ve 2010/1380 E, 2010/1720 K sayılı kararıarasında hüküm uyuşmazlığıbulunmadığına; Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 26/11/2010gün ve 2010/1380 E, 2010/1720 K sayılı kararı ile Ankara23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26/05/2009 gün ve 2008/396 E,2009/162 K. sayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğuna ve bahse konu hükümuyuşmazlığının Ankara 23'üncü Asliye HukukMahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve E:2008/396, K:2009/162sayılı kararının kaldırılması yolu ilegiderilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 7-USULE İLİŞKİNİNCELEME : İdari ve adli yargıkararları arasında oluştuğu ileri sürülenhüküm uyuşmazlığının çözümüiçin; öncelikle hükümuyuşmazlığının oluşupoluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir. 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 2592 sayılı Kanun ile değişik24'üncü maddesinin birinci fıkrasında, “1 nci maddedegösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından,görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesiolanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabuledilir.” hükmü yer almaktadır. Anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin: a-Uyuşmazlık yaratanhükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en azikisi tarafından verilmesi, b-Konu, dava sebebi ve taraflardan enaz birinin aynı olması, c-Her iki kararın dakesinleşmiş olması, d-Kararlarda davanınesasının hükme bağlanması, e-Kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması, Koşullarının birlikte gerçekleşmesiaranmaktadır. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinden ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve yasa yollarına başvurularak kesinleşmişkararlar oldukları; her iki kararda da davanın esasınınhükme bağlandığıanlaşılmıştır. a) Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Karar sayılı kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararıarasında hüküm uyuşmazlığının bulunupbulunmadığı yönünden: Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Kararsayılı kararında davacı; Çankaya BelediyeBaşkanlığı, davalı RE-ŞE İnş. Tur.Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti, dava sebebinin, davalışirket tarafından gerçekleştirilen mimari projeyeaykırı tadilatlar; dava konusunun ise, bu tadilatların eskihaline getirilmemesi nedeni ile kira sözleşmesinin 9. maddesininihlal edilmesi ve bu nedenle davalının taşınmazdantahliyesi talebi olduğu anlaşılmaktadır. Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararında ise; davacı RE-ŞEİnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti;davalı, Çankaya Belediye Başkanlığı; davasebebinin, Çankaya Belediye Encümeni’nin 17.08.2006gün ve 4023.22 sayılı kararının hukuka uygunolmadığı, dava konusunun ise; hukuka uygun olmayan idariişlem ise kiracı şirketin işyeri açma veçalışma ruhsatının iptaline yönelikişlemin iptali olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaların incelenmesindenanlaşıldığı üzere; Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin dava dosyasında; mimari projeyeaykırılıklar nedeni ile taraflar arasında imzalanan kiraaktinin ihlal edilmesi nedenine dayalı tahliye istemi; Ankara 1.İdare Mahkemesi’nin dava dosyasında ise idarenin tesisettiği işlemin hukuka aykırı olması nedeni ileiptaline karar verilmesi istemi yer almaktadır. Görüldüğüüzere; her iki dava dosyasının farklı yargıkollarına ait olması, davacısı vedavalısının aynı olması ve her iki dava dosyasınında temyiz incelemesinden geçmek sureti ile kesinleşmiş olmasıyönlerinden 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesi’nin ave c bentlerinde belirtilen koşullar gerçekleşmiştir. 2247 sayılıYasa’nın 24. maddesinin b bendi açısından ise davasebebi ve konusu kavramlarının tespiti gerekmektedir. Dava konusu,açılan dava ile ne istendiğini ifade eder.Örneğin; sözleşme gereklerinin yerine getirilmemesinedeni ile açılan bir alacak davasında, dava konusu 10.000TL alacaktır.(Yılmaz, Ejder/Kuru, Baki/ Aslan, Ramazan; MedeniUsul Hukuku Ders Kitabı,Yetkin Yayınevi, Ankara,2010, sy.307) Davasebebi ise; davacının iddiasının dayandığıvakaları ifade eder.(Yılmaz, Ejder;/ Kuru, Baki/ Aslan, Ramazan;a.g.e. sy.308) Bu noktada dava sebebi ile hukuki sebebinkarıştırılmaması gerekir. Hukuki sebep;davacının dava dilekçesinde bildirdiği olayların hukukiniteliğidir. Haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya sözleşme hükümlerine riayetsizlik gibi.( Yılmaz,Ejder;/ Kuru, Baki/ Aslan, Ramazan; a.g.e.sy.310) Bu açıklamalarışığında her iki davanın konusunu ve sebebinitespit etmek gerekirse; Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin dava dosyasında dava sebebinin, kiracışirket tarafından yapıldığı ilerisürülen tadilatların mimari projesine aykırı olması,dava konusunun, mimari projesine aykırı tadilat yapankiracı şirketin eylemini, taraflar arasındaki kirasözleşmesine aykırı olduğu iddiası vedavanın netice-i talebinin sözleşme şartlarınıihlal eden kiracı şirketin taşınmazdan tahliyesi istemi olduğugörülmektedir. Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin davadosyasında ise; dava sebebinin, dava konusu yerde yapılantadilatların mimari projeye aykırı olduğu iddiası,dava konusunun yapılan mimari projeye aykırı tadilatlar nedeniile kiracı şirketin ruhsatının iptal edilmesi işlemi,netice-i talebinin ise bu işlemin hukuka aykırı olmasınedeni ile iptal edilmesi istemi olduğuanlaşılmaktadır. Görüldüğüüzere her iki davada da dava sebebini, mimari projesine aykırıolarak yapıldığı iddia edilen tadilatlar, dava konusunuyapılan bu tadilatlar nedeni ile kiracı şirketin dava konusutaşınmazı kullanabilip kullanamayacağı, netice-i taleplerinise kiracı şirket açısındantaşınmazın kullanılmasına devam edilmesi, kiralayanBelediye Başkanlığı yönünden ise kiracışirketin taşınmazdan tahliyesi olduğu ortadadır.Sonuç olarak; her iki dava dosyası arasında 2247sayılı Yasa’nın 24. maddesinin b bendinde belirtilenkoşulların gerçekleştiği tespitedilmiştir. Her ne kadar, gerek YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nın gerekseDanıştay Başsavcılığı’nın dosyayailişkin yazılarında; Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesidosyasının, kira sözleşmesine aykırılıksebebine dayalı ve sonuçları Borçlar Hukuku’nun256/2. maddesinde düzenlenen bir tahliye davası; Ankara 1. İdareMahkemesi dosyasının, işyeri açma ve çalıştırmaruhsatı koşullarının kiracı şirketyönünden gerçekleşip gerçekleşmediğitemeline dayalı ve sonuçları 3572 sayılıKanun’un 6. maddesinde düzenlenen iptal davasıolması nedenleriyle, davalar arasında 2247 sayılıYasa’nın 24. maddesi koşullarının oluşmadığıileri sürülmüş ise de; farklı yargıkollarında açılan davalarda, kiracı şirketin ya dakiralayan Belediye Başkanlığı’nın aynıistemle ve aynı şekilde mahkemeye başvurmasının veolayların aynı mevzuat çerçevesindegörülmesinin taraflardan ve mahkemelerden beklenemeyeceğikanaatine ulaşılmakla, DanıştayBaşsavcılığı ve Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’nın bu konudakidüşüncelerine katılmak mümkünolmamıştır. Bu nedenle dava taraflarının farklıyargı kollarında aynı sebebe ve aynı konuya ilişkinistemlerini farklı şekilde ve farklı mevzuatçerçevesinde ortaya koymaları davaların konusunun,sebebinin, taraflarının ve sonuçlarının aynıolması durumunu değiştirmemektedir. Ayrıca mahkemekararları arasındaki çelişki nedeni ile kiracışirket tarafından dava konusu taşınmazın kullanılmasıyönünden tereddütlerin ortaya çıktığıve her iki davada verilen kararlar nedeni ile davacının kullanmahakkının yerine getirilmesinin olanaksız hale geldiğiaşikardır. Bu nedenlerle her iki hükümarasında 2247 sayılı Kanun ‘un 24. maddesi koşullarınınoluştuğu anlaşılmıştır. b) Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 KararSayılı kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 KararSayılı kararı arasında hükümuyuşmazlığının bulunup bulunmadığıyönünden: Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/936 Esas, 2009/162 Kararsayılı dosyasında; davacının, RE-ŞEİnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti;davalının, Çankaya Belediye Başkanlığıolduğu; dava sebebinin, davalı BelediyeBaşkanlığı’nın, Ankara 11. İdare Mahkemesitarafından verilen 2005/725 Esas, 2006/113 Karar ve 2005/1349 Esas, 2006/712Karar sayılı kararlarını uygulamamak ve kiracışirketin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatınınBelediye Encümeninin 17.08.2008 gün ve C/2006/4023.22sayılı kararı ile iptal etmek sureti ile kiracışirketin işyerini kullanmasını engellemesi;dava konusunun ise; idarenin bu eylemlerinin idari işlem niteliğinikaybetmesi ve haksız fiil niteliğini kazanmış olmasınedenleri ile idarenin taşınmaza müdahalesinin önlenmesiolduğu tespit edilmiştir. Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi; 2006/380 Esas, 2006/309 Karar sayılıkararı ile ilk olarak davanın görev yönünden reddinekarar vermiş, kararın RE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks.Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiziüzerine; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2008/5128 Esas, 2008/6088 Kararsayılı kararı ile; “somut olayda idari işleminhaksızlığı, usulsüzlüğü ve bunabağlı iptali isteminin değil; sadece işyeri açma veçalıştırma ruhsatlarının sürekli olarakiptal edilmesi nedeni ile davacının özel hukuktankaynaklanan hakkını kullanamaması iddiası ve bunabağlı muarazanın önlenmesi ile davalı BelediyeBaşkanlığı’nın müdahalesinin önlenmesinintalep edildiği, bu talebin adli yargıda görülmesigerektiğini “ belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozmuş;Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce Yargıtay bozma ilamınauyulmak sureti ile yapılan yargılama neticesinde; 2008/396 Esas, 2009/162Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, davalıBelediye Başkanlığı’nın taşınmazamüdahalesinin önlenmesine ve muarazanın bu şekildegiderilmesine karar vermiş, verilen kararın Yargıtay 14. HukukDairesi’nin 05.11.2009 gün ve 2009/10683 Esas ,2009/12210 Kararsayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararında ise; davacı RE-ŞEİnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti;davalı, Çankaya Belediye Başkanlığı; dava sebebinin,Çankaya Belediye Encümeni’nin 17.08.2006 gün ve4023.22 sayılı kararının hukuka uygunolmadığı, dava konusunun ise; hukuka uygun olmayan idariişlem ise kiracı şirketin işyeri açma veçalışma ruhsatının iptaline yönelikişlemin iptali olduğu tespit edilmiştir. Ankara 1. İdare Mahkemesi;2006/2001 Esas, 2007/1447 Karar sayılı kararı ile ilk olarakdavanın reddine karar vermiş, kararın davalı ÇankayaBelediye Başkanlığı tarafından temyizi üzerine,Danıştay 8. Dairesi’nin 2007/8212 Esas, 2009/3412 Kararsayılı kararı ile 3472 sayılı Kanun’un 6. maddesigereğince ruhsatın verilmesinden sonra yapılan denetimlerdemevzuata aykırı durumların tespit edilmesi halinde bu mevzuataaykırı durumların giderilmesine kadar bu amaca yönelikolarak işyerinin faaliyetten men edilebileceğini belirterek ilkderece mahkemesi kararını bozduğu; Ankara 1.İdare Mahkemesi’nce Danıştay bozma ilamına uyulmak sureti ileyapılan yargılama neticesinde; 2010/1380 Esas, 2010/1720 Kararsayılı kararı ile; davanın reddine karar verdiği,verilen kararın Danıştay 8 Dairesi’nin 16.11.2011gün ve 2011/6381 Esas, 2011/5637 Karar sayılı kararı ileonanarak kesinleştiği anlaşılmıştır Görüldüğüüzere; her iki dava dosyasının farklı yargıkollarına ait olması, davacısı vedavalısının aynı olması ve her iki davadosyasının da temyiz incelemesinden geçmek sureti ilekesinleşmiş olması yönleri ile olayda; 2247 sayılıKanun’un 24. maddesi’nin a,c,d bentlerinde belirtilenkoşullar gerçekleşmiştir. Ancak, davacı RE-ŞEİnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Ştivekili Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığıdavada; davalının ruhsatların iptaline ilişkinişlemlerinin idari işlem olmaktan çıktığını,haksız fiil niteliğinde olduğunu ve bu nedenle davalıBelediye Başkanlığı’nın müdahalesininmen-ine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş iken;Ankara 1. İdare Mahkemesi’nde açtığı davada;idarenin 17.08.2006 gün ve C/2006/4023.22 sayılıişyeri açma ve çalıştırmaruhsatının iptali işleminin iptaline karar verilmesinitalep etmiştir. Bu durumda bu iki davanın dava konusu ve sebebininaynı olup olmadığı, 2247 sayılı Kanun’un24. maddesinin 1/b bendinde belirtilen “ dava konusu ve sebebininaynı olması “ koşulunun gerçekleşipgerçekleşmediğinin irdelenmesi gerekir. Dava konusu, açılan davaile ne istendiğini ifade eder. Örneğin; sözleşmegereklerinin yerine getirilmemesi nedeni ile açılan bir alacakdavasında, dava konusu 10.000 TL alacaktır.(Yılmaz, Ejder/Kuru,Baki/ Aslan, Ramazan; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı,Yetkin Yayınevi,Ankara,2010, sy.307) Dava sebebi ise; davacının iddiasınındayandığı vakaları ifade eder.(Yılmaz, Ejder;/ Kuru,Baki/ Aslan, Ramazan; a.g.e. sy.308) Bu noktada dava sebebi ile hukuki sebebinkarıştırılmaması gerekir. Hukuki sebep;davacının dava dilekçesinde bildirdiği olaylarınhukuki niteliğidir. Haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya sözleşme hükümlerine riayetsizlik gibi.( Yılmaz,Ejder;/ Kuru, Baki/ Aslan, Ramazan; a.g.e.. sy.310) Bu açıklamalarışığında her iki davanın konusunu ve sebebini tespitetmek gerekirse; Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesidosyasında, dava konusu; davacının sürekli iptal edilenruhsatları nedeni ile işyerini kullanmasına engel olunmasışeklindeki müdahalenin men-ini talebidir. Dava sebebi ise;davalının işyerine ait ruhsatları her defasındahaksız gerekçelerle iptal etmesi, hukuki sebep ise; idarenin bueyleminin idari işlem olmaktan çıktığı vehaksız fiile dönüştüğü iddiasıdır.Ankara 1. İdare Mahkemesi dosyasında ise dava konusu; davacının,dava konusu taşınmazı kullanmasını engelleyicinitelikteki işlemin iptali talebidir. Dava sebebi; davalı idarenin17.08.2006 gün ve C/ 2006/4023.22 sayılı işlemi, hukukisebebi ise; davalının ruhsat iptali işleminin hukukaaykırı olduğu iddiasıdır.Görüldüğü üzere; her iki davada da dava konusu, davacınındava konusu taşınmazı kullanmasını engelleyicinitelikteki işlemlere son verilmesi istemidir. Her iki davada dadavacı, davacının tesis ettiği işlemler nedeni iletaşınmazı kullanamadığı sebebinedayanmış ve yine her iki davada da davalınınişlemlerinin haksız fiil olduğu hukuki sebebini ilerisürmüştür. Bu itibarla her iki davanın konusu, sebebive hukuki sebebinin aynı olduğuanlaşılmıştır. Ayrıca, Ankara 23 Asliye HukukMahkemesi’nin 2008/396 Esas, 2009/162 Karar sayılı kararıile davacının dava konusu taşınmazı kullanmasınayönelik, davalının taşınmaza müdahalesininmen’ine karar verilmişken; Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ile;davacının taşınmazı kullanmasınıengelleyecek şekilde işyeri açma veçalıştırma ruhsatının iptaline kararverilmiştir. Görüldüğü üzere; her iki davadaverilen kararlar nedeni ile davacının kullanma hakkınınyerine getirilmesi olanaksız hale gelmektedir. Belirtilennedenlerle, 1- Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ile Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407Karar sayılı kararı ile Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Karar sayılıkararları arasında 2247 sayılı Yasa’nın24. Maddesi koşullarının oluştuğu , 2- 2247 sayılıYasanın 25. maddesi hükümleri uyarınca; a)idari yargılama usulü Yasası gözetilerekUyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçeve eklerinin 30 gün içinde yanıt verilmek üzereÇankaya Belediye Başkanlığı’na bildirilmesi,anılan davalı tarafından verilen yanıtınkarşı tarafa tebliği suretiyle dosyanıntekemmülünün sağlanması, b)Usulü işlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki raporyazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecekgünde işin esasının görüşülmesine11.11.2013 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KARARVERİLMİŞTİR. Bununüzerine Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya aitdilekçe karşı tarafa (Çankaya BelediyeBaşkanlığı’na) tebliğ edilmiş; anılankurumun vekili tarafından yasal süresi içerisinde cevap verilmediği tespit edilmiştir. VerilenKarar üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı ile DanıştayBaşsavcılığı’ndan ek düşünceistenmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı11.02.2014 tarihli, Danıştay Başsavcılığı14.02.2014 tarihli yazıları ile ek düşüncelerinibildirmişlerdir. 8-YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI EK DÜŞÜNCE YAZISI Mahkememizin Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ile Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407Karar sayılı kararı ile Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Kararsayılı kararları arasında 2247 sayılıYasa’nın 24. Maddesi koşullarınınoluştuğuna ilişkin kararından sonra YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’ndan ekgörüş istenmiş, gelen yazıda; “ Ankara 10. SulhHukuk Mahkemesinin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 E, 2007/2407 Ksayılı kararı ve Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2009gün ve 2008/396 E, 2009/162 K sayılı kararı ile Ankara 1.İdare Mahkemesinin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 E, 2010/1720 Ksayılı kararları nedeniyle oluşan hükümuyuşmazlığının giderilmesi için Re-Şeinş. Tur. Gıda Teks. Oto. ve Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti.vekili tarafından 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesigereğince yapılan müracaat ile ilgili UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümünün 2012/167 Esas sayılıdosyasında her üç karar arasında hükümuyuşmazlığının bulunduğu kararı verilmesinedeniyle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığımızca, usul ve esasyönünden verilen asıl görüş yazısında,Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararının hükümuyuşmazlığına konu olamayacağıdeğerlendirildiğinden, esas bakımından mütalada, bukarar bakımından görüş bildirilmediğinden; UyuşmazlıkMahkemesinin anılan kararı karşısında, Ankara 10. SulhHukuk Mahkemesinin Kararı bakımından da hükümuyuşmazlığının esası açılsındanyapılan incelemede; Uyuşmazlığakonu edilen Ankara 10. Sulh Hukuk mahkemesinin anılan kararı ile,Çankaya Belediye Başkanlığınca davalışirket tarafından işletilen lokantaya aittaşınmazın kira sözleşmesi hükümlerineaykırı kullanımı nedeniyle açılan tahliye davasınınreddine karar verildiği halde; Ankara 1. İdare Mahkemesinin ve Ankara23. Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararında ise, Belediyetarafından ihale sonucu lokanta olarak işletilmek üzerekiralanan taşınmazda, lokantacılık faaliyeti icraedilirken, ruhsat ve projeye aykırı imalatlatların eski halegetirilmemesi nedeniyle ruhsat iptali ve işyerinin lokantacılıkfaaliyetinden men edilmesine dair işlemin iptaline yönelikaçılan davaların İdari Yargı yerinde reddi, adliyargı yerinde ise kabulü sözkonsudur. Daha öncekigörüşümüzde ayrıntılı olarakbelirttiğimiz üzere, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesindeaçılan davanın sonucu ile ilgili Şirketin davaya konutaşınmaz üzerinde ki kiralama hakkı devam etmektedir.Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ankara 1. İdare Mahkemelerindedavaya konu olan ve hüküm uyuşmazlığına nedenolan konu ise, Şirkete ait işletme izin ve ruhsatlarınageçerlilik tanınması yada tanınmaması ileilgilidir. Bu davalarda geçerlilik tanınacak kararın,Şirketin Belediyeye ait taşınmaz üzerindekikiracılık hakkını engellemeyeceği gibigeçerlilik tanınan işletme izin ve ruhsat hakkınailişkin olumlu ya da olumsuz hüküm ile aralarında birhakkın yerine getirilmesi bakımından çelişkidoğmayacağı, zira her halde kiracılıkilişkisinin, işletme izninden ayrı değerlendirilmesigerektiği düşünüldüğünden; 1.Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04/12/2007 gün ve 2005/1409 E,2007/2407 K sayılı kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesinin26/11/2010 gün ve 2010/1380 E, 2010/1720 K sayılıkararına geçerlilik tanınmasına, 2.Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/05/2009 gün ve 2008/396 E,2009/162 K. sayılı kararının kaldırılmasıile bu şekilde hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesine karar verilmesi gerekeceğidüşünülmektedir. “ şeklindeki gerekçesiile kararlar arasındaki hükümuyuşmazlığının Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin04/12/2007 gün ve 2005/1409 E, 2007/2407 K sayılı kararıile Ankara 1. İdare Mahkemesinin 26/11/2010 gün ve 2010/1380 E, 2010/1720 K sayılı kararına geçerliliktanınması suretiyle giderilmesi gerektiği yolunda görüşbildirmiştir. 9-DANIŞTAYBAŞSAVCISI EK DÜŞÜNCE YAZISI Mahkememizin Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Kararsayılı kararı ile Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Karar sayılı kararı ile Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2009gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Karar sayılı kararlarıarasında 2247 sayılı Yasa’nın 24. Maddesikoşullarının oluştuğuna ilişkin kararındansonra Danıştay Başsavcılığı’ndan ekgörüş istenmiş, gelen yazıda; “ Ankara 10. SulhHukuk Mahkemesinin 04.12.2007 gün ve E:2005/1409, K:2007/2407sayılı kararı ve Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2009gün ve E:2008/396 K:2009/162 sayılı kararı ile Ankara 1.İdare Mahkemesinin 26.11.2010 gün ve E:2010/1380 K:2010/1720sayılı kararı nedeniyle oluşan hükümuyuşmazlığının giderilmesi içinRe-Şe-İnş. Tur. Gıda Teks. Oto. ve Rekl. Org. San. Tic.Ltd. Şti. vekili tarafından, 2247 sayılı Kanunun 24.Maddesi gereğince yapılan müracaat ile ilgiliUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 2012/167Esas sayılı dosyasında her üç karar arasındahüküm uyuşmazlığının bulunduğu yolundakarar verilmesi nedeniyle, DanıştayBaşsavcılığımızca, usul ve esasyönünden verilen asıl görüş yazısında,Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararının hükümuyuşmazlığına konu olamayacağıdeğerlendirildiğinden, esas bakımından mütalada, bukarar bakımından görüş bildirilmediğinden;Uyuşmazlık Mahkemesinin anılan kararıkarşısında, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin Kararıbakımından da hüküm uyuşmazlığınınesası yönünden yapılan incelemede; Öncekidüşüncemizde de belirtildiği üzere Sulh HukukMahkemesinde görülen tahliye davasının konusunun vesebebinin İdare Mahkemesinde görülen işyeri açma veçalışma ruhsatının iptali ve işyerininfaaliyetten men'i işlemlerinin iptali istemiyle açılan davadanfarklı olduğu, taşınmazın kullanım amacıhalihazırdaki durumu incelenerek, kira sözleşmesindekihükümlere ve ilgili mevzuata aykırılıkbulunmadığı hususu değerlendirilmiş ve tahliyeistemiyle Çankaya Belediye Başkanlığıncaaçılan davada özetle projeye aykırı tadilatlarıntahliye nedeni olamayacağı gerekçesiyle Sulh Hukuk Mahkemesikararıyla dava reddedilmiş, Sulh Hukuk Mahkemesi kararı sonucuitibarıyla taşınmazda tespit edilen projesine aykırıimalatların Kira Kanunu hükümlerine göre özel hukuksözleşmesine aykırılıkoluşturmadığı hükmünü içerdiği,aynı tadilatların imar mevzuatı uyarınca yasallıkdenetimini içermediği, şirkete ait işletme izin veruhsatlarının iptali işlemlerine karşı idare mahkemesive Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davalarda verilenkararların önem arzettiği ve bu kararlar arasındakiçelişkinin hakkın yerine getirilmesini bizatihiengellediği anlaşılmış olup, ilkdüşüncemizde yer alan görüşlerde nazara alınarak; Ankara23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2009 gün ve E:2008/396, K2009/162sayılı kararının kaldırılmasına, Ankara1. İdare Mahkemesinin 26.11.2010 gün ve E:2010/1380, K:2010/1720sayılı kararının reddi yolundaki hükmününkabulüne, Ankara10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.12.2007 gün ve E:2005/1409, K:2007/2407sayılı kararının, dosya içeriği birbütün olarak irdelendiğinde kaldırılmasınıngerekmediği sonucuna ulaşıldığı ve buşekilde hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesine karar verilmesinin uygun olacağıdüşünülmektedir.” şeklindekigerekçesi ile kararlar arasındaki hükümuyuşmazlığının Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin04/12/2007 gün ve 2005/1409 E, 2007/2407 K sayılı kararıile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 26/11/2010 gün ve 2010/1380E, 2010/1720 K sayılı kararına geçerliliktanınması suretiyle giderilmesi gerektiği yolundagörüş bildirmiştir. 10-ESASIN İNCELENMESİ UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, NurdaneTOPUZ, Ertuğrul ARSLANOĞLU, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan ve 2247sayılı Yasa’nın 25. maddesinin verdiği yetkiyedayanılarak sözlü açıklama için öncedenbelirlenen 3.3.2014 günlü toplantısında; Başvurudilekçesi ve ekleri, uyuşmazlığa konu edilen kararlarailişkin dava dosyaları, ilgili Başsavcılarındüşünce yazıları, ek düşünceyazıları, dayanılan Yasa ve Yönetmelik kuralları,taraflarca verilen dilekçe ve ekleri ve Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in hazırladığı rapor okunupincelendikten; Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ünyazılı düşünceleri doğrultusundakiaçıklamaları da alındıktan sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Öncelikli olarak davacıkiracı şirket ile davalı kiralayan Çankaya BelediyeBaşkanlığı arasında, süregelen davaya konuişlemlerin safahatının belirtilmesi gerekirse; Davacı şirkettarafından, davaya konu Çankaya İlçesi, DikmenKeklikpınarı Mahallesi 27338-27341 adalarda yer alan bina 04.12.2003tarihinde kiralanmış ve 30.12.2004 gün ve 1823 sayılı“lüks sınıf işyeri açma veçalıştırma ruhsatı “ kendisineverilmiştir. Davalı BelediyeBaşkanlığı 01.03.2005 gün ve C/2005/0621.17sayılı kararı ile, davacı şirkete verilen “1823 sayılı lüks sınıf işyeri açmave çalıştırma belgesi ”nin iptaline kararvermiş, bu işlemin iptali istemi ile davacı tarafındanaçılan davaya bakan Ankara 11. İdare Mahkemesi 31.01.2006 gün ve 2005/725 Esas, 2006/113Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne veruhsatın iptaline ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. Davacı RE-ŞE İnş.Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti tarafından ,davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı’na “ 1. Sınıf işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatı verilmesi”ne yönelik talebinin davalı idarece reddine karar verilmesiüzerine açılan davaya bakan Ankara 11. İdareMahkemesi 31.03.2006 gün ve 2005/1349 Esas, 2006/712 Kararsayılı kararı ile davanın kabulüne ve davaya konuişlemin iptaline karar vermiştir. Davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı tarafından 28.07.2005 tarihinde kiracıRE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd.Şti’nin dava konusu taşınmazdan tahliyesi istemi ile davaaçılmış; ancak, davaya bakan Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Kararsayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiş ve verilenbu karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 21.04.2008 gün ve2008/2754 Esas, 2008/4999 Karar sayılı ilamı ile onanarakkesinleşmiştir. Ankara 11. İdareMahkemesi’nin bahsi geçen kararlarından sonra davacıyatekrar, 15.12.2005 tarih ve 1823 sayılı İşyeri açmave çalıştırma ruhsatı verilmiş; ancak verilenbu ruhsat da davalı Belediye Başkanlığı’nın17.08.2006 gün ve 4023.22 sayılı kararı ile iptaledilmiş, bu iptal kararına karşı davacı şirketvekili tarafından açılan iptal davasına bakan Ankara 1.İdare Mahkemesi, 22.05.2007 gün ve 2006/2001 Esas, 2007/1447 Karar sayılı ilk kararı ile davanın kabulüne ve davakonusu işlemin iptaline hükmetmiş, kararın temyiziüzerine dosyayı inceleyen Danıştay 8. Dairesi, 26.05.2009gün ve 2007/8212 Esas, 2009/3412 Karar sayılı ilamıile, davaya konu işlemin hukuka aykırıolmadığı gerekçesi ile verilen kararı bozmuş,Danıştay 8. Dairesi’nin bozma ilamı sonrasında Ankara1. İdare Mahkemesi, 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Kararsayılı 2. kararında, açılan davanın reddine veidare tarafından yapılan işlemin hukuka uygunolduğuna hükmetmiş ve bu karar Danıştay 8.Dairesi’nin 16.11.2011 gün ve 2011/6381 Esas, 2011/5637 Kararsayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Taraflar arasında yaşanantüm bu ihtilaflar nedeni ile, davacı şirket tarafından,davalı Belediye Başkanlığı aleyhine Ankara 23. AsliyeHukuk Mahkemesi’nde, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesive davalı Belediye Başkanlığı’nıntaşınmaza müdahalesinin önlenmesi istemi ile davaaçılmış, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin21.11.2006 gün ve 2006/380 Esas, 2006/309 Karar sayılı ‘davanın yargı yolu nedeni ile reddine’ ilişkin ilkkararı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 09.05.2008gün ve 2008/5128 Esas, 2008/6088 Karar sayılı ilamı ile,‘ davanın idari işlemin iptaline değil,süregelen iptaller nedeni ile özel hukuktan kaynaklananhakkın kullanılmaması temeline dayalı muarazanınönlenmesi davası olduğunu, bu nedenle davanın esastanincelenmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş; Ankara 23. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin, Yargıtay bozma ilamına uymak sureti ileverdiği 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Kararsayılı ‘davanın kabulüne, davalı BelediyeBaşkanlığı’nın dava konusu taşınmazamüdahalesinin önlenmesine’ ilişkin 2. Kararıise; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2009 günve 2009/140683 Esas, 2009/12210 Karar sayılı kararı ile onanmışve bu şekilde kesinleşmiştir. Tüm bu yargılamasafahatından anlaşılacağı üzere, davacı iledavalı arasında oluşan ve müteaddit defalar yargıyataşınan ihtilafların temelinde, dava konusu Çankayaİlçesi, Dikmen Keklikpınarı Mahallesi 27338-27341adalarda yer alan binada bulunan mimari projeyeaykırılıkların kiracı şirket tarafındanyapılıp yapılmadığı, buaykırılıkların kiralayan Çankaya BelediyeBaşkanlığı’na kiracı şirketinişyeri açma ve çalıştırma ruhsatınıiptal hakkı verip vermeyeceği, neticede dava konusutaşınmazların kiracı şirket tarafındankullanılıp kullanamayacağı hususları yeralmaktadır. Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi ile Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nde görülen davaların içeriğinden,dava konusu taşınmazın, davacı RE-ŞE İnş.Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Şti tarafındankullanılmasında bir hukuka aykırılıkbulunmadığı sonucuna ulaşılmakla birlikte, Ankara 1.İdare Mahkemesi’nce verilen , lüks sınıf işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatının iptalikararından, davacı şirketin dava konusu yerde faaliyetgösteremeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla Ankara 10. SulhHukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407Karar sayılı kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılıkararı ayrı bir başlık altında; Ankara 23. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Kararsayılı kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılıKararını da ayrı bir başlık altındahüküm uyuşmazlığı yönündendeğerlendirmekte fayda olduğu düşüncesi ileaşağıdaki şekilde ayrıntılı olarak incelemeyapılmıştır. a) Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 KararSayılı kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin26.11.2010 Gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Kararsayılı kararı arasında oluşan hükümuyuşmazlığı yönünden: a.1)Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi kararının esas yönündendeğerlendirilmesi: DavacıÇankaya Belediye Başkanlığı vekilinin mahkemeyesunduğu 28.07.2005 tarihli dava dilekçesinde özetle;davalı tarafından dava konusu yerde kira sözleşmesinin 9. maddesineaykırı şekilde ve onaylı mimari projeye aykırı olarakeklentiler yapıldığının tespit edildiğini vedurumun 08.04.2005 gün ve 1217 sayılı yazı ile Emlakve İstimlak Müdürlüğü’nebildirildiğini; bunun üzerine davacı tarafından 28.04.2005gün ve 1901 sayılı yazı ile mimari proje vesözleşmenin 9. maddesine aykırı olarak yapılaneklentilerin 15 gün içinde eski hale getirilmesi, aksi halde işlemlerin yapılacağının davalıya ihtaredildiğini; bu yazı akabinde Park ve BahçelerMüdürlüğü’nden, mimari projeyeaykırılıkların giderilip giderilmediği konusunda bilgiistendiğini; Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün 28.06.2005 gün ve 2334sayılı yazı cevabı ile projeye aykırıyapıların kaldırılmadığınıbildirdiğini; davalının bu şekilde mimariprojeye aykırı eklenti yaptığını ve kirasözleşmesinin 9. maddesini ihlal ettiğini belirterek;davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesiistemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas,2007/2407 Karar sayılı kararında özetle; “davacı tarafından, akde aykırılık olaraknitelenmesi istenen mimari projeye aykırılıkların,davalı tarafından yapıldığının ispatedilememesi ve dayanılan mimari projede belediye onayınınolmaması nedenleri ile; akde aykırılıkoluşturmayacağı; restoran girişine konulanışıklı panolar yönünden ise; panolarınrestoranın tanıtımı amacı ile konulduğu vedavalı şirket tarafından davacıya hitabenyazılan 23.02.2005 tarihli yazıda bu panolarınkonulması için uygun bir yer gösterilmesi halinde yerlerinindeğiştirilebileceğinin bildirilmesi karşısındadavacının işlem ve eylemlerinin iyiniyetlibulunmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verdiği, kararın davacı vekili tarafındantemyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 21.04.2008gün ve 2008/2754 Esas, 2008/4999 Karar sayılı kararıile onandığı; davacı vekilinin karar düzeltmetalebinin yine aynı dairenin 11.11.2008 gün ve 2008/8694 Esas, 2008/12403 Karar sayılı kararı ile reddedildiğianlaşılmıştır. Davadilekçesi ve Mahkeme kararı içeriğindenanlaşılacağı üzere; davada, ÇankayaBelediye Başkanlığı tarafından, kiracışirket RE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org.San. Tic. Ltd. Şti’nin dava konusu taşınmazın mimariprojesine aykırı şekilde taşınmaza eklentiyaptığı ve bu suretle kira sözleşmesinin 9. maddesiniihlal ettiği iddiası ile tahliye davasıaçıldığı; mahkemece, yukarıda belirtilengerekçe ile, sübuta ermeyen davanın esastan reddine kararverildiği görülmektedir. Sonuçolarak; dava dosyasının, kira akdine aykırılık nedeniile kiracının taşınmazdan tahliyesi kapsamındadeğerlendirilmesi gerekmiştir. 18/05/1955gün ve 6570 sayılı Kanun’un 1. maddesinde ; “Belediyeteşkilatı olan yerlerle, iskele, liman ve istasyonlardakigayrimenkullerin (Musakkaf olmayanları hariç) kiralanmalarındakiralayanla kiracı arasındaki hukuki münasebetlerde bu kanun ileBorçlar Kanununun bu kanuna aykırı olmayan hükümleritatbik olunur.” denilmek sureti ile Belediye Teşkilatıolan yerlerde kira sözleşmelerine 6570 ve Borçlar Kanunuhükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 08/09/1983gün ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun ‘kapsam ‘ başlıklı 1. maddesinde “Genelbütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin,özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım,kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşımaişleri bu Kanunda yazılı hükümlere göreyürütülür.” denilmek sureti ile belediyelerinkira sözleşmelerinde 2886 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. AynıKanunun ‘ kaldırılan hükümler ‘başlıklı 94. maddesinde; “a)02/06/1934 tarih ve 2490 sayılı Kanun ile bu Kanunda ek vedeğişiklikler yapan kanunlar,/ b) (Değişikbent: 09/11/1983 - 2944/1 md.) Diğer Kanunların (15/07/1964tarih ve 500 sayılı Kanun ile 22/10/1981 tarih ve 2542sayılı Kanun hariç) bu Kanuna uymayan hükümleriyürürlükten kaldırılmıştır.”şeklindeki düzenleme ile de 1983 tarihinden sonra Belediyelerin kirasözleşmelerinde 2886 sayılı Yasa hükümlerininuygulanacağı düzenlenmiştir. Herne kadar taraflar arasında imzalanan 12.01.2004 tarihli ve 1853 yevmiyenumaralı sözleşmenin 2886 sayılı Yasa’nın36. maddesine atıfla imzalandığı anlaşılmışise de; gerek 6570 sayılı Kanun ve gerekse 2886 sayılıKanunlarda, akde aykırılık nedeni ile sözleşmeninfeshine ilişkin düzenlemelere yer verilmediğinden, sorunun genelhükümler çerçevesinde, Borçlar Kanunu kapsamında nitelenmesi ve çözümlenmesi gerekmektedir. Davayakonu, 04.12.2003 tarihli kira akdi tarihinde yürürlükte olan 818sayılı Borçlar Kanunu’nun “Mucirin fesihhakkı” Başlıklı 289. maddesinde; “Müstecir,mecurun işletilmesine ve muhafazasına müteallikborçlarına ehemmiyetli bir tarzda muhalefet eder ve mucirinihtarına rağmen ve tayin ettiği münasip bir mehilzarfında borçlarını ifa etmezse mucir, başka bir muameleyehacet kalmaksızın akdi feshedebilir.” denilmek sureti ile kiracının, kiralanan taşınmazı muhafaza borcuna aykırı işlemya da eylemi akde aykırılık olarak nitelenmiş ve fesihsebebi olarak düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan12.01.2004 gün ve 01853 numaralı Kira Kontratı’nın 9.maddesinde; “ Kiralanan Tesisler Mevcut durumu ile kiraya verilmişolup, Belediye’nin yazılı izni olmadanhiçbir şekilde değişiklik ve eklenti yapılamaz.Herhangi bir tadilatın gerektiği hallerde Belediye’nin ilgilibirimlerinden, gerekli müsaadenin alınması, tadilatlarınPark ve Bahçeler Müdürlüğü’nce görevlendirilecekteknik eleman nezaretinde yapılması zorunludur. Aksi bir durumakde muhalefet olarak kabul edileceğinden tahliye sebebidir.” şeklindekidüzenleme ile, dava konusu taşınmazda yapılacak tamirat,tadilat ve eklentiler için Belediye Başkanlığındanizin alınması zorunluluğu getirilmiştir. Dosyakapsamında bulunan inşaat mühendisi Elveda Onay’aait raporda özetle; “Ankara, Dikmen, Keklik PınarıMahallesi, Dikmen Caddesi, Nazım Hikmet Parkı içinde ve 4no’da yer alıp da Sur Restoran adı altında faaliyetgösteren davaya konu restoran ve kafe ile ilgili olarak, taraflararasında akdedilmiş olan 12 Ocak 2004 başlangıçtarihli ve 3 yıl süreli kira söyleşmesinin mevcutolduğu, bu sözleşmenin 9. maddesinde ise kiralananda Belediyeninilgili birimlerinden gerekli müsaade alınmaksızınyapılan değişiklik ve tadiladın akde muhalefet olarak kabuledileceğinden tahliye sebebi sayılacağınınbelirtilmiş olduğu, Belediyenin ilgili birimlerinden olan Park veBahçeler Müdürlüğü teknik elemanlarıncatutulmuş olan 26.1.2005 tarihli tutanakla da, gerek projesine, gereksesözleşmesine nazaran akde aykırılık teşkil edenhususların belirtilmiş olduğu, ancak, bunların projesineaykırılık teşkil edip etmediği, dolayısıylasözleşmeye de aykırı olup olmadığı hususununsağlıklı bir şekilde belirlenebilmesi için, bu26.1.2005 tarihli tutanağı tanzim eden teknik elemanıntarafımla irtibat kurarak, bahse konu bu yerin hangi mahallere tekabülettiğinin gösterilmesi gerektiği, Sonuç olarak da, projedosyaya sonradan ve yeni ibraz edildiğinden, (2.6.2006 günü)proje mahale tatbik edilerek, ayrıntılı rapordüzenlenebilineceği,”nin belirttiği; mahkemece, istem konusu mimari projelerin ibrazından sonra dosyanın tekrarbilirkişiye tevdi edildiği ve inşaat mühendisi ElvedaOnay 13.12.2006 tarihli ek raporunda özetle; “Her ne kadar26.01.2005 tarihinde tanzim olunan tutanak, 3 madde halinde belirlenmiş,bu hususlar taraflar arasında akdedilmiş olan 12.01.2004başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 9.maddesidikkate alındığında “akdeaykırılık” teşkil etmekte ise de, dosyaya sunulmuşolan mimari proje ve vaziyet planlarının ilgili Belediyesince onaylıolmadığını, Keza, Belediye teknik elemanlarıncadüzenlenmiş olan 26.01.2005 tarihli tutanağın 2. ve3.maddelerini teşkil eden yeşil alanların doldurularak, gerekyaya yoluna katılması, gerekse araç parkıyapılmasıyla ilgili hususun ise, açıklık-netlikkazanmamış olduğu, bu konuyla ilgili tanık dinlenmesitakdirinin de Sayın Mahkeme’ye ait olacağını”belirttiği, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 06.03.2007tarihli celsede Çankaya Belediyesi eski BaşkanYardımcısı Hikmet Sönmez’in tanık olarakdinlendiği ve tanığın; “Kira sözleşmesiyapılmasına rağmen, biz müstecire anahtarıaçılış töreninin yapılmasından, yani 2 ay sonrateslim ettik. Eski Belediye Başkanı parkı gezerken, girişyolunun dar olduğunu söyledi. Park ve BahçelerMüdürlüğü tek araç geçişineimkân verecek şekilde bir düzenleme yaptı, duvarörülerek dolgu yapılması, restoran önündekiyeşil alanın doldurulması işlemlerini Park veBahçeler Müdürlüğü yaptı. Bütünbu işlemler bittikten sonra müsteciri çağırdık,anahtarı verdik. Müstecir kira sözleşmesinden itibaren 1 ayiçinde faaliyete geçmesi gerektiğini, aksi halde,sözleşmenin fesih olacağını söyleyerek bu 2 aylıkgecikme ile ilgili belge istedi. Biz de bunu mücbir sebep sayarak,aldığımız dilekçesi üzerine Emlâkİstimlâk Müdürlüğü olurhazırladı, Başkanlık makamı olur verdi. TeslimTutanakları düzenlendi. Park ve BahçelerMüdürlüğü demirbaşları ile birlikte burayıkendisine teslim ettik. Sadece, üzerindeki tesis ihaleye ve kirayaverildi. Parkın bakım ve sorumluluğu Belediyedençıkması için müstecire yüklendi”şeklinde beyanda bulunduğu, tanığın bu beyanısonrasında aldırılan 17.10.2007 tarihli ek bilirkişi raporundaözetle; “Davacı Belediye teknik elemanlarıncadüzenlenmiş olan 26.1.2005 tarihli tutanakta, 3 madde halindebelirlenmiş olan hususlardan; Restoranaçıkış-sağ yanda yaklaşık 6.80x15.00 m.ebadında yeşil alanın iptal edilip, h= 1-1,5 m.yüksekliğinde duvar örülerek dolgu yapılması,üzerinin parça granit malzeme ile kaplanmak suretiyle yaya yolunakatılması, Restoran önüne isabet eden, yaklaşık20.00x2.00 m. ebadında yeşil alanın iptal edilip, h= 1,5 m.yüksekliğinde duvar ile çevrilmesi, yeşil alanın doldurularakyaya yolu kotuna getirilmesi ve mevcut durumu ile araç parkı (yolu)olarak kullanılması hususlarının davalı-kiracı tarafındanyapılmamış olduğunun; davaya konu yerde bulunan restoran veCafe’nin tanıtımı amacı ile konulanışıklandırmalı panolar yönünden ise; dosyayasunulan fotoğraflardan işyerinin varlığınıgösteren 4 ayrı tabelanın mevcut olduğunu, bunların dagerek estetik açıdan, gerekse görüntü kirliliğiaçısından göze hoş gelmediği, 4 tabelanınyerine restoranın mevcudiyetini belirleyen daha estetik tek bir tabelakonulabilineceğinin” tespit edildiği görülmektedir. Belirtilenyasal mevzuat ve bilirkişi raporları çerçevesinde davadeğerlendirildiğinde; davacının 818 sayılıYasa’nın 289. maddesine dayalı olarak, taraflar arasındakikira sözleşmesinin 9. maddesine aykırı şekilde,binanın mimari projesine aykırı tadilatlar yapandavalının, taşınmazdan tahliyesine karar verilmesiniistediği; dava konusu tadilatların kiracı şirkettarafından yapıldığının sübuta ermemesinedeni ile davanın reddine karar verildiği ve kararın buşekilde kesinleştiği, kiracı şirketin bu kararile birlikte söz konusu tadilatlar nedeni ile taşınmazdantahliyesinin istenmesi olanağının kalmadığı sonucunaulaşılmıştır. a.2) Ankara 1.İdare MahkemesiKararının esas yönünden değerlendirilmesi Davacı RE-ŞE İnş.Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org. San.Tic. Ltd. Şti. vekilininmahkemeye sunduğu 01.09.2006 tarihli dava dilekçesindeözetle; davalı idarece mahkeme dosyasına sunulan mimari projeningeçersiz olduğunu belirterek; davaya konu BelediyeBaşkanlığı Encümeninin, 15.08.2006 tarih veC/2006/4002.22 sayılı işyerinin faaliyetten men’ineilişkin kararının (dava dilekçesindeyanlış yazılmış, doğrusu 17.08.2006 gün ve4023.22 sayılı karar )iptaline karar verilmesi talebi ile idariyargı yerinde dava açmıştır. Ankara1. İdare Mahkemesi’nin; 22.05.2007 gün ve 2006/2001 Esas,2007/1447 Karar sayılı kararı ile davacınındavasını “ işyeri açma veçalıştırma ruhsatı ile yapı ruhsatı veprojeye aykırılıklar, farklı mevzuata tabi olup, her biriiçin farklı nitelik ve özellikleriarandığı ve bunlardan birinde meydana gelen eksiklik ve değişikliklerin her durumda diğeri için engeloluşturmayacağı, söz konusu eksiklik ya dadeğişikliğin, tabi olduğu durum içersindedeğerlendirilerek, mevzuatın öngördüğü yaptırımın uygulanması gerektiği, yapı ile ilgiliproje hilafı hususların imar mevzuatınınöngördüğü yaptırımlar ile giderilmesiningerektiği, proje hilafı hususlar nedeni ile usulüncealınmış işyeri açma veçalıştırma ruhsatının iptal edilmesinde hukukauyarlık bulunmadığı” gerekçesi ile kabulettiği ve Çankaya Belediye Encümeni’nin 17.08.2006gün ve 4023.22 sayılı kararının iptaline kararverdiği; kararın, davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı vekilince temyizi üzerine Danıştay8. Dairesi’nin 26.05.2009 gün ve 2007/8212 Esas 2009/3412Karar sayılı kararı ile “ bir işyerinde, ruhsatverilmesinden sonra yapılacak denetimlerde, mevzuata uygun olmayanhususların ve noksanlıkların saptanması halindeİşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesi gereğince , bukanunun uygulama yönetmeliğinde belirtilen yetkili idarelerceyönetmelikte belirtilen şekilde , bunların giderilmesinekadar bu amaca yönelik olarak işyerinin faaliyettenmen’ine karar verilebileceği, davalının bu amacayönelik işleminde bir hukuka aykırılıkbulunmadığı gerekçesi ile bozulduğu; davacıvekili tarafından karara karşı karar düzeltme yolunabaşvurulduğu; ancak, bu talebin de Danıştay 8.Dairesi’nin 13.07.2010 gün ve 2009/7784 Esas, 2010/4203 Kararsayılı kararı ile reddedildiği, Ankara 1. İdareMahkemesi’nin bozma ilamına uyulmak sureti ileyaptığı yargılama neticesinde, 26.11.2010 gün ve2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ile;“davacının imar mevzuatına aykırı olarakyaptığı işyerinde faaliyette bulunduğu sabitolduğundan; bu durum sonlandırılıncaya kadar çalışmaktan alıkonulmasına ilişkin davakonusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verdiği;kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği;Danıştay 8. Dairesi’nin 16.11.2011 gün ve2011/6381 Esas, 2011/5637 Karar sayılı kararı ile ilk derecemahkemesi kararını onadığı anlaşılmıştır. Davadilekçesi ve Mahkeme kararı içeriğindenanlaşılacağı üzere; kiracı şirketRE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd.Şti tarafından, dava konusu taşınmazda mimari projesineaykırı şekilde tadilatlar yaptığı gerekçesiile alınan “lük sınıf işyeri açma ve çalıştırmaruhsatının iptaline ve kiracı şirketin faaliyettenmen’ine ilişkin” 17.08.2006 gün ve C/2006/4023.22sayılı kararın iptali istemi ile davaaçıldığı; mahkemece, yukarıda belirtilengerekçe ile, davanın esastan reddine karar verildiğigörülmektedir. Sonuçolarak; dava dosyasının, işyeri açma ve çalıştırmaruhsatı verilmesi ve iptali hakkındaki yasal mevzuatçerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Davaya konuruhsatın verildiği ve davaya konu 26.01.2005 tarihlitutanağın düzenlendiği tarihte 353 sayılıİşyeri Açma ve ÇalıştırmaRuhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararname ve 20103sayılı “İşyeri Açma VeÇalıştırma Ruhsatlarına Dair Yönetmelik”yürürlükte bulunduğundan, bu kapsamda inceleme vedeğerlendirme yapılmıştır. 353Sayılı İşyeri Açma veÇalıştırma Ruhsatlarına Dair KanunHükmünde Kararnamenin 3. Maddesinde Belediye hudutları ilemücavir alan içinde kalan tüm işyerleri veişletmelere belediyeler tarafından ruhsat işlemlerininyapılacağı belirtildikten sonra 4. Maddesinde; 3üncü maddede belirtilen mercilerin, iznin verilmesi için yapılacakbeyan ve incelemelerde kanun hükmünde kararnamenin aynımaddesinde belirtilen genel kriterlere düzenlenecekyönetmeliği esas almaları gerektiğidüzenlenmiştir. Bukapsamda hazırlanan ve 09.03.1989tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 20103 sayılıİşyeri Açma ve ÇalıştırmaRuhsatlarına Dair Yönetmeliğin “Ruhsat Vermeyeyetkili Merciler” başlıklı 5. maddesinde; “BuYönetmelikte sözü geçen ruhsatları vermeye: a)Belediye sınırları ve mücavir alan dışındakalan işyerleri ve işletmelere valilik ve kaymakamlıklar, b)Belediyesınırları ile mücavir alan içinde kalanişyerleri ve işletmeler belediyeler, c)Büyükşehirbelediyelerindeki işyeri ve işletmelerden; 1)İkinci ve üçüncü sınıf gayri sıhhimüesseseler için büyük şehir belediye başkanlığı, 2)Sıhhi ve diğer işyeri ve işletmeler için isebüyük şehir belediyesi içinde kalan diğerbelediyeler, yetkilidirler, “ denilmek sureti ile İşyeriaçma ve çalıştırma ruhsatı vermeye belediyesınırları içince Belediye Başkanlıklarıolduğunu; AynıYönetmeliğin “İşyeri Açma veÇalışma Ruhsatı Verilmesi” başlıklı8. maddesinde; “Eksiksiz olarak doldurulan başvuru formuüzerine, ilgiliye en geç müracaatını izleyen işgünü içerisinde işyeri açma veçalışma ruhsatı verilir/İlgilinin beyanınagöre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz./İşyeri açma ve çalışma ruhsatı almadanişyeri açılamaz veçalıştırılamaz.” denilmek sureti iletalep halinde işyeri açma ve çalıştırmaruhsatının hemen verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, Yineaynı Yönetmeliği “Başvuru Formu Üzerineyapılacak Kontrol” başlıklı 9. maddesinde;“Yetkili mercilerce açma ve çalışma ruhsatıverilen işyerleri, bu merciler tarafından kanunen yetkili bulunankamu kurum ve kuruluşlarına derhal bildirilecek ruhsatveriliş tarihini izleyen bir ay içerisinde mevcut mevzuatçerçevesinde kontrol ettirilirler. Busüre içinde kontrol ettirilmemesi veya yapılan kontrolsonucunda yönetmelikte öngörülen esaslara aykırıbulunmadığının anlaşılması hallerinde,ilgilinin ruhsatı kesinleşmiş sayılır. Ancak, kamukuruluşlarına ruhsatın verildiği tarihten itibaren engeç iki iş günü içerisinde başvuru formunailişkin evrakı kontrol için göndermeyen veya kontrolgörevini zamanında yerine getirmeyen kamu görevlilerihakkında yasal işlem yapılır. Yetkilimerciin mevcut teşkilatının birinci fıkradaöngörülen kontrol için yeterli olması halindegerekli koordinasyon mahallin en büyük mülki amiritarafından sağlanır. Bununüzerine bir ay içerisindeki ilk kontrol ve denetimlerdeYönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan vedurumun tespiti halinde, işyerinin mevzuata uygun hale getirilmesiiçin ilgiliye bir defaya mahsus olmak üzere yedi gün süreverilir. buna rağmen aykırılığın giderilmediğininanlaşılması halinde, ruhsat iptal edilerek işyerikapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca yasal işlemyapılır. İlkişyeri açıldıktan ve ilk kontrolünyapılmasından sonra işyerinin faaliyetleri ve diğerhususlarla ilgili kuruluşların mevcut mevzuatlarıçerçevesinde denetleme yetkileri saklıdır.”şeklindeki düzenleme ile işyeri açma veçalıştırma ruhsatı verilen kişinin denetimininyapılma usulüne ayrıca ve açıkça yer verildiğigörülmektedir. ÇankayaBelediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü Kuruluş,Görev, Yetki, Sorumluluk Çalışma Usul ve Esaslarınaİlişkin Yönetmeliğin “Ruhsat ve DenetimMüdürlüğünün görevleri”başlık 5. maddesinin “i” bendinde; “KüşatHeyetince incelenip imar yönünden projesine uygunolmadığı tespit edilen işyerlerini İmar veŞehircilik Müdürlüğüne bildirmek” görevininRuhsat ve Denetim Müdürlüğü’ne verildiği, Yineaynı yönetmeliğin “Küşat heyetibürosu” başlıklı 12. maddesinin “c”bendinde “Küşat Heyeti Bürosu; Ruhsat verilenişyerlerini, ruhsatın verildiği tarihten itibaren en geçbir ay içinde kontrol etmek ve bu amaçla diğerbürolarla işbirliği ve koordinasyon içindeçalışmak ile görevli ve yetkilidir”; aynı maddenin “d” bendinde; “İmar mevzuatınaaykırılığı tespit edilen hususların İmar veŞehircilik Müdürlüğüne intikalini sağlamakile görevli ve yetkilidir.” denilmek sureti ile mimari projesineaykırı olan işyerlerinin tespiti ve bildirilmesi işininKÜŞAT Müdürlüğü’ne verildiği,KÜŞAT Müdürlüğü’nün buyöndeki bildirimi üzerine gerekli denetimi yapma işini iseRuhsat ve Denetim Müdürlüğü’nünüstlendiği; ÇankayaBelediyesi Park ve Bahçeler MüdürlüğüKuruluş, Görev, Yetki, Sorumluluk Çalışma Usul veEsaslarına İlişkin Yönetmeliğin “Parkve Bahçeler Müdürlüğününgörevleri” başlıklı 5. maddesinin ;“ı” bedinde; “ Parklar ve yeşil alanları;buralarda bulunan kent mobilyalarını, ağaç ve süsbitkilerini tahrip eden kişi ve kuruluşları tespit etmek,kişi ve kuruluşların verdikleri hasarı tazmin etmekiçin; hasar tespit bedelini belirlemek, hasar tespit raporudüzenlemek ve tespit listesi oluşturularak Encümene takdim etmek“ görevinin Park ve Bahçeler GenelMüdürlüğü’ne verildiği ; İmarve Şehircilik Müdürlüğü Kuruluş Görev,Yetki, Sorumluluk ve Çalışma Esaslarına İlişkinYönetmeliğin “MimariProje Bölümü” başlıklı 14. maddesinin“a” bendinde;“Yeni yapılacak olan binaların ruhsat ekleri mimari projelerini,peyzaj projelerini Ankara İmar Yönetmeliği ve tümimar mevzuatı çerçevesinde incelemek veonaylamak” aynı yönetmeliğin “c”bendinde “Onaylı Mimari projelerin tadilatının talebihalinde bunları incelemek ve onaylamak” görevlerinin mimariproje bölümüne verildiği görülmektedir. Buyasal mevzuat çerçevesinde dava dosyasıincelendiğinde; kiracı şirket ile kiralayan BelediyeBaşkanlığı arasında , kira sözleşmesininakdedildiği tarihte yürürlükte bulunan 03.04.1930tarih ve 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun83. maddesine uygun olarak, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunuhükümlerine uygun şekilde düzenlenen ihale neticesinde kirasözleşmesinin akdedildiği; bu sözleşme sonrasındakiracı şirkete yine o tarihte yürürlükte bulunan 20103sayılı Yönetmeliğin 8.maddesi gereğince işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatı verildiği,ruhsatın verilmesinden sonra yine aynı yönetmeliğin 9. maddesigereğince denetim yapıldığı ve 26.01.2005 tarihlitutanak ile dava konusu taşınmazda bulunan mimari projeyeaykırılıkların tespit edildiği, durumun Park veBahçeler Müdürlüğü tarafından tespiti vebildirilmesinden sonra, Çankaya Belediye Başkanlığıtarafından, kiracı şirketin 30.12.2004 gün ve 1823sayılı “ lüks sınıf işyeri açma veçalıştırma belgesi” nin iptaline kararverildiği, bu iptal kararına karşı idari yargıdaaçılan iptal davasının Ankara 11. İdareMahkemesi’nin 31.01.2006gün ve 2005/725 Esas, 2006/113 Karar sayılı kararı ile“yönetmelikte belirtilen gerekli usuli prosedüre uyulmadankarar tesis edildiği” gerekçesi ile kabuledildiği,bu kararın onanarak kesinleştiği, bu noktadansonra kiracı şirkete 15.12.2005 gün ve 1823sayılı işyeri açma ve çalıştırmaruhsatının verildiği; ardından KüşatMüdürlüğü tarafından Park veBahçeler Müdürlüğü’ne 26.01.2005 tarihlitutanakta tespit edilen mimari projeye aykırılıklarıngiderilip giderilmediğinin tespit edilmesi yönündenmüzekkere yazıldığı,Park ve Bahçeler GenelMüdürlüğü’nün 03.07.2006 gün ve 3590sayılı yazısı ile 26.01.2005 tarihli tutanaktakihususların o gün itibari ile halen mevcut olduğununbildirildiği,bunun üzerine KüşatMüdürlüğü tarafından kiracışirkete 06.07.2006 gün ve 3431-3134 sayılı ihtaratıngönderildiği ve mimari projeye aykırılıklarıneski hale getirilmesi için 15 gün süre verildiği, busüre sonunda projeye aykırılıkların eski halegetirilmediğinin 19.07.2006 tarihli tutanakla tespit edildiği vekiracı şirketin 15.12.2005 ve 1823 sayılıruhsatının Belediye Encümeni’nin 17.08.2006 gün veC./2006/4023.22 sayılı kararı ile iptal edildiği, bukararın iptali istemi ile açılan davanın ise Ankara 1.İdare Mahkemesi’nin 26.11.2010gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılıkararı ile reddedildiği ve Danıştay 8. Dairesi’nceonanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Oysa Ankara 1.İdare Mahkemesi’nin; kararınadayanak teşkil eden ve 07.02.2005 gün ve 17-04/L-1/1823 733-650sayılı yazıda bahsi geçen mimari projeye aykırıtadilatların kiracı şirket tarafındanyapılmadığı, mahallinde yapılan keşif,alınan bilirkişi raporları ve dinlenen tanık beyanlarıile Ankara 10 Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında tespitedilmiştir. Hal böyle iken; söz konusu mimari projeyeaykırı tadilatların, kiracı şirketyönünden “ ruhsat iptali sebebi “ olarakgösterilmesi ve kiracı şirketin kendisi tarafındanyapılmayan mimari projeye aykırılıkları eski haleiadesine kadar faaliyetten alıkonulmasına hükmedilmesi; gerek 818sayılı Borçlar Kanunu gerekse 20103 sayılı İşyeriAçma ve Çalıştırma Ruhsatlarına DairYönetmelik maddeleri uyarınca hukuka aykırıdır. a.3)Sonuç: Açılanan nedenlerle; mahallinde yapılan keşif,alınanrapor ve dinlenen tanık beyanları çerçevesinde davadosyası değerlendirildiğinde; dava konusu,07.02.2005 gün ve17-04/L-1/1823 733-650 sayılı tutanakta belirtilen“Parkın,Dikmen Caddesi girişine yaklaşık(1.50x3.50)m, ebatlarında h=5m. yüksekliğindeışıklı pano yapıldığını, girişkapısı sağ ve sol yanlarına (1.00x2.QÛ)m ebatlarındaışıklı pano yapılması, Restorant'açıkış sağ yanda yaklaşık (6.S0x 15.00)mebadında yeşil alanın iptal edilip, h=l-l,5m. yüksekliğindeduvar örülerek dolgu yapılması ve üzerininparça granit malzeme ile kaplanmak suretiyle yaya yolunakatılması, Restoran önüne isabet eden yaklaşık(20.00x2.00)m. ebadında yeşil alanın iptal edilip, h=l,5m.yüksekliğinde duvar ile çevrilmesi, yeşil alanındoldurularak yaya yolu kotuna getirilmesi ve mevcut durumu ile araçparkı (yolu) olarak kullanılması” şeklindeki mimariprojeye aykırılıkların, kiracı şirket tarafındanyapılmadığı Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Karar sayılıkararı ile sabit olduğuna göre, Ankara 1.İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Kararsayılı kararı ile “davacının imarmevzuatına aykırı olarak yaptığı tadilatlarla işyerindefaaliyette bulunduğu sabit olduğu” gerekçesi ileverdiği kararı, hukuka ve olayın esasına uygunbulunmamıştır. Buitibarla her iki karar arasındaki hükümuyuşmazlığının, Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Kararsayılı kararı kaldırılmak sureti ile giderilmesigerektiğine karar verilmiştir. b) Ankara 23 Asliye HukukMahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas 2009/162 Kararsayılı kararı ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Kararsayılı kararı arasında oluşan hükümuyuşmazlığı yönünden: b.1)Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının esas yönündendeğerlendirilmesi: DavacıRE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org. San.Tic. Ltd.Şti. vekilinin mahkemeye sunduğu 04.09.2006 tarihli davadilekçesinde özetle; davalı BelediyeBaşkanlığı’nca idare mahkemeleri tarafındanverilen iptal kararlarının uygulanmaması; davacınındava konusu işletmeyi çalıştırmasına engelolucu işlem ve eylemlerde bulunulması sureti ile kiracı şirketin kullanım hakkının hukukaaykırı şekilde engellendiği iddiasına dayalıolarak, idarenin bu haksız işlem ve eylemleri nedeni ile oluşanmuarazanın ve haksız müdahalenin önlenmesine kararverilmesi istemi ile adli yargı yerinde dava açtığı, Ankara23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin; 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas,2009/162 Karar sayılı kararında özetle; “ davalınınileri sürdüğü hususların akde aykırılıkkoşullarını taşımadığına ilişkinAnkara 10 Sulh hukuk Mahkemesi dosyasının Yargıtay 6. HukukDairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, ÇankayaBelediye Başkanlığı’nın kiracı şirketeait işyeri açama ve çalıştırmaruhsatını sık sık iptal etmesi, lüks sınıfişyeri açma ve çalıştırma ruhsatınıiptal etmesi, Ankara 11. İdare Mahkemesi’nin 31.01.2006 gün ve31.03.2006 günlü iptal kararlarından sonra da 15.08.2006 tarihliencümen kararı ile yine kiracı şirketin işyeriaçma ve çalıştırma ruhsatını iptaletmesi şeklindeki işlemlerinin kiracı şirketin özelhukuktan kaynaklanan hakkını kullanmasına engel olduğunu“ belirterek; davanın kabulüne; dava konusu restoran vekafeye davalının müdahalesinin men-ine ve muarazanınmen’ine karar verildiği, kararın Yargıtay 14. HukukDairesi’nin, 05.11.2009 gün ve 2009/10683 Esas, 2009/12210 Kararsayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğianlaşılmıştır. Davadilekçesi ve Mahkeme kararı içeriğindenanlaşılacağı üzere; kiracı şirketRE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd.Şti tarafından, kiracı şirket ile kiralayan ÇankayaBelediye Başkanlığı arasında süregelen ruhsatiptali kararları ve bunların iptali istemi ile müteaddit defaaçılan iptal ve tahliye davaları nedeni ile oluşanmuarazanın giderilmesi ve davalı BelediyeBaşkanlığı’nın taşınmazamüdahalesinin önlenmesi istemi ile davaaçıldığı; mahkemece, yukarıda belirtilengerekçe ile, davanın esastan kabulüne karar verildiği veYargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin onama ilamı ilekesinleştiği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak;dava dosyasının, muarazanın giderilmesi vetaşınmaza müdahalenin önlenmesi kapsamındadeğerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla raporumuzun “b.1” başlığı altındakiaçıklamalarımızda belirttiğimiz üzere, her ne kadar taraflar arasındaimzalanan 12.01.2004 tarih ve 1853 yevmiye numaralısözleşmede, sözleşmenin 2886 sayılıYasa’nın 36. maddesine atıfla imzalandığıanlaşılmış ise de; gerek 6570 sayılı Kanun vegerekse 2886 sayılı Kanunlarda, sözleşmenin, akdeaykırılık nedeni ile feshine ilişkin düzenlemelere yerverilmediğinden, sorunun genel hükümlerçerçevesinde, Türk Medeni Kanunu ve BorçlarKanunu kapsamında nitelenmesi ve çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Tekrarakaçılmaması açısından, Ankara 23. AsliyeHukuk Mahkemesi’nde muarazanın giderilmesi davasıaçılmasına neden olan ve taraflar arasında süregelenihtilaflara kısaca değinmek gerekirse; davalı BelediyeBaşkanlığı’nın 01.03.2005 gün veC/2005/0621.17 sayılı kararı ile, davacı şirketeverilen “1823 sayılı lüks sınıfişyeri açma ve çalıştırma belgesi”niniptaline dair verilen karar Ankara 11. İdare Mahkemesi 31.01.2006 gün ve 2005/725 Esas, 2006/113Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş veDanıştay 8. Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiş,yine davalı Belediye Başkanlığı’nın 16.03.2005gün ve 17-04/L-1/1823 1984-1535 sayılı “1.Sınıf işyeri açma ve çalıştırmaruhsatı verilmesine yönelik talebin reddine “ ilişkin kararı, Ankara 11. İdare Mahkemesi 31.03.2006 gün ve2005/1349 Esas, 2006/712 Karar sayılı kararı ile iptaledilmiş ve Danıştay 8.Dairesi’nce onanarakkesinleşmiş, bu kararlar üzerine davacı şirkete 15.12.2005gün ve 1823 sayılı işyeri açma veçalıştırma ruhsatı verilmiş, ancak bu ruhsat dadavalı Belediye Başkanlığı’nın 17.08.2006gün ve C:/2006/4023.22 sayılı kararı ile iptaledilmiştir. Davacıkiracı RE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto ve Rek. Org.San.Tic. Ltd. Şti. taraflar arasında süregelen vetaşınmazı kullanmasına engel olan işlemlerigerekçe göstererek, muarazanın giderilmesi ve davalıÇankaya Belediye Başkanlığı’nıntaşınmaza müdahalesinin men-ine karar verilmesi istemi ile davaaçmış; Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi, açılandavayı, kira sözleşmesine dayalı şahsi hakkamüdahale olarak nitelemiş ve davalı kiralayan ÇankayaBelediye Başkanlığı’nın taşınmazamüdahalesinin önlenmesine karar vermiştir. Sonuçolarak; dava dosyasının, davacı kiracı şirketinsözleşmeden kaynaklanan “zilyetliğe dayalı şahsikullanım hakkına müdahalenin men-i davası” kapsamındadeğerlendirilmesi gerekmektedir. Davayakonu, 04.12.2003 tarihli kira akdi tarihinde yürürlükte olan 818sayılı Borçlar Kanunu’nun “Mecurun Teslimi”Başlıklı 249. maddesinde; “ Mucir, mecuru akitten maksutolan kullanmağa salih bir halde müstecire teslim etmek ve icarmüddeti zarfında bu halde bulundurmak ile mükelleftir.”denilmek sureti ile, kiralan taşınmazın zilyetliğininkiracıya teslim yükümlülüğüdüzenlenmiştir. 22/11/2001gün ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Zilyetlik Kavramı ve Türleri” Başlıklı 973. maddesinde; “ Bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onunzilyedidir./Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında vetaşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılmasızilyetlik sayılır.” şeklindeki düzenleme ile birşey üzerinde fiilen hakimiyet kurulması zilyetlik olaraknitelenmiştir. AynıKanunun “Asli ve Fer`i Zilyetlik “ Başlıklı 974. maddesinde; “Zilyet, bir sınırlı ayni hak veya bir kişiselhakkın kurulmasını ya da kullanılmasınısağlamak için şeyi başkasına teslim ederse,bunların ikisi de zilyet olur.” Denilmek sureti ile hak sahibitarafından zilyetliğin devredilebileceği belirtilmiştir. YineAynı Kanunun “Savunma Hakkı” Başlıklı981. maddesinde; “Zilyet, her türlü gasp veyasaldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir./Zilyet,rızası dışında kendisinden alınan şeyitaşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda iseeylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarakzilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklıgöstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmakzorundadır.” ve “Zilyetliğe SaldırıyaDava Hakkı” başlıklı 983. maddesinde; “Saldırıdabulunan, şey üzerinde bir hak iddia etse bile; zilyetliğisaldırıya uğrayan, ona karşı dava açabilir./Dava,saldırının sona erdirilmesine, sebebinin önlenmesine vezararın giderilmesine yönelik olur.” şeklindekidüzenlemelerle, zilyetliği haklı sebebe dayanan kişininzilyetliğinin korunmasına ilişkin dava ve talep hakkıdüzenlenmiştir. Davadosyası bu yasal mevzuat çerçevesinde incelendiğinde;Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi, davacının kiracısıfatına sahip şirket olduğunu, dava konusutaşınmaz üzerinde kira sözleşmesinden kaynaklanankullanım hakkı olduğunu( şahsi hak); ancak bu kullanımhakkının davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı tarafından, çalışmaruhsatlarının sürekli olarak iptal edilmesi suretiyle engellendiğini, ruhsat iptaline ilişkin kararlara dayanak olarak gösterilen projeyeaykırı tadilatların davacı kiracı şirkettarafından yapılmadığının Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Kararsayılı kararı ile sabit olduğunu, bunakarşın davalı belediyenin sık sıkdavacının işyeri açma ve çalıştırmaruhsatını iptal etmesi şeklindeki işlemlerin davacının özel hukuktan kaynaklanan hakkınıkullanmasına engel olmak amacına yönelik haksızfiile dönüşmüş işlem ve eylemlerniteliğinde olduğunu belirterek; davanın kabulüne vedavalı Belediye Başkanlığı’nıntaşınmaza müdahalesinin önlenmesine karar verdiğianlaşılmıştır. b.2)Ankara 1.İdare Mahkemesi Kararının esas yönündendeğerlendirilmesi Dahaönce “b.2” numaralı başlık altındabu husustaki tespit ve değerlendirmelere ayrıntılı olarakyer verilmiştir. Bu nedenle tekrardan kaçınmak adına bubaşlık altında sadece dava Ankara 1.İdare Mahkemesi dosyasının niteliği veverilen kararın yasal mevzuata uygunluğu üzerindedurulacaktır. Davadosyasının incelenmesinden, davanın işyeri açma veçalıştırma ruhsatı verilmesi ve iptalihakkındaki yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirildiği, mahkeme kararına dayanak teşkil eden ve 07.02.2005 gün ve 17-04/L-1/1823733-650 sayılı yazıda bahsi geçen mimari projeyeaykırı tadilatların kiracı şirkettarafından yapılmadığı, mahallinde yapılankeşif, alınan bilirkişi raporları ve dinlenen tanıkbeyanları ile Ankara 10 Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında tespitedildiği halde, söz konusu mimari projeye aykırıtadilatların, kiracı şirket yönünden “ruhsat iptali sebebi “ olarak gösterildiği ve kiracı şirketin kendisi tarafından yapılmayan mimariprojeye aykırılıkları eski hale iadesine kadar faaliyettenalıkonulmasına hükmedildiği, bu itibarla kararın 818sayılı Borçlar Kanunu gerekse 20103 sayılı “İşyeriAçma Ve Çalıştırma Ruhsatlarınaİlişkin Yönetmelik” maddeleri uyarınca hukuka aykırıolduğu kanaatine ulaşılmıştır. b.3)Sonuç: Açıklanannedenlerle; davalı Çankaya Belediye Başkanlığıile imzaladığı 04.12.2013 gün ve 1853 numaralı kirasözleşmesi gereğince dava konusu taşınmaza zilyet olankiracı şirketin, zilyetlikten kaynaklanan haklarının,davalı Belediye Başkanlığı’nınsüregelen ruhsat iptali işlemleri ile devamlı olarakengellenmesi ve söz konusu ruhsat iptallerinde gerekçe olarakgösterilen 07.02.2005 gün ve 17-04/L-1/1823 733-650sayılı tutanakta belirtilen mimari projeyeaykırılıkların, kiracı şirket tarafındanyapılmadığının Ankara 10. Sulh HukukMahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407 Kararsayılı kararı ile sabit olmasıkarşısında, Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 26.11.2010gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ile “davacının imar mevzuatına aykırı olarakyaptığı tadilatlarla işyerinde faaliyette bulunduğunun sabit olduğu” gerekçesi ile verdiği kararı, hukukave olayın esasına uygun bulunmamıştır. Buitibarla her iki karar arasındaki hükümuyuşmazlığının, Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Kararsayılı kararı kaldırılmak sureti ile giderilmesigerektiğine karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında, Ankara10. Sulh Hukuk Mahkemesi ve Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nceyapılan yargılamalar sırasında gerek mahallinde keşifyapılmak ve gerekse tanık dinlenmek sureti ile 26.01.2005 tarihlitutanağın muhtevası incelenmiş ve davacınınişyeri açma çalıştırma ruhsatınıniptaline konu iş bu tutanakta belirtilen tadilatların davacışirket tarafından yapılmadığı gibi,ışıklı panolar konusunda da davacının 23.02.2005tarihli dilekçesine rağmen uygun bir yergösterilmediğinden davacının iyiniyetli olduğubelirlenmiş olmasına karşın, Ankara 1. İdareMahkemesi’nce yapılan yargılama sırasında bahsekonu tutanağın muhtevası ve taraflar arasındasüregelen uyuşmazlığın esası hakkındainceleme yapılmamış, 3572 sayılı İşyeriAçma ve Çalıştırma Ruhsatlarına ilişkinKanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek KabulüneDair Kanun hükümlerinin lafzi yorumuyla yetinilmek veidari işlemin hukuki nedeninin gerçek olup olmadığıüzerinde durulmamak sureti ile karar verilmiş olduğuanlaşıldığından, olayı aydınlatmaya haiznitelikteki Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve2005/1409 Esas, 2007/2407 Karar sayılı kararı ile Ankara23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396Esas, 2009/162 Karar sayılı kararının korunmasıve 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 2.Kısım 8. Bap’da düzenlenen kira sözleşmesineilişkin maddeleri ile 20103 sayılı İşyeri Açmave Çalıştırma Ruhsatlarına İlişkinYönetmelik Maddelerine uygun düşmeyen ve 4721 sayılıTürk Medeni Kanunu’nun 2. Maddesinde düzenlenen‘Hakkın Kötüye kullanılması Yasağı’nıdikkate almayan Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararınınkaldırılması sureti ile hükümuyuşmazlığının giderilmesi gerektiğine kararverilmiştir. 11-KARAR : Yukarıda ayrıntılıolarak belirtilen gerekçeler dikkate alınarak; görevle ilgiliolmaksızın, aynı konuya ve sebebe ilişkin ve taraflarıaynı olan ve aralarındaki çelişki yüzündenhakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunduğuanlaşılan, a)Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ile Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407Karar sayılı kararı arasında oluşanHÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararının kaldırılmasısureti ile GİDERİLMESİNE; b) Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararı ile Ankara 23.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Karar sayılı kararı arasında oluşanhüküm uyuşmazlığının Ankara 1. İdareMahkemesi’nin 26.11.2010 gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararınınkaldırılması sureti ile GİDERİLMESİNE, 03.03.2014gününde Nurdane TOPUZ ve Ertuğrul ARSLANOĞLU’nun KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Ertuğrul ARSLANOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Nurdane TOPUZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Davacı şirkettarafından, davaya konu Çankaya İlçesi, DikmenKeklikpınarı Mahallesi 27338-27341 adalarda yer alan bina 04.12.2003tarihinde kiralanmış ve 30.12.2004 gün ve 1823 sayılı“lüks sınıf işyeri açma veçalıştırma ruhsatı" verilmiştir. Davalı BelediyeBaşkanlığı 01.03.2005 gün ve C/2005/0621.17sayılı kararı ile, davacı şirkete verilen “1823sayılı lüks sınıf işyeri açma veçalıştırma belgesi”nin iptaline karar vermiş,bu işlemin iptali istemi ile davacı tarafındanaçılan davaya bakan Ankara 11. İdare Mahkemesi 31.01.2006gün ve 2005/725 Esas, 2006/113 Karar sayılı kararı ile,davanın kabulüne ve ruhsatın iptaline ilişkin işleminiptaline karar vermiştir. Davacı RE-ŞEİnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org. San. Tic. Ltd. Ştitarafından, davalı Çankaya Belediye Başkanlığına“1. sınıf işyeri açma veçalıştırma ruhsatı verilmesi” ne yöneliktalebinin davalı idarece reddine karar verilmesi üzerineaçılan davaya bakan Ankara 11. İdare Mahkemesi 31.03.2006gün ve 2005/1349 Esas, 2006/712 Karar sayılı kararı ile,davanın kabulüne ve davaya konu işlemin iptaline kararvermiştir. Davalı ÇankayaBelediye Başkanlığı tarafından 28.07.2005 tarihindekiracı RE-ŞE İnş. Tur. Gıda. Teks. Oto. Rekl. Org.San. Tic. Ltd. Şti’nin dava konusu taşınmazdan tahliyesiistemi ile dava açılmış; ancak, davaya bakan Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2007 gün ve 2005/1409 Esas, 2007/2407Karar sayılı kararı ile, davanın reddine kararverilmiş ve verilen bu karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 21.04.2008gün ve 2008/2754 Esas, 2008/4999 Karar sayılı ilamı ileonanarak kesinleşmiştir. Ankara 11. İdareMahkemesi’nin bahsi geçen kararlarından sonra davacıyatekrar, 15.12.2005 tarih ve 1823 sayılı işyeri açma veçalıştırma ruhsatı verilmiş; ancak verilen buruhsat da davalı Belediye Başkanlığının 17.08.2006gün ve 4023.22 sayılı kararı ile iptal edilmiş, buiptal kararına karşı davacı şirket vekilitarafından açılan iptal davasına bakan Ankara 1.İdare Mahkemesi, 22.05.2007 gün ve 2006/2001 Esas, 2007/1447 Kararsayılı kararı ile, davanın kabulüne ve dava konusuişlemin iptaline hükmetmiş, kararın temyizi üzerinedosyayı inceleyen Danıştay 8. Dairesi, 26.05.2009 gün ve2007/8212 Esas, 2009/3412 Karar sayılı ilamı ile, davaya konuişlemin hukuka aykırı olmadığı gerekçesiile verilen kararı bozmuş, Danıştay 8. Dairesi’ninbozma ilamı sonrasında Ankara 1. İdare Mahkemesi, 26.11.2010gün ve 2010/1380 Esas, 2010/1720 Karar sayılı kararında,açılan davanın reddine ve idare tarafından yapılanişlemin hukuka uygun olduğuna hükmetmiş ve bu kararDanıştay 8. Dairesi’nin 16.11.2011 gün ve 2011/6381 Esas,2011/5637 Karar sayılı ilamı ile onanarakkesinleşmiştir. Bu ihtilaflar nedeni ile,davacı şirket tarafından, davalı BelediyeBaşkanlığı aleyhine Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nde, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi vedavalı Belediye Başkanlığının taşınmazamüdahalesinin önlenmesi istemi ile davaaçılmış, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin21.11.2006 gün ve 2006/380 Esas, 2006/309 Karar sayılı"davanın yargı yolu nedeni ile reddine" ilişkinkararı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 09.05.2008 gün ve2008/5128 Esas, 2008/6088 Karar sayılı ilamı ile,"davanın idari işlemin iptaline değil, süregeleniptaller nedeni ile özel hukuktan kaynaklanan hakkınkullanılmaması temeline dayalı muarazanın önlenmesidavası olduğunu, bu nedenle davanın esastan incelenmesigerektiği" belirtilerek bozulmuş; Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nin, Yargıtay bozma ilamına uymak sureti ileverdiği 26.05.2009 gün ve 2008/396 Esas, 2009/162 Kararsayılı "davanın kabulüne, davalı BelediyeBaşkanlığının dava konusu taşınmazamüdahalesinin önlenmesine" ilişkin kararı ise;Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2009 gün ve 2009/140683Esas, 2009/12210 Karar sayılı kararı ile onanmış ve buşekilde kesinleşmiştir. Hükümuyuşmazlığına konu kararlardan, kiracı şirkettarafından açılan işyeri açma veçalıştırma ruhsatının iptaline yönelikişlemin iptali talebi İdare Mahkemesince reddedilirken; kiralayanidarenin taşınmaza müdahalesinin men’i ve muarazanınbu şekilde giderilmesi istemiyle açtığı davadaAsliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul ederek, kiralayan idarenintaşınmaza müdahalesinin men’ine ve muarazanın buşekilde giderilmesine hükmetmiştir. Buna göre, olayda,idari işlemlerin hukuki geçerliliği konusunda iki ayrıkesinleşmiş kararın bulunduğu açıktır. Davalı Belediyetarafından tesis edilen idari işlemlerden kaynaklanan davalarıçözümlemek konusunda idari yargı görevlibulunduğundan, hüküm uyuşmazlığına konuAnkara 1. İdare Mahkemesi kararının benimsenmesi, idariişlemlerden kaynaklanan tüm bu ihtilaflar nedeni ile, davacışirket tarafından, davalı BelediyeBaşkanlığı aleyhine Ankara 23. Asliye HukukMahkemesi’nde, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi vedavalı Belediye Başkanlığı’nıntaşınmaza müdahalesinin önlenmesi istemi ileaçılan davada verilen kararın kaldırılması vebu suretle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesine karar verilmesi gerektiği oyu ile kararakatılmıyoruz. Üye Üye Nurdane TOPUZ Ertuğrul ARSLANOĞLU
Full & Egal Universal Law Academy