T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/205
KARAR NO : 2024/109
KARAR TR : 01/04/2024
ÖZET : 2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde öngörülen kararlar arasında konu ve dava sebebinin aynı olması” ve "çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması" koşullarını taşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
HükümUyuşmazlığının
Giderilmesiniİsteyen
(İdariYargıda Davalı,
AdliYargıda Davacı) :Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri :Av. M. M., Av.G. M.
KarşıTaraf
(İdariYargıda Davacılar,
AdliYargıda Davalılar) : Z. Y.Mirasçıları 1- E.Y 2- M.Y.Y 3- Z. İ. Y.
Vekilleri : Av. Ş.Ş. Ç., Av. B. Ö.
I.ADLİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
1.DavacıKarayolları Genel Müdürlüğü vekilitarafından, B. ili, M. ilçesi, ... Köyü, ... ada, ... ve... parsel sayılı taşınmazlar ile ... Köyü, ...Ada, ... parsel numaralı taşınmazın yol inşaat veemniyet sahası tesis etmek amacıylakamulaştırılması için 18/05/2017 tarih ve 2017/212sayılı kamu yararı kararı alındığı,mülkiyet hakkı için davacı idare tarafından pazarlıklasatın almak üzere kamulaştırma işlemlerinebaşlanıldığı, ancak pazarlıkgörüşmelerinin olumsuz sonuçlandığındanbahisle, kamulaştırma bedelinin tespiti iletaşınmazların Karayolları GenelMüdürlüğü adına tesciline karar verilmesiistemiyle, 15/09/2020 tarihinde adli yargı yerinde davaaçılmıştır.
B. Yargılama Aşaması
2. Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/04/2021 tarih ve E.2020/158, K.2021/113sayılı kararı ile, özetle; davanınkabulüne, toplam kamulaştırma bedelinin 580.813,74 TL olaraktespitine, davalılar adına tapu kayıtlarının iptaliile davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Davanıntescile ilişkin kısmı kesin, kamulaştırma bedelineilişkin kısmı ise istinafa tabi olacak şekildehüküm tesis edilmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Dosyanınincelenmesinde; davalı tarafa dava dilekçesi ile bilirkişiraporları ekli davetiyelerin tebliğ edildiği, ilgilibakanlık tarafından kamu yararı kararıalındığı, kamulaştırılmasıyapılacak taşınmazın planınınyapıldığı, yine davacı idare tarafındankamulaştırılacak taşınmazın kıymet takdirraporunun hazırlandığı, davacı idare ile tapu malikleriarasında uzlaşmanın sağlanamadığı,davacı tarafından mahkememizde kamulaştırma davasıaçıldığı, mahkememizce kamulaştırmabilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşifyapıldığı, hükme esas alınan bilirkişikurulu raporunda belirtilen bedelin davacı kurumca bankaya depoedildiği anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosyakapsamı incelendiğinde; dava konusuB. ili, M. ilçesi, ...Köyü, ... ada ... ve ... parseller ile B. ili, M. ilçesi, ...Köyü, ... ada, ... nolu parsel sayılı taşınmazlarınkısmi kamulaştırılmasının davacı idaretarafından istendiği, mahallinde bilirkişi heyeti ile birlikteyapılan keşif neticesinde hazırlanan rapordaKamulaştırma Kanunu 10. Maddede belirtilen hususlar da dikkatealınarak bedel tespit edildiği, hazırlanan bilirkişi raporununusule ve kanuna uygun denetime elverişli olduğuanlaşılmakla davanın KABULÜNE karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davanın mahiyeti gereği 2942 sayılıKamulaştırma Kanunun 29. maddesi uyarınca, bu kanunungerektirdiği giderleri karşılamaya davacı idarenin sorumluolduğu belirtildiğinden, yargılama giderlerinin davacıüzerinde bırakılmasına karar verilmek gerekmiştir.
Davanın niteliği itibariyle davacı idareyararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir.Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 29/04/2016 tarih, 2013/6340-2013/6969 Esasve karar sayılı kararı,Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvurunumaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan kararı ve Yargıtay HGK 2019/5-241 E. 2019/560 K.Sayılı ilamı da göz önüne alınarakdavacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemişvedavacı lehine vekalet ücreti takdirine yerolmadığına dair aşağıdaki şekilde kararverilmiştir.
2942 SayılıKamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesinin 8. fıkrasının4. cümlesinde bulunan "...idarenin kıymet takdir komisyonuncatespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespitedilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdirkomisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibiadına, kalanı ise bedele ilişkin kararınkesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesaptanemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibineverilmek üzere..." bölümü ile aynıfıkranın 7. cümlesinde yer alan "...idarenin kıymettakdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazlaolan tutarın bloke edildiğine..." ibaresinin, 27/11/2020 tarihliResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren AnayasaMahkemesinin 16/07/2020 tarih ve 2018/104 esas 2020/39 karar sayılıkararı ile iptal edilmesi üzerine, ilgili bankaya depo edilenkamulaştırma bedelinin herhangi bir vadeli hesaptatutulmaksızın derhal hak sahibine ödenmesi gerektiği tespitedilmiştir. Buna göre; hükümde 27/11/2020 tarihli ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren AnayasaMahkemesinin 16/07/2020 tarih ve 2018/104 esas 2020/39 karar sayılıkararı dikkate alınmıştır..."
3.İlk derece mahkemesinin bu kararının "kamulaştırma bedeline ilişkinkısmına" karşı yapılan istinafbaşvurusu, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin26/01/2022 tarih ve E.2021/1117, K.2022/157 sayılı kararı ileesastan reddedilmiş, bu karara karşı yapılan temyizbaşvurusu sonucunda ise Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 02/06/2022 tarih veE.2022/3884, K.2022/10043 sayılı kararı ile, eksik inceleme nedeniyle ilk derecemahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bozmakararının ilgili kısmı şöyledir:
"...Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararındayandığı gerekçelere göre;arazi niteliğindekiB. İli, M. İlçesi,...Köyü ... ada ... ve ... parselsayılı taşınmazlara 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun 11/1-f maddesi uyarınca gelir metoduesas alınarak değerbiçilmesinde bir isabetsizlikgörülmemiştir. Ancak;
Davakonusu taşınmazlardan ... Köyü ... ada ... parselsayılı taşınmaz1/1000 ölçekli uygulanan imarplanı içerisinde olup, arsa niteliğindedir.Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarınıbelirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g)bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirmegününden önceki özel amacı olmayan emsalsatışlara göre hesaplanması zorunludur.
Hükmeesas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusutaşınmaza tarım arazisi niteliğine göre değerbiçildiğinden, rapor bu taşınmaz yönündenhüküm kurmaya elverişli değildir.
Budurumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerdenve yakın zaman içinde satışı yapılan benzeryüzölçümlü satışları bildirmeleriiçin imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbiyoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihiitibariyle,emsalalınacaktaşınmazınisesatıştarihiitibariyleimaryadakadastro parselleri olup olmadığıilgili BelediyeBaşkanlığı ve Tapu Müdürlüğündensorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imarplanındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlereolan uzaklığını dagösterirkrokisi ve davakonusutaşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenenvergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akittablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazındeğerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrıüstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmaksuretiyle yapılacak karşılaştırma sonucudeğerinin belirlenmesi bakımından, taşınmazınniteliği uygun olarak yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulumarifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucunagöre hüküm kurulması gerekirken taşınmazıntarım arazisi olarak değerini belirlenen rapora görehüküm kurulması,
Doğrugörülmemiştir..."
4.Bozma sonrasında uyuşmazlığın kamulaştırmabedelinin tespitine ilişkin kısmına yönelik dava,04/10/2022 tarihinde Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/232 esassayısına kaydedilmiş olup hükümuyuşmazlığı başvurusu tarihi itibarıyladerdesttir ve Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan incelemededavanın son olarak 12/06/2024 tarihine ertelendiği tespitedilmiştir.
II. İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
5.DavacılarMelis Yurtbay Yıldız ve diğerleri vekili tarafından, B. iliM. ilçesi ... Köyü, ... ada, ... ve ... parselsayılı taşınmazlar ile ... Köyü ... Ada ...parsel numaralı taşınmazların yol inşaat ve emniyetsahası tesis etmek amacıyla kamulaştırılmasınakarar verilmesine ilişkin davalı idare işleminin; satınalma usulünün uygulanmadığı, satın almaya dairbir davet yapılmadığı, belirtilen alanların aktifolarak tarım arazisi olarak kullanıldığı,ulaşım için çok sayıda yol bulunduğu,taşınmazların yol güzergahındabulunmadığı, kamu yararının bulunmadığıiddiasıyla iptali istemiyle,09/11/2020 tarihinde idari yargı yerinde davaaçılmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
6.Zonguldakİdare Mahkemesi 29/06/2021 tarih ve E.2020/1080, K.2021/519sayılı kararı ile, davanın reddine karar vermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"... Dava dosyasınınincelenmesinden ; davacıların maliki olduğu B. İli Merkezİlçesi ... Köyü ... ada ... ve ... parselsayılı taşınmaz ile ... Köyü ... Ada ... parselnumaralı taşınmazların BölgeMüdürlüğü yol ağında bulunan (B.-Amasra)Ayr.-Arıt-Aydınlar İl Yolu (Km:0+356.79-13+994.00 arası)güzergahına isabet ettiği, 18.05.2017 tarih ve 2017/212sayılı kamu yararı kararı doğrultusunda yolinşaat ve emniyet sahasında kaldığı, yolinşaatı ve emniyet tesisi amacı ile kamulaştırmaplanı onaylı projesine göre kamu yararı kararı uyarıncakamulaştırılması üzerine bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığınçözümünün dava konusu kamulaştırmaişleminin nitelik ve mahiyeti itibariyle teknik incelemeyi gerektirmesinedeniyleMahkememizin 13/01/2021 tarihli ara kararı ile mahallindekeşif ve bilirkişi incelemesiyapılmasına karar verilip,17/03/2021 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen07/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Dava konusukamulaştırma işlemi karayolu güzergâh planı veonaylı projeye uygun olarak yapıldığı, dava konusukamulaştırma işlemi teknik açıdanKamulaştırma Kanununa uygun olarak tesis edildiği, yolyapımı için kamulaştırılacak alanıntespitinin kamu yararına uygun olup, daha az maliyet ve daha az maliyet vedaha verimli başka bir güzergah belirlenemediği, kamulaştırmaişleminin dava konusu parseller ilgili kısmının , projeyekonu yolun bütünlüğü vedevamlılığı açısından zaruri olduğu,bu nedenle anılan işlemin kamu yararına, yolyapım/düzenleme/kamulaştırma tekniklerine ve projebütünlüğüne uygun olduğu"görüşlerine yer verilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacılarvekili tarafından yapılan itiraz yerinde görülmeyerek,raporun dayandığı teknik ve bilimsel verilergözönüne alındığında Mahkememizce hükmeesas alınabilecek nitelikte olduğu sonucunavarılmıştır.
Olayda, dava dosyasındaki bilgi, belgeler ve bilirkişiraporu ileyukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birliktedeğerlendirilmesinden; parsellerinkamulaştırılmasının yol yapımçalışması kapsamında hazırlandığı,karayolugüzergâh planı ve onaylı projeye uygun olarakyapıldığı, dava konusu kamulaştırma işlemininteknik açıdan Kamulaştırma Kanununa uygun olarak tesisedildiği, bölgede daha az maliyet ve daha verimli başka birgüzergâh belirlenemediği, bu durumun mevzuattakamulaştırma için belirlenen usul ve esaslara uygunolduğu,projeye konu yolun bütünlüğü vedevamlılığı göz önündebulundurulduğunda kamulaştırılmasının zorunluolduğu görülmekle, dava konusu parsellerinkamulaştırılması amacıyla tesis edilen dava konusuişlemin kamu yararına uygun olduğu ve hukukaaykırılık taşımadığı sonucunavarılmaktadır.
Bu durumda, onaylı projeye uygun olarak,kamulaştırma yapma konusunda yetkili olan davalı idarece projeyekonu yol bütünlüğü ve devamlılığıaçısından zorunlu olan taşınmazlarınkamulaştırılmasına dair Karayolları GenelMüdürlüğü işleminde mevzuata ve hukukaaykırılık bulunmamaktadır..."
7.Davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5.İdarî Dava Dairesi 21/12/2022 tarih ve E.2021/1391, K.2022/2152sayılı kararı ile, istinaf başvurusununkabulüne ve ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılarak dava konusu işlemin iptaline kesin olarak kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...idarelere kamulaştırmalardaöncelikle satın alma usulünün uygulanmasıesasını getirmekte, bu usulün uygulanması amacıylakamulaştırılması kararlaştırılantaşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifakhaklarının bedelinin peşin veya taksitle ödenmesi suretiyleve pazarlıkla satın almak istediğini resmi taahhütlübir yazıyla malikin/maliklerinin kamulaştırma işlemlerinebaşlanmadan önce tespit edilmesi gereken adresine/adreslerinebildirmesini zorunlu kılmakta olup, kamulaştırmaişlemlerinde satın alma usulünün öncelikleuygulanması yolundaki yasal gereklilik, maddede bu usulünuygulamasını kolaylaştıran ve hukuki sonuçyükleyen düzenlemeler ile satın alma usulü; sadecetüketilmesi gereken bir aşamayı değil, işletilmesigereken yasal gerekliliği oluşturur.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinenen son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.)Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığınınanlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde,muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi,bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsınmüracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligatyapılması caizdir., 16. maddesinde de, "Kendisine tebliğyapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ileaynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birineyapılır.", hükümlerine yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu parsellere ilişkinolarak satın alma görüşmelerine davetyazısının, Karayolları GenelMüdürlüğü 15. BölgeMüdürlüğü'nün 09/06/2020 tarih veE.119933-E.119934-E.120010 sayılı yazılarıyladavacıların murisi Zeki Yurtbay adına mernis adresine tebligataçıkarıldığı, dosyadamevcut tebligatalındısının incelenmesinden, anılanyazıların 17/06/2020 tarihinde "Serap Uzaldı" isimlikişiye tebliğ edildiği, tebligat alındısında,Serap Uzaldı'nın davacıların murisi Zeki Yurtbay ileilgisine ve aynı konutta yaşayıpyaşamadığına ilişkin bir belirtmebulunmadığı, dolayısıyla tebligatın mevzuatauygun şekilde yapılmadığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda, kamulaştırılması planlanantaşınmazlar bakımından öncelikle satın almausulünün denenmesi, usulüne uygun şekildetaşınmaz malikine satın alma görüşmelerinekatılma hakkı verilmesi gerekmekte iken, mevzuata uygun nitelikteyapılmayan tebligat geçerli kabul edilip taşınmazmalikiyle satın alma konusunda anlaşılamadığıdeğerlendirilerek tesis edilen dava konusu kamulaştırmaişleminde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen Mahkemekararında hukuki isabet bulunmamaktadır..."
III. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK
8.Başvurucu Karayolları Genel Müdürlüğüvekili, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınasunulmak üzere verdiği ve 14/02/2023 tarihinde Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi kayıtlarına girendilekçesinde,2247 sayılı Kanun'un 24. maddesi kapsamındaadli ve idari yargı yerlerinin verdikleri kararlar arasındahüküm uyuşmazlığı oluştuğunu,kamulaştırma işleminin iptali ile kamulaştırmaya konutaşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerekidare lehine tescili kararları arasındaki çelişkinedeniyle hakkın yerine getirilmesinin imkansız hale geldiğini,dava konusu uyuşmazlıkta idari yargı yerince "usulsüz tebligat"gerekçesiyle kamulaştırma işleminin iptaline kararverildiğini, adli yargı yeri kararında isekamulaştırmaya konu taşınmazlarıntapudadavalılardan terkini ile davacı idare adına tescilinekarar verildiğini, kamulaştırma işleminin tapudaki kazaitescille tamamlandığını ifade ederek; bahsi geçenBartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/04/2021 tarih ve E.2020/158,K.2021/113 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdareMahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E.2021/1391,K.2022/2152 sayılı kararı arasındaki hükümuyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesiniistemiştir.
IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
9.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca,Danıştay Başsavcısının yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
A. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
10. DanıştayBaşsavcısı; hükümuyuşmazlığının varlığı için 2247sayılı Kanun'un 24. maddesinde öngörülen koşullarbirlikte gerçekleşmediğinden başvurunun reddigerektiği yönünde yazılı düşüncebildirmiştir. Yazılı düşüncenin ilgilikısmı şöyledir:
" ...2942sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Kamulaştırmabedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adınatescili" başlıklı 10.maddesinin 1.fıkrasında,"Kamulaştırmanın satın alma usulü ileyapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göretopladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarıncayaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğerbilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malınbulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder vetaşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bubedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddeninikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitleödenmesi karşılığında, idare adına tescilinekarar verilmesini ister" , 7139 sayılı Kanunla değişik8. fıkrasında ise, "Tarafların bedeldeanlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafındanonbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzereyeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim, tarafların vebilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarındanyararlanarak âdil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedelitespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynakveya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir.Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeliolarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibiadına bankaya yatırılır. Taraflarınanlaşamaması halinde hâkim tarafındankamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…) mahkemecebelirlenecek banka hesabına yatırılması veyatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi içinidareye onbeş gün süre verilir. Kamulaştırma buKanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göreyapılmış ise ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak haksahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortayaçıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göremahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankayayatırılması ve yatırıldığına dairmakbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süreverilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzeremahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin haksahibi adına yatırıldığına, hâkimtarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…)veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortayaçıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dairmakbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idareadına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibineödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranınyatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmükesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyizhakları saklıdır..." kuralına yer verilmiştir.
Karayolları GenelMüdürlüğünce B. İli, Merkez İlçesi,... Köyü, ... ada, ... ve ... parsel sayılıtaşınmaz ile ... Köyü, ... Ada, ... parsel numaralıtaşınmazın yol inşaat ve emniyet sahası tesis etmekamacıyla kamulaştırılması için 18/05/2017 tarihve 2017/212 sayılı kamu yararı kararıalındığından bahisle kamulaştırma bedelinintespiti ve taşınmazların Karayolları GenelMüdürlüğü adına tesciline karar verilmesiistemiyle açılan davada, Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin28/04/2021 tarih ve E:2020/158, K:2021/113 sayılı kararıylakamulaştırma bedeli tespit edilerek söz konusutaşınmazların kamulaştırılmasına kararverilenkısımlarının davacılar adına olan tapukaydınıniptali ile davacı Karayolları GenelMüdürlüğü adına tesciline, tescil hükmüyönünden kesin olarak karar verildiği, tarafların bedeleilişkin yaptıkları istinaf başvurusunun Sakarya BölgeAdliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 26/01/2022 tarih ve E:2021/1117,K:2022/157 sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 02/06/2022 tarih ve E:2022/3884, K:2022/10043 sayılıkararıyla; Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/04/2021 tarih veE:2020/158, K:2021/113 sayılı kararının bozulduğu,bozma kararı uyarınca dosyanın Bartın 3. Asliye HukukMahkemesinin E:2022/232 esasına kaydedilerek yargılamaya devamedildiği görülmekte ise de, Bartın 3. Asliye HukukMahkemesinin 28/04/2021 tarih ve E:2020/158, K:2021/113 sayılıkararının, 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi hükmüuyarınca kesin olarak verilen tescile ilişkinkısmıyönünden hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesi talep edildiğinden, hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararlardan adlî yargı yerince verilen kararın kanungereği verildiği anda kesin olduğu, idarî yargıyerince verilen kararın ise kesinleşmiş olduğu ve her ikidavanın esası hakkında hüküm kurulduğuanlaşılmaktadır.
2247 sayılı Kanunuyarınca, hüküm uyuşmazlığınınvarlığının kabul edilebilmesi için gerekenşartlardan biri de, aynı konuya ilişkin olmasıdır.
Dava konusu (müddeabih) enkısa tanımıyla dava ile elde edilmek istenen sonuçtur.Davanın konusu kavramının kanunî olarak hiç biryerde açık seçik bir tanımı yapılmamıştır.Doktrinde dava konusunun niteliği tartışmalıdır ve busebeple dava konusu kavramını açıklayabilmekamacıyla birçok teori ileri sürülmüştür.Türk hukuk doktrininde genel olarak dava konusunun "dava konusuyapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenensonuç (netice)" olduğu konusunda görüşbirliği olduğu söylenebilir. Yargıtay kararlarındadava konusu "dava ile elde edilmek istenen sonuç"şeklinde betimlenmesi ile yetinilmiştir. Dava konusu talep sonucundanoluşurken dava sebebi ise maddî vakıadan oluşur.Hukukî sebep ise bu kavramlar altında değerlendirilemez.Davacının talep sonucu ile mahkemeden istediği dava konusu ikenbunu maddî vakıaya dayandırması ise dava sebebidir. Davakonusunu belirleyen tek ve asıl unsurun talep sonucu (usulî talep) olduğunubelirtebiliriz. Diğer bir deyişle talep sonucu(usulî talep)sağlanması mahkemeden istenilen hukukî korunma, dava konusununbizatihi kendisidir.Usulî talebi genel hatlarıyla bir hukukîsonucun kesin bir şekilde belirlenmesini konu alan ve mahkemeyeyöneltilmiş bulunan istek şeklinde tanımlayabiliriz. (Dr.Levent BÖRÜ, Dava Konusu Kavramı ve Teorileri 2012,BATİDER, Cilt XXVIII, Sayı 21, Sayfa 258-287)
İdarî yargıdaaçılan davanın kamulaştırma işleminin iptaliistemine ilişkin olması, adlî yargıda açılandavanın ise taşınmazın tapu kaydınınkamulaştırma kararı nedeniyle iptali ile Karayolları GenelMüdürlüğü adına tesciline ilişkinolması karşısında, her iki dava ile elde edilmek istenensonucun aynı olmaması bakımından konusu farklı olan bukararlar arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir. "
11.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, YargıtayCumhuriyet Başsavcısının yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
B. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
12. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı;adli ve idari yargı mercileri tarafındanesasa ilişkin olarak verilen ve kesinleşen mahkemekararlarının dava konusunun aynı olmadığıvekararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesini olanaksız kılan bir durumun bulunmadığıgerekçesiyle, başvurunun reddi gerektiği yönündeyazılı düşünce bildirmiştir. Yazılıdüşüncenin ilgili kısmı şöyledir:
"...Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinde; ortada, taraflardan en az birinin aynıolduğu, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş ve yasayollarına başvurularak şeklin kesinleşmişkararların bulunduğu ve tüm kararlarda da davanınesasının hükme bağlandığı ve yasa yollarınıntüketildiği anlaşılmıştır.
Ancak, anılan mahkemekararlarında verilen hükümlerin konu ve dava sebebinin aynıolup olmadığı konusunun ayrıca incelenmesinde faydabulunmaktadır.
Ankara Bölge İdareMahkemesi 5. İdari Dava Dairesindeki dava; yukarıda bilgileri verilentaşınmazların yol, inşaat ve emniyet sahası tesisetmek amacıyla kamulaştırılmasına karar verilmesineilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyleaçılmış ve mahkemece dava konusu işlemin iptalinekarar verilmiştir.
Bartın 3. Asliye HukukMahkemesindeki dava ise; söz konusu taşınmazlarınkamulaştırılması için 18.05.2017 tarihli ve 2017/212sayılı kamu yararı kararı alındığındanbahisle kamulaştırma bedelinin tespiti vetaşınmazların Karayolları GenelMüdürlüğü adına tesciline karar verilmesiistemiyle açılmış ve mahkemecetaşınmazların kamulaştırılmasına kararverilen kısımlarının davalılar adına olan tapukayıtlarının iptali ile davacı Karayolları GenelMüdürlüğü adına tesciline karar verildiğianlaşılmıştır.
Bu duruma göre, idariyargıda açılan davanın kamulaştırmaişleminin işleminin iptali istemine ilişkin olması, adli yargıdaaçılan davanın ise dava konusu taşınmazlarıntapu kayıtlarının kamulaştırma kararı nedeniylekamulaştırılan kısımları yönündeniptali ile Karayolları Genel Müdürlüğü adınatesciline ilişkin olması karşısında, hükümuyuşmazlığı bulunduğunun kabulü içingerekli olan koşullardan, konu ve dava sebebinin aynı olmasıkoşulunun gerçekleşmediği sonucunavarılmıştır..."
V. İLGİLİ HUKUK
13.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemenin görevi”başlığını taşıyan 1. maddesinin birincifıkrası şöyledir:
“UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkemedir ”
14.2247 sayılı Kanun'un "Yargımerciince yapılacak işlemler" başlıklı15. maddesi şöyledir:
"(Değişik: 23/7/2008– 5791/6 md.)
Olumsuz görevuyuşmazlıklarında dava dosyaları, son görevsizlikkararını veren yargı merciince, bu kararınkesinleşmesinden sonra taraflardan birinin istemi üzerine, ilkgörevsizlik kararını veren yargı merciine ait davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilirve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir."
15.2247 sayılı Kanun'un "UyuşmazlıkMahkemesince yapılacak işlemler " başlıklı16. maddesi şöyledir:
"(Değişik: 21/1/1982- 2592/5 md.)
Uyuşmazlık Mahkemesi,olumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgili dosyalarınilk incelemesi sırasında ve gerekli gördüğühallerde ilgili Başsavcıların görüşünüde alarak, görevli yargı merciini belirten kararını verir."
16.2247 sayılı Kanun’un "HükümUyuşmazlığı" başlıklı24.maddesi şöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.)
1 nci maddede gösterilenyargı mercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızınkesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya vesebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesiolanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığı kabul edilir.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
İlgili kişi veya makamUyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hükümuyuşmazlığının giderilmesini istiyebilir. Bu haldeolumsuz görev uyuşmazlığının çıkarılmasıile ilgili 15 ve 16 ncı maddelerdeki usul kurallarıuygulanır."
17.2247 sayılı Kanun’un "Hükümuyuşmazlıklarında uygulanacak inceleme kuralları" başlıklı25. maddesi şöyledir:
"HükümuyuşmazlıklarındaUyuşmazlık Mahkemesi, Danıştay Yargılamausulünün bu kanuna aykırı olmayan hükümleriniuygulamak suretiyle anlaşmazlığın esasını dakarara bağlar.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
Uyuşmazlık Mahkemesi hükümuyuşmazlıklarını dosya üzerinde inceleyerek kararabağlar. Gerekli gördüğü hallerde veya isteküzerine tarafları dinleyebilir."
18.2247 sayılı Kanun'un "İncelemedeizlenecek sıra" başlıklı 27. maddesişöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresiiçinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."
VI. İNCELEME VE GEREKÇE
19.Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan01/04/2024 tarihli toplantısında; Raportör-HâkimSüleyman ARIDURU'nun, hüküm uyuşmazlığıbulunduğu yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın başvurununreddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra, gereği görüşülüpdüşünüldü:
20.2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının ortayaçıkabilmesi için:
a)Uyuşmazlık doğuran hükümlerin, adli ve idariyargı mercileri tarafından verilmesi,
b)Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
c)Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d)Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız olması koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır.
21.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen adli ve idari yargı kararlarınınincelenmesinden; ortada adli ve idari yargı yerlerincekamulaştırma ile ilgili olarak verilmiş ve kesinleşmişkararlar bulunduğu; her iki kararda işin esasınınhükme bağlandığı; davalarıntaraflarının aynı olduğu anlaşılmaktadır.
22.Konu ve dava sebebinin aynı olup olmadığına gelince,yukarıdaayrıntılı olarak değinilen mahkemekararları irdelendiğinde; Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesindekidavanın, dava konusu taşınmazların tapu kaydınınkamulaştırma kararı nedeniyle iptali ve idare adına tesciliistemiyle açıldığı ve Mahkemece davanınkabulü ile davalılar adına olan tapu kaydının iptaledilerek davacı Karayolları Genel Müdürlüğüadına tesciline karar verildiği; Zonguldak İdare Mahkemesindekidavanın ise aynı taşınmazların 18/05/2017 tarih ve2017/212 sayılı kamu yararı kararı doğrultusundakamulaştırılması kararının iptali istemiyleaçıldığı, Mahkemece verilen ret kararınınistinafı sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdariDava Dairesince "usulsüztebligat" gerekçesiyle istinafa konu kararınkaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiğianlaşılmıştır.
23.Bu duruma göre, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülenkamulaştırma kararı nedeniyle tapu kaydının iptali iledavacı idare adına tescili davasına karşılıkİdare Mahkemesinde açılmış ve sonucabağlanmış bir taşınmaz mülkiyeti veya tapukaydına ilişkin bir davanın bulunmadığı;aynı şekilde,İdare Mahkemesinde görülenkamulaştırma kararının iptali davasınakarşılık Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırmakararı ile ilgili olarak açılmış ve sonucabağlanmış bir davanın bulunmadığıgözetildiğinde, her iki dava ile elde edilmek istenilen sonucunaynı olmadığı, İdare Mahkemesi ile Asliye HukukMahkemesi kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğunun kabulü içingerekli olan koşullardan, dava konusu işlemin aynı olmasıkoşulunun gerçekleşmediği sonucunavarılmıştır.
24.Diğer taraftan, hüküm uyuşmazlığınınvarlığı için, kararlar arasındakiçelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksızbulunması koşulu incelendiğinde; hükümuyuşmazlığına konu Asliye Hukuk Mahkemesindekidavanın, kamulaştırma kararı nedeniyle tapu iptali vetesciline ilişkin olduğu, dava sonunda davalılar adına olantapu kayıtlarının iptal edilerek belirlenenkamulaştırma bedeli karşılığında davacıidare adına tesciline kesin olarak karar verildiği; İdareMahkemesindeki davanın ise, kamu yararı kararıdoğrultusunda alınankamulaştırma kararınıniptaline yönelik olduğu, dava sonucunda kamu yararı ya da imarplanlarının hukuka aykırılığınındeğil, satın alma usulünde tebligatınusulsüzlüğünün tespit edilerek kamulaştırmakararının iptal edildiği, dolayısıylataşınmazların aynına ya da mülkiyet hakkınayönelik bir hüküm kurulmadığı,dolayısıyla Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş olankararın bu hakkın yerine getirilmesine engel oluşturmadığıaçıktır.
25.Bu durumda, adli ve idari yargı yerlerinde verilen kararlararasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesininolanaksız bulunması koşulunun dagerçekleşmediği ve Asliye Hukuk Mahkemesi ile İdareMahkemesi kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğunun kabulü içingerekli olan koşullardan, "konu vedava sebebinin aynı olması" ve "kararlar arasındaki çelişkinedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması"koşullarının gerçekleşmediğianlaşılmıştır.
26.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "konu ve dava sebebinin aynıolması" ve "kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması”koşullarını taşımayan başvurunun reddigerekmiştir.
VII. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle,
2247sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "konu ve dava sebebinin aynıolması" ve "kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması”koşullarını taşımayan BAŞVURUNUN REDDİNE,
01/04/2024tarihinde OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanVekili Üye Üye Üye
Kenan Nilgün Doğan Eyüp
YAŞAR TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN