T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/118
KARAR NO : 2023/613
KARAR TR : 16/10/2023
ÖZET: 2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.
KA R A R
HükümUyuşmazlığının
Giderilmesiİsteminde
BulunanDavalı :Marmara ÜniversitesiRektörlüğü
Vekili : Av. H.A
AdliYargı Yerinde
DiğerDavalı :T.G.H. Ltd. Şti.
KarşıTaraf Davacı : M.K
Vekilleri : Av. E.K - Av. S.A
I.ADLİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
1.DavacıM.K'ın vekili müvekkilinin 26/04/2010 tarihinde davalışirkete bağlı olarak davalı Üniversite bünyesindegüvenlik görevlisi olarak görevebaşladığını, çalışmasınıkesintisiz şekilde devam ettirdiğini, hizmetiyle ilgili sicilindeherhangi bir olumsuz görüş bulunmadığını;taşeron isçilerin devlet kadrolarına alınmasıyönünde getirilen yasal düzenlemeler neticesindemüvekkilinin devlet güvencesinde bir işteçalışmak için umutlandığını ancakdavalı şirket ve Üniversitenin 28/03/2018 tarihli fesihbildirgesi ile "güvenliksoruşturması ve arşiv araştırmanızınsonucuna istinaden Üniversitemize atanmanız uygungörülmemiştir" gerekçesiylemüvekkilinin iş akdini sonlandırdığını;müvekkilinin hangi nedenle hakkında olumsuz bir değerlendirmeyapıldığını öğrenmek istemiş ise deherhangi bir bilgi verilmediğini, 8 yılı aşkın birsüre zarfında davalılar bünyesinde çalışanve herhangi bir olumsuz davranışı görülmeyen, adlisicil ve arşiv kayıtlarına yansımış bir olayakarışmayan, içeriğinin ne olduğu bilinmeyen, hattagerçekte var olup olmadığı bile bilinmeyen bir raporaistinaden müvekkilinin iştençıkarıldığını, bu durumun her şeydenönce müvekkilinin anayasal haklarını ihlal ettiğini; güvenliksoruşturması raporunun içeriği henüzbilinmediğinden bu rapora karşı itiraz ve savunmahaklarını saklı tuttuklarını, müvekkilininiş akdinin feshini geçerli kılan bir durum ve haklı birneden bulunmadığını ifade ederek; iş akdinin feshiningeçersizliğinin tespitine ve müvekkilinin eski işineiadesine, mahkemece verilecek işe iade kararı kesinleşinceyekadar geçecek süre için 4 aylık ücret vediğer haklarının ödenmesine, mahkemece verilecek işeiade kararına davalı tarafından uyulmaması halinde feshinkötü niyetli olması dikkate alınarak 8 aya kadarücreti tutarında tazminatın ödenmesine karar verilmesiistemiyle, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü ve …Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'ne karşı 11/05/2018 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
2. İstanbul Anadolu 6. İşMahkemesi 08/05/2018 tarih ve E.2018/195, K.2019/268 sayı ile, davacıher ne kadar işe iade davası açmışsa da işlemindayanağı olarak 696 sayılı KHK kapsamında yürütülenidarenin işlem ve eylemleri gösterildiğinden bu davanınidari yargıda açılmasının gerektiğigerekçesiyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 114/1-b-c ve 115/2maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanınusulden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf yolunabaşvurulmuştur.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi 27/11/2019 tarih veE.2019/2125, K.2019/3067 sayı ile, davada 7036 sayılıİş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi gereğince İşMahkemelerinin görevli olduğu, ilk derece mahkemesince davanınesasına girilerek taraf delilleri toplanmak suretiyle, tüm delillerdeğerlendirilerek karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle,HMK'nın 353/1-a/4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesininkararının esası incelenmeden kaldırılmasına,taraflar arasındaki çekişmeli hususlar ile ilgili delillerintoplanmasından sonra karar verilmek üzere dosyanın mahkemesineiadesine kesin olarak karar vermiştir.
4. İstanbul Anadolu 6. İşMahkemesi 22/10/2020 tarih ve E.2020/81,K.2020/618 sayı ile, tesis edilendava konusu işlemde hukuka aykırılıkbulunmadığı, davalının asgari şüphe iledavacının iş akdini sonlandırabileceği gerekçesiyledavanın reddine karar vermiş, bu karara karşı istinafyoluna başvurulmuştur.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. HukukDairesi 03/06/2021 tarih ve E.2021/316, K.2021/1362sayı ile,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbulAnadolu 6. İş Mahkemesinin 22/10/2020 tarih E.2020/81, K.2020/618sayılı kararının kaldırılmasına;davanın kabulü ile, davalı T.G.H. Ltd. Şti. tarafındanfeshin geçersizliğine ve davacının T.G.H. Ltd. Şti. nezdindekiişine iadesine; davacının yasal sürede başvurusunarağmen işverenin süresi içinde işebaşlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminatmiktarının takdiren davacının 5 aylık brüt ücrettutarı olan (5x3.284,49)16.422,45 TL olarak belirlenmesine vesüresiiçerisinde işe başlatılmaması halindedavalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili iledavacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine; davacınınişe iadesi için işverene süresi içindemüracaatı halinde kazanılacak olan ve kararınkesinleştiği tarihe kadar gerçekleşen en çok 4 ayakadarki ücret ve diğer hakları tutarı olan brüt(4x3.284,49) 13.137,96 TL'nin davalılardan müştereken vemüteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğinintespitine kesin olmak üzere karar vermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"Taraflararasındaki uyuşmazlık davalı işveren tarafındangerçekleştirilen feshin haklı ya da geçerli bir nedenedayanıp dayanmadığı üzerinde toplanmaktadır.
4857 sayılı İşKanunu 18. maddesi kapsamında davacının iş güvencesihükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı hususundayapılan değerlendirmede, hizmet süresinin 6 aydan fazlaolduğu, davalı işyerinin 30'dan fazla işçiçalıştırdığı, taraflar arasındakisözleşmenin belirsiz süreli olduğu, davacınınişin bütününü sevk ve idare eden işveren vekiliyardımcısı ya da işyerinde işinbütününü sevk ve idare eden işçi işe almave işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumundabulunmadığı; davanın 4857 sayılı İşKanunu'nun 20. maddesine göre yasal 1 aylık süreiçerisinde açıldığı dosya kapsamındananlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince "Mahkememizin2018/195 Esas 2019/268 Karar sayılı kararı Bölge AdliyeMahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2019/2125 Esas 2019/3067 Kararsayılı ilamı ile "ilk derece aşamasında enazından hüküm kurmaya yetecek kadar delillerintoplanmış olması ve bu delillerin hükümlebağlantısının kurulmuş olması gerekir....tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleridelillerin hiç biri toplanmadan veya gösterilen deliller hiçdeğerlendirilmeden karar verilmiş olması durumunda ilk derecemahkeme kararı esası incelenmeden kararınkaldırılmasına" şeklinde kaldırılarakmahkememize gönderilmiş, usul ve yasaya uygun kaldırmailamı doğrultusunda dosya mündericatı birliktedeğerlendirildiğinde 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nda ilgili maddede "Güvenlik soruşturması ve/veyaarşiv araştırması yapılmış olmak"devlet memurluğuna alınmada aranılacak genel şartlararasında sayılmıştır. Davacının güvenliksoruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuzsonuçlandığı ve davalı idarecedeğerlendirilmesi sonucunda davacının kurum kadrosunageçirilmesinin uygun görülmediğianlaşılmış olup kamu görevine atama yapmak konusundaidarenin taktir yetkisinin bulunduğu, söz konusu bu yetkinin kamuyararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılması ilesınırlı olduğu, taktir yetkisinin kullanılmasıhususunda idarenin yargı kararı ile zorlanamayacağı,dosyada mübrez arşiv araştırması evraklarındanilgili mevzuat hükümlerinin aradığı Güvenlik soruşturmasıve/veya arşiv araştırması yapılmış olmakhükmünü karşılamadığı vedavacının güvenlik elemanı olarak da yaptığıişin mahiyeti dikkate alınarak tesis edilen dava konusuişleminde hukuka aykırılık bulunmadığıdavalının bu yönde asgari şüphe feshi iledavacının iş akdini sonlandırabileceğianlaşılarak aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur." gerekçesi ile davanın reddine kararverilmiş ise de; Yargılama konusu somut uyuşmazlıktadavacının davalılardan Tempo Güvenlik Hizmetleri Ltd.'ndekayıtlı olarak diğer davalı Marmara ÜniversitesiRektörlüğü nezdinde güvenlik görevlisi olarakdava dosyası içerisinde yer alan kayıtlara göre26/04/2010- 28/03/2018 tarihleri arasında dava dosyasıiçerisinde yer alan SGK ücret bilgilerine göre en son3.284,49TL brüt ücretle çalıştığınınanlaşıldığı, davacının iş akdinin sonaerdirilmesine ilişkin40 kodu ile696 sayılı KHK ile kamuişçiliğine geçilememesi sebebiyleçıkış şeklinde bildirildiği, dava dosyasıiçerisinde yer alan 14/09/2020 tarihli Batman Valiliği İlEmniyet Müdürlüğünün davacı hakkındayapmış olduğu güvenlik soruşturma ve arşivaraştırması sonuçlarının yeraldığı belgenin incelenmesinde davacının herhangi birşekilde FETÖ/PDY terör örgütü ya da başkabir terör örgütü ile irtibatının,bağlantısının bulunmadığının tespitedildiğinin anlaşıldığı, davacınındavalılardan Üniversite nezdinde kadrolu memur olarakatanmamış olmasının sadece bu nedenle asgarişüphe feshinin oluştuğundan bahisle davanın reddinekarar verilmesinin isabetli olmadığı, davacınıniş akdinin feshinin haklı ya da geçerli bir nedenedayanmadığının kabulünün gerektiği, bunagöre yapılan feshin geçersiz olduğu, vicdani kanaatinevarılarak..."
II. İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
6.Davacı vekili, müvekkilinin 26/04/2010 tarihinde MarmaraÜniversitesine bağlı olarak güvenlik görevlisisıfatıyla taşeron işçi olarakçalışmaya başladığını, 696sayılı KHK'nın 127. maddesi kapsamında taşeronişçilikten sürekli işçi kadrolarında istihdamedilmek üzere kadrolu işçiliğe geçişiçin Marmara Üniversitesine başvuruyaptığını ancak anılan Üniversitenin 28/03/2018tarihinde müvekkiline vermiş olduğu cevapta, "güvenlik soruşturması ve arşivaraştırması sonucuna istinaden üniversitemizeatanmanız uygun görülmemiştir" diyerek başvurusunureddettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 06/04/2018 tarihlidilekçesi ile başvurunun reddine ilişkin karara itirazettiğini, itiraz neticesinde anılan Üniversitenin 25/04/2018tarihli ve 65541554-622.03-1800118428 sayılı işlem ile "Güvenlik Soruşturması ve ArşivAraştırması" nın olumsuzsonuçlandığı gerekçesiyle itirazın reddinekarar verdiğini, sonuç olarak müvekkilinin sürekliişçi kadrolarında istihdam edilmek üzere kadroluişçiliğe geçemediğini ve söz konusu idariişlem neticesinde hak kaybına uğradığını;
7.Müvekkilinin söz konusu KHK' da belirtilen bütünşartları taşımasına rağmen 657 sayılıKanun'un 48. maddesinin 8. bendine dayanarak hiçbir gerekçegösterilmeden Güvenlik Soruşturması ve ArşivAraştırması olumsuz sonuçlandığıiçin hak ettiği kadrolu işçiliğegeçemediğini, bunun sonucunda ise kadrolu işçiliğegeçemediği için taşeron tarafından iştençıkartılmak zorunda kaldığını, idariişlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiğini ve iptaledilmesi gerektiğini; davalı idarenin güvenliksoruşturması ve arşiv araştırmasının nedenolumsuz sonuçlandığı ile ilgili tek bir gerekçegöstermediğini, kaldı ki Güvenlik Soruşturması veArşiv Araştırması Yönetmeliğinin "araştırılacak hususlar"başlıklı 11. maddesine bakıldığında,müvekkilinin hiçbir olumsuz koşula sahipolmadığını;
8.Müvekkilinin davalı idare yanındaçalıştığı 6 yıllık süre boyuncaherhangi bir disiplin soruşturması dahi geçirmediğini, hocalarıylave diğer meslektaşlarıyla son derece iyi ve samimi diyalogkurduğunu, herhangi bir siyasi tartışmaya girmediğini, işinien iyi şekilde yapmaya çalıştığını,adli sicilinin temiz olduğunu, çevresi ve yakınakrabalarının siyasi herhangi bir mensubiyeti yahutaçılmış bir davası, başlatılmışbir soruşturması bulunmadığını,Danıştay 5. Dairesinin E.1987/406, K.1988/704 sayılı kararında,bilgilerin gerçeklik değerlendirilmesi yapılması veşüpheye yer verilmemesi gerektiğinin belirtildiğini ifadeederek;
9.Müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararakarşılık her türlü dava ve talep hakları saklıtutulmak kaydı ile; 25/04/2018 tarihinde tebliğ edilen, 696Sayılı KHK kapsamında taşeron işçiliktensürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzerekadrolu işçiliğe geçiş için başvuruyapan müvekkilinin, yapmış olduğu başvurunundavalı idare tarafından reddedilmesine ilişkin idari işleminiptali istemiyle Marmara Üniversitesi Rektörlüğü'nekarşı 16/05/2018 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
10.Davalı idare vekilinin savunma dilekçesindeuyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesigerektiğinden bahisle yaptığı itiraz üzerineİstanbul 7. İdareMahkemesi19/07/2018 tarih ve E.2018/999 sayıile, iş akdinden kaynaklanmayan uyuşmazlığın idariyargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevitirazını reddederek görevlilik kararı vermiş, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle yapılan başvuru üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı, 2577 sayılı Kanun'da sayılaniptal davaları kapsamında, davanın idari yargı yeriningörevinde bulunduğu gerekçesiyle, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına yerolmadığına karar vermiştir.
11.İstanbul 7. İdareMahkemesi30/04/2019 tarih ve E.2018/999, K.2019/1113sayı ile, "...güvenliksoruşturmasında elde edilen bilgiler ve kişilerin atanmakistediği görevin nitelikleri göz önünealındığında, kamu görevine atama yapmak konusundaidarenin takdir yetkisinin bulunduğu, söz konusu bu yetkinin kamuyararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılması ilesınırlı olduğu, takdir yetkisini kullanması hususundaidarenin yargı kararı ile zorlanamayacağı,uyuşmazlıkta takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerineuygun kullanıldığı ve davacının, dosyada mevcut"gizli" ibareli zarf içerisinde bulunan arşivaraştırması evraklarından daanlaşıldığı üzere, yukarıda belirtilenmevzuat hükümlerinin aradığı "Güvenliksoruşturması ve/veya arşiv araştırmasıyapılmış olmak" hükmünükarşılamadığı ve tesis edilen dava konusu işlemdehukuka aykırılık bulunmadığı..."gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine İstanbul Bölge İdareMahkemesi 1. İdari Dava Dairesi26/09/2019 tarih ve E.2019/1297, K.2019/947sayı ile, istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermişve karar kesinleşmiştir.
12.Davacı tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireyselbaşvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü19/01/2022 tarih ve 2019/27140 başvuru numaralı kararı ile,Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki "silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama" ilkelerinin ihlal edildiğine ve ihlalinsonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın (ekli listegereğince) Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.İdare Mahkemesince 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesihükmü uyarınca dava dosyası kayda alınmış veyeniden incelenmiştir.
13. İstanbul 7. İdareMahkemesi31/05/2022 tarihve E.2022/684, K.2022/1155 sayı ile, davacınınsürekli işçi kadrosuna geçirilmesi talebininreddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığıgerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiş,istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölgeİdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi12/10/2022 tarih ve E.2022/1052,K.2022/1312 sayı ile, istinaf başvurusunun reddine kesin olarak kararvermiş ve karar kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"657sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A maddesinin 8.fıkrasında: Güvenlik soruşturması ve/veya arşivaraştırması yapılmış olmak, Devletmemurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasındasayılmış; 375 sayılı Kanun HükmündeKararnameye 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenenGeçici 23 ve 24. maddelerde de; 5018 sayılı Kanuna ekli (I),(II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ilebunlara bağlı kuruluşlarda (...) il özel idareleri vebelediyeleri ile bağlı kuruluşlarında ve bukuruluşlara ait şirketlerde 4734 sayılı Kanun ve diğermevzuat hükümleri uyarınca personelçalıştırılmasına dayalı hizmet alımsözleşmeleri kapsamında 04.12.2017 tarihi itibariyleçalıştırılmakta olanların, 657 sayılıKanunun 48. maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8)numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları ve diğerşartları taşımak kaydıyla sürekliişçi kadrolarına geçirilecekleri hükmebağlanmıştır.
7070 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Bazı DüzenlemelerYapılması Hakkında Kanun'un 60. maddesiyle 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin 1. fıkrasının(A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendin iptali istemiyle AnayasaMahkemesi’ne yapılan başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesi'nin29/11/2019 tarihli 30963 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan24/0772019 tarihli E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile;"(...) Bu bağlamda güvenlik soruşturması ve arşivaraştırmasıyla elde edilen veriler kişisel veriniteliğindedir. Kuralla güvenlik soruşturması ve arşivaraştırması kapsamında kamu mercileri tarafındanözel yaşamı ile ilgili sorular sorulması da dahil olmaküzere bir bireyin özel hayatı, iş ve sosyalyaşamıyla ilgili bilgilerinin alınması, kaydedilmesi vekullanılması özel hayata saygı hakkınasınırlama niteliğindedir. Anayasa'nın 129. maddesininbirinci fıkrasında memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlarasadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülükleridüzenlenmiştir. Belirtilen hususlar gözetilerek kamugörevlerine atanacak kişiler bakımından birtakımşartlar getirilmesi doğaldır. Bu şekilde aranan niteliklerkamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimdeyürütülmesi amacına yöneliktir. Dolaylıyla kamugörevine atanmadan önce kişilerin güvenliksoruşturması ve arşiv araştırmasınınyapılmasını öngören kural kanun koyucunun takdiryetkisindedir. Ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamumakamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlariçinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğineyönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterinceaçık olarak göstermesi ve olası kötüyekullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlamasıgerekir. Kuralda güvenlik soruşturması ve/veya arşivaraştırması yapılması memurluğa alımlardagenel şartlar arasında sayılmasına karşıngüvenlik soruşturmasına ve arşivaraştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin nelerolduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına,hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayıyapacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeyapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle güvenliksoruşturması ve arşiv araştırmasınınyapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasınailişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenliksoruşturması ve arşiv araştırmasıyapılması Devlet memurluğuna alımlarda aranacakşartlar arasında sayılmıştır. Güvenliksoruşturması ve arşiv araştırması sonucundaDevlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindekibilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesineyönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizinbunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesiAnayasa'nın 13., 20. ve 128. maddeleriyle bağdaşmamaktadır.Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 13., 20. ve 128.maddelerine aykırıdır, iptali gerekir... "gerekçesiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48.maddesinin 1. fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralıalt bendin iptaline hükmedilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden;davacının Marmara Üniversitesi bünyesinde taşeronşirkette güvenlik görevlisi olarakçalıştığı, 375 sayılı KHKuyarınca personel çalıştırılmasına dairhizmet sözleşmesi kapsamındaçalıştırılan sürekli işçikadrolarına atanmak için başvuruda bulunduğu,yapmış olduğu başvurunun güvenliksoruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuzsonuçlandığından bahisle 28.03.2018 tarih ve 1000094688sayılı işlemle reddedildiği, ret işleminekarşı davacı tarafından yapılan itirazın da25.04.2018 tarih ve 1800118428 sayılı işlemle reddedilmesiüzerine bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuathükümlerinde; 375 sayılı KHK'nın geçici 23. ve24. maddeleri kapsamında işçi statüsünegeçirilecekler hakkında arşiv araştırması yapılmasıgerektiği, ilgili mercilerden intikal eden arşivaraştırması sonucunda elde edilen bilgilerindeğerlendirilmesinin tespit komisyonunca yapılacağı,sınav sonuçlarında başarılı olanların işçistatüsüne geçirilebilmesi için mevzuatta belirtilenşartları taşımaya devam etmeleri gerektiğibelirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta, 696sayılı KHK'nin 127. maddesiyle 375. sayılı KHK’yeeklenen geçici 23 ve 24. maddeye göre sürekli işçikadrosuna geçiş için aranan Devlet Memurları Kanunu'nun48/A-8 maddesindeki "Güvenlik Soruşturması ve/veyaarşiv araştırması yapılmış olmak"hükmü gereğince davacı hakkında İstanbul İlEmniyet Müdürlüğü (Güvenlik ŞubeMüdürlüğü) tarafından yapılan güvenlikve arşiv araştırması sonucunda "mevcut verikaynaklarında şahsın kendisi hakkında talebe esasteşkil edebilecek herhangi bir bilgiye rastlanılmamak ile birlikte;babası; B.K.: pkk/kck terör örgütünün siyasilegal alan yapılanmasının organizesinde düzenlenenetkinliklere katıldığı/2001" yönündetespitlere yer verildiği, söz konusu tespite istinaden, davacınındurumunun, davalı idare bünyesinde oluşturulan tespitkomisyonunca değerlendirilmesi sonucu, davacının sürekliişçi kadrosuna geçiş şartlarına haizolmadığına ilişkin dava konusu işlemin tesisedildiği görülmektedir.
Olayda, her ne kadar dava konusuişlemin dayanağı niteliğindeki yasa maddesinin ilgilihükümleri Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararıile iptal edilmiş ve yasama organınca bu yönde yeni birdüzenleme yapılmış olmakla birlikte, dosyanıngeldiği aşama da göz önünde bulundurularak yapılandeğerlendirmede; davacı hakkında yapılan güvenliksoruşturması ve araştırması sonucunda,davacının kendisi hakkında talebe esas teşkil edebilecekherhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, ancakbabasının 2001 yılında katıldığıbelirtilen bir faaliyet nedeniyle davacının güvenliksoruşturması ve araştırması sonucu olumsuzdeğerlendirilmiş ise de, davacının şahsı ileilgili olarak, hakkında olumsuz değerlendirme yapılmasınıgerektirecek herhangi bir bilgi veya belge dosyaya sunulmadığıgibi, Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan araştırmada da,davacı hakkında devam etmekte olan veya sonuçlanmışbulunan herhangi bir soruşturma veya kovuşturmanınolmadığı, dolayısıyla suçta ve cezadaşahsilik ilkesi gereğince, davacının babasıyla ilgilihusustan sorumlu tutulmasının mümkünolmadığı ve bu hususun tek başına davacınıngüvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuzolması sonucunu doğurabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, UYAP sistemiüzerinden yapılan araştırmada, davacının herhangibir soruşturma veya kovuşturma kaydınarastlanılmadığı, davalı idarece davacınıngüvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuzolması sonucunu doğurabilecek hukuken kabul edilebilir başkacabir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulamadığı, suçta vecezada şahsilik ilkesi gereğince davacının babasıylailgili tespitin, davacıyı doğrudan etkileyen bir durumolmadığı ve bu hususun tek başına güvenlik vearşiv araştırmasının olumsuz olması sonucunudoğurabilecek nitelikte olmadığıanlaşıldığından, davalı idarece, söz konusutespitler esas alınarak davacının güvenliksoruşturması ve araştırması sonucun olumsuz olarakdeğerlendirilmesinde ve buna istinaden davacının sürekliişçi kadrosuna geçirilmesi talebinin reddedilmesinde hukukauyarlık bulunmadığı sonucunavarılmıştır."
III. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK
14.Adli ve idari yargı yerlerinde ortak davalı olan MarmaraÜniversitesi Rektörlüğü vekili, UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına sunulmak üzere verdiği ve08/12/2022 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ÖnBüro Havale kayıtlarına giren dilekçesinde, adliyargı yerinde sadece mali sonuçlar yönündenÜniversiteleriyle birlikte diğer davalı Tempo GüvenlikŞirketinin de sorumlu olacağının hükümaltına alındığını, işe iade hususundaÜniversite aleyhine bir hüküm kurulmadığını,davacının karara istinaden başvuruda bulunduğunu, Üniversitelerincemali sonuçlar yönünden sorumluluğu nedeni ilehükmedilen tazminatların ödendiğini; davacınınişe iade davası ile eş zamanlı olarak komisyonkararının iptali istemiyle idari yargıda davaaçtığını, süreç sonunda işleminiptaline karar verildiğini, karar kapsamında davacınınkamuda sürekli işçi kadrosunda istihdam edilmek üzereatama işlemlerinin yapılması zorunluluğunundoğduğunu; aynı konudaki kararlardaki hüküm fıkralarınınbirbiri ile çeliştiğini, adli yargıdaki karardaÜniversitenin işe iade yükümlülüğüdoğmazken, idari yargı kararı ile işe başlatmazorunluluğu getirildiğini; İdarelerinin her iki mahkemeninkararını da uygulamak zorunda bırakıldığını,adli yargı kararının sonuçları itibarıyladavacının işe başlatmama tazminatlarınınödendiğini, idari yargı kararınınsonuçları itibarıyla da sürekli işçikadrosunda istihdam edildiğini, İdare açısındandavacının asıl işvereni olmadıklarından, adliyargıda verilen kararın tazminatlar ödenerekuygulandığını ve ortadankaldırıldığını, buna karşılık,işe iade zorunluluğu bulunmadığı halde idariyargı kararı ile davacının görevebaşladığını, kararın uygulanmasınoktasında idare açısından idari yargıda verilenkarar ile adli yargıda verilen kararın gerekçesinin birbiriile çelişik hale geldiğini, Üniversitelerinin hemtazminat ödemek hem de işe başlatmak zorundabırakıldığını ifade ederek, UyuşmazlıkMahkemesi Kanununun 25. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge AdliyeMahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 03/06/2021 tarih ve E.2021/316, K.2021/1362sayılı kararı ile İstanbul 7. İdare Mahkemesinin31/05/2022 tarihli ve E.2022/684, K.2022/1155sayılı kararı arasındaki hükümuyuşmazlığının giderilmesini talep etmiştir.
IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
15.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247sayılı Kanun'un 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcılıkların yazılıdüşünceleri istenilmiştir.
A. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
16. DanıştayBaşsavcısı; adlî ve idarî yargıdaaçılan davalar ile elde edilmek istenen sonucun aynıolmaması bakımından konusu farklı olan bu kararlararasında hüküm uyuşmazlığıbulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun reddiyönünde düşünce bildirmiştir.Başsavcılık düşüncesinin ilgili kısmışöyledir:
"İdarîyargı yerinde görülen davanın konusu; personel çalıştırılmasınadayalı hizmet alımı sözleşmesi kapsamında,yüklenici firma olan Tempo Güvenlik Hizmetleri LimitedŞirketinin işçisi olarak Marmara Üniversitesi Rektörlüğübünyesinde görev yapan davacının, 696 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemeuyarınca kamuda sürekli işçi kadrosuna atanmamasınailişkin Marmara Üniversitesi Rektörlüğüişleminin iptaline karar verilmesi istemi olup, davacı bu dava ilekamuda sürekli işçi kadrosuna atanmayıamaçlamaktadır.
Hükümuyuşmazlığına konu edilen İdare Mahkemesininkesinleşen kararı ile dava konusu işlem iptal edilmiş olup,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"Kararların sonuçları" başlıklı 28.maddesinde yer alan, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri,idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasınailişkin kararlarının icaplarına göre idare,gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Busüre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarakotuz günü geçemez." kuralı uyarınca, İdareMahkemesi kararının yerine getirilebilmesi içindavacının sürekli işçi kadrosunaatanmasının zorunlu olduğu açıktır.
Nitekim, Marmara ÜniversitesiRektörlüğü tarafından anılan yargıkararı gereği yerine getirilerek, davacının sürekliişçi kadrosuna ataması gerçekleştirilmiştir.
Adlî yargı yerindegörülen davanın konusu ise; davacınınRektörlük tarafından kamuda sürekli işçikadrosuna atanmamasına ilişkin olan ve idarî yargıda davakonusu edilen işlem sonrasında yüklenici firma olan TempoGüvenlik Hizmetleri Limited Şirketi tarafından hizmetsözleşmesinin feshedilmesi üzerine, iş akdinin haksıznedenle feshedildiğinin tespiti ile işe iadesine ve yapılanfesih nedeniyle yoksun kaldığı ücret ve diğer haklarıile tazminatının ödenmesine karar verilmesi istemi olup bu davaile davacı, yüklenici şirketteki işine iadesini ve parasalhaklarının tazmin edilmesini amaçlamıştır.
Hükümuyuşmazlığına konu edilen ve idarî yargıkararının kesinleşmesinden önce kesinleşen BölgeAdliye Mahkemesi kararı ile, feshin geçersizliğine vedavacının Tempo Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinezdindeki işine iadesine, yasal sürede başvurusuna rağmenişverenin süresi içinde işe başlatmamasıhalinde ödenmesi gereken tazminat miktarı veçalıştırılmadığı süreiçinde kazanılacak olan ve kararın kesinleştiğitarihe kadar gerçekleşen ücret ve diğer haklarıtutarı hüküm altına alınarak davalılardanmüştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıyaödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir
4857 sayılı İşKanunu'nun "Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları"başlıklı 21. maddesi uyarınca, Mahkemece işverentarafından gösterilen sebebin geçerli olmadığıyolunda karar verildiği halde başvurusu üzerine işverentarafından işçi bir ay içinde işebaşlatılmadığı için, anılan Kanunmaddesinde belirtilen tazminatın ve kararın kesinleşmesine kadarçalıştırılmadığı süreiçin doğmuş bulunan ücret ve diğerhaklarının, Mahkemece hüküm altına alınan tutardadavalılar tarafından davacıya ödendiği ve kararınbu şekilde uygunlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; adlî veidarî yargıda açılan davalar ile elde edilmek istenensonucun aynı olmaması bakımından konusu farklı olan bukararlar arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir. "
B. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
17. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı; adli ve idari yargı mercileri tarafındanesasa ilişkin olarak verilen ve kesinleşen mahkemekararlarının dava konusunun aynı olmadığı vekararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması koşulunun dagerçekleşmediği gerekçesiyle,başvurunun reddi yönünde düşüncebildirmiştir. Başsavcılık düşüncesininilgili kısmı şöyledir:
"...İdareMahkemesindeki davanın, sürekli işçi kadrosuna atanmamaişleminin iptaline; Bölge Adliye Mahkemesindeki davanın ise buişlem nedeniyle iş akdi feshedilen davacının işeiadesine ve parasal haklarının ödenmesine ilişkinolması karşısında, mahkeme kararları arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğunun kabulüiçin gerekli olan koşullardan, dava konusunun aynı olmasıkoşulunun gerçekleşmediği sonucunavarılmıştır.
Öte yandan, davalarınkonusu aynı olsa ve kararlar arasında çelişki bulunsabile hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için bu çelişki nedeniyle hakkınyerine getirilmesinin olanaksız bulunması da gerekmektedir.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen kararlar incelendiğinde; İdare Mahkemesindegörülen dava sonunda sürekli işçi kadrosuna atanmamaişleminin iptaline karar verildiği, bu karar sonucunda davacınınsürekli işçi kadrosuna atanmasınıngerçekleştirildiği, Bölge Adliye Mahkemesindegörülen dava sonunda ise bu işlem nedeniyle sözleşmesifeshedilen davacının işe iadesine ve parasalhaklarının ödenmesine karar verildiği, davacınınsürekli işçi kadrosuna atamasınınyapılmasıyla geçici işçi kadrosundaçalışmasına esas teşkil eden işsözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan davasonucu işe iadesine karar verilmesinin mahiyetleri itibarıylafarklı sonuçlar doğurduğu, bu itibarla, İdareMahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü içingerekli olan koşullardan, "Kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması" koşulunun da gerçekleşmediğianlaşılmıştır. "
V. İLGİLİ HUKUK
18.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un “Mahkemeningörevi” başlığınıtaşıyan 1. maddesinin ilk fıkrası şöyledir:
“UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkemedir.”
19.2247sayılı Kanun'un 3. Bölümünde, "HükümUyuşmazlığı" üstbaşlığı altındaki 24. maddesi şöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) 1 nci maddede gösterilen yargımercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesinolarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebeilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurarak hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesini istiyebilir. Bu halde olumsuz görevuyuşmazlığının çıkarılması ileilgili 15 ve 16 ncı maddelerdeki usul kuralları uygulanır."
20.2247 sayılı Kanun'un "Yargımerciince yapılacak işlemler" başlıklı15. maddesi şöyledir:
"Olumsuz görevuyuşmazlıklarında dava dosyaları, son görevsizlikkararını veren yargı merciince, bu kararınkesinleşmesinden sonra taraflardan birinin istemi üzerine, ilkgörevsizlik kararını veren yargı merciine ait davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilirve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir."
21.2247 sayılı Kanun'un "UyuşmazlıkMahkemesince yapılacak işlemler " başlıklı16. maddesi şöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, olumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgilidosyaların ilk incelemesi sırasında ve gerekligördüğü hallerde ilgili Başsavcılarıngörüşünü de alarak, görevli yargı merciinibelirten kararını verir. "
22.2247 sayılı Kanun'un "Hükümuyuşmazlıklarında uygulanacak inceleme kuralları" başlıklı25. maddesi şöyledir:
" Hüküm uyuşmazlıklarındaUyuşmazlık Mahkemesi, Danıştay Yargılamausulünün bu kanuna aykırı olmayan hükümleriniuygulamak suretiyle anlaşmazlığın esasını dakarara bağlar.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
Uyuşmazlık Mahkemesi hükümuyuşmazlıklarını dosya üzerinde inceleyerek kararabağlar. Gerekli gördüğü hallerde veya isteküzerine tarafları dinleyebilir."
23.2247sayılı Kanun'un "İncelemedeizlenecek sıra "başlıklı 27. maddesişöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder."
VI. İNCELEME VE GEREKÇE
24.Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan16/10/2023 tarihli toplantısında; Raportör-HakimTaşkın ÇELİK'in, 2247 sayılı Kanun’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
25.2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının ortayaçıkabilmesi için:
a)Uyuşmazlık doğuran hükümlerin, adli ve idariyargı mercileri tarafından verilmesi,
b)Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
c)Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d)Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız olması koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır.
26.Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen adli veidari yargı kararlarının incelenmesinden, ortada adlî veidarî yargı yerlerince verilmiş ve kesinleşmişkararların bulunduğu, taraflardan en az birinin aynıolduğu, her iki davanın esasının hükmebağlandığı ve kararların kesinleştiğianlaşılmaktadır.
27.Konu ve dava sebebinin aynı olup olmadığına gelince,yukarıda ayrıntılı olarak değinilen mahkemekararları irdelendiğinde; adlî yargı yerindegörülen davanın konusunun, personelçalıştırılmasına dayalı hizmetalımı sözleşmesi kapsamında, yüklenicişirket olan Tempo Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinin işçisiolarak Marmara Üniversitesi Rektörlüğü bünyesindegörev yapan davacının, yüklenici şirkettarafından hizmet sözleşmesinin feshedilmesi üzerine,iş akdinin haksız nedenle feshedildiğinin tespiti ile işeiadesine ve yapılan fesih nedeniyle yoksun kaldığıücret ve diğer hakları ile tazminatınınödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacınınbu dava ile, yüklenici şirketteki işine iadesini ve parasalhaklarının tazmin edilmesini amaçladığı;idarî yargı yerinde görülen davanın konusunun ise davacının,696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılandüzenleme uyarınca kamuda sürekli işçi kadrosunaatanmamasına ilişkin Marmara ÜniversitesiRektörlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istemiolduğu, davacının bu dava ile kamuda sürekliişçi kadrosuna atanmayı amaçladığıgörülmektedir.
28.Hüküm uyuşmazlığına konu edilen Bölge AdliyeMahkemesi kararı ile, feshin geçersizliğine vedavacının Tempo Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketinezdindeki işine iadesine, yasal sürede başvurusuna rağmenişverenin süresi içinde işe başlatmamasıhalinde ödenmesi gereken tazminat miktarı veçalıştırılmadığı süreiçinde kazanılacak olan ve kararın kesinleştiğitarihe kadar gerçekleşen ücret ve diğer haklarıtutarı hüküm altına alınarak davalılardanmüştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıyaödenmesi gerektiğinin tespitine; İdare Mahkemesininkesinleşen kararı ile dava konusu işlemin iptaline kararverilmiştir.
29.4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, adli yargıyerince, işveren tarafından gösterilen sebebin geçerli olmadığıyolunda karar verildiği halde başvurusu üzerine işverentarafından işçi bir ay içinde işebaşlatılmadığı için, anılan Kanunmaddesinde belirtilen tazminatın ve kararın kesinleşmesine kadarçalıştırılmadığı süreiçin doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının,Mahkemece hüküm altına alınan tutarda davalılartarafından davacıya ödendiği ve adli yargıkararının bu şekilde uygulandığıgörülmüş; İdare Mahkemesince işlemin iptaledilmesi üzerine de 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun "Kararlarınsonuçları" başlıklı 28. maddesindekural uyarınca, Marmara Üniversitesi Rektörlüğütarafından anılan yargı kararı gereği yerinegetirilerek, davacının sürekli işçi kadrosunaataması gerçekleştirilmiştir.
30.Bu duruma göre, İdare Mahkemesindeki davanın, sürekliişçi kadrosuna atanmama işleminin iptaline; Bölge AdliyeMahkemesindeki davanın ise içeriği aynı işlemnedeniyle iş akdi feshedilen davacının işe iadesine veparasal haklarının ödenmesine ilişkin olmasıkarşısında, mahkeme kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğunun kabulü içingerekli olan koşullardan, dava konusunun aynı olmasıkoşulunun gerçekleşmediği sonucunavarılmıştır.
31.Diğer taraftan, hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için, kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması koşulu incelendiğinde; İdare Mahkemesindegörülen dava sonunda davacının sürekliişçi kadrosuna atanmasınıngerçekleştirildiği, Bölge Adliye Mahkemesindegörülen dava sonunda ise sözleşmesi feshedilendavacının işe iadesine ve parasal haklarınınödenmesine karar verildiği, bu kararların nitelik itibariylefarklı sonuçlar doğurduğu, kararlarınsonuçlarının, davacı yönünden diğerininuygulanmasına engel olmadığı, dolayısıyla hükümuyuşmazlığı bulunduğunun kabulü içingerekli olan bu koşulunda gerçekleşmediğianlaşılmıştır.
32.Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, 2247sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "konu ve dava sebebinin aynıolması" ve "kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması”koşullarını taşımayan başvurunun reddigerekmiştir.
VII. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle,
2247sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "konu ve dava sebebinin aynıolması" ve "kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması”koşullarını taşımayan BAŞVURUNUN REDDİNE,
16/10/2023tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN