T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/732
KARAR NO : 2023/622
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: Yersiz olarak ödenen "ek ödemenin" geri istenilmesine ilişkin idari işlemin hukuka uygun olmadığının saptanması karşısında yersiz ödemenin geri alınması için idarece açılan alacak davası sonunda, davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin Adli Yargı yerince verilen kararın KALDIRILMASINA, hukuk ve usule uygun bulunan İdari Yargı yeri KARARININ KABULÜ ile HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE karar verilmesi hk.
K A R A R
HükümUyuşmazlığının
Giderilmesiniİsteyen
(İdariyargıda Davacı
AdliYargıda Davalı) : E.A
Vekili :Av.K.A
KarşıTaraf :Sağlık Bakanlığı
Vekili :Av. G.A
I. İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
1.Davacıvekili, davacının Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim veAraştırma Hastanesinde uzman hekim olarakçalıştığı Şubat 2013 - Haziran 2014tarihleri arasında yapılan döner sermaye ek ödemelerininyersiz yapıldığından bahisle iadesine ilişkin idariişlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
2.Çorum İdare Mahkemesi 25/02/2016 tarih ve E.2016/178, K.2016/108sayılı kararı ile, "Uyuşmazlık konusu işlemin kamuzararının kişi borcu olarak davacıdan tahsilininsağlanmasına yönelik kısmının, zararınrızaen ödenmediği takdirde genel hükümler uygulanmaksuretiyle tahsili yoluna gidileceği hususunun bildirimine yönelikolması ve bu haliyle özel hukuk hükümlerine göre adliyargıda açılacak davanın ön bildirimi niteliğitaşıması karşısında; bu yönüyle idaridavaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteolmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda,bu haliyle kesin ve yürütülebilir niteliği bulunmayan,hazırlayıcı ve ön işlem mahiyetinde olan işleminiptali istemiyle açılan davanın esasının incelenmeolanağı bulunmadığından incelenmeksizin reddine" kararvermiş, bu karara karşı davacı vekili temyiz istemindebulunmuştur.
3.Danıştay Onbirinci Dairesi 22/02/2017 tarih ve 2016/3605, K.2017/2202sayılı kararı ile, "...idarenin hatalı işlemi sebebiyle kamu personeline yersiz ve fazlayapılan ödemeler söz konusu olduğunda ortada 5018sayılı Kanun'un 71. maddesi ve bu madde uyarıncaçıkarılan yönetmelik kapsamında ilgililerden tahsiledilebilecek nitelikte bir kamu zararının varlığındanbahsetmek mümkün bulunmamaktadır. Her ne kadar, dava konusuişlem üzerine, tahsil amacıyla davacınınmaaşından herhangi bir kesinti yapılmamış vedavacı tarafından da bir ödemede bulunulmamış ise de,dava konusu işlemin içeriği ve tesis ediliş niteliğiitibarıyla kesin ve icrai bir işlem olduğuanlaşılmaktadır. Aksi düşünce,Anayasamızın, idarenin her türlü eylem ve işleminekarşı yargı yolunun açık olduğuna ilişkin125. Maddesi hükmünü işlevsiz hale getirecektir. Nitekimidarenin hatalı olarak ödediği miktarın istirdadınamahkeme kararı olmadan karar verebileceği ve istirdadınkoşullarına ilişkin Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 gün veE.1968/8, K.1973/14 sayılı kararı, bu gibiuyuşmazlıklarda idari yargı tarafından verilecek kararlarailişkindir. Buna göre; anılan içtihat gereğinceherhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın yersiz vefazla ödemelerin davacıdan istenilmesi mümkün olup, bumeblağın davacıdan istenilmesi yolunda tesis edilen işleminidari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekliişlemlerden olduğu anlaşıldığından, idaremahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken,davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuka uygunlukbulunmadığından davacının temyiz isteminin kabulüile Mahkeme kararının bozulmasına..." kararvermiş,bu karara karşı davalı idare vekili karardüzeltme isteminde bulunmuştur.
4.Danıştay Onbirinci Dairesi 25/10/2017 tarih ve E.2017/2138,K.2017/5698 sayılı kararı ile, "...2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesininbirinci fıkrasında gösterilmiş; aynı maddenin 2.fıkrasında ise anılan daire ve kurulların kararındüzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlıoldukları belirtilmiş bulunmaktadır. Kararın düzeltilmesiistemini içeren dilekçede ileri sürülen sebepler,anılan maddede sayılan sebeplere uymadığından,düzeltme isteminin reddine..." karar vermiştir.
5. Çorum İdare Mahkemesi 16/05/2018 tarih veE.2018/8, K.2018/471 sayılı kararı ile, "...Olayda; davacıya döner sermayeninfazladan ödenmesine davacının hilesinin, gerçekdışı beyanının neden olmadığı,hatalı ödemenin basit bir inceleme ile fark edilmeyip, 23/07/2014tarihli denetim raporu sonucu ortaya çıkarılmışolduğu, ayrıca davacının kolayca anlayabileceği kadaraçık bir hatanın bulunmadığıgörüldüğünden; söz konusu ödemelerin,yukarıda yer verilen Danıştay İçtihatlarıBirleştirme Kurulu Kararı ile belirlenen ilkeler uyarınca idaridava açma süresi içerisinde geri istenmesi mümküniken, anılan ödemelerin bu süre geçtikten sonra geriistenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucunavarılarak işlemin iptaline..." karar vermiş, bukarara karşı davalı idare vekilince temyiz istemindebulunulmuştur.
6.Danıştay Onikinci Dairesi 20/12/2021 tarih ve E.2018/7059,K.2021/6919 sayılı kararı ile davalı vekilinin temyizisteminin reddine, mahkeme kararının onanmasına kararvermiş, bu karara karşı davalı idare vekilince karardüzeltme isteminde bulunulmuştur.
7.Çorum İdare Mahkemesi 30/06/2022 tarih ve E.2018/8, K.2018/471,Temyiz No.2018/199 sayılı kararı ile, "...2577 sayılı Kanun'un 54/1 ve 48/6 ncı maddeleriuyarınca karar düzeltme isteminin süre aşımınedeniyle reddine..." karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
II. ADLİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
8.Davacı idare vekili, yapılan yersiz ödemelerin açıkhatadan kaynaklandığı iddiasıyla, Türk BorçlarKanunu'nun "sebepsizzenginleşme" hükümleri kapsamında yersizödendiği ileri sürülen ek ödemenin davalı uzmanhekimden tahsili talebiyle adli yargı yerinde alacak davasıaçmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
9. Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 11/06/2019tarih ve E.2016/801, K.2019/329 sayılı kararı ile, "...davalıya davaya konu dönemdeYönetmeliğin 10/b maddesine göre hesaplama yapılmasıgerekirken 10/a maddesine göre hesaplama yapılarak Şubat2013-Haziran 2014 döneminde kendisine fazladan ek ödemeyapıldığı, hatalı ödemenin sebepsizzenginleşme hükümlerine göre davalıdan talepedilebileceği" gerekçesiyle davanınkısmen kabulüne karar vermiş, bu karara karşı taraflaristinaf isteminde bulunmuştur.
10.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 21/02/2020 tarih veE.2019/5119, K.2020/664 sayılı kararı ile, davacınınistinaf başvurusunun esastan reddine, kesin olarak karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
III. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK
11.İdari yargı yerinde davacı ve adli yargı yerindedavalı olan başvurucu, idari yargı yerinde verilen "yersiz ek ödemelerin iadesine ilişkinişlemin" iptaline karar verildiği halde, adliyargı yerinde "yersiz ek ödemelerinsebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında" tahsilinekarar verildiğini, kararlardan hangisinin uygulanacağı konusundatereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesininolanaksız hale geldiğinden bahisle, ortaya çıkanhüküm uyuşmazlığının idari yargıyerinde verilen iptal kararının benimsenmesi suretiyle giderilmesitalebinde bulunmuştur.
12.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247sayılı Kanun'un 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir.
IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
A. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
13. DanıştayBaşsavcısı, hüküm uyuşmazlığıbulunmadığı yönündeki düşüncesinde,özetle; " ...Olayda, davacıyaŞubat 2013-Haziran 2014 tarihleri arasında toplam 62.441,68-TLdöner sermaye ek ödemesinin ödenmemesi gerektiğinindavacının görev yaptığı hastanenin mutemetlikişlemleri ile ilgili olarak yapılan denetim sonucu düzenlenenrapor ile anlaşılması üzerine söz konusu ek ödemetutarlarının geri alınmak istenildiği dikkatealındığında, idarenin açık hatayadüştüğünden söz edilemeyeceği gibi, fazla eködeme yapılmasında davacının hilesi veya gerçekdışı beyanının da olmadığı açıktır.
Bu itibarla; kamu görevlilerine sehven yapılanfazla ödemelerin geri alınmasında, Danıştayiçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih veE:1968/8, K:1973/14 sayılı kararının uygulanmasıgerektiğinden, mevzuat hükümlerinin idarece yanlışyorumlanması nedeniyle yapılan ödemelerde, hilesi ve gerçekdışı beyanı olmayan davacıya yersiz ödendiğitespit edilen ek ödeme tutarının en son ödemeninyapıldığı tarihten itibaren altmışgünlük sürenin geçirilmesinden sonra talep edildiğigerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilenidare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu kanısınavarılmıştır." belirtmiştir.
B. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
14.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, kararlar arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğu ve "...Yapılan denetim sonucunda, doktor olandavacıya yapılacak döner sermaye ek ödemesinin hatalıolarak esas alınan formüller üzerinden hesaplanarak ödemeyapıldığının tespit edildiği, 11.01.2016 tarihlive E16000745 sayılı işlemde, Şubat 2013-Haziran 2014dönemini kapsayan
ek ödeme işlemlerinde tarafına yersizödeme yapıldığı belirtilerek, söz konusudönemde yersiz ödemenin yasal faiziyle birlikte iadesininistenildiği anlaşılmaktadır. Hükümuyuşmazlığı oluştuğu anlaşılan adli veidari yargı kararlarına bakıldığında,E.A'a budönemde yapılan ek ödemenin yersiz olduğu konusunda ihtilafbulunmamaktadır. Her iki yargı kararında da, idarenin zararauğradığı ve haksız ödemeyapıldığı kabul edilmekle birlikte,uyuşmazlığın hem adli hem idari yargıda farklışekillerde çözümlenmiş olması hükümuyuşmazlığına neden olmuştur.
Bu noktada, kamu görevlilerine sehven yapılanfazla ödemelerin geri alımında Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun (İBK) 22.12.1973tarihli ve 1968/8 E., 1973/14 K. sayılı kararınınuygulanması gerekmektedir. Anılan kararda, idarenin; yokluk,açık hata, memurun gerçek dışı beyanıveya hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuzödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilenistisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin gerialınmasının hatalı ödemenin ilk yapıldığıtarihten başlamak üzere dava açma süresi içindemümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra gerialınamayacağı esasa bağlanmıştır. Bu kararlakonulan ilkeye göre davacının sebep olduğu bir hata, hileya da gerçek dışı beyanı söz konusuolmadığı halde fazla yapıldığı iddia edilenihtilaf konusu ödemenin, ödendiği tarihten itibaren ancak 2577sayılı Kanun'da dava açma süresi olaraköngörülen 60 gün içinde gerialınabileceği, bu süre geçtikten sonra idari istikrar vehukuki güvenlik ilkesi gereği idarenin bu tutarı gerialamayacağı kabul edilmelidir.
Olayda, davacıya yersiz ödendiği tespitedilen döner sermaye ek ödemesinin mevzuatın yanlışyorumlandığından bahisle geri alınmak istenildiğidikkate alındığında, davacının söz konusuödemenin yapılması konusunda hilesi veya gerçekdışı beyanının bulunmadığı, bu sebepleidarenin açık hataya düştüğünden sözedilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Danıştay İBK'nınanılan kararı uyarınca, mevzuat hükümlerinindavalı idare tarafından yanlış yorumlanması sebebiyledavacıya yapılan ödemelerde, davacının hilesi vegerçek dışı beyanı olmadığından,yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödemetutarının en son ödemenin yapıldığı tarihtenitibaren 60 günlük sürenin geçirilmesinden sonra talepedildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaliyönünde verilen kararın hukuka uygun olduğu" belirtilerek,sonuçta adli yargı yeri kararlarınınkaldırılmasına ve idari yargı yeri kararınınbenimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesinin uygun olacağı yolunda yazılıdüşünce vermiştir.
V. İLGİLİ HUKUK
15.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un "Mahkemeningörevi" başlığınıtaşıyan 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkemedir."
16.Aynı Kanun'un 24. maddesi şöyledir:
"1 nci maddede gösterilenyargı mercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızınkesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya vesebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir."
VI. İNCELEME VE GEREKÇE
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan19/06/2023 tarihli toplantısında, dosyanın usulyönünden incelenmesi sonunda; Çorum 2. Asliye HukukMahkemesinin 11/06/2019 tarih ve E.2016/801, K.2019/329 sayılıkararı ile Çorum İdare Mahkemesinin 16/05/2018 tarih veE.2018/8, K.2018/471 sayılı kararları arasında, 2247sayılı Kanun’un 24. maddesindeaçıklandığı şekilde; tarafları, konusu vedava sebebi aynı olan ve kesinleşmiş kararlar arasındahüküm uyuşmazlığı doğduğu veçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızhale geldiği değerlendirilerek, anılan maddedeöngörülen koşulların gerçekleştiğianlaşıldığından hükümuyuşmazlığı bulunduğuna; bu nedenle, 2247sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca İdari YargılamaUsulü Kanunu gözetilerek Uyuşmazlık Mahkemesineyapılan başvuruya ait dilekçe ve eklerinin 30 gün içindecevap verilmek üzere Sağlık Bakanlığınabildirilmesine, verilen cevabın karşı tarafa tebliğisuretiyle dosyanın tekemmülünün sağlanmasına,usulü işlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki raporyazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecek tarihteişin esasının görüşülmesine oy birliğiilekarar verilmiştir.
18.Bununüzerine Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya aitdilekçe karşı tarafa tebliğ edilmiş; yasalsüresi içerisinde Sağlık Bakanlığıvekilince verilen cevap dilekçesinde, hükümuyuşmazlığı talebinin reddine karar verilmesitalepedilmiştir.
19.Hüküm uyuşmazlığının giderilmesineyönelik talep kapsamında, usule yönelik işlemlertamamlandığından, işin esasınageçilmiştir.
B. Esasın İncelenmesi
20.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında;
21.Başvuru dilekçeleri ve ekleri, uyuşmazlığa konuedilen kararlara ilişkin dava dosyaları, ilgiliBaşsavcıların düşünce yazıları,dayanılan Kanun kuralları, taraflarca verilen dilekçe veekleri ile Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ınhazırladığı rapor okunup incelendikten ve ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın yazılıdüşünceleri doğrultusundaki açıklamalarıalındıktan sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
22.Hüküm uyuşmazlığına ilişkin olay,Çorum Hitit Üniversitesi Eğitim ve AraştırmaHastanesinde uzman hekim olarak çalışılan Şubat 2013- Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan döner sermaye eködemesinin hukuka aykırı olarak yapılıpyapılmadığına ilişkindir. Bir taraf, söz konusuödemenin hukuka uygun olarak yapıldığı iddiasıile geri istenemeyeceği iddia ve savunmasında bulunurken diğertaraf, tam aksine yapılan ödemenin hukuka aykırıolduğundan geri istenebileceği iddia ve savunmasındaolduğundan, her iki dava sebebi, yani maddi vakıalaraynıdır.
23.Dava dosyalarının incelenmesinden, idari yargıda davacıadli yargıda davalı olanE.A'a Şubat 2013-Haziran 2014 tarihleriarasında hataya düşülerek döner sermaye eködemesinin yapıldığı, adıgeçenin sözkonusu ödemelerin yapılması konusunda hilesi veya gerçekdışı beyanının bulunmadığıanlaşılmıştır.
24.Bu bakımdan, parasal hak ödemesini düzenleyen mevzuatınyorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödemeyapılması suretiyle oluşan kamu zararının 657sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesi ile 5018sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesikapsamında sayılıp sayılamayacağıyönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.
25.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesindekidüzenleme ile, devlet memurlarının görevlerisırasında sebebiyet verdikleri zararlardan dolayısorumlulukları ile zararın nasıl tahsil edileceğiaçıklanmış olmakla birlikte, mali hakları düzenleyenmevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazlaödeme yapılması suretiyle oluşan kamu zararının,münhasıran kamu mallarına verilen zararın tahsilinidüzenleyen bu madde ile çözümlenmesi mümkünbulunmamaktadır.
26.Devlet memurlarına sehven ya da mevzuatın yorumunda hatayadüşülerek yapılan aylık ve ücret farkıödemelerinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve KontrolKanunu kapsamında tahsil edilip edilemeyeceği hususuna gelince; 5018sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan 71. maddesindeöncelikle kamu zararının tanımıyapılmış, sonrasında kamu zararınınbelirlenmesindeki kriterler sayılarak kapsam belirlenmiştir. Somutuyuşmazlığa bakıldığında ise, bu maddekapsamında oluşan bir kamu zararından söz etmekmümkün bulunmamaktadır. Ortada mevzuatta olmayan birödemenin yapılması değil mevzuatta öngörülenbir ödemenin yapılması sırasında idarece hatayadüşülmesi söz konusu olduğundan,uyuşmazlığın 5018 sayılı Kanun kapsamındaçözümlenmesi mümkün değildir.
27.Bu durumda kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemeleringeri alımında 5018 sayılı Kanun öncesinde olduğugibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun22/12/1973 tarihli, E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararınınuygulanması gerektiği açıktır.
28.Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararıhatalı ödemelere ilişkin olmakla beraber getirdiğiilkelerin idari işlemlerin geri alınmasına dair genel ilkelerolduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla idare yokluk,açık hata, memurun gerçek dışı beyanıveya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalıişlemini her zaman geri alabilecek, ancak bunun dışındakalan hallerde hatalı işlemini sadece dava açma süresiiçinde geri alabilecek, bu süre geçtikten sonra idariistikrar ve hukuki güvenlik ilkesi gereği geri alamayacaktır.
29.Olayda, davacıya yersiz ödendiği tespit edilen dönersermaye ek ödeme tutarının mevzuat hükümlerininyanlış yorumlandığından bahisle geri alınmakistenildiği dikkate alındığında, idareninaçık hataya düştüğünden sözedilemeyeceği gibi, söz konusu ek ödemenin ödenmesinde,davacının hilesi veya gerçek dışıbeyanının da olmadığı görülmektedir.
30.Bu itibarla, kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemeleringeri alınmasında, Danıştay İçtihatlarıBirleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve E.1968/8, K.1973/14sayılı kararının uygulanması gerektiği sonucunaulaşılmakla, mevzuat hükümlerinin davalı idareceyanlış yorumlanması nedeniyle yapılan ödemelerde,davacının hilesi, gerçek dışı beyanıolmadığından, davacıya yersiz ödendiği tespitedilen döner sermaye ek ödemesi tutarının, idari davaaçma süresinin geçirilmesinden sonra talep edildiğigerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilenkararın hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
31.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak,Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/06/2019 tarih ve E.2016/801,K.2019/329 sayılı kararının kaldırılmasına,Çorum İdare Mahkemesinin 16/05/2018 tarih ve E.2018/8, K.2018/471sayılı kararının benimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesi gerekmiştir.
VII. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle:
A.Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/06/2019 tarih ve E.2016/801,K.2019/329 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
B.Çorum İdare Mahkemesinin 16/05/2018 tarih ve E.2018/8, K.2018/471sayılı KARARININ KABULÜNE,
Busuretle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE,
16/10/2023tarihinde, Üye Nilgün TAŞ ve Üye DoğanAĞIRMAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Uyuşmazlık,Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve AraştırmaHastanesinde uzman hekim olarak görev yapmakta olan başvurucuya,Şubat 2013-Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan dönersermaye ek ödemesinin iadesi talebine ilişkindir.
Danıştayİçtihatları Birleştirme Kurulunun benzer konudaverdiği kararında "İdarenin,yokluk, açık hata, memurun gerçek dışıbeyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızınhatalıödediği meblağı her zaman geri alabileceği,bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerinistirdadının hatalı ödemenin yapıldığıtarihten başlamak üzere dava açma süresi içindeolanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdatedilemeyeceği belirtilmiş olup; anılan kararıngerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idareninsakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idareedilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi nedenolmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadarsakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edileninkolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa veidareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden sözetmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarakyapılan ödemeler için süredüşünülemeyeceği, bu ödemelerin her zaman gerialınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalıödemeler için memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadarönemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilenistisnalar dışındaki hatalı ödemelerin ancak davasüresi içinde geri alınabileceği"vurgulanmıştır (Danıştay İdari Dava DaireleriKurulu 22/12/1973 tarih ve E.1968/8, K.1973/14).
Dahaönce Yargıtay Hukuk Genel Kurulu benzer bir davada vermişolduğu kararında; "Buradaçözüme bağlanan sorun; intibak ve hatalı terfiişlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından gerialınması halinde, daha önce bu şart tasarrufadayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemelerinsebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenmesininidare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığıkonusu ile ilgili olup, sonuçta yokluk ile mutlak butlan durumlarıayrık olmak ve kişinin gerçek dışı beyanıveya hilesi ile sebebiyet vermemiş olması kaydıyla, idareninyanlış şart tasarrufu (özellikle yanlış intibakişlemini) ancak iptal davası süresi içinde geriyeyürür şekilde geri alabileceği, bu süregeçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınmasıhalinde geri alma gününe kadar doğmuş durumların,parasal sonuçları da dâhil olmak üzere, hukukenkazanılmış durum olarak tanınması gerektiği,sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak geriistenemeyeceği içtihat edilmiştir. Bu içtihadıbirleştirme kararının, idare tarafından yapılanbütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksıziktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması vememurların yapmış oldukları bütün hatalıödemelerin idare tarafından gerek Ödeme yapılankişilerden gerekse ödemeyi yapan görevlilerden gerialınamaması gibi bir sonuç doğurur ki, idareyiişlemez ve iş göremez bir duruma sokacak olan böyle birsonucun hukukça savunulması mümkün değildir. Bunedenle içtihadı birleştirme kararının kapsamıdışında kalan ve herhangi bir şart tasarrufa ayartmayansalt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar hukukununhaksız iktisap kurallarına dayanılarak geriistenebileceğinin kabulü gerekir" gerekçesiyledirenme hükmünün bozulmasına karar vermiştir (YargıtayHukuk Genel Kurulu 05/12/1984 tarih ve 1982/ 13 - 387 E, 1984/997 Kararsayı ilamı).
Yinebenzer konuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi verdiği emsal kararında; "Dava konusu fazla ödemenin, idarenin birşart tasarrufuna dayanmadığı, salt hatalıödemeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
TBK. m. 77/1' e göre; zenginleşenbaşkasının malvarlığından veya emeğindenhaklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyigeri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK.m. 79 ve 80' de "aynen geri verme ilkesi" ne göredüzenlenmiştir.
Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan vetahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedeneya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarakgerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisiyoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen,aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcualtındadır.
Borç olmayanı rızası ile ödeyenkimse yanlışlığa düştüğünüispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir.Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunandabağışlama irade ve arzusunun bulunmadığınıgösteren bir yanılmadır.
HGK' nun 05/12/1984 tarih ve 1982/13 - 387 E. - 1984/997K.sayılı kararı ile herhangi bir salt tasarrufa dayanmayan salthatalı ödemenin idare tarafından BK' nun sebepsiz zenginleşmekurallarına göre geri istenebileceğiaçıklanmıştır.
Çorum İdare Mahkemesinin yukarıdaanılan kararı ile idare işlemi ödeme tarihinden itibaren 60günlük yasal süre geçtikten sonra istenemeyeceğigerekçesiyle iptal edilmiş olup, yukarıda yazılı olduğuüzere şart tasarrufa dayanmayan dava konusu ödeme içinsebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca araştırmave inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulmasıgerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddidoğru görülmemiştir"gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 18/05/2017 tarih, Esas No: 2016/458, Karar No:2017/7568).
Sebepsizzenginleşme hükümleri Borçlar Kanunundadüzenlenmiştir.
Uyuşmazlığınortaya çıktığı tarihte yürürlükteolan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinegöre;
"Haklı bir sebepolmaksızın aharın zararına mal iktisap eden kimse, onuiadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunanbir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müstenidenahzolunan şeyin, iadesi lazımdır".
Bumaddenin karşılığı olarak düzenlenmiş 6098sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesine göre;
"Haklı bir sebepolmaksızın, bir başkasınınmalvarlığından veya emeğinden zenginleşen, buzenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.
Bu yükümlülük,özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veyagerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanmasıdurumunda doğmuş olur."
Bumaddelere göre, haklı bir sebep olmaksızınbaşkasının malvarlığından veya emeğindenzenginleşmeye "sebepsizzenginleşme" denir. Sebepsiz zenginleşen kimse, buzenginleşmeyi, aleyhine zenginleştiği kimseye geri vermekzorundadır. Dolayısıyla sebepsiz zenginleşmebağımsız bir borç kaynağıdır (FikretEren-Borçlar Hukuku Genel Hükümler-Ankara 2018-Sayfa 864 vd.,Haluk. N. Nomer-Borçlar hukuku Genel Hükümler-İstanbul2013-Sayfa 201 vd.).
Buaçıklamalar ışığında somutuyuşmazlığa baktığımızda, idareceyapılan yersiz ödemenin Borçlar Hukukuçerçevesinde sebepsiz zenginleşme hükümleriuyarınca çözümlenmesi gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır.
Bunagöre Şubat 2013-Haziran 2014 tarihleri arasında, yukarıdaaçıklanan mevzuat hükümlerinin aksine, döner sermayeek ödemesinin hataen yapıldığı konusunda tereddütbulunmadığından, ödenen miktarın geri istenilmesininkoşullarının mevcut olduğu görülmektedir.
Açıklanantüm bu nedenlerle, Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim veAraştırma Hastanesi’nde uzman doktor olarak görev yapanPınar Yıldırım'a 2013 Şubat-2014 Haziran tarihleri arasındayersiz olarak ödenen döner sermaye ek ödemesinin geriistenilmesine ilişkin idari işlemin hukuka uygun olduğununsaptanması karşısında; yersiz ödemenin gerialınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılan davanın sonunda işlemin iptaline karar verenÇorum İdare Mahkemesinin kararınınkaldırılmasına; hukuk ve usule uygun bulunan Adli Yargıyaait Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kabulüve bu surette hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayınçoğunluğun idari yargı kararının benimsenmesisuretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesiyolundaki kararına katılmıyoruz.
Üye Üye
Nilgün Doğan
TAŞ AĞIRMAN