T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/408
KARAR NO : 2023/614
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET : 2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde öngörülen koşullarıtaşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.
KA R A R
HükümUyuşmazlığının
Giderilmesiİsteminde
Bulunan;
İdariYargıda Davacı,
AdliYargıda Davalı :Y.İ.T.Y.H.Y.S.M.Ür.San.Tic.Ltd.Şti.
Vekilleri : Av. O.Y,Av. A.Ç, Av. G. Ö,Av. A. A
KarşıTaraf:
İdariYargıda Davalı :Yenişehir Kaymakamlığı
Vekili : Av.A. Ç
AdliYargıda Davacı : MersinYenişehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri : Av.H. G. Ö,Av. G.Ç
I.İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
1.DavacıY.İ.T.Y.H.Y.S.M.Ür.San.Tic.Ltd.Şti.vekili,...Mahallesi,...pafta,...ada ve ...nolu parselinde kayıtlı 6211 m2yüz ölçümlü Yenişehir Belediyesine ait hizmetalanının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunuhükümleri uyarınca kiralanması konusunda YenişehirBelediyesi Encümeninin 30/06/2005 gün ve 227 nolu kararınaistinaden 28/07/2005 günü ihaleyeçıkartılmasına karar verildiğini, ihale sonucundaihale alıcısı olan müvekkili şirket ile YenişehirBelediyesi arasında ilgili taşınmazın 3 yıl süreile kiralanması konusunda 22/08/2005 tarihli kira sözleşmesiimzalandığını, bu sözleşme uyarıncataşınmazın, kira sözleşmesinin düzenlendiğitarihten bugüne kadar çok amaçlı restorantyapılması ve işletilmesi koşuluyla müvekkilitarafından kullanıldığını; bu amaçla dereyatağını doldurarak tesis inşa ettiğini,yaklaşık 1 milyon TL üzerinde yatırımgerçekleştirdiğini; kira sözleşmesi 3 yılsüreli olmasına rağmen kira sözleşmesinin 4. maddesihükmü kapsamında, müvekkili tarafından kirasözleşmesinin hükümlerinin eksiksiz olarak yerinegetirilmesi karşılığında 3 yıllık süresonunda taraflarca kira sözleşmesinin devamı konusunda ortakirade oluştuğunu, müvekkilinin her yıl kendiliğindenuzayan kira akdi sonucunda taşınmazı günümüzekadar kullanmaya devam ettiğini;
2.Süreç içerisinde ilk olarak 25/08/2010 yılındaBelediye tarafından kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğikonusunda müvekkile bildirim yapıldığını,müvekkili tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde kiracılıksıfatının tespiti için dava açıldığını,Mahkemenin 2014 tarihli kararıyla, kiracıya karşı herhangibir tahliye davası açılmamış olması sebebiylehukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verildiğini,tespit davasında devam eden kira sözleşmesininvarlığının açıkça ifade edildiğini;belediyenin 25/08/2010 tarihindeki yazısına rağmen ilkyapılan kira sözleşmesine uygun bir şekilde müvekkilininkiralananı kullanmaya devam ettiğini;
3.Yenişehir Belediyesinin 08/08/2016 tarih ve 13870 sayılıyazı ile, 30 gün içerisinde taşınmazın tahliyeedilmesi gerektiğini, aksi halde 2886 sayılı Kanun'a göretahliye işlemlerinin yapılacağını ihtar ettiğini,kira ilişkisinin devamına rağmen tahliye tehdidi üzerinemüvekkili tarafından ikinci kez kiracılıksıfatının tespiti için davaaçıldığını ancak kiraya veren YenişehirBelediyesi tarafından, ilgili taşınmazın yeniden ihaleyeçıkartılmak sureti ile müvekkiline kiraya verileceğikonusunda ikna edilmesi ve akabinde taşınmazın belediyeyeteslimi konusunda tutanak tanzim edilmesi nedeniyle müvekkilinin davadanferagat etmesinin sağlandığını, ancak ihale sırasındamüvekkili tarafından yapılan yatırımların belediyeyeaitmiş gibi gösterilmesi ve buna tepki gösterilmesi üzerineihale onay belgesinin değiştirilmesi yerine ihalenin YenişehirBelediyesi tarafından resen iptal edildiğini,taşınmazın fiilen teslim edilmemesi nedeniyle 22/08/2005 tarihlikira sözleşmesi uyarınca kiralanan taşınmazınmüvekkili tarafından kullanılmaya devam edildiğini,
4.Ardından 18/05/2017 tarihinde, Yenişehir BelediyeBaşkanlığı tarafından "kira süresinin bittiğinden ve kira sözleşmesininyenilenmeyeceğinden bahisle 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun347. maddesi ve 6101 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesiuyarınca 22/08/2005 tarihli kira sözleşmesinin sonaerdirilmiş olduğu ve 3 ay içerisinde taşınmazıntahliye edilmesi gerektiği aksi halde 2886 sayılı Kanun'un 75.maddesi uyarınca tahliye işlemlerinin yapılacağı"nınmüvekkiline ihtar edildiğini, akabinde kiraya veren YenişehirBelediye Başkanlığı tarafından davalıYenişehir Kaymakamlığına müracaat edildiğini,buna karşı yaptıkları itirazların kabuledilmediğini ve Yenişehir Kaymakamlığının 25/09/2017tarih ve 2017/2 Karar sayılı işlemi ile müvekkilininkiralanan taşınmazdan tahliyesine karar verildiğini,
5.Taraflar arasındaki kira ilişkisinin ve dolayısı ilesözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkinişlemlerin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabiolduğunu, ancak adli yargıda dava açılarak tahliye yolunagidilebileceğini, dolayısı ile kamu gücükullanılarak tesis edilen dava konusu idari işleminaçıkça hukuka aykırı olduğunu, TürkBorçlar Kanunu'nun 347. maddesi uyarınca müvekkili ile kirayaveren Yenişehir Belediyesi arasında akdedilen kirasözleşmesinin birer yıllık uzama süreleri itibari ilebelirsiz süreli kira sözleşmesi haline geldiğini, budurumda kira sözleşmesinin kiralayan Yenişehir Belediyesitarafından ancak ve ancak genel hükümlere göre, Kanun'dabelirtilen ihbar sürelerine uymak kaydı ilesonlandırılabileceğini, buna uymaksızın yapılansonlandırma (fesih) işleminin açıkça hukukaaykırı olduğunu, hukuka aykırı bu işlem dayanakalınarak yapılan dava konusu idari işlemin de hukuka aykırılıktaşıyacağını ifade ederek,
6.Yenişehir Kaymakamlığının, müvekkiliŞirketin...Mahallesi,...pafta,... ada, 1 nolu parselden tahliyesineilişkin 25/09/2017 tarih ve 2017/2 Karar sayılı idariişleminin iptaline karar verilmesi istemiyle 29/09/2017 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
7. Mersin 1. İdare Mahkemesi02/02/2018 tarih veE.2017/1447, K.2018/136sayı ile, dava konusu işleminiptaline karar vermiş, istinaf başvurusunun Konya Bölgeİdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi 07/06/2018 tarih ve E.2018/462,K.2018/1030 sayı ile, istinaf istemini temyiz yolu açık olmaküzere reddetmiş, bu kararın temyizen incelenerek bozulmasıistemiyle başvurulması üzerine Danıştay Onuncu Dairesi11/12/2019 tarih ve E.2018/4994, K.2019/10122 sayı ile temyiz istemininincelenmeksizin reddine karar vermiş ve mahkeme kararıkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
" 2886sayılı Kanun'un 75. maddesinin uygulanabilmesi için idareninrızası ve muvafakatı olmaksızın bir işgalinolması gerektiği tartışmasızdır.Dolayısıyla taşınmazın, kira sözleşmesi veyabaşka geçerli bir nedene dayanılarak kullanılmasıhalinde, kira sözleşmesi sona ermeden, sözleşme dönemiiçinde, özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olan kirasözleşmesinin idarece feshedilmiş olduğu kabul edilip 2886sayılı Kanun'un 75. maddesi hükümlerine göre tahliyeişlemi tesisine olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacı ileYenişehir Belediye Başkanlığı arasında imzalanan22.08.2005 tarihli kira sözleşmesi ile başlayankiracılık ilişkisinin özel hukuk hükümlerine tabiolduğu ve uzun süre geçmesine rağmen davacı ileidare arasında kiracılıkla ilgili ihtilafçıkmadığı hususu göz önünde bulundurulduğunda,usulüne uygun şekilde kiracılık ilişkisi sonaerdirilmeden uyuşmazlık konusu taşınmazın davacıtarafından işgal edildiğinden söz edilemeyeceği, bunedenle, davalı idare tarafından, söz konusu kiracılıkilişkisi tek taraflı yok sayılarak davacının mevcutkullanımının önlenmesine ilişkin tesis edilen davakonusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. "
II. ADLİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
8.Davacı Mersin Yenişehir Belediye Başkanlığıvekili,mülkiyeti müvekkili idareye ait olan Mersin... ...pafta,...ada, ...nolu 6211 m2 yüzölçümlü "Belediye Hizmet Alanı"vasıflı taşınmazın, Belediye Encümeninin28/07/2005 tarih ve 274 sayılı kararı ile 2886 sayılıDevlet İhale Kanunu kapsamında 3 yıl süreyle davalıyayani, Y.İ.T.Y.S. ve Tic.Ltd.Şti.yetkilisi A.Y'a kiraya verildiğini;taraflar arasında 22/08/2005 tarihinde imzalanan sözleşmenin 22/08/2008tarihi itibariyle sona ermesinin akabinde kira süresinin 2010yılına kadar 1'er yıl uzatıldığını,davalı tarafından sözleşmenin 4. maddesine istinaden kirasüresinin 1 yıl daha uzatılması talebinin 25/08/2010 tarihve 252/9350 sayı ile reddedilmesi ile Mersin 2. Sulh Hukuk MahkemesineE.2013/410sayılı dosya ile davaaçıldığını, K.2014/164sayılı ilamladavanın reddine karar verildiğini, bu kez 08/08/2016 tarihli ihbar veihtarname konulu yazı gönderilerek 2886 sayılı Kanun'un 75.madde hükmüne istinaden tahliye işleminingerçekleştirileceğinin davalıya bildirildiğini,ancak davalı tarafça Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesine E.2016/1110sayılı dosyası ile açılan davada, davalı yanınferagati sonucunda davanın reddine yönelik 03/02/2017 tarihindeK.2017/92 sayı ile karar verildiğini, 22/05/2005 + 10 yıl =22/05/2015 tarihi itibariyle 10 yıllık sürenin dolduğunu,6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlüğegirdiği 01/07/2012 tarihi itibariyle kira bitim tarihine 5 yıldandaha kısa bir süre kaldığındanyürürlüğe girme tarihine 5 yıl daha ekleneceğini,01/07/2012 + 5 yıl = 01/07/2017 tarihinden sonra 6098 sayılıKanun'un 347. maddesinin 1. fıkra hükmününuygulanacağını, bu doğrultuda idarelerince gönderilenihtarname ile kira süresinin bittiğinin 3 ay öncesinde bildirildiğinibelirterek, dava konusu yerin tahliyesine karar verilmesi istemiyleY.İ.T.Y.H.Y.S.M.Ür.San.Tic.Ltd.Şti.(G.C)'nekarşı06/12/2019 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
9. Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 23/03/2021 tarihveE.2019/1755, K. 2021/516 sayı ile, davanınkabulüne, davalının Mersin ili,... ...pafta,... ada, 1 nolu 6211m2 yüzölçümlü "BelediyeHizmet Alanı" vasıflı taşınmazdantahliyesine karar vermiş, istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 10/04/2023tarih ve E.2021/1637, K.2023/484 sayı ile, davalının istinafisteminin, ilk derece mahkemesinin gerekçesini değiştirerek vekararın netice itibariyle doğru olduğu gerekçesiylereddine kesin olarak karar vermiştir. Mahkeme kararıkesinleşmiştir.
10.Sulh Hukuk Mahkemesi kararının ilgili kısmışöyledir:
"Taraflararasındaki kira sözleşmesinin başlangıç tarihi22/05/2005 tarihi olup kira sözleşmesinin süresi 3yıldır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme22/05/2008 tarihinde sona ermiş olup daha sonraki yıllarda 1'eryıl süre ile sözleşme uzatılmıştır. TBK347 maddesinde "konut ve çatılı iş yeri kiralanandakiralanırken belirli süreli sözleşmelerin süresininbitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadıkçasözleşme aynı koşullarla 1 yıl içinuzatılmış sayılır, kiraya veren sözleşmesüresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez ancak 10yıl uzama süresi sonrasında kiraya veren bu süreyi izleyenher uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce bildirimdebulunmak koşulu ile herhangi bir sebep göstermeksizinsözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli kirasözleşmelerinde kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranınbaşlangıcından 10 yıl geçtikten sonra genelhükümlere göre fesih bildirimi ile sözleşmeyi sonaerdirebilir. Somut olayda taraflar arasındaki kira sözleşmesi22/05/2008 tarihinde sona ermiş, sözleşme daha sonrakiyıllarda 1'er yıl uzatılarak devam etmiştir. 22/05/2018tarihinde 10 yıllık uzama süresinin sona erdiği,davacı vekilinin uzama süresinin sona ermesinden en az üçay önce 18/05/2017 tarih 14039 yevmiye sayılı ihtarname ile kirasözleşmesinin sona erdiğini ve yenilenmeyeceğinikarşı tarafa bildirdiği anlaşıldığındandavacının davasının kabulüne karar verilerekdavalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir."
11.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi ilk derece mahkemesiningerekçesini değiştirmiştir. Daire kararınınilgili kısmı şöyledir:
"Dava,süre bitimi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355.madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülensebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılıkyönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk derece Mahkemesincedavanın kabulüne karar verilmiş bu karara karşıdavalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
TBK'nun 347. maddesi; "Konut veçatılı işyeri kiralarında kiracı, belirlisüreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeşgün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşmeaynı koşullarla bir yıl için uzatılmışsayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitiminedayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzamasüresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzamayılının bitiminden en az üç ay önce bildirimdebulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizinsözleşmeye son verebilir.
Belirsiz süreli kirasözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranınbaşlangıcından on yıl geçtikten sonra, genelhükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sonaerdirebilirler.
Genel hükümlere görefesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya verenveya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir." şeklindedüzenlenmiştir.
6101 sayılı yasanıngeçici madde 2; "Bu Kanunun 1 inci maddesinin son cümlesihükmü bir defaya mahsus olmak üzere, bu Kanununyürürlüğe girmesinden önce Türk BorçlarKanununun 347 nci maddesinin birinci fıkrasının soncümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden onyıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte gerikalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında,yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl;on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında dayürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl sonrauygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
2886 Sayılı Devletİhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi iledeğişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesininbitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde,sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksihalde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmazmal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince engeç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareyeteslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu maddeönceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerinegöre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken,13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 SayılıBelediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle Belediyeye, 5538Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özelİdarelerine ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesiuyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittaşınmazlar hakkında da uygulanmasıöngörülmüştür. Bu madde ile adı geçenkurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalıktanınmıştır. Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisilalınacağı hüküm altına aldığından,2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygunyeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyıfuzuli şagil kabul etmek gerekir.
Hazine, Vakıflar GenelMüdürlüğü, İl Özel İdareleri veBelediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleritaşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal nekadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 SayılıYasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığınabakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiamirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınmasıgereken paranın “kira parası” adı altındaalınmış veya ödenmiş olması, taraflararasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamınagelmez.
Somut olayda; dava konusutaşınmaz ilk olarak 22.08.2005 başlangıç tarihli veüç yıl süreli kira sözleşmesi ile 2886sayılı Kanun kapsamında ihale ile kiraya verilmiş olup, davacıile yapılan diğer sözleşmeler, öncekisözleşmenin devamı niteliğinde olduğundan 2886sayılı Kanun'un 75. maddesi gereğince kirasözleşmesinin süre bitiminde sona ereceği vekiracının fuzuli şagil durumuna düşeceğini kabuletmek gerekir. Buna göre davalı kiracınınsözleşme bitiminde yasa gereği fuzuli şagil durumunadüştüğü ve sözleşmenin sona erdiğitarihten itibaren kiraya verilen yerin TBK'nun genel hükümlerine veyakonut ve çatılı iş yeri kiralarıhükümlerine tabi olup olmadığına bakılmaksızınmahkemeden veya mülki amirden tahliyesi istenebileceği, davacıtarafça sözleşmenin feshedildiğine ilişkin ihtarnamegönderildiği gözetilerek kiralananın tahliyesine kararverilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalının istinaf istemiilk derece mahkemesinin gerekçesi değiştirilerek vekararın netice itibariyle doğru olması nedeniylereddedilmiştir."
III. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK
12.İdari yargı yerinde davacı, adli yargı yerinde davalıolan Y.İ.T.Y.H.Y.M ve Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili,Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmek üzere Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği01/06/2023tarihli dilekçesinde, "Mersin1.İdare Mahkemesinin 02.02.2018 tarih ve 2017/1447 E. 2018/136 Ksayılı karar sayılı ilamında 2886 sayılıKanunun 75.maddesinin uygulanabilmesi için idarenin rızası vemuvafakati olmaksızın bir işgalin olması gerektiğiaçıkça ifade edilmiştir. Yine davacı tarafınsözleşmenin feshine dayanarak yaptığı Mersin9.Noterliğinin 18.05.2017 tarih ve 14039 yevmiye sayılıihtarnamesinde kira sözleşmesinde belirtilen kira konusu gayrimenkulbelediyenin asli görevi için gerekli olması halindeyazılı olarak bir bildirim yapılmadığı dasabittir. Sözkonusu ihtarnamede gayrimenkulün belediyenin asligörevi için gerekli olduğu belirtilmemiştir. Somutolayımızda 20.08.2005 tarihli kira sözleşmesininüç yıllık süresinin dolmasından sonra taraflararasındaki kira ilişkisinin sözleşme hükümleriuyarınca birer yıllık süreyle uzadığı,taraflar arasında bugüne kadar bir ihtilafınçıkmadığı ve davacı belediye tarafındangönderilen ihtarın sözleşmede belirtilenenşartları taşımadığı gözetildiğindegeçerli bir fesih olmadığı ve taraflar arasındakikira ilişkisinin halihazırda devam ettiği ve bu durumda 2886sayılı Yasanın 75. maddesine istinaden davalımüvekkilin kiralanandan tahliyesinin yapılamayacağı sonderece açıktır. Bu nedenle somut olayda 2886 SayılıDevlet İhale Yasasının 75. maddesinin uygulanmasımümkün değilken buna göre dava konusu taşınmazdanmüvekkil şirketin tahliyesine ilişkin olarak Mersin 2. Sulh Mahkemesitarafından verilen karar usul ve yasaya açıkçaaykırıdır." gerekçesiyle, Mersin1.İdare Mahkemesinde açılan davada mahkemenin hukuka uygunolarak verdiği E.2017/1447,K.2018/136sayılı kararıylaMersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23/03/2021 tarihliE.2019/1755,K.2021/516sayılı hukuka aykırı kararıarasında açık bir hüküm uyuşmazlığınınbulunduğunu ileri sürerek, anılan kararlar arasındakihüküm uyuşmazlığının giderilmesini;anlaşmazlığının esasının, usul ve yasayauygun Mersin 1. İdare Mahkemesinin 02.02.2018 tarih veE.2017/1447,K.2018/136sayılı kararının kabulüyle giderilerek, davakonusu taşınmazın tahliyesi talebinin kabulüne ilişkinAdana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 10.04.2023 tarihE.2021/1637, K.2023/484 sayılı kararıyla kesinleşen Mersin2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli E.2019/1755, K.2021/516sayılıkararının kaldırılmasını talep etmiştir.
IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
13.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca,Danıştay Başsavcısının yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
A. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
14. DanıştayBaşsavcısı; usûlî taleplerin farklı olmasınedeniyle konusu aynı olmayan kararlar arasında 2247 sayılıKanunda belirtilen anlamda hüküm uyuşmazlığı bulunmadığındanbaşvurunun reddine karar verilmesi gerektiği yönündedüşünce bildirmiştir. Başsavcılıkdüşüncesinin ilgili kısmı şöyledir:
"İdarîyargı yerinde görülen davanın konusu; Belediyemülkiyetindeki taşınmazı ihale sonucunda 3 yılsüre ile kiralayan davacının 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi uyarınca taşınmazı tahliye etmesine ilişkinolarak Kaymakamlıkça tesis edilen İdarî işleminiptaline karar verilmesi istemidir. Kiracı konumunda olan davacı budava ile herhangi bir yargı kararı olmaksızıntaşınmazın kamu gücü kullanılmak suretiyletahliye edilmesi yönündeki İdarî işlemin hukukâleminden kaldırılmasını amaçlamaktadır.
Adlî yargı yerindegörülen davanın konusu ise; kiracınıntaşınmazdan yargısal yolla tahliyesine karar verilmesi istemineilişkin olup, taşınmazı kiraya veren Belediye bu dava ileyargı organınca verilecek karar ile taşınmazın tahliyeedilmesini amaçlamaktadır.
İdare Mahkemesininkesinleşen kararı ile dava konusu Kaymakamlık işlemi iptaledilmiş olup, 2577 sayılı idari Yargılama UsûlüKanunu’nun "Kararların sonuçları" başlıklı28. maddesinde yer alan, "Danıştay, bölge idaremahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenindurdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarınagöre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmayamecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğindenbaşlayarak otuz günü geçemez." kuralınagöre idare Mahkemesi kararı karşısında dava konusutaşınmazın İdarî işlem tesisi suretiyletahliyesi artık mümkün olmadığından, idareMahkemesi kararının gerekçesi doğrultusunda yargısalyolla taşınmazın tahliyesini sağlayabilmek içinbelediyenin adlî yargı yerinde dava açmasıgerekmektedir.
Nitekim, Türk BorçlarKanunu hükümleri uyarınca taşınmazın tahliyesinisağlamak için Belediye tarafından adlî yargıyerinde dava açılmıştır.
İdarî yargıdaaçılan davanın konusunun; 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi hükmü uyarınca herhangi bir yargı kararıolmaksızın fuzulen işgâl edilen taşınmazıntahliyesine karar verebilme ve icra edebilme konusunda mülkîâmire tanınmış bulunan kamu gücünün tektaraflı olarak kullanılması suretiyle tesis edilen işleminiptali istemine ilişkin olması, adlî yargıdaaçılan davanın konusunun ise; İdarî yargıkararının gereğini yerine getirmek için yargısalyolla söz konusu taşınmazın tahliyesini sağlamaya yönelikbulunması karşısında, usûlî taleplerinfarklı olması nedeniyle konusu aynı olmayan bu kararlar arasında2247 sayılı Kanunda belirtilen anlamda hükümuyuşmazlığı bulunmamaktadır.. "
15.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, YargıtayCumhuriyet Başsavcısının yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
B. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
16. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı; adli ve idari yargı mercileri tarafındanesasa ilişkin olarak verilen ve kesinleşen mahkemekararlarının dava konusunun aynı olmadığı vekararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması koşulunun dagerçekleşmediği gerekçesiyle,başvurunun reddi yönünde düşüncebildirmiştir. Başsavcılık düşüncesininilgili kısmı şöyledir:
"...İdareMahkemesindeki davanın, davacının fuzuli şagil durumunageldiği gerekçesiyle taşınmazın 2886sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca tahliye edilmesineilişkin işlemin iptaline; Sulh Hukuk Mahkemesindeki davanın ise,kiracılık ilişkisinin sona erdirilmesi nedeniyletaşınmazın TBK hükümlerine göre tahliyeedilmesine ilişkin olması karşısında, mahkemekararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü için gerekli olan koşullardan, davakonusunun aynı olması koşulunun gerçekleşmediğisonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davalarınkonusu aynı olsa ve kararlar arasında çelişki bulunsabile hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin bu çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması da gerekmektedir. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararlarincelendiğinde; İdare Mahkemesinde görülen dava sonunda,2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca tesis edilen tahliyeişleminin, kiracılık ilişkisi sona erdirilmeden tesisedilmesi sebebiyle hukuka aykırı olduğunun tespit edildiği,kiracılık ilişkisi sonra erdirildikten sonra aynı Kanun'agöre tesis edilen bir işlem bulunmadığı ve Mahkemecebu duruma ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı,bunun üzerine, kiracılık ilişkisine dayanılaraktaşınmazın tahliyesi için Sulh Hukuk Mahkemesindegörülmekte olan davanın açıldığı, buitibarla, İdare Mahkemesi ile Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğununkabulü için gerekli olan koşullardan, "Kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması" koşulunun dagerçekleşmediği anlaşılmıştır. "
V. İLGİLİ HUKUK
17.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un “Mahkemeningörevi” başlığınıtaşıyan 1. maddesinin ilk fıkrası şöyledir:
“UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkemedir.”
18.2247sayılı Kanun'un 3. Bölümünde, "HükümUyuşmazlığı" üstbaşlığı altındaki 24. maddesi şöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) 1 nci maddede gösterilen yargımercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesinolarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebeilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabul edilir.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurarak hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesini isteyebilir. Bu halde olumsuz görevuyuşmazlığının çıkarılması ileilgili 15 ve 16 ncı maddelerdeki usul kuralları uygulanır."
19.2247 sayılı Kanun'un "Yargımerciince yapılacak işlemler" başlıklı15. maddesi şöyledir:
"Olumsuz görevuyuşmazlıklarında dava dosyaları, son görevsizlikkararını veren yargı merciince, bu kararınkesinleşmesinden sonra taraflardan birinin istemi üzerine, ilkgörevsizlik kararını veren yargı merciine ait davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilirve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir."
20.2247 sayılı Kanun'un "UyuşmazlıkMahkemesince yapılacak işlemler " başlıklı16. maddesi şöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, olumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgilidosyaların ilk incelemesi sırasında ve gerekligördüğü hallerde ilgili Başsavcılarıngörüşünü de alarak, görevli yargı merciinibelirten kararını verir. "
21.2247 sayılı Kanun'un "Hükümuyuşmazlıklarında uygulanacak inceleme kuralları" başlıklı25. maddesi şöyledir:
" Hükümuyuşmazlıklarında Uyuşmazlık Mahkemesi,Danıştay Yargılama usulünün bu kanuna aykırıolmayan hükümlerini uygulamak suretiyleanlaşmazlığın esasını da karara bağlar.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
Uyuşmazlık Mahkemesi hükümuyuşmazlıklarını dosya üzerinde inceleyerek kararabağlar. Gerekli gördüğü hallerde veya isteküzerine tarafları dinleyebilir."
22.2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra"başlıklı27. maddesi şöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder."
23. 6098sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesişöyledir:
"Konut veçatılı işyeri kiralarında kiracı, belirlisüreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeşgün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşmeaynı koşullarla bir yıl uzatılmışsayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitiminedayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzamasüresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzamayılının bitiminden en az üç ay önce bildirimdebulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizinsözleşmeye son verebilir.
Belirsiz süreli kirasözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranınbaşlangıcından on yıl geçtikten sonra, genelhükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sonaerdirebilirler.
Genel hükümlere görefesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya verenveya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir"
24. 6101 sayılı BorçlarKanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun'un geçici 2. maddesi şöyledir:
"Bu kanunun 1 inci maddesininson cümlesi hükmü bir defaya mahsus olmak üzere, bu Kanununyürürlüğe girmesinden önce Türk BorçlarKanununun 347 nci maddesinin birinci fıkrasının soncümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden onyıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte gerikalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında,yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl;on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında dayürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl sonrauygulanır"
25. 2886 sayılı Devlet İhaleKanunu'nun "Ecrimisil ve tahliye "başlıklı75. maddesi şöyledir:
"Devletin özelmülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunantaşınmaz malları, özel bütçeli idarelerinmülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar GenelMüdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbutvakıflara ait taşınmaz malların, gerçek vetüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, buKanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idaredentaşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanıüç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriyedoğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdiredilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için,idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramışolması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.
(Ek cümle: 23/7/2010-6009/24md.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşinödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirimuygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaenödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının TahsilUsulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devametmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona görehareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır.
İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine,bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 güniçinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/24 md.)Köy sınırlarıiçerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletinhüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlarınişgalcilerinden tahsil edilen ecrimisil gelirlerinin yüzde beşi,442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerdekullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bugelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliğihesabına aktarılmak üzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir.Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadarartırmaya yetkilidir."
26. 5393 sayılı BelediyeKanunu'nun "Belediyenin yetkileri veimtiyazları" başlıklı15. maddesinde 2886sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi hükümlerininbelediye taşınmazları hakkında da uygulanacağıkurala bağlanmıştır.
VI. İNCELEME VE GEREKÇE
27.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; Raportör-HakimTaşkın ÇELİK'in, 2247 sayılı Kanun’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
28.2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının ortayaçıkabilmesi için:
a)Uyuşmazlık doğuran hükümlerin, adli ve idariyargı mercileri tarafından verilmesi,
b)Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
c)Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d)Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız olması koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır.
29.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen adli ve idari yargı kararlarının incelenmesinden,ortada adlî ve idarî yargı yerlerince verilmiş vekesinleşmiş kararların bulunduğu, taraflardan en az birinin,idari yargıda davacı, adli yargıda davalıYıldırım İnşaat Turizm Yem. Hay. Yaş Sebze MeyveÜrün. San. Tic. Ltd. Şti.'nin aynı olduğu, her ikidavanın esasının hükme bağlandığı vekararların kesinleştiği anlaşılmaktadır.
30.Konu ve dava sebebinin aynı olup olmadığına gelince,yukarıda ayrıntılı olarak değinilen mahkemekararları irdelendiğinde; idarî yargı yerindegörülen davanın konusunun Belediye mülkiyetindekitaşınmazı ihale sonucunda 3 yıl süre ile kiralayandavacının 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarıncataşınmazı tahliye etmesine ilişkin olarak Kaymakamlıkçatesis edilen İdarî işlemin iptaline karar verilmesi istemineilişkin olduğu, kiracı konumunda olan davacının budava ile herhangi bir yargı kararı olmaksızıntaşınmazın kamu gücü kullanılmak suretiyletahliye edilmesi yönündeki idarî işlemin hukukâleminden kaldırılmasınıamaçladığı; adlî yargı yerindegörülen davanın konusunun ise, kiracınıntaşınmazdan yargısal yolla tahliyesine karar verilmesi istemineilişkin olduğu, taşınmazı kiraya veren Belediyenin, budava ile yargı organınca verilecek karar ile taşınmazıntahliye edilmesini amaçladığı görülmektedir.
31.İdare Mahkemesinin kesinleşen kararı ile dava konusuKaymakamlık işlemi iptal edilmiş olup, bu kararkarşısında dava konusu taşınmazın idarîişlem tesisi suretiyle tahliyesi artık mümkünolmadığından, idare Mahkemesi kararınıngerekçesi doğrultusunda yargısal yolla taşınmazıntahliyesini sağlayabilmek için belediyenin adlî yargıyerinde dava açması gerektiğinden, adlî yargıyerinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca taşınmazıntahliyesini sağlamak için Belediye tarafından davaaçılmıştır.
32.İdarî yargıda açılan davanın konusunun, 2886sayılı Kanun'un 75. maddesi hükmü uyarınca herhangibir yargı kararı olmaksızın fuzulen işgâl edilentaşınmazın tahliyesine karar verebilme ve icra edebilmekonusunda mülkî âmire tanınmış bulunan kamugücünün tek taraflı olarak kullanılması suretiyletesis edilen işlemin iptali istemine ilişkin olması, adlîyargıda açılan davanın konusunun ise, idarîyargı kararının gereğini yerine getirmek için yargısalyolla söz konusu taşınmazın tahliyesini sağlamayayönelik bulunması nedeniyle, mahkeme kararları arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğunun kabulüiçin gerekli olan koşullardan, dava konusunun aynı olmasıkoşulunun gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
33.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "konu ve dava sebebinin aynıolması" koşulunu taşımayanbaşvurunun reddi gerekmiştir.
VII. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle,
2247sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "konu ve dava sebebinin aynıolması" koşulunu taşımayan BAŞVURUNUNREDDİNE,
16/10/2023tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN