T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/180
KARAR NO : 2023/621
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: 2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde öngörülen "aynı konuya ilişkin olması" koşulunu taşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.
KA R A R
HükümUyuşmazlığının
Giderilmesiniİsteyen
İdariYargıda Davacı
AdliYargıda Sanık :M.M.U
Vekili : Av. Ö.C.A
KarşıTaraf
1-İdariYargıda Davalı
AdliYargıda Müşteki :EskişehirBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. P.K
2-AdliYargıda : KamuHukuku
I. ADLİ YARGIDA DAVASÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
1.Sanıklar T.B ve M.M.U'ın Eskişehir BüyükşehirBelediye Başkanlığı Park Bahçeler DaireBaşkanlığı Hayvanat Bahçesi ŞubeMüdürlüğünde dalgıç olarak görevyaptıkları, olay tarihinde akvaryum teknik personelinin toplantıhalinde bir odada bulunduğu, sanıklardan önce T.B'nın odadabulunan prize telefonunu şarja taktığı, toplantı yapanpersonelin telefonu kontrol ettiğinde ses kayıt programınınaçık olduğunu tespit ettikleri, bunun üzerinetoplantı odasını boşalttıkları, daha sonraiçeriye giren M.M.U' ın gelerek telefonunu şarjataktığı ve dışarıçıktığı, toplantı yapan personelin bu telefonuda kontrol etmeleri üzerine bu telefonun da ses kayıtcihazının açık olduğunu tespit ettikleri,dolayısıyla sanıkların toplantıyı yapanpersonelin toplantıda yaptıkları konuşmalarıkaydettiklerinden bahisle sanıklar hakkında şikayette bulunmalarınedeniyle ceza davası açılmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
2. Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi 04/03/2021tarih ve E.2019/1265, K.2021/435 sayılı kararı ile, her nekadar sanıklar hakkında kişiler arasındaki aleni olmayankonuşmaları kayıt etmek suçunu işlediğiiddiasıyla kamu davası açılmış ise de,sanıkların kayıt yaparak not aldıkları İngilizcedersinden çıktıktan sonra ses kayıt programınınaçık kaldığına yönelik savunmalarınınaksini ispatlar nitelikte, soyut iddia dışında,sanıkları cezalandırmaya yeter kuvvette, kasten ses kaydıaldıklarına yönelik her türlü şüpheden uzakkesin, somut ve inandırıcı delillerin bulunmadığıanlaşıldığından, müsnet suçtansanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermekgerektiği gerekçesiyle sanıkların atılısuçu işledikleri sabit olmadığından CMK 223/2-emaddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir.Bu karara karşı, davaya katılan EskişehirBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinceistinaf isteminde bulunulmuştur.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi 16/06/2022 tarih veE.2021/722, K.2022/1773 sayılı kararı ile, müştekiEskişehir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin itirazı yerindegörülmediğinden ve kararın değiştirilmesinigerektirir bir husus bulunmadığı anlaşıldığındanitirazın reddine, incelenmek üzere CMK'nın 268/2 maddesiuyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinegönderilmesine karar vermiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi 04/07/2022 tarih veDeğişik İş No. 2022/18 sayı ile, kişilerarasındaki aleni olmayan konuşmaları kayda almak suçundansanıklar hakkında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. CezaDairesinin 16/06/2022 tarih E.2021/722, K.2022/1773 sayılıkararı ile istinaf başvurusunun reddine dair kararda, dosyakapsamına göre usul ve yasaya aykırı bir yönbulunmadığından, dosyanın Ankara Bölge AdliyeMahkemesi 12. Ceza Dairesi Başkanlığına iadesine,kararın itiraz edene Dairesince tebliğine, dosya üzerindeyapılan inceleme sonucunda Cumhuriyet Savcısınınmütalaasına uygun ve kesin olmak üzere karar vermiştir.
II. İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
5.Davacının davalı idare bünyesinde tam zamanlısözleşmeli personel (dalgıç) olarakçalıştığı, 06/05/2019 tarihinde HayvanatBahçesi Şube Müdürlüğü akvaryumtoplantı odasında diğer personeller tarafındangerçekleştirilen toplantının, davacı tarafındanodada şarja takılan cep telefonunun ses kayıt özelliğiile kayıt altına alındığı hususunun 07/05/2019tarihli tutanak ve ekindeki fotoğraflarla tespit edildiği, tespitinyetkili mercie bildirilmesi üzerine davalı idare tarafından08/05/2019 tarihinde davacı ve arkadaşı T.B. hakkındamuhakkik tayin edilerek disiplin soruşturmasıbaşlatıldığı, soruşturma sonucundadüzenlenen raporun 14/05/2019 tarihinde idareye sunulduğu, rapordakitespitler ve toplanan deliller dikkate alınarak davacı hakkında 657sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-ı bendiuyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme disiplin cezasıverildiği, söz konusu disiplin cezasına davacıtarafından 14/06/2019 tarihinde itiraz edildiği, itirazın DisiplinKurulu'nun 08/07/2019 tarihli ve 2019/7 sayılı kararı ile reddiüzerine davacı tarafından idari yargı yerinde disiplincezasının iptali istemiyle davaaçılmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
6. Eskişehir 1. İdare Mahkemesi 01/11/2019tarih ve E.2019/496, K.2019/600 sayılı kararı ile,soruşturma raporu, eki bilgi ve belgeler, 07/05/2019 tarihli tutanak ileekindeki fotoğraflar ve davacının ifadesi bir bütünolarak değerlendirildiğinde; aynı gün içerisindeakvaryum toplantı salonunda (ofiste) davacı tarafındanşarja takılan her iki cep telefonunun da ses kayıtözelliği açık bir şekilde ve aynı pozisyondabulunmasının hayatın olağan akışınaaykırı olduğu, söz konusu telefonlarda seskaydının yapılmasıyla birlikte isnat edilen fiilin,gerçekleştirilmesine uygun hareketlerin icrasıylatamamlandığı, dolayısıyla davacı tarafındanileri sürülen; ses kayıtlarınınyanlışlıkla yapıldığı ve sonrasında dadinlenmeden silindiği yönündeki iddialara itibaredilemeyeceği, şu halde eylemin sübuta erdiğigörüldüğünden, dava konusu işlemde hukukaaykırılık bulunmadığı kanaatinevarıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararvermiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf istemindebulunulmuştur.
7.Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi 11/06/2020tarih ve E.2020/75, K.2020/977 sayılı kararı ile istinafisteminin reddine kesin olarak karar vermiştir.
III. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK
8.M.M.U vekilince, adli ve idari makamlarca verilen ve kesinleşen, konusu vesebebi aynı olup her ikisinin tarafı müvekkili olan ve meydanagelen çelişki nedeniyle müvekkilinin hakkının yerinegetirilmesini imkansız kılan bu kararlar nedeniyle söz konusukararlar arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun tespit edilmesini, Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin01/11/2019 tarih E.2019/496 ve K.2019/600 sayılı kesinleşenkararının kaldırılarak bahse konu hükümuyuşmazlığının müvekkili lehine giderilmesini vebu bağlamda Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2021 tarihE.2019/1265 ve K.2021/435 sayılı kesinleşen kararınınbenimsenmesine ve bu suretle hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesini talepeden dilekçe verilmiştir.
IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
9.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247sayılı Kanun'un 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir.
A. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
10.Danıştay Başsavcısının hükümuyuşmazlığı bulunmadığı yönündekidüşüncesinde, özetle;"... Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen kararların incelenmesinden, ortada adlî veİdarî yargı yerlerince verilmiş ve kesinleşmişkararların bulunduğu, taraflardan en az birinin aynıolduğu, her iki davanın esasının hükmebağlandığı ve kararların kesinleştiğianlaşılmaktadır.
2247 sayılı Kanun uyarınca hükümuyuşmazlığının var olduğunun kabul edilebilmesiiçin gereken şartlardan biri de aynı konuya ilişkinolmasıdır.
Aralarında uyuşmazlık (çelişki)bulunan hükümlerin (hukuk mahkemesi ve idare mahkemesikararlarının) aynı dava hakkında verilmiş olmasıgerekir. Aynı davadan maksat,
aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflardan en azbiri aynı olan davalardır. (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü,2001, İstanbul, Altıncı Baskı, Cilt I, s. 770)
Dava konusu (müddeabih) en kısatanımıyla dava ile elde edilmek istenen sonuçtur. Davanınkonusu kavramının kanunî olarak hiç bir yerdeaçık seçik bir tanımı yapılmamıştır.Doktrinde dava konusunun niteliği tartışmalıdır ve busebeple dava konusu kavramını açıklayabilmekamacıyla birçok teori ileri sürülmüştür.Türk hukuk doktrininde genel olarak dava konusunun "dava konusuyapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenen sonuç(netice)" olduğu konusunda görüş birliğiolduğu söylenebilir. Yargıtay kararlarında dava konusu"dava ile elde edilmek istenen sonuç" şeklindebetimlenmesi ile yetinilmiştir. Dava konusu talep sonucundanoluşurken dava sebebi ise maddî vakıadan oluşur. Hukukîsebep ise bu kavramlar altında değerlendirilemez. Davacınıntalep sonucu ile mahkemeden istediği dava konusu iken bunu maddîvakıaya dayandırması ise dava sebebidir. Dava konusunubelirleyen tek ve asıl unsurun talep sonucu (usulî talep)olduğunu belirtebiliriz. Diğer bir deyişle talep sonucu(usulî talep) sağlanması mahkemeden istenilen hukukîkorunma, dava konusunun bizatihi kendisidir. Usulî talebi genelhatlarıyla bir hukukî sonucun kesin bir şekilde belirlenmesinikonu alan ve mahkemeye yöneltilmiş bulunan istek şeklindetanımlayabiliriz. (Dr. Levent BÖRÜ, Dava Konusu Kavramı veTeorileri 2012, BATİ DER, Cilt XXVIII, Sayı 21, Sayfa 258-287)
Mahkemelerce verilen hükümlerin aynı konuyailişkin olup olmadığının incelenmesi:
İdarî yargı yerinde görülendavanın konusu; Eskişehir Büyükşehir Belediyesinde tamzamanlı sözleşmeli dalgıç olarak görev yapanDavacının; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun125/C-ı maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesmecezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemeyaptığı itirazın reddine ilişkin 08/07/2019 tarihli ve2019/7 sayılı Disiplin Kurulu kararının iptaline kararverilmesi istemidir.
Adlî yargı yerinde görülen davanınkonusu ise; Davacının, "Kişiler arasındaki alenîolmayan konuşmaları kayda almak" suçundan TCK'nun 133/1ve 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemineilişkindir.
Bu itibarla; adlî ve İdarî yargıdaaçılan davalar ile elde edilmek istenen sonucun aynıolmaması bakımından konuları farklı olan kararlararasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Eskişehir 1.İdare Mahkemesinin 01/11/2019 tarih ve E:2019/496, K:2019/600sayılı kararı ile Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin04/03/2021 tarih ve E:2019/1265, K:2021/435 sayılı kararıarasında hüküm uyuşmazlığıbulunmadığından, başvurunun reddine karar verilmesigerektiği düşünülmektedir." belirtilmiştir.
B. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
11.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının hükümuyuşmazlığı bulunmadığı yönündekidüşüncesinde, özetle; “...heriki mahkemedeki davalar aynı (06.05.2019 tarihinde görevyaptığı yerde gerçekleştirilen toplantınıncep telefonunun ses kayıt özelliği ile kayıt altınaalınması) maddi olaya dayanılarak açılmışve görülmüş ise de, idare mahkemesindeki davanınkonusunun bu olay sebebiyle verilen disiplin cezasının iptaline;asliye ceza mahkemesindeki davanın konusunun ise bu olay sebebiylesanığın TCK'nın 133/1. maddesi uyarıncacezalandırılmasına ilişkin olduğu, bu itibarla mahkemekararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü için gerekli olan koşullardan, davakonusunun aynı olması koşulunun gerçekleşmediğisonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davaların konusu aynı olsa bilekararlar arasında çelişki bulunması ve buçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması da gerekmektedir. Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararlarincelendiğinde; idare mahkemesinde görülen dava sonundadavacı hakkında verilen disiplin cezasının hukuka uygunolduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği,asliye ceza mahkemesi tarafından ise sanık hakkında beraatkararı verildiği, ancak bu kararın suçun sanıktarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyledeğil; suçun sanık tarafından işlendiğininsabit olmaması gerekçesiyle verildiği, bu karar sonucundadavacının (sanığın) ceza kovuşturmasındankurtulduğu, bu itibarla, idare mahkemesi ile asliye ceza mahkemesikararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü için gerekli olan koşullardan,"Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması" koşulunun dagerçekleşmediği anlaşılmıştır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, adli ve idari yargımercileri tarafından esasa ilişkin olarak verilen ve kesinleşenmahkeme kararlarının dava konusunun aynı olmaması vekararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması koşulunun dagerçekleşmemiş olması sebebiyle, 2247 sayılıKanun'un 24. maddesinde belirtilen koşulların birliktegerçekleşmediği düşüncesiyle söz konusubaşvurunun reddi gerekmektedir" belirtilmiştir.
V. İLGİLİ HUKUK
12.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemenin görevi”başlığını taşıyan 1. maddesişöyledir:
“UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkemedir ”
13.Aynı Kanun’un "HükümUyuşmazlığı" başlıklı24.maddesi şöyledir:
"1 nci maddede gösterilenyargı mercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızınkesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya vesebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabul edilir.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
İlgili kişi veya makamUyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hükümuyuşmazlığının giderilmesini istiyebilir. Bu haldeolumsuz görev uyuşmazlığınınçıkarılması ile ilgili 15 ve 16 ncı maddelerdekiusul kuralları uygulanır."
VI. İNCELEME VE GEREKÇE
İlk İnceleme
14.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL’ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; Raportör-HâkimGülşen AKAR PEHLİVAN'ın uyuşmazlığa konukararlar arasında hüküm uyuşmazlığıbulunmadığı yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın başvurununreddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
15.2247 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 24. maddesihükmüne göre, hükümuyuşmazlığının varlığı için:
a)Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli ve idari yargımercileri tarafından verilmesi,
b)Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
c)Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d)Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
16.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen idari yargı ve adli yargı kararlarınınincelenmesinden; ortada idari ve adli yargı yerlerince verilmiş vekesinleşmiş kararlar bulunduğu, taraflardan en az birininaynı olduğu anlaşılmıştır.
17.Eskişehir Büyükşehir Belediyesinde tam zamanlısözleşmeli dalgıç olarak görev yapan davacıtarafından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun125/C-ı maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesmecezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemeyapılan itirazın reddine ilişkin Disiplin Kurulunun 08/07/2019tarihli ve 2019/7 sayılı kararının iptaline karar verilmesiistemiyle Eskişehir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığına karşı idari yargıdaaçılan davada; Eskişehir 1. İdare Mahkemesinin 01/11/2019tarih ve E.2019/496, K.2019/600 sayılı kararı ile;soruşturma raporu, eki bilgi ve belgeler, 07/05/2019 tarihli tutanak ileekindeki fotoğraflar ve davacının ifadesi bir bütünolarak değerlendirildiğinde; aynı gün içerisindeakvaryum toplantı salonunda (ofiste) davacı tarafından şarjatakılan her iki cep telefonunun da ses kayıt özelliğiaçık bir şekilde ve aynı pozisyondabulunmasının hayatın olağan akışınaaykırı olduğu, söz konusu telefonlarda seskaydının yapılmasıyla birlikte isnat edilen fiilin,gerçekleştirilmesine uygun hareketlerin icrasıylatamamlandığı, dolayısıyla davacı tarafındanileri sürülen ses kayıtlarınınyanlışlıkla yapıldığı ve sonrasında dadinlenmeden silindiği yönündeki iddialara itibaredilemeyeceğinden, davacının sübuta eren eylemine uygun cezaile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemdehukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyledava reddedilmiş, bu karara karşı davacı tarafındanyapılan istinaf başvurusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2.İdari Dava Dairesinin 11/06/2020 tarih ve E.2020/75, K.2020/977sayılı kararıyla kesin olarak reddedilerek anılan Mahkemekararı kesinleşmiştir.
18.Davacının, "Kişilerarasındaki aleni olmayan konuşmaları kayda almak"suçundan TCK'nun 133/1, ve 53/1. maddeleri gereğincecezalandırılması istemiyle açılan kamudavasında, atılı suçu işlediği sabitolmadığından CMK 223/2-e maddesi gereğince beraati yolundaEskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04/03/2021 tarih veE.2019/1265, K.2021/435 sayılı karara karşımüşteki Eskişehir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı tarafından yapılan istinafbaşvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin16/06/2022 tarih ve E.2021/722, K.2022/1773 sayılı kararı ilereddedilmiş, bu karara karşı müşteki EskişehirBüyükşehir Belediye Başkanlığıtarafından yapılan itiraz ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesinin 04/07/2022 tarih ve Değişik İş No. 2022/18sayılı kararı ile kesin olarak reddedilerek anılan Mahkemekararı kesinleşmiştir
19. Buna göre uyuşmazlık yaratıldığı iddiaolunan hükümlerin konusunun aynı olmadığıanlaşıldığından artık adli ve idari yargıkararları arasında bir çelişkiden veya hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız hale gelmesinden bahsetmek de mümküngörülmemektedir.
20.Bu durumda, adli ve idari yargı yerlerince farklı konularailişkin olarak verilen kararlar arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğundan söz edilemeyeceği,Eskişehir 1. İdare Mahkemesi ile Eskişehir3. Asliye Ceza Mahkemesi kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğunun kabulü içingerekli olan koşullardan, "aynıkonuya ilişkin olması" koşulunungerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
21.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, 2247sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "aynı konuya ilişkin olması"koşulunu taşımayan başvurunun reddi gerekmiştir.
VII. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
2247sayılı Kanun'un 24. maddesinde öngörülen "aynıkonuya ilişkin olması" koşulunutaşımayan BAŞVURUNUN REDDİNE,
16/10/2023tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN