T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/287
KARAR NO : 2023/643
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Yersiz ödendiğinden bahisle "fark tazminatı ödemesinin" iadesine ilişkin idari işlemin idari yargı yerinde kısmen iptali karşısında, idari yargı yeri kararının BENİMSENMESİ suretiyle, yersiz ödemenin tahsili için açılan alacak davası sonucu adli yargı yerinde verilen kabul kararının KALDIRILARAK 2247 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca DAVANIN ESASI HAKKINDA YENİ KARAR VERİLMESİ suretiyle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİ hk.
KA R A R
HükümUyuşmazlığının
Giderilmesiniİsteyen
(İdariYargıda Davacı,
AdliYargıda Davalı) : N.K
Vekili :Av. F.Ç
KarşıTaraf :Ege Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili :Av.N.D
I. İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
1.ZiraatBankasında Müdür Yardımcısı olarak görevyapmakta iken Ege Üniversitesine Araştırmacı olarak atanandavacının parasal haklarına ilişkin olarak İzmir 4.İdare Mahkemesinin 29/12/2005 tarih ve E.2004/1644, K.2005/1600sayılı "dava konusuişlemin iptali ile maaş farkları ve eksik ödemelerintahsili"ne dair kararın Danıştay BeşinciDairesinin 17/04/2009 tarih ve E.2006/3342, K.2009/2033 sayılıkararı ile bozulmasına karar verildiği, İzmir 4. İdareMahkemesinin 08/04/2010 tarih ve E.2010/337, K.2010/432 sayılıkararı ile bozmaya uyularak davanın reddine karar verildiği veyargılamanın yenilenmesi isteminin de kesin olarakreddedildiğinden bahisle ödenen fark tazminatları tutarıolan 33.577 TL'nin 2009 Eylül ayından itibaren kesilmesine ve geriyedönük yersiz ödemelerin adına borççıkartılmasına ilişkin idari işlemin iptaliistemiyle idari yargı yerinde dava açılmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
2.İzmir 2. İdare Mahkemesi 07/10/2010 tarih ve E.2010/40, K.2010/1296sayılı kararı ile;"davacıya ödenen fark tazminatlarının kesilmesineilişkin kısmının reddine, ödenen farktazminatlarının davacıdan geri istenmesine ilişkinişleme yönelik kısmının ise incelenmeksizin reddine"karar vermiştir. Bu karara karşı davacıtarafça temyiz yoluna gidilmiştir.
3. Danıştay Beşinci Dairesi24/06/2014 tarih ve E.2011/8214, K.2015/11065 sayılı kararı ile,davanın reddedilen kısmı yönünden kararınonanmasına, davanın incelenmeksizin reddedilen kısmıyönünden ise "uyuşmazlığınesası hakkında karar verilmesi gerektiği" gerekçesiylekararın bozulmasına karar vermiştir.
4.İzmir 2. İdare Mahkemesi 27/02/2017 tarih ve E.2016/472, K.2017/287sayılı kararı ile, "bozmakararına uyulmasına ve ödenen fark tazminatlarınıngeri istenilmesine ilişkin işlem yönünden davanınreddine" karar vermiş; davacı tarafçayapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay OnbirinciDairesinin 17/05/2018 tarih ve E.2018/94, K.2018/2458 sayılıkararı ile "eksik inceleme" gerekçesiyletemyize konu kararın bozulmasına karar verilmiş, davalıtarafça yapılan karar düzeltme başvurusuDanıştay Onikinci Dairesinin 13/03/2019 tarih ve E.2018/9702,K.2019/1885 sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
5. İzmir 2. İdare Mahkemesi 10/06/2020 tarih veE.2019/795, K.2020/568 sayılı kararı ile, "şahsabağlı saklı hak kapsamında üç yıllıksürenin sona erdiği 24/05/2005 tarihinden önceki dönemlereilişkin olarak yapılan ödemelerin geri istenilmesine olanakbulunmadığı" gerekçesiyledavacıya ödenen 33.577 TL fark tazminatının geriistenilmesine ilişkin 19/11/2009 tarih ve 2015 sayılı davakonusu işlemin, 4.524,68TL'lik kısmının iptaline, kalan 29.052,32 TL'likkısmı yönünden ise davanın reddine kararvermiştir. Bu karara karşı taraflarca temyiz başvurusuyapılmış, Danıştay Onikinci Dairesinin 29/12/2020tarih ve E.2020/4355, K.2020/4939 sayılı kararı ile temyize konukararın onanmasına, bu karara karşı yapılan karardüzeltme istemi üzerine de aynı Danıştay Dairesinin14/09/2021 tarih ve E.2021/3755, K.2021/4422 sayılı kararı ilekarar düzeltme isteminin reddine kesin olarak karar verilmiştir.Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Dosyanın incelenmesinden; Ziraat BankasıA.Ş.'de 399 sayılı KHK eki 1 sayılı cetvele tabimüdür yardımcısı olarak görev yapmaktayken, 4046sayılı Kanun uyarınca davalı idareyearaştırmacı olarak 24.05.2002 tarihinde atanan davacıtarafından, maaşının ödenmesi sırasında 4046sayılı Kanun uyarınca ödenen fark tazminatınınhesabında önceki kurumunda ödenen ek tazminat,bankacılık tazminatı ve ikramiyenin dikkatealınmamasına ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyenparasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesinehükmedilmesi istemiyle açılan davada, İzmir 2. İdareMahkemesinin 22.04.2003 tarihli ve E:2002/1205; K:2003/587 sayılıkararıyla; dava konusu işlemin iptaline, yoksunkaldığı parasal haklarının davanınaçıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasalfaiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği,kararın Danıştay Beşinci Dairesinin 08.06.2004 tarihli veE:2003/5744; K:2004/2771 sayılı kararıyla gerekçedeğiştirerek onandığı ve DanıştayBeşinci Dairesinin 15.12..2004 tarihli ve E:2004/6076; K:2004/5412sayılı kararıyla kararın düzeltilmesi istemininreddedilerek kesinleştiği; davacının, ödenmeyen parasalhaklarının anılan karar uyarınca ödenmesi istemiyleyaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine eski veyeni görevleri arasındaki parasal hak farkınınödenmesi sırasında, eski görevinin parasalhaklarının, ek tazminat ve bankacılıktazminatının yeni kurumuna atandığı tarihteki netfarkıyla, şahsa bağlı saklı tutulan unsurlarınödeme tarihine kadar yapılan maaş artışlarıyansıtılarak hesaba katılmak suretiyle belirlenerek yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleaçtığı davada; İzmir 4. İdare Mahkemesinin29.12.2005 tarihli ve E:2004/1644; K:2005/1600 sayılı kararıyla,davacının şahsa bağlı haklarının günceltutarı ile ödenmesi gerektiği gerekçesiyle zımni retişleminin iptaline, yoksun kaldığı parasalhaklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesinekarar verildiği, kararın Danıştay Beşinci Dairesinin17.4.2009 tarihli ve E:2006/3342; K:2009/2033 sayılı kararı iledavacı her ne kadar Danıştay Beşinci Dairesinin 08.06.2004tarihli ve E:2003/5744, K:2004/2771 sayılı kararına dayanarakdava açmış ise de iptal kararının onanmasınailişkin kararda değiştirilen gerekçeninaçıklayıcı bir yorumdan ibaret olması; esasendavacı ve onunla aynı konumda olan personele 4046 sayılıKanun'un 22. maddesi hükümlerine göre eski kurumundaki maaşunsurları üzerinden ödeme yapılmayıpatandığı ve kurumundan ayrıldığı tarihtekimaaşı ile yeni kurumunda hak ettiği maaş arasında farkmevcut ise tazminat olarak bu farkın yeni kurumundaki maaşınaeklenerek ödenmesinin, dolayısıyla şahsa bağlıhak olan ödeme unsurlarının da yeni kurumundakimaaşında güncelleme yapılmak suretiyledeğerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, isteğinindayanağının bulunmadığı, davacıya açıklananbiçimde yapılan hesaplamaya dayalı ödemelerde Yasayaaykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararınbozulmasına karar verildiği; mahkemece bozma kararına uyularak,davacıya yapılan ödemelerde hukuka aykırılıkbulunmadığı gerekçesiyle08.04.2010 tarihli ve E:2010/337;K:2010/432 sayılı karar ile davanın reddine kararverildiği, bu kararın da Danıştay Beşinci Dairesinin14.11.2011 tarihli ve E:2010/5155; K:2011/6307 sayılı kararı ileonandığı ve 11.12.2012 tarihli E:2012/1868; K:2012/8583sayılı kararı ile kararın düzeltilmesinin isteminin reddinekarar verildiği; yukarıda anılan İzmir 4. İdareMahkemesince verilen iptal, kabul kararının DanıştayBeşinci Dairesinin kararı ile bozulması üzerine, bu kararuyarınca ödenen toplam 10.389,11 TL ile Haziran 2006-Ağustos2009 tarihleri arasında işgal ettiği kadrokarşılığı alması gereken maaşı ilegüncellenmiş olarak almakta olduğu maaşıarasındaki fark tazminatı olan 23.993,08 TL olmak üzereborç çıkarıldığı, borçtutarında düzeltme yapan davalı idarenin dava konusu işlemile 33.577,00 TL kişi borcu çıkardığı ve buborcun doğuş sebebini yine İzmir 4. İdare Mahkemesinceverilen iptal, kabul kararına istinaden ödenen farktazminatının Danıştay Beşinci Dairesincebozulması olduğunu; borcun doğuş tarihinin ise yersiz farktazminatı ödendiği tarih 15.06.2002 ve 15.08.2009 olarakbelirtildiği, davacı tarafından söz konusu işleminiptali ile fark tazminatlarının atandığı tarihtenitibaren güncel değerleriyle hesaplanarak yasal faiziyle birlikteödenmesine hükmedilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı ve davanın davacıya ödenenfark tazminatlarının kesilmesine yönelik ret kararınınonanarak kesinleştiği, uyuşmazlığın ödenenfark tazminatlarının davacıdan geri istenilmesindenkaynaklandığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yerverilen düzenleme uyarınca, davacının 4046 sayılıKanun uyarınca ödenen fark tazminatının hesabındaönceki kurumunda ödenen ek tazminat, bankacılıktazminatı ve ikramiyenin de dikkate alınarak üç yılsüre ile şahsa bağlı saklı hak kapsamındayararlanacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta,şahsa bağlı hak süresinin son bulduğu tarihe kadardavacıya yapılması gereken ödemelere ilişkindavacının açtığı ilk davada kesinleşeniptal, kabule ilişkin yargı kararı da dikkate alınarak,davacıya anılan döneme ilişkin yapılan ödemelerborç çıkarılamayacağıanlaşılmaktadır.
Bu durumda; şahsabağlı saklı hak kapsamında üç yıllıksürenin sona erdiği 24.05.2005 tarihinden önceki dönemlereilişkin olarak yapılan ödemelerin geri istenilmesine olanakbulunmadığından, davacıya ödenen 33.577,00TL fark tazminatının geri istenilmesine ilişkin 19.11.2009gün ve 2015 sayılı işlemin dava konusu işlemin anılan dönemlere ilişkinolarak 4.524,68-TL'lik kısmında hukuka uyarlık, kalankısmının geri istenilmesinde ise hukuka aykırılıkbulunmadığı sonucuna varılmıştır."
II. ADLİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
6.Davacı idare vekili, davacıya ödenen ve yapılanyargılama sonucunda yersiz ödendiği anlaşılan 33.577TL tutarındaki fark tazminatının tahsili amacıylabaşlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatıödenmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
7. İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 12/05/2014 tarihve E.2010/260, K.2014/256 sayılı kararı ile, "idari yargıda yapılan yargılamasonucunda davacının fark tazminatının ödenmesininiptaline yönelik açtığı davanın reddine kararverildiği" gerekçesiyle takibin 33.577 TL asılalacak ve 115,91 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, icrainkar tazminatı isteminin reddine karar vermiş, davacıtarafça yapılan temyiz başvurusu Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin24/02/2015 tarih ve E.2014/16428, K.2015/2909 sayılı kararı ilereddedilerek anılan karar onanmış, karar düzeltme istemi deanılan Yargıtay Dairesinin 07/09/2015 tarih ve E.2015/8371,K.2015/13568 sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Dava, Ziraat Bankası Müdüryardımcısı iken davacı Üniversite'ye atanandavalıya 15.06.2002-15.08.2009 tarihleri arasında yersiz ödenen33.577,00 TL. yersiz ödenen alacağın tahsili içinbaşlatılan icra takibine itirazın iptali istemineilişkindir.
Davacı, önceki görev yeri olan ZiraatBankası'ndan almakta olduğu aylık, ek gösterge vs. tazminattoplamının yeni atandığı Ege ÜniversitesiRektörlüğü tarafından kendisine ödenmesi ve eksiködeme yapılmasına ilişkin işlemin iptali istemi ileİzmir 2. İdare Mahkemesi'nin 2002/1205 E., 2003/587 K.sayılı dosyasında dava açmış, 22.04.2003tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş,Danıştay 5. Dairesi tarafından onanarakkesinleşmiştir.
Bu karardan sonra davacı İzmir 4. İdareMahkemesi'nin 2004/1644 eski esas sayılı dosyasında Ege ÜniversitesiRektörlüğü hakkında 19.08.2004 tarihlibaşvurusunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkinişlemin iptali ile söz konusu maaş farkları ve diğereksik ödemelerin yasal faizi ile tazmini için davaaçmıştır. 29.12.2005 tarihli ilâmla davacınınmaaş farklarının davalı idareye 19.08.2004 başvurutarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinekarar verilmiştir. Karar, Danıştay 5. Dairesi'nin 2006/3342 E:,2009/2033 K. sayılı ilâmı ile bozulmuştur. Bozmadansonra İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 08.04.2010 tarihli, 2010/337-432E.K. sayılı ilâmı ile davanın reddine kararverilmiş ve bu karar onanarak kesinleşmiştir.
Mali Müşavir bilirkişiden dosyaüzerinden takip konusu asıl alacak ve işlemiş faizmiktarı yönünden hesap raporualdırılmıştır. 28.03.2014 tarihli raporda takip tarihiitibariyle asıl alacağın 33.577,00 TL., takip tarihine kadarişlemiş faizin 115,91 TL., takip tarihinden dava tarihine kadarişlemiş faizin 1.167,38 TL. olduğu bildirilmiştir. Raporyargı denetimine elverişli olup, benimsenmiştir.
İşlemiş faizde fazla talep vardır.Davanın bu nedenle kısmen kabulüne karar verilmelidir. Alacakİdare Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda belliolduğundan, icra inkâr tazminatının yasalşartları oluşmamıştır."
III. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK
8.İdari yargı yerinde davacı ve adli yargı yerindedavalı olan başvurucu, idari yargı yerinde "yersiz ödemelerin borççıkartılmasına ilişkin işlemin" kısmen iptaline karar verildiği halde, adliyargı yerinde "idari yargıdadavanın reddine karar verildiği" gerekçesiyletüm fark tazminatlarının tahsiline karar verildiğini,kararlardan hangisinin uygulanacağı konusunda tereddütdoğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin olanaksız halegeldiğinden bahisle, ortaya çıkan hüküm uyuşmazlığınınidari yargı yerinde verilen iptal kararının benimsenmesisuretiyle giderilmesi talebinde bulunmuştur.
9.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247sayılı Kanun'un 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir.
IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
A. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
10. DanıştayBaşsavcısı, özetle;"İdari yargıda açılan parasal haklara ilişkindavalarda, Mahkemece verilen iptal kararının temyizen incelenmesisürecinde yürütülmesinin durdurulmasına veyabozulmasına karar verilmesi ya da ilk derece mahkemesince bozmakararına uyularak davanın reddedilmesi hallerinde, iptal kararıuyarınca ödenmiş olan parasal hakların idarece geriistenebileceği açık olduğu, olayda da, borççıkarılmasına ilişkin işlemin yargıkararının yerine getirilmesi amacıyla tesis edildiğininanlaşıldığı, ancak; yargı kararıgereğince tesis edilen işlemin, davacıdan geri istenilen tutaryönünden hukuka uygun olup olmadığınınincelenerek hüküm kurulması gerektiğinin deaçık olduğu, bu bağlamda; davacının 4046sayılı Kanun uyarınca ödenen fark tazminatınınhesabında önceki kurumunda ödenen ek tazminat,bankacılık tazminatı ve ikramiyenin de dikkate alınaraküç yıl süre ile şahsa bağlı saklı hakkapsamında yararlanacağı, uyuşmazlıkta, şahsabağlı hak süresinin son bulduğu tarihe kadar davacıyayapılması gereken ödemelere ilişkin davacınınaçtığı ilk davada kesinleşen "iptal, kabule"ilişkin yargı kararı da dikkate alınarak, davacıyaanılan döneme ilişkin yapılan ödemelerin borççıkarılamayacağı, şahsa bağlısaklı hak kapsamında üç yıllık süreninsona erdiği 24/05/2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkinolarak yapılan ödemelerin geri istenilmesine olanakbulunmadığı sonucuna varıldığından,İdare Mahkemesince, davacıya ödenen 33.577 TL farktazminatının geri istenilmesine ilişkin 19/11/2009 gün ve2015 sayılı işlemin, anılan dönemlere ilişkinolarak 4.524,68 TL'lik kısmında hukuka uyarlık, kalankısmının geri istenilmesinde ise hukuka aykırılıkbulunmadığı gerekçesiyle kurulan hükümünhukuka uygun olduğunu" belirterek, sonuçta adliyargı yeri kararının kaldırılmasına ve idariyargı yeri kararının benimsenmesi suretiyle hükümuyuşmazlığının giderilmesinin uygun olacağıyolunda yazılı düşünce vermiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığınınYazılı Düşüncesi
11.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, özetle; “hükümuyuşmazlığına konu İzmir 2. İdare Mahkemesikararında, davacıya ödenen fark tazminatı tutarıtoplam 33.577 TL'nin geri istenilmesine ilişkin 19/12/2009 tarihli ve 2015sayılı işlemin, 4.524,68 TL'lik kısmınıniptaline, kalan 29.052,32 TL’lik kısmı yönünden isedavanın reddine karar verilmesine karşın; İzmir 4. AsliyeHukuk Mahkemesi kararında, takibin 33.577,00 basıl alacak ve 115,91TL işlemiş faiz üzerinden devamına, icra inkar tazminatıisteminin reddine karar verildiği anlaşılmakla, iki karararasında 4.524,68 TL'lik kısım yönünden oluşançelişki nedeni ile hakkın yerine getirilmesinin olanaksızhale geldiği, bu duruma göre, söz konusu adli ve idariyargı kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğu kabul edilmesi" gerektiği,"davacının 4046sayılı Kanun uyarınca ödenen fark tazminatınınhesabında önceki kurumunda ödenen ek tazminat,bankacılık tazminatı ve ikramiyenin de dikkatealınacağı ve bu tazminattan üç yıl süreile şahsa bağlı hak kapsamında yararlanacağı,uyuşmazlıkta, 4046 sayılı Kanun'un 22/6. maddesigözetildiğinde, şahsa bağlı hak süresinin sonbulduğu 24/05/2005 tarihine kadar davacıya yapılmasıgereken ödemelere ilişkin davacınınaçtığı ilk davada kesinleşen karar da dikkatealınarak, davacıya anılan döneme ilişkin yapılanödemelerin borç çıkarılamayacağı, buitibarla, şahsa bağlı hak kapsamında üçyıllık sürenin sona erdiği 24/05/2005 tarihindenönceki dönemlere ilişkin olarak yapılan ödemeleringeri istenilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak İzmir 2. İdare Mahkemesince; davacıyaödenen 33.577 TL fark tazminatının geri istenilmesineilişkin 19/11/2009 tarihli ve 2015 sayılı işlemin,anılan dönemlere ilişkin olarak 4.524,68 TL’likkısmında hukuka uyarlık, kalan kısmının geriistenilmesinde ise hukuka aykırılık bulunmadığıgerekçesiyle verilen kararın hukuka uygun olduğu" belirterek,sonuçta adli yargı yeri kararınınkaldırılmasına ve idari yargı yeri kararınınbenimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesinin uygun olacağı yolunda DanıştayBaşsavcılığı ile aynı yönde yazılıdüşünce vermiştir.
V. İLGİLİ HUKUK
Mevzuat
12.4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları HakkındaKanun’un “Kuruluşlardaki Personelin Nakli" başlıklı22. maddesi şöyledir:
“Özelleştirmeprogramına alınan kuruluşlarda (iştirakler hariç)ilgili kuruluş veya İdare tarafından istihdam fazlasıpersonel belirlenmesi ya da bu kuruluşların kısmen veya tamamensatışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sonaermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinindurdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde; bukuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla 657sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olarak veyasözleşmeli statüde çalışmakta olanlar ileiş kanunlarına tâbi olarak görev yapmakla birlikte topluiş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmayan genelmüdür, genel müdür yardımcısı, teftişkurulu başkanı, kurul başkanı, daire başkanı,müessese, bölge, fabrika, işletme ve şubemüdürü, müfettiş ve müfettişyardımcısı, müşavir ve başuzman unvanlıkadrolara atanmak suretiyle görev yapan personel, kamu kurum vekuruluşlarına nakledilmek üzere yukarıda belirtilenişlemlerin tamamlanmasından itibaren onbeş güniçerisinde İdare tarafından Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilir. Nakil hakkı tanınan birkadro veya pozisyonda görev yapmakta iken İdare tarafından ihdasedilen ve iş kanunlarına tâbi olan kadrolara atanmayıkabul edenler ile kuruluş özelleştirme programınaalındıktan sonra kuruluşa naklen veya açıktanatananlar bu madde ile getirilen nakil hakkından yararlanamaz. İdare,özelleştirme programındaki kuruluşlarda nakil hakkıkapsamında yer alan kadro ve pozisyonlardan boş bulunanlarıiptal etmeye, kadro ve pozisyonların yerini, aynı kuruluşbünyesindeki şirketler veya işyerleri arasındadeğiştirmeye yetkilidir. Özelleştirme programındakiherhangi bir kuruluşun personeli, İdare tarafındanözelleştirilecek kuruluşlarda görevlendirilebilir veyetkilendirilebilirler.
Nakle tâbi personelin, 657sayılı Devlet Memurları Kanununa görekazanılmış hak aylık derecesinden aşağıolmamak kaydıyla, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamekapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının boşkadrolarından Devlet Personel Başkanlığınca tespitedilen kadroya, anılan Başkanlık tarafındankırkbeş gün içerisinde ataması teklif edilir. 190sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamıdışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının(özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar hariç) mevcutboş kadro veya pozisyonlarına da ihtiyaçlar doğrultusundaatama teklifi yapılabilir. (Değişik üçüncücümle: 10/9/2014-6552/108 md.) Bu personelden 22/1/1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılıCetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılanunvanlarla çalışan diğer statülerdeki personelinatama teklifleri, Araştırmacı unvanlı kadrolara veyaistekleri hâlinde 399 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin eki (1) sayılı Cetvelde yer alan unvanlar hariçolmak üzere öğrenim durumları itibarıyla ihrazetmiş oldukları unvanlara ilişkin kadrolara, daha önce buunvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlarda bulunmuş olması veatama yapılacak kadro unvanının 190 sayılı KanunHükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması kaydıylayapılır. Ancak (1) sayılı cetvelde yer alan, mesleğeözel yarışma sınavı ile giren ve belirli sürelimeslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavısonucunda göreve alınanların atama teklifleri, söz konusugörev unvanına uygun kadrolara yapılır. Devlet PersonelBaşkanlığı tarafından gönderilen atama teklifyazısının atamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşunaintikalinden itibaren otuz gün içerisinde bu kurum ve kuruluştarafından atama işlemlerinin yapılması zorunludur. Naklenatanan personel hakkında geçici 9 uncu madde hükümleridikkate alınır.
Kuruluşun satılmasıveya devredilmesi halinde bu kuruluşta çalışan nakletâbi personelin ataması yukarıdaki hükümleregöre yapıldıktan sonra atama emri, ilgili personele atamayıyapan kurum veya kuruluş tarafından, istihdam fazlası personel içinyapılacak atama emri ise kuruluşu tarafından 7201sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğedilir. Personelin işe başlama sürelerine ve işebaşlamama halinde yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 62 ve 63 üncümaddeleri hükümlerinin uygulanmasından atamayı yapan kamukurum ve kuruluşu sorumludur. Kurum ve kuruluşlar atama vegöreve başlatma işlemlerinin sonucunu en geç onbeşgün içerisinde Devlet Personel Başkanlığınabildirirler. Yeni kurumunda görevine başlayan personel isteklerihalinde, boş kadro bulunması ve ilgili mevzuata uygun olmasışartıyla eski kadro veya pozisyonuna uygun kadrolarakurumlarınca atanabilirler. Askerlik görevlerini yapmakta olanlariçin yukarıdaki süreler terhislerini takip edenaybaşından itibaren başlar. Bu madde gereğince diğerkamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak nakil sebebiyleboşalan kadro ve pozisyonlar, boşaldıkları tarihtenitibaren herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptaledilmiş sayılır.
Bu maddenin birincifıkrasına göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarınanakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığınabildirilen personelin, kuruluşun kamu tüzel kişiliğininsona erdiği tarihten, yeni kurumlarında görevebaşlayacakları tarihi takip eden aybaşına kadargeçecek süreye ilişkin olarak eski kadro veyapozisyonlarına ait aylık, ücret, varsa ikramiye ve ücretebağlı diğer malî hakları ile yeni kurumlarındagöreve başlayacakları tarihe kadar geçecek süredekisosyal hak ve yardımları (harcırah, sağlık giderleri,cenaze giderleri ve ölüm yardımı) ÖzelleştirmeFonundan ödenir ve bunlardan T.C. Emekli Sandığınatâbi olanların bu süre içinde Sandıkla olanilgileri devam eder. Eski görev yerinden alınan aylık vediğer malî haklar için borççıkarılmaz ve kurumlar arasında herhangi birhesaplaşma yapılmaz. Personelin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihten yeni görevyerlerine başlayacakları tarihe kadar geçecek süredekiaylık ve ücretlerindeki artışlar, beşinci vealtıncı fıkraların uygulanmasında dikkatealınmaz. Bu personelden nakil sürecinde emekli olanlara T.C. EmekliSandığınca ödenen emekli ikramiyeleri, makam, görev vetemsil tazminatları ile ölüm yardımları,ödenmesini takiben iki ay içerisinde faturasıkarşılığında Hazine tarafından T.C. EmekliSandığına ödenir. Nakil hakkına sahip olarak işkanunlarına tâbi çalışmakta ikenözelleştirme uygulamaları nedeniyle istihdam fazlasıpersonel olarak belirlenenlerden, kararın kendilerine tebliğitarihinden başlayarak on gün içinde nakil hakkındanvazgeçtiğini beyan edenlerin iş sözleşmelerifeshedilmiş sayılır ve bunların ihbar ve kıdemtazminatları Özelleştirme Fonundan karşılanır.Kuruluşun özelleştirme uygulaması sonucu nihai devirişlemlerinin onaylanmasına ilişkin kararın Resmi Gazetedeyayımından itibaren on gün içinde nakil hakkındanvazgeçtiğini çalıştığı kuruluşayazılı olarak bildiren nakil hakkına sahip işkanunlarına tâbi personelin de iş sözleşmelerifeshedilmiş sayılır ve bunların ihbar ve kıdemtazminatları Özelleştirme Fonundan karşılanır.Diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzereisimleri Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerden;nakil süreci içerisinde kıdem tazminatına hak kazandıracakşekilde iş sözleşmeleri sona erenlerin kıdemtazminatları da Özelleştirme Fonundan ödenir. İşkanunlarına tâbi olarak çalışmakta iken, bu maddegereğince diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilenpersonele kıdem tazminatı ödenmez ve bunların öncedenkıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç,kıdem tazminatına esas hizmet süreleri 5434 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunuhükümlerine göre emekli ikramiyelerinin hesabında dikkatealınır.
Bu madde hükümlerinegöre kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmelipersonel ile iş kanunlarına tâbi personele, Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almaktaoldukları sözleşme ücreti, ücret (fazla mesaiücreti hariç), ikramiye, bankacılık tazminatı, ekücret, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri adlarlayapılan ödemelerin toplam net tutarının (bu tutar sabit birdeğer olarak esas alınır); nakledildiği kurum veyakuruluştaki kadro veya pozisyonlara ilişkin olarak yapılanaylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam vetazminatları (ek tazminat ve bankacılık tazminatıdâhil), makam tazminatı, temsil tazminatı, görevtazminatı, sözleşme ücreti, ücret, ek ücret, eködeme, teşvik ödemesi, döner sermaye payı ve benzeriadlarla yapılan her türlü ödemelerin (fazla mesaiücreti, fiilen yapılan ders karşılığıödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazlaolması halinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiyetâbi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminatolarak ödenir. Atandıkları kurumdaki kadro unvanı veyapozisyonlarında isteğe bağlı olarak herhangi birdeğişiklik olanlarla, başka kurumlara geçenlere farktazminatı ödenmesine son verilir.
399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı cetvelde belirtilenkadrolarda görev yapmakta iken nakle tâbi tutulan personelin (buKanuna göre anonim şirket halinde birleştirilenkuruluşlardaki personel dâhil), Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadrolarınailişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almakta olduklarıaylık, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makamtazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı birbütün olarak, göreve başladıkları tarihi izleyenaybaşından geçerli olmak üzere üç yılsüre ile saklı tutulur ve şahsa bağlı haktanyararlanılan süreler 5434 sayılı Kanunun ek 68 inci ve ek73 üncü maddelerinde belirtilen sürelerin hesabında (dahaönce nakledilenler dâhil) dikkate alınır. İlgililerinyeni kadrolarına atandıkları tarihten önce, eskikadroları için mevcut olan ve saklı haklar kapsamındabulunan gösterge, puan, oran ve katsayı artışlarışahsa bağlı haklarda artış sayılır. Ancakeski kadro için bu tarihten sonra ihdas edilmiş hiçbirmalî ve sosyal hak ve yardım ile sair ödemeler şahsabağlı hak kapsamında değerlendirilmez. Atanılankadrodaki derece yükselmeleri veya kademe ilerlemeleri, aylıkgösterge ve ek gösterge dışındaki ödemelerde,şahsa bağlı olarak saklı tutulan hakların ödendiğieski kadronun derecelerinin yükseltilmesi veya kademelerinin ilerletilmesisonucunu doğurmaz. Bu personelin (bu Kanuna göre anonim şirkethalinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dâhil), DevletPersonel Başkanlığına bildirildikleri tarihtekikadrolarına ilişkin olarak bildirim tarihi itibarıyla almaktaoldukları aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zamve tazminatları (ek tazminat ve bankacılık tazminatıdâhil), makam tazminatı, temsil tazminatı, görevtazminatı, ücret (fazla mesai ücreti hariç), ek ücret,ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan ödemelerin toplam nettutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esasalınır); nakledildiği kurum ve kuruluş tarafındanşahsa bağlı hak olarak ödenen aylık, ek gösterge,zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsiltazminatı, görev tazminatı ödemeleri ile şahsabağlı hak dışında yapılan ikramiye, ücret,ek ücret, ek ödeme, ek tazminat, teşvik ödemesi, dönersermaye payı ve benzeri adlarla yapılan her türlüödemelerin (fazla mesai ücreti, fiilen yapılan ders karşılığıödenen ek ders ücreti hariç) toplam net tutarından fazlaolması hâlinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi vekesintiye tâbi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadarayrıca tazminat olarak ödenir. Atandıkları kurumdaki kadrounvanı veya pozisyonlarında isteğe bağlı olarakherhangi bir değişiklik olanlarla, başka kurumlarageçenlere şahsa bağlı hak uygulaması ile farktazminatı ödenmesine son verilir.”
13.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemenin görevi”başlığını taşıyan 1. maddesişöyledir:
“UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkemedir.(…)”
14. Aynı Kanun'un "Hükümuyuşmazlığı" başlıklı 24.maddesi şöyledir:
"1 nci maddede gösterilenyargı mercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızınkesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya vesebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığının kabuledileceği belirtilmiştir.
Anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının varlığıiçin:
a) Uyuşmazlık yaratanhükümlerin, adli ve idari yargı mercileri tarafındanverilmesi,
b) Konu, dava sebebi ve taraflardanen az birinin aynı olması,
c) Her iki kararın dakesinleşmiş olması,
d) Kararlarda davanınesasının hükme bağlanması,
e) Kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesiaranmaktadır."
15. Aynı Kanun'un "Hükümuyuşmazlıklarında uygulanacak inceleme kuralları"başlıklı 25. maddesi şöyledir:
"Hüküm uyuşmazlıklarında UyuşmazlıkMahkemesi, Danıştay Yargılama usulünün bu kanunaaykırı olmayan hükümlerini uygulamak suretiyleanlaşmazlığın esasını da karara bağlar.
(Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
UyuşmazlıkMahkemesi hüküm uyuşmazlıklarını dosyaüzerinde inceleyerek karara bağlar. Gerekligördüğü hallerde veya istek üzerine taraflarıdinleyebilir."
VI. İNCELEME VE GEREKÇE
İlk İnceleme
16.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan17/04/2023 tarihli toplantısında, dosyanın usulyönünden incelenmesi sonunda;
17.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen idari yargı ve adli yargı kararlarınınincelenmesinden; ortada idari (İzmir 2. İdare Mahkemesi 10/06/2020tarih ve E.2019/795, K.2020/568 sayılı) ve adli (İzmir 4. AsliyeHukuk Mahkemesi 12/05/2014 tarih ve E.2010/260, K.2014/256 sayılı)yargı yerlerince verilmiş ve kesinleşmiş kararlarbulunduğu, davanın taraflarının aynı olduğuanlaşılmıştır.
18.Konu ve dava sebebinin aynı olup olmadığınınincelenmesinden; uyuşmazlığın, Ziraat BankasındaMüdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken EgeÜniversitesine Araştırmacı olarak atanan davacıyaödenen fark tazminatlarının 2009 Eylül ayındanitibaren kesilmesine ve geriye dönük yersiz ödemelerinadına borç çıkartılmasına ilişkinişlemin tebliği üzerine doğduğuanlaşılmıştır.
19.Başvurucu vekilince, Ege ÜniversitesiRektörlüğüne karşı dava konusu işleminiptaline karar verilmesi istemiyle idari yargıda davaaçılırken, Ege Üniversitesi Rektörlüğüvekilince, başvurucuya ödenen fark tazminatı ödemelerininbaşvurucudan tahsili istemiyle adli yargıda davaaçıldığı görülmektedir.
20.Olayda her iki davanın sebebi, Ege ÜniversitesindeAraştırmacı unvanıyla görev yapan başvurucuyayapılan fark tazminatı ödemelerinin hukuka aykırıolarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Birtaraf, söz konusu ödemenin hukuka uygun olarakyapıldığı iddiası ile geri istenemeyeceği iddiave savunmasında bulunurken; diğer taraf, tam aksine, yapılanödemenin hukuka aykırı olduğundan geri istenebileceğiiddia ve savunmasında olduğundan, her iki dava sebebi, yani maddivakıalar aynıdır.
21.Dava konularına gelince; idari yargıda davanın konusu, farktazminatlarının kesilmesi ve ödenen farktazminatlarının geri istenilmesine ilişkin idari işleminhukuka aykırı olduğundan bahisle iptali iken, adli yargıdada haksız ve yersiz yapıldığı iddiasıyla farktazminatlarının istirdadına ilişkin olması nedeniylehüküm uyuşmazlığı bulunduğu iddia edilenkararlar arasında dava konuları da aynıdır.
22.Kararlardan işin esasının hükmebağlanmasının incelenmesinden; başvurucu vekilitarafından idari yargıda açılan dava sonunda, dava konusuişlemin 4.524,68 TL'likkısmının iptaline; idare vekili tarafından adliyargıda açılan itirazın iptali davası sonunda isedavanın kabulüne karar verildiği ve kararlarınkesinleştiği, böylelikle her iki kararda da işinesasının hükme bağlandığıanlaşılmaktadır.
23.Hüküm uyuşmazlığının kabul edilebilmesiiçin öngörülen bir diğer husus ise; kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunmasıdır.İdari yargıda yapılanyargılama sonucu idari işlemin iptaline karar verilirken, adliyargıda idari işlemin hukuka uygun olduğu ve idarece istenenalacağın kısmen tahsiline karar verilmiştir. İdariyargı yerinde Kanun'a uygun bulunan idari işlemin adli yargıdayasal dayanaktan yoksun olduğuna karar verilerek, kararlar arasındaoluşan çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız hale geldiği değerlendirilmiştir.
24.Belirtilen nedenlerle, İzmir 2. İdare Mahkemesi ile İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesi kararları arasında, 2247 sayılıKanun'un 24. maddesinde öngörülen koşullarıngerçekleştiği anlaşıldığındanhüküm uyuşmazlığı bulunduğuna, aynıKanun'un 25. maddesi hükümleri uyarınca;
a.İdari Yargılama Usulü Kanunu gözetilerekUyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçeve eklerinin 30 gün içinde cevap verilmek üzereSağlık Bakanlığına bildirilmesi, verilen cevabınkarşı tarafa tebliği suretiyle dosyanıntekemmülünün sağlanmasına,
b.Usulü işlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki raporyazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecek tarihteişin esasının görüşülmesine oy birliğiile karar verilmiştir.
25.Bunun üzerine Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruyaait dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmiş; yasalsüresi içerisinde sunulan cevap dilekçesinde, adliyargı yeri kararının benimsenmesi talep edilmiştir.
B. Esasın İncelenmesi
26.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'nın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; başvuru dilekçesi veekleri, uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin davadosyaları, ilgili Başsavcıların düşünceyazıları, dayanılan Kanun kuralları, taraflarca verilendilekçe ve ekleri ile Raportör-Hâkim Murat UÇUR'unidari yargı kararının benimsenmesi ve buna göre adliyargı kararının kaldırıp yeni karar verilmesiyönünde hazırladığı rapor okunup incelendikten veilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargıkararının benimsenmesi yönündeki sözlüdüşünceleri doğrultusundaki açıklamalarıalındıktan sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
27.Hüküm uyuşmazlığına ilişkin olayın,idari yargıda davacı adli yargıda davalı başvurucuyafark tazminatı ödenip ödenmeyeceği konusundaçıkan uyuşmazlık üzerine, başvurucuya yersizödendiği belirlenen 33.577 TL'nin yasal faiziyle birlikteödenmesinin istenilmesinden kaynaklandığıgörülmektedir.
28.Dava dosyalarının incelenmesinden; Ziraat Bankası A.Ş.'de 399 sayılı KHKeki 1 sayılı cetvele tabi müdür yardımcısıolarak görev yapmaktayken, 4046 sayılı Kanun uyarıncadavalı idareye araştırmacı olarak 24/05/2002 tarihinde atanandavacı tarafından, maaşının ödenmesisırasında 4046 sayılı Kanun uyarınca ödenen farktazminatının hesabında önceki kurumunda ödenen ektazminat, bankacılık tazminatı ve ikramiyenin dikkatealınmamasına ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyenparasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesinehükmedilmesi istemiyle açılan davada, İzmir 2. İdareMahkemesinin 22/04/2003 tarih ve E.2002/1205, K.2003/587 sayılıkararıyla dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığıparasal haklarının davanın açıldığıtarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıyaödenmesine karar verildiği, kararın DanıştayBeşinci Dairesinin 08/06/2004 tarih ve E.2003/5744, K.2004/2771sayılı kararıyla gerekçe değiştirerekonandığı ve Danıştay Beşinci Dairesinin 15/12/2004tarih ve E.2004/6076, K.2004/5412 sayılı kararıyla kararındüzeltilmesi isteminin reddedilerek kesinleştiği;davacının, ödenmeyen parasal haklarının anılankarar uyarınca ödenmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun zımnen reddi üzerine eski ve yeni görevleri arasındakiparasal hak farkının ödenmesi sırasında, eskigörevinin parasal haklarının, ek tazminat vebankacılık tazminatının yeni kurumunaatandığı tarihteki net farkıyla, şahsa bağlısaklı tutulan unsurların ödeme tarihine kadar yapılanmaaş artışları yansıtılarak hesaba katılmaksuretiyle belirlenerek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle açtığı davada; İzmir 4. İdareMahkemesinin 29/12/2005 tarih ve E.2004/1644, K.2005/1600 sayılıkararıyla, davacının şahsa bağlıhaklarının güncel tutarı ile ödenmesi gerektiğigerekçesiyle zımni ret işleminin iptaline, yoksunkaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birliktedavacıya ödenmesine karar verildiği, kararın DanıştayBeşinci Dairesinin 17/04/2009 tarih ve E.2006/3342, K.2009/2033sayılı kararı ile davacı her ne kadar DanıştayBeşinci Dairesinin 08/06/2004 tarih ve E.2003/5744, K.2004/2771sayılı kararına dayanarak dava açmış ise deiptal kararının onanmasına ilişkin karardadeğiştirilen gerekçenin açıklayıcı biryorumdan ibaret olması; esasen davacı ve onunla aynı konumdaolan personele 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesi hükümlerinegöre eski kurumundaki maaş unsurları üzerinden ödemeyapılmayıp atandığı ve kurumundanayrıldığı tarihteki maaşı ile yeni kurumunda hakettiği maaş arasında fark mevcut ise tazminat olarak bufarkın yeni kurumundaki maaşına eklenerek ödenmesinin,dolayısıyla şahsa bağlı hak olan ödemeunsurlarının da yeni kurumundaki maaşında güncelleme yapılmaksuretiyle değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında,isteğinin dayanağının bulunmadığı,davacıya açıklanan biçimde yapılan hesaplamayadayalı ödemelerde Kanun'a aykırılıkbulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasınakarar verildiği; mahkemece bozma kararına uyularak, davacıyayapılan ödemelerde hukuka aykırılıkbulunmadığı gerekçesiyle08/04/2010 tarih ve E.2010/337,K.2010/432 sayılı karar ile davanın reddine kararverildiği, bu kararın da Danıştay Beşinci Dairesinin14/11/2011 tarih ve E.2010/5155, K.2011/6307 sayılı kararıyla onandığıve 11/12/2012 tarih E.2012/1868, K.2012/8583 sayılı kararı ilekararın düzeltilmesinin isteminin reddine karar verildiği;yukarıda anılan İzmir 4. İdare Mahkemesince verilen iptal,kabul kararının Danıştay Beşinci Dairesininkararı ile bozulması üzerine, bu karar uyarınca ödenentoplam 10.389,11 TL ile Haziran 2006-Ağustos 2009 tarihleri arasındaişgal ettiği kadro karşılığı almasıgereken maaşı ile güncellenmiş olarak almakta olduğumaaşı arasındaki fark tazminatı olan 23.993,08 TL olmaküzere borç çıkarıldığı, borçtutarında düzeltme yapan davalı idarenin dava konusu işlemile 33.577 TL kişi borcu çıkardığı ve bu borcundoğuş sebebini yine İzmir 4. İdare Mahkemesince verileniptal, kabul kararına istinaden ödenen fark tazminatınınDanıştay Beşinci Dairesince bozulması olduğu; borcundoğuş tarihinin ise yersiz fark tazminatı ödendiğitarih 15/06/2002 ve 15/08/2009 olarak belirtildiği, davacıtarafından söz konusu işlemin iptali ile farktazminatlarının atandığı tarihten itibaren günceldeğerleriyle hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesinehükmedilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı ve davanın davacıya ödenenfark tazminatlarının kesilmesine yönelik ret kararınınonanarak kesinleştiği, hükümuyuşmazlığına konu idari yargıdaki dava konusuuyuşmazlığın ödenen fark tazminatlarınındavacıdan geri istenilmesinden kaynaklandığıanlaşılmıştır.
29.Somut olayda; adli yargı yerince, idari yargı yerinde verilen veyargılama sürecinde kesinleşen ret kararınadayanılarak "idari yargıdayapılan yargılama sonucunda davacının farktazminatının ödenmesinin iptaline yönelikaçtığı davanın reddine karar verildiği" gerekçesiyle,bilirkişi raporuna göre hesaplanan 115,91 TL işlemişfaiziyle birlikte 33.577 TL üzerinden davanın kabulü ileitirazın iptaline karar verildiği, bu süreçte dedavacıya ödenen 33.577 TL tutarındaki farktazminatının geri istenilmesine ilişkin 19/11/2009 tarih ve 2015sayılı işlemin tesis edildiği, bu işlemekarşı idari yargı yerinde açılan davanın danihai olarak "şahsa bağlı saklı hak kapsamındaüç yıllık sürenin sona erdiği 24/05/2005tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılanödemelerin geri istenilmesine olanak bulunmadığı" gerekçesiyle4.524,68 TL'likkısmının iptaline, kalan 29.052,32 TL'lik kısmıyönündense reddine karar verildiği, idari yargı yerindekikısmen iptal ve kısmen ret kararı nedeniyle de adli ve idariyargı yerleri kararları arasında hükümuyuşmazlığının doğduğuanlaşılmaktadır.
30. Yukarıda anılan 4046sayılı Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme uyarınca,davacının aynı Kanun uyarınca ödenen farktazminatının hesabında önceki kurumunda ödenen ektazminat, bankacılık tazminatı ve ikramiyenin de dikkatealınarak üç yıl süreyle şahsa bağlısaklı hak kapsamında yararlanacağı, buna göreşahsa bağlı hak süresinin son bulduğu tarihe kadardavacıya yapılması gereken ödemelere ilişkindavacının açtığı ilk davada kesinleşeniptal, kabule ilişkin yargı kararı da dikkate alınarak,davacıya anılan döneme ilişkin yapılan ödemelerborç çıkarılamayacağı, bu durumda daşahsa bağlı saklı hak kapsamında üçyıllık sürenin sona erdiği 24/05/2005 tarihindenönceki dönemlere ilişkin olarak yapılan ödemeleringeri istenilmesine imkân bulunmadığıanlaşılmaktadır. İdari yargı yeri kararı daaynı yöndedir.
31.Bu durumda, adli yargı yerince idari yargı kararının esasalınarak karar verilmesi gerektiği, nitekim adli yargı yerindeverilen kararda da idari yargı yerindeki ilk ret kararınadayanıldığı, bu kararın ardından idari yargıyerince verilen yeni kararın benimsenerek hükümuyuşmazlığı incelemesinde dikkate alınmasıgerektiği açıktır.
32.Yine yukarıda anılan 2247 sayılı Kanun hükümleriuyarınca, yapılan hüküm uyuşmazlığıincelemesi sonucunda, aralarında hükümuyuşmazlığı bulunan farklı yargı kollarıkararlarından birisinde ortaya çıkan çözümUyuşmazlık Mahkemesince doğru bulunmazsa, benimsenmeyen bukararın kaldırılması ve tümüyle yeni bir kararverilmesi mümkündür. Zira, Uyuşmazlık Mahkemesi,hüküm uyuşmazlığı incelemelerinde ilk derecemahkemelerinin verdikleri kararlarla bağlı değildir. Bu durumda,benimsenmeyen karar kaldırılıp yeni bir kararverileceğinden, Uyuşmazlık Mahkemesince verilen karar,kaldırılan karar yerine hüküm ve sonuçdoğuracaktır. Bir başka deyişle; UyuşmazlıkMahkemesinin bu kararı kesindir, maddi anlamda kesin hükümteşkil etmekte ve kesin hükmün doğurduğu sonuçlarıdoğuracaktır.
33.Uyuşmazlık Mahkemesince, bu uyuşmazlıktaki gibi idariyargı kararının benimsenmesi durumunda, salt adli yargıkararının kaldırılması yeterli bulunmayıp, idariyargıda verilen kısmen iptal kararı çerçevesindeyeni bir hüküm tesisi zorunludur.
34.Bu itibarla, idari yargı yerince dava konusu işlemin 4.524,68 TL'likkısmının iptali yönünde verilen kararın hukukauygun olduğu ve adli yargı yerince verilen (tam) kabulkararının kaldırılması gerektiği sonucunavarılmıştır.
35.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak;İzmir 2. İdare Mahkemesi kararının benimsenmesi, İzmir4. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılarak ve usulikazanılmış haklar kapsamında yargılama giderleriyönünden kaldırılan karar tarihi dikkate alınarak yenikarar verilmesi suretiyle hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesigerekmiştir.
VII. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.İzmir 2. İdare Mahkemesinin 10/06/2020tarih ve E.2019/795, K.2020/568 sayılı KARARININBENİMSENMESİ suretiyle,
B.İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/05/2014 tarih ve E.2010/260,K.2014/256 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
C.İzmir 8. İcra Dairesinin 2010/1148 Esas sayılı ilamsızicra takip dosyasına borçlu N.K tarafından yapılanitirazın iptali davasının kısmen KABULÜNE, kısmenREDDİNE,
1- Davalı N.K'nın İzmir 8. İcra Dairesinin 2010/1148 Esassayılı takip dosyasına yaptığı itirazın29.052,32 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu alacakkalemi yönünden kaldığı yerden devamına,
2-Davacı Ege Üniversitesi Rektörlüğünün iptaltalebinin 4.524,68 TL asıl alacak yönünden reddine,
3-Davacı Ege Üniversitesi Rektörlüğünün icrainkar tazminatı talebinin, takip konusu alacağın belirliolmadığı anlaşıldığından reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca, kaldırılan karar tarihiitibariyle alınması gereken 1.984,57 TL harcın davalıN.K'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Bu dava için davacı Ege ÜniversitesiRektörlüğü tarafından yapılan 292 TLyargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan (% 86,53)252,70 TL'nin davalı N.K'dan alınarak davacı EgeÜniversitesi Rektörlüğüne ödenmesine,
6-Kaldırılan karar tarihinde yürürlükte bulunanAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümleruyarınca hesaplanan 3.486,30 TL vekâlet ücretinin davalıN.K'dan tahsili ile davacı Ege ÜniversitesiRektörlüğüne ödenmesine,
7-Kaldırılan karar tarihinde yürürlükte bulunanAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümleruyarınca hesaplanan 1.500 TL vekâlet ücretinin davacı EgeÜniversitesi Rektörlüğünden tahsili ile davalıN.K'ya ödenmesine,
D.Bu suretle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININGİDERİLMESİNE,
16/10/2023tarihinde, OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN