T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/6
KARAR NO : 2024/259
KARAR TR : 08/07/2024
ÖZET: 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "kararlarda davanın esasının hükme bağlanması" koşulunu taşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.
KA R A R
HükümUyuşmazlığının Giderilmesi
İstemindeBulunan
(İdariYargıda Davacı
AdliYargıdaDavalı) : Ş.Ş
Vekili :Av. A.A
KarşıTaraf
(İdariYargıda Davalı
(AdliYargıda Davacı) : SağlıkBakanlığı
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu
Vekili :Av. M.K.D
I.İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
1.Çorum Hitit Üniversitesi Eğitim ve AraştırmaHastanesinde Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı olarakgörev yapmakta olan davacıya ödenen döner sermaye eködemelerine ilişkin olarak, Devlet Hastanesi iken EğitimAraştırma Hastanesine dönüşen sağlıktesislerinin kliniklerinde dekanlık tarafından eğitim onayıalınmış, 14/02/2013 tarih ve 28559 sayılı ResmiGazete'de yayımlanan Türkiye Kamu Hastaneleri KurumunaBağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele EkÖdeme Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri ile,üçüncü basamak sağlık tesislerinde netperformans puanının ve ek ödemenin hesaplanmasının birkliniğe bağlı çalışanlar maddesine göreyapılması, eğitim kliniği onayı alınmamışbirimler için ise üçüncü basamak sağlıktesislerinde net performans puanının ve ek ödemenin hesaplanmasınınbir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlarmaddesine göre yapılmasınınöngörüldüğü, ancak Hitit ÜniversitesiÇorum Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Şubat 2013 -Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan ek ödemeişlemlerinde kliniklerin Hitit Üniversitesi Çorum Eğitimve Araştırma Hastanesi Yöneticiliği tarafındanaçıldığının 23/07/2014 tarihli DenetimRaporunda belirtildiği, bu nedenle davacıya Şubat 2013 - Haziran2014 tarihleri arasında ödenen 17.555,83 TL döner sermaye eködemesinin haksız ve yersiz ödendiğinden bahisle yasalfaiziyle birlikte 30 gün içinde iadesine ilişkin 11/01/2016tarih ve 16000704 sayılı işlemin tesis edilmesi üzerineiptali istemiyle idari yargı yerinde 10/03/2016 tarihinde davaaçılmıştır.
B. Yargılama Aşaması
2. Çorum İdare Mahkemesi 15/03/2016 tarih veE.2016/227, K.2016/220 sayılı kararı ile, 5018sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "kamu zararı" başlıklı71. madde ile ilgili yönetmeliğin 1., 2., 4., 5., 7., 10/2., 12.,22/1-a. maddelerinden söz ederek davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15 inci maddesinin l/b bendiuyarınca incelenmeksizin reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Konuya ilişkin düzenlemelerin yeraldığı yasalarda ve yönetmelikte, sorumluluğu saptanankamu görevlilerinin sorumluluklarının hangiyaptırımı içerdiği ve ortada bir kamu zararısöz konusu ise, bu zararın kendilerinden nasıl tahsiledileceği konusunda özel nitelikte bir kuralişletilmediğine göre, uyuşmazlığın, yorumuve uygulanması yargı kararları ile istikrar kazanmışbulunan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslarçerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu işlemin kamuzararının kişi borcu olarak davacıdan tahsilininsağlanmasına yönelik olduğu, zararın rızaenödenmediği takdirde genel hükümler uygulanmak suretiyletahsili yoluna gidileceği hususunun bildirimine yer verildiği ve buhaliyle özel hukuk hükümlerine göre adli yargıdaaçılacak davanın ön bildirimi niteliğitaşıdığı; bu yönüyle idari davaya konuolabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteolmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, bu haliyle kesin ve yürütülebilirniteliği bulunmayan, hazırlayıcı ve ön işlemmahiyetinde olan işlemin iptali istemiyle açılan davanınesasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Nitekim Danıştay İdari Dava DaireleriKurulu'nun 05/10/2015 tarih ve E:2014/l 177, K:2015/3210 sayılıkararı ile Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesi'nin03.02.2015 tarih ve E:2015/73, K:2015/88 sayılı kararı da buyöndedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15'incimaddesinin 1/b bendi uyarınca incelenmeksizin reddine..."
II. ADLİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay
3.Davacı Sağlık Bakanlığı Türkiye KamuHastaneleri Kurumu vekili, davalının Çorum Devlet Hastanesindegörev yaptığı Ekim 2011-Kasım 2014 döneminde,mevzuata aykırı olarak açık bir hata sonucu kendisineödenen toplam 17.555,83 TL ek ödemenin geri ödenmesigerektiğine ilişkin Çorum Devlet Hastanesinin 11/01/2016 tarihve 704 sayılı yazısını 13/01/2016 tarihindetebliğ aldığını, fakat gereğini ifaetmediğini, dilekçe ekinde bulunan Bakanlar Kurulu kararındagörüleceği üzere, davalıya uygulanması gerekentazminat oranının 94 olması gerekirken sehven 124 katsayıüzerinden kendisine ödeme yapılmış olmasınınmevzuata açık aykırılık oluşturduğunu,yapılan bu açık hatanın kamunun zararına,davalının sebepsiz yere zenginleşmesine neden olduğunu,dava konusu edilen yersiz ödemenin daha önce bu yoldaalınmış bir idari karara dayanmadığını,ödemenin hesaplamadaki hata sonucu sehvenyapıldığını ve haksız ödemelerin basit birinceleme ile tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, dolayısıylayapılan yersiz ödemelerin açık hatadankaynaklandığının kabulü gerekeceğinden, sözkonusu alacağın genel hükümler çerçevesindeBorçlar Kanunu'nun 77. maddesindeki koşullara göre talepedilebileceğinin tartışmasız olduğunu, davalıyafazladan yapılan ödemeleri gösterir liste incelendiğindeidarenin açık hataya düşmüş olduğununanlaşılacağını, davalı personele her ay fazladanödeme yapıldığını, bir memurun almışolduğu maaş düşünüldüğünde her aymaaşındaki fazladan yatan bir ödemeyi fark edememesinin hayatınolağan akışına aykırılıktaşıdığını, memurun kötü niyetinigösterdiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ilefazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalınması kaydıyla17.555,83 TL nin her bir ödeme döneminden itibaren ayrıayrı işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili iletaraflarına ödenmesi istemiyle 23/06/2016 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
B. Yargılama Aşamaları
4. Çorum 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 29/01/2019 tarih ve E.2016/1170, K.2019/56sayılı kararı ile, gerek davaya konu tasarrufun şartişleme dayanması, gerek davacı kurumun davacıyayapılan ödemeyi her halukarda o ay diğer personellerepaylaştırması gerektiği, yapılan hatanın sadecepaylaşımı etkilediği için talep edebileceği birzararının bulunmaması, gerekse 2016/1144 E sayılıdosyasında Dr. Serkan AĞAR ve Sayıştay DenetçisiNuray DEMİRKAN 06/06/2018 tarihli ek raporu ile davacı kurumun birzararının bulunmadığının belirtilmesi,davalının aldatıcı bir beyanı ya da yapılanhesaplamada dahli bulunmaması nedeniyle davanın reddine kararvermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.
5. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi20/06/2019 tarih ve E.2019/2565, K.2019/2703 sayılı kararıile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine kesin olmaküzere karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararınilgili kısımları şöyledir:
"...Hal böyle olunca ortada bir idari yargıkararı bile bulunsa yerel mahkemece; herhangi bir şart tasarrufadayanmayan salt hatalı ödemenin, Borçlar Hukukunun sebepsizzenginleşme hükümleri çerçevesindeistenebileceği gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre kararverilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ileyazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesidoğru değil ise de; dosyada hesap uzmanı bilirkişi raporubulunması sebebi ile bu hatalı uygulamanın giderilmesininyargılamanın yenilenmesini gerektirmediği, 6100 sayılıHMK'nun 353/1-b(2) maddesi uyarınca hüküm fıkrasındakibu eksikliğin istinaf aşamasında giderilebileceği,25/06/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanınusul ve yasaya uygun olduğu, buna göre davacı idarenin ana paraalacak miktarının 14.425,93 TL olacağı, davacı idaretarafından davalıya, iade ödeme yapması için 30gün süre verildiği, ancak dosya içeriğindendavalıya bu tebligatın hangi tarihteyapıldığının anlaşılamadığı,bu duruma göre davalının, dava tarihi itibarı iletemerrüde düşürülmüş sayılmasıgerektiği kanaati ile aşağıdaki gibi yerel mahkemekararının kaldırılması ve yeniden hükümkurulması yönünde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıdaaçıklandığı üzere;
A-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100sayılı HMK'nun 353/1-b (2) maddesi gereğince KABULÜ ileÇorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin29/01/2019 gün ve 2016/1170 E ve2019/56K sayılı KARARININ KALDIRILARAK,
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-14.425,93 TL alacağın, 23/06/2016 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarakdavacı idareye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 985,43 TLkarar ve ilam harcının davalıdan tahsiline,
3-Davacı tarafça yapılan toplam 1.471,50TLyargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan1.177,20 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,bakiye yargılama giderinin davacı üzerindebırakılmasına..."
III.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK
6.İdari yargı yerinde davacı, adli yargı yerinde davalıolan Ş.Ş'in vekili, Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmek üzere Çorum 3.Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 13/09/2023 tarihli dilekçesinde,müvekkilinin Çorum Hitit Üniversitesi Eğitim veAraştırma Hastanesinde çalışırken, dönersermaye ek ödemesinin yersiz ödendiğinden bahisle, idaretarafından yersiz ödenen bedellerin faizi ile birlikte iadesineyönelik idare tarafından işlem tesis edildiğini,müvekkilince bu işleminin iptali için Çorum İdareMahkemesinin E.2016/227 sayılı dava dosyası ile davaaçıldığını, Mahkemece K.2016/220sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilerek, yersizödendiği iddia edilen paranın iadesine yönelik idariişlemin iptaline karar verildiğini, daha açık deyimle, budava dosyasından verilen karara göre, yersiz ödemeninolmadığı müvekkilince iade edilecek bir tutarın dabulunmadığını, idare mahkemesinde davaaçıldıktan sonra, davacı kurum tarafından da,paranın müvekkilinden tahsili amacı ile Çorum 3.AsliyeHukuk Mahkemesinin E.2016/1170 sayılı dosyasında davaaçıldığını, ve bu dava neticesinde de kurumundavasının reddine karar verildiğini, davacı kurumca, ilkderece mahkemesi kararının istinaf edilmesi neticesinde, SamsunBölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin E.2019/2565, K.2019/2703sayılı dosyasından, ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılarak, davanın kısmen kabulüne ve davalımüvekkilinin 14.471,50 TL tutarındaki parayı davacı kurumaödemesine karar verildiğini, davalı müvekkilinaçmış olduğu idari yargı davası ile davacıkurumca davalı müvekkili aleyhine adli yargıdaaçılan dava dosyalarından verilen kararlar arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğunu, zira idariyargı kararı ile, yersiz ödendiği iddia edilen paranıniadesine yönelik işlemin iptaline karar verilmesine ve karar buşekilde kesinleşmesine karşın, adli yargı kararı(Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kararı) ile de,yersiz ödendiği iddia edilen paranın kısmen iadesine kararverilerek, kararın bu şekilde kesinleştiğini, somut olaydahüküm uyuşmazlığınınşartlarının oluştuğunu ileri sürerek,Çorum İdare Mahkemesinin E.2016/227, K.2016/220 sayılıkararı ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk DairesininE.2019/2565, K.2019/2703 sayılı kararı ile doğanhüküm uyuşmazlığının giderilmesini,anlaşmazlığın esasının iptal ve tam yargı davasınınkabulü ile idarenin işleminin iptali yönünde kararabağlanmasını talep etmiştir.
7.Bunun üzerine dava dosyaları mahkememize gönderilmiştir.
IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
8.Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247sayılı Kanun'un 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleriistenilmiştir.
A. DanıştayBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
9. DanıştayBaşsavcısı; Çorum İdare Mahkemesinin 15/03/2016tarih ve E.2016/227, K.2016/220 sayılı kararı ile SamsunBölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 20/06/2019 tarih veE.2019/2565, K.2019/2703 sayılı kararı arasındahüküm uyuşmazlığı bulunmadığındanbaşvurunun reddine karar verilmesi gerektiği yönündeyazılı düşünce bildirmiştir. Yazılıdüşüncenin ilgili kısmı şöyledir:
''...Dava 1: Hitit Üniversitesi ÇorumEğitimve Araştırma Hastanesininde uzman hekim olarak görev yapanŞ.Ş'e, Şubat 2013-Haziran 2014tarihleri arasında yersizolarak toplam 17.555,83-TL döner sermaye ek ödemesiyapıldığından bahisle, bu tutarın yasal faiziylebirlikte iade edilmesi gerektiğine ilişkin 11/01/2016 tarihli veE16000704 sayılı işlemin iptali istemiyle îdariyargıda açılan davada; Çorum İdare Mahkemesinin15/03/2016 tarihli veE:2016/227, K:2016/220 sayılı kararıyla;uyuşmazlığın; yorumu ve uygulanması yargıkararları ile istikrar kazanmış bulunan KamuZararlarının Tahsiline İlişkin Usûl ve Esaslarçerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, davakonusu işlemin kamu zararının kişi borcu olarakdavacıdan tahsilinin sağlanmasına yönelik olduğu,zararın rızaen ödenmediği takdirde genel hükümleruygulanmak suretiyle tahsili yoluna gidileceği hususunun bildirimine yerverildiği ve bu haliyle özel hukuk hükümlerine göreadlî yargıda açılacak davanın ön bildiriminiteliği taşıdığı, bu yönüyleidarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlunitelikte olmadığı sonucuna varıldığı, buhaliyle kesin ve yürütülebilir niteliği bulunmayan,hazırlayıcı ve ön işlem mahiyetinde olan işleminiptali istemiyle açılan davanın esasıincelenemeyeceğinden, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15 inci maddesinin 1/b bendi uyarınca davanınincelenmeksizin reddine karar verilmiş, anılan karar itirazedilmeksizin kesinleşmiştir.
Dava 2: Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumutarafından, Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim veAraştırma Hastanesinde görev yapan Ş.Ş'e Şubat2013-Haziran 2014 tarihleri arasında, mevzuata aykırı olarakhatalı ödenen toplam 17.555,83-TLek ödeme tutarınınyasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle adlîyargıda açılan alacak davasında; Çorum 3. AsliyeHukuk Mahkemesinin 29/01/2019 tarihli ve E:2016/1170, K:2019/56sayılı kararıyla;adı geçenin görevyaptığı Hastanenin devlet hastanesi statüsündençıkarılıp eğitim hastanesi statüsünegeçirildiği ve fiilen eğitim kliniklerioluşturulduğu için davalının hukukî durumundadeğişiklik yapan bir şart işleme bağlı şarttasarruf niteliğinde fazla ödeme yapıldığı,bunedenle hesaplama hatası değil davalının statüsündehata yapıldığı için ortada bir şart tasarrufunbulunduğu, olayda kazanılmış hak oluştuğuiçin bu işlemin idarî yargıda öngörülendava açma süresi içerisinde geri alınabileceği,öte yandan, yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerinedüzenlenen raporda da davacı kurumun zararınınbulunmadığının belirtildiği, ayrıcadavalının aldatıcı bir beyanı ya da yapılanhesaplamada dahlinin bulunmadığı gerekçesiyledavanın reddine hükmedilmiş, istinaf kanun yolunabaşvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. HukukDairesinin 20/06/2019 tarihli ve E:2019/2565, K:2019/2703 sayılıkararıyla; somut olayda idarenin herhangi bir şart tasarrufunun olmadığı,davalıya yapılan ödeme sebepsiz zenginleşmehükmünde olduğundan idare hukukunun idarî kararlarıngeri alınmasıyla ilgili kurallarınınuygulanamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusununkabulüile Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/01/2019 tarihli veE:2016/1170, K:2019/56 sayılı kararı kaldırılarak,davanın kısmen kabulüne; ek bilirkişi raporuyla tespitedilen 14.425,93-TL alacağın yasal faiziyle birlikte davacıidareye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine kesin olmaküzere kararverilmiştir.
Farklı yargı yerlerindeaçılmış olan bu davaların tarafı olanŞ.Şvekilitarafından, söz konusu kararların birbiriyleçeliştiği ileri sürülerek hükümuyuşmazlığının giderilmesi istenilmiştir.
USÛLE İLİŞKİN İNCELEME :
2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluşu ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 24. maddesinde;adlî ve idarî yargı mercileritarafından, görevleilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veyakesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin,taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındakiçelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hükümuyuşmazlığının varlığının kabuledileceği, ilgili kişiveya makamın UyuşmazlıkMahkemesine başvurarak hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesini isteyebileceği kurala bağlanmıştır.
Bu kanunî düzenlemeye göre hükümuyuşmazlığının varlığı için;
a)Uyuşmazlık bulunduğu ilerisürülen hükümlerin, adlî ve idarî yargımercilerince verilmesi,
b) Konusu, sebebi ve taraflarından en az birininaynı olması,
c) Her iki kararın da kesinleşmişolması,
d) Davaların esasının hükmebağlanmış bulunması,
e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniylehakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunmasışartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Hüküm uyuşmazlığıbulunduğu ileri sürülen kararların incelenmesinden; ortadaadlî ve idarî yargı mercilerince verilmiş vekesinleşmişkararlar bulunduğu, davanın konusu, sebebi ve taraflarınınaynı olduğu anlaşılmıştır.
Davaların esasının hükmebağlanmış bulunması şartı yönündeninceleme;
2577 sayılı İdarî YargılamaUsûlü Kanununun 14. maddesinin (3/d) işaretli bendinde;dilekçelerin idarî davaya konu olacak kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığıyönünden inceleneceği, 15. maddesinin (1/b) işaretlibendinde ise, bu nitelikte olmayan işlemin iptali istemiyleaçılan davanın reddine karar verileceği kuralabağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294.maddesinin 1. fıkrasında; "Mahkeme, usûle veya esasailişkin bir nihâî kararla davayı sona erdirir.Yargılama sonunda uyuşmazlığın esasıhakkında verilen nihâî karar, hükümdür.",303. maddesinin 2. fıkrasında ise; " Bir hüküm, davadaveya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadecehükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hükümteşkil eder." kuralına yer verilmiştir.
"Hükümler (esasa ilişkin nihaî kararlar) maddîanlamda hüküm teşkil eder. Bir hüküm davada ilerisürülen taleplerden sadece hükme bağlanmışolanlar hakkında kesin hüküm teşkil edeceği (m.303/2)için, usûle ilişkin nihai kararlar (m.294/6) sadeceilişkin oldukları usul sorunu hakkında kesin hükümteşkil eder; dava konusu uyuşmazlığın (hakkın)esası hakkında (maddî anlamda) kesin hükümteşkil etmez. (Prof. Dr. Baki KURU; Medenî Usûl Hukuku DersKitabı; 2022;Sayfa:562)
"Aralarında hükümuyuşmazlığı bulunan kararların her ikisinin de konununesası hakkında verilmiş olması gerekir. Kararlardan biri(meselâ idare mahkemesi kararı), esasa ilişkin olmayıp,süre aşımından dolayı ret kararı ise, iki karararasında hüküm uyuşmazlığıoluşmaz." (Prof. Dr. Baki KURU; Hukuk Muhakemeleri Usulü, CiltI, 2001;Sayfa:774)
Yapılan yersizdöner sermaye ek ödemetutarının sebepsiz zenginleşme hükümlerinedayanılarak Ş.Ş'den tahsiline karar verilmesi istemiyleadlî yargıda açılan alacak davasında, davanınkısmen kabulüne karar verilerek, uyuşmazlığınesası hakkında hüküm kurulmak suretiyleuyuşmazlığı sona erdiren nihâî bir kararverildiği; yersiz yapılan ödemelerin adı geçendenyasal faiziyle birlikte iadesinin istenilmesi yolunda tesis edilen işleminiptali istemiyle idarî yargıda açılan davada ise, ilkinceleme aşamasında kesin ve yürütülebilirniteliği bulunmayan, hazırlayıcı ve ön işlemmahiyetinde olan işlemin iptali istemiyle açılan davanınesasının incelenmesinin mümkün olmadığıgerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği,söz konusu kararın,uyuşmazlığın esasıhakkında verilen (hüküm niteliğini taşıyan)nihâî bir karar olmadığıanlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İdare Mahkemesinceuyuşmazlığın esasını karara bağlayan birhüküm verilmediğinden, adlî ve idarî yargımercilerince verilen kararlar arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü için gerekli olan "kararlardadavanın esasının hükme bağlanmışbulunması" şartı gerçekleşmediğinden,kararlar arasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğundansöz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır..."
B. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
10.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı; adli ve idari yargımercileri tarafından verilen ve kesinleşen mahkeme kararlarındanbirinde davanın esasının hükme bağlanmamışolması karşısında, 2247 sayılı Kanun'un 24.maddesinde belirtilen bu koşulun gerçekleşmediğidüşüncesiyle söz konusu başvurunun reddiyönünde yazılı düşünce bildirmiştir.Yazılı düşüncenin ilgili kısmışöyledir:
''...adli ve idari yargımercileri tarafından verilmesi, konu, dava sebebi ve taraflardan en azbirinin aynı olması, her iki kararın da kesinleşmişolması, kararlarda davanın esasının hükmebağlanması, kararlar arasındaki çelişki nedeniylehakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması ve bukoşulların birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hükümuyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülenkararların incelenmesinde; ortada, adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve kanun yollarına başvurularak şeklenkesinleşmiş; taraflarından en az birinin aynı olduğukararların bulunduğu anlaşılmıştır.
Hükümuyuşmazlığına konu Çorum İdare Mahkemesikararında, davacıya yapılan döner sermaye eködemesinin yasal faiziyle birlikte iade edilmesine ilişkinişlemin iptaline karar verilmesine karşın, Kayseri 5. AsliyeHukuk Mahkemesi kararında, söz konusu ödemenin yasal faiziylebirlikte tahsiline karar verildiği anlaşılmakla, iki karararasında oluşan çelişki nedeni ile hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız hale geldiği, bu duruma göre, sözkonusu adli ve idari yargı kararları arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğu kabul edilmelidir.
Ancak, anılan Mahkemelerceverilen kararlarda davaların esasının hükmebağlanıp bağlanmadığı konusunun ayrıcaincelenmesinde fayda bulunmaktadır.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi6. Hukuk Dairesindeki davada; işin esasına girilerek, davanınkısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çorum İdareMahkemesindeki davada ise; dava konusu işlemin kesin veyürütülebilir idari işlem mahiyetinde olmamasısebebiyle davanın esasının incelenmesinin mümkünolmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizinreddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu duruma göre, Çorumİdare Mahkemesindeki davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesikarşısında, İdare Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesikararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü için gerekli olan koşullardan,"kararlarda davanın esasının hükmebağlanması" koşulunun gerçekleşmediğisonucuna varılmıştır...''
V. İLGİLİ HUKUK
11.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un “Mahkemeningörevi” başlığınıtaşıyan 1. maddesinin ilk fıkrası şöyledir:
“UyuşmazlıkMahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ilegörevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındakigörev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsızbir yüksek mahkemedir.”
12.2247 sayılı Kanun'un "Yargımerciince yapılacak işlemler" başlıklı15. maddesi şöyledir:
"(Değişik: 23/7/2008– 5791/6 md.)
Olumsuz görevuyuşmazlıklarında dava dosyaları, son görevsizlikkararını veren yargı merciince, bu kararınkesinleşmesinden sonra taraflardan birinin istemi üzerine, ilkgörevsizlik kararını veren yargı merciine ait davadosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilirve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir."
13.2247 sayılı Kanun'un "UyuşmazlıkMahkemesince yapılacak işlemler" başlıklı16. maddesi şöyledir:
"(Değişik: 21/1/1982- 2592/5 md.)
Uyuşmazlık Mahkemesi,olumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgili dosyalarınilk incelemesi sırasında ve gerekli gördüğühallerde ilgili Başsavcıların görüşünüde alarak, görevli yargı merciini belirten kararını verir."
14.2247 sayılı Kanun'un 3. Bölümünde, "HükümUyuşmazlığı" üstbaşlığı altındaki 24. maddesi şöyledir:
"(Değişik birincifıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) 1 nci maddede gösterilen yargımercileritarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarakverilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebeilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlararasındaki çelişki yüzünden hakkın yerinegetirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığı kabul edilir.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurarak hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesini istiyebilir. Bu halde olumsuz görevuyuşmazlığının çıkarılması ileilgili 15 ve 16 ncı maddelerdeki usul kuralları uygulanır."
15.2247 sayılı Kanun'un "Hükümuyuşmazlıklarında uygulanacak inceleme kuralları" başlıklı25. maddesi şöyledir:
"Hükümuyuşmazlıklarında Uyuşmazlık Mahkemesi,Danıştay Yargılama usulünün bu kanuna aykırıolmayan hükümlerini uygulamak suretiyleanlaşmazlığın esasını da karara bağlar.
(Mülga ikinci fıkra:2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
Uyuşmazlık Mahkemesi hükümuyuşmazlıklarını dosya üzerinde inceleyerek kararabağlar. Gerekli gördüğü hallerde veya isteküzerine tarafları dinleyebilir."
16.2247sayılı Kanun'un "İncelemedeizlenecek sıra"başlıklı 27. maddesişöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresiiçinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."
VI. İNCELEME VE GEREKÇE
17.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'inBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan08/07/2024 tarihli toplantısında; Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN'ın, 2247 sayılı Kanun’daöngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereğigörüşülüp düşünüldü:
18.2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde anılan hükme göre,hüküm uyuşmazlığının ortayaçıkabilmesi için:
a)Uyuşmazlık doğuran hükümlerin, adli ve idariyargı mercileri tarafından verilmesi,
b)Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,
c)Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d)Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e)Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız olması koşullarının birliktegerçekleşmesi aranmaktadır.
19.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ilerisürülen adli ve idari yargı kararlarınınincelenmesinden, ortada adlî ve idarî yargı yerlerinceverilmiş ve kesinleşmiş kararların bulunduğu,taraflarının en az birinin aynı olduğu, konuları vesebebi aynı olan davalarda kararların kesinleştiğianlaşılmaktadır.
20.2577 sayılı İdarî Yargılama UsûlüKanunu'nun 14. maddesinin (3/d) işaretli bendinde; dilekçelerinidarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken birişlem olup olmadığı yönünden inceleneceği,15. maddesinin (1/b) işaretli bendinde ise, bu nitelikte olmayanişlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine kararverileceği kurala bağlanmıştır.
21.Yapılan yersiz döner sermaye ek ödeme tutarınınsebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarakŞ.Ş'den tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıdaaçılan alacak davasında, davanın kısmenkabulüne karar verilerek, uyuşmazlığın esasıhakkında hüküm kurulmak suretiyleuyuşmazlığı sona erdiren nihâi bir kararverildiği; yersiz yapılan ödemelerin adı geçendenyasal faiziyle birlikte iadesinin istenilmesi yolunda tesis edilen işleminiptali istemiyle idari yargıda açılan davada ise, ilk incelemeaşamasında kesin ve yürütülebilir niteliğibulunmayan, hazırlayıcı ve ön işlem mahiyetinde olanişlemin iptali istemiyle açılan davanınesasının incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyledavanın incelenmeksizin reddine karar verildiği, söz konusukararın,uyuşmazlığın esası hakkında verilen(hüküm niteliğini taşıyan) nihâî bir kararolmadığı anlaşılmaktadır.
22.Bu itibarla; İdare Mahkemesince uyuşmazlığınesasını karara bağlayan bir hükümverilmediğinden, adli ve idari yargı mercilerince verilen kararlararasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğununkabulü için gerekli olan"kararlarda davanın esasının hükmebağlanmış bulunması" şartıgerçekleşmediğinden, kararlar arasında hükümuyuşmazlığı bulunduğundan söz edilemeyeceğisonucuna varılmıştır.
23.Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak,2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "Kararlarda davanın esasınınhükme bağlanması" koşulunutaşımayan başvurunun reddi gerekmiştir.
VII. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle,
2247sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen "Kararlarda davanın esasınınhükme bağlanması" koşulunutaşımayan BAŞVURUNUN REDDİNE,
08/07/2024tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Rıdvan Nilgün Doğan Eyüp
GÜLEÇ TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN